Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > Biyografiler
facebook bağlan


Zenbilli Ali Efendi Kimdir?

Biyografiler kategorisinde açılmış olan Zenbilli Ali Efendi Kimdir? konusu , Zenbilli Ali Efendi Kimdir? zenbilli li efendi, zenbilli ali efendi kimdir, zenbilli ali efendi hakkında Osmanlı imparatorluğunda üç büyük şeyhül-İslâm vardır ki, bunlar birbirini takip edercesine bu makama gelmişler ve ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 07.03.2016, 02:06   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Zenbilli Ali Efendi Kimdir?



Zenbilli Ali Efendi Kimdir?

zenbilli li efendi, zenbilli ali efendi kimdir, zenbilli ali efendi hakkında



Osmanlı imparatorluğunda üç büyük şeyhül-İslâm vardır ki, bunlar birbirini takip edercesine bu makama gelmişler ve adlarını imparatorluk tarihinin sayfalarına silinmez bir şekilde yazdırmışlardır. Hepsi de ayrı ayrı Türk toplumunu güneş gibi aydınlatmışlar, hem Hakka hem halka karşı ödevlerinde tek hata yapmamışlardır.
Menfaat diye bir şey tanımayan bu asil ve örnek şahsiyetlerin ilki, Molla Fenâri’nin hocası ünlü bilgin Cemâleddin-i Aksarayi’nin soyundan gelen Ahmed Ibn-i Mehmed Çelebi’nin oğlu olan Ali Cemâlî Çelebi’dir. Fakat, halk o’nu yalnız Zenbilli Ali Efendi adı ile tanır.
Bazı kaynaklar onun Cemâleddin İbrahim Aksarayî soyundan geldiğini yazmaktadırlar. Amasya tarihi ile Şeyh Hulvi Efendi’nin Lamazât adlı eserinde bu kaydı görmek mümkündür.
Zenbilli Ali Efendi Karamanlıdır. Fakat kaç yılında dünyaya geldiğini bilmiyoruz. Zirâ, bu hususta bir kayıt yoktur. Bütün bunlara rağmen Fâtih’in ilk zamanlarında doğmuş olduğu tahmin edilebilir.
Zenbilli Ali Efendi, ilk tahsilini Karamanlı Alâeddin Ali bin Hamza Efendi’den alıyor. Daha sonra İstanbul’a geliyor. Ve Molla Hüsrev’in öğrencisi oluyor. İstanbul’daki bu tahsil devresi çok kısadır. Zirâ, Molla Hüsrev O’nu Bursa’ya Hüsam Zâde Mevlânâ Muslihiddin Efendi’ye gönderiyor. Orada şer’i ilimleri okuyan bu çalışkan ve dürüst öğrenciyi hocası çok beğeniyor. Sonunda, Muslihiddin Efendi, O’na kızını veriyor.
Fâtih zamanında günde otuz akçe ile Edirne’de Taşlık Ali Bey medresesine hoca tâyin edilen Zenbilli Ali Efendi’ye yoksul olduğu için padişah tarafından birkaç kat güzel elbise ile beşbin akçe gönderiliyor. Fakat ne hikmettir ki belâ, yoksulu her yerde bulur. Bu gerçekten akıl almaz bir sırdır.
II. Bayezid, bu çok değer verdiği Zenbilli Ali Efendi’yi günde otuz akçe ile Amasya müftülüğine tâyin ediyor. Daha sonra Bursa Kaplıca medresesinde, iznik’te Orhan Gazi ve yine Bursa’da Murad Gazi medreselerinde hocalık ediyor.
1503 yılında Şeyh-ûl-islâm olan Zenbilli Ali Efendi sıra ile gelen üç padişah devrinde aynı makamda kalmıştır.
Hacca gitmişti. Fakat, orada yâni Mekke’de Şerif Bereket ile kardeşi Ahmed el-Cazani’nin arasında çıkan muharebeler yüzünden o yıl hac etmeyip, Mısır’da kalmış ve ancak Şeyh-ûl-islâm olmadan önce bu görevi yerine getirmiş oluyor. Döndüğünde, yâni 1503 yılında II. Bayezid tarafından Efdalzâde Hamidûddin-Molla’nın vefatı ile boşalan meşîhat makamına tâyin ediliyor.
Padişah İstanbul’da bir medrese yaptırmıştı. Şeyh-ûl-islâm olan zât bu medresede de hocalık görevini yerine getirmek zorunda idi. Daha ilerde vakıflar idaresi de Zenbilli Ali Efendi’ye veriliyor.
O sıralarda Mevlânâ Hamîdi Kara Seydî adında bir ulemânın Zenbilli Ali Efendi’ye olan kıskançlığından :
«— Şeyh-ûl-islâm’ın fetvâları hatalıdır» diye Divân-ı Humâyuna yazı yazdığı görülüyor. Vezirler tarafından bu husustaki fikri sorulan Şeyh-ûl-islâm, hatası var sanılan her fetvâyı ayrı ayrı açıklıyor ve ortaya çıkan şüpheleri böylece yok etmiş oluyor.
1512 yılından sonra, yani Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkması ile Zenbilli Ali Efendi’nin durumunda bir değişiklik olmuyor. Zirâ, padişah babasının bu aziz Şeyh-ûl-islâmına daha çok saygı gösteriyor ve O’nun sözlerine, ikazlarına önemle bağlanıyor.
Zenbilli Ali Efendi gelmiş geçmiş Şeyh-ûl-islâmlar içinde en cesur olanıdır. Padişahı at üstünde karşılayacak kadar vakur ve şahsiyet sahibi olan bu değerli zât: «Innallah la yuhibb al-zalimin» âyetini yine O’nun yüzüne karşı yüksek sesle okumaktan çekinmiyor. Ama, bütün bunlara rağmen Yavuz Sultan Selim O’na büyük dostluk gösterebilecek çapta bir hükümdardı. Ve bu dostluğun gerektirdiği bütün davranışları yerine getiriyordu.
Bir defasında yüzelli maliye memuru hakkında verilmiş olan idam fermanına fetva vermemiş, üstelik yalnız itirazla kalmamış, onların affına sebep olmuştu. Ayrıca dörtyüz tüccar İran’la ipek ticaretinin yasak olduğunu unutarak bu işi yapmışlardı. Padişahı, ağır işkencelerle ölüme mahkûm edilen o dörtyüz ipek tüccarını kurtarmakta aracı ediyor. Ama, bir ara bu konuşmalar arasında Yavuz Sultan Selim : «— Devlet işlerine karışma» diye bağırmaktan da kendini alamıyor…
Hakarete uğrayıp gücenen Şeyh-ûl-islâm padişahı selâmlamadan huzurdan çıkıyor. Sonradan bu savunmayı haklı bulan Yavuz Sultan Selim suçluları affediyor. Ve Zenbilli Ali Efendi’nin gönlünü almak için O’na Rumeli ve Anadolu Kazaskerliklerini teklif ediyor. Bu teklifi : «Allah’la yeminim vardır, hiçbir siyasî vazife kabul etmeyeceğim diye» diyor ve reddediyor. Padişah kendisine beşyüz düka altın hediye ederek taltif ediyor.
Zenbilli Ali Efendi’yi yalnız Müslüman halk değil, Hıristiyan halk da sever ve sayardı. Çünkü öyle âdil sözleri, öyle asil davranışları vardı ki, bunları inkâr etmek için kör olmak gerekti.
Şiî mezhebinde olanların kılıçtan geçirilmesinden sonra, Hıristiyanların da katlini düşünen padişahı bu konuda tasvip etmeyen Şeyh-ûl-islâm, gizlice İstanbul patriğine haber gönderdi. Yalnız o sıralarda Sadrâzam olan Piri Mehmed Paşa ile anlaşmıştı. Sadrâzamla Şeyh-ûl-islâmın bu anlaşmasına göre Rum patriği maiyeti ile beraber Edirne’de padişahın huzuruna çıkacaklardı. Nitekim, Sadrâzam Piri Mehmed Paşa, Şeyh-ûl-islâma verdiği sözü tuttu. Ve onları Yavuz Sultan Selim’in huzuruna çıkarttı.
Rûm patriği huzurda şunları söyledi: «— Dedeniz Fâtih Sultan Mehmed Han Hazretleri istanbul’u aldıklarında Hıristiyanlığa serbesti vermişti. Ve hiç kimsenin şiddet kullanılarak müslüman yapılamayacağı taahhüdünde bulunmuştu. Bu taahhüdü ispatlayan ferman maalesef elimizde değildir. Çünkü, yangın olmuş ve sonunda ferman da yanmıştır. Hem sonra, Kur’an-ı Kerim’de şiddet kullanarak ve kitle halinde katlin yasak olduğunu siz de bilirsiniz efendimiz. «Bütün bu sözler Zenbilli Ali Efendi’nin öğretmesi idi. Bunun üzerine, fetihte hazır bulunmuş olan üç yaşlı yeniçerinin şahâdeti ile patriğin sözleri doğrulanınca, Yavuz Sultan Selim verdiği emri geri alıyor. Ve yalnız eski kiliselerin cami olmasına, ancak Hıristiyanlara da ahşap kilise yaptırmalarına emir veriyor.
Kanunî Sultan Süleyman zamanında da meşîhat makamında olan Zenbilli Ali Efendi, Rodos seferine iştirak etmiş ve fethi takip eden ilk Cuma namazında imâmlık yapmış, aynı zamanda da hutbe vermişti. Padişahın emri ile Rodos’ta kurulacak olan dinî müesseselerin teşkilâtını tanzim etmiştir.
Koca Şeyh-ûl-islâm yaşlanmış, çalışamayacak hale getiren ağrılı-sızılı hastalığı yüzünden meşîhat makamına gidemez olmuştu… Fakat, padişah, O’na ölünceye kadar saygı göstermesini bildi. Mevlânâ Şeyh Muhiddin Muhammed b. Bahaeddin ile Şeyh Abdülkerim Kadirî onun yerine fetvâ vermekle görevlendirilmişlerdi.
El-Mutahharat (Tehlikeler) adlı eseri pek ünlüdür. Ve İstanbul Kütüphanelerinde mevcuttur. Ayrıca, Fetvâyı Ali Efendi adı ile matbu fetvâ kitabı vardır.
Bütün ömrünü ilim, ibadet, ders ve fetvâlara hasreden hattâ beş vakit namazını cemaatle kılan bu asil, yüksek ahlâk sahibi Şeyhûl-islâm, tam 23 yıl meşîhat makamında fetvâ vermişti. Küçüklere karşı daima sevgi göstermiş olan bu cömert, mütevazi, kanaatkâr şahsiyet istanbul’da Zey-rek’te yokuşun başında bir mescid ve bir de mektep yaptırmıştı.Mezarı oradadır.
Bir zamanlar penceresinin altına bir zenbil asar ve kendisinden sorulan sorulara bu zenbilin içine koyduğu fetvâlarla cevap verdiğinden Ali Cemâlî Efendi’nin adı halk ağzında Zenbilli diye kalmış.
Osmanlı imparatorluğunun dokuzuncu Şeyh-ûl-islâmı olan Zenbilli Ali Efendi’ye halk 1525 yılında vefât ettikten sonra evliya gözü ile bakmıştır.

__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Papatya
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 03:44