Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası
facebook bağlan


Gönderilmemiş Aşk Mektupları

Aşk - Şiir Dünyası kategorisinde açılmış olan Gönderilmemiş Aşk Mektupları konusu , Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım... Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar, Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi, Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın; Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde ...


Like Tree11Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 07.06.2014, 04:31   #31 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları



Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım...
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,

Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi
Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala,
Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim,
Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler.
En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
Şimdi düşlediklerimin neresindesin...
Dedim ya.
Bu ikimizin hikayesi...
Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı,
Bizi buluşturan kaldırımları,
İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
Ben unutmadım diye
Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri
Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği
Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri,
Ne Olacak Halim...
Çabuk mu büyüdük dersin
Biliyorum..
NE Olacak Halim...
Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir.
Neleri bırakmış olacağım birde,
Ne aşkları
Ne başlangıçları
Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
Biliyormusun...
Tek sorum var kendimle şimdi

Ahhh
Ne Olacak Şimdi Halim....

__________________


Gitme sırası kalbine geldiğinde alır kalemi susa susa yazarsın

dert bu ya söyletir

Herhangi bir gecenin koynunda suyla ihanete uğramış bir kadeh rakı varsa
nefretle aşkı meze yapıp yuvarladınmı dibine
''Gel keyfim gel'' diye bir şarkı düşmez insanın diline

''Hiç bir yara hiç bir zaman tam olarak iyileşmez'' derken
haybeye konuşmamış Yılmaz Abi

Sen kalbimden geçtin sırtımı parçalayıp çıkan kurşun misali
Sen bana benimle ihanet ettin!

Gözlerinde beş vakit aşk kılmaya niyetlenmiştim oysa
Ama herşey birbirinin aynısı
Bu şarkıya ağlamıştım daha önce mesela
kendimi şarkılara rakıya ve hüzünlere vurmak
en nadide alışkanlık bünyemde
O gün de böyleydi işte
birileri kapımdan inadına yeni bir gece daha atarken
yapmayın diye avaz avaz susmuştum
sonra sen gitmiştin
ben çaresiz
Hayat işte

Başımı ellerimin arasına alıp ne yapsam başa çıkılmayan silüetin cebimde
cebin ve cepkenin delik olmadığı aşikar üstelik
Bir nevi yürünmüyor yüreğimde eski sen'lerin leşinden
Ahh içimdeki kamyon

Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık
zamanlar haindir ama

sen yine de en güzel anılarımızı kap gel yanıma demeyeceğim
yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim
ömrümden düşe kalka sildin kendini

İşte bu yüzden suskunken çıldırmayı biriktirmem
işte bu yüzden kalbim kalbinin kapılarını çarparak gitmek istiyor şimdi!

Ellerin aşkı kaçmış senin gözlerine
Bu defa ''bana'' müsade

__________________

Karşılıksız aşk üzerine mektup


Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.

Şiirler şarkılar sevgiler içimde tutuşan bir ateş onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler hasta umutlar yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim.. Sen beni bilmedin beni tanımadın beni sevmedin.. Bu bir ölümdü bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni ip asmaz çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.


Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.

Sana sitem edemem. Sana kırılamam. Bir tek dileğim var senden son bir tek isteğim. O da MUTLU OLMAN.

MUTLU OL SEVDİĞİM.. BİRİCİĞİM.. AŞKIM. NEREYE KİME GİDERSEN GİT YETER Kİ SEN MUTLU OL...

__________________

ESKI ASKIM'A


Hiç inanmamıştım aşkım hem de hiçbir zaman inanmamıştım. Beni kendime düşman edip kalbimin bir yarsını söküp alıp gideceğine... Benden başka herkes biliyordu oysa senin günün birinde beni yarı yolda bırakıp gideceğini. Şu kahrolası dünyada bir ben vardım zaten sana inanan güvenen seven ve her zaman her şartta destek olan. Ama sen sana inanmayanları haklı çıkardın ve beni terk ettin.

Seninle birlikte kurduğum dünyayı yerle bir edip gitmene ne sebep oldu bilmiyorum. Ben yalnızca sana aşık değildim sen benim en iyi dostumdun. Neler yapacaksam danışırdık birbirimize hayatımızı paylaşırdık. Ağlamaktan korkmazdım. Biliyordum ki ağladığımda sen yanımda olup göz yaşlarımı silerdin. Artık ağlamıyorum bile. Seninle ilgili her hatıra acıtıyor yüreğimi. . Nefes alamiyorum. . . Ebru Gündeş’i dinlemiyorum. Bütün resimlerimizi kaldırdım. Kimsenin senin hakkında konuşmasına izin vermiyorum.. Hayatta en nefret ettiğin şeyi yapıyorum yani. Artık uzun yıllar yaşamanın pek anlamı yok öyle değil mi?Ne için yaşayacağım ki!


Seninle birlikte hayallerimi de kaybettim ben.Tek katlı bahçeli ve bahçesinde köpekleri olan bir evim olmayacak artık. Domates biber sebze yetiştirmeyi de öğrenemeyeceğim. salonumuzun tavanını balıkçı ağıyla süsleyemeyeceğiz.Sana sürpriz yapacaktımyatak odamızın duvarlarını sana yazdığım aşk mektuplarıyla ve en güzel fotoğraflarımızla süsleyecektim. Bütün hayallerime evime çocuklarımıza mutlu geleceğimize emin olduğum geleceğimize veda etmek kolay mı olacak sanıyorsun. Seni aramıyorum diye bu kez peşinden gelmedim diye unuttuğumu zannetme. Her zamankinden daha çok seviyorum seni. Şu an şu saniye uğrunda ölebilecek kadar çok seviyorum. Öfkem de aşkımda dinmek bilmiyor.

Senden sonra ben nasıl yaşarım bilmiyorum ama senin hep mutlu olmanı isterim. Birlikte geçirdiğimiz yıllar içinde seninle yaşadığım her an özeldi her anı doyasıya yaşadım. Beni çok mutlu ettin. Zaman içinde kızgınlığım geçince seni hep o güzel günlerimizdeki hatıralarla anacağım. Yıllar sonra ben eğer aklına gelirsem bil ki pencerenin önünde en sevdiğin şarkıyı mırıldanıyorumdur yıldızlara “Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın...”

__________________

Sana nasıl anlatsam bilmiyorum. Ama bildiğim tek ama tek şey seni delicesine çok sevdiğim. Seninle öyle bütünleştim ki ayrılmak değil kopamıyorum senden. Ne seni bırakabiliyorum; ne de kendimi hiçe sayıyorum. Bunların ikisini de yapamıyorum. Çünkü artık düşünemiyorum. Kafama benliğime o kadar yerleşmişsin ki; seni oradan çıkartmak olanaksız. Belki kendimi küçük düşürüyorum ama sevgide küçük düşme söz konusu olsa bile seve seve senin için her adımı atarım. Seni o kadar çok sevdim ki artık aşkım senden bile öte. Seni sevdiğimi dağlara taşlara kısacası her yere; bütün kainata haykırmak istiyorum Seni Seviyorum!!

Bu kelime topluluklarını defalarca senin için ama yalnız senin için tekrarlayabilirim. Biliyor musun; seni sevdiğimden beri artık çevremdeki her şey gözüme daha güzel daha hoş ve de daha ümit verici gelmeye başladı çünkü onlar bana seni hatırlatıyor...

Dağlar gibi sende içimde çok büyük tutunulması zor bir yerdesin. Tepeler gibi sende içimde ulaşılması zorsun. Zirveye sadece bir kişi çıkar senin yaşamında; işte o da ben olmak istiyorum zirvede tek ben; BEN VE SEN...

Su gibi berraksın ama içimdekileri de alıp götürüyorsunyol gibi senin de sonun yok; yani seni sevmenin sonu yok... Bu böyle nereye kadar sürer bilemem tabi. Bunu ben belirleyemem; ama şunu bil ki seninle ölüme bile varım..!

Sensiz geçen bir gün değil bir salise bile düşünemez oldum. Sen benim; benliğim varlığım hayatım geleceğim çılgınlığım sevincim mükemmelim sevdiceğim kısacası her şeyim her şeyimsin...


Sensiz bir hayatın oksijensiz yaşamdan farkı yoktur. Aldığım nefes içtiğim su yürüdüğüm yol her şeyde sen ve senden izler var.

Seni seviyorum Seni seviyorumSeni seviyorumSeni seviyorumSeni seviyorum...

__________________

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:32   #32 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

BİR GÜN BİR MEKTUP YAZDIM VE HAYATIM DEĞİŞTİ

Sen o yıllarda kadere inanırmıydın bilmem... Ama ben inanmazdım...Hayatımıza kendi irademizle yön verdiğimiziher şeyin bir nedeninin ve açıklamasının olduğunu ve seçimlerimizle yollarımızı kendimizin çizdiğini sanırdım...Tesadüflerin ve kesişmelerin birbirine görünmez iplerle bağlı olduğunuanlaşılmaz bir sırrın büyüsüyle ömrümüze onların şekil verdiğini bilmezdim...sonra bir gün bir mektup yazdım ve kaderimle tanıştım...O yıllarda o mektubu neden yazdığımı ve niçin bir başkasına değil de sana yazdığımı açıklayamazdım...Aradan geçen onca yıldan sonra şimdi geriye dönüp baktığımdahayatımı değiştiren o mektubu bana yazdıran şeyin kader denen o tuhaf o anlaşılmaz o karşı konulmaz gizemden başka bir şey olmadığının farkına varıyorum...Ve sessizce tanrıya gülümsüyorum...

Bir gün bir mektup yazdım sana... yüzünü değilyalnızca sözlerini bilirdim o zamanlar...mektupda değildi aslında...O gri şehirde gözlerimi kapatıp daldığım uykularda rüşalarıma giren çocukluğumun o kırık dökük birkaç anısıydı gönderdiğim...Bir güvercinin ayağındaydı o mektup...Adresini onun kulağına fısıldayankaderin o açıklanamaz mucizesinden başka bir şey değildi...Öyle derin bir umutsuzlukla bağlıydımki hayata o güvercini bir daha asla geri dönmeyecek sanıyordum...Çocukluğuma dair o kırık dökük anıların senin kaderinle buluşacağını o zamanlar bilmiyordum...
Günler sonra aynı güvercin yeniden kondu pencereme...Ayağında bir mektup bağlıydı...Yüzünü görmediğim ama sözlerini bildiğim o sevgili yüreğinden geliyordu mektup...O zarfın içinde kaderim gizliydi...O zarfın içinde şimdi sessizce gülümsediğim tanrının mucizesi gizliydi...

__________________


Duygularımı paylaşabildiğim sizler iyi ki yanımdasınız… Ve ne olursa olsun
biliyorum ki her zaman yanımda olacaksınız…..

Yine yazıyorum özgürce özgür olduğum tek şeyde. Bir de ağlıyorum ağlayabildiğim
bir yerde ağlayabileceğimi hissedince!!! Bazen de gülüyorum elimden
geldiğince becerebildiğimce. “Sen ne yapıyorsun” demiyorum. “İyiyim” diyorsun
ben susuyorum.
Sen soruyorsun “sen ne yapıyorsun” “ben mi diyorum? “Evet” diyorsun. Senin
kadar olmasa da çok şey yapıyorum. Siyah ol diyorlar siyah oluyorum. Ak ol
diyorlar ak oluveriyorum. Gül diyorlar gülüyorum... Ağlama diyorlar susuyorum.
Vazgeç diyorlar VAZGEÇİYORUM her şeyden. Sevdiğimden de sevmediğimden de…!
Bırak diyorlar bırakıyorum bütün ipleri hayalleri.

Seni düşünüyorum umarsızca hayallerim suya düşüyor su kalıyor kuyuda. Hepsi bir
kenara hayalleri kurtarayım diyorum. “Bırak oda kalsın” diyorlar. Bırakıyorum
oda kalıyor. “Yak” diyorlar yakıyorum. Bir kibrit çakıyorum her şeye. Aya
yıldıza buluta… Sonra kendime…! Ay sönüyor toprağa düşüyor yıldız kül kül

olmuş savruluyor bulut duman duman dağılıyor. Bense köz köz çırpınıyor. Hepsini
geçtim bari ben diyorum. “Yak oda bitsin” diyorlar. Yakıyorum ben de bitiyorum.
Aslında çok şey yapıyorum. Yapamadıklarımın dışında çok şey. Kendim olmadan çok
şey. Senin kadar olmasa da çok şey. Bak yine birseyler tükendi icimde..
TÜKENİYORUM ELİMDE OLMADAN YAVAŞ YAVAŞ…

Bir sen varsın “öl” demeyen. “Günaydın” diyorsun “günaydın” diyorum. “Güneşin
ışığından aldığın ışıltıyla aç gözlerini” diyorsun gülüyorum. “Ayın ışığından
kalan mahmurlukla başla güne” diyorsun durgunlaşıyorum. “Önce dik dur dik dur
ki günün de ömrün de dik geçsin” diyorsun güçleniyorum. Sonra ağlıyorum; “Ağla
rahatlarsın” diyorsun susuyorum. “Şimdi anlat” diyorsun. Anlatıyorum. “Haklısın
ama alacaklı değilsin” diyorsun kızıyorum.

“Hayat bu ama ben varım” diyorsun. Susuyorum. “Dost” diyorsun “dost” diyorum.
“Çalınacak kapı mı var ben zaten buradayım” diyorsun “BİLİYORUM” diyorum.

Ve ben daha konuşmayı öğrenmeden sana duygularımı anlatmaya çalışıyorum….

__________________
Mükemmel Olmak Istemiyorum
Eger mükemmellik;Senin aramamana karsilik gurur yapip aramamaksaKizdigim anda icimden sana sarilmak gelse de ders vermek icin soguk davranmaksaEn özledigim anda çok sabirli ve dayanikli oldugumu göstermek istercesine belli etmemekseEski asklarini deli gibi kiskanirken cok anlayisli oldugumu ispatlamak icin susmaksaSaatlerce sadece seni düsünüpsana aglayip biri sordugunda ''Yok canim onu düsünmüyorum'' diyip güçlü görünmeye calismaksaBen mükemmel olmak istemiyorum!!Çünkü seni sadece sen oldugun için seviyorum.Bir ömür boyu sana kavusamasam da seni sevdigime hic pisman olmadim ve olmayacagim.

__________________

Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce belki de vaz geçip yanımda kalmanı bekleyerek.Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telinive güzel tenini unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca.

Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir umutla. Gözyaşlarımı akıtırken gönlüme ılık ılık başımı kaldırıp bir daha baktım ardından belkide geri dönmeni bekleyerek. Düşerken kar taneleri kirpiklerime hayalin vardı gözlerimde ve hala kokunu duyuyordum esen rüzgarda. Fırtınalar eserken ardından son busenin sıcaklığı duruyordu yanağımda.

Sana gitme diyemediğim zaman; bir yanlızlık resmi çizildi önce. Sonra hafiften bir rüzgar esti üşümeye başladı ellerim senin yokluğunu hatırlatırcasına. Bir buruk ses vardı hala kulağımda sevda türküleri söyleyerek rüzgarın uğultusuna karışan. Sessizce sallarken elimi ardından bir küçük tebessüm belirdi yüzümde bu son vedaya aldırmayan...

__________________


.Bazı duygular vardır anlatılamaz anlaşılır sadece. Sevenin sevdiğini bilmesi kadar ; Sevilen de anlar sevildiğini. Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile...


.....Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz. Sevmek Çoğu zaman var olmaktır. Sonunda bizi yok olmaya ****ürse bile. Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum. Sen bile buna karşı koyamazsın.

.....Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim. Bir zaman başkalarında aradım seni başka yüzlerde başka ellerde aradım. Aldandım fakat bir gün seni bulmak ümidini kaybetmedim . Nasıl olsa gelecektin bir gün. Ve işte geldin de ! Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya bilmediğim kederleri öğretmeye geldin .

.....Acıdan yana ne almışsa yaşamadığım hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana . Bir gün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim. Bu selin akışını hiçbir şey durduramaz artık . Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma . Coşkun ırmaklar gibi amansız seller gibi geldin mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri beraberinde sürükleyerek gideceksin. işte o zaman yoklukların en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım .

.....Er geç gideceksin ; beni anlayamadan beni sevemeden gideceksin . Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden tesellisiz bir hüzün kalacak .Yıllardır aradığım sendin ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım . Gelmeyecek bile olsan ömrümün sonuna kadar arardım seni .Ama geldin bir kere ;ister bilerek gelmiş ol ister bilmeden ...

.....Geldin ya ! Şimdi her şey güzel seninle . Yürümenin konuşmanın nefes almanın bir başka anlamı var artık. Sen varsın ya her şey bambaşka gözlerimde...

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:33   #33 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

SEVGİYİ TARİF ETMEYE KALKSAM SENİ ANLATIRDIM DÜNYAYA . . .

Korkunun olduğu yerde aşk yoktur. Cesarettir sevmek. Düzenlereoyunlarakötülüklere meydan okumaktır. Sevmek; uzaklaşmaktır yalandanbencilliği hiçe saymaktır. Bir başka açıdan da inanmaktır sevmek.Gerçekten inanmaktır tümden inanmaktır. İnsan sevince; sevdiğine bütünvarlığı ile teslim olmamışsa yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona kayıtsız şartsız inanmıyorsa sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur.

Kıskançlık; inancımızın bütünlüğü ölçüsünde besler aşkı. Şüpheyse öldürür.Şüphenin olduğu yerde inancın yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orad****ıskançlıksa; kutsal bir duadır dudağında sevenlerin.

Sevmek; var olmaktır bir bakımaderinden bakılınca yokluğa benzer.Sevmek bütünlenmektir. Çok seven eksildiğini zannederoysa artmaktır sevmek çoğalmaktır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi önce bir eksilme hissi verir insana. Fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız. O bir tek kazanç bütün kayıplarımıza bedeldir.

Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız. O bugün mutluysa yaşamak güzeldir. Kabımıza sığmayız. Şarkılar söylemek gelir içimizden. O kederliyse gözlerimizde herşey kederlidir artık. Bütün güzellikler bir bir yitirirler anlamlarını. O anlarda ölümü düşünür de yine ölemeyiz kurtulamamak için.

Yanmaktır tutuşmaktır sevmek ve yaşadıkça hiç sönmemektir. Dinle sana sevmenin ne olmadığını söyleyeceğim önce. Ne olduğunu sonra anlayacaksın.

Dinle sevmek alışveriş değildir. Geometri değildir aritmetik değildir. En değerli şeydir belki ama karşılığında hiçbir şey alınmaz. Karşılıksız bir çeke atılmış kuru bir imza değildir sevmek. İskambil kağıdı değildir zar değildir bir dilim değildir hesap pusulası değildir sevmek.


Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir altınla değil. Sevilmekse; sevmenin mükafatıdır ancak karşılığı değil. Bir sevgiye eş bir başka sevgi olamaz. Çünkü her sevgi birbirinden büyüktür. Sevgi tartılamaz sevgi ölçülemez. Sevgi; gram değildir mesafe değildir. Derinlik sanırsınız yüksekliktir o. Sevgi; dudak değildir göz değildir saç değildir. Sandalye değildir sevgi yatak değildir çarşaf değildir. İçki değildir içemezsiniz fakat herşeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz manzara değildir tablo değildir heykel değildir. Okuyamazsınız kitap değildir. Bilmece değildir çözemezsiniz. İsteseniz de içinizden atamazsınız. Kan değildir kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkca o güçlenir içinizde. Akmaz gözyaşı değildir. Kuş değildir uçmaz çiçek değildir koklanmaz. Bitmez çile değildir. Ne desen o değildir sevmek

__________________


__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:33   #34 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

DUYGULAR


duygularımı en ince detaylarıyla anlatmak istiyorumokadar acı ve hüsranla doluki kalbim
bir türlü kaleme alıpta yazamıyorum en başta seni yazmak istiyorum sayfalar dolusu; ister bir sayfa tutsun ister yüz
seni yazmak istiyorum...sonra ikimizinde kandığı o aptalca aşkı...nefret ve kinle dolup taşan o aşkı yazmak istiyorum

ve sonra terk edilişleri...günler geçipte sen gelmeyince işte o zaman bütün her yanımı sisler kaplıyordune seni görüyordum nede çevremdekileri...
işte her zaman böyle yazmak istiyorumsayfalarca ve saatlerce hep seni canım
ama şimdi şu anda yazmak şöyle dursun onları görmek bile istemiyorum isteksizce yazılan şu duygularım inan gerçekler değil canım....

ruhum ve benliğim bunların hiçbirisini arzulamıyorhepsi hepsi daima seni arzuluyor..
sonra tekrar seni yazmak istiyorum sayfalara senin hayatını senin yaşamını ve senin için güzel olanı
benim için acı ve hayal kırıklığı..o muhteşem evliliği yazmak istiyorum;ben bunca zamandır hep ayaklar altına aldım o güzelim duyguları
sonra kaybolan bir evlilik ve çocuklar işte böyle oldu duygularım...

aşkı sevgiyi unuttu artık kalbim zaman geçmek bilmiyor bu acı duyguların içinde kapkaranlık oluyordu duygular.sevgiyi barışı unutuyordu o zaman...
kin nefret herşey böyle oluyordu canımduygularımı böyle anlatmak istemezdim sana..güzeli en güzeli yazmak isterdim sayfalara

inan ömrüm yetmez duygularımı anlatmaya kağıtlara dökmeyesayfalara sığdırmaya...

__________________


ELVEDA BITANEM

Sabah uyandiginda midesinde bir yanma hissetti yanmanin nedeni aksam yedikleri degil uyanir uyanmaz bugün yapacaklarinin aklina gelmesiydi. Bugün 2 yildir götürmeye çalistigi bir birlikteligi bitirecekti aslinda bunda geç bile kalmisti. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsiz uyanis bitmeli... Içinde bir muhakeme baslamisti kendi kendine söyleniyordu:

“Ona da haksizlik etmek istemiyorum belki hatali olan benim.... Bulunmaz Hint kumasi degilim ya görünüs olarak himmm yakisikli çocuk denilecek biri hiç degilim.... Ama yaptim çok çalistim bitmesin diye kendimle mantigimla çok kavga ettim olmadi....” Genç adam bunlari düsünürken surati sekilden sekille giriyordu. Süratle giyinerek disari çikti bugüne kadar hiç bekletmemisti onu simdide bekletmemeliydi. Istanbul soguk ve yagmurlu bir Nisan ayi yasiyordu.Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi bulutlar bizim yasayacaklarimizi biliyor onlar bile agliyor halimize.

Birkaç saatlik yolculuktan sonra Kadiköy iskelesine geldi her zamanki gibi yine ilk kendisi gelmisti bulusma yerine. Birkaç dakikalik beklemeden sonra karsidan kiz arkadasinin geldigini gördü simdi midesindeki agri daha da artmisti. Karsilama faslindan sonra Besiktas a gitme karari aldilar yolculuk sirasinda hiç konusmadilar; genç adam günesin yoklugunda grilesen denize bakiyordu. Genç kiz arkadasinin bu durgunluguna anlam verememisti öyle ya nereden bilecekti bu gün ayrilik çanlarini çaldigini.

“Üsüdüm” dedi genç kiz bu yolculuk boyunca edilen tek lafti. Besiktas a geldiklerinde bir cafe de oturdular genç kiz anlamisti kendisine bir sey söylenmek istendiginin... “Bana bir sey mi söylemek istiyorsun” dedi genç adamin gözlerine bakarak. Genç adam gözlerini kaçirarak “evet” seklinde basini salladi.

Genç kiz daha da heyecanlanmisti. Biraz da sinirlenerek “söyle öyleyse ne diye bekliyorsun.”

Genç adam içini çektikten sonra “sence biz nereye kadar gidecegiz daha dogrusu biz iyi bir ikiliyiz”

“Bunlari sorma geregini neden duydun.” dedi genç kiz.

Genç adam söze basladi: “bak canim bundan birkaç ay önce aksam saat 11:00 civariydi sanirim hatirladin mi?

Genç kiz “evet hatirladim” dedi ama genç adam genç kizin sözünü bitirmesini beklemeden “o aksam seni düsünüyordum diger aksamlarda oldugu gibi senin için bir siir yazmistim onu o an sana okumak istemistim sana telefon açtigimda siirimi bile dinlemeden simdi sirasi mi canim ya senin de isin gücün yok mu demistin bana. Biliyor musun o an bir kaç yumruk yedikten sonra kroki durumuna düsen bir boksör gibi olmustum sessiz kalip özür dileyerek telefonu kapatmistim. Daha sonra bu siiri benden hiç istememistin. Ve bunun gibi bir çok defa tartismamiz oldu. Geçenlerde hasta olup yataklara düstügümde arkadaslarimla birlikte sen de gelmis Meral in bana sen sanslisin Nalan sana bakar sözüne karsilik sinirli bir edayla “aaaa banane isim yok da sana bakacagim annen baksin demistin bunu da hatirladin mi?”

Genç kiz tekrar “evet” dedikten sonra saskin saskin “evet ama bunlari neden hatirlatiyorsun bilmiyorum. Biliyorsun benim kisiligim böyle duygusalligi sevmiyorum . Ve hasta bakici gibi göründügümü de kimse söyleyemez.”

Genç adam güldü “Evet canim bak burda haklisin sen zaten olmak istesen bile bu kalbi tasidigin müddetçe hasta bakici hemsire falan olamazsin.”

Genç adam devam etti “bana simdiye kadar kaç kere sabahin erken saatlerinde güzel sözcüklerden olusan bir mesaj çektin hiç hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusalligi sevmeyebilirsin ama sen seni seven insanlari mutlu etmeyi de sevmiyorsun halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanlari mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanidigimdan beri her sabah aksam gece yani seni andigim her saat tatli sözcük mesajim vardi senin için biliyor musun? seninle ben ak ile kara gibiyiz”

Genç kiz anlamisti “yani ne istiyorsun benden sair olmami mi?”

Genç adam tekrar gülümsedi içinden dün gece verdigin ayrilik kararinin ne kadar dogru oldugunu düsünüyordu.

“Hayir dedi sair olmani istemiyorum zaten olamazsin da; yalniz biz ayrilmaliyiz ayrilirsak ikimiz içinde en hayirlisi bu olacak.”

Genç kiz sasirmisti “Neden ama ben seni seviyorum senin de beni sevdigini saniyordum.”

Genç adam iç çekerek “hayir canim sen esas beni sevdigini saniyorsun eger beni sevseydin simdi burda baska seyler konusuyor olurduk.”

Genç kizin gözleri yasarmisti Genç adam cebinden çikardigi mendili uzatti genç kiz göz yaslarini silerek kesik bir sesle “Sen bilirsin umarim beni baska biri için birakmiyorsundur.”

Genç adam “Nasil böyle bir seyi düsünürsün senden baska olmadi ve uzun sürede olacagini sanmiyorum.” Genç adam ve genç kiz iki sevgili olarak oturduklari masada artik iki yabanci gibi duruyorlardi. Istanbul yagmurlarla yikanirken yagmura iki sevgilinin umutlari da karisiyordu.

Birkaç dakika sesiz oturduktan sonra genç kiz “kalkalim istersen” dedi.

Genç adam ben biraz daha burda kalmak istiyorum istersen sen kalkabilirsin. Genç kiz “tamam o zaman sana mutluluklar dilerim” diyerek elini uzatti. Genç kizin sesi ve eli titriyordu genç adam “arkadas olarak beraberiz ama sen istersen tabi” dedi. Genç kiz evet” anlaminda basini salladi ayrilirken son kez sarildilar birbirlerine.

Genç kiz uzaklasirken genç adam masada dondu kaldi vakit ögleni bulurken yagan yagmur yerini günese birakmisti ama genç adam titriyordu onu titreten açan günese ragmen esen rüzgar miydi yoksa kalbindeki ayrilik acisi miydi. Saatlerce dolasti devamli kendini sorguluyordu hatayi bastan yaptim diyordu ama yasadigi güzel günlerde olmustu.”allahim” dedi “allahim güç ver bana”.

Dostlarini düsündü onlarin dediklerini düsündü. Arkadaslari sizler birbirine zit insanlarsiniz yol yakinken dönün bu yoldan dememis miydiler. Tabi ya dogru olani yapmisti. Saatler geçtiginde artik günes yerini yildizlara birakmisti eve döndügünde yürümekten bitap duruma düsmüstü. Kendisini karsilayan annesine hiçbir sey söylemeden kendi odasina gitti. Gece bir türlü bitmek bilmiyordu anilarin agirligi altinda eziliyordu genç adam ama sabah erken kalkip ajansa gidecekti bunun için uyumasi gerekiyordu.

Birkaç saat sonra genç adam uykuya dalmayi basarmisti ve sabah 7 de saatin zirlamasiyla uyandi genç adam. Evden çikacagi zaman cep telefonuna bakti mesaj ve 10 tane cevapsiz arama vardi. Genç adam yorgun oldugu için duymamisti telefonunun sesini. Cevapsiz arama ve mesaj canimcim dan gelmisti canimcim onun Nalana taktigi isimdi heyacanla mesaji açti mesajda sunlar yaziyordu.......

“Sadece onlari sevmeyi sevdim Hepsini onlarsiz yasadim da Bir seni sensiz yasayamiyorum Bu aski tek kalpte tasiyamiyorum Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim Ve seni severek ölecegim ELVEDA BIRTANEM.......”

evet genç adam sasirmisti mesajin gelis saatine bakti sabahin besini gösteriyordu güldü kahkahalar atarak güldü onu tanidigi ve arkadas oldugu günden beri ilk defa bir siir aliyordu ve ilk defa bu saatte araniyordu....

Heyecanla hizli arama yapti çalan telefonu yabanci bir ses açti.


Genç adam “Nalan ile görüsebilirmiyim” dedi. Fakat karsidaki agliyordu hiçkira hiçkira agliyordu; “Ben onun annesiyim yavrum canim kizim bu sabah intihar etti. Gece odasinda birilerini arayip durdu sabah odasinin isigini sönmemis görünce merak ederek odasina girdim ama yavrum kendini asmisti.”

Genç adam beyninden vurulmusa döndü. Bir gün önceki mide agrisinin iki katini çekiyordu simdi. Oldugu yere yigilip kaldi.............

Birkaç ay sonra...

Iki doktor konusur. Doktorlardan biri digerine karsidaki hastanin durumunu soruyor ....

- haaa o mu üç ay önce getirdiler elindeki cep telefonunu hiç birakmiyor kendisi yüzünden bir genç kiz intihar etmis o günden sonra o cep telefonu her zaman elinde devamli bir seyler yazip birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim o uyurken gönderdigi numarayi aradim hayret ki numara 3 ay önce iptal edilmis ve gelen mesajlarda bir siir:

“Sadece onlari sevmeyi sevdim Hepsini onlarsiz yasadim da Bir seni sensiz yasayamiyorum Bu aski tek kalpte tasiyamiyorum Sana yemin güzel gözlüm Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim Ve seni severek ölecegim ELVEDA BIRTANEM.......”

__________________

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:35   #35 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

SEVGİYE DAİR
Ey Güzel İnsan!
Sessiz sevdaların bitiremediği sözcüklerin ifade edemediği bahar aylarının
varlığını kıskandığı...
Sen... Sen içimin ince büyük derin sızısı..! Seni Seviyorum...
"Seni seviyorum" derken eriyorum her eriyişimde bir kez daha "seni seviyorum" diyorum.
Hepsi bu; "Seni seviyorum"...
SEVGİNE İHTİYACIM VAR bana yaklaşan durağanlaşmış beyninde ki düşüncelerin nokta
bitişlerine. Uzaklarda olduğumu düşlediğinde senden bir nebze uzaklaşmadan senli
dünlerde ayakta kalma çabalarıma inanmana parmak uçlarımda ki hislerimden
acılarına sebebiyet verenlere olan nefretimin büyümesine olan engelleme çabalarına
sahip çıkamayan beynimin aslında kendine verdiği sızılardan vazgeçme gayretleriyle
cebelleşip duruyorken bakışlarındaki ışığa ihtiyacım var. Benliğimde bastırdığım
sana olan vazgeçilmez hislerimi beyninde açığa çıkarma duygularımın yüreğimdeki
fırtınanın dinmediğini cümlelerimin arasına sıkıştırılmış göğsümün o ince
sızısından göğsünün sol yarısına akan hislerimi anlamana ihtiyacım var. "Seni
sevdiğimi daha önce söylemiş miydim?" cümlesinin
dudaklarından çıkarken "hayır" diye anlamsız bir cümle kurup sesindeki sevgiyi
defalarca duymak isteyen "ben" in sana ihtiyacı var. Yanan kalemime dokunmadan
sevdalı kalemimin ucundan dökülen yazıların sana ait olduğunu bilmene ihtiyacım var.
"Sen"i kaybetmekten her adımda korkan benim sevdanı bilmeye ihtiyacı var...
Ağla! Ben de ağlarım göz yaşlarım özlemine az kalır buralarda nem var! Nem varsa
sende kalır daha çağırırken beni anı bile kalmaya tenezzül etmeyen o dağ

dorukları... Sömürgem yaslar durur sesime kırgın ayrılıkları... Ağla sömürgem...
Belki dönemem; oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır kış yanar düş
üşür yüreğimde... Ağlarım göz yaşlarım yine beyaz kalır.
Bir tür gurur bu... Bir gün nasılsa ve hiç olmadık bir anda alınıp kopartılmadan
kendi ellerimizle onu yok etmek bizim gibilerin mutluluğuna tahammül edemeyen bu
hayata bu hayatın zorba kurallarına bir tür baş kaldırış...
Yağmur yağacak az sonra hep ağlamaklı olurum yağmur yağdığında. Yüreğim üşür
gözlerim üşür içimdeki kuşlar uçar gider...

__________________


Yokluğunu Hissettiğim Aşkım'a .:.
Artık yapayalnızmbi sevgilim var ama ben yalnızım. Bunu söylemek ve ebediyen susmsk istiyorum. Konuştukça susmak istedikçe sevdikçe özledikçe ve ne kötü ki YAŞADIKÇA içim acıyor!!! Öyle bir duygu ki... Bedenimle ruhum arasında beni kahreden çelişkiler içerisindeyim. Düşünmekle düşünmemek susmakla susmamak bakmakla bakmamak sevmekle sevmemek ağlamakla aglamamak ve YAŞAMAKLA YAŞAMAMAK...... Kimsenin beni sevmesini ve bana gerektiği için SENİ SEVİYORUM demesini istemiyorum. Çünkü ben öğrendim bi kere sevmenin verdiği o dayanılmaz acıyı... sevmemeye ve bir daha asla böyle kırılmamaya yemin ettim! Ben insanları sevsemde belli etmicem artık. Çünkü; maskelerini sırlarını kendilerine oynadıkları budala oyunlarını hırslarını yalanlarını hiç birini istemiyorum. Bir kez sevdim ben hemde çok sevdim. o aralar karamsar ve içime kapanıktım. Ama çok sevdim o YALANCIYI... Sadece onu severdim yalancı olmasına rağmen beni üzmesine rağmen... Ellerimden tutardı o üşürken içimi ısıtırdı gülüşü. Beni öperdi koklardı severdi. Ama sonra sevmemeye başladı. Nasıl oldugunu bilmiyorum ama hissediyordum. Hiç davranmadığı gibi davrandı hiç bakmadığı gibi baktı. belliki istemiyordu artık beni. Sonra....... Sonra gitti sessizce... Birdaha hiç dönmedi. Giderken ağladım..! Elimi tuttu gülümsedi son kez ve ağladı oda. O gündür kimse tutmadı ellerimi giderken ellerimide götürmüştü çünkü. Birdaha hiç geri alamadım ellerimi de kalbimi de göz yaşlarımı da... Gittiğinden beri hiç durmadı gözlerimden akan yaşlar giderken içimde açtığı yara hiiiiç geçmedi.... NORMALDE YANIMDA OLUPTA; YOKLUĞUNU HİSSETTİĞİM AŞKIMA... ELLERİMİ ve KALBİMİ geri istiyorum BEBİŞİM!!! AĞLAMAKTAN YORULDUM ÇÜNKÜ....

__________________
Ben artık gitmeliyim :.( .:.
Beni tanımıyorsun
hiç olmayan biriyim senin için
ama benimle konuşuyorsun.

Uzak bir şehirdeyim senin için
sisli ve yalnız bir şehir...
Düşlerine benziyorum
aklına uğradığımda şaşırıyorsun

Ne
hazin bir sevdanın kahramanı
Ne
sukunla büyüyen bir umudum ben...

Şehirler; anlatıyorum sana
hiç tanımadığın benim gibi
duvarlarında ismin olan şehirler...

Ve
şiirler bırakıyorum baş ucuna
uyandığında bulasın diye
uyanıyorsun....
Ne farkediyor...

Bazı bazı geçiyorum limandan
marazlı bir geminin güvertesinde
elimde
yağmur yıldızları bazen
bazen fırtına kuşları
gözlerinin önünden geçiyorum yani
ellerinin arasından...
Bakıyorum ama göremiyorsun....

Nedense
hep uyurken buluyorum seni
saçların yastığında uyukluyor
suçlanıyorum
aldatıyorum seni
yalanlar söylüyorum koca koca
sarılıp sığınıp rüyalarına.

Uzaktasın
uyumaktasın
ellerin başının altında
yorgun
yapayalnız
iç geçiriyorsun uysal bir kedi gibi yalnızlığa
bardaktan boşanırcasına aşk yağıyor sokaklara
duymuyorsun
uyuyorsun...

Bilmem hiç özlemez misin beni
hiç takılmazmıyım aklına
uyandığında
hani bakarsın olur ya
bir gül koysam başucuna...

Ellerini merak ediyorum en çok
narin ve umarsız
sessizler
yıldızlar gibi
yağmayı unutan yağmurlar gibi
kendi kendilerini ıslatıyorlar..
Ellerin yani sevdam ellerime hiç yüz vermiyorlar.

Nerede başladı
hikaye kahramanı kim?..
Nerede ışıl ışıl parlayan gözlerin?..

Anlamıyorsun
ya da anlatamıyorum sana...
Böyle sahte bir dünya
ben yalancı mesihim...
Kalsın bu söz burada
ben artık gitmeliyim..

__________________
bugünde son demiştim bu gidişlere
yarına kadar süren o anlamsız gülüşlere
bugünde sondun benim için yarında son
bugünde dur demiştim gitme
dinlemedin beni mutlumusun şimdi
gittin o sıcacık kalbimden
yoksa bi umutmu taşıyor bakışlarım
dönecek gibi bakıyorsun bana
ama yanılıyorsun bugünde son demiştim gidişine
yarında sonsun bende
dönme bana geri gururumu bana kendi ayaklarım altında ezdirmeye çalışma
sana söylemiştim git uğrama buraya
bugünde son demiştim
yarında sonsun bende
sana bakarken seni severken
bakışlarım acıtır belki o misafir kalbini
belki sevdim diyelim seni
acımadan gidersin
ama beni hiç dinlemeden bu elvedan
bugünde son demiştim
yarında son SANA
hadi git bakama ardına
bakarsan belki ağlayacak bu gözler ardında
ama ben ağlamıycam
ağlayan gözlerim olacak bunu uutma
zaten ben ağlamadım ki ardından her defasında
ağlayan gözlerimdi
hala ne bakıyorsun bana
git burdan bakma ardına acıma bana
nefret et benden
bırak zavallı kalbimi kendi haline
hala burdamısın
git burdan
biz bu aşkla göklere kirlenmemiş hayallere uçacaktık
ama sen bıraktın beni sen terkettin bu kalbi
oysa hayatında aldıın en anlamlı hediyendi
bu kalp
ama sen deer vermedin ona ne yazık ki oda çok yanıldı
sana
sölemiştim
bugünde son demiştim
yarında
son bu sevdaya

demek gidiyorsun
git hadi bakama birdaha ardına
sevindim gittin ya burdan
gerçekten mutluyum
zaten sana sölemiştim bugünde son demiştim
yarına dek bu aşka bu fırtınaya
ama bende hiç bir zaman yarın olmadı olmayacakta
çünkü ben seninle ayrıldıım gün öldüm
yoksa sen bi ölüyümü dinliyosun
o günde son demiştim sana
bugünde son demiştim
ama yarın olmuyor
ginede son sana
son yanlızlığıma son defa bakıyorum o üzüm gözlerine son defa tutuyorum
o pamuk ellerinden
ve son defa söyüyorum sana vefasız
çık git çık git artık kalbimden
burdan git
bu
şehirden git
bu dünyadan git
bir sigara dumanı bile olma bende
git artık çık hayatımdan
sana sölemiştim bugünde son yarında
bugünde son demiştim ve geldim bu hikayenin sonuna cebimde yırtık resmin aklımda güzel gülüşün hiç solmayacak hatıralar sayfalarda
bugünde son demiştim sana
yarında son bu sevdaya

__________________

Bu gün bendeki resimlerini ve mektuplarını yakıyorum.
Küllerini sana göndereceğim. İşte! Hepsi önümde
duruyor. Şu resim çekilirken karşında ben vardım
hatırladın mı? Üzerini diyerek
imzalamışsın. Bu seni en çok anlatan resimdi
biliyorum. Bana en yakın olduğun resimdi... Karşında
ben vardım gözlerin gözlerimdeydi... İçin benimle
doluydu bakışların gibi. Önce bu resmini yakacağım
bu en çok sen olan resmini. Sonra da diğerlerini
yakacağım. Hepsi birer birer kıvrılıp kül olacak
sonunda. Ya mektupların? Herbirini çok çok öptüğüm
mektupların...Satır satır içimde çakılı duran mektupların.

Onlarda yanacak. Senden madde olan hiçbir şey kalmasın
istemiyorum bende. İçimde bıraktığın eziklik yeter artık.

Artık seninle değil verdiğin acılarla avunacağım. Seni bütün
arzuların üzerinde bütün özlemlerin ötesinde
seveceğim artık. Sensiz bir dünya yaratacağım senden.
Dünya duracak ama sen durmayacaksın. Zaman bitecek
ama sen bitmeyeceksin. Bir gün bütün çiçekleri solacak
bahçelerin yıldızlar ışık vermeyecek güneş
doğmayacak hiç. Ama sen solmayacaksın sen
eksilmeyeceksin. Seni maddenin dışına çıkarıyorum.
Ölümsüzlüğün kapılarını açıyorum sana... Anlamıyor
musun?

Daha düne kadar her yerini ayrı ayrı seviyordum.
Ellerini tuttuğum zamanlar ürperirdim başım dönerdi
gözlerine bakınca. Dudakların her öpüşte yeniden
dünyaya getirirdi beni. Al işte hepsini sana
bırakıyorum. Güzelliğinde senin olsun dişiliğinde..

Göreceksin bir gün her yerin şu mektuplar şu
resimler gibi kül olup dağılacak.
Bir tel bile kalmayacak saçlarından. Niceleri gibi sen
de göçüp gideceksin bir gün... Önce güzeliğin terk
edecek seni. Ellerin buruşacak belin bükülecek
ak pak olacak saçların. Boş bir çuvala döneceksin.
Gözlerinde o vahşi pırıltı kalmayacak bütün ateşi sönecek dudaklarının...

Ama ben o halinle bile seni terketmeyeceğim. Çünkü
benim içimde hep bugünkü gibi kalacaksın. Taptaze
sımsıcak ve korkunç güzel! Yalnız benim gözlerimde
bir manası olacak bakışlarının. Ben yok olduğum zaman
da satırlarımda yaşayacaksın. Hiç ihtiyarlamadan
hiç değişmeden hiç tükenmeden... Adım adınla anılacak
adın adımla...

Mektuplarınla resimlerini yakacak gücü kendimde
bulamasam o zaman da kendimi yakardım. Şu herkeste
seni gören gözlerimi şu her yerde sana koşan
ayaklarımı ve şu her zaman sana yazan ellerimi
yakardım. Tenimden yükselen alevler ta Allaha kadar
uzanır ona çaresizliğimi anlatırdı.

Seni güçsüz zayıf bir insan tarafından sevilmenin
hayal kırıklığına uğratmamak için şimdi benim yerime
senden kalanları yakacağım. Ben yaşadıkça varlığım bütün çaresizliklere meydan okuyacak. Unutma; seni sevdiğim için ölebilirdim seni sevdiğim için yaşayacağım.
Biraz sonra mektuplarınla resimlerni tutuşturacak bir
kibrit çöpü gibi çekiliyorum hayatından. Her şeyiyle
onu sana bırakıyorum. Hayatın senin olsun. İstersen
hayatım da.. Ama sen kendinin bile olamayacaksın
artık. Ben yaşadıkca adım söylendikçe...

__________________

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye galiba böyle de başarabilirim...


"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere seni beynimde içimde bitirerek yazıyorum yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden sevginden vazgeçmek istiyorum.

Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde Yoktu Sen Kadar
Güzel Güleni Sen BAL'ımdın!

Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....

"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen
ellerini severek başladım seni sevmeye...Aralık'tı... İstiklal'e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı....

Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en
baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini
duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek ismini duyduğumda içimin titreyipgözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümekyeni çıkan filmleri birlikte izlemek saatlerce sana sarılı kalmaksadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!


İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!

Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım ağlamalarım özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...

Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa ben İstiklal'de ıslanıyor olacağımNe zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım Ne zaman bir havuz görsem kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim... Başaramadım...

Ben Kaybettim...
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın...

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ben artık gidiyorum Bal'ım...

Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...

Ve Lütfen Aralık'ta yağmur yağdığında İstiklal'e gelme....

__________________


__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:38   #36 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

Artik Seni Sevmiyorum
Artik Aglamiycamfirtinalara Yagmurlara

Musade Etmiycem Yuregimde Musade Etmiycem Gozyaslarima Paramparca Olan Yuregime Artik Senin Sevginin Tohumlarini Ekmiycem Kurutacagim Onlari Bida Acmasinlar Bidaha Yesermesinler Bir Daha Hic Cikmasinlar Diye
Ismini Silecegim Yazdigim Sevda Sokaklarindan Hasretini Ozlemini Yuklemiycem Yuregime Bombos Kalacak Hicte Kolay Olmayacak
Biliyorum Ama Yapacagim Kiracagim Icimdeki Zinzirleri Beni Sana Baglayan Tum Yollari Kesecegim Hasretinle Ozleminle Sevginle
Buyuttugum Narin Cicekleri Kokunden Kesip Atacagim
Bilmedigim Bilemedigim Ufuklara Yelken Acacagim
Belki Bir Daha Olmuycak Belki Birdaha Sana Demiycem Seni Ne Kadar Sevdigimi
O Iki Kelimeyi Ne Kadar Bildigim Kutsallik Ahdettigim O Iki Sihirli Kelimeyi Bida Anmiycam Sana Soylemiycem
Hayatta Hic Bir Seyi Ertelememeyi Ogretmeye Calistim Ogretemedim Olmadi Hayatinda Keskeler Olmasin Dedim Yapamadin Seni Ve Senle Olan Butun Yollarimi Kapatiyorum Kesiyorum Isyanlarim Bana Yeter Kalsinlar Benle Okuyanlar Anlasin Ne Kadar Seni Sevdigimi Bilsinler Adini Bile Koyamadigin Benim Sevgimi Sevgiye Inanmiyanlarin Yasadigi Bu ***** Dunyada Gun Gelsin Senin Yuregine Ekilsin Sevda Tohumlari Sevgiler Ozlemler Hasretler Belki Sevemeyen Yuregin Anlar Anlarda Aglar Belki Belki Beni Hatirlarsin Gunun Birinde Belki Beni Hep Hatirliycaksin Belki Diyceksin Elini Bile Tutamadigim Yuzunu Bile Goremedigim Beni Cok Seven O Insan Nerde Diyeceksin Belkide Belkide Bu Dunyadan Baska Dunyalarin Oldugunu Dusuneceksin Belki Gozlerinden Akan Her Damla Yasta Beni Goreceksinbelki Diyceksin Ben Ne Yapmisim Diye Ama Ben Olmuycam Hayatinda Oldugum Zaman Beni Kabul Etmedigini Kabul Edemedigini Yuregine Bir Turlu Yerlestiremedigini Sevgimi Yesertemedigini Hatirliycaksin Belkide Agliyacaksin Uzuleceksin Ama O Sevgi O Sevda O Ozlemleri Tasiyan Yurekte Olmuycaksin Artik Gozlerine Yasta Dolsa Her Akan Gozyasinda Benni Gormek Istemesen Bile Yagan Deli Yagmur Damlalarinda Yine Beni Goreceksin Her Esen Firtinada Yuzune Dusen Her Kar Tanesinde Her Yerde Beni Goreceksin Seninde Gun Gelecek Biri Yuregini Calacak Ozaman Beni Hatirliycaksin Ve Agliyacaksin.......dunyadaki Butun Mutluluklar Senin Olsun.........

__________________


Unutmadım seni! "Ey Yalnızlık..." .:.
Ne yazilmali ki silinip gitmesin ne söylenmeli ki unutulup bitmesin. Sessizlikle bağlayan bir hikaye bu. Eger bagladigi gibi bitecekse sonu yasanan her ne varsa sil gitsin.Hayallerde gerçek gibi yasarken seni umutlarda bitti bir zaman sevgiler de. Seni seviyorum çünkü ne zaman siir okusam misralarindan sen akiyorsun gözlerimden yaslar süzülüp resmine damliyor sessizlik sarariyor içimde susuyorum. Tam buldum dedigin anda kaybetmek nedir bilir misin? Atilmisligi hissettigin oldu mu? Hayaliyle yasamayi ezberledin mi? Delicesine sevdigin ama onun seni sevmedigini ögrendigin o ani hiç yasadin mi? Onun eksik yanlarini bile sevebildin mi ? Terkedilice ilk defa görüyormus gibi baktinmi? Elvedasiz ayriliklar acitti mi içini? Göz kapaklarina inat uyumadigin oldu mu gecelerce? Sadece mum isiginin aydinlattigi odanda onu düsündügün oldu mu saatlerce? Ellerin onsuz kaldiginda üsüdün mü? Duyuyorum susuyorsun yine susuyorsun tipki o zamanki gibi söylemiyorsun. Seni seviyorum çünkü hergün biraz daha tükenirken hersey benligim sesizce inliyor ben susuyorum. Bir an elinden tutuyorum biran sonra belkide tamamen elimden kayip gitmis oluyorsun anlayamiyorum.Yine sensiz kaliyor kollarim yine islaniyor gözlerim. Yasamam için tek nedenimdin sen. Fakat binlerce sebep vardi seni sevmem için. Seni seviyorum çünkü yasanacak bütün imkansizliklarda sen varsin. Biryerlerim aciyor durmaksizin. Sessizligin çok sey söylese de bazen susmanda incitir beni. Bilirim belkide en iyi ben bilirim ki susmasini bilmek bildigini söylemekten daha zor. Bir uçurum gibi derinlesen sessizlik bizi birbirimizden ayirdi bile. Yenildik dostlugumuza zamana yalnizliga yenildik iste! Sinsice sardi sessizlik böyle birdenbire ansizin... ve ben hala unutmam gerektigini söyleyenlere inanmiyorum. Hissettiklerimi söylemektense dost kalmayi seni sensiz yasamaktansa susmayi tercih ederim. Senin beni sevme fikri bile beni mutlu edebilecek kadar güzel ve asil! Seni seviyorum çünkü sen benim siyah beyaz dünyami renklendiren o çok az seyden birisin. Sensiz her andan korktum korkuyorum. Alip gitme ellerini alip gitme gülüslerimi götürme düslerimi. Sen benden gittin gideli öyle biktim ki sensiz kendimden. Seni seviyorum çünkü hala birseyler var vazgeçemedigim. Ben herkes için siir yazmazdim bu hep tuhaf gelmisti. Fakat simdi senin için siir yazmamak tuhaf geliyor. Bu yillarca sürecek ve de hiç dinmeyecekmis gibi düsünürken görüyorum ki anlamini yitiren birseyler var aramizda. Seni seviyorum çünkü tam herseyden vazgeçmistim ki karanligimin perdesini yirtti ellerin. Ama yine direndik sessizlige hala konusulmadan kalan öyle çok sey varki! "Sustugun yerde birseyler kiriliyor" Nasil söyleyecegini sende bilmiyorsun besbelli.. Susman gerekiyor diye susuyorsun belkide dostlugumuz için.. Kalbim sendeyken her adimda aklim sendeyken her dakika unutmadim unutamadim iste!

__________________


Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala

yalnızsan için rahat olsun.Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların
onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.Hani ağzınla kuş
tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil¿” diye soruyla bile karşılaşabilirsin
İki ucu keskin bıçaktır bu işin.Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın
her zaman.Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.İyi halin cezanda indirim
sağlamaz.Sen “Ama senin için şunu yaptım” derken o ”Şunu yapmadın” diye cevap
verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır
Üzülme sen aşkı yaşanması gibi yaşadın.Özledin içtin ağladın güldün şarkılar
Söyledin düşündün şiirler yazdın.”Peki o ne yaptı¿” deme.Herkes kendinden sorumludur aşkta.Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için
uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için¿ Senin hayatı ıskalama lüksün yok.
Onun varsa bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zaman ki yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu.
Hem ne olmuş yani yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.Sen mutluluğu hiçbir
Zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.
Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu¿ Kentin hiç girmediğin sokaklarında
gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası…
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun ki asolan yürektir.Yürek
sesi ne bilmeyenler ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte.Sem yeter ki konu yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duysunu.Elbet bitecek güneşe hasret günler ve o zaman kutuplarda yetişe cılız ve minik bitkiler değil güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…

__________________


Böyle Uzak Kalma Bana



Ayın karanlığına sakladım düşlerimi.Bir sevdanın yollarında berduşça geziyorum şimdi ve sen beni sevmeme ihtimalinle buz gibi duruyorsun karşımda.Gerçeği duymaktan ilk kez bu kadar çok korkuyorum.Söylediğin her söz diken gibi batıyor yüreğime.Tanrım içim acıyor içim acıyor…
“Güneşin donuk sarı gölgelerinin altından”bakıyorsun bana.Gözlerine baktıkça terk edilmiş bir ülkenin uçsuz bucaksız insansız topraklarını görüyorum.Bir çiçek
olmalı açmaya yüz tutmuş.Bir çiçek bin umuda yeter ama yok.Umutsuzluk ne sana
ne bana yakışıyor.Yakışmayanı taşıyoruz üzerimizde ne garip…
Ne kadar yakınsan o kadar uzaksın bana.”Kıyısız bir denizin uzaklığı”bu…
Dalgalarının kayalara vurup parça parça olmasını istemediğin için mi küstün sahillere¿ Hangi gemi barınacak o denizde söylesene¿ Hangi gemi batmadan kalacak su yüzünde¿Bütün fırtınaları göze almışken ben şimdi neden yelken basamıyorum sendeki o sonsuz maviliğe¿Senin görmediğin o sahilde demir atmış bekliyorum öylece…Ne zaman”İskele alabanda”diyeceksin¿
Böyle donuk baktıkça sen yapraklarını dökmüş asırlık bir çınarın kovuğuna yerleştirdiğim hüzünler bir bir çıkıyor ortaya.Derinden soluyorum acıları…Hep kal

istiyorum benimle kal…Hüzünler de o asırlık çınarın kovuğunda kalsın böyle yaşayıp gidelim birlikte…Sonra yine gözlerin dikiliyor karşıma donuyorum…
Zamanda kaybolmuş iki yüreği yeniden bir araya getirmenin çabası benimkisi.
Küllenmediğine inandığım bir alevi yüreğimle yeniden canlandırmaya çalışmak…
Yorgunsan en az senin yorgunum bende…Her şeye rağmen bir güne bakan doğuyor
içimde ayın karanlığına sakladığım düşlere inat.
Şimdi sen aşk çiçeğim bana en yakın haline bürün yüreğine koy ellerini ve sadece
Yüreğinin söylediği sözleri dinle.Bir kez yakından bak bana en yakından gözlerimde
Kendini gör.Değiştir çirkin anıları en güzelleriyle.Aşk savaş değildir bu yüzden yenilmedin hiç.Hoyrat eller yok karşında seni incitecek.Ben yaşatacağım seni ölmene izin veremem bundan böyle.Sende kapılma ölümün soğukluğuna…

__________________

Yağmurda Ben...



Bu şehre yağmur yağıyordu.Bütün şehir ağlıyordu.Ben en çok çocuk halimle
üşüyordum.Kimse sen değildi kimseyi istemiyordum.Şehirle birlikte ben de ağlıyordum.göz yaşlarımı kimse fark etmiyordu.
Yorgun adımlarla ıslak sokakları dolaşıyordum.Bir yerlerde seni bulmayı
umuyordum.Yürüdükçe daha şiddetleniyordu yağmur.Sokak sokak geçerken bu
şehri umudumu kaybediyordum.İşte en büyük tehlike buydu.Umutsuz yaşar mıydı insan¿Umutsuz direnilir miydi hayatın acımasızlığına¿
Yağmura ev sahipliği yapan gece hiç aşılamayacak bir engel gibi karşımda
duruyordu.Hazırlıksızdım sensizken saatlerin bu kadar geçmez olduğunu bilmiyordum.Koynuma hasretimi alıp uyumaktan nefret ediyordum.Bu yüzden gece
bitsin diye yürüyor yürüyor yürüyordum.
Ah şu köşe başını döndüğümde görebilsem seni ya da şu parkın sırılsıklam
olmuş banklarında otururken bulsam…Bilirim sen de seversin yağmuru aldırmazsın ıslanmaya.Bu yüzden şaşırmazdım seni gördüğümde.
Bir köşe başı daha dönüyordum yağmur bana eşlik ediyordu.Şehrin sokak-
larında değil senin yokluğunda kayboluyordum.”Nereye gitsem”diye düşümüyordum çünkü sen olmadıktan sonra hiçbir yer fark etmiyordu.Öylece amaçsızca
dolaşıyordum.
Oysa her sokağa sevdamızı yazacaktım ben.Taşlara adını kazıyacaktım.Aşkımız yıllara yağmura kara meydan okuyacaktı.Yıkılmayacaktık yıpransak da antik çağdan kalan bir kale gibi ayakta duracaktık.Bir maratonun iki güçlü koşucusu olacaktık.Sevda koşumuz ancak ölümle noktalanacaktı.
İçim üşüyordu titriyordum.Bir sabahçı kahvesi giriyordum.Demi sevdalardan süzülmüş bir bardak taze çay…Titremem duruyordu biraz.Kahveci çırağının
sesiyle irkiliyordum ”Abi çok ıslanmışsın sobanın başına geç…”
Bir yanardağın içine atsalar beni ısınır mıyım sanıyorsun¿Beni ancak teninin
sıcaklığı döndürebilir hayata.Ancak ellerini tuttuğumda yaşadığımı anlayabilirim

Çay boğazıma diziliyordu bitirmeden kalkıyordum.Biliyordum bir başka gecede bir başka yağmurda yine sensiz yine umarsız yine yalnız yürüyeceğim bu
yolları.Yeter gel artık.Gel dindir bu yağmuru bu gözyaşlarını…

__________________


Sönmeyen Ateş



Senin kadar yalnızdım.Sevdalara uzaktım.Aşka küskünlüğümü bilen var mıydı¿Hem bilseler bile kimin umurundaydı¿Mutluluk maskesini takıp sahte bir yüzle aldatmak o kadar kolaydı ki onları…Güldüm ve aldattım.
Oysa yüreğim ezberlediği hüzün şarkısını bilmem kaçıncı bin kez tekrar ediyordu sessiz ve derinde.Delice bir aşka tutulmayalı ne kadar olmuştu
kim bilir.Kaç zamandır terlemiyordu ellerim kaç zamandır heyecanla çarpmıyordu yüreğim hatırlamıyorum.Günleri böyle amaçsızca umutsuzca tüketip gideceğimi düşünüyordum.O geceye kadar…
Sıradan bir geceydi diğerlerinden hiç farklı değildi.Bir önceki gece gibi tüketilecek ve ertesi sabaha yine yalnız uyanılacaktı.Olmadı.Gece sönmeyen bir ateşe döndü birden.
Sana baktığımda gözlerinde başka hiç kimsede olmayan pırıltıyı gördüm.
Sanki yeniden hayata döndüm.Soluğum kesiliyordu sesim titriyordu.Aşk bedenimi esir alıyor beni acizleştiriyordu.Buydu işte beklediğim buydu.
Bir hayal gibi geçip gideceğini sanıyordum önce.Öyle ya bu kadar yabancıyken aşka bir gecede teslim oldu.Yüreğim.Ve sen hayal değildin en gerçekten daha gerçektin.
Şimdi bir başka yaşıyorum hayatı.Böylesine keyif doluysam bu senin sayendedir.Yediğim yemeğin içtiğim içkinin tadını daha iyi alabiliyorum
artık.Her güne seninle başlıyorum her geceyi seninle tamamlıyorum.
Pencereden güneşle birlikte evime giren sensin.Bir yıldız kaysa gökyüzünden dilek tutmak yerine senin adını söylüyorum.Adını söylerken
sanki en güzel aşk şiirini okuyormuşum gibi hissediyorum
Yalnızlığın üzerini kalın bir perdeyle örttüm.Gitmezsen o perde hiç açılmayacak.Gitmezsen o gece yanmaya başlayan ateş hiç sönmeyecek
Kalacaksın biliyorum.Çünkü sende aynı ateşle yanıyorsun.Çünkü sen de
hüznü bir kenara bıraktın artık.Bu aşk bizi coşturuyor.Bu aşk bizi
dünyaya meydan okutuyor.Öyleyse tut elimi ve yürüyelim bu sevdanın yolunda.Tutkuyla eriyelim birbirimizde.
Umutsun hayatsın cansın aşksın.Bir gün biter hayatımız elbette.

Ama öyle sevelim ki birbirimizi aşkımız bu dünyaya yadigar kalsın…

__________________

GİDİSİNDEN SONRA....


Bu Sabah da Senden Vazgeçiyorum...

Bu sabahta senden vazgeçtimbütün sabahlar gibi...
güneşin ilk ışıklarına vererek umutlarımıoyuncak dünyamın kapılarından çıkıpgirdim insan kalabalığına...

bu sabahta senden vazgeçtim
kanlı bir gülücük dudağımda...

Bu sabahta senden vazgeçtim...insan kalabalıklarında kaybolursam belki kaybolur diye düşündüğüm içimdeki aşkıngözlerimde seni aratıyordu insan yüzlerinin tarifsiz derinliklerinde...

bu sabahta senden vazgeçtim
paslı bir lanet dilimin ucunda...

Bu sabahta senden vazgeçtim...Kadifeden Kesemi takıp dudaklarımabir gülücük kondurup gözbebeklerimegirdim dünyanın koynuna...

bu sabahta senden vazgeçtim
sakladığım hüznüm damarlarımda...


Hatırlıyor musun bu sabahta senden vazgeçmiştim...Bu akşam da senden vazgeçiyorum;

adresimi değiştirmedim:

SENİ BEKLİYORUM
SENDEN VAZGEÇTİĞİMİ GÖRMEN İÇİN!!!

__________________ Zaman seni bana unuttururmus.


Kendini mutlu et! ! !



Kimi istersen onu seç ama önce kendini seç.Kendin için yaşakendin
için sevkendin için aşık ol.Kendini beğen ve kendini dinle her zaman.
Ancak o zaman bulabilirsin mutluluğun formülünü.
Düşün ki; çok seviyorsun dans etmeyi.Ruhunu doyuruyorsun ve haya-
tın vazgeçilmezleri arasında.Öyleyse dans et.Durmakimsenin seni en-
gellemesine izin verme.Sırf başkaları mutlu olacak diye oturma sandal-
yeyekalk ve pistin ortasına ilerle.Sonra dönmeye başla yorulana kadar

bacakların ağrıyana kadar dans et.”Ne derler” diye düşünmebırak ko-
nuşsunlar.Sen mutlu olacaksın gerisinin önemi yok.
Kendini yollara mı vurmak istiyorsunbin ilk otobüse.Nereye gittiğine
bile bakmaçık yola.Bir haber ver yeternereye gittiğini soranlara “Ken-
dime gidiyorum” de.Kes dünyayla iletişimini ne olur¿ Bir mola yerinde
pilav üstü kuru yerken alacağın tadı düşün.Kayboluşlar insan kendini bul-
durur bazen.Hem keşfetmek diye de bir şey var bu dünyada.Serüvenci
bir ruhun varsa bundan kime ne¿ Bir kaşif olmanın hazzını yaşa.Geride
kalanları unutma elbette ama onlar da beklemeyi bilsinler.
Çok mu beğendin vitrindeki giysiyial o zaman.”Çok miniçok renkliçok
frapançok sakil” mi diyecekler¿ Bırak desinlersen kendine yakıştırıyor-
sun ya bu yeter.Giy ve bak aynaya.Nasıl iyi hissediyorsun değil mi¿Öy-
leyse hadi şu kırmızı olanı da al.Eskileri çıkar üzerinden ve onu giyerek
git evine.Şaşırsınlar. “Bu da nereden çıktı şimdi¿” diyene “Kendim için
aldımkendime aldım” de gitsin.Boşver gerisini…
Korkma iç bu gece.Sarhoş olmak istiyorsan ol.Bu şişelerin dibini.Kim
kötü düşünürse düşünsün aldırm****ötü düşünce kötü söz gibi sahibini
bağlar.İç ve başla şarkı söylemeye.Bağıra bağıra söyle hem de.Şarkının
sözlerini bilmiyorsan uydurne olacak ki¿ Merak etmekınamazlar seni.
Kınarlarsa da bu onların sorunusen eğleniyorsun ya…Kendi besteni kendin yapkendi sözünü kendin yaz ve söyle.”Bu şarkı da nereden çıktı¿
diye sorarlarsa “Kendime yazdım” de…
Ne yaparsan kendin için yapkendini eğlendir önce.Sen mutlu ol ki
senin mutluluğun başkalarını da mutlu etsin.Mutsuzkenkimseyi mutlu
edemezsin unutma.Ve sakın herkesi birden mutlu etmeye çalışma çünkü
olamazlar.Sen mutluysanbu herkese yeter…

__________________
Hep oyle dediler.


Zamana birak muhakkak unutursun dediler.
O kadar uzun zaman gecti kigidisinden bu yana...
Eger zaman gercekten unutturuyorsa gideni
bu kadar uzun zaman gecmesine ragman
neden hala aklımdasın..?
Neden seninle ilgili her seyi hatirliyorum..?
Her ayritisina kadar...
Zaman zaman kendimi inandirmaya calisiyorum
seni unuttuguma...
Soruyorlar
yakinlarim...
Arkadaslarim...
Dostlarim...
"Unutabildin mi" diye.
"Evet unuttum"diyorum.
"onun hakkinda en ufak bir seyi bileartik hatirlamiyorum"diyorum.
"Biz sana soylemistik"diyorlar.
"Zaman herseyin ilacidirunutturuyor"diyorlar.

Icten ice guluyorum onlara.
Ve merak ediyorum
onlar unuttuklarini iddia ettikleri asklarinigercekten unutabildiler mi..?
Yoksa acilarini azda olsa hafifletebilmek icin "unuttum" numarasi mi yapiyorlar..?
Benim gibi...
Sen gittikten sonra
cektigim acilarimi
uykusuz gecelerimi kimseyle paylasmadim.
Belkide paylasamadim...
Kimsenin bilmesini istemedim.
En yakinimdakilerin bile...
Cunku ne kadar cok kisi bilirse
acim o kadar buyuyecekmis gibi hissediyorum.
Hep mutlu gorunmeye calistim.
Hic etkilenmemis gibi davrandim.
Hatirliyormusun bitanem..?
Sen bana her zamancok guclu bir yapiya sahip oldugumu soylerdin.
Kendimi her gucsuz hişssedisimde
senin bu sozlerini aklima getiriyorum.
Ve kendimi daha iyi hissediyorum.
Ama sen gittikte sonra anladim ki
ben senin sandigin kadar guclu bir yapiya sahip degilmisim.
Aslinda ben gucsuzmussadece guclu gorunuyormusum.
Halada oyleyim...
Gucsuzum ama guclu gorunuyorum.
Gorenler cok sasiriyorlar.
Bu olaydan nasil hic etkilenmemis oldugumu merak edipsoruyorlar.
Onlara"demek ki sandigim kadar cok sevmemisim.Gidisi beni etkilemedi"diyorum.
Ama bunlarin sadece buyuk bir yalan oldugunu
sendebenim kadar iyi biliyorsun.
Gidisini beni inanilmaz sekilde etkiledigini
acilarimin inanilamayacak kadar derin oldugunu sende biliyorsun.
Zaten su koca dunyada bunlari bir senbirde ben biliyorum.
Beni terkettiginbirakip gittigin icin sana kizabilmeyi isterdim.
Ama bunu bile basaramiyorum.
Her ne kadar bana yapmamis olsanda
gecerli bir aciklaman vardir diyorum.
Zaten ben seni hala sevmeye devam ederkensana nasıl kizabilirim ki..?
Eger bir gungittigine pisman olup
geri donmeyi dusunur dereddedilme korkusu duyarsan
sakin korkma hayatım..!
Cunku ben;
seni hala bekliyor olacagim.
Ne kadar zaman gecmis olursa olsun.
Cunku ben;
Senin geri donecegin gunun umudu ile yasiyorum.

__________________







Geceydi seni bana taşıyan…sen geceye yakındın ben de sana…ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin hoş geldin korkularınla
sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin iyi ki geldin
Bekleyişlerim içine hapsettiğim özlemlerim vardı nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim soramadığım sorularım…hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunamadığım anılarım vardı…şimdi özgür bıraktım özlemi şimdi hüzün de sevinç de doyasıya yaşanıyor bende sorular cevabını buluyor anılar canlanıyor çünkü sen geldin
Susmak ne çok akıllandırmış beni… ne çok biriktirmişim kelimelerimi bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni “seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum”yüreğimi bir yelken gibi açtım seninle dolduruyorum seninle olmanın seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum ne iyi ettin de geldin
Bir büyüysen bozulma bir hayali yaşıyorsak kaybolma hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini bırak kendi halinde kalsın ruhuna talibim ben asıl gerçek bu kaçışlarda bıkmış hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak kendini bulacak dedim ya sen geldin
Bir de mavi var öyle ya…nereye saklamıştım maviyi? Kimlerden gizlemiştim
de yok sansınlar istemiştim? Bak güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun? Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gir katmanları maviyle anılıyor görebildiğim her şey en çok maviye tutkunum ben bu yüzden mavi sen oluyorsun.çocuk gibi seviniyorum sen maviyle geldin
Sahi.çocuk olmayı ne kadar özlemişim ben senin içindeki çocukla oynayacak
bendeki çocuk yalansız ve saf olacak kumdan kaleler yapacak içine seni koyacak kaleyi yıkacak seni kurtaracak kahraman olacak çığlıklar atacak yorulmayacak sensiz hiçbir oyuna ebe olmayacak korkma içindeki o çocuk hep yaşacak kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim çünkü sen o çocuklar geldin

Yoktum ben senden önce yoktum sanki.sen geldin varlığımı bildim.sen geldin bir dokunuşun bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm sen geldin ben oldum sen geldin ben aşık oldum ama ne güzel geldin

__________________

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:40   #37 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

Aşk çiçeğim gitme

Bir gün tutar bir caneriği çiçeğini sunar bahara. Bİr tutam serinlik bir yürekte buğulanan sıcaklık .
Ve konar gözlere bir öpücük gibi kuşların sevinci bahar. Okşar bir annenin parmakları gibi usulca saçlarımızı seher yeli.
Bir tutam gün ışığı dolar içimize bir tutam sevinç çığlığı.

Ne zaman bahar gelse sevinci yaşar kırlar dağlı çocuklar umudu kucaklar bir yanımızda; bir yanımız da kuşlar
çiçekler kelebekler sevinci yaşar. Aydınlık gelir dört bir tarafa gürül gürül akar dereler.

Bir dağ pınarı gibi hayat kaynar kanımızda yüreğimizde tomurcuk tomurcuk fışkırır aşk:
Alıp götürür duygularımızı uzak dağların ötesine serin serin esen rüzgarlar...

Sen bu dağların sevda türküsüsün bahar gözlüm denizlerin mavisi bulutların beyazı.
Çatlamış toprağın bağrına düşen bir damla su gibisin. Ne zaman bahar gelse yağmur yağmur çiçek açar sesin gökyüzünde.

Ben sonbaharın yorgun yanık türküsüyüm oysa sarıya çalar rengim rüzgarlar estikçe savurur yapraklarımı uzak diyarlara.


Sen gülüşünde baharın ilk sevincini gözlerinde göğün uçuk mavisini taşıyorsun. Baharın kokusudur yeryüzüne dağılan temiz nefesin.

Yaşamak bir su gibi berrak yüzünün aydınlığında bir köy türküsü gibi içli ve hilesiz...
Ben seni ozanca sevdim türkübakışlım sular gibi temiz bir rüzgar gülü gibi hilesiz.

Mehtabın güzelliği yıldızların ışıltısısın sen karlı dağlarda rüzgarların soluğu güneşin dostluğusun.
Umut aşk ve alın terisin ak alınlarda. Toprağa ekilen tohum bahara söylenen türküdür dilin.
Ceylan gözlerin sevinci dudakların ıslığısın türkülü ırmaklarda.

Acılar içinde de olsam yaşamı çılgınca sevdim. Çılgınca sevdim dağları ormanları güneşi çocukları.
En çok da seni sevdim aşkçiçeğim.
Yol türküleri kederlidir nazlım yol türküleri dertli yol türküleri acılı.

Gidersen kar yağar istasyonlara boynu bükük bakar ardindan akasyalar.
Gitme bir güvercin sıcaklığı gibi kal yüreğimde.

Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep.
Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere;
Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına serin serin eser yeller.
Bu sevdayı alıp gitme benden alıp gitme buralardan gözleri türkülü kuşum .

İçimdeki baharı öldürüp gitme. Kimsiz kimsesiz kalır türkülerim. Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden.

Gitme

figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür

gitme
bir yıldız küser göğüne içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin üzülürüm

gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm

gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara üşürüm

gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de ölürüm

gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm

__________________

~~Unut~~
Unutulmak istiyorum
Sevgi dolu kalbinden ansızın yok olmalıyım
Senin için ben sadece bir muammayım
Nâif bir çizgi var aramızda
Bir adım daha atmamalısın bana
Bu son adımın olsa da.
Ben ise;
Sana olan sevgimi yüzüne karşı değil
Masmavi okyanusta ummanlara haykırmalıyım
Sen herşeyden bir haber
Yine eski alışkanlıklarının içinde
"Öylesine bir sevdaydı" demelisin benim için
Ve unutulmak istiyorum
Unutan sen olunca

Kendimi yokluğunun cehenneminde
Varlığının cennetinde sanıyorum
Beni anlamalısın !
En güzel günlerimizin hatırına
Unutmalısın...

Unutmak zorundasın beni
Ben senin bildiğin ben değilim
Bir kıvılcım bir ateş
Ya da bir volkan gibiyim
Seni de aşkımla küle çevirmek istemiyorum
Arkana bakmadan çek git buralardan
Ara sıra hep uzaklardan seslen bana
Fakat çok uzaklardan.
Ve unutmalısın beni kaçmalısın sevdamdan
Bir başkasıyla mutlu olmalısın
Ben sadece senin yokluğunla avunmalıyım
Merak etme
Seni ömrüm boyunca seveceğim
Üzgünüm;
Ben senin bildiğin ben değilim...

Ben sensiz daha mutluyum bu şehirde
Biliyorum ki şu an yalan söylüyorum sana
Baksana dört duvar olmuş sensiz bu şehir
Üzerime gelir kara bulutlar fırtınalar
Bu duvarlar beni sıktıkça sıkar
Bir anda kurtulurum tüm bunlardan
İşte o an;
Sadece seni düşündüğüm andır.
Ben seni unutamam
Ama sen beni herşeyin inadına
Unutmalısın
Beni anlamalısın...

"Yok böyle bir sevda hiç olmadı" demelisin
Birimizden birimiz vazgeçmeliyiz
Ve bu sen olmalısın
Nâif bir çizgi var aramızda
Bir adım daha atmamalısın bana
Bu son adımın olsa da.
Ve unutmak ümidiyle
Son kez bakmalısın ağlayan
Sensiz hiçbir işe yaramayan
Mavi gözlerime.
Hadi durma artık git
Benim bilmediğim
Ve senin için istediğim tüm güzelliklere.
Ömrüm boyunca hoşça kal
Bensiz mutlu olman dileğimle...

__________________

Bir umut mektubu

Gelmeni isterdim görmeyi istediğimde seni. Görmeni isterdim yalnızlığı dinlediğimde beni. Duymanı isterdim yalnızlığa anlatırken seni. Okumanı isteridim sana yazdığım şiirleri. Her gün yeni bir umuttu seni görebilmek için. Her gün yeni bir umuttu duygularımı sana anlatmak için. Çekindim sana açılmaktan korktum hayır demenden. Korktum çünkü yıkılırdım hayır demenden. Bir daha konuşamazdim bakamazdim sana. Umut eddim çaresizliğe düştüğümde. Hayal ettim seni özlediğimde. Senin için hissettiklerimi anlatmak istededim. Ama olmadı bir türlü O ilk sözcüğü bulamdım. Belkide hiç yazmamalıydım bunları unut boş ver diyemiyorum ama. Zaten olmaz diyeceksin sakın cevap yazma diyemiyorum. Sadece bil geceleri sen uyurken adının sayıklandığını. Sadece düşünüldügünü bil bir yerlerde. Ama biliyorum seni görmeden yapamam. Uzaktan sezsizce izlerim seni ama sen farketmeden. Düşünüyorum yarinlar var üzülüyorum sensiz yarinlar olur diye. Her zaman gönül ilişkilerim ters gitti. Her zaman bir bakış aradım bir ses aradım taki o güne dek. Daha önce duygularımı anlatmak istedim ama hissettiklerimden emindeğildim. Şimdi eminim ama umarim artik çok geç degildir. O gün senle konuştuktan sonra hiç şansimin olmadigini anladim. Ama içimdeki haykırışa dur diyemedim. Bilsem ki bir daha beni görmek istemesende. Yinede sana duygularımı ifade etmek istededim. Hayırda bir cevap değilmidir zaten kendimi her türlü cevaba hazırladım. Yazmayı bırakamıyorum sanki seni bana daha çok yakınlaştırıyor. Bilmiyorum benim sana karşi hissettiklerimi bana karşi hissedecekmisin. Ama emin olduğum bir şey varki yazdıklarımı okuduktan sonra. Hiç bir şey ayni olmayacak iyi veya kötü. Hayal ettim bir gün bir yerde seninle bir güzel günü. İsminin baş harflerinden şiirler yazdım sana okumak istedim okuyamadım. Her yıldız kaydığında bir dileğim vardı senin için. Radroda çalan her şarki sanki seni anlatiyordu seni hatirlatiyordu. Sana yazdığım son şiir yarıda kaldı bir eksik var gerisini yazamıyorum. Bir gün eğer senden uzak kalırsam karanlık bir yağmur gibi. Canımı sıkarsa yaşamak yine resmine bakarak hayal ederim seni

__________________
Unutmadım seni! "Ey Yalnızlık..." .:.
Ne yazilmali ki silinip gitmesin ne söylenmeli ki unutulup bitmesin. Sessizlikle bağlayan bir hikaye bu. Eger bagladigi gibi bitecekse sonu yasanan her ne varsa sil gitsin.Hayallerde gerçek gibi yasarken seni umutlarda bitti bir zaman sevgiler de. Seni seviyorum çünkü ne zaman siir okusam misralarindan sen akiyorsun gözlerimden yaslar süzülüp resmine damliyor sessizlik sarariyor içimde susuyorum. Tam buldum dedigin anda kaybetmek nedir bilir misin? Atilmisligi hissettigin oldu mu? Hayaliyle yasamayi ezberledin mi? Delicesine sevdigin ama onun seni sevmedigini ögrendigin o ani hiç yasadin mi? Onun eksik yanlarini bile sevebildin mi ? Terkedilice ilk defa görüyormus gibi baktinmi? Elvedasiz ayriliklar acitti mi içini? Göz kapaklarina inat uyumadigin oldu mu gecelerce? Sadece mum isiginin aydinlattigi odanda onu düsündügün oldu mu saatlerce? Ellerin onsuz kaldiginda üsüdün mü? Duyuyorum susuyorsun yine susuyorsun tipki o zamanki gibi söylemiyorsun. Seni seviyorum çünkü hergün biraz daha tükenirken hersey benligim sesizce inliyor ben susuyorum. Bir an elinden tutuyorum biran sonra belkide tamamen elimden kayip gitmis oluyorsun anlayamiyorum.Yine sensiz kaliyor kollarim yine islaniyor gözlerim. Yasamam için tek nedenimdin sen. Fakat binlerce sebep vardi seni sevmem için. Seni seviyorum çünkü yasanacak bütün imkansizliklarda sen varsin. Biryerlerim aciyor durmaksizin. Sessizligin çok sey söylese de bazen susmanda incitir beni. Bilirim belkide en iyi ben bilirim ki susmasini bilmek bildigini söylemekten daha zor. Bir uçurum gibi derinlesen sessizlik bizi birbirimizden ayirdi bile. Yenildik dostlugumuza zamana yalnizliga yenildik iste! Sinsice sardi sessizlik böyle birdenbire ansizin... ve ben hala unutmam gerektigini söyleyenlere inanmiyorum. Hissettiklerimi söylemektense dost kalmayi seni sensiz yasamaktansa susmayi tercih ederim. Senin beni sevme fikri bile beni mutlu edebilecek kadar güzel ve asil! Seni seviyorum çünkü sen benim siyah beyaz dünyami renklendiren o çok az seyden birisin. Sensiz her andan korktum korkuyorum. Alip gitme ellerini alip gitme gülüslerimi götürme düslerimi. Sen benden gittin gideli öyle biktim ki sensiz kendimden. Seni seviyorum çünkü hala birseyler var vazgeçemedigim. Ben herkes için siir yazmazdim bu hep tuhaf gelmisti. Fakat simdi senin için siir yazmamak tuhaf geliyor. Bu yillarca sürecek ve de hiç dinmeyecekmis gibi düsünürken görüyorum ki anlamini yitiren birseyler var aramizda. Seni seviyorum çünkü tam herseyden vazgeçmistim ki karanligimin perdesini yirtti ellerin. Ama yine direndik sessizlige hala konusulmadan kalan öyle çok sey varki! "Sustugun yerde birseyler kiriliyor" Nasil söyleyecegini sende bilmiyorsun besbelli.. Susman gerekiyor diye susuyorsun belkide dostlugumuz için.. Kalbim sendeyken her adimda aklim sendeyken her dakika unutmadim unutamadim iste!

__________________


__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:42   #38 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin



Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala
yalnızsan için rahat olsun.Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların
onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.Hani ağzınla kuş
tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil¿” diye soruyla bile karşılaşabilirsin
İki ucu keskin bıçaktır bu işin.Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın
her zaman.Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.İyi halin cezanda indirim
sağlamaz.Sen “Ama senin için şunu yaptım” derken o ”Şunu yapmadın” diye cevap
verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır
Üzülme sen aşkı yaşanması gibi yaşadın.Özledin içtin ağladın güldün şarkılar

Söyledin düşündün şiirler yazdın.”Peki o ne yaptı¿” deme.Herkes kendinden sorumludur aşkta.Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için
uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için¿ Senin hayatı ıskalama lüksün yok.
Onun varsa bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zaman ki yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu.
Hem ne olmuş yani yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.Sen mutluluğu hiçbir
Zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.
Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu¿ Kentin hiç girmediğin sokaklarında
gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası…
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun ki asolan yürektir.Yürek
sesi ne bilmeyenler ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte.Sem yeter ki konu yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duysunu.Elbet bitecek güneşe hasret günler ve o zaman kutuplarda yetişe cılız ve minik bitkiler değil güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…

__________________


Böyle Uzak Kalma Bana



Ayın karanlığına sakladım düşlerimi.Bir sevdanın yollarında berduşça geziyorum şimdi ve sen beni sevmeme ihtimalinle buz gibi duruyorsun karşımda.Gerçeği duymaktan ilk kez bu kadar çok korkuyorum.Söylediğin her söz diken gibi batıyor yüreğime.Tanrım içim acıyor içim acıyor…
“Güneşin donuk sarı gölgelerinin altından”bakıyorsun bana.Gözlerine baktıkça terk edilmiş bir ülkenin uçsuz bucaksız insansız topraklarını görüyorum.Bir çiçek
olmalı açmaya yüz tutmuş.Bir çiçek bin umuda yeter ama yok.Umutsuzluk ne sana
ne bana yakışıyor.Yakışmayanı taşıyoruz üzerimizde ne garip…
Ne kadar yakınsan o kadar uzaksın bana.”Kıyısız bir denizin uzaklığı”bu…
Dalgalarının kayalara vurup parça parça olmasını istemediğin için mi küstün sahillere¿ Hangi gemi barınacak o denizde söylesene¿ Hangi gemi batmadan kalacak su yüzünde¿Bütün fırtınaları göze almışken ben şimdi neden yelken basamıyorum sendeki o sonsuz maviliğe¿Senin görmediğin o sahilde demir atmış bekliyorum öylece…Ne zaman”İskele alabanda”diyeceksin¿
Böyle donuk baktıkça sen yapraklarını dökmüş asırlık bir çınarın kovuğuna yerleştirdiğim hüzünler bir bir çıkıyor ortaya.Derinden soluyorum acıları…Hep kal
istiyorum benimle kal…Hüzünler de o asırlık çınarın kovuğunda kalsın böyle yaşayıp gidelim birlikte…Sonra yine gözlerin dikiliyor karşıma donuyorum…
Zamanda kaybolmuş iki yüreği yeniden bir araya getirmenin çabası benimkisi.
Küllenmediğine inandığım bir alevi yüreğimle yeniden canlandırmaya çalışmak…
Yorgunsan en az senin yorgunum bende…Her şeye rağmen bir güne bakan doğuyor
içimde ayın karanlığına sakladığım düşlere inat.
Şimdi sen aşk çiçeğim bana en yakın haline bürün yüreğine koy ellerini ve sadece
Yüreğinin söylediği sözleri dinle.Bir kez yakından bak bana en yakından gözlerimde
Kendini gör.Değiştir çirkin anıları en güzelleriyle.Aşk savaş değildir bu yüzden yenilmedin hiç.Hoyrat eller yok karşında seni incitecek.Ben yaşatacağım seni ölmene izin veremem bundan böyle.Sende kapılma ölümün soğukluğuna…

__________________


Yağmurda Ben...



Bu şehre yağmur yağıyordu.Bütün şehir ağlıyordu.Ben en çok çocuk halimle
üşüyordum.Kimse sen değildi kimseyi istemiyordum.Şehirle birlikte ben de ağlıyordum.göz yaşlarımı kimse fark etmiyordu.
Yorgun adımlarla ıslak sokakları dolaşıyordum.Bir yerlerde seni bulmayı
umuyordum.Yürüdükçe daha şiddetleniyordu yağmur.Sokak sokak geçerken bu
şehri umudumu kaybediyordum.İşte en büyük tehlike buydu.Umutsuz yaşar mıydı insan¿Umutsuz direnilir miydi hayatın acımasızlığına¿
Yağmura ev sahipliği yapan gece hiç aşılamayacak bir engel gibi karşımda
duruyordu.Hazırlıksızdım sensizken saatlerin bu kadar geçmez olduğunu bilmiyordum.Koynuma hasretimi alıp uyumaktan nefret ediyordum.Bu yüzden gece
bitsin diye yürüyor yürüyor yürüyordum.
Ah şu köşe başını döndüğümde görebilsem seni ya da şu parkın sırılsıklam
olmuş banklarında otururken bulsam…Bilirim sen de seversin yağmuru aldırmazsın ıslanmaya.Bu yüzden şaşırmazdım seni gördüğümde.
Bir köşe başı daha dönüyordum yağmur bana eşlik ediyordu.Şehrin sokak-
larında değil senin yokluğunda kayboluyordum.”Nereye gitsem”diye düşümüyordum çünkü sen olmadıktan sonra hiçbir yer fark etmiyordu.Öylece amaçsızca
dolaşıyordum.
Oysa her sokağa sevdamızı yazacaktım ben.Taşlara adını kazıyacaktım.Aşkımız yıllara yağmura kara meydan okuyacaktı.Yıkılmayacaktık yıpransak da antik çağdan kalan bir kale gibi ayakta duracaktık.Bir maratonun iki güçlü koşucusu olacaktık.Sevda koşumuz ancak ölümle noktalanacaktı.
İçim üşüyordu titriyordum.Bir sabahçı kahvesi giriyordum.Demi sevdalardan süzülmüş bir bardak taze çay…Titremem duruyordu biraz.Kahveci çırağının
sesiyle irkiliyordum ”Abi çok ıslanmışsın sobanın başına geç…”
Bir yanardağın içine atsalar beni ısınır mıyım sanıyorsun¿Beni ancak teninin
sıcaklığı döndürebilir hayata.Ancak ellerini tuttuğumda yaşadığımı anlayabilirim
Çay boğazıma diziliyordu bitirmeden kalkıyordum.Biliyordum bir başka gecede bir başka yağmurda yine sensiz yine umarsız yine yalnız yürüyeceğim bu

yolları.Yeter gel artık.Gel dindir bu yağmuru bu gözyaşlarını…

__________________

Sönmeyen Ateş



Senin kadar yalnızdım.Sevdalara uzaktım.Aşka küskünlüğümü bilen var mıydı¿Hem bilseler bile kimin umurundaydı¿Mutluluk maskesini takıp sahte bir yüzle aldatmak o kadar kolaydı ki onları…Güldüm ve aldattım.
Oysa yüreğim ezberlediği hüzün şarkısını bilmem kaçıncı bin kez tekrar ediyordu sessiz ve derinde.Delice bir aşka tutulmayalı ne kadar olmuştu
kim bilir.Kaç zamandır terlemiyordu ellerim kaç zamandır heyecanla çarpmıyordu yüreğim hatırlamıyorum.Günleri böyle amaçsızca umutsuzca tüketip gideceğimi düşünüyordum.O geceye kadar…
Sıradan bir geceydi diğerlerinden hiç farklı değildi.Bir önceki gece gibi tüketilecek ve ertesi sabaha yine yalnız uyanılacaktı.Olmadı.Gece sönmeyen bir ateşe döndü birden.
Sana baktığımda gözlerinde başka hiç kimsede olmayan pırıltıyı gördüm.
Sanki yeniden hayata döndüm.Soluğum kesiliyordu sesim titriyordu.Aşk bedenimi esir alıyor beni acizleştiriyordu.Buydu işte beklediğim buydu.
Bir hayal gibi geçip gideceğini sanıyordum önce.Öyle ya bu kadar yabancıyken aşka bir gecede teslim oldu.Yüreğim.Ve sen hayal değildin en gerçekten daha gerçektin.

Şimdi bir başka yaşıyorum hayatı.Böylesine keyif doluysam bu senin sayendedir.Yediğim yemeğin içtiğim içkinin tadını daha iyi alabiliyorum
artık.Her güne seninle başlıyorum her geceyi seninle tamamlıyorum.
Pencereden güneşle birlikte evime giren sensin.Bir yıldız kaysa gökyüzünden dilek tutmak yerine senin adını söylüyorum.Adını söylerken
sanki en güzel aşk şiirini okuyormuşum gibi hissediyorum
Yalnızlığın üzerini kalın bir perdeyle örttüm.Gitmezsen o perde hiç açılmayacak.Gitmezsen o gece yanmaya başlayan ateş hiç sönmeyecek
Kalacaksın biliyorum.Çünkü sende aynı ateşle yanıyorsun.Çünkü sen de
hüznü bir kenara bıraktın artık.Bu aşk bizi coşturuyor.Bu aşk bizi
dünyaya meydan okutuyor.Öyleyse tut elimi ve yürüyelim bu sevdanın yolunda.Tutkuyla eriyelim birbirimizde.
Umutsun hayatsın cansın aşksın.Bir gün biter hayatımız elbette.
Ama öyle sevelim ki birbirimizi aşkımız bu dünyaya yadigar kalsın…

__________________


GİDİSİNDEN SONRA....
Zaman seni bana unuttururmus.
Hep oyle dediler.
Zamana birak muhakkak unutursun dediler.
O kadar uzun zaman gecti kigidisinden bu yana...
Eger zaman gercekten unutturuyorsa gideni
bu kadar uzun zaman gecmesine ragman
neden hala aklımdasın..?
Neden seninle ilgili her seyi hatirliyorum..?
Her ayritisina kadar...
Zaman zaman kendimi inandirmaya calisiyorum
seni unuttuguma...
Soruyorlar
yakinlarim...
Arkadaslarim...
Dostlarim...
"Unutabildin mi" diye.
"Evet unuttum"diyorum.
"onun hakkinda en ufak bir seyi bileartik hatirlamiyorum"diyorum.
"Biz sana soylemistik"diyorlar.
"Zaman herseyin ilacidirunutturuyor"diyorlar.
Icten ice guluyorum onlara.
Ve merak ediyorum
onlar unuttuklarini iddia ettikleri asklarinigercekten unutabildiler mi..?
Yoksa acilarini azda olsa hafifletebilmek icin "unuttum" numarasi mi yapiyorlar..?
Benim gibi...
Sen gittikten sonra
cektigim acilarimi
uykusuz gecelerimi kimseyle paylasmadim.
Belkide paylasamadim...
Kimsenin bilmesini istemedim.
En yakinimdakilerin bile...
Cunku ne kadar cok kisi bilirse
acim o kadar buyuyecekmis gibi hissediyorum.
Hep mutlu gorunmeye calistim.
Hic etkilenmemis gibi davrandim.
Hatirliyormusun bitanem..?
Sen bana her zamancok guclu bir yapiya sahip oldugumu soylerdin.
Kendimi her gucsuz hişssedisimde
senin bu sozlerini aklima getiriyorum.
Ve kendimi daha iyi hissediyorum.
Ama sen gittikte sonra anladim ki

ben senin sandigin kadar guclu bir yapiya sahip degilmisim.
Aslinda ben gucsuzmussadece guclu gorunuyormusum.
Halada oyleyim...
Gucsuzum ama guclu gorunuyorum.
Gorenler cok sasiriyorlar.
Bu olaydan nasil hic etkilenmemis oldugumu merak edipsoruyorlar.
Onlara"demek ki sandigim kadar cok sevmemisim.Gidisi beni etkilemedi"diyorum.
Ama bunlarin sadece buyuk bir yalan oldugunu
sendebenim kadar iyi biliyorsun.
Gidisini beni inanilmaz sekilde etkiledigini
acilarimin inanilamayacak kadar derin oldugunu sende biliyorsun.
Zaten su koca dunyada bunlari bir senbirde ben biliyorum.
Beni terkettiginbirakip gittigin icin sana kizabilmeyi isterdim.
Ama bunu bile basaramiyorum.
Her ne kadar bana yapmamis olsanda
gecerli bir aciklaman vardir diyorum.
Zaten ben seni hala sevmeye devam ederkensana nasıl kizabilirim ki..?
Eger bir gungittigine pisman olup
geri donmeyi dusunur dereddedilme korkusu duyarsan
sakin korkma hayatım..!
Cunku ben;
seni hala bekliyor olacagim.
Ne kadar zaman gecmis olursa olsun.
Cunku ben;
Senin geri donecegin gunun umudu ile yasiyorum.

__________________

Bu Sabah da Senden Vazgeçiyorum...

Bu sabahta senden vazgeçtimbütün sabahlar gibi...
güneşin ilk ışıklarına vererek umutlarımıoyuncak dünyamın kapılarından çıkıpgirdim insan kalabalığına...

bu sabahta senden vazgeçtim
kanlı bir gülücük dudağımda...

Bu sabahta senden vazgeçtim...insan kalabalıklarında kaybolursam belki kaybolur diye düşündüğüm içimdeki aşkıngözlerimde seni aratıyordu insan yüzlerinin tarifsiz derinliklerinde...

bu sabahta senden vazgeçtim

paslı bir lanet dilimin ucunda...

Bu sabahta senden vazgeçtim...Kadifeden Kesemi takıp dudaklarımabir gülücük kondurup gözbebeklerimegirdim dünyanın koynuna...

bu sabahta senden vazgeçtim
sakladığım hüznüm damarlarımda...

Hatırlıyor musun bu sabahta senden vazgeçmiştim...Bu akşam da senden vazgeçiyorum;

adresimi değiştirmedim:

SENİ BEKLİYORUM
SENDEN VAZGEÇTİĞİMİ GÖRMEN İÇİN!!!

__________________


Kendini mutlu et! ! !



Kimi istersen onu seç ama önce kendini seç.Kendin için yaşakendin
için sevkendin için aşık ol.Kendini beğen ve kendini dinle her zaman.
Ancak o zaman bulabilirsin mutluluğun formülünü.
Düşün ki; çok seviyorsun dans etmeyi.Ruhunu doyuruyorsun ve haya-
tın vazgeçilmezleri arasında.Öyleyse dans et.Durmakimsenin seni en-
gellemesine izin verme.Sırf başkaları mutlu olacak diye oturma sandal-
yeyekalk ve pistin ortasına ilerle.Sonra dönmeye başla yorulana kadar
bacakların ağrıyana kadar dans et.”Ne derler” diye düşünmebırak ko-
nuşsunlar.Sen mutlu olacaksın gerisinin önemi yok.
Kendini yollara mı vurmak istiyorsunbin ilk otobüse.Nereye gittiğine
bile bakmaçık yola.Bir haber ver yeternereye gittiğini soranlara “Ken-

dime gidiyorum” de.Kes dünyayla iletişimini ne olur¿ Bir mola yerinde
pilav üstü kuru yerken alacağın tadı düşün.Kayboluşlar insan kendini bul-
durur bazen.Hem keşfetmek diye de bir şey var bu dünyada.Serüvenci
bir ruhun varsa bundan kime ne¿ Bir kaşif olmanın hazzını yaşa.Geride
kalanları unutma elbette ama onlar da beklemeyi bilsinler.
Çok mu beğendin vitrindeki giysiyial o zaman.”Çok miniçok renkliçok
frapançok sakil” mi diyecekler¿ Bırak desinlersen kendine yakıştırıyor-
sun ya bu yeter.Giy ve bak aynaya.Nasıl iyi hissediyorsun değil mi¿Öy-
leyse hadi şu kırmızı olanı da al.Eskileri çıkar üzerinden ve onu giyerek
git evine.Şaşırsınlar. “Bu da nereden çıktı şimdi¿” diyene “Kendim için
aldımkendime aldım” de gitsin.Boşver gerisini…
Korkma iç bu gece.Sarhoş olmak istiyorsan ol.Bu şişelerin dibini.Kim
kötü düşünürse düşünsün aldırm****ötü düşünce kötü söz gibi sahibini
bağlar.İç ve başla şarkı söylemeye.Bağıra bağıra söyle hem de.Şarkının
sözlerini bilmiyorsan uydurne olacak ki¿ Merak etmekınamazlar seni.
Kınarlarsa da bu onların sorunusen eğleniyorsun ya…Kendi besteni kendin yapkendi sözünü kendin yaz ve söyle.”Bu şarkı da nereden çıktı¿
diye sorarlarsa “Kendime yazdım” de…
Ne yaparsan kendin için yapkendini eğlendir önce.Sen mutlu ol ki
senin mutluluğun başkalarını da mutlu etsin.Mutsuzkenkimseyi mutlu
edemezsin unutma.Ve sakın herkesi birden mutlu etmeye çalışma çünkü
olamazlar.Sen mutluysanbu herkese yeter…

__________________

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:43   #39 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları

ELVEDA BITANEM

Sabah uyandiginda midesinde bir yanma hissetti yanmanin nedeni aksam yedikleri degil uyanir uyanmaz bugün yapacaklarinin aklina gelmesiydi. Bugün 2 yildir götürmeye çalistigi bir birlikteligi bitirecekti aslinda bunda geç bile kalmisti. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsiz uyanis bitmeli... Içinde bir muhakeme baslamisti kendi kendine söyleniyordu:

“Ona da haksizlik etmek istemiyorum belki hatali olan benim.... Bulunmaz Hint kumasi degilim ya görünüs olarak himmm yakisikli çocuk denilecek biri hiç degilim.... Ama yaptim çok çalistim bitmesin diye kendimle mantigimla çok kavga ettim olmadi....” Genç adam bunlari düsünürken surati sekilden sekille giriyordu. Süratle giyinerek disari çikti bugüne kadar hiç bekletmemisti onu simdide bekletmemeliydi. Istanbul soguk ve yagmurlu bir Nisan ayi yasiyordu.Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi bulutlar bizim yasayacaklarimizi biliyor onlar bile agliyor halimize.

Birkaç saatlik yolculuktan sonra Kadiköy iskelesine geldi her zamanki gibi yine ilk kendisi gelmisti bulusma yerine. Birkaç dakikalik beklemeden sonra karsidan kiz arkadasinin geldigini gördü simdi midesindeki agri daha da artmisti. Karsilama faslindan sonra Besiktas a gitme karari aldilar yolculuk sirasinda hiç konusmadilar; genç adam günesin yoklugunda grilesen denize bakiyordu. Genç kiz arkadasinin bu durgunluguna anlam verememisti öyle ya nereden bilecekti bu gün ayrilik çanlarini çaldigini.

“Üsüdüm” dedi genç kiz bu yolculuk boyunca edilen tek lafti. Besiktas a geldiklerinde bir cafe de oturdular genç kiz anlamisti kendisine bir sey söylenmek istendiginin... “Bana bir sey mi söylemek istiyorsun” dedi genç adamin gözlerine bakarak. Genç adam gözlerini kaçirarak “evet” seklinde basini salladi.

Genç kiz daha da heyecanlanmisti. Biraz da sinirlenerek “söyle öyleyse ne diye bekliyorsun.”

Genç adam içini çektikten sonra “sence biz nereye kadar gidecegiz daha dogrusu biz iyi bir ikiliyiz”

“Bunlari sorma geregini neden duydun.” dedi genç kiz.

Genç adam söze basladi: “bak canim bundan birkaç ay önce aksam saat 11:00 civariydi sanirim hatirladin mi?

Genç kiz “evet hatirladim” dedi ama genç adam genç kizin sözünü bitirmesini beklemeden “o aksam seni düsünüyordum diger aksamlarda oldugu gibi senin için bir siir yazmistim onu o an sana okumak istemistim sana telefon açtigimda siirimi bile dinlemeden simdi sirasi mi canim ya senin de isin gücün yok mu demistin bana. Biliyor musun o an bir kaç yumruk yedikten sonra kroki durumuna düsen bir boksör gibi olmustum sessiz kalip özür dileyerek telefonu kapatmistim. Daha sonra bu siiri benden hiç istememistin. Ve bunun gibi bir çok defa tartismamiz oldu. Geçenlerde hasta olup yataklara düstügümde arkadaslarimla birlikte sen de gelmis Meral in bana sen sanslisin Nalan sana bakar sözüne karsilik sinirli bir edayla “aaaa banane isim yok da sana bakacagim annen baksin demistin bunu da hatirladin mi?”

Genç kiz tekrar “evet” dedikten sonra saskin saskin “evet ama bunlari neden hatirlatiyorsun bilmiyorum. Biliyorsun benim kisiligim böyle duygusalligi sevmiyorum . Ve hasta bakici gibi göründügümü de kimse söyleyemez.”

Genç adam güldü “Evet canim bak burda haklisin sen zaten olmak istesen bile bu kalbi tasidigin müddetçe hasta bakici hemsire falan olamazsin.”

Genç adam devam etti “bana simdiye kadar kaç kere sabahin erken saatlerinde güzel sözcüklerden olusan bir mesaj çektin hiç hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusalligi sevmeyebilirsin ama sen seni seven insanlari mutlu etmeyi de sevmiyorsun halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanlari mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanidigimdan beri her sabah aksam gece yani seni andigim her saat tatli sözcük mesajim vardi senin için biliyor musun? seninle ben ak ile kara gibiyiz”

Genç kiz anlamisti “yani ne istiyorsun benden sair olmami mi?”

Genç adam tekrar gülümsedi içinden dün gece verdigin ayrilik kararinin ne kadar dogru oldugunu düsünüyordu.

“Hayir dedi sair olmani istemiyorum zaten olamazsin da; yalniz biz ayrilmaliyiz ayrilirsak ikimiz içinde en hayirlisi bu olacak.”

Genç kiz sasirmisti “Neden ama ben seni seviyorum senin de beni sevdigini saniyordum.”

Genç adam iç çekerek “hayir canim sen esas beni sevdigini saniyorsun eger beni sevseydin simdi burda baska seyler konusuyor olurduk.”

Genç kizin gözleri yasarmisti Genç adam cebinden çikardigi mendili uzatti genç kiz göz yaslarini silerek kesik bir sesle “Sen bilirsin umarim beni baska biri için birakmiyorsundur.”

Genç adam “Nasil böyle bir seyi düsünürsün senden baska olmadi ve uzun sürede olacagini sanmiyorum.” Genç adam ve genç kiz iki sevgili olarak oturduklari masada artik iki yabanci gibi duruyorlardi. Istanbul yagmurlarla yikanirken yagmura iki sevgilinin umutlari da karisiyordu.

Birkaç dakika sesiz oturduktan sonra genç kiz “kalkalim istersen” dedi.

Genç adam ben biraz daha burda kalmak istiyorum istersen sen kalkabilirsin. Genç kiz “tamam o zaman sana mutluluklar dilerim” diyerek elini uzatti. Genç kizin sesi ve eli titriyordu genç adam “arkadas olarak beraberiz ama sen istersen tabi” dedi. Genç kiz evet” anlaminda basini salladi ayrilirken son kez sarildilar birbirlerine.

Genç kiz uzaklasirken genç adam masada dondu kaldi vakit ögleni bulurken yagan yagmur yerini günese birakmisti ama genç adam titriyordu onu titreten açan günese ragmen esen rüzgar miydi yoksa kalbindeki ayrilik acisi miydi. Saatlerce dolasti devamli kendini sorguluyordu hatayi bastan yaptim diyordu ama yasadigi güzel günlerde olmustu.”allahim” dedi “allahim güç ver bana”.

Dostlarini düsündü onlarin dediklerini düsündü. Arkadaslari sizler birbirine zit insanlarsiniz yol yakinken dönün bu yoldan dememis miydiler. Tabi ya dogru olani yapmisti. Saatler geçtiginde artik günes yerini yildizlara birakmisti eve döndügünde yürümekten bitap duruma düsmüstü. Kendisini karsilayan annesine hiçbir sey söylemeden kendi odasina gitti. Gece bir türlü bitmek bilmiyordu anilarin agirligi altinda eziliyordu genç adam ama sabah erken kalkip ajansa gidecekti bunun için uyumasi gerekiyordu.


Birkaç saat sonra genç adam uykuya dalmayi basarmisti ve sabah 7 de saatin zirlamasiyla uyandi genç adam. Evden çikacagi zaman cep telefonuna bakti mesaj ve 10 tane cevapsiz arama vardi. Genç adam yorgun oldugu için duymamisti telefonunun sesini. Cevapsiz arama ve mesaj canimcim dan gelmisti canimcim onun Nalana taktigi isimdi heyacanla mesaji açti mesajda sunlar yaziyordu.......

“Sadece onlari sevmeyi sevdim Hepsini onlarsiz yasadim da Bir seni sensiz yasayamiyorum Bu aski tek kalpte tasiyamiyorum Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim Ve seni severek ölecegim ELVEDA BIRTANEM.......”

evet genç adam sasirmisti mesajin gelis saatine bakti sabahin besini gösteriyordu güldü kahkahalar atarak güldü onu tanidigi ve arkadas oldugu günden beri ilk defa bir siir aliyordu ve ilk defa bu saatte araniyordu....

Heyecanla hizli arama yapti çalan telefonu yabanci bir ses açti.

Genç adam “Nalan ile görüsebilirmiyim” dedi. Fakat karsidaki agliyordu hiçkira hiçkira agliyordu; “Ben onun annesiyim yavrum canim kizim bu sabah intihar etti. Gece odasinda birilerini arayip durdu sabah odasinin isigini sönmemis görünce merak ederek odasina girdim ama yavrum kendini asmisti.”

Genç adam beyninden vurulmusa döndü. Bir gün önceki mide agrisinin iki katini çekiyordu simdi. Oldugu yere yigilip kaldi.............

Birkaç ay sonra...

Iki doktor konusur. Doktorlardan biri digerine karsidaki hastanin durumunu soruyor ....

- haaa o mu üç ay önce getirdiler elindeki cep telefonunu hiç birakmiyor kendisi yüzünden bir genç kiz intihar etmis o günden sonra o cep telefonu her zaman elinde devamli bir seyler yazip birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim o uyurken gönderdigi numarayi aradim hayret ki numara 3 ay önce iptal edilmis ve gelen mesajlarda bir siir:

“Sadece onlari sevmeyi sevdim Hepsini onlarsiz yasadim da Bir seni sensiz yasayamiyorum Bu aski tek kalpte tasiyamiyorum Sana yemin güzel gözlüm Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim Ve seni severek ölecegim ELVEDA BIRTANEM.......”

__________________

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 07.06.2014, 04:45   #40 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Gönderilmemiş Aşk Mektupları



Bahar gözlüme;
Buralar sensiz soğuk, yalnız ve ıssız. Onca kalabalık arasında sadece senin hayalin canlanıyor gözlerimde, sadece senin gözlerin. Seni sana emanet ettiğim günden itibaren geçen zaman sensizliğin ne kadar zor olduğunu daha da anlıyorum. Soğuk yatağımda seni düşündüğüm geceler ısıtıyor bedenimi, gözlerin sarıyor yüreğimi en sıcak yanıyla. Elbet bitecek bu hasretlik, elbet kavuşacağım sıcak ellerine. Sonbaharı yaşıyorum bu gurbetlikte, yaprakları dökülmüş bir ağaç gibi. Baharı bekliyor yüreğim tekrar seninle yeşermek için. Ve yazı istiyorum seninle tekrar güneşi görmek için. Her geçen gün daha da yaklaştırıyor beni sana, her geçen saat anlatıyor bana senin özlemini.
Dedim ya sevgili; buralar sensiz soğuk, beni ısıtan sensin, yüreğimi okşayan sensin. En güzel yarınları seninle yaşamak, en tadılmamış duyguları seninle tatmak için bekliyorum sayılı günlerimi. Telefonun öbür ucundan sesini duyduğum da bir sıcaklık kaplıyor bedenimi sanki yanımdaymışsın gibi. Daha sıkı sarılıyorum telefona sana sarıldığımı düşünerek, daha çok yaklaştırıyorum telefonu kulağıma sıcak nefesini yüreğimde hissetmek için. Her gidişin bir dönüşü vardır ya sevgili, bende senin için döneceğim bu gurbetten. Senin için sabredeceğim, bekleyeceğim geçen günlerin hasretliğiyle. Vatan görevimi bitirdiğim gün sana koşacak postallarını çıkarmış bu ayaklar. Ve hiç bırakmamak üzere bu tozlu eller sana sarılacak hiç sarılmamış gibi. Seninle en güzel hayallerimi gerçekleştirmek için sabırsızlıkla bekliyorum hayatımın en değerli anlamı. Satırlarımın sonuna gelirken senden tek isteğim, nefesini, sıcaklığını ve dualarını sakın eksik etme asker sevgiline. Seni sana emanet ediyorum ve sakın unutma yüreğim her zaman yüreğinde yaşıyor. Seni çok seviyorum.
Her saniye seni yaşayan askerin

Ayrılık üzerine aşk mektubu
Sen gittin.. Bir zifiri karanlık, bir zından yalnızlığı, ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde, bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim, tükendim, bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. sesi soluğu nasıl duyulur?
Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz, böyle değersiz, böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk. Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim.
Sevinçlerim, hayallerim, umutlarım, renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini.
Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun, ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak, denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire, kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere, boşluğun içindeyim, şimdi hiçbir şeyim.Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı, bizim için ballanırdı meyveler, ekinler bizim için bereketli, sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgarlarına bıraktım gövdemi, sürüklenmekteyim.
Sen bensiz nasılsın, bilmiyorum. Rahat mısın, mutlu musun, bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun?
Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim, dudaklarında yüreğimi erittiğim, uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada, terk edip gittiğin yerdeyim.
Elveda aşkım.. Elveda birtanem.. Elveda sevgilim! Elveda sana..

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !



Konu EbruLi tarafından (07.06.2014 Saat 04:49 ) değiştirilmiştir.
EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 7
-X-, 007, Bia, Papatya, semragül, Silius, ugurlu
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 14:39