Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası > Aşka Dair Herşey
facebook bağlan


Vefa ve sevgi

Aşka Dair Herşey kategorisinde açılmış olan Vefa ve sevgi konusu , Vefa ve sevgi Bir varmış, bir yokmuş Allah’ın kulu çokmuş Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken; eşek mühürdar, katır silahtar iken; ben babamın beşiğini ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 04.03.2014, 19:23   #1 (permalink)
Bazen,gözlerinin tanımadığını yüreğin tanır.

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Vefa ve sevgi



Vefa ve sevgi


Bir varmış, bir yokmuş Allah’ın kulu çokmuş Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken; eşek mühürdar, katır silahtar iken; ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, yani çok ama çok eskiden, Kafdağı yamaçlarına kurulu bir memleket varmış Adına da Rüyalar ülkesi deniliyormuş Burada, dünyaya dair hiç bir şey konuşulmazmış Çünkü, dünyanın meşakkatli olduğu, çileli olduğu bilinirmiş ve bunun içindir ki, rüyalar ülkesinde acılara, çilelere, mutsuzluklara yer verilmezmiş Her şey tozpembe görülür, herkes mutlu bir şekilde yaşarmış

Bu rüyalar ülkesinde, görenlerin gözlerinin kamaştığı, güzel mi güzel, tatlı mı tatlı, alımlı mı alımlı bir prenses yaşarmış Güzelliği dillere destanmış Bir gören, bir daha gözünü ondan ayıramaz, yanar tutuşurmuş Bir yürürse, sanki bahar da peşinden yürürmüş Güzelliği yedi düvele yayılmış Prensesin ise, kıskanç bir babası varmış Kızını ne prensler ne krallar istemiş Ama prenses, evlenmeyi düşünmüyormuşÇünkü, mutluluğun zorla elde edilmeyeceğini biliyormuş Gönlünün, ruhunun prensine bir gün, bir yerlerde mutlaka rastlayacağına inanıyor ve gelen taliplerini nazik bir dille geri çeviriyormuş Prenses mutlu gibi görünse de, aslında çok mutsuzmuş Çünkü, babası kıskanç olduğundan, hiç bir yere gitmesine müsaade etmiyormuş Sarayda her türlü imkan olsa da, bir dediği iki edilmese de, prenses yine de çok ama pek çok mutsuzmuş Aradığı sevgiymiş, ilgiymiş Rüyalar ülkesinde istediği her şey gerçek oluyor, bir isteğine ulaşması için hayal alemine dalması veya rüya görmesi yeterli oluyormuş Ama, yaşantısında ve rüyasında ruhuna hitap edecek, gönlünü alacak, kendisini içten sevecek birisine rastlayamadığından, mutsuzluğu gün geçtikçe artarak devam ediyormuş Çünkü biliyormuş ki, önemli olan ruh güzelliğidir ve asıl olan gönül zenginliğidir

Çok çok uzak diyarların birinde ise, Gerçekler Ülkesi adı verilen bir yer varmış Burada, yoksul bir genç yaşarmış Babası ne kral, ne de padişahmışKüçücük dünyalarında kendi hallerinde yaşayıp giderlermiş Gerçekler ülkesinde hep gerçekler konuşulurmuş Yalana, riyaya yer olmadığı gibi, hayal kurmak ve rüya görmek de yasakmış Bu ülkede kralın sağ kolu büyücübaşıymış Büyücübaşı, Gerçekler ülkesinin kralından aldığı emirle, tüm ülke halkını gözetim altına aldığından, rüya görenlere veya hayal alemine dalanlara çok ağır cezalar verdirirmişÇünkü kral, gerçeğe hayal veya rüyanın karışması halinde, tüm ülke insanlarının tembelleştiğini düşünür ve böylece fakir halktan toplanan vergiler azalacağından, komşu ülkelere karşı ekonomik güç ve otoritesinin sarsılacağına inanırmış Ülkenin ormanları, dağları, taşları, arazileri kralın malı sayılır, halk bir köle gibi çalıştırılırmış

Gerçekler ülkesinde yaşayan yoksul genç, her gün ormana odun kesmeye gider, günlük nafakasını çıkartırmış Yine böyle bir gün, çok yorulduğu için, bir ağacın gölgesinde uyuyakalmış Uykusunda, alımlı mı alımlı, güzel mi güzel, tatlı mı tatlı rüyalarının prensesini görmüşİkisi de göz göze gelmişler Onlar için o an zaman durmuş sankiİkisi de birbirlerinden çok etkilenmiş Oduncu genç, prensesi çok beğendiğini söylemiş durmuş dakikalarcaPrenses de, kendisini tanıtmış ve demiş ki, “Ben, rüyalar ülkesinin prensesiyim Çok yalnızım ve mutsuzum Lütfen benim yalnızlığımı paylaşır mısın? Benimle dost olur musun? “ “Dost olduk bile! ” demiş oduncu genç Zaman öylesine ilerliyormuş ki, bu tatlı rüyadan uyanmak istemiyormuş Dakikalarca, saatlerce bu rüyayı görmeye devam etmiş Bir de bakmış ki, karşısında büyücübaşıGenci apar topar kralın huzuruna çıkarmışlar…Kral, sorgusuz sualsiz, gence ceza vermiş Genç bundan sonraki hayatını minik bir serçe olarak devam ettirecek ve Gerçekler Ülkesi’ni hiçbir şekilde terk edemeyecekmiş Büyücübaşı, bu cezayı çok ağır bulmuş ve kraldan, cezanın hafifletilmesini istemiş Kral ise, bir tek şartla bu cezayı hafifletmiş Rüyalar Ülkesi’nde bulunan güzeller güzeli prensesi, Gerçekler Ülkesi’ne getirmesi ve kralla evlenmesi koşuluyla ormancı genci affedecekmiş Ve böylece ormancı genç, yine eski haline döndürülecekmişVerilen süre içinde prensesi krala getiremezse minik serçe oracıkta ölecekmiş
Çaresiz, “tamam” demiş genç Ve yola koyulmuş Dağlar, denizler, ormanlar aşmış Sonunda, prensesin yaşadığı Rüyalar Ülkesi’ni bulmuşPrensesin bulunduğu sarayın penceresine konmuş Camdan içeriye bakmış Bir de ne görsün Ayın on dördü gibi güzel mi güzel, tatlı mı tatlı bir melek…Gözleri kamaşmış bu güzellik karşısında ve şöyle demiş kendi kendine… “Ahhhh! Keşke minik bir serçe olmasaydım Belki prensesle ben evlenirdim Sonra da, kralla yaptığı anlaşma gelmiş aklına Küçücük gagasıyla, cama vurmuş… Prenses, görkemli güzelliyle cama doğru yönelmiş ve penceredeki minik serçeyi görmüş Hemen içeri almış “Ne kadar şirin şeysin sen böyle Yoksa, sen de mi yalnızsın benim gibi “ demiş Avuçlarının içine almış ve bir de buse kondurmuş minik serçenin yanağına Minik serçe, prensesin tüm konuşmalarını anlayabiliyormuş Minik serçe ile prenses çok iyi dost olmuşlar Prenses, kendi elleriyle besliyor, yediriyor, içiriyormuş minik serçeyi “Daha önce nerelerdeydin sen? O kadar yalnızım ki, hiç gitme ne olursun” demiş prenses Minik serçe ise, çok sevinmiş Hiç gitmek istemezmiş ama, krala verdiği söz aklına geliyormuş Düşünmüş, taşınmış, prensesi kendi elleriyle krala götürmektense prensesin yanında kalmayı tercih etmiş Ama, bu durumda kendisi ölecekmiş… Ne pahasına olursa olsun, krala götürmeyecekmiş prensesi Nasıl olsa, bir gün ölmeyecek miymiş Prensesin yanında ölmenin bile mutluk olacağını düşünmüş Ve, hiç prensesten ayrılmamış Prensesin yüzüne kan gelmiş, can gelmiş Gülüp oynamaya başlamış Çünkü, bir arkadaşı, bir can dostu varmış…İkisi de birbirlerine o kadar sevgi dolu bakıyorlarmış ki, birbirlerini görmeden yapamıyorlarmış Sonunda, kralın verdiği müddet dolmuş… Ağır ağır can çekişmeye başlamış minik serçe Son bir gayretle, prensesin avuçlarına konmuş ve oracıkta son nefesini vermiş Prenses, geceler boyu hep ağlamış minik serçenin ardından Ve o zamandan beridir prensesin adı HÜZÜNLÜ PRENSES olarak kalmış

Bu masal, aslında bir masal değildirYaşamımız sürprizlerle doludur ve her sevgili, aslında bizler için birer prensestirÇünkü, özel kişiler her zaman bu unvana layıktırlar
Rüya ve gerçek, nasıl ki, hiç bir zaman bir araya gelemez ise, imkansız aşklar da yan yana gelemez Zira, hiç bir zaman yaşayamaz gerçekte Sadece bir şekilde yaşatırız bu büyük aşkımızı Ruhumuzda Gönlümüzde ve, bunu yaparken, hiç bir engelle karşılaşmayızçünkü ruhlarımız özgürdür ve gönül gözüyle sevmek, sevmelerin en güzelidir
Hiçbir masal böylesine hüzünlü bir sonla bitmemiştir Masallar hep mutlu sonlarla biter Bu masalın farkı buradadır Çünkü, hiçbir zaman gerçeklerle, rüyalar birbirleriyle buluşamaz Burada önemli olan, sevginin gücüdür Minik serçe, canı pahasına prensesin yanında kalmaya razı olmuş ve sevgisini canı ile ödemiştir Sevginin gerçek gücü işte budur…

Sevginin kıymetini bilelim ve birbirimizi koşulsuz sevelimBirbirimizden ilgimizi, sevgimizi, muhabbetimizi kesmeyelim Sevgi, öylesine değerli ve öylesine büyülü bir kelimedir ki, isteseniz de zorla kimseyi sevemezsiniz Sevmek, içten gelen samimi duyguların bir ayna misali yansımasıdır

__________________
Yaşamı bir film gibi düşünmek lazım çeşitli içerisinde çeşitli rolleri barındıran bir film. Bu rollerin içerisinde ne artist , ne aktrist nede figuran olmalı insan. Senarist yönetmen olmalı kendi yazıp kendisi yönetmeli kendi yazdığımız bir film olmalı hayat. .
Myself isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Myself
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 14:17