Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Bayanların Dünyası > Anne ve Çocuk
facebook bağlan


Çocuk yetiştirmede önemli hususlar

Anne ve Çocuk kategorisinde açılmış olan Çocuk yetiştirmede önemli hususlar konusu , Çocuk yetiştirmede önemli hususlar ALTI - DOKUZ YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR Bu yaşta çocuklar genel olarak bedeni zihni ve duygusal gelişimleri yönünden okul olgunluğuna erişmiş sayılırlar. Geç ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 02.03.2014, 01:14   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Çocuk yetiştirmede önemli hususlar



Çocuk yetiştirmede önemli hususlar

ALTI - DOKUZ YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Bu yaşta çocuklar genel olarak bedeni zihni ve duygusal gelişimleri yönünden okul olgunluğuna erişmiş sayılırlar. Geç olgunlaşan çocukların eğitim problemleri vardır. Bu yaş çocukların eğitiminde dikkat edeceğimiz hususları gözden geçirelim:

Birçok çocuk ev hayatında karşılaşmadıkları ancak okul hayatında önem verilen ya- zılı semboller karşısında uyumsuzluk gösterir. Bu durumda öğretmenlerin anlayışlı ve sabırlı olmaları aileleri ile işbirliğine gitmeleri gerekir. Ruh sağlığının olumlu gelişiminde başarının önemi büyüktür. Bu dönemde çocukların yetenekleri ilgileri yönünde başarı göstermeleri için imkanlar hazırlanmalıdır. Çocuklara verilen ödevler onların çalışma ve öğrenme güçlerine uygun olmalıdır. Çok zaman alan ve yeteneklerinin üstündeki ödevler öğrencilerin ruh sağlı- nı bozar. Öğretmen bu dönemde çocukların her biri ile ayrı ayrı ilgilenmeli onlara değer ver- diğini hissetmelidir. Kusur işleyen yaramazlık yapan çocuklara ‘’haylaz beceriksiz aptal ’’ gibi küçük düşürücü sözler söylenmemelidir. Bundan dolayı öğrencilere sınıfta ayakta beklet- me arkadaşlarıyla ilişkilerini kesme gibi cezalar verme yoluna gidilmemelidir.Grup dışı bıra- kılan yalnız kalan çocuklarla ilgilenilmeli onlara roller vererek arkadaşlarının yanında iti-bar kazanmaları sağlanmalıdır. Çocuğa her fırsatta yakınlık göstermek kişisel problemleriyle ilgilenmek gerekir . Onlara sabahları ‘’ günaydın ’’ demek gözler karşılaştığı zaman gülümsemek dersten sonra onunla konuşmak teneffüste yanına gitmek gibi davranışlar öğ- retmen – öğrenci arasında olumlu bağları kuvvetlendirir.

DOKUZ – ONBİR YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE

DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Bu yaşlar çocukluğun son yılları olup ilkokulun ikinci devresini yani dördüncü ve beşinci sınıfları kapsarlar. Dokuz-on bir yaşındaki çocuklar daha önceki ve sonraki dönemle- re daha dengeli ve istikrarlı bir durumdadırlar. Bunları gözden geçirelim. Bu dönem çocuğu okul hayatına uyum sağlamış olup onda erinlik buhranları belirmemiştir. Bu yaşlar eğitimin kolay devresidir.Bu devrede arkadaşları ile işbirliği yapma ve sosyal yönden olumlu davranış geliştirmeyi öğrenirler. Bu devrede çocuklara ilgi ve seviyelerine uygun bol okuma materyali okuma yeri ve zamanı sağlanmalıdır. Süratli ve anlayarak okuma alışkanlığı buna bağlıdır. İyi okuma öğrenmeyen çocuklar bu eksiklik yüzünden kişiliklerinde olumsuz etkiler meydana getirir. Çocuk bu yaşlarda kendini yönetmeli sorumluluk almalı fikir üretmelidir. Evde o- kulda bir çocuk gibi değil sorumlu bir kişi gibi davranılarak büyüdüğü hissettirilmelidir. Ço- cuklar bu devrede bağımsız tavır göstermek istemektedirler. Bunun için eve arkadaş getirme- lerine arkadaşlarını ziyarete gitmelerine izin verilmelidir . Böylelikle kişiliklerinin gelişimi fırsatı kazanırlar. Yetişkinler çocuklarının bazı itaatsizlik ve dik başlılıkları karşısında soğuk davranmamalı nedenlerini anlayışlı ve hoşgörülü şekilde araştırmalıdırlar. Bu devrede başa- rısızlığın etkisi çocuklar üzerinde öteki çağlara göre daha olumsuzdur. Her çocuğun yetenek- li olduğu bir alan vardır. Öğretmen o çocuğu tanımalı bir alanda başarılı yaparak çocuğun kendine güvenini geliştirmelidir.Bu çağ çocukları hayvan beslemeyi koleksiyon yapmayı çok severler. Buradan yola çıkarak ilgileri ve seviyeleri doğrultusunda eğitim daha sağlıklı verile- bilir.

İLKOKUL ÇAĞI RUH SAĞLIĞI VE OKUL

Bireysel ayrılıklar yüzünden her öğrencinin her şeyi aynı sürede aynı düzeyde öğrenemeyeceği nihayet kabul edilmiştir. Bu nedenle:

1. Öğretimde bireysel farklılıklar dikkate alınmalıdır.

2. Öğretime yakın çevrenin problemleri ele alınarak başlanmalıdır.

3. Öğretim yoluyla edinilen bilgilerin değerlendirilmesi objektif ölçülerle yapıl- malıdır.

4. Eğitim rehberliği bireysel ayrılıklar söz konusu olduğuna göre programlar bi- reyselleştirilmelidir.

5. Öğrenci bütün yönleri ile tanınmalıdır.

6. Öğrencilerin seviyelerine uygun düşecek programlar hazırlanarak uygulanmalıdır.

7. Okul öğrencilerine yeteneklerine göre seçebilecekleri meslek yolları göstermeli klavuzluk yapılmalıdır.

8. Okul disiplini uygunsuz davranışa düşecek cezanın kararlaştırılması du- rumundan kurtarılmalıdır. Bunun yerine bozuk davranışı araştıran bir yakla- şımı olmalı disiplin problemi bir ceza mahkemesi uygulaması olmaktan çı- karak eğitici ve düzeltici tedbirler alma durumuna getirilmelidir.

İLKOKUL ÇAĞINDA *** RASTLANAN RUHSAL PROBLEMLER

a. Davranış Bozuklukları :

Davranış bozuklukları huzursuzluk sinirlilik geçimsizlik saldırganlık yalan söyle- me çalma ve okuldan kaçma gibi değişik şekillerde olabilir.

Yakınlarından birinin ölümü ya da önemli bir aile sorununda çocukta davranış bo- zukluğu ortaya çıkabilir . Ayrıca ruhsal gelişme ve çevreyle ilişki sorunları olan çocuklarda daha ciddi ve sürekli bozukluklar da görülebilir. Örneğin : Çocuğun evde ya da okulda dayak- tan korkması veya evde ana-babasının da yalan söylemeleri sonucu çocuk yalan söylemeyi a- lışkanlık haline getirebilir. Öğrencinin sorununun evde sürüp sürmediğinin öğrenilmesi açı- sından ailesiyle de görüşülmesi ondan sonra karara varılması gerekecektir . Ailenin çocuğa yaklaşımı ve ilgisi çok önemlidir.

Çocuğun ağır üzüntüler karşısındaki tepkileri daha hoşgörülü bir ortamda daha rahat çözümlenebilir. Saldırgan çocuktaki güç ve enerjinin spor alanına yararlı sosyal çalışmalara (tiyatro izcilik v.b.) kaydırılması çok olumlu sonuçlar doğurur.


Bazı çocuklar zeka düzeylerin normal olmasına karşılık öğrenme güçlüğü ve aşırı hareketlilik yerinde duramama ödevlerini geçiştirme düzensiz ve bozuk yazı yazma gibi davranış bozuklukları gösterirler. Derste durmadan yanındakiyle konuşur dikkat azlığı nede- niyle başarısız olurlar. Öğretmen uyardığı susturduğu hatta ceza verdiği zaman bile biraz sonra tekrar elinde olmadan çocuk eski kıpranışına başlar. Bunlar ‘’ aşırı hareketli ’’ çocuklar- dır. Tedavi edilmesi gereken bir davranış bozukluğu olup hekime baş vurulması gerekir.Bun- ların yanı sıra öğretmen sürekli yalan söyleyen başkasının eşyasını alan ve bunu alışkanlık haline getiren çocukların ailelerini ikna ederek bir ruh sağlığı uzmanına gidilmesini sağlamalı- dır.

b. Duygusal Bozukluklar :

Bu gruptaki sorunlar daha çok öğrenciyi tedirgin eden belirtilerdir. Kekemelik tik okul korkusu gece işemesi tırnak yeme parmak emme korkular bunaltı uyku ve yeme bozuklukları bu grupta sayılabilir.

1. Kekemelik:

Çoğunlukla 2-7 yaş grubu çocuklarda konuşmanın en hızlı geliştiği dönemde görülen bir konuşma bozukluğudur. Normal konuşan çocuk yaşadığı aile içi kavga hayvandan korkma dövülme trafik kazası gibi herhangi bir korku sonucu zamanla ve ya aniden kekelemeye başlayabilir. Toplulukta kekemelik artar. Öğrencide zamanla çekingenlik güvensizlik başarısında düşüklük arkadaşları ile geçimsizlik görülür. Ağır konuşma bozuklukları sınıf içi destekle çözümlenemiyorsa öğrenci ve ailesi ruh sağlığı uzmanı bir hekime başvurmaya ikna edilmelidir.

2. Tikler :

Tikler ani bir korku ve gerilimle ortaya çıkan göz kırpma kaş kaldırma burun oynatma gibi belirtilerdendir. Daha çok 6 yaşından sonra görülür. Çok önemli bir belirti olmamasına karşın çocuk ve gençlerin bu belirtiye verdikleri önem onların ruh sağlığını etkiler. Öğretmen tiki olan çocukların sorunlarıyla ilgilenmeli ancak sınıfta veya başka bir zaman öğrenciyi bu belirtiyi düzeltmesi için uyarmamalıdır.

3.Okul Korkusu :

Çoğunlukla ilkokulun ilk sınıflarında ortaya çıkar. Ailenin yakınmasına hatta öğretmeni suçlamasına sebep olabilecek ölçülere varır. Büyük ölçüde okula gitmek istememe karın ağrıları bulantılar gibi belirtiler okul saatlerinde görülür. Çocuk okula gitmeye zorlanırsa huysuzlaşır ağlar tehditlerde bulunur. Okula gitmeyince bu şikayetler kaybolur.

Böyle bir durumda öğrencinin okula ait bir sorunu olup olmadığını öğretmenin araştırması doğru olur. Bazen dikkat çeken bir olay öğrenciyi korkutabilir arkadaşlarına yaklaşmaktan kaçınmasına neden olabilir. Böyle bir sorunun çözümlenmesi öğrenciyi yeniden okula döndürür. Anne ve baba çocuğa soğukkanlı davranmalı korkutmadan ve cezadan uzak durmalıdır.

4.Gece İşemesi :

Gece işemelerinin %5 k

adarı bedensel hastalıklar sonucunda ortaya çıkar. Bağırsak paraziti idrar yolu iltihapları omurganın doğumdan kaynaklanan bozuklukları gibi. Geri kalan nedenler arasında akrabalarda da aynı sorunun görülmüş olması yani kalıtım etkeni önemli yer tutar. Erken ve baskılı tuvalet eğitimi kardeş doğumu kardeş kıskançlığı anne ile çocuğun ilişki bozukluğu sert cezalar korku ve ayrılıklar belli başlı ruhsal etkenlerdir. Altını ıslatan çocuklarda %60 uyku derinliği görülür.

5. Tırnak Yeme :

Tırnak yeme ve parmak emme genellikle 5-6 yaşlarında başlayan bir güvensizlik işaretidir. Ailede yetersiz ilgi ve sevgi gören çocukta okulda baskılı eğitim alan öğrencide sıkıntı – gerilim ve saldırganlık duygusunun açığa vurulmadığı hallerde huzursuz çocuklarda sıkça görülmektedir.

6. Öğrenme Güçlüğü :

Okul başarısı birçok uygun faktörün bir arada bulunmasına bağlıdır. Her şeyden önce çocukta zeka gelişmesi çocuğun yaşına uygunluk göstermelidir. Bunun yanında başka etkenler de vardır. Örneğin: Çocuğun duyu organlarında görme bozukluğu işitme azlığı gibi bir bozukluk olmamalıdır. Öğrenme uygun ortamda gerçekleşebilir. Evdeki uyarı ve ilgi okuldaki öğretime temeldir. Yoksul çocuklar öksüz yuva çocukları arasında bedensel gelişim geriliği zeka geriliği gösterenlere de sık rastlanmalıdır.

Yetenekler ancak uygun ortamda ve sevgiyle gelişirler. Çocuğun ruhsal dengesinin yerinde olup olmadığı da başarısızlığında bir neden olarak ele alınmalıdır. Aile içindeki geçimsizlikler yoksulluk ağır hastalıklarayrılıklar çocuğun içine dönük sıkılgan olması gibi durumlar da öğrenmeyi etkiler. Bu durumdaki çocuklar yetenekleri ölçüsünde başarı gösteremezler.

Alıntı

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 00:32