Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü > Bunları Biliyor musunuz ?
facebook bağlan


Saati İlk Kim Buldu

Bunları Biliyor musunuz ? kategorisinde açılmış olan Saati İlk Kim Buldu konusu , Saati İlk Kim Buldu İlk saati Kim buldu, saatin Tarihçesi, Saat ne zaman Bulundu, ilk saat neydi, saati ilk kim buldu Saati kim icat etti. Yapılan bilimsel araştırmalara göre saatin ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 27.08.2015, 01:09   #1 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Saati İlk Kim Buldu



Saati İlk Kim Buldu

İlk saati Kim buldu, saatin Tarihçesi, Saat ne zaman Bulundu, ilk saat neydi, saati ilk kim buldu




Saati kim icat etti. Yapılan bilimsel araştırmalara göre saatin icadına ilişkin ilk kanıt, M.Ö. 4000 li yıllarda Mısır’da kullanılan güneş saati olmuştur. İlk saat güneşin dik duran bir cisimde meydana getirdiği gölgenin boyu esas alınarak yapılmıştır. Londra’daki müzede Kleopatra’ya ait olduğu bilinen bir güneş saati sergilenmektedir. Güneş saati, gece zamanı gösteremediği için bunun yanında su veya kum saatleri de icat edilmiştir. Kum saati, iki hazneli olup, iki hazneyi birleştiren ince delikten kum akış hızı prensip alınmıştır.

Su saati Eski Mısır’da M.Ö. 1500’lerde, Çin’de IÖ 6. yüzyılda, Eski Yunanlarda M.Ö. 3.yüzyılda kullanıldı. Mekanik saat Çin’de geliştirildi, su gücüyle çalışan mekanizması olan saat M.S. 723’te yapıldı. Su Sung’un saat üreten binası 1096’dan 1126’ya kadar çalıştı, Kubilay tarafından Beijing’e taşındı. Harun Reşid, Charlemagne’a hediye saat göndermiş, Arap mühendisler Ispanya’da Ay’ın yarattığı gelgitierle dolup boşalan suyla çalışan saatler yapmışlardı.

Dante P aradiso’ da saatten söz eder ve Londra’da St. Paul’da 1286’da, Milano’da 1309’da saat bulunduğuna dair kayıtlar vardır. Fakat Dondi’nin II Tractus Astarii risalesi (1364) saatçilikle ilgili en eski ayrıntılı anlatımdır.

Avrupa’da ilk saat basitçe saat başlarını vuran bir çandır. Bu tür bir makine 1386’da yapılmıştır ve Salisbury Katedrali’nde halen çalışmaktadır. Sonraki modellerin kadranları vardır, yalnız saatleri değil, ayın hallerini, gezegenlerin geçişlerini hatta aziz ve festivallerin günlerini de gösterirler. En güzel örnekleri Milano (1335), Strasburg (1354), Lund (1380), Rouen (1389), Wells (1392) ve Prag’da (1462) görülür.



Özellikle güneş ışığına güvenilmeyen kuzey ülkelerinde saat çok çekiciydi. Bütün büyük katedrallerler, şehir meydanları, kapı ve manastırlara saat konulmuştu. Saatlerin sabit süreli olduğu günü 24 eşit parçaya bölen saat, günlük zaman kullanımında devrim yaptı. İnsanların çoğu gün doğumu ve batımına göre yaşıyordu. Saat sisteminin bilindiği yerlerde saatler mevsimlere ve ülkelere göre değişkendi. Gündüzlerin “dünyevi saatleri”, hem “gece saatleri”nden hem de kilisenin dua saatlerine göre bölümlere ayrılan “dinsel saat”ten farklıydı. Sıradan insanlar sabit günlük rutin ve eşit saat fikrini ortaçağ keşişlerinden aldılar. Manastır disiplininde geliştirilen bu saatler, daha sonraki şehir yaşamının ve sanayi disiplininin normlarına öncülük etti. Saat güçlü toplumsallaştırıcı etkisiyle “totaliter görev efendisi”dir.

Saatçiliğin gelişiminde köşe taşları, 15. yüzyılda ev saatlerinin, 16. yüzyılda köşe saatlerinin yapılmasını sağlayan küçülme, güvenilirliği fazlasıyla artıran sarkaç (1657), denizlerde hep sorun olan mesafe ölçme konusuna çözüm getiren deniz kronometresi (1761) ve anatarsız mekanizmanın (1823) icadıdır. Zaman ölçmenin son durağı, üç bin yılda 1 saniyeye kadar doğru olan atomik saatin Britanya Ulusal Fizik Laboratuvarı’nda 1955’te yapılmasıdır.

Yüzyıllar içinde saatçilik fazlasıyla uzmanlık gerektiren bir zanaatten, seri üretimi yapılan bir sanayiye dönüştü. İlk merkezler Nürnberg ve Augsburg’la Paris ve Blois’ydı. İsviçre Huguenot işçiliğinden yararlandı. 17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere üstünlük sağladı. Fransa kutu tasarımı ve süslü saatlerle ayrıcalıklı bir yer edindi. Kara orman ahşap guguk kuşu saatleriyle uzmanlaştı. 19. yüzyılda Cenevre ve Jura’daki Chaux-les-Fonds’da saat endüstrileri yüksek kaliteli, makineyle yapılmış saatleriyle dünya çapında ün kazandı.

Saatçilik mesleği eski anahtarcı ve kuyumcu loncalarından gelişti. ünlü adlar arasında ilk saat yapımcısı Jacque de la Garde (1551), sarkaç ve yay dengesinin mucidi Den Haag’lı Christian Huygens (1629-1776), deniz kronometresinin ustaları John Arnold, Thomas Earnshaw ve John Harrison (1693-1776), Versailles saatçisi, kendi kendine kurulan saat mucidi Abraham-Louis Breguet (1747-1823) ve Big Ben’in tasarımcısı Edward John Dent (1790-1853) sayılabilir. Varşovalı Antoni Patek ile Bern’li Adrienne Philippe 1832’de güçlerini birleştirip bugün de İsviçre’de önde gelen Patek-Philippe firmasını kurmuşlardır.

Fatih Sultan Mehmet, 1477’de Venedik’ten mekanik saat yapan ustalar istemişti. 1575’te İstanbul rasathanesi kurucusu Takiyüddin Efendi mekanik saat kitabı da yazmıştır. Topkapı Sarayı’nda 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan döneme ait yerli saat sayısı elliyi bulmaz ama Saray’da 16. yüzyıla ait olanlardan başlayarak Avrupa saatleri vardır.



Evliya Çelebi saatçilerin pirinin zindanda ibadet etmek için saati icat eden Yusuf olduğunu yazar. Saatçiler kırk beş dükkan, bin neferdir ama “niçe yüzi hanelerinde işlerler”; saatçilik için “yetmiş marifet” bilmek gerekir ve dükkanlarını Almanya, İspanya, Fransa, Canpetro, Kasper, Bülbül ve Yusuf Çelebi saatleri ile “zeyn idüp ubur ederler”. Üç türü olan savatlı saatler, hilali saatler, ustası Piryol’un adıyla anılmış koyun saatleri, lokomotifli Serkisoflar, Abdülhamid devrinde şehirlere medeniyet geldiğini simgeleyen saat kuleleri ve cep saatleri yerlerini yeni modalara bıraktı. 1926’da ezani saat yerine “Günün 24 Saate Taksimine Dair Kanun”la kabul edilen Greenwich saatinden sonra, saati “kala”geçe” yerine rakamlarla ifade eden dijital saatler devri geldi. Ve ülkemizde 1984’ten beri olağanlaşan yaz saati uygulamaları sürerken, dünyanın her yerinden insanlarla konuşmak için “internet saati” icat edildi.

Perii isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 4
cenah41, Mecnun, Mithrandir, Perii
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 02:26