Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası > Aşka Dair Herşey
facebook bağlan


Ve o geri gelmeyecek

Aşka Dair Herşey kategorisinde açılmış olan Ve o geri gelmeyecek konusu , Ve o geri gelmeyecek Herkesin bir çocukluk aşkı vardır. Benim de vardı. Yıllarca sevdim onu, gizliden gizliden. Her yaz onu görmek için anneminmemleketine giderdim. Çünkü her yaz o da oradaya ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20.09.2015, 19:50   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Ve o geri gelmeyecek



Ve o geri gelmeyecek
Herkesin bir çocukluk aşkı vardır. Benim de vardı. Yıllarca sevdim onu, gizliden gizliden. Her yaz onu görmek için anneminmemleketine giderdim. Çünkü her yaz o da oradaya giderdi. Biz, onla kediyle köpek gibiydik. Sürekli kavga ederdik. Birbirimize zarar verirdik ama yine her akşam beraberdik. Kimseye vermediği telefonunu bana verirdi. Bu bile benim için çok büyük anlam ifade ediyordu. Ben çok kararsız biriyimdir. Sürekli fikrim değişiyordu. Bir gün aramız iyiydi, bu beni seviyor, diyordum. Bir gün kavga ederdik sinirden deliye döner, bana nefretle bakardı, bu beni asla sevmez ki diyordum. Sürekli takıldığı için kıskandığım bir kız vardı. Bir gece yine arkadaşlarla buluşmuş oturuyorken bu kızın dizine başını koyup uzandı. Çok ağrıma gitti. Neden ben değil de o kız? Cevap belliydi. Beni sevmiyordu. Bir kez daha yüzleşmiş oldum gerçekle. Yılmadım. Sevmeye devam ettim. O geceyolda biraz turlayalım dedik. O kız bir koluna girdi, ben de diğer koluna sokuldum. Fırsatım varken üşüyorum bahanesiyle sıkı sıkı tutundum ona. Hiç bırakmak istemedim. Onun yanında mutluydum çünkü. Beni sevmediğini bilsem de mutluydum. Sonra bir kaç gün geçti aradan. Tüm gençlik toplanmışız oturuyoruz yine. Yine bir gece vakti. Bir ara dedik otur otur nereye kadar, kalkıp dolaşalım. Herkes onayladı. O da vardı aramızda. O arkadan yürüyordu. Ben de ona katıldım. Saat gece yarısını geçtiği için o kız yoktu, rahattım. Konuşmadan yürüyorduk yan yana. Sonra kolunu omzuma attı. Ben de elimle omzumdan sarkan elini tuttum. Hiç bir şey demedim. Hiç bir şey demedi. Beraber sustuk. Önümüzde giden grup neşeyle muhabbet ederken biz on onbeş adım arkalarında, sessizlik içinde yürüdük. O gece belki dedim, belki o da beni seviyordur? Ama bu kanıtım olamazdı. Sırf elini omzuma attı diye,elini tutmama izin verdi diye beni seviyor diyemezdim. Mantıklı gelmiyordu ama umutlanmıştım işte. O kıskandığım kız geldi yanıma birkaç gün sonra. "Seni seviyor" dedi. Yüzüne baktım. Dalga geçiyor gibi bir hali vardı. İnanmadım. O kıza güvenmiyordum. Sonra günler geçtikçe bu olay tekrarlandı. Kız, "seni seviyor" diyor, başka bir şey demiyordu. Ben de inanmadım. Gidip de sormadım açıkcası, üstelemedim. Sonra bir gün; kıskandığım kız, sevdiğim çocuk ve bir yakın arkadaşla oturuyorduk. Aniden o ikisi kalkıp az öteye gittiler. Bir şeyler konuştular. Sevgilim çocuk orada beklerken kız geldi yanımıza,son bir defa "o seni seviyor" dedi. İnanmadım. Sonra çocuk geldi. Sordum. Var mı böyle bir şey, dedim. Hayır,dedi. İnandım. Çünkü o beni sevemezdi. O beni sevmezdi. Sevmeye tenezzül bile etmezdi. O kadar aşağılık görüyordum kendimi. O kadar inandırmıştım kendimi beni sevmediğine. Sonra tatil bitti. Evime döndüm. Ayrı şehirlerdeydik. Onu unutmak zorundaydım. Ama unutamıyordum çünkü onla mesajlaşıyordum. Sık sık olmasa da, mesaj atıyordu. Konuşuyorduk. Ardından tanımadığım birnumara aradı beni. Bu o kızdı, kıskandığım kız. Bana "onun beni sevdiğini" söyledi. Yine inanmadım. İnanmam için bir sebep ver, dedim. Telefonu ona verdi. Son saniyeye kadar inanmadım. Ama ağzından "seni seviyorum" lafını duyunca istemsiz bir şekilde yüzümde bir gülümseme belirdi. Seviyor, dedim. Seviyordu. Sevgili olduk. Birbirimizi görmeden tam 9 ay boyunca sevgili olduk. Sürekli mesajlaştık, telefonda konuştuk. Bazen 2 dakika, bazen 30 dakika. Onu görmesem de mutluydum. Beni seviyordu. Onu seviyordum. Sürekli kavgalar ettik, defalarca ayrıldık ama tekrar barıştık. En çok da ayrıldığımızda konuşurduk. Hatta bir defasında "sesini duyunca mutlu oluyorum" demişti. İçten içe sevinsem de susmuştum. "Neden konuşmuyorsun" dedi. Mutsuz kal, dedim. Sinirliydim çünkü. Ama o sözü beni çok mutlu etmişti, hiç unutmam. O gün barışmıştık zaten. Her ayrılığımız bir kaç günsürüyordu. Ardından yine barışıyorduk. 9 ay geçti aradan. Bir sabah uyandım. Mutluydum. Çünkü onu görmeme az kalmıştı. Bir kaç hafta sonra memlekete gidecektim. O da orada olacaktı. Çalıştığı için fazla görüşemeyecektik ama umrumda değildi. Fazla olmasa bile görüşecektik. Bu bile mutlu olmama yetmez miydi? Uyandım ve telefonuma baktım. Ondan mesaj gelmişti. Sevindim. Lanet olsun ki sevindim. Ama mesajı açtığımda bunun bir ayrılık mesajı olduğunu görmemle tüm sevincim yerle bir olmuştu. Aslında önemsememeye çalıştım, bir kaç gün sonra mesaj atar nasılsa dedim. Bekledim. Bekledim. Bekledim. Bir hafta geçti aradan. Oysa ki çoktan barışmış olmamız gerekirdi. Ama olmadı. Öyle olmadı. İnanmak istemedim. Gerçekten bittiğine inanmak istemedim. Bitmiş olamazdı. Olmamalıydı. Elimden bir şey gelmiyordu. Ağladım. Defalarca. Üzüldüm, her gün. Sonra haftalar birbirini kovaladı ve o an geldi. Memlekete gittim. Ama o yoktu. Benim geleceğim sabah, benden bir kaç saat önce gitmişti. Muavindi o. Seferlere katılıyordu. Bir gidiyor, anca beş gün sonra falan dönüyordu. Zaten geldiğinde yüzüme bile bakmıyordu. O beni unutmuştu, belli. Sevgilisi olduğunu duydum sonra. Oysa ki benden ayrılırken uzun süre biriyle çıkmak istemediğini söylemişti. Ben de inanmıştım, keriz gibi. Çünkü ben salaktım. Yıllarca onu sevmekle çok büyük salaklık yapmıştım. Unutmaya çalıştım. Başardım sanırım. Başardım derken yine bir gün seferden döndü. Gece arkadaşlarıyla içmeye gitmişler, sarhoş döndüler. Biz de bir iki arkadaş oturuyoruz. Geldiler yanımıza. En az bir yarım saat gereksiz konuşmalar saçma olaylar falan derken bu bana döndü. Geldiğinden beri ilk defa yüzüme bakıyordu. Geldi özür diledi. Bu neyin özrü dedim cevap yok. Sonra geldi yanıma oturdu. Ses etmedim. Kolunu omzuma attı. Bir saniye bile durmadım geri çektim kolunu. "Ayıp ediyorsun ama," dedi. "Ben mi? " dedim. "Asıl sen ayıp ediyorsun." "Ne yapmışım ben?" dedi. Sustum. Cevap vermedim. Arkadaşım geldi yanımıza. "Neden ayrıldın kızdan?" dedi. Bir şeyler saçmaladı işte. "Çok güzel," dedim. "Eski sevgilinim artık." Sustu. Sadece gözlerimin içine baktı. "Ne? Yalan mı?" "Yalan" değildi. Değildi işte. Yalan diyip kestirip atacak kadar basit değildi işte. "Neden ayrıldın o zaman" dedim. Ardındanaz önce uzaklaşan arkadaşım tekrar geldi. "Başka yerde konuşsanız?" diyince onla ne kadar yakın olduğumuzu farkettim. Burası küçük bir yerdi. Biri görürse hemen duyulurdu. Yola çıkmaya karar verdik. Yolda bir bankta oturduk. Konuştuk. Karşımda bir sarhoş değil de ayık bir insan varmış gibi konuştum. Bana şuanki sevgilisi diye duyduğum kızın sevgili değil de en yakın arkadaşı olduğunu söyledi. Beni sevdiğini söyledi. İnanmak istedim. Yalan söyleyebilme ihtimali yüksek de olsa ona inanmak istedim. Çünkü hala onu seviyordum. Yolda yürüyorduk. Eli omzumda. Elini omzuma atmasını seviyordum. Sonra birden beni kendine çekti ve dudaklarımız birleşti. Onla öpüşüyor olmak güzel bir histi. Sonra geri çekildim. Bir şey demedim ve omzumdaki elini sıkıca tutup başımı ona yasladım. Sarhoştu. Ve yarın bu olanları unutucaktı. Biliyordum. Sorduğumda unutmam demişti. İnanmak istemiştim. Çünkü öpüştüğümüzü sadece benim hatırlayacak olmam kötü olurdu. Ama tam da öyle oldu. Sabah oldu. Yanına gittim. Unuttuğunu söyledi. O geceyedair bir iki önemsiz olay anlattım. Ama öpüştüğümüzü söylemedim. O benim yüzüme bakma zahmetinde bile bulunmazken söyleyemezdim. Aradan bir hafta geçti. Onunla konuşmak istiyordum. İlk defa o ayıkken adam akıllı konuştuk. O gün söyleyecektim öpüştüğümüzü. Ama söyleyemedim. Dilim varmadı söylemeye. O beni sevmezken nasıl biz öpüştük diyebilirdim ki? Hem ne değişecekti söyleyince? Hiç bir şey. Aradan bir ay geçti. Tatil bitti. Ben geldim istanbula o gitti ankaraya. Bir kaç gün sonra sevgili olmamızın üzerinden tam bir yıl geçmiş olacak. Hala öpüştüğümüzü bilmiyor. Hatırlamıyor. Bir kaç gün sonra onu arayacağım. Ve sarhoş olduğu gün öpüştüğümüzü söyleceğim. Belki hatırlar. Ama bir şeylerin değişeceğini sanmıyorum. Çünkü o gitti. Ve bir daha asla geri dönmeyecek.

...

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 21:45