Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası > Aşka Dair Herşey
facebook bağlan


Büyük dertlerin dilsizliğini,küçük dertler çözermiş

Aşka Dair Herşey kategorisinde açılmış olan Büyük dertlerin dilsizliğini,küçük dertler çözermiş konusu , Büyük dertlerin dilsizliğini,küçük dertler çözermiş İklimin ayaza bilenmiş ellerinden ödünç alıyorum yine ve yeni bir seferi daha…Vakit kimin şakaklarından dökülüyor usulca,bilmiyorum…Üstündeki ince çiziklerinden sızan kanlı kelamlar sarıyorum,kimse bilmez anlamlarını hangi ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 02.11.2015, 13:53   #1 (permalink)
Bu Ne Özgüven?

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
gul Büyük dertlerin dilsizliğini,küçük dertler çözermiş



Büyük dertlerin dilsizliğini,küçük dertler çözermiş


İklimin ayaza bilenmiş ellerinden ödünç alıyorum yine ve yeni bir seferi daha…Vakit kimin şakaklarından dökülüyor usulca,bilmiyorum…Üstündeki ince çiziklerinden sızan kanlı kelamlar sarıyorum,kimse bilmez anlamlarını hangi lisanda saklıyorum ve içime ne derleyip ardından böylesine neyi topluyorum…


‘’büyük dertlerin dilsizliğini,küçük dertler çözermiş’’…




Anla ki;ben sadece sayıklamayı öğreniyorum…




‘’usanmadım,uslanmadım’’



Ad-(ım)-sız bir mesafe;satır başlarının saçlarını acımasızca kazıyor defterimden...Doğumuna gün sayılan bir paragrafın hizasındaki çocukça koşuşlar,daha henüz dolaşmışken yaşamın ayaklarına…Ben düşmüşken tüm bildiğim bucakların ucundan…Ve sen;sol cepkeninde kaybolmuş bir nokta’nın son nefesini içine çekmişken…



‘’utanmadım karşılıksız sevmelerden’’



Bakir ve papatya kokan bir mektubun sayfalarında dokuyorum yankıları…Unutulmak için hatırlanacak gecelerin demine bir yaprak lahza daha ekliyorum ve o koyuldukça,ben aklanıyorum…
Hem katili hem de maktulu oynamayı becermiş yaşa’n’mış’lık’lar’ı kalıntısızca katlediyorum,makamı nihavent’e el vermiş notalarından…



‘’açık yara misali,yüreğimin hali’’



Bir sevda’nın kaderini göğsünden ince ince oyararak,çıkışsız girintilerinden yaratmaksa böylesine cesurca ve bir şiirin avuç içlerinde kahramanca savaşmaksa…



Demiştim ki;’’bu,kokunla tüt(s)ül(en)en ,kabuğu içinden bağlı bir kalp yarası’’…



‘’aşktan başka bir şeye inanmadım’’



Ömrü milimlik arşınlardan biçilmiş yollarda hiçbir zaman rastlaşmadım onunla…Yolculuğumun gidiş bileti dönüşsüz kesilmişti esasında…Çetelemin ayak uçlarında hitapsız buyruklar vardı,içime gark edilmiş girdaplarımda sırtı dönük varışlar…



‘’öğrenmedi gönül yaşlanmayı,dünya zamanıyla gün saymayı’’



Esrik bir vaktin,dibine imzasını vuran kitabında yazılı lügatlarımın parçacıkları…Muamma hem de öylesi bir muammadır ki bu;ne gitmeyi becerebildik her defasında ne de kalmayı…Arsız bir araf’ın eksiksizce eksik bırakılmış sayıklama´lar´ı…



‘’saldım semaya özgür,en kara sevdayı’’



Eski ve öksüz susmalara,üvey sefkatler sürme durağıdır şimdi…Şehrin virane efsanelerini gözbebeklerinde devşirmiş ıslak saçlı o küçük çocuğa,tek bir nefeste sarılmak gibi…Gizli öznelerin hayat boşluklarına sığdırılmış ezik ve küçük ve dikişsiz özlemlerdir adresi...Geçitsiz ve lahuti…



‘’senden başka bir şeye inanmadım’’



Devrikti onunla kurulmuş her tümce…Ne düzlemde iyileşiyordu illetleri ne de boylamda…Birbirinin mezarını çiğneyenler ve tek bir lokmada yutanlardı bir vaktin sevgili-ler-i…Ve düş’tü’ler ve devrildiler kıyametlerinin sırat köprülerinden…



‘’bunalmadım,bulanmadım’’



Tarihsiz sözcüklerin izleridir kursağımızda yaşayan…Duman altı sigaralardan yüreklerimize taşınan ve es´leri azaltan…Amâ sular boyunca durulup bir türlü taşırılamayan…Sabahın kıpırtısız nidalarında uyanan ve güneşi de sırf bu yüzden;ay sayan…



‘’yoksa orman misali yanar mıydım’’



Sezgiler kısırlaştırır bazen o ışıltılı hevesleri…Kaçmaya medarın yoktur kalmaya inancın…Son harfi tamamlanmamış bir duanın rengine yamarsın açık kaçıklarını…Ardından söversin bildiğin tüm lanetlere…Ve bilirsin ki;düşleri,sevda’nın perdelerine asamazsın…



‘’aşktan ölmeseydim,aşka doğmasaydım’’



Miâdı,sessiz harflerle doldurmuş kelimelerin kuraktır mevsimleri...Sonbahar’ı,Kış’ı,İlkbahar’ı ya da Yaz’ı…Fark etmez susuzluğun Nisan´ı ya da Kasım’ı…Bir’dir tüm vakt-i zaman acılarının dalgalanan bayrağı…
Ceseti,celladı,yaşayanı ya da geride kalanı...



‘’kendimi masallara adar mıydım’’



''Devranımın seyrinde,küsurlu hecelerimin öyküleri;kavlimin kervanından geçmez satır nihayetleri''

__________________


ikRa isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
ikRa
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 23:25