Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası > Aşka Dair Herşey
facebook bağlan


Hayat Kadar Yalan Ölüm Kadar Gerçektik

Aşka Dair Herşey kategorisinde açılmış olan Hayat Kadar Yalan Ölüm Kadar Gerçektik konusu , Hayat Kadar Yalan Ölüm Kadar Gerçektik Bugün yine hatıralarımı gözlerime yükleyip “senin gözyaşların “ diye bulutların eteklerinden düşen yağmur tanelerini topladım küçük ellerimle. Yokluğunda üşüdüm. Sıcak sesini aradım kurak topraklara ...


Like Tree1Beğeni
  • 1 Post By Jaqen

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 07.06.2015, 10:25   #1 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Hayat Kadar Yalan Ölüm Kadar Gerçektik



Hayat Kadar Yalan Ölüm Kadar Gerçektik



Bugün yine hatıralarımı gözlerime yükleyip “senin gözyaşların “ diye bulutların eteklerinden düşen yağmur tanelerini topladım küçük ellerimle.
Yokluğunda üşüdüm.

Sıcak sesini aradım kurak topraklara bereketi dağıtan rüzgarın koynunda.
Varlığını sorguladım cümlelerin virgülsüz sokaklarında..
Seni aradım gecenin iç cebinde..

Yüzünü, gülüşünü aradım hatıralarımın ağlayan suretinde..
Bazen senin yüreğinde sevilmiş olmanın gururuyla kendimle onur duydum bazen de yalnızlığını soludum.

Sonbahar yapraklarının sokaklarında gezindiği vakitlerde ben adının her bir harfini gözyaşlarımla yıkayıp gülüşlerimin sıcak avlusunda kuruladım.
Ölmeden önce ezbere tanıdığım karanlıkların içinde benden yabancı kollarda baharın beyaz duvağını giyinmiş yüreğine emanet ettim yüreğimi.
Sen mavi düş ülkelerinin bulutlarında gezinirken ben ayak uçlarına serpiştirilmiş acılarını sırtlanıp gülüşlerinde tazeledim yitirilmiş düşlerimi.
Bedeller ödedim senin için.

Kah yalnızlık sinmiş odamda çığlık çığlığa sevdanı sayıklattım dudaklarıma kah adının her harfini kanattım parmak uçlarımda.

Bağışla beni sevgili. İçimdeki sana olan ölümsüz sevgiyi “ varlığımda” yaşatamasam da sen uzaklarda acılarını bedenimle ödemek sensizlikte yapabileceğim tek şey ne yazık ki..
Bir ömür mutlu olacağını bilsem, bedenimi kefenleyip varlığına serilsin bu yamalı kalbim.
Çünkü ben sadece bir şafak vakti sis duvarlarından aşıp acılara yenilmiş dudaklarına sunulmuş bir damla can suyum…



Yokluğuna kanayan her gecede “ benden ömür uzaklıktaki yüreğinden ” kurak toprağa düşen cümlelerin ölüme mevzilenmiş namlusunda kanattım hasretini.
Sen kirpiklerini gökyüzünün ince dallarında uyuturken, ayrılıklara yataklık eden bir eşkıya gibi kelimelerin namlusunda ağlattım içimdeki çocuğun gözbebeklerini .
Sen benden uzaklarda susmaları oynarken ben sensizliği anlatan intihar mektuplarının harflerinde susturdum yokluğunun pas tutmuş çığlıklarını.
Seni sevmenin bedeli ölümle onurlandırılmışsa sevgili; gülüşlerim kefenim, saçların darağacım olsun…

Çünkü ben; ayrılık şarkılarının notalarına yaslanıp uzaklarda yarınlarım için vuslat çiçekleri toplayan kadının dudaklarından söylenmiş son mutluluk cümlesiyim..
Unutma sevgili ; benden bir ömür uzaklığa gitsen de, ben hala ilk gün ki gibi seviyorum seni. Sesini duymasam da varlığına yaslanıp dualarıma ekliyorum ıslak gözyaşlarımı.
Tozlanmış hatıralarımı gözlerimin önüne getirip getirip yüreğinle bana gülümsediğin hallerini anımsıyorum.

Lakin gittiğin günden beri her yağmurda hüzünler üşüşüyor bedenime.
Ne zaman yağmurun bulutlarla dansına tanıklık etsem; kanla yıkanmış yaşlarım düşüyor kuru toprağın ince dudaklarına.

Yaşıma,başıma aldırmadan delicesine ağlıyorum gözlerimde nem, yüreğimde sensizlik ile..
Biliyorum ki; gözlerimden her akan yaş, bana haram gülüşlerine dua oluyordur. Kirpiklerimden akan her nem, senin yazgına senin acılarına kefaret ödüyordur umarım..
Ve geleceğini bilsem; umuda gebe sabahlara kurşun sıkardım.
Ölmeden önce gözlerini göreceğimi bilsem; dağlarını sırtlanıp tuz basardım kanayan sancılarıma..

Ah gülüm, ah hicrana gelin ettiğim yarim..
Gittiğin mevsimlerden dönüp baharlarıma gülümsemeyecek misin ?
Gittin ama gidişine hiçbir zaman pes etmedim.
Yokluğunda kazılmış ayrılığın dipsiz çukurlarına düştüm.
Canıma, yüreğime ilmeklediğim seni benden acımasızca söküp ipsiz uçurumlara sürgüler beni.

Ezildim, itildim nemli duvarların sağır dudaklarında.
Kanayıp durdum sensizliğin çatısız duraklarında.
Ama pes etmedim.

Gittin diye, beni “ sensiz “ bıraktığın diye senden vazgeçmedim.
Gidişine yargısız ve acımasız mahkemeler kurup sevgine ayrılık hükmünü giydirmedim. Gözlerinde kanayan bir hatıra olsam da ben senin sevgini hep nefesim bildim.
Yüreğine dokunamadığım her gece taş dibekleri yumruklayıp sensiz denizleri yakıp yıktım. Sancıyla kavrulan bedenime yosun bağlamış taşları reva gördüm.
Bayatlamış bir isyanı üzerine giyinip ayrılığa bayrak açan ruhumu kalbimin ölümsüz sevdasıyla savaşlar açtım..

Meydanlarda süngüsüz kalsam da sevdanı tek silahım bildim.
Ayrılıklar zafer çığlıkları atsalar da, ben seni kazandım.
Biliyorum bu dünyada bize vuslat yasak..
Bize kavuşmalar hep ırak.

Ama aşk bu değil midir ki; gitse de bir yudum gülüşüyle hala yürekte yaşatabilmek ?..
Merak etme hüzün gözlüm; sen gitsen de ben sadece seni sevdim sevgili..
Çünkü biz seninle aynı yürekle gülümseyip aynı gözle ağlayan iki imkansız yürektik kavuşmaları ölüme ertelenmiş….
Gitmiştin; ayrılığın meteliksiz sebepleri yamalı yüreğimde, kör hançeri göğsümde ışıldarken gitmiştin.

Haklıydın gitmekte..
Ben gökyüzünden düşüp gülüşlerine yağan kar tanesiydim sen ise baharların en nazlı çiçeği.

Yüreğine her sarıldığımda sen üşüyecektin, bedeli ödenmemiş acılarını bedenimle sardığımda yine de sen ayazlara yenik düşecektin.

Oysa ben sadece senin yüreğin için gökyüzünden serpilmiştim dudaklarına.
Sadece senin gülüşlerin için serilmiştim yapraklarına.

Sevdana doğmuşken kar tanesi iken ben senin yapraklarında ölmeye gelmiştim.
Aldığın nefes benim mutluluğum bilmişken her acın benim ölümüm olacaktı..
Ben senin yüreğinde yeniden doğmaya değil, senin yapraklarında ölüme kanatlanmaya gelmiştin.. Bilemedin seninle öleceğimi..
Bilemedin senin yüreğinde yavaş yavaş eriyeceğimi..
Gittin, yapraklarından düşüp toprağa sarıldım.
Kanadı düşlerim, ezildi kelimelerim.

Ben senin yüreğinde ölmeyi isterken, ben toprağın avuçlarında yavaş yavaş eridim.
Ama hiçbir zaman ayrılığa yenilmedim ben.
Çünkü ben seni sensiz yaşatacak kadar çok seviyordum.
Bir gülüşüne bedenimi ölümün ayak uçlarına serecek kadar çok seviyordum seni.
Çünkü; sen benim nefesimdin.

Cünkü biz seninle güneşe mevzilenmiş sabahların avuçlarında vuslata gülümseyecek iki sevda tohumuyduk dallarında hep mutluluk çiçekleri açacak…
Şimdi benden uzaklarda olsan da gecenin karanlığında “ umuda gülümseyen “ o gözlerini düşlüyorum.

Adını bilmediğim rüzgarlara seni anlatıyor, gökyüzümden gelip geçen turnalara seni soruyorum.

Bensiz uzaklarda mutlu olduğunu duydukça bir çocuk gibi seviniyorum.
Gitsen de ben hala sendeyim sevgili.

Gözlerini gördüğüm ilk günden beri ben hep aynı yerdeyim.
Unutma sevgili; sana göre “ hiç yaşanmamış “ , bana göre “ hiç sonlanmamış “ sevda masalının iki kahramanıydık seninle..

Mavi bulutların kirpiklerinde yıkanmış cümlelerin vuslat kokan satırlarıydık biz seninle.. Birbirimize severken ne savaşlar verdik seninle..
İmkansızlığı kelimelere ilmekleyip kavuşmalarımızı
Ahirete erteledik.

Aynı gökyüzünün altında gezinip aynı baharlara gülümsedik.
Aramıza devasa yalnızlıklar örüldü, sevdamız emeklerken bize kör uçurumlarda tek başımıza yürüme reva görüldü.
Aynı baharda yaşarken ayrı çöllerde düştük seninle..
Aynı kirpiklerinden akan iki damla gözyaşı iken sen baharlara gelin oldun ben ise toprağın kanayan yaralarına bir dirhem tuz…



Gülüşlerimi yüreğine takıp tüm imkansızlığa inat bir gün kavuşabilseydik seninle ; yağmura aldırmadan saatlerce dans edecektim seninle gökyüzünün şahitliğinde.

Sırılsıklam olmuş tenine taze gülüşlerimin sıcaklığını serip adaklar adayacaktım her nefesine.. Yağmur sonrası gökkuşağının güzelliğini çalıp baharın taze gelinciklerini örecektim naif yüreğine..

Söyle ey yar; bulutları saçlarıma indirip bir bahar günü gelecek misin gülüşlerimin sıcaklığına ? Söyle ey yüreğimi acılarına adadığım sevgili; dönecek misin yüreğimin yalnızlığına ?

Eşlik edecek misin yağmurla gözyaşlarımın dansına?
Şahitlik edecek misin seni “ sensiz “ yaşatmama ?
Kelimelerin susmalarına üzerine örtüp ben satırlarda gittiğin güne ağıtlar yakıyor olacağım. Sensiz yaşadığım her güne gitmiş olsan da yaşadığım aşkın mutluluklarını bulutlara yazıyorum olacağım.

Ve sen yazılan bu satırlardan habersiz “ bensizliğe “ uyandığında ben sana nefes alıyor olacağım…

Gitsen de benden, ben hala seni seviyorum çünkü biz seninle hayat kadar yalan, ölüm kadar gerçektik..

EsiLa beğendi.
__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
EsiLa, Friend
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 22:06