Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Resim - Galeri > Avatar, İmza ve Gif Dünyası > Anlamlı Sözler Ve Nickler
facebook bağlan


Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2016, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Anlamlı Sözler Ve Nickler kategorisinde açılmış olan Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2016, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları konusu , Ellerimi uzatıp dokunamasam da, yüreğimi uzatıp hissedebiliyorum seni ve gözlerini sarabiliyorum gözbebeklerime. Hüzünbaz duygularımın en üst rafına diziyorum seni, ki uzak olasın hüznümden, ki üzülmeyesin. Zamanın aşka tahammülü yok zannederdim ...


Like Tree18Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 25.12.2014, 22:14   #21 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları



Ellerimi uzatıp dokunamasam da, yüreğimi uzatıp hissedebiliyorum seni ve gözlerini sarabiliyorum gözbebeklerime. Hüzünbaz duygularımın en üst rafına diziyorum seni, ki uzak olasın hüznümden, ki üzülmeyesin.
Zamanın aşka tahammülü yok zannederdim hep. Yanılmışım meğer. Aşkı tanıyamayanların tabiriymiş o. Biz seninle zamanı alt ettik aşk adına.
İki nefes ötemdesin.
Ne zaman "AŞK" desem; "SEN" çıkıyorsun karşıma ve ne zaman SEN'i görsem AŞK düşüyor aklıma. Eş anlamlı kelimeler misali.
İki nefes ötemdesin..

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 25.12.2014, 22:15   #22 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

MEKTUP

Bu bir mektuptur.
Kuş kanadına suya çöl kumlarına yazılmış mektupları okuyanlara veya bu mektupları yazanlara ithaf edilmiştir.
Vatan üzerine.
Bayrak üzerine.
Onur üzerine.
Namus üzerine.
Vicdan üzerine.
Akıl üzerine.
Adı fark etmeyen ve ithal edilmiş tüm meseleler üzerine.
Kelimeler ve kelimeleri çirkinleştiren kalemler üzerine.
Kalemleri tutan riyakâr ve kan kokulu eller üzerine.
Kalemlerini sapladıkları şehitlerin ve kadınlarının ve çocuklarının ve kardeşlerinin ve onların analarının yürekleri üzerine yazılmıştır.
Mayın bomba pusu baskın yazar çizer ve ihanete alet olan her şey üzerine.
İstemeyen okumasın.
Kanla yazılmış bir mektuptur bu. Güvercin kanadının gücü yetmez taşımaya karabaşlı kartal olsa nafile.
Ağırdır; zira eskidir ve unutuldukça kanla yeniden yazılır şehit mezarlarının taşları üzerine.
Bu mektup binlerce yıl önce yazıldı ve binlerce yıldır yazılıyor yeni fark edenler utansın.
Kardeş kardeşi öldürmez öldüren kardeş falan değildir kalleştir olsa olsa.
Kalleşlerin en kalleşi ise kardeşim diyerek kalleşlik yapan kalleşlerdir.
Ve aslında en *****si mayın değil onu Adil Binbaşıların Davut çavuşların yoluna döşeyen eldir o eli alkışlayan ve ululayıp aklayan kalemdir.
En az o el kadar suçludur o kalem tarihin yanılmaz vicdanında.
O mayınlara basıp parçalanan bedenler Edirnekapı’dadır ve bizim yüreklerimizde ve hafızalarımızda yaşarlar.
Kemerburgaz’daki Kemer Country villalarından görünmez Edirnekapı çok uzaktır hem de çok.
DAĞLARDA YARIM KALDILAR VATAN İÇİN
Ellerimizde can verdi o parçalanan bedenlerin sahipleri bayrakları dalgalansın diye.
Vücudunda sigara söndürülerek tüm kemikleri kırılarak kafa derileri yüzülerek işkence edilen sonra da ağaçtan kazıklarla öldürülen ve çığlıkları telsizlerden dinletilen vatan evlatlarının yeri bizim yüreklerimizdedir o çığlıkları duymayanların yanı başında durmaz onlar.
Bir de katillerinin yanı başında dururlar kulaklarında çınlar haykırışları eğer bir yerlerinde bir parça insanlık kalmışsa.
Yazıklar olsun can veren o yiğitleri hainlerle bir tutanlara.
“Ağabey diyordu bana telefonda Astsubay Zülfikar geçen gün kız arkadaşımla gezdim biraz ve kimse bacağımın takma olduğunu anlamadı”.
“Ağabey diyordu biraz daha uğraşırsam belki bisiklet bile sürebilirim”.
Daha on dokuz yaşındaydı Zülfikar mezun olalı tam yirmi gün olmuştu o ***** ellerin döşediği mayınla ve bazı kalemler tarafından ululanan o hainlerin ilk izleriyle tanışırken.
Küskün veya kızgın değildi sesi pişman veya aciz de değildi.
Gururlu ve biraz pusluydu sadece bisiklet sürebilse yeterdi.
Koşmayı atlamayı denize girmeyi feda etmişti vatanı için.
Bacağını payanda yapmıştı Kemerburgaz’ın da üzerinde bulunan Türk egemenlik örtüsüne.
Yazıklar olsun çiçek toplayan küçük kızları öldürenlere ve yazıklar olsun o katilleri ululayan kalemlere.
KAVGANIN BİR SEBEBİ VAR İHANETİN DE
Kavganın sebebini unutmadık çünkü bu kavga hiç bitmedi.
Kavganın sebebi vatandır çünkü bayraktır onur ve namustur vicdandır.
Kimseye verilemeyecek olan kimse ve hiçbir şey için vazgeçilemeyecek olan egemenlik hakkıdır.
Atalarımdan bana kalmış olan ve benim çocuklarıma bırakmak zorunda olduğum mirasın vicdani sorumluluğudur.
Hiçbir vicdana dayanarak reddedilemez hiçbir çocuğun veya sevgilinin sevgisiyle değiştirilemez.
Hiçbir aşağılık pazarlığa konu edilemez namustur çünkü istiklal öbür ihtimal ölümdür.
Ben dilimle bayrağımla hudutlarımla yaşamak için ölmeyi kayıp veya yazık değil şeref sayarım.
Bu paha ne ile biçilirse biçilsin kimseye yalvarmam durdurun diye benim olana uzanmışsa el ben durdururum ellerimle.
Meğerki ölüm varmış sevememek varmış çiçek koklayamamak ne gam?
Vermek vicdansa eğer akılsa susmak pusmak yerle yeksan olmuştur onur ve şeref.
MAYINLAR NEREDE
Mayınların yeri bilinmez döşeyen ********in yeri bilinmedikçe.
Ve dağlara döşenen mayından daha tehlikeli ve *****cedir dimağlara ve bilinçlere döşenen mayınlar.
Dağlara döşenen mayın tek kalır tek can alır.
Ürer her doğumda her okunmada zihinlere döşenen mayınlar ve ihanet her doğumda bir daha artar.
Başka zihinlere bulaşır mayınların en tehlikelisidir bu yayılır.
Dağlardaki gibi otla ve toprakla gizlenmez sevgiyle barışla ve daha ne kadar varsa tüm süslü kelimeler alet edilir bu gizlemeye.
İşte o anda ölür kelimeler kahreder kaderine.
Kullanıcısını seçme hakkı yoktur çünkü sevgi bölen ve yıkanın ağzından aşk yataklık edenin sinsice zihinlere mayın döşeyenin kaleminden dökülür.
Ölür kelimelerde sevgi.
Ve barış artık en fazla parayı verenin yatağını doldurur en fazla paraya yazıp çizenin elinden.
En pahalı kalemler pazarlar barışı salyaları akan bölücülerin sofrasına.
Bazen bir villanın çalışma odasında ve bazen bir gazete köşesinde dokunaklı kelimelerle süslenip öylece pazarlanır barış. Pazarlığı yapılmış ve satın alınmış bir fuhuş için.
Bölmek ve parçalamak için yapılan hain savaş fuhuş yapar barışla tecavüz eder barışa hayâsızca.
Dedim ya bu eski ve ağır bir mektuptur Türk nereye gittiyse obasıyla ihanet en sondaki katırla takip eder göç kolunu.
Soylu atlar hızlıdır bu yüzden biraz geç gelir ihanet yolda haram meralardan beslenerek.
Bu eski bir hikâyedir ne kuş kanadı ne suya atılan şişe taşıyabilir; ağırdır kanla yazılmıştır bir kısmı Edirnekapı’dadır Çanakkale’de bir kısmı ve Karsta İzmir’de Muş ovasında Malazgirt’tedir Sakarya’dadır.
Bir kısmı hala yazılmaktadır Cudi’de Gabar ve Körkandil’de Masura çayında Ali boğazında Cehennem deresinde cehennem sıcağında yazılmaktadır şehit Mehmetlerin kanıyla.
Yazıklar oluyor onur ve şerefe bayrağa vatana kutsal olan ne varsa yazıklar oluyor onursuz bir hayatla değiş tokuş edilirken.
BU YAZGIYI KİM YAZMIŞ?
Yazıklar oluyor yazgıya çünkü yazgı ihanet edenin suçunu taşıyamaz can alanın ev yakanın çocuk öldürenin yükü yazgıya bile ağır gelir.
Kışlaya gidenin askerden sonra evlenip çifte çubuğa bakmanın hayalini güdenin yazgısı Allahın ise eğer çocuk öldürenin mayın döşeyip pusu kuranın yazgısı kimindir.
Kim yazar bu yazgıyı ve hangi kalem bunu yazgı diye ulular hangi akıl buna inanır ve bu nasıl vicdandır?
Bu ağır ve eski bir hikâyedir kanla yazılmıştır ve ne kuş kanadı ne suya atılan şişe taşıyabilir; bir kısmı Edirnekapı’dadır ve Edirnekapı çok uzaktır Kemerburgaz’daki bir villanın çalışma odasına.
Adil Binbaşının bastığı mayının üzerinde “made in Italy” yazıyordu İngilizce. Ama döşeyen eller İngilizce veya Latince değil Kürtçe konuşuyordu ve Kürtçe de “mayın” kelimesinin nasıl söylendiği önemli değildi taşıdığı anlam ihanetti nasıl olsa.

Kimseyi haklı veya haksız bulmayan kalemler hakkı yazar sonra hak için ölenlerin inadına.
Böylece hakkı batıla pazarlar aynı sabıkalı eller ve kalemler aynı hayâsız fuhuş için.
Ne gariptir ki bu kalleş ellerin döşediği mayınlara daima anayasal yolculuklara çıkanlar basar. Onlar ki; bu yolculuğa siyasal veya mukaddes yolculuklar yapılabilsin diye çıkarlar.
Yazıklar olsun baktıkları kırık camlı siyasal gözlükleri ile ödenen bedellerin mukaddesatını göremeyenlere.
Yazıklar olsun!
DİL KAVGANIN VE İHANETİN SEBEBİ MİDİR YOKSA ARACI MI?
Korku salan ve öfke çağrıştıran meselelerin parçaları değil esas gerekçeleridir aslında Türkçe dışındaki başka diller.
Dil özgür olunca Özgürlük dil olur artık ve bütün bölünmeler böyle başlar.
Özgürlük daima yeni sınırlar ister.
Okul der ayrı olsun.
Bürokrasi der bu dilde anlayamıyorum ayrı olsun.
Bayrak der sonra ayrı olsun dilim ayrı nasılsa ben de ayrıyım ve bu da varlığımın sembolüdür.

Toprak der arkasından ayrı olsun birazını bana ver nasıl olsa daha önce dilinin özgürlüğünün birazını vermedin mi?
Hem ne olacak birazcık topraktan ne çıkar biz kardeş değil miyiz?
Özgürlük paylaşılmaz oysa.
Birinin özgür olduğu yerde diğeri özgür olanın kurallarını ve özgürlüğünü tehdit edinceye kadar özgürdür.
Yani dilin de kişinin de özgürlüğü esas mülk sahibinin özgürlüğünü ve geleceğini tehdit edene kadardır.
Sonrası anarşi sonrası terör sonrası bölücülük *****lik ve ihanettir. Sonra arkadan vurmalar ve mayın döşemeler başlar yollara ve zihinlere.
Ama her hal ve şart altında tüm bölücülerin yardım ve yataklığa ihtiyaçları vardır. Gizli olmalıdır yardım ve yataklık sinsice.
Kimse fark etmeden yapılmalıdır Türkçe konuşmalıdır ama aslında başka dilde anlaşılmalıdır.
Acındırmalıdır ama aslında acımadan katletmelidir dili egemenliği ve onun bekçilerini.
Yardım ve yataklık yapanın da yardıma ihtiyacı vardır.
Dışarıdan.
Çok uzaktan denizler ve tarihler ötesinden. Eski kinlerden ve hesaplardan ve o hesapların sahiplerinden beslenir yataklık yapan.
Para alır vaat alır AFERİN alır.

Bu eski ve çok ağır bir mektuptur.
Türk bağımsızlığını koruyanların kanları ile yazılmıştır.
Ne suya salınan bir şişenin ve nede kuşkanadının taşımaya gücü yeter; karabaşlı kartal olsa nafile.
Başlığı binlerce yıl önce atılmıştır ve Edirnekapıda’ki şehit mezarlarının taşları üzerine yazılmaya devam etmektedir.
Emin olun binlerce yıl daha yazılmaya devam edecektir.
Türkçenin sahipleri yaşadıkça bu kanlı mektup yazılmaya devam edecektir çünkü Türkçenin ve onun sahiplerinin özgür yaşamasını istemeyenler yollara ve zihinlere mayın döşemeye parçalamak ve bölmek için çabalamaya parçalamaya çalışanlara yardım ve yataklık etmeye devam edeceklerdir.
Bu eski mektup bir yazıttır aslında Türk’ün var oluş destanıdır binlerce yıldır yaşlı dünyanın bağrına saplı kaidelere ve mezar taşlarına yazılır.
Yazanlar asla diz çökmezler ve kimseye yalvarmazlar.
Kimsenin toprağını dilini veya özgürlüğünü istemezler ve kendilerinin olanı da kimseye vermezler.
Bu bir mektuptur.
Vatan Bayrak ve Onur üzerine yazılmıştır.
Vatansızlar dilsizler hainler bölücüler ve toprak hırsızları gibi aczi ve acınmayı anlatmaz.
Var olduğu yerde kendinden gayri herşeyi önemsizleştiren vatan ve bayrak aşkını anlatır.
Onurlu ve egemen ölebilmenin onursuzca ve esir yaşamaktan daha önemli olduğunu anlatır.
Asla diz çökmeyeceğimizi anlatır.
Yüreği olan varsa gelsin de çöktürsün diye Yüreği olan varsa okusun diye yazılmıştır.




alıntıdır...

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 25.12.2014, 22:15   #23 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Sevgilim ;

Ölüm denen o yoğun kör karanlığın kederini kahredici yalnızlığını ancak ben gibi ayrılıklara mahkum edilenler bilir.

Sen ***** kurşunlarıyla son nefesini verdiğin gün ben de dilimi mühürledim.
Baban "vatan sağ olsun bir evladım daha var o da feda olsun" diye ağlarken 7 aylık oğlunu "emanetin" diye kalan son gücümle sıkı sıkı sarmıştım da nedense ayaklarım beni taşımıyordu.
İki yanımdan koluma girmişlerdi o an kalabalık bana çok gelmişti..
Kim bilir kaç kişilerdi.. Kasaba halkının yarısı arkamızdan geliyordu..
En önde giden sen! üstüne örtülmüş al bayrağımdan gözlerime kızıl miller çekiliyordu.
Son kez telefonda duyduğum sesin beynimde yankılanıyordu. "hepinizi çok özledim." "özledim." "özledim."
Susmuştum..
Oğlan büyüdü artık her geçen gün biraz daha sana benziyor.
Resimlerden tanıdığı sana özenerek saçlarını sen gibi tarıyor.
O güldüğünde sanki sen gelip oturuyorsun karşıma.
İçim ılık ılık kanıyor ama ne o gün ne ondan sonra her sabah uyandığım ıslak yastığımı saymazsak hiç ağlamadım..
Kavlimiz vardı unutmadım "neden" diye hiç sormadım bir ***** kurşunla yıkılmadım rabbim verdi sabrını ne boyun büktüm ne senden vazgeçtim..
Her gelen kara haberde hangi şehrin şehidiyse oranın valisi kaymakamı esnafı askerler tanıyanlar yakınlar.
Şimdiye değin ağıtlarla bayraklarla uğurladıklarımız kadar olmasa bile yine de kalabalıklar.
Televizyon ekranından geçiyorum ben de yürüyorum onlarla. Birkez daha. Birkez daha.
Sevgilim
Sen de oralardan görebildin mi bilmem bu günlerde buralarda zamansız bir kırlangıç fırtınası var.
Hangi televizyonu açsam bir kahramandan söz ediliyor. Gazeteciymiş.. Ürkek bir güvercin gibiymiş..
İnsanlar gözyaşları arasında onun ne kadar mert ne kadar vatansever olduğunu anlatıyor.
Gündüz gözü şehrin tam ortasında vuruvermiş zalimler. Gördüm adamcağızın nasıl yattığını o soğuk taştan kaldırımda.
Üzerine gazete örtmüşler. Ayakkabısı da yırtıkmış. İçim acıdı.
Sahi sevgilim operasyona gittiğiniz dağda gecenin ayazında o karların arasında vurulduğunda karnın tok muydu?
Üşümüş müydü ellerin esen deli rüzgar yaşartmış mıydı gözlerini?
Bölücü hainlerle çatışırken sağınızda solunuzda bombalar patlarken ne geçmişti aklından en son?
Bunları bilememek koyuyor insana yine de mayınlara verdiğimiz şehitlerimizi düşününce şükrediyorum..
Hiç değilse sen parçalanmadın vatan toprağında bütünsün vedalaşırken kaskatı elini tutabilmiş uzun uzun yüzüne bakabilmiş mühürlediğim dudaklarımla solgun soğuk alnından öpebilmiştim.
Diyorlar ki öldürülen gazetecinin adı Hrant Dink'miş Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde Türklüğe hakaretten yargılanmış..
Kibarlık olsun Türkleri incitmesin diye ermeni soykırımı oldu demiyormuş da Türkiye Ermenilere karşı suç işlemiştir bu suçu kabul etsin iki devlet aralarında anlaşsın gereken yapılsın diye yazıyormuş söylüyormuş.
Ermenistan da Türkiye'den toprak istiyormuş. Sen gibi şehit olanların canıyla kazanılan vatanın birazını "bize verin" diyormuş.

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 25.12.2014, 22:16   #24 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Seni özledim desem bir gece yıldızları toplayıp gelir misin yüregime ...
Ellerimi acıp mutluluklarını istesem gülüşlerinle düser misin gözbebeklerime ..
Rüyalarımda sana bir yer ayırsam mutluluklarınla girer misin kara gecelerime ...
Aglarsam bir gece yarısı bir tutam umut verir misin gelecegime ...

Yaşam boyunca seni sevecegim desem sevgi olup yerlesir misin düşlerime ...


Sen; yasama sevincimsin yarınlarımda.
En güzel mutluluklarını yolla nefes bileyim bu canımda.
Ne güzelmis meger seni severken beklemek; beklerken daha cok sevmek.


Bulutların arasından süzülen damlalarda senin gözyasların mı var yoksa..
Emsalsiz tarifsiz bir duyguymus seni sevmek oysa..

Nadide bir cicek olsan keske tüm baharlar senin gibi mis koksa..
İsmini yüregime gözbebeklerini ise yıldızlara yazdım..
Mutluluklarını ise hayatımın en güzel kösesine bıraktım..


Beklerken bile yeniden asık oluyorum sana
Ellerimi actım gül yüzünden bir gülüs yolla bana
Bazen aglarım gözbebeklerimi siler misin ellerinle
En güzel mutlulukları yasıyorum bu deli sevginle


Gercegin ta kendiydi bu ask; rüya degildi bu yaşadıklarımız..
İmkansız askların en güzeliydi bu deli sevdamız..

Mutlulukların sevgi dolu nefesinde yasıyorum senden sonra
Senin dizlerinde uyurken nefesim son bulsa
İnan her satırında senin özlemini bulabilirsin tüm siirlerimde
Ne cok sevmisim seni bu deli gönlümde

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 25.12.2014, 22:16   #25 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

GÜNAYDINIM’ sın...

Fecri aydınlatan sözlerimsin sen...Karanlığın odalarına süzme ışıktır gözlerin..Ceplerinde hüzün taşıyan adamın avuçlarında sakladığı mavi bilyelerin içinde yaşayan can...Sen perdelerime düşen günaydınımsın..Sen yarım yamalak sözlerimin tamamlandığı yersin...Durma oralarda gecemi gündüze çeviren adam..Günebakan çiçekleri gibi yüzünü bana çevir..Soluğunu rüzgar suskunluğunu bahar yaptım kendime..Gözlerinin sağnaklarındayım bulut bulut düşüyorum Yeşil Cennetin kuruyan topraklara...Kalem oluyorsun yüreğimde demlenen...Kahverengi gözlerim gibi kahve gözlerinle ısık dağıtıyorsun şehrime..Alnıma vuran ışıksın..Cünkü sen günaydınımsen benim yaşamımsın sabahıma kanatlanan...

AYDINLIĞIM’sın....

Cemaline sinen nurlu gözlerine esir düşüm ben..Esrik bir rüyayım karanlıktan aydınlığına saçılan..Tut sevgili..Mihrabına al beni..Gökyüzüne kanatlandır beni.Kutsa beni yüreğinle..Kutsal mabedinde yaşamama izin ver...Duam olsun nefesin..Nefesim olsun gözlerin..Katılaşmış karanlığımı erit yüzünde soluklanan güneşle..İlmekle beni ışığına..Kollarına al cocuksu sevinçlerımi...Ört üzerimi ışığınla...Saçlarımın köklerinde doğsun gözlerin..Alnı pak sevdalara kazılsın adın..Tıpkı karanlıklarıma bırakılan aydınlık gibi...Sen hep burada kal.Gecemin sabaha gebe kalan aydınlığı ol...Kuşluk vaktim olsun sözlerin..Perdelerim seninle gülümsesin...Şehrim seninle ısınsın..Sen geleceğe yürüdüğüm yollara mevzilenmiş çiçeklerin gökyüzüne bakan yanısın...Sen pencerelerime süzülmüş apaydınlığımsın....




YOLLARIM’sın...

.Umutsuzlukta kaybettiğim yılların geleceğe giden zamanısın sen..Tozlu yollarımsın sana uzanan...Adımlarımsın bastığım her izinde adını sayıklayan...Rüzgar koynumda sana geliyorum..Dudaklarımda senin en sevdiğin şarkı....Bir de bohçamda sevgi azığım...Kilitledim geçmişimi karanlığa...Ben sana koşuyorum..Hem de yalınayak...Bilirim ki yollardaki dikenlerin çıplak ayaklarımın kanamasından korkarsın sen...Dudaklarınla öpme sakın yollarıma serilmiş dikenleri..Bırak kanasın ayaklarım....Yollarımsın bâd- ı saba ile yıkanmış..Bulut bulut gölgelerinde ilerlediğim varlığının bayram arifesindeyim.. Sana kavuşmak bir bayram sabahı... Toprak yağmuru sağarken dudaklarıyla sen benim vuslatımsın hasretin omuzlarına vurulmuş...Sen benim yollarımsın adınla onurlandırılmış..Gözlerini mavi ufuklara çevir..Toz bulutuyla sana gelmekteyim...Ellerimde mavi bilyelerim nefes nefese sana koşuyorum .Bekle beni..Daraldı zaman..Yaz yağmuru kadar mesafem kaldı sana..Geliyorum....Kaybolan yılların cilasız zamanlarından senin için yollara koyuldum..Zamansızlığın patikalarını geçmişken bir dağ kaldı aramızda...Üzüm bağlarından geliyorum sana..Az kaldı sevgili..Yollarımsın adımlarıma ömür diye sunulmuş...

SABRIM’ sın..

Acıya minnet eden bir cocuğun ellerine tutuşturulmuş ekmek gibi bereketli yüzün..Su gibi aziz hayat kadar elzem ve nefes kadar sonsuz bir cansın sen...Akşam kuytularında yalnızlığın ayak dibinde düşmüş benliğimin gözlerinde tekrar hayatı kazanmasıydı..Takâtim dayanağım sabrımsın sen..Soğuk ve yapay cocuklarla bastırılmamış cocuksu düşlerimin yeniden sabırla örülüşüydü yüzündeki tebessümler..Ezberimsin. evvelim ezelim ve ebedimsin...Sebebim nefesim ve ahirim..Sençaresizliğin ayak uçunda demlenen yüreğime armağan edilen sonsuzluk hediyesi..Sen göğsümde taşıdığım eşsiz paye...Sen benim acıya dayanma gücüm sen benim yüreğime işlenmiş sabrımsın...

HAYATIM’sın...

Şeceresi hüzün olan adamın buzdan kalbine düşen hayatsın..Canıma can diye süzülen canânsın. Kanadında mutluluk olan baharlarsın sen...Gonca güllerle süslenmiş sabahların gülümsediği cansın sen.. Kaybettiklerimin ardından tek kazandığımsın..Bedeli ödenmiş acılarımı dudaklarındaki nefesle gideren şifâsın sen.. Bağrı yanmış ve susuzluktan yüreğimi kurumuş kıyılarıma dolan ve benliğimden aşıp yüreğimde çoğalan bitmez deryâsın sen..Yaralarıma kendi yarası gibi bakıp sökük yüreğimi Eyyubvâri sabırla mutluluk ekleyen çöllerimdeki serabın tükendiğini bilip dudaklarındaki ab- ı hayat ile menzile giren Leylasın sen...Göğsümde her zaman övünç abidesi diye saklayacağım ömrü vefasın sen..Sen susuzluğuma düşen hayatsın..Bak çöllerim yeşeriyor..Dokun toprağa..Zamanın göğsünde elenmiş topraktan “ sen ” fışkırıyor bak..Dua dua filizleniyor kuru yapraklar..İçinde büyüttüğüm kız çocuğunu vakitsiz gömen adamın kuru dudaklarına sunulmuş ab- ı hayatsın...Sen benim gözlerindeki kendimi gördüğüm hayatımsın...Soluklandığımsın nefes aldığımsın....


Velhasıl; sen benim evvelim
Ezberim ezelim ebedimsin...

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 03.01.2015, 01:22   #26 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Yok öyle bir şehir, öyle bir sevgi yok... Şu yanık türküler, şu kırık telli sazın sesi dokunmuyor aslında, acıtmıyor derinlerde çok derinlerde bir yerlerde kanayan yarayı...

Bu ’ eman eman ’ sözleri, şu feryat eder gibi yanık ses:

’ yar uzakta gözüm görmez ’
’ uzatıram elim yetmez ’

Yufka yüreğimdendir olsa olsa buğulanan gözlerimin yaşı... İnkar etmek istiyordu, şöyle bir iç geçirip ’ of ’ demek istemiyordu inatla...

--- Of! anam of!

Kalbi sıkışıyordu. Yüreği daralıyordu. Bunalıyordu... Ağlamak kafi gelmiyordu içinde yanan alevleri söndürmeye artık... Avaz avaz bağırmak istiyordu, sesini pusturuyordu, nefesini tutuyor ve içinde yankılanıyordu haykırışları.

--- Kapatın şu müziğin sesini!

Demek istemiyordu. Artık söylemekten yorulmuştu. Hiç kimsenin özgürlüğünü kısıtlamak istemiyordu. Onlar gerilmiyorlardı demek ki yanık seslerden, ağıtlardan, zılgıtlardan. Kendisini elinde okuduğu kitaba vermeye çalışıyordu.

Ama kafasının içinde fırtınalar patlıyor, şimşekler çakıyor, sular seller gözyaşları yerine gökyüzünden sağanak sağanak yeryüzünü silip süpürüyordu.

Çook eskilere gitti istemeden yine.

Elinde değildi hiç unutamamıştı O’nu. İlk göz ağrısını. Asker yarini. Üç aylık gelinken gönderdiği vatani görevinden bayrak sarılı tabutuyla geri dönmüştü köyüne...

Evet yıllar yılları kovalamıştı, yeniden evlenmişti. Dört evladı olmuştu. İyi bir insandı kocası. Mutlu bir evliliği vardı. Ama dile kolaydı bu yaşadıkları.

Yeniden evlenmek. Çoluk çocuğa karışmak. Mutlu olmak...

Ah etmek gizli gizli, yastıklarla paylaşmak her gece her gece özlemle yad etmek ilk hevesini, ilk sevenini, ilk muradını...

Tek sevdiceğini...

Yok inkar edecekti yine. ’ Kocamı seviyorum ’

--- O beni hayata bağlayan, çocuklarımın babası, beni gözünden sakınıyor. Her şeyim, hayat arkadaşım, nankörlük etme Esma!

--- Sen kocanı seviyorsun ve mutlu mesut yaşamaya devam edeceksin, işte bu kadar...

Kitabı bıraktı, mutfağa çay koymak için yürüdü elinin tersiyle gözlerini silerek, yavaşca burnunu çekti...

Arkasından seslendi kocası:

--- Esma canım benim, rahatsız oluyorsan kapatayım mı ? Sen pek hoşlanmazsın uzun havalardan...

--- Yooo ben zaten mutfağa gidiyorum, bulaşık var, sen rahat ol canım, keyfine bak...


Herkez keyfine baksın, ateş düştüğü yeri yakar...

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 03.01.2015, 01:23   #27 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Seni düşünüyorum|Asker Mektupları


gecenın sessızlıgımı bana seni dusunduren
sensizilikmi.
aya bakıyor senı duısunuyor yıldızlara bakıyor senı dusunuyorum.
sonra en parrlak yıldızı secıp
defalarca senı sevıyorum dıyorum.
belkı sen su an uyuyor ve en tatlı ruyaları goruyorsun
bense
bı zıfırı karanlıkta yıldızlara bakarak senı dusunuyor ve senı yasıyorum
zor olan da bu
senı sen olmadan yasamak
gece karanlık coktugunde
urkek bı cocugun annesıne sıgındıgı gıbı
sıgınıyorum sana
korkuyorum belkıde karanlıktan
sensızlıkten korktugum gıbı
onun ıcın karanlık her coktugunde ben
sevgıne sıgınıyorum
sonra kapatıyorum gozlerımı
ve yıne senı dusunuyorum
ne kadar zor olsada sensız olmak
sen olmadan senı yasamak
ben her gece yaptıgımı gibi yıne senı dusunuyorum.
sabırla bekliyorum gelecegin günü...
elini tutacagımı sana dokunacagım günü hayal edip
ben yine seni düşünüyorum
sende beni düşünüyormusun???
sende bana ben kadar hasretmisin
günleri saatleri dakikalari sayarak her biten güne bugün de biti diyip
aşkla hasretle sevinip ben yine seni düşünüyorum
bak be askerim ben seni ne çok düşünüyorum
ben seni çokkkkkk SEVİYORUM

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 03.01.2015, 01:23   #28 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Varlığım Ağrıyor.. - Asker Mektupları
Varlığım ağrıyor…Oturup dizlerimi dövmek istiyorum…Gönül kızımı dövmediğimden değil çok konuşup hep sustuğumdan…Kelimelerimin ardına saklandığımdan…Yine mi saklanıyorum? Evet…


Susmak rol yapmaktı aslında, rol yapamadığım için hayat tiyatrosundan kovuldum bir anda…İnsanın aklı ağrıyor bazen…İnsanın aklı ağlıyor bazen. Aklı almıyor bazen… Adına bir tasavvur oluşmuyor zihinlerde…


Bu bir yitiriş ki hayatın hiçbir sahnesinde karşılaşmamak üzere yitiriş… Bir sayfa kapatmak ki açmamak üzere kapatmak…Ve kapanmış bir sayfa olmak…Hem kendi adıma hem de kapattıklarım adına üzülüyorum ne ağır şey kapanmış bir sayfa olmak…


Kapatmak…Kapanmak… Kapatılmak… Zindan… Zifir… Kelimelerim bu gün ağlar, yarın delirir, öbür gün susar, bir başka gün kusar ve ey yaşanmamış hayat noktaya ramak var ...


Artık bana düşen güzel bir bekleyiş yine sabırdır başka ne yapılabilir ki ..


özlemim özledim tarifsizce...koşulsuzcasenliyken sensizce
bendeki senle özledim...

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 03.01.2015, 01:24   #29 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Vatan sana canım feda|Asker Mektupları

Bazı geceler kabuslar görüyorum. Her seferinde başka bir yerde sıkışıp kalıyorum ve onlar geliyor. Bazen bir mağaradayım bazen kayalıkların arasında. Seslerini duyuyorum, yaklaşıyorlar. Çok korkuyorum. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi geliyor. Sonra gözüküyorlar. Peşmerge kıyafetlerini, şalvarlarını ve elerindeki tüfekleri görüyorum. Elim tetiğe gidiyor ama tetiği çekemiyorum. Nişan alıyorum, tüfeğimin emniyetini açıyorum ama olmuyor tetik sıkışıyor sanki. Bir milimetre bile kımıldamıyor. Ve silahlarını bana doğrultuyorlar. Tetiği çekmeye çalışmaktan vazgeçiyorum. Onlara bakıyorum sadece ve rahatlıyorum o an. Şehit olacağım aklıma geliyor. Gülümsüyorum onlar tetiğe basarken..
Bu rüyalar aslında kabus değil sanırım. Kabuslar da korkuyla uyanırsın. Ben ise uyandığımda huzurlu oluyorum. Hem ölmek artık o kadar korkutucu gelmiyor. Anneme, babama kavuşacağımı biliyorum öldüğümde. Belki şehit olursam onları gördüğümde benimle daha çok gurur duyarlar.
Burada Hakkari Dağ Komando Tugayı'na bağlı Üzümlü karakolunda yetmiş kadar asker var. Biz iki tim olarak dün geldik. Gündüzleri uyuyor geceleri ise Irak sınırımdan içeri sızarak karakola olabilecek herhangi bir baskına karşı pusu kuruyoruz. Burası şimdiye kadar üç kere saldırıya uğramış. Bizim buraya geldiğimizi ne korucular ne de yakınımızda bulunan Üzümlü köyündekilerin haberi var. Zaten onlara kimse güvenmiyor. Diğer saldırılarda köylülerin ***'lılara destek verdiklerini düşünüyorlar. Dağların bembeyaz bir yorganla örtülmüş olduğu bu topraklarda insan sırtının dayadığı arkadaşından başka kimseye güvenemiyor. Belki de güvenmemeli.
Bu yazdıklarımı kendime postalayacağım. Askerden sonra yalnızlığıma geri döndüğümde, posta kutumda görmek istiyorum bu kelimeleri. Belki o zaman daha iyi anlarım savaşsız, kansız yaşayabilmenin değerini. Bu gün burada düşündüğüm tek şey bu karakolu korumak. Ülkemi simgeliyor bu karakol benim için. Artık daha fazla şehit verilmesini istemiyorum. Benim ailem öldü ama buradakilerin annesinin ağlamasını istemiyorum.
Burada kış çok çetin. Kar üç metreden fazla. Bazen bu akıl almaz beyazlığın beni yutacağı hissine kapılıyorum. Dağlar, kar denizinin dev dalgaları gibi. Çok büyükler. İnsan onların eteklerinde kendini savunmasız hissediyor. Bir toz zerresi gibi.
Çok uykum var. Bu geceki devriye için biraz dinlenmeliyim.
12 Aralık 1993 / 10 : 30

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 23.01.2015, 22:54   #30 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Asker Sevgiliye Aşk Mektupları 2015, Asker Aşık Mektupları, Asker Mektupları

Nasıl bir terk ediş ki bu,
Seni saran kollarım şimdi çaresiz ve boş kaldı,
Yollarını gözleyen gözlerim rengini yitirdi beklemekten,
Aylarım yıllarımla yarıştı yenik düştü bu sevdadan,
Şimdi saçlarımda aklar yüzümde sensizliğin bıraktığı çizgiler var,
Sebebi neydi ki yaptığın bu yüreksiz sırt çevirişin,
Son defa gözlerimin o güzel gözlerine bakmasına,
Derinliğinde kaybolup hayallerimde yaşatmamı bile çok gördün,
Küskün ettin anılarıma beni,
Davacı ettin beni senle dolu yaşadığım mazime,
Kırılmış parçalan kalbimi dağıttın etrafa yok ettin ümitlerimi,
Çaldın umutlarımı esir ettin duyguları mı? esmer
Ya yitirdiğim benliğim şimdi kördüğüm oldu sensiz günlerim.

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 63
Ada, Ahraz, Ahtapot, aliiss, Asi Ruh, askeryareni1, askeryari123, aysenurrrshn, Bayram, Betul, Coffee Queen, Cohen, Crescent, Deryaciiik, Didem ozan, didimali, dip, djomer63, duhaa, EbruLi, ecemmm, edft2589sfsf, esmila, Ey111, Fenerbahçe, ferhat, Gokhan25, Gri, hafsa, Huseyin5676, iboderya, Jaqen, Jineps, kamerb, KaRaqiZz, Masmavi, Mavikelebek, Miho, MineL, Mrs, mybet, Narsinha, nazliyarim, Nhd, Onedemekya, Pandalarucab, Papatya, Perii, pinarowski, Raphael, Sarisin, Seenelff, selinsd, Senayldrm, Serçe, smra, Sonsuz, srcebru, Tikko, Tr10tr10, xelef2100, YeşiL6, zynp0115
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.



Saat: 18:41