Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Bitkilerin Dünyası
facebook bağlan


Çıbanotu

Bitkilerin Dünyası kategorisinde açılmış olan Çıbanotu konusu , Çıbanotu Germenlerin yaşadığı bölgeleri ele geçiren Romalılar, topraklarına çok bağlı bu insanlardan, en çok değer verdikleri şifalı bitkiler olarak, çıbanotunu (Veronica officinalis) tanımışlar. O zamanlar ona, tüm hastalıkların ilacı deniyordu. ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 10.10.2014, 00:25   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Çıbanotu



Çıbanotu



Germenlerin yaşadığı bölgeleri ele geçiren Romalılar, topraklarına çok bağlı bu insanlardan, en çok değer verdikleri şifalı bitkiler olarak, çıbanotunu (Veronica officinalis) tanımışlar. O zamanlar ona, tüm hastalıkların ilacı deniyordu. Günümüzde de, (Avusturya ) halk dilinde "yaman ilaç" diye tanınır. Eski bir şifalı bitkiler kitabından anladığıma göre, Romalılar da onun iyileştirici gücüne inanmış olmalıdır. Bir dostlarına veya konuklarına kompliman yapmak istediklerinde, o kişinin de, övgüye değer çıbanotunun ki kadar yararlı özelliklere sahip olduklarını söylerlermiş. Günün birinde bir adam, kanındaki kolesterol düzeyinin yüksekliği ile ilgili bir konuya girdiğinde, bu kitap aklıma geldi (M.Treben-Referans1). Kolesterol yüksekliği nedeniyle pek çok kere hastaneye yatmak zorunda kalmış olan bu beye, günde 2 bardak çıbanotu çayı içmesini tavsiye ettim (M.Treben). Altı ay kadar sonra, yapılan son kontrolde kolesterol düzeyinin çok normal çıkması karşısında doktorlarının hayretler içinde kaldıklarını anlattığında sevincim çok büyük olmuştu. Yavşanotu diye de anılan çıbanotu, kuru toprağı sever. Ormanlarda, ağaçların kesilmiş olduğu yerlerde, çitlerin diplerinde, hendeklerde, yol ve orman kıyılarında yetişir. Toprağın üstünde yatan tüylü ve sürüngen sapındaki, kenarları dişli yaprakları gümüş gibi parlar. Başını yukarı doğru kaldırmış olan çiçek başağındaki çiçekler, açık mavi-menekşe rengidir. Yapraklar, dokunulduğunda, saptan kolayca ayrılırlar. Çiçeklenme zamanı Mayıstan Ağustos’ a kadardır. Üstünde çiçeklerin açmış olduğu, sap bölümü toplanır. En etkili olan bitkiler, orman kıyılarında ve meşe ağaçlarının altında yetişenleridir.

Bu geleneksel bitki, kan temizleyici olarak çok aranır ve taze ısırgan otu yaprakları ile birlikte kullanıldığında, kronik egzamaları iyileştirir. Rahatsız edici yaşlılık kaşıntılarında, çıbanotu hararetle önerilir. Zayıf ve duyarlı kişiler, sindirimi de uyaran bitkiyi, hafif bir mide ilacı olarak rahatlıkla kullanabilirler. Mide de sümüksel salgı birikimi ve bağırsak rahatsızlıkları da onunla tedavi edilebilir. Şu konuyu önemle belirtmek isteriz ki, ruhsal sürmenajlardan kaynaklanan sinirlilik halleri tedavisinde bitki olağanüstü iyileştirici güçlere sahiptir. Geceleri yatmadan önce içilen bir bardak çay gerçekten mucizeler yaratır. Ünlü herbalist Künzle, özellikle, yoğun beyinsel çalışma yapmak zorunda olanlara, uykudan önce bu yatıştırıcı çaydan bir bardak çay içmelerini öneriyor. O, belleğimizi güçlendirecek ve baş dönmelerini yok edecektir. Kereviz kökü ile karıştırılarak alındığında, sinir yorgunluklarını ve melankoliyi ortadan kaldırır. Hatta, mesane kumu, romatizma ve gut ile ilgili organ ağrılarını da, çıbanotu büyük bir başarıyla tedavi edebilir. Bir kişi bana (M.Treben) şunları yazmış: “Çok şiddetli unutkanlıklarım, çıbanotu ve atkuyruğu sayesinde (eşit oranda karıştırılır ve günde iki bardak içilir), 14 gün içinde şaşılacak bir biçimde sona erdi. Konuşurken bazı sözcükleri anımsamakta zorluk çekiyordum. Kendime olan güvenimi yitirmiştim ve sinirliydim. Bu bitkiler inanılamayacak kadar çabuk yardım ettiler bana.”

Kuru bronşiyal nezlelerde de aynı biçimde gerçek mucizeler yaratır. Göğüs hastalıklarına karşı kullanılan çay için yapılan bitki harmanı ise, ciğerotu, öksürükotu yaprakları, dar yapraklı sinirli ot ve çıbanotundan eşit oranda harmanlanarak hazırlanır. Bu çay, bal ile veya haşlama suyunda eritilmiş nöbet şekeri ile tatlandırılabilir. Sarılık, karaciğer ve dalak hastalıkları için de şu çay harmanını öneririm. 50g hindiba kökü, 25g hindiba yaprağı, 25g asperül (inci çiçeği), ve 50g çıbanotu. Bu bitkiler ince kıyılarak iyice harman edilir. Gün boyunca 2 bardak, tatlandırılmadan içilir. (Bir bardak suya yarım tatlı kaşığı bitki ). Çiçeklenme zamanında da, kronik deri hastalıklarında ve her şeyden önce egzamada önerilen, taze bitki özsuyu hazırlanabilir. Bu sudan günde yarım tatlı kaşığı alınır. Çıbanotunun, iltihaplı ve zor iyileşen yaraları iyileştirmedeki başarısı, eski bitki kitaplarında da önemle öne çıkarılır. Onu, özellikle baldır kemiği üstündeki inatçı yaralar için de öneririm. Yaralar, önce, bitkinin kaynama suyuyla iyice yıkanıp temizlenir. Daha sonra, gece için, taze demlenmiş çaya batırılmış bir kompres yaranın üstüne uygulanır ve yara sıcak kalacak biçimde örtülüdür. Romatizma ve gut hastası olanlar da, kendileri kolayca hazırlayabilecekleri, etkili çıbanotu tentürünü denemelidirler. (Kullanım biçimlerine bakınız.) Bu tentür dıştan friksiyonlarla (Ovarak sürme), içten ise günde 15 damla, biraz suyla inceltilerek kullanılır. Her yıl, taze toplanmış çıbanotu çayını mutlaka içiniz! Yalnızca atardamar sertliklerini azaltmakla kalmayıp, sizi daha başka rahatsızlıklardan korur ve kan temizleyici etkisi sayesinde, bedeninize yepyeni bir esneklik kazandırır.

Kullanım Biçimleri :

Çay hazırlamak : Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür ve günde 2 bardak içilir.

Bitki özsuyu : Çiçek salkımlarının sapları yıkanıp, kurumadan mutfak robotu ile sıkılır. Elde edilen özsu küçük şişelere koyularak buzdolabında saklanır.

Bitki tentürü : İki avuç dolusu, ince kıyılmış çiçekli bitkinin üstüne 1 litre konyak eklenir. Konyak bitkilerin üstüne çıkmalıdır. Tentür şişesi, arada bir çalkalanarak, 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda bekletilir ve süre sonunda süzülerek, koyu renkli şişelere aktarılır. Serin bir ortamda saklanmalıdır.

__________________

Konu Lykia tarafından (10.10.2014 Saat 01:09 ) değiştirilmiştir.
Lykia isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Lykia
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 06:15