Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü > Bunları Biliyor musunuz ?
facebook bağlan


Mimar Sinanın Kaybolan Kafatası

Bunları Biliyor musunuz ? kategorisinde açılmış olan Mimar Sinanın Kaybolan Kafatası konusu , Mimar Sinanın Kaybolan Kafatası 1 Ağustos 1935 günü Sinan’ın Süleymaniye Camii’nin yanındaki mezarı Atatürk’ün direktifiyle Türk Tarih Kurumu’ndan bir heyetin huzurunda açılır. İskelet büyük oranda bozulmuştur (bazı gazetelerse sağlam çıktığını ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 26.05.2014, 13:49   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Mimar Sinanın Kaybolan Kafatası



Mimar Sinanın Kaybolan Kafatası



1 Ağustos 1935 günü Sinan’ın Süleymaniye Camii’nin yanındaki mezarı Atatürk’ün direktifiyle Türk Tarih Kurumu’ndan bir heyetin huzurunda açılır. İskelet büyük oranda bozulmuştur (bazı gazetelerse sağlam çıktığını yazar). Kafatası yassı-geniş (brakisefal) çıkarsa ‘Türk’, uzun (dolikosefal) çıkarsa ‘öteki’ olacaktır. Neyse ki, Sinan ‘Türk’ çıkar.


Bir gazete haberi şöyle verir: “Süleymaniye’de büyük Türk mimarı Sinan’ın mezarında araştırmalar yapılmış, kafatası çıkarılmıştır. Koca dahinin kafatası üzerinde yapılan tetkikat (inceleme), büyük mimarın yalnız kültür itibariyle değil, ırk noktasından da Türk olduğunu göstermiştir. Türkler ırk itibariyle brakisefal, yani yassı yuvarlak kafalıdır. Mimar Sinan’ın kafasının muayenesinde bu büyük başın da brakisefal olduğu meydana çıkmıştır. Mimar Sinan’ın kafatası Antropoloji Müzesi’nde muhafaza edilecektir.” (Cumhuriyet, 5 Ağustos 1935) Ertesi günkü Akşam gazetesinde ise mezarlıklardan toplanan Türk kafatası örneklerinin İstanbul’da Türk İslam Eserleri Müzesi’nde saklandığı bildirilmekte, Antropoloji Müzesi açıldığında oraya devredileceği belirtilmektedir. Ancak müze kurulamadığı gibi, Sinan’ın kafatasının nereye gittiği dahi bilinmemektedir. (İlginçtir, Zafer Toprak 600 sayfalık ‘Cumhuriyet ve Antropoloji’ adlı kitabında Sinan’ın kafatası ölçümünden tek kelimeyle olsun bahsetmez. Gözünden kaçtı sanıyorum.)


KAFANIN ARKASINDA NE VAR?


Afet İnan’ın 1947’de çıkan ‘Türkiye Halkının Antropolojik Karakterleri ve Türkiye Tarihi’ adlı kitabı bir başka skandalı ifşa eder. Kitabın şu alt başlıkla çıktığını söylemek yeterlidir: “Türk Irkının Vatanı Anadolu (64 bin Kişi Üzerinde Anket).” Anket denilince sadece görüşleri alındı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Anadolu’daki 64 bin kişi kelimenin her anlamıyla Cumhuriyet’in sözde profesörü Afet İnan ve ekibi tarafından fişlenmiştir!


Türk Tarih Kurumu’nun depolarında saklandığını öğrendiğimiz bu fişler (hâlâ duruyor mu acaba?) 20 bin 263’ü kadın olmak üzere toplam 64 bin kişi üzerinde pergelle yapılan kafatası uzunluğu ve genişliği, küçük alın, yüz ve alt çene açı genişliği ölçümleri, Prof. Eugene Pittard’ın dediği gibi o zamana kadar Türkiye’den başka ‘hiçbir zaman, hiçbir devletin’ başaramadığı müthiş bir fişlemeydi. 10 bölgeye ayrılan Türkiye’de (muhtemelen bulgularını yanlışlayacak çok sayıda örnek çıkacağı için İstanbul dışarıda bırakılmıştı!) cilt ve saç renginden kulak deliği-bregma yüksekliğine kadar o kadar çok şey ölçülüp fişlenmişti ki, sonuçta Prof. Pittard bile ortaya çıkan 2,5 milyona yakın veri karşısında şaşkınlığını gizleyememişti. Başka neler mi ölçülmüş? Buyurun beraber görelim:


Göz açıları iç ve dış genişliği; burun ve ağız genişliği; ofrion çene yüksekliği; dudak ve nazion kenarı, nazion çene yüksekliği ile burun ve kulak yüksekliği, bir de kulak genişliği ölçülmüştü. Ayrıca burun profili (düz mü, dalgalı mı yoksa kavisli mi olduğu), göz formu, kafanın arka kısım profili (düz mü, yuvarlak mı yoksa çok yuvarlak mı olduğu) merak edilmişti.


Bunca insanın kafasının ‘arka kısım profili’nin niye merak edildiğini düşünedurun, aslında Afet İnan ve ekibinin kafasının arkasındaki problemin eşiğine gelmiş bulunuyoruz. Zira sözde profesörün sahte bilim maskesi altında düzenlediği bu apaçık fişlemenin hakiki niyeti, Türkiye’de ‘Türk olmayanların’, yani Kürtlerin oranı meselesidir. Bunu İnan’ın ifadelerinden çıkarmak mümkündür. Şunu ispatlamak istiyorlardı: Türklerin kafatası Avrupalılarınki gibi brakisefaldir. Yani halkımız ‘Alp insanı’dır. Medenidir, o kadar ki Avrupa’yı medenileştirenler de Türklerdir! Bu, bazılarının zannettiği gibi dışarıya karşı ‘biz de sizdeniz’ mesajından ibaret olsa mazur görülebilirdi. Ancak hedef, İnan’ın sözlerinin arasına gizlenmiştir.


ATATÜRK’ÜN BİLE BAŞI ÖLÇÜLMÜŞTÜ


Bozulmamış kabul ettikleri ve işlerine gelecek örnekler seçtikleri köylerdeki kafatası ölçümlerinden yola çıkarak Anadolu’nun bir Türk toprağı olduğunu ispatlamak derdinde olduğunu söyleyen Afet İnan, ülkenin batısı ile doğusunun karışık, ortasının ise ‘milli ırk toprağı’ olduğunu açıkça söyler.


Milli ırkın batı ve kuzeyde Rum, doğuda ise Ermeni ve Kürt nüfusuyla karıştığını fark eden İnan, Anadolu’nun merkez kısmının Türklerin ‘ırkî merkezi’ olduğunu ifade ederken bilinçaltından bir şeyler sızdırmaktadır. Ona göre en fazla brakisefal kafa yüzde 93 ile orta kısımda, en az ise yüzde 62 ile doğudadır. Batıdaki sonuç yüzde 76 çıkmıştır. O söylemez ama Türk olmayanların batıdaki oranı yüzde 24, doğudaki oranı yüzde 38 çıkmıştır. Köşeye sıkıştığını ‘ama’ şallarına sığınmasından anlıyoruz. Ulaştığı sonuç şu: “Görülmüştür ki, Türkiye’de bir ırk birliği mevcuttur” (s. 181).


Saf Türk (Alp İnsanı) ırkının izinin kafa genişliği veya saç renginde bulunabileceği bugün gülünç kabul edilse de, o zamanlar çok ciddiye alındığı o kadar bellidir ki, bizzat Atatürk, Şevket Aziz Kansu’ya kendi kafatasını ölçtürmüştü. Kanıt nerede mi? Kansu, Aralık 1938 tarihli ‘Ülkü’ dergisinde Atatürk’ün ölümü üzerine çıkan yazısında (s. 300) şöyle anlatır: “1932 yılı 19/20 Ağustos gecesi, Yalova: Beni çağırdı, yanına yaklaşıyorum. Elimde bir çap pergeli var. Onun milyarlarca ve normalin üstünde bir konstrüksiyon ve fonksiyona sahip nöronlarının yarattığı dimağını saklayan asîl ve kahraman başını ölçüyorum.”


Üniversitede okurken hocalarımızdan biri yarı şaka yarı ciddi İnönü’nün başının da ölçüldüğünü ve ‘Türk’ kafataslı çıkmadığını anlatmıştı. Bilimle ideoloji bu denli karışırsa olacağı budur işte!

__________________
all the best.




[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
YeşiL6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
Frankenstein, YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 12:02