Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Açık Öğretim
facebook bağlan


AÖF İngilizce 4 Dersi 9.Ünite Özeti

Açık Öğretim kategorisinde açılmış olan AÖF İngilizce 4 Dersi 9.Ünite Özeti konusu , AÖF İngilizce 4 Dersi 9.Ünite Özeti Bu ünitede soru sorma şekillerini göstereceğiz. Özellikle de soru içinde soru veya cümleler için sorumsuz cümleler gibi cümleler. “Sorun nedir biliyor musun?” ya da ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 16.02.2015, 01:42   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart AÖF İngilizce 4 Dersi 9.Ünite Özeti



AÖF İngilizce 4 Dersi 9.Ünite Özeti



Bu ünitede soru sorma şekillerini göstereceğiz. Özellikle de soru içinde soru veya cümleler
için sorumsuz cümleler gibi cümleler. “Sorun nedir biliyor musun?” ya da “Sorun nedir
bilmiyorum.” Gibi cümle ve soru kurmalar.

Direct Questions: Doğrudan sorular

• What is the problem? Sorun nedir?

• Which site did you use? Hangi siteyi kullandın?

• What should we do? Ne yapmalıyız?

• Why is it doing that? Bunu niye yapıyor?

• Is the battery charged? Pil şarj edildi mi?


Questions within questions: Sorular içinde sorular

• Do you know what the problem is? Sorun nedir biliyor musun?

• Can you remember which site you used? Hangi siteyi kullandığını hatırlayabiliyor musun?

• Do you know what we should do? Ne yapmamız gerektiğini biliyor musun?

• Do you have any idea why it’s doing that? Bunu niye yapıyor herhangi bir fikrin var mı?

• Do you know if* the battery is charged? Pil şarj edilip edilmediğini biliyor musun?


Questions within statements: İfadeler içinde sorular

• I don’t know what the problem is. Sorun nedir bilmiyorum.

• I have no idea which site I used. Hangi siteyi kullandığım hakkında hiçbir fikrim yok.

• I know what we should do. Ne yapmamız gerektiğini biliyorum.

• I have no idea why it’s doing that. Bunu niye yaptığı konusunda hiçbir fikrim yok.

• I wonder if* battery is charged. Pilin şarj olup olmadığını merak ediyorum.


NOTICE!
• What is the problem? Do you know what problem is?

• Use if for yes-no questions. (evet-hayır soruları için “if” kullanın.)


Separable phrasal verbs; how to, where to, what to

Bu bölümde ayrılabilir pharasal fiilleri göreceğiz.

• Separable(ayrılabilir) pharasal verbs with objeckts(nesneler)

HOW DO YOU turn on the DVD players? / turn the DVD player on?/ turn it on(NOT turn on it?) ?

EXAMPLES(Örnekler):
Plug in(prize/fişini takmak),
Turn on (açmak),
Turn off(kapatmak),
Turn
up(sesini açmak/yükseltmek),
turn down(sesini azaltmak/kısmak),
Hook it up(bağlamak),
Pick it
up(toplamak),
Put it down(Yere bırakmak/indirmek),
Print it out(Çıktı almak[yazıcıdan),
Put them on
(Onları takmak),
Take them off(Onları çıkartmak),
Throw it away(çöpe atmak),
Take it
apart(Parçalarına ayırmak),
Look it up(sözlükte vs. aramak),




• Question Word(Soru kelimesi) + to + verb (fiil)

Let me show you what to do. (İzin ver ne yapacağını göstereyim.)

Can you Show me how to turn it on? (Bana nasıl açılacağını gösterebilir misin?)

Do you know where to plug it in? (Bunun nereye fişe takılacağını biliyor musun?)

P.S: Görüldüğü üzere phrasal verbs yani ikili fiillerin kullanım şeklini gördük ki 7.ünitede de bu
konulara biraz değinmiştik. İlkinde doğrudan nesneler ile ayrılabilir ikili fiilleri kullandık ki ilk olarak
“how, what, where” gibi soru kalıpları ile başlamakta ve sonrasında phrasal verbs kullanılmakta;en
sonuna da nesneler getirilmekte. İkincisinde ise pharasal verbs soru kalıbı ile birlikte kullanıdı.
“where/how,what” dan sonra gelen “to” ve en sona gelen bir “pharasal verb” görüyoruz. Formül en
başta gösterilmekte zaten. Kafanıza iyice yerleşmesi açısında kitabınızdaki alıştırmaları yapmanız
yerinde olacaktır.


I KNOW WHAT YOU MEAN, BUT…. (Ne demek istediğini biliyorum, ama… )

Jacob: Are you on the internet again? (Gene internette misin? )

Greg: Yeah. I’m in a great chat room. It’s cool way to meet people.(Evet. Büyük bir sohbet
odasındayım. Bu, insanlarla tanışmak için harika bir yol.)

Jacob: I don’t know. You don’t really know who you’re talking to. I mean, it’s not like to someone in
person. You know? (Bilmiyorum. Gerçekte kiminle konuştuğunu bilmiyorsun. Demek istediğim,
gerçek bir kişi gibi değil. Biliyorsun?)

Greg: That’s true. You can stiil talk about interesting stuff, though. You know what ı mean? (Doğru.
Yine de hala ilginç şeyler hakkında konuşabilirsin, gerçi. Ne demek istediğimi biliyorsun?)

Jacob: Well, I’m not sure. Don’t you think it’s more fun to talk to people, you know, face to face?
(Şey, emin değilim. İnsanlarla konuşmanın daha eğlenceli olduğunu düşünmüyor musun? Biliyorsun,
yüz yüze?)

Greg: I know what you mean, but it’s not so easy to find people with the same interests. (Ne demek
istediğini biliyorum ama aynı/benzer ilgi alanına sahip insanları bulmak kolay değil.)

Jacob: Well, maybe.On the other hand, if you spent less time in chat rooms, you might find there are
some interesting people around here. You know what I’m saying? (Şey, belki. Diğer taraftan, eğer
sohbet odalarında daha az zaman harcar isen, etrafında ilginç insanlar bulabilirsin. Ne söylemeye
çalıştığımı biliyor musun? )

KELİMELER ve KALIPLAR

Araya nesne alan phrasal verbs


turn (it/the radio/television/light) on: açmak (içerisi karanlık ışığı aç - dark)
turn off: kapatmak
turn up: sesini açmak ( duyamıyorum/dinleyemiyorum falan derse - I can't hear/listen)
turn down:sesini kısmak ( başım ağrıyor ya da sesi çok yüksek vs derse = headache - loud)
hook up: bağlamak, parçaları birleştirmek (computer verebilir)
look up: bir kelimenin anlamına bakmak(sözlükten) ( word-meaning-dictionary)
pick up: kaldırmak ( telefon- cell phone)
put on: giyinmek, takmak (kulaklık)
put away: bir tarafa koymak
put down: yere koymak
take off: çıkartmak, sıyırmak
take apart:ayırmak, sökmek
throw away: atmak(işe yaramayan bir elektronigi)
plug in: prize takmak ( laptop - cep telefonu)
print out: çıktısını almak


try on: bir şeyi giyip denemek
take back: geri almak
call back: geri aramak
put together: bir araya getirmek, birleştirmek


DİĞERLERİ:
(keep) freeze up: bilgisayarın donması
go around: (virus girmesi)
delete files: bilgisayardan dosya silmek
download (music): indirmek
press a button: bir düğmeye basmak
charged: şarj olmuş, şarj edilmiş
wherever: neresi olursa olsun
check: kontrol etmek

Kalıplar:

I'm not sure. Don't you think ...?
I don't know
That's true. ..... though.
Yeah, I know what you mean but...
You know what I mean?
You know?
You know what I'm saying?
On the other hand, .....


Ayça Mutlucan ve Gülşen Akar'a Teşekkürler
alıntı

__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Papatya
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 06:28