Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Aşk - Şiir Dünyası > Aşka Dair Herşey
facebook bağlan


Kendini Değil,Sevdiğini Anlatır Aşık

Aşka Dair Herşey kategorisinde açılmış olan Kendini Değil,Sevdiğini Anlatır Aşık konusu , Kendini Değil,Sevdiğini Anlatır Aşık Ölüm ve yok olma korkusuna dayanarak bu dünyada kalıcı bir eser vücuda getirme arzusu duyan birinin anlam dünyası tevhid sanatçısı için pek katmanlı değildir. Kalıcı olma ...


Like Tree1Beğeni
  • 1 Post By Asrevya

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 13.03.2014, 08:07   #1 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Kendini Değil,Sevdiğini Anlatır Aşık




Kendini Değil,Sevdiğini Anlatır Aşık



Ölüm ve yok olma korkusuna dayanarak bu dünyada kalıcı bir eser vücuda getirme arzusu duyan birinin anlam dünyası tevhid sanatçısı için pek katmanlı değildir. Kalıcı olma arzusunun insanı bu dünyayla hemcins kılan fazlaca 'dünyevi' bir korku olduğunu düşünür çünkü tevhid sanatçısı.

Ruh bedenden ayrılır, geri döner, hicret eder, yükselir, yücelir. Dünyanın ruhu, tabiri caizse 'ahiret kokusu' taşır. Ruh bizim değildir! Şair Pessoa gibi söylersem, bir soru formatını da alabilir: "Peki ruh, bizim midir?"

Vahiy, ruh'tan bize çok az şey bildirildiğini söyler. 'İlahi sanat'ın bu perdeli gerçeklerden daha 'incelikli' bir ipucuna ihtiyacı yoktur diye düşünüyorum. O'nun (cc) sanatı karşısında insana düşen seyretmek, temaşa etmek, izlemek, anlamlandırmak, amel etmek ise... Evet, eğer böyleyse: Her şeye 'ilk bakış'ın içinde sonsuz sistemin birbiriyle olan ahenginin, bağı ve birliğinin apaçık görülebilmesi -duyumsanması- müthiş esinleyici bir ruh katar tüm 'sanatsever'lere.

Kâinatı kalbe sığdırmayı bir sorumluluk ve hak olarak tanımlayan tevhid sanatçısı için dünyayı bu zevk üzerinden biçimlendirme uğraşı bir kibir ve büyüklük taslama vesilesi değil, insan olmaya dair bir şuur barındırır. O halde 'yaklaşma çabası'yla soralım: Kalıcı olma kaygısı bu dünyayla sınırlanmışsa, kâinat içre neye bakar insan? Neyi izler, seyre dalar?

Varlığı ve kâinatı anlamlandırmak, aynı zamanda kendini -insanlığını- tanıma egzersizi yapmaya da götürüyor. Bence tevhid sanatı bu dünyada böyle bir 'seyr ü süluk'un; yani insanın kendinden kendine yaptığı yolculuğun evidir. Şunu söylemek çok yanlış olmayabilir öyleyse artık: Bu dünyada kalıcı olma telaşıyla eser vücuda getiren pek çoğumuz için asıl dert, diğer insanlar tarafından fark edilmek oldu. Peki, soralım kendimize: "Herkesin yöneldiği bir kıblesi, bir yönü vardır, ona döner" (2:148) ise... Biz döndük mü, dönmekte miyiz o yöneldiğimiz şeye?

Belki de sanatçı, Allah'ın onu görmek istediği gibi olmaya çalıştığı sürece, bu uğraş onu 'kendi' kılacaktır eserlerinde. Başkalarına değil, Rabbi'ne yönelen sanatçının 'uzun ince' yolu bu değil midir biraz da: Donuk ve sabit sandığımız ama kesintisiz yaratılışın sürdüğü bir evrende döngüselliğin harmonisine dâhil olmak ve noktanın sonsuzluğuna kendi anlamını katmak... Başka bir deyişle; O'nun (cc) sanatını seyretmek için yapar eserlerini. İcra yoluyla temaşa eder.

Dünya kalıcılığı asıl derdi olan bir kimse ise yukarıda belirttiğim gibi başkaları tarafından fark edilmeye kilitlenmişse, eserlerinde 'ruh evrenselliği'ni kuşatarak, başkalarına ulaşması kolay olmayacaktır. Çünkü fark edilme kaygısı, insanı dünyevi niteliklerine indirgiyor. Ziynetini muhafaza etme biçimlerini de elinden alıyor.

Ne demektir peki fark edilmek? Eserlerinde kâinatı izlemekten ziyade, kendini izletmenin yöntemlerine odaklanması demektir sanatçının. Bu şekilde ele aldığı temanın ruhuna odaklanması, o nesneye dönüşmesi, giderek özne-nesne örtüşmesine varması zorlaşır. Kendini veremez. Ne hayata, ne sanata, ne başkalarına.

"Sen yalnızca kendin değilsin" der bize bir tevhid eseri. Sanat yoluyla başkası olmaya yollar bizi. "Başkası olma, kendin ol" şiarındaki o kör noktayı da kuvvetle ima eder. İnsan kendi başına nasıl 'kendi' olabilir ki, başkaları yoksa! Kendinden bahsetmeye çalışmaz bir minber, kendini anlatmak için yapılmamıştır mihrab. Tevhid mimarisinde tek bir çiçek motifi dahi fark edilmek için çırpınmaz. Gören görür. Görebildiği kadar. Onların ima ettiği her gerçek ayrıntı, aşk ile öğütür bizi. Âşık kendini anlatmaz, sevdiğini anlatır. Ve sevdiğini anlatırken anlattığı kendisidir!

Vardığımız noktada şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz: Tevhid sanatında 'kendi-öteki' ilişkisi üzerinden bir bölünme kurmaz sanatçı algısı. Öteki ile kendi iç içedir, kesişip ayrışsa dahi nihai olarak 'çokluktaki bir'dir. Dışarıda kalan, geriye kalan, geride kalan hiçbir şey yoktur. Tabii bu durumda, başkaları tarafından fark edilmek gibi bir kaygıyla sanat yapmanın anlamsızlığına varmıştır çoktan.

Toparlayayım o halde. Sanatta güzel'in ölçüleri üzerine düşünmeye devam ettiğim bu yirmi altıncı yazımda tevhid sanatçısının kalıcı olma kaygısının dünyayla sınırlanmadığına varmış olduk. 'Gizli hazine'nin bilinme arzusu bu anlamda artık kendi mecazlarını türetmeye başlıyor. Zira bu arzu, tüm zaman ve mekânları kuşatarak, O'nun (cc) sanatına dair bize 'kalıcılığın asli mahali'ni işaret ediyor. Kâinata sığmayanın, kâmil insanın kalbine sığması, 'güzel sanat'ın ölçülerini oluştururken kıymetli bir harç hazırlıyor 'âşıklar' için.

Evet, her birimiz farklı yönlere yönelsek de, nihai yönümüz kaçınılmaz olarak bir. Ve "her nerede olursak olalım, Allah bizleri bir araya getirecek" ise...

Ruh, hakikatin en 'güzel sanat'ını barındırmaya devam ediyor demektir.


LEYLA İPEKÇİ


DeNiZ beğendi.
__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 4
Asrevya, DeNiZ, Derda, Sezqin-X-
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 11:15