Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü > Bunları Biliyor musunuz ?
facebook bağlan


İstanbul Efsaneleri

Bunları Biliyor musunuz ? kategorisinde açılmış olan İstanbul Efsaneleri konusu , Tarihsel süreçte önemli medeniyetlere ev sahipliğiyapan İstanbul hakkındaki 100 efsane, bir kitapta toplandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’nin "İstanbul’un Yüzleri" serisi çerçevesinde hazırladığı kitaptan derlenen bilgiye göre, araştırmacı Ferhat Aslan ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05.02.2013, 15:07   #1 (permalink)
GeCe MaviSi

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Post İstanbul Efsaneleri



Tarihsel süreçte
önemli medeniyetlere ev sahipliğiyapan İstanbul hakkındaki 100 efsane, bir
kitapta toplandı.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’nin
"İstanbul’un Yüzleri" serisi çerçevesinde hazırladığı kitaptan derlenen bilgiye
göre, araştırmacı Ferhat Aslan tarafından hazırlanan kitaptaki efsaneler,
tabiatla, İstanbul’un kuruluş, İstanbul’un tılsımlı sütunları, İstanbul’un
semtleri, İstanbul’un fethi, tarihi yapıları ve İstanbul’un gönül sultanları
kategorilerinde toplandı.

Marmara Denizi’nin oluşumu ve Ab-ı Hayat
konusunda kitapta aktarılan efsanede, İskender’in bir gün balık tutmak için
küçük bir dereye girdiği, o güne kadar görmediği güzellikteki balıkları tutarak
yemek istediği ama yakalayamaması üzerine öfkelenerek suyun akışını
değiştirerek, balıkları susuz bırakıp yakalamaya çalıştığı belirtiliyor.


Bu çabası sırasında arkasında gelen sesle irkilen İskender’e, "Ey
İskender! Boşuna uğraşma, o balıkları tutamayacaksın. Balık tutmak, ülkeleri
fethetmeye benzemez. Her işin bir bileni var. Biliyorum, canın bu balıkları çok
çekti" dediği anlatılan efsanede, o anda yaşlı adam elini dereye daldırıp üç
balığı İskender’e verdiği ifade ediliyor.

Aldığı balıkları kızartmaya
çalışan ancak balıkların kızarmaması üzerine sinirlenen İskender’in, ormandan
odunlar getirerek büyük bir ateş yaktığı, ancak balıkların yine kızarmaması
üzerine umudu kesilerek balıkları dereye attığına inanılıyor.

Efsane, şu
şekilde devam ediyor: "İskender, ihtiyara dönerek, ’bu balıklar büyülüydü,
benimle alay etmek için verdin. Bunun cezasını ödeyeceksin’ deyip kılıcını
çekerek ihtiyarın başını uçurdu. İhtiyarın kafası yuvarlanarak bir tepenin
üzerine ulaştı. İhtiyarın boynundan fışkıran kanlar suya dönüştü. Öyle bir hızlı
akmaya başladı ki İskender neye uğradığını şaşırdı. Sular fışkırdığında İskender
atına atlayıp geri çekilmeye ve sulardan kaçmaya başladı. Geri gide gide kendini
bugünkü Yalova kıyılarında buldu ve arada kalan yerler denize dönüştü. Derler
ki; işte o koca deniz Marmara Denizi oldu, İskender’in aradığı ölümsüzlük suyu,
yani Ab-ı hayat ise Marmara Denizi’nin altında kaldı."

Perilerin Şehri:
İstanbul

İnsanoğlunun henüz yaratılmadığı günlerde yeryüzünde bugünkü
insanlar gibi toplumsal bir yaşayış tarzına sahip cinlerin yaşadığına inanılan
efsanede, cinlerden birinin oğlunun başka bir cinin kızına aşık olduğu ve kızın
babasının bu birliktelik karşılığında "kendilerine dünyanın en güzel yerinde
güzel bir saray yaptırılması" şartını koyduğu anlatılıyor.

Oğlanın
babasının bu şarta rıza göstererek tüm dünyayı dolaştığı, tüm dünyayı
dolaştıktan sonra da dünyanın en güzel yerinin İstanbul’un bulunduğu bölge
olduğuna karar vererek, buraya çok güzel bir saray yaptırdığı rivayet ediliyor.


Efsanede, sarayın inşaatı bittikten sonra kızın babasına haber
gönderdiği, kızın babasının hem saraya hem de İstanbul’a hayran kalması üzerine
kızını oğlanla evlendirmeye karar verdiği ifade ediliyor. İnanışa göre,
İstanbul’un dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Boğaziçi’nde kurulduğu
anlatılıyor.


Meleklerin inşa ettiği surlar
İstanbul’un
surlarının melekler tarafından inşa edildiğine Rumlarca inanılan efsanede, Aziz
Konstantin’in beraberindeki birçok gemi ve ordusuyla Roma’dan bugünkü İstanbul’a
geldiği kaydediliyor.

İmparatorun karaya ayak bastığında Tanrı’nın bir
meleği onu görerek, "Buraya yerleşmelisin, fakat şimdi atından inme, sakın
arkana bakma ve atını yola çıktığın yere sür" dediğine inanılıyor.

Bunun
üzerine Tanrı’nın dediği gibi davranan imparatorun, yarım gün dolaştıktan sonra
atına bindiği yere geldiğinde arkasına bakarak bir surun yükseldiğini gördüğü
rivayet ediliyor.

Çemberlitaş’taki kutsal kadeh
Bu efsaneye göre,
Hazreti İsa’nın ölmeden önce son kez kullandığı kutsal kadehin, bin havarisi
tarafından büyük bir titizlikle saklandığı anlatılıyor. Çünkü bu kadehten bir
şey içen kişinin, ölümsüz olduğuna inanılıyor. Bizans imparatoru Helena’nın
Kudüs ziyaretinde Hazreti İsa’nın birçok eşyasıyla birlikte kadehi de alarak
İstanbul’a getirdiği ve bu kadehin kenti koruması için 3. Konstantinos adına
Çeamberlitaş’ta dikilen sütunun altına yaptırdığı odada saklattığı ifade
ediliyor.

Ayasofya’nın planını çizen bir ’ermiş’
Bizans imparatoru
Iustinianos’un, Ayasofya’yı yaptırmak için en ünlü mimarları İstanbul’a davet
ettiği ve yaptıracağı kilise için mimarlardan taslak hazırlamalarını istediğine
inanılan efsanede, ancak bu taslakları beğenmeyen imparator üzgün ve umutsuz
şekilde uykuya daldığı gecelerden birinde bir rüya gördüğü kaydediliyor.
Rüyasında, kiliseyi yaptıracağı alanda nur yüzlü bir ihtiyarı gören imparatorun,
hemen adamın yanına giderek elindeki levhaya baktığı vurgulanıyor.


Levhada kilisenin resminin çizildiği ve resmin tam da imparatorun
hayalini kurduğu biçimdeki kilise olduğuna inanılan efsane, "İmparator, Tanrıya
dua eder ve kilisesini yaptırabilmek için ondan bu resmin kendisinde olmasını
ister. Bunun üzerine ihtiyar, ’al bu resmi, kiliseni buna göre yap’ der.
Sevinçle resmi alan Iustinianos, ’peki kilisenin ismi ne olsun?’ diye ihtiyara
sorar. Yaşlı adam da ’kuracağın tapınağın adı Ayasofya olacaktır" der" şeklinde
devam ediyor.

Kapalıçarşı’nın altındaki tüneller
Efsanede,
İstanbul’un altının birbirlerine bağlı dehlizlerle kaplı olduğu, bu dehlizlere
Yerebatan Sarayı’nın gizli bir bölmesinden girildiği ve Marmara Denizi’nin
altından devam edilerek Kınalıada’ya kadar uzandığına inanılıyor.


Dehlizlerin Kapalıçarşı’nın da altında geçtiğine inanılan efsaneye göre,
çarşının gizli tutulan bir yerinden bu dehlizlere girildiği, buralarda yemek
takımı üzerinde çalışan gümüş kaplama atölyelerinin bulunduğu, çalışanlara da
işe başladıkları gün söz konusu dehlizlerden bahsetmemeleri için Kuran-ı Kerime
el bastırıldığı söyleniyor.

Ayasofya’nın yapımı için gönderilen
hazineler
Kubbesine kadar tamamlanan Ayasofya’nın kubbesinin yerleştirilmesi
sırasında paranın tükenmesi üzerine üzgün bir halde olan imparator
Iustinianos’un yanına gelen beyaz giysili bir genç adamın, imparatordan istediği
kadar katır vermesini istediği anlatılan efsane, şu şekilde devam ediyor: "Genç
adam, bu katırları altın yükleyip kendisine göndereceğini söylemesi üzerine
imparator buna aldırış etmez. Ertesi gün tekrar gelen genç, imparatora neden
katırları vermediğini sorar. Bunun üzerine Iustinianos, ’Bu işin içinde bir iş
var, şu delikanlının istediği katırları verelim, bakalım ne olacak’ der.


Katırları alan genç, şehir dışına çıkarak oradaki gizli bir sarayın
hazinesinden aldığı altınları katırlara yükleyerek imparatora getirir.


İmparatorun bu olayı yakınlarına anlatması üzerine tılsım bozulur ve bir
melek olan delikanlıyı ve altınları gören olmaz."

__________________
heLen isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 3
Estetika, heLen, Jade
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 00:33