Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Bayanların Dünyası > Anne ve Çocuk
facebook bağlan


Kaliteli Zaman Ve çalışan Aileler

Anne ve Çocuk kategorisinde açılmış olan Kaliteli Zaman Ve çalışan Aileler konusu , Kaliteli Zaman Ve çalışan Aileler KALİTELİ ZAMAN VE ÇALIŞAN AİLELER Günümüzde kadınların bir taraftan çocuk yetiştirmesi diğer taraftan da iş alanında daha fazla var olması ve beklentilerin değişmesiyle birlikte popüler ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 02.03.2014, 01:16   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Kaliteli Zaman Ve çalışan Aileler



Kaliteli Zaman Ve çalışan Aileler

KALİTELİ ZAMAN VE ÇALIŞAN AİLELER


Günümüzde kadınların bir taraftan çocuk yetiştirmesi diğer taraftan da iş alanında daha fazla var olması ve beklentilerin değişmesiyle birlikte popüler kültürümüzde yaygın bir inanış oluşmaya başladı. Bu inanış anne–babaların çocuklarına sağlıklı bilişsel ve ruhsal gelişim gösterebilmeleri için yeterli ve kaliteli zaman ayırıp ayırmadığıyla ilgilidir. Yapılan araştırmalar bu yaygın inanışın her zaman doğru olmadığını bunun aksine çoğu çalışan ailenin çalışmadığı zamanların çoğunu çocuklarıyla geçirmek için büyük bir çaba sarf ettiklerini göstermektedir.


İŞ YAŞAMI


Anne–babalar çocukla yeterli zaman geçiremediklerinde suçluluk duyabilirler; çalışan annelerde bu duygu daha yoğun yaşanabilir. Bunun sebebi ise yaşadığımız kültürde çocuğun ve ailede yaşayan diğer fertlerin bakımının ve evle ilgili diğer işlerin yürütülmesinin hala sadece kadının sorumluluğu gibi görülmesidir. Bazı ailelerde ise ailedeki sorumlulukları yerine getirmek adına kadının kariyerine daha az eğilmesi mutlu bir aile yaşantısını kaybetmesi anlamına gelebiliyor. Bu biraz sıra dışı bir örnek olsa bile bu tür durumlar yaşanabiliyor. Hatta bunun ötesinde kariyer yapmak isteyen kadınlar kadınlık görevlerinden kaçıyormuş gibi görülebiliyor. Bu durumhem evliliklerde hem de çalışan anneler üzerinde büyük bir gerginlik yaratabilmekte ekonomik koşullar yüzünden çalışmak zorunda kalan anneler bile aynı baskıyı üzerlerinde hissetmektedirler.


Bazen iş yaşamıyla ev yaşamını beraber götürmek çok zorlayıcı ve yıpratıcı olabilir ama bu yaşanan stresi biraz yardımla azaltmak mümkün. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta annenin veya çocuğun bakımıyla ilgilenen kişinin yapılması gereken bütün işleri tek başına üstlenmemesi ve iş bölümü yaparak paylaşım yoluna gitmesidir. İş yaşamıyla aile yaşantısı arasındaki dengeyi sağlamak için pratik çözümleri uygulamak fazla işlevsel olmayabilir. Ama asıl unutulmaması gereken nokta ise dengenin sürekliliğinin her zaman mümkün olmayabileceğidir. Hem iş hem aile yaşantısının sorumlulukları çok fazladır; ama atlanmaması gereken kişinin bütün işi tek başına yapmak zorunda olmadığı ve kalan bütün boş vaktini tamamıyla çocuğa adamasının gerekli olmadığıdır.


Nebraksa Universitesindeki Prof. Susan Ginsberg ""Ailelerin kalan bütün boş zamanlarını çocuğa adamalarının kaliteli zaman geçirmek demek olmadığını çocukların her zaman ilgi odağı olmamaları gerektiğini belirtmiştir."" Aileler çocuklarıyla zaman geçirirken de sınır koymalıdırlar. Onlara vakit ayırdıklarında da koydukları kuralları ihlal etmemelidirler. Unutulmamalıdır ki kurallar ve rutinler olduğu zaman çocuklar kendilerini daha mutlu ve güvende hissederler.


ÇOCUKLAR İÇİN ZAMAN YARATMA


Robert Storm bazı ebeveynlerin çocuklarına sadece pahalı oyuncaklar almanın yeterli olduğunu ve çocuklarıyla etkileşime girmeden sadece para harcama eğilimleri olduğunu belirtmiştir. Storm gün boyunca çalışan anne-babanın eve geldiklerinde yorgun olduklarını bu nedenle çocuklarına ayıracakları zamanı hafta sonuna erteleyebildiklerini belirtmiştir.


Thomas Gordon (1975)’te ""Aileyi Etkinleştirme Eğitimi"" geliştirmiştir. Bu eğitimde hedeflenen çocuklar ve aileleri arasındaki iletişimi interaktif hale getirmektir. Bulduğu metotlardan ""Aktif dinleme"" aile eğitimleri sırasında hala kullanılmaktadır. Aktif dinleme ""çocuğun kendini ifade etmesine yardımcı olacak kelimeleri bulmasına destek olmak ve yabancılarla iletişim kurduğu zaman nasıl hissettiğine dikkat etmek"" demektir.

İtalya’da 1870-1954 yılları arasında okul öncesi eğitimciliği yapan Maria Montessori öğrenmeyi kolaylaştırmanın çocuğun öğrenme yolunda neye ihtiyacı varsa onu bulma araştırma ve seçme becerilerini kendi kendine keşfetme yolundan geçtiğini savunmuştur. Ebeveyn çocuğa rehberlik etmeli gözlemlemeli ama aynı zamanda çocuğun kendi kararları vermesine de izin vermelidir. Çocukla beraber vakit geçirildiği zaman küçük projeler düşünülmeli ve anlık bulunan aktivitelerin günlük hayatta da uygulanmaya başlanması aile içi iletişimi arttıran temel unsurlardandır. Evde bir işle meşgulken ya da televizyon izlerken aynı zamanda çocukla ilgilenmeye çalışmak onunla ""kaliteli zaman"" geçirmek anlamına gelmez; doyurucu etkileşim değeri taşımaz. Örneğin; kurabiye yaparken onu da bu işin içine dahil etmek ya da çocuğun yaş dönemine uygun bir televizyon programı hakkında duygu ve düşüncelerini konuşmak o zamanı daha verimli kılabilir. Birlikte yapılan bir alışverişi dahi ""kaliteli zaman"" dilimine sokmak mümkün olabilir; eksiklerin tespitinde ve malzemelerin alımında etkin rol üstlendiğinde kendini önemli hisseder ve anne-babayla paylaşım ihtiyacını giderir.


""Kaliteli zaman"" aslında ne anlama gelmektedir ve nasıl değerlendirilir?""


Kaliteli zaman geçirmek demek her zaman planlı bir aktivitede bulunmak ya da belirlenen bir olaya göre hareket etmek demek değildir. Bu zaman doğaçlama olarak da ortaya çıkabilir; kimi zaman birkaç dakika kimi zamansa birkaç saat.


Kaliteli zaman ebeveyn ile çocuk arasında oluşan gerçek bir bağ olarak tanımlanabilir. Geçirilen zamanın bölünmeden geçirilmesi ve çocuğun ebeveyniyle yakınlık kurabilmesi ruhsal gelişimi açısından önemlidir.


Geçirilen zamanın uzun olmasından çok anne-baba ve çocuk arasındaki etkileşimin doyumlu olması ve karşılıklı duygu paylaşımı içermesi önemlidir. Ebeveynin sadece fiziksel olarak orada bulunması çocuk için yeterli olmamaktadır. Ebeveynlerin çocukların dünyalarına aktif bir şekilde katılmaları ihtiyaçlarını anlamaya çalışmaları söylediklerini ilgiyle dinlemeleri üzüntülerini kaygılarını mutluluklarını paylaşmaları bir çocuğun dünyasında büyük önem taşır.


Yetişkinler bile duygularını yansıtmakta zorlanırken bir çocuktan her zaman duygu durumunu yansıtmasını beklemek çok gerçekçi olmayabilir. Bazen çocuklar duygularını ve düşüncelerini çok net ifade etmeyebilirler. Çoğunlukla öfke ve kızgınlık duygularını daha çabuk ifade edebilirken bu duyguların altında yatabilen kırgınlıküzüntü ve sıkıntı gibi duyguların ifade edilmesinde zorluk yaşayabilirler. Bu gibi durumlarda çocuğa her türlü duygusunu açığa vurması için cesaretlendirici olmak ve duygularının kabul edildiğini göstermek gereklidir. Anne-babalar kabul edici olabilirse çocuk da kendini daha rahat ifade etmeye başlar. Diğer bir deyişle çocukla empati kurmak ve onu anlamaya çalışmak gerekir.


Yapılan araştırmalara göre doyurucu ve besleyici bir ilişki çocuklar için duygusal bir sığınak görevini görür; ayrıca sağlıklı bir aidiyet ve özgüven duygusunun gelişimini sağlar. Aileler çocukların duygularına karşı hassas ve özenli davrandıkları zaman çocuklar da sosyal olarak yeterli seviyeye ulaşabilir ve daha iyi iletişim kurabilirler. Ev içinde daha az stres yaşayan çocuklarıyla karşılıklı ve sıcak bir iletişim kurabilen ailelerin çocukları karşılık beklemeden yardım edebilen ve güçlü konsantrasyon yeteneklerine sahip olan çocuklar olmaktadır.



OYUN VE ÇOCUK


Oyun oynamak bir çocuğun yaşamında hayati önem taşır. Çocuklar oyunu dünyayı algılamak için bir araç olarak kullanırlar. Kendi fantezi dünyalarına göre çeşitli malzemeleri geçiş nesnesi olarak kullanabilirler. Anne-babanın katılım gösterdiği aktivelerin içinde özellikle oyun oynamak çocukların sosyal ve duygusal gelişimi için önemli bir yer taşır. Bu nedenle anne-babalar çocukla oynanan oyunların bir parçası olmaya özen göstermelidir. Oyun hem çocuğu ruhsal açıdan rahatlatan hem de anne babaya çocuğun dünyasında neler olup bittiğine dair ipucular veren bir malzemedir. Bazı anne babalar oyun oynarken zorlanırlar her anne babanın oyuna yatkınlığı değişkenlik gösterebilir. Anne-babanın aralarında keyif aldıkları oyunları tercih ederek bir seçim yapmaları çocuğunda oynadığı oyundan daha fazla tatmin olmasını sağlayacaktır. Örneğin; anne çocuğuyla evcilik oynamayı tercih edebilirken baba da daha çok topla oynanan veya bahçede oynanan oyunları seçebilir.


Oyunun çocuğun gelişimindeki önemini kavrayan ve evde çocuklarıyla aktif bir şekilde oynayabilen ailelerin çocuklarının sınıf içinde daha sosyal ve bağımsız davranabilen çocuklar olduğu saptanmıştır. Bunun yanındaçocuklarıyla resim ve el becerilerine yönelik aktiviteleri beraber yapan aileler de çocukların okuma gelişimine katkıda bulunmaktadırlar. Bu oyunların hiç birinden zevk almayan anne-babalar da kendilerini bu konularda geliştirmeye çalışmalı ve oyunun çocuğun gelişiminde ne kadar büyük bir önem taşıdığını anlamaya çalışmalıdır.


Çocuğu için vakit ayıramayan ""çok meşgul"" aileler çocuğun kendisini önemsiz değersiz hissetmesine ve anne-babanın diğer işlerinin kendisinden daha öncelikli olduğunu düşünmesine yol açabilir. Kaliteli zaman geçirmenin amacı çocuğun anne-babası için ne kadar önemli olduğunu hissetmesidir. Bu da çocuğun kişilik ve özgüven gelişimine katkı sağlar. Bir çocuğun hayatında doğumundan 5 yaşına kadar olan dönemde çok önemli değişimler gerçekleşmektedir. Bu değişimlerden bazıları kelime haznesinin gelişimi dikkat süresinin artması sayı saymaya başlaması vb. gibidir. Yetişkin ve akranlarıyla iletişim kurarak çocukların benlik algıları ve özgüven duyguları gelişir. Bunların yanında duygularını kontrol etmeye ve ilk arkadaş ilişkilerini edinmeye başlarlar. Kısaca ilk çocukluk yılları çok önemlidir; çünkü çocuklar ileriki yaşamlarında öğrenim hayatlarını etkileyecek en temel becerileri bu yaşta kazanırlar. Bunların yanında ailelerin çocuklarını yetiştirme tarzı çocukların yeteneklerini ve akademik alandaki becerilerini de şekillendirmede belirleyicidir.


Sonuç olarak; çocukla beraber yapılabilecek sınırsız aktiviteler vardır. Önemli olan bu kaliteli zamanı çocukla beraber keyifli bir hale getirmek ve çocuğun bu zamandan maksimum düzeyde verim ve keyif almasını sağlamaya çalışmaktır. Anne-babaların hata yapmaktan korkmamaları hata yaptıklarını hissettikleri zaman çocuğu da bir birey yerine koyarak telafi etmek için çaba göstermeleri kendi anne-babalık içgüdülerine güvenerek bu zamanı değerlendirmeleri bu zamanı daha da etkin kılar.


Kaliteli zaman geçirmek çocuklar sadece küçükken değil büyüdükleri zaman da psiko-sosyal ve duygusal gelişimleri açısından büyük önem taşımaktadır.

Alıntı

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 04:12