Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Bayanların Dünyası > Anne ve Çocuk > Çocuk Masalları
facebook bağlan


Güvercinler - Çocuk Hikayeleri

Çocuk Masalları kategorisinde açılmış olan Güvercinler - Çocuk Hikayeleri konusu , Güvercinler - Çocuk Hikayeleri Balkona ,ikindi serinliği düşünce, resim şovalyemi, yağlı boya çantamı, boyalarımı, bezir yağını tuvalimi, paletimi, boya yıkama kabımı, alıp ,daha önce, kafamda tasarladığım resmi yapmaya baş-lıyorum...Çocukluk yıllarına ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20.06.2014, 13:18   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Güvercinler - Çocuk Hikayeleri



Güvercinler - Çocuk Hikayeleri

Balkona ,ikindi serinliği düşünce, resim şovalyemi, yağlı boya çantamı, boyalarımı, bezir yağını

tuvalimi, paletimi, boya yıkama kabımı, alıp ,daha

önce, kafamda tasarladığım resmi yapmaya baş-lıyorum...Çocukluk yıllarına gidiyorum...Sabahları

erkenden kalkıp, ahırda, gaz tenekesinden yaptığım

yuvada, yatan biri süt beyaz, diğeri boynunda

kahverengi halkalar olan ,iki güvercin canlanıyor

gözlerimin önünde. Tuvale,ince uçlu bir kalemle

iki güvercin resmi çiziyorum...Önce, siyah, beyaz

ve mavi yağlı boya tüplerinden elimdeki palete

bir miktar boya sıktıktan sonra, spatülle karıştırıp

gaz tenekesinin rengine yakın, bir renk elde ede-

rek, fırçayla kaba taslak boyuyorum...Sonra

detayları üzerinde çalışacağım...! Tam o anda

karşı apartmanın çatısına iki yabani güvercin konu-

yor...Biri erkek, öbürü dişi...Erkek, boynundaki

parlak renklerden, ve çalımından belli oluyor...

Dişi daha zayıf ve erkeğe göre ...Erkek, gurul

gurul sesler çıkararak, dişinin etrafında dönüp duru-

yor...Yabani güvercinler, balkona pislediği için

üst kattaki komşumuz pek hoşlanmıyor...Güvercin-

ler, sevimli yaratıklar...Tekrar çalışmama

dönüyorum, kurutucu vernikle "fizkiyativ"

kuruttuğum astar boyanın üzerinden , artık esas

renkleri koyabilirim...Üç numaralı fırçayla, gaz

tenekesinin kenarlarını boyuyorum...Sıra, güver-

cinlerin, kuluçka zamanı, ağzıyla yuvaya taşıdıkla-

rı çöplere geliyor. Çok ince uçlu fırçamla, kahve-

rengi, beyaz, ve siyah renlerin karışımından elde

ettiğim bir renk tonunu alarak, çöp resmi yapıyor-

um...Bu esnada, karşı evin balkonuna birkaç güver-

cin konuyor, evin balkon kapısı kapalı, birkaç

gündür yoklar, yukardaki komşu, kızının bir deli-

kanlıyla kaçtığı için, memleketlerine gitmiş olabile-

ceğini söylüyor bizim hanıma...Emekli olduğum

için, eski daire arkadaşımın tavsiyesiyle resim yap-

maya yeniden başladım...Orta Okul sıralarında ,

kara kalem ve sulu boya ile yaptığım birkaç natür-

mont, ve peyzaş "manzara" resmi okulun tatil

olmasından sonra, temsillerin yapıldığı salonda

teşhir edildi...Kasabalı, değişik tarzda ve teknikte

yapılan sulu boya ve kara kalem, çini mürekkebi

ile yapılan resimlere ilgi gösterdi...En çok ta beğe-

nilen , benim güvercinler adlı tablomdu....Hayal

meyal hatırlıyorum...Gri bir gök yüzü, gök yüzün-

de uçan güvercinler, ve bir atmacanın bir güver-

cini, gökten hışımla inip, keskin tırnaklarıyla havaya

kaldırması, sonra, dik ve sarp kayada, yuva yapan

yavrularını altına alarak korumaya çalışan bir ana

atmacanın, ağzına ve yavrularının ağzına kusması

kasabanın Kaymakamının, ve Belediye reisinin

ilgisini çekmişti...Resim öğretmenimize, "Sizi

tebrik ederim hocam, çocukları çok iyi yetiştir-

mişsin !" diye övgüler dizilmişti...Resim öğretme-

nimiz de, bu ilgiden bayağı memnun olmuştu...

Dalmışım, eşim bir tabağa kiraz koymuş getirdi...

"Çalışırken yersin !" dedi..Karım, "eşim" benim hem

hayat arkadaşım, hem resim yapmamda, beni eleş

tirmede, yardımcım, hem de çocuklarımın annesi

" Güvercinler tablomu beğendin mi ?" dedim.

" Gaz tenekesi mi bu ?" dedi.."Bu nasıl teneke !

Cansız bir varlık ,ama onun da bir ruhu var !

Teneke olduğunu iyice belirtmemişsin, üzerinde

daha çok çalışmalısın.!..Baştan savma yapıyorsun

ressamlar bir resmi en az üç ayda bitiriyor, sen

bir günde resim yapıyorsun...Boyalara verdiğin

paraya yazık ! Çocukların rızkını , boştan şeylere

harcıyorsun ...! Emekli maaşın ancak ay ortasına

kadar gidiyor...Oğlan, bize yardım etmese ay

sonunu zor getiririz ...!"

"Haklısın...! Ama benim de kahvem yok içkim

yok...Resim de yapmazsam, çıldırırım hanım ....!

" Sen lisedeyken hikayeler yazardın ! Yine

yaz...!"

" Yazdığım hikayeleri kaç kişi okur hanım !

Herkes, bir spor toto diye tutturmuş, para her

şeyin önüne çıkmış, ahlaksızlık almış yürümüş,

para için partisini değiştiren, mesleğine ihanet eden

adamlar var...Öbür yandan, kalitesiz diziler...."

"Olsun...! Sen yine yaz...! Televizyonda bu dizi

ler, millette bıkkınlık yaratacak, nasıl bir zamanlar

bir haftada aşk ,cinsellik içeren film yapılıyor,

millet açık hava sinemalarını dolduruyorsa, bu da

gelip geçici bir fırtına, eminim insanlar yeniden

roman, hikaye, okumaya devam edecek, internet

televziyonun da sinemanın da papucunu dama

atacak...!"

Karım gidiyor. Tekrar, çalışmaya başlıyorum

Çocukluk yılklarına dönüyorum yine...Kasabada her

evin çatısında , ahırında, güvercin yuvası olurdu...

Sabah pencereyi açınca, gök yüzünde takla atan

bir çift güvercin görürdüm...Güvercin yetiştirme

bazılarında bir hastalık halini alırdı...Pazar yerine

köylüler, güvercin getirirdi satmaya...Heryerde

güvercin, tavuk pisliğinden geçilmezdi...Pazar

dağılınca, Belediye arazözü "sulama arabası"

toz kakmasın diye yıkar...Sonra, Kör Tevfik bir

elinde uzun saplı süpürge bir elinde, hayvan pislik

lerini toplayan, önü açık, teneke, yerleri süpürür

sonra tenekenin içine alır, ilerde duran çöp kamyo-

nuna boşaltırdı...

Kör Tevfik Belediyede işçiydi...Başında , Fransız

askerlerinin giydiği gibi bir kasket, sırtında Belediye

reisinin verdiği önü düğmeli kahve rengi ceket

Pazar günleri, mahallenin delikanlılarıyla güvercin

uçururlardı...Bu bir nevi güvercin yarıştırmasıydı...

Eğitilen güvercinler, havaya atılır, kimin güvercini

ustaysa, öbürünü kandırıp, peşinden sürükler,

artık o güvercin kazananın olurdu...Hatta, güvercin

yarışı, horoz yarışı gibi, bahisle oynanırdı...Bu

yüzden delikanlılar, kızların dikkatini çekmek için

kavga yaparlardı. Kızlar da, horoz yarışı gibi

güvercin yarışlarına da seyirci olarak gelirdi...

Fakat, güvercin yüzünden çıkan bir kavgada bir

delikanlı, hasmı tarafından şişlenince, Belediye

horoz ve güvercin yarışmasını yasaklamıştı...

Güvercin yüzünden, Duvarcı Hüseyin, oğlunu

evden kovmuştu.

" Ş...oğlu ş...ben ellerin emrinde çalışıyım, sen

sokaklarda sürt !" diye ağzına ne geldiyse söyleye-

rek çarşının içinde kovalamış, esnaflar ,dükkanla

rının önüne çıkarak kasıklarını tuta tuta gülmüşler,

oğlan korkusundan bir daha eve gelmemiş, en son

kasabadan biri onu, bir otobüste muavin olarak

gördüğünü söylemişti...

Güvercin merakı bende de vardı...Köyde

Hacı amcamın verdiği bir çift güvercini ,babama

göstermeden, ahırda, gaz tenekesinden bir yuva

yapmış, yuvaya alışsın diye kanat uçlarını

kesmiştim....Ama güvercinler eve alışıp, başka

yerlere doğru uçup, gidince, peşinden birkaç

güvercin getirince, sabah, babamın yattığı pence-

renin önüne konup, "guuuk...guuuk !" diye kanat

çırıp, ötmeye başlayınca , babamın tepesi atmıştı.

" Eşek sıpası, aklın bir karış havada ! Senin

yaşıtların, eve ekmek getririyor, Hancı H...oğlu

omuzuna dört yıldızı takmış, çarşının içinde öyle

bir gubarıyordu ki, yerin dibine geçtim...! "Babası

"B....bey, senin oğlun hangi üniversiteyi gazandı ?"

soracak diye , görünmeden dükkana girdim...

O akşam bulgur plavinin içindeki etleri görünce

göz yaşlarımı tutamadım...Annem, "Oğlum artık

büyüdün, güvercinle oynama zamanın geçti !"dedi..

" Etimi yiyen doymasın, bokuma basan onmasın

diye, beddua ettiklerini de biliyor musunuz ? Allah

Baba, taş edecek sizi !" dedim...

* * * *

Tablomu tamamlamıştım...Apartmanların

çatısına, balkonlara konan yabani güvercinlerin

resmini yapmıştım...Artık, sağlığım elvermediği

için, balkona çıkamıyordum, güneş beynimi kayna-

tıyor, tansiyonum yükseliyordu...

Akşam üzeri, güneş çekilince, küçük kilimi serip

uzanıyordum, ve dalıp gidiyordum, çocukluk

yıllarına....

__________________
all the best.




[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
YeşiL6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 19:10