Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Bayanların Dünyası > Anne ve Çocuk > Çocuk Masalları
facebook bağlan


Gerçekleşen Hayal - Çocuk Hikayeleri

Çocuk Masalları kategorisinde açılmış olan Gerçekleşen Hayal - Çocuk Hikayeleri konusu , Gerçekleşen Hayal - Çocuk Hikayeleri [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL ] Soğuk bir kış günü sabahında , burna gelen fırından yeni çıkmış poğaça kokuları... Nerede olduğunu bilmeyen binlerce ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 25.09.2014, 01:21   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Gerçekleşen Hayal - Çocuk Hikayeleri



Gerçekleşen Hayal - Çocuk Hikayeleri


[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]


Soğuk bir kış günü sabahında , burna gelen fırından yeni çıkmış poğaça kokuları... Nerede olduğunu bilmeyen binlerce susam tanesi. O susam tanelerinden biriside benim. Herkes farklı birşey söylerken ben buraya nasıl geldiğimi düşünüyordum. Karanlık, küçük bir kabın içerisindeydik ve herkes sıkışmaktan rahatsızdı. Neler olduğunu anlamaya çalışırken birden kabın ağzı açıldı. Kabı açan kocaman elli bir insandı. Bizi eline aldı ve yüksekten , undan yapılmış bir şeyin üzerine attı. Buna hamburger deniyormuş. Düştüğümde canım çok acımıştı. Heryerim sızlıyordu. O koca elli adam kabın içerisinden diğer susam kardeşlerimi eline alıyor, bizim üzerimize atıyordu. Birden bulunduğumuz tepsiyi eline alan adam sıcak fırının içerisine sürüverdi. Fırın gerçekten çok sıcaktı. Yavaş yavaş sıcaklıktan terlediğimi söyleyebilirim. Bizi fırına atan adam fırının gaz vanasına doğru yönelerek vanayı sonuna kadar açtı. Sıcaklık dayanılmayacak kadar çok yükselmişti. Biryerlerimin yandığını hissedebiliyordum. Adam hemen fırının kapağını açarak içerisinde bulunduğumuz tepsiyi dışarıya çıkardı. Burnuma güzel kokular geliyordu. Gerçekten bu koku benim kokummuydu? Üzerinde bulunduğumuz hamburgerleri tezgaha dizen adam kendine bir çay doldurarak masasına oturdu. Çayından tam bir yudum almıştı ki kapı açıldı. İçeriye annesi ile birlikte altı yaşlarında bir çocuk girdi. Annesi ona ne yemek istediğini sordu. Çocuk yüksek ve somurtgan bir şekilde hamburger cevabını verdi. Adam benimde üzerinde bulunduğum hamburgeri bir kağıda sararak kadına uzattı. Kadın adamdan aldığı hamburgeri bir poşete koyarak , hamburgerin parasını ödedi ve gıcırdayan kapıyı açarak dışarıya çıktı. Sallanan poşetin içerisinde telaşla neler olacağını tahmin ediyorduk. Kadın ve çocuk birden durdu. Poşetten kağıdı çıkaran kadın kağıdın yırtılmamasına dikkat ederek bizi çıkardı. Çocuk hamburgeri ve biz susamları eline alarak iştahla bize bakıyordu. Şimdi neler olacaktı? Çocuk birden hamburgeri ısırdı. Benimde bulunduğum hamburger parçası çocugun ağzındaydı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Kocaman ve sivri dişleri olan bu çocuktan ezilmeden kurtulmanın bir yolunu bulmalıydım ama çok geçti. Çocuk hamburger parçasını çiğnemeye başladı. Çocuğun ağzında bir sola bir sağa savrulup duruyordum. Adeta makina gibi çalışan çocuğun dişleri herşeyi parçalıyordu. Diğer susam kardeşlerimin bir kısmı dişlerin arasında eziliyor, diğerleri ise salgılanan tükürük ile cani bir şekilde eriyordu. Tam bir kaos içerisindeydik. Çocuk hızlı bir hamle ile nihayet ki bizi yuttu. Birden yutak denilen bir yere gelmiştik. Burası bir odaya benziyordu. Çıkışları olan bir odaya. Yutak, bir yandan solunuma yardımcı oluyor, bir yandanda sindirim sistemi için çalışıyordu. Aniden bizi çıkışı görülmeyecek kadar uzun bir borunun içerisine itti. Bu yol gerçekten çok uzundu. Neler olduğunu daha anlayamamıştım. Yanımdaki bilgili susam kardeşlerimden birine buranın neresi olduğunu sordum. Bana hızlı bir şekilde yemek borusu cevabını verdi. Hızlıca aşağı düşüyorduk. Yemek borusunun çıkışı artık görünüyordu. Buradan kurtulmak istiyordum fakat heryer etten duvarlarla kaplıydı. Birden mide denilen kocaman bir yerin içerisine düştük. Burası tam bir felaketdi. Herşey ya eziliyordu, yada salgılarla eriyordu. Hepimiz küçük parçalara ayrılmıştık. Canım çok acıyordu. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Bir kurtuluş yolu arıyorduk fakat çok geçti. Hepimiz yok olmanın eşiğindeydik. Diğer susam kardeşlerim uzun bir yere itiliyordu. Buraya ince bağırsak deniliyormuş. Oradan gelen çığlıkları şaşkın şaşkın dinlerken birden birşey oldu, yukarı doğru çıkmaya başladık. Evet, çocuk kusuyordu. Bu bir kurtuluş olabilirdi. Bazı susam kardeşlerim dışarıya çıkmayı başardı. Neyazık ki tam bizde çıkarken tekrardan mideye iniverdik. Çocuk yediği hamburgerden etkilenmişti. Mideye indiğimde bir şey beni o korkunç yere itiyordu. Oraya girmemek için dayanıyordum ama nafileydi. Sonunda kendimi ince bağırsakta buldum. Teker teker yok olan susam kardeşlerimi izliyordum. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Bir şey beni daha küçük parçalara ayırıyordu. Orada sindirimden sorumlu üç kişi gördüm. Kuvvetli ve heybetli üç kişi. Adlarını sorduğumda bana teker teker sekretin,gastrin,kolesistokinin cevabını verdiler. Onlardan yardım istesemde beni umursamıyorlardı. Giderek küçülüyordum. Sonunda yok olacaktım. Ne yapmalıydım? Bir çıkış görür gibi oldum. Diğerine göre daha büyük ve geniş bir yoldu burası. Adına kalınbağırsak deniyormuş. Hemen oraya atıldım. Buraya kadar çok azımız dayanabilmiştik. Bir şey bizi devamlı küçültmeye devam ediyordu. Artık sonumun geldiğinin farkındaydım. Yukarıya doğru baktığımda üzerime doğru gelen kocaman bir et parçası gördüm. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Sanırım her şey burada bitti...

***
Gözümü açmıştım ve hala kaptaydım. Kafama aldığım sert bir darbe sonucu bayılmışım. Rahat bir nefes aldım. Tam her şey iyi gidiyor derken, baygınken gördüğüm o koca el tekrardan bize doğru geliyordu. Hayır, bunları tekrardan yaşayamazdım. Adam kabı açarak bizi eline tekrardan aldı. Yüksekten bizi serpiştiriyordu. Birden adamın eli titredi ve tepsinin kenarına düşüverdim. Yaşaşın! Hamburğerin üzerinde değildim. Şimdi ne olacaktı? Fırına gene atılacaktım. Adam diğer hamburğeride bitirdikten sonra tepsiyi fırına sürdü. Rüyada gördüğüm herşeyi tekrardan yaşıyordum. Adam fırının sıcaklığını yükseltmişti. Vücudumun yandığını hissedebiliyordum. Aynı kokular gene burnuma geliyordu. Tam dayanamayacağımı düşünürken fırının kapağı açılıverdi. Adam benimde içinde bulunduğum tepsiyi dışarıya çıkardı. Hamburgerleri teker teker tezğahdaki yerlerine yerleştiriyordu. Bütün hamburgerler yerleştirildiğinde içinde bulunduğum tepsiyi çöpün kenarına getirdi. Çöpün kapağını açan adam bizi çöpe boşalttı. Artık yok olmaktan kurtulmuştum. Adam çöp poşetinin ağzını bağlayarak, bizi çöp konteynerına atıverdi. Çöp arabası bizi alarak çöplüğe bıraktı. Artık burada yaşıyorum. Güzel bir evim var. En önemliside yok olma tehlikesi yok. Buralara insanlar çok az gelir. Diğer susam kardeşlerimden duyduğuma göre onları yiyen çocuk aşırı yağdan ve hamburgerin içinde bulunduğu zararlı maddelerden dolayı rahatsızlanarak, hastaneye kaldırılmış. Karaciğere aşırı zararı olan bu besinler. Karaciğer kanamalarına yol açabilirmiş. Tek isteğim çocuğun tekrar sağlığına kavuşması. Siz siz olun yiyeceğiniz besinlerin içerisindeki maddeleri bilin. Aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durun! Ben hayalime kavuştum, dilerim sizde kavuşursunuz...

__________________

.
.
.
.



.
.
.
.
.

Behice isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
Behice, sendoma
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 06:36