Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası > Aşka Dair Herşey
facebook bağlan


Pervanenin Rüyası

Aşka Dair Herşey kategorisinde açılmış olan Pervanenin Rüyası konusu , Pervanenin Rüyası Bir mum ateşinde can vermekle yükümlüydü pervane. Pervane hükümlüydü belki de. Aşık maşuk ve aşk üçgeninde...Belâ-yı aşka maruz kalan ve çareyi kan dökücü sevgilinin kan kokan al evinde ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 28.06.2013, 01:40   #1 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Pervanenin Rüyası




Pervanenin Rüyası

Bir mum ateşinde can vermekle yükümlüydü pervane. Pervane hükümlüydü belki de. Aşık maşuk ve aşk üçgeninde...Belâ-yı aşka maruz kalan ve çareyi kan dökücü sevgilinin kan kokan al evinde bir sevgili mumun alevinde bulan pervane...Bir rüya görecekti ve bir roman dile gelecekti.
Daha ne!



“Aşığa pervâ nedir
Pervânedir bir ışık huzmesine can atan
Can gider de filizlenmez mi şiir”

diyen kelamın sahibi bu kez bir şiir filizlendirmek yerine kökleriyle maziye tutunan bir çınarın her sayfasında filizlenmekten öteye gitmiş yüzlerce şiiri saklayan bir romanın ifadesini seçmişti kendine. “Kalemi yaratan Allah’a hamd ile...”

Pervanenin Rüyası adlı Fuzûlî romanının edebî hayatta nefes almaya başladığı zaman iki bin yedi ve mekân Kayseri.

Her bir nüshanın bekçisi her bir sayfanın emekçisi ise birçok isme ev sahipliği yapan Laçin Yayınevi. Roman kapağında bir imza: Vedat Ali TOK. Aruz vezni edasıyla ve “tak tak” nidasıyla Klasik Türk Edebiyatına müştak aşıkların kapısını çalacak olan zat.

Pervanenin Rüyası...
Ne düşe sığar bu rüya ne düşünüşe...

Geriye kalansa bir romanın dünyası...

Bir romanın dünyaya bırakılan hoş sedası...

Yazar-eser-okuyucu silsilesinde üçüncü sırada kalan insan kitabı eline alan insan bu hoş sedaya nail olma sevdasıyla bir anda on beşinci on altıncı asra taşıyor kendini. İşte karşısında muhteşem Osmanlı...Kanlı canlı Osmanlı insanı...Romanın her karesi Osmanlıya açılan bir pencere sanki...Etiyle kemiğiyle iliğiyle...

Bir tarih canlanıyor okuyanın gözlerinin önünde. İçtimaî hayat kültür-sanat ve en önemlisi edebiyat. Ne varsa söz üstüne şiir niyetine...Şairlerin sohbet meclisleri...Lisan yeni bir can buluyor konuşarak. Dîvanlar yazılıyor varak varak. Kamış kalemi is mürekkebine dokundurarak. Hükümdar şairler Taşlıcalı Yahya BeySehî Bey Zâtî Hayretî Hayalî Necâtî Latîfî Destur Çelebi Bâkî ve diğerleri...Ancak bir isim var ki romanın asıl kahramanı: Fuzûlî. Fuzûlî etrafında dönen bir şiir medeniyetinin kuru bilgilerden sıyrılarak romana yansıtılan hâli...Yazar kimi zaman sair şairlerle Fuzûli hakkında sohbet ederken kimi zaman da şairin bizzat kendisiyle muhabbet ediyor.

Roman akıp gidiyor. Kelimeler Kerbelâ’ya doğru akıp gidiyor. Fırat ve Dicle’ye karışıyor.

Roman birinci tekil şahsın dilinden kaleme alınıyor ve yüzyıllar öncesinden bir şahitdîvan şiirine kapılarını sımsıkı kapayan günümüz insanına samimi bir el uzatıyor. Boş bir olay örgüsünden ibaret olmayan romana dîvan şiirinin asaletine ve letafetine yakışan hoş beyitler serpiştiriliyor. Tarihî hikâyeler ve edebî nüktelerle renkleniyor sayfalar. İyi ve kötü hâlleriyle bizim olan dîvan edebiyatımıza gerektiğinde eleştirel bir gözle bakmayı bilen yazar hem bilgi hem sezgi hem de sevgi hokkasına batırıyor kalemini.

Şimdi kim bilir hangi kütüphanenin kaçıncı rafındadır Pervanenin Rüyası.

Binlerce kitap arasından Fuzûlî’nin sesi geliyordur muhatabının kulağına. Ve binlerce harf arasından onun dal gibi nûn gibi iki büklüm hâli feryat figan ederek düşüyordur okuyanın kucağına. Bir kucağa en ziyade bir kitabın yakışacağı inancıyla...

Fuzûlî... Rahlenin hemen önünde can ipliğinden tutuşan bir beden alev alev bir baş... Yanmakta an be an. “Âh”lar bir alevin tam ortasında duman duman.

Kalemi eline alıyor Fuzûlî:

“Ah ü feryadın Fuzûlî incidübdür âlemi
Ger belâ-yı aşk ile hoşnud isen gavgâ nedür”


Pervane...Döne döne...

Bir mum alevinde vuslatı yakalayacak belki de...Öyle ya...Bu bir rüya...


Ne mutlu Pervanenin Rüyası’na vâkıf olana...

SENEM GEZEROĞLU

__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Asrevya
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 15:07