Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası > Aşka Dair Herşey
facebook bağlan


Tarifi Yok İşte

Aşka Dair Herşey kategorisinde açılmış olan Tarifi Yok İşte konusu , Tarifi Yok İşte Gök gürültüsünden korkardım hep. Hatirliyormusunn yağmur yağıyordu. Gök gürüldüyordu ve ben sana sığınıyordum böyle sımsıkı sarılıyordum . Sıcaklıgını nefesını kalbını daha cok hissediyordum. Sen yanımdasın diye hiçbirşeyden ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 26.09.2014, 04:52   #1 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Tarifi Yok İşte



Tarifi Yok İşte

Gök gürültüsünden korkardım hep.
Hatirliyormusunn yağmur yağıyordu.
Gök gürüldüyordu ve ben sana sığınıyordum böyle sımsıkı sarılıyordum .
Sıcaklıgını nefesını kalbını daha cok hissediyordum.
Sen yanımdasın diye hiçbirşeyden korkmuyordum.
Şimdi mesafede var sende uzaksın napacağım bilmiyorum
Sensizlikten korkmak gökgürültüsünden daha beter.

__________________
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 26.09.2014, 19:49   #2 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

]İlişkiye başlarken bitecek gibi düşünmeyiz aslında.
Yani düşünmezler , kırılmayan insanlar.
Peki ya kırılanlar?
İşte onlar için o kadar zordur ki yeni bir ilişkiye kucak açmak.
Bi korkuları vardır , hatta birden çok.
Ya bir gün biterse ?
Kalpleri tekrar bi kırılmaya hazır değildir.
Ama an gelir bu soruların hEpsinin yerini tek birşey alır.
Herşey silinir ve zamanı değil anı yaşama başlar.
Çünkü bilir ki korkular her zaman mutluluğun önüne geçen kocaman bir engeldir.
O zaman işte düşümeyi bırakıp sevmek ister.
Daha çok sevmek ister , daha çok sever.
Sahiplenir , çünkü insan sahiplenmeyi sever.
İşte o sahiplendiği andan itibaren başlar herşey.
Bir gün önce belki karşına 10 tane kızla gelse umursanmayacak olan o insan.
Bir gün sonra hem cinsinden dahi kıskanılır durumuna gelmiştir.
Hele ki birbiriyle aynı karekterde olan insanlar daha da cıkılmaz bir yoldadır.
İki tarafta kendi istediklerinin olmasını isteyip bunun için çabalarken , arkalarına baktıklarında ikisininde bireysel olarak düşündüğü şeyleri biz cümlesi esas
alarak yeni istekler oluşmuştur.
İşte o zaman bazı şeyler daha çok netleşmeye başlar.
Eskiden sarılmak için çekindiğin insan o an hiç ayrılmak istemediğin insana dönüşür.
Sarılırsın , sarılmadığın günlerin acısını çıkartırsın ama bu bile yetmez.
Çünkü beyninde o kadar kurmuşsundur ki ona sarılmayı ama yapamamışsındır.
Bu yüzden ne kadar yaklaşırsan yaklaş , ne kadar sarılırsan sarıl sana yetmez.
Ve işte bunlar yaşanırken sen ona daha çok bağlanir , daha çok seversin.
Bi bakarsın ki aşık olmayacağım dediğin adama aşık olmuşsun.
Artık sadece uyanık olduğun zamanında değil , uykundada sevmeye başlarsın.
Rüyalarında , baktığın her yerde onunla yaşarsın.

__________________

Konu Hypnosse tarafından (26.09.2014 Saat 19:26 ) değiştirilmiştir.
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 26.09.2014, 19:52   #3 (permalink)
The
vebirgün

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

oktay ustanın tariflerine bakın birde belki çare bulursunuz

The isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 26.09.2014, 20:03   #4 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

Alıntı:
The Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
oktay ustanın tariflerine bakın birde belki çare bulursunuz

__________________
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 26.09.2014, 20:07   #5 (permalink)
The
vebirgün

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

işe yaradı heralde

The isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 26.09.2014, 21:17   #6 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

Alıntı:
The Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
işe yaradı heralde
Güldürdün sayende biraz moral depoladım sen çok yaşa

__________________
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 27.09.2014, 21:33   #7 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte



Sorsan, ikimiz de maviydik;
ama birimiz deniz, birimiz gökyüzü...
biz bu kadar aykırıyız işte...
sen gökyüzüsün,
dilediğince uçarsın,nefes alırsın...
ben denizim gelgitleri olan,
dipsiz ve tehlikeli...
bana diyorsun ki aşık mısın?
imkansız bu aşk..
ne gökyüzü sevebilir denizi
nede deniz kavuşur gökyüzüne...

__________________
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2014, 02:19   #8 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

O başkasına yanar , sense kendinden soğursun.

__________________
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2014, 17:48   #9 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

[B][I]Umuulmadık zamanlar , beklenmeyen hareketler.


Hayat yaşanacaklar ve yaşanamayacaklar kadar kısa.
Umulmadık anlarda çıkar karşınıza bazı şeyler.
Sergilenen hareketler çok tuhaftır.
Bu kadar tuhaflık içerisinde yaşanacak çok şey bulursunuz.
Beyninize yerleştirdiğiniz hayaller gerçekleşsin istersiniz.
Ve ilk adımı atarsınız.
Attığınız o ilk adım son adımlarınız olsa bile bunu bilmeden ilk diye koşarsınız.
Çünkü hayat yaşanacak ve yarıda kalacak onca şey için kısadır.
Kısa olan bu hayatta her şey iyiymiş , iyi olacakmış gibi devam edersiniz olan bitenleri görmezden gelirsiniz.
Bunları yaşarken görmezsiniz kısa olan hiçbirşeyi .
Bitmicek gibi düşünürsünüz.
Sanki zamanı durdurmuşsunuz gibi.
Aslında zaman durmamıştır.
Sadece beyniniz durmasını istemiştir.
Durmasını istediğiniz o zaman düşlerini kurduğunuz hayattır.
Gün gelip zamanın durmak yerine olduğundan fazla ilerlediğini görürsünüz.
O zaman kısa cümleler bile kurulmaya başlar.
KISA kelimesi beyninize işler işte.
Sonra bakarsınız o durduğunu sandığınız zamana .
Farkına varırsınız her şeyin.
Koştuğunuz o hayallerinizin yıkılıp harabeye döndüğü gerçeğiyle karşılarsınız.
İşte o zaman gösterir herşey gerçek yüzünü.
Tıpkı hayatlarımıza aldığımız insanlar gibi.
Hayatlarımıza aldığımız o insanlardır bizim zamanımızı durduran.
Hayatlarımızı , cümlelerimizi kısaya çevirenlerdir.

Yapılacak daha çok şey çıkar bu saatten sonra.
Unutmak gelir en önde.
Unutmaya çalışırsınız durdurduğunuz o zamanı.
Bazen unutmak istemezsiniz ama bir bakarsınız zamanın kısa olmasını unutulması gereken şeyleri çoktan unutturmuş.
Herşey daha renkli görünür işte.
Sadece o durdurduğunuz zamanın kahramanıyla karşılaşana kadar.
Renkli gördüğünüz o dünya biranda siyahlara bürünür.
Tekrar yaşarsınız o günleri.
Yaşadığınız o günleri göz önüne almak yerine arkaya atarsınız.
Tekrar tekrar yaşamak istersiniz.
İşte burdada aptallıklar girer devreye.
Beynine geçiremediğin onca şeylerle karşılaşırsınız.
Duygularınıza yenik düşersiniz.
Hayatlar çok kısa...
Zaman çabuk geçiyor.
Geçen o zamanı simsiyah ören bulutlar engel olmuştur görmenize.
Tek bir ışık beklersiniz.
Beklediğiniz o ışık ummadık anda , ummadık zamanda gelir.
O ışıkla kurtulacağını sandığınız o bulutlardan aslında kurtulmazsınız.
Çünkü beklediğiniz şey istediğiniz şey değildir.
Beklediğiniz şey o beyninize işlediğinizdir
Hypnosse



__________________
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2014, 19:17   #10 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tarifi Yok İşte

-Niçin bağımlısı olur ki insan,yoksunluğunu çekeceği sevginin.-
Tek bir bakış insana herşeyi fark ettirir mi?
Farkettim.
Öncesinde gülümsemediğimi sadece tebessüm ettiğimi,
Tebessüm ederken ise yalnız dudaklarımı kullandığımı, kalbimin çok başka şeyler söylediğini,
Attığım hiçbir kahkahamın içten gelmediğini farkettim.
Farkettikçe daha çok sevdim, hem daha çok güldüm beraberinde.Tüm anlam yüklü şiirlerimi kimseye hissederek ithaf edemediğim için tam duygularım olmadığına inandırmışken kendimi,
Hissedebildiğimi farkettim.
Her sabah geçtiğim yolun kenarındaki kırmızı gelinciği,
Güneşin doğudan doğduğunu,
Doğudan ve kırmızı..
Ve yeni doğmuş bir bebeğin gülümsemesindeki umudu farkettim.
Annesinin saçındaki kurdelanın rengini.
Sürekli dalıp giden gözlerimin anlamlı da bakabildiğini farkettim.
Birini beklerken gözler hep uzaklara bakarmış,
Bunca zamandır senin gözlerini aradığımı farkettim.Farkettim ki,
Kuyudan çıkmak için Yusuf olmaya gerek yokmuş,
Yalnız dua yeterli olurmuş.
Düştüğüm yerin derinliğine ve karanlığına bakmadan uzattığın elin,benim aminim.
Nasıl güzel yıktım hiç korkmadan, bunca yıl ördüğüm duvarları.
Pişman olma ihtimalini işin içine katmadan gülümsedim karşında.
Gülümsemek,izin vermektir.
Bana karışmana izin verdim.
Cümlelerimin öznesi olmana,
Ve bütün noktaları nakavt ederek sundum lugatımdaki kelimeleri.
Nokta yeni cümle demektir.
Başta söyledim,
Ekliyorum,
-Bunu nasıl yapıyorsun? Kelimelerinle gülümsüyorsun,
Aklım sana doğru yola çıkıyor.
Durduramıyorum.
Nasıl oluyor da söz geçiremiyorum ?-
Sen bir şiire başlamadan önce akla gelen ilk ve -tek- anlamlı cümlesin.
Olmazsan şiir olmaz,
Yine başlar şiir illaki başka bir cümleyle, ama bişeyler hep eksik kalır.
Ki ben uzun zamandır yazamıyorum böyle uzun şiir.
Bunu da yeni farkettim.
Hepsinden evvel ben gözlerindeki güveni farkettim.
Sesindeki huzuru.
Tam olarak bu yüzden inadım direnemiyor karşında.
Üstelik şikayetsiz.
Çünkü senin,uyanır uyanmaz aklıma gelip gülümsememe sebep olan gözlerin var. Sıkıntıların içinde boğuluyorken durup dinlendiğim son durak onlar.
Çıkmaz sokağa taşıdım,girişini de kendi ellerimle kapattım; artık benden başkası soluklanamaz yanına gelip.
Peki yanındayken uçurtma gibi hissetmem normal mi?
Hem öyle hafif,
Hem elinde olduğum için öyle güvende.
Emin olmak diye bişey var,
Aşk,
Sevgi,
Samimiyet,
Hepsi alt etmiş yanında.
Emin olmak, gözü kapalı güvenmek birine.
Emin olmak,bir zanlıya vermek hapsolduğu anahtarı ve kullanmayacağını bilmek.
Şimdi ben de bi uçurtma misali iplerim ellerinde,
Birakma ki kaybolmayayim gokyuzunde..

__________________
Hypnosse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 11
Aura, Bia, BirTamTurunc, Düş Bozumu, Hypnosse, Hypnossse, MineL, Narsinha, The, YeşiL6, Şafak
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 15:07