Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler
facebook bağlan


Mimari Terimler Sözlüğü

Dersler kategorisinde açılmış olan Mimari Terimler Sözlüğü konusu , İ İhata duvarı: Taşıyıcı olmayıp yalnızca bir yeri kuşatmak için yapılan bahçe duvarı. İksa: Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutturmak için, yere yan yana çakılan ve kavramalarla ...


Like Tree2Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08.12.2013, 21:50   #11 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü



İ



İhata duvarı: Taşıyıcı olmayıp yalnızca bir yeri kuşatmak için yapılan bahçe duvarı.

İksa: Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutturmak için, yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen.

İmar: Şehirleri belli bir düzen içerisinde düzenleme.

İmar durumu: Bir arsanın imar planına ve imar yönetmeliğine göre nasıl kullanılabileceğini bildiren ve belediyece düzenlenerek isteği üzerine arsa sahibine verilen belge.

İmar hududu,İmar sınırı: Nazım planı bulunan yerlerde nazım plan sınırları; bulunmayan yerlerde belediye sınırları.

İmar kanunu: Türkiye’de yerleşme yerleri ile bu yerdeki yapılaşmaların plan,fen,sağlık ve çevre koşullarına uygun oluşumunu sağlamak amacıyla düzenlenmiş olan 3194 sayılı yasa.

İmar yönetmeliği:
İmar yasasının tamamlayıcısı olarak hazırlanıp kentin belediye meclisince onaylandıktan sonra yürürlüğe giren yapı düzeni yönetmeliği.

İnşa: Yapma,bina etme,kurma.

İnşaat alanı: Bodrum ve çatı katları dahil, iskanı mümkün olan bütün katların, ışıklıklar çıktıktan sonraki alanlarının toplamı.

İskan: Yurtlandırma, yerleştirme. 2. Yurtlanma, yerleşme.

İskan sınırı: İmar sınırı içerisinde yapı yapma izni verilen bölgeler ile izin verilmeyen bölgeleri ayıran sınır.

İskele: Yapıların dışında keresteden yada madensel borulardan kurulup çalışmak için üstüne çıkılan, sabit ayaklı, taşınabilir veya asma çatkı.

İskelet: Kolon-Kiriş sistemindeki bir yapının taşıyıcı öğelerinin bütünü.

İskeletli yapı: Betonarme döşemeli, çelik veya betonarme kiriş veya kolonlu yapı; karkaslı yapı.

İstikamet rölevesi: Belediyece verilen, plandaki yapılaşma doğrultusunu gösterir.

İstinat: Dayanma, yaslanma.

İzalasyon: Yalıtma, tecerrüt, tecrit.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 21:52   #12 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

J


Jakuzi: Su masajı teknesi yada havuzu

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 21:58   #13 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

K



Kaba yapı: Küçük ayrıntıları çok olmadığı için yapımı aşırı özen gerektirmeyen.

Kadastro: Her çeşit arazi ve mülklerin yerini,alanını,sınırlarını ve değerlerini belirtip plana bağlama işi.

Kademhane: Ev dışında yapılmış hela.

Kagir: Taş ve tuğladan yapılmış olan.

Kalıp: Plastik bir maddeye (örneğin betona) belirli bir biçim vermek ve priz süresince tutmak için kullanılan ve o biçimi negatif olarak taşıyan araç.

Kalıp planı: Betonarme projesinde döşeme demirlerini,kirişleri ve kolonları gösteren plan.

Kalkan duvar: Beşik çatı ile örtülü bir yapının mahyaya dik gelen duvarındaki üçgen bölüm.

Kalker: Kimyasal bileşimi CaCO3 olan kalker genellikle kil ve silisle birlikte bulunur.

Kameriye: Bahçelerde küçük köşk şeklinde yapılan ve üstü yeşilliklerle sarılan çardak.

Kaplama: Bir şeyin dışına, daha iyi bir görünüş kazandırma veya koruma ereğiyle geçirilen başka maddeden kat.

Kargalık: Bir alın duvarında mertekler arsında kalan boşluklara yada duvar parçalarına verilen ad.

Karkas: Kolon-Kiriş sistemindeki bir strüktürün taşıyıcı öğelerinin topuna verilen ad.

Karkaslı yapı: İskeletli yapı; çelik karkaslı yapı, betonarme karkaslı yapı.

Karo: Dört köşe kaplama gereci. Karolar çokluk pişmiş toprak, beton,taş,plastik gibi gereçlerle yapılırlar.

Karo fayans: Banyo,mutfak,hela gibi ıslak hacimlerle duvar kaplama gereci olarak kullanılan, kare veya dikdörtgen yüzeyli fayans karo.

Kartonpiyer: Yapıları kabartmalarla bezemek için, çoğunlukla duvar ve tavan ara kesitleri ile tavan göbeklerinde kullanılan sertleştirilmiş mukavva veya kıtıklı alçı.

Kasnak kirişi: Ahşap döşemelerde veya çatılarda bacanın geçmesi için bırakılacak boşluğu meydana getirmek üzere kirişler veya mertekler arsına, bunlara dik doğrultuda çivilenen ağaç.

Kat: Binada iki döşeme arasında kalan boşluk.

Ara kat: Bir binada genellikle zemin katı ile birinci kat arsına yapılan çoğu basık tavanlı,altı kapalı yarım kat.

Asma kat: Bir binada, genellikle zemin katı ile birinci kat arsında yapılan çoğu basık tavanlı, altında mekanın devam ettiği yarım kat.

Kat yüksekliği: Döşeme üstünden bir üst katın döşeme üstüne olan uzaklık.

Katalizör: Bir kimyasal reaksiyonun hızını artıran, ancak reaksiyona edimli olarak katılmayan madde.

Kayma dayanımı: Bir kesitin güvenlikle karşılayabileceği en büyük kayma gerilmesi.

Kayma gerilmesi: Kesme kuvveti ve/veya burulma momentinin oluşturduğu gerilmeler.

Kayma kuvveti: Kayma gerilmesini meydana getiren kuvvet.

Kazık: Bazı noktaları belirlemek amacıyla toprağa çakılmak üzere hazırlanmış,sivri uçlu kare veya daire kesitli çubuk.

Keçi ayağı: Toprağı sıkıştırma işlerinde motor gücü ile çekilerek kullanılan, bir tamburun çevresine tutturulmuş keçi ayağını andırır çıkıntılardan meydana gelen araç.

Kemer: İki sütün veya iki ayak arsındaki bir açmanın üstünü örtmek için uçları bu sütün veya ayaklara oturmak üzere yay şeklinde yapılan ahşap,maden yada kagir yapı parçası.

Kenet taşı: Kemer taşlarını kilitlemek üzere kemerin en üst bölümüne yerleştirilen konsol şeklinde çıkıntılı kilit taşı.

Ker****: Balçıktan yapılan ve kalıplanarak güneşte kurutulan çiğ tuğla. Ker**** içinde bitki artıkları , olmayan çok killi toprağın, içine katılan saman sapları ve başka gereçlerle stabilize edilip suyla karıldıktan sonra kalıplara dökülüp önce gölgede sonra güneşte kurutulmasıyla elde edilir.

Kesit: Bir cismin bir düzlemle kesildiğinde düzlem üzerinde meydana gelen şekil. Kesit terimi, yapıda daha çok düşey kesit yerine kullanılır.

Keson: Sualtı veya sulu zemin yapılarında temel yapmak üzere suyun dibine indirilen büyük, ahşap veya saç kasa,sandık. Bu yolla yapılan temellere keson temel yada sandık temel denir.

Keşif: 1. Bir yapının maliyetinin hesaplanması. 2. Arazi durumuna göre en iyi çalışma biçimini saptamak için arazinin gözden geçirilmesi.

Kırlangıç kuyruğu: Geçme yapmak için bir ağacın ucuna verilen, kırlangıç kuyruğunu andırır biçim.

Kırma çatı: Yapının her yüzüne doğru inen yüzeyleri bulunan ve yapıyı çepeçevre dolaşan olukları yatay ve aynı düzlemde olan çatı.

Kil: Aslı alüminyum silikatı [ Al2(SiO2)3] olan geçirimsiz, ince taneli bir toprak. Kil, kuruduğu zaman büzülen, ıslandığında hacmini arttıran ve sıkıştırıldığında suyunu veren plastik bir toptraktır.

Kiler: Yiyeceklerin saklandığı oda veya büyükçe dolap.

Kilit taşı: Kemer,kubbe ve tonozların tepe noktalarına konan, örgüyü kilitleyerek üstüne gelen ağırlığı yanındaki taşlara aktaran taş.

Kireç: Kalsiyum karbonatın, yani kireç taşının (CaCO3) 900 santigratın üzerinde pişirilmesi ile elde edilen bağlayıcı madde.

Kireç taşı: Kireç yapmakta kullanılan, içinde %90’ın üzerinde CaCO3 bulunan taş. Yapıda kullanılacak kireç taşı yağlı, taze ve kıvamında pişmiş olmalı, içinde toprak,kum,çakıl vb. yabancı maddeler ve fazla pişirilmiş parçalar bulunmamalıdır; rengi genellikle beyaz olmalıdır.

Kiremit: Çatıları kaplamakta kullanılan, birbirinin kenarına binip suyu alta geçirmeden akıtacak biçimde yapılmış çoğu pişmiş toprak gereç.

Kiremit altı levhası: Kiremitlerin düzgün döşenebilmesi ve ek bir su yalıtımı sağlanması amacıyla kiremitlerin altında kullanılan çoğu bitümlü özel oluklu levha.

Kiremit pervazı: Saçak uçunda ilk kiremit sırasını tutan alın tahtası.

Kiriş: Boyu doğrultusundaki eksenine dik kuvvetlerin etkisi altında bulunan çubuk; döşemeden gelen yükleri düşey taşıyıcılara aktaran, eğilmeye dayanıklı strüktür öğesi.

Ana kiriş: Döşemelerden veya ikincil kirişlerden aldığı yükleri başka kirişlere değil de doğrudan doğruya kolonlara yada taşıyıcı duvarlara aktaran kiriş.

Bırakma kiriş: Bir ahşap çatı makasında alt başlığı meydana getirip makas uçlarının açılmasını önleyen ağaç gergi.

Kafes kiriş: Açıklık büyüdükçe kirişlerin yüksekliği artar; buna karşılık kirişin içini yer yer boşaltmak mümkündür. Boşaltma sonucunda kiriş, çekme ve basınç çubuklarından ibaret hale gelebilir. Böyle basınç ve çekme çubuklarından yapıla kirişlere kafes kiriş denir.

Konsol kiriş: Bir ucu ankastre öteki ucu serbest kiriş.

Sandık kiriş: Üst ve alt başlıkları birbirine tutturulmuş dolu gövdeli paralel iki putrelden oluşan bileşik kiriş.

Sürekli kiriş: Açıklıklarından birine gelen belirli bir yükün, diğerlerinde de hesaplanabilen bir etki meydana getirdiği aynı doğrultuda birkaç açıklığı bulunan kiriş, mütemadi kiriş.

Kiriş-plak sistemi: Betonarme kirişler aracılıyla taşınan betonarme döşeme sistemi,kirişli döşeme sistemi. Bu sistem geniş açıklıklar için kullanılan en eski döşeme sistemidir, ancak tavanda kirişlerin sarkması nedeniyle esnek planlamayı güçleştirmektedir.

Kirnas: Kimi Anadolu evlerinin üst katlarında dışarıya doğru çıkıntılı olarak yapılmış hela.

Klape: Bir beton kalıbında kanat tahtalarını bağlayan ahşap parça.

Klinker: İnce öğütülmüş ve iyi karıştırılmış çimento hammaddelerinin sinterleşmeye kadar pişirilmesiyle elde edilen madde.

Kolon: Uzunluğu doğrultusuna paralel kuvvetlerin etkisi altındaki çubuk,sütun. Kolonlar,kiriş yada döşemelerden gelen etkileri öteki kolonlara veya temellere aktaran genellikle düşey taşıyıcı öğelerdir.
Kolon-kiriş sistemi: Yatay öğelerin yüklerinin duvarlara yada kemer ve tonozlara değil de kirişler aracılıyla kolonlara aktarıldığı yapım sistemi.

Kolon planı: Betonarme kolonların yerleşme durumunu gösteren plan. Kolon planı 1:50 ölçeğinde çizildiği halde, burada kolonların yatay kesitleri 1:20 olarak çizilir.

Kompasite: Malzemenin birim hacmine isabet eden dolu hacim.

Konsol: Bir çıkmayı alttan destekleyen S şeklinde iki ters kıvrımlı taş destek. 2. Yalnızca bir yanındaki mesnet tarafından taşınan,diğer kısımları boşlukta olan yatay yapı öğesi; konsol kiriş, konsol döşeme.

Kontrplak: Liflerin doğrultusu birbirine dikey gelmek üzere üst üste yapıştırılan incecik ahşap tabakalardan meydana gelen ince,esnek ve çalışmaz ahşap levha.

Konut: Bir yada daha çok insanın ikamet ettiği yer,ev.

Koridor: Bir kattaki odaları birbirine bağlayan dar,uzun geçit.

Korkuluk: prü,merdiven,balkon gibi düşmek tehlikesi olan yerlerin kenarlarına dikilen alçak duvar veya parmaklık.

Korozyon: Bazı maddelerin kimyasal yoldan malzemeleri tahrip etmeleri olayına verilen genel ad.Korozyon daima elektronik yoldan,çoğunluklada oksitlenme şeklinde olur.

Kot: 1. Bir noktanın, esas olarak alınan yatay düzlemden yüksekliği ve bu yüksekliği gösteren rakam.2. Projelerde boyutları göstermek için ölçü çizgileri üzerine yazılan rakam.

Kör döşeme: Ahşap parke kaplamanın altına, düşük nitelikli tahtalarla yapılan ve kadronlara çakılan döşeme.

Kör kasa: Bir kapı ve pencere kasasını yada telaroyu tutturmak üzere alta,sonradan görülmeyecek şekilde konulan kasa veya telaro.

Kraft kağıdı: Yapılarda ısı geçirimsizliğini şiltelerinin üzerinde kaplama gereci olarak kullanılan dayanıklı kağıt; çimento torbası yapılan kağıt.

Kule: Taban alanına oranla yüksekliği çok fazla olan, çoğu silindir şeklinde yapı.

Kum: Bazı kültelerin ve en çok silisli kültelerin ufalanmasından oluşan ve deniz kıyısı, çay yatağı gibi yerlerde pek bol bulunan, ufak ve sert tanecikler.Yapıda kullanılacak kum silisli olmalı,içinde toprak,kil ve örgensel maddeler bulundurmamalıdır. Harçlarda ocak veya dere kumu kullanılır.

Kuranglez: Bir yapının genellikle toprak altında kalan bir bölümüne ışık almak üzere yapılan, üstü ızgaralı veya cam tuğlalı bir çeşit ışık bacası.

Kurtağzı: 1.Ahşap doğramanın birbirine geçen dişleri. 2.Gömme hasır basamaklarının, birbirlerinin üzerlerine oturmaları ve kaymamaları için yapılan birleştirme biçimi.

Kuşak: 1. Sağlamlığı artırmak için, bir şeyin çevresine geçirilen ağaç veya maden bağ; iki dikme arasındaki yatay ahşap parça.2. Ahşap çatıda, aşıkların altından geçerek dikme veya babaların birbirine ve merteklere bağlayan çubuk.

Kutu çerçeve: Yüklerin,kolonlar yerine yalnızca betonarme perdelerle taşındığı betonarme sistemi.

Kükürt çimentosu: Korkuluk demirlerinin betona tespiti için açılan deliklere birlikte ısıtılarak dökülen eşit miktarda kükürt ve zift.

Küllük: Soba bacalarının kurumlarını temizlemek için baca deliğinin altına açılan ve içine önü kapaklı sürme bir kutu yerleştirilen delik.

Küpeşte: Korkulukların üzerine, elin kayması için yerleştirilen ve boydan boya devam eden profilli ahşap, maden yada plastik kısım.

Kür: Betonun prizini uygun olarak yapabilmesini sağlamak amacıyla su ile çimento arasındaki reaksiyon için gerekli sıcaklık ve nem koşullarını sağlama.

Küvet: Leğen hizmeti gören kaplara verilen ad,tekne.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 22:00   #14 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

L



Lambri: Ahşap,plastik,metal veya taşla yapılan iç duvar kaplaması.

Laminat: Altta fenol reçinesi emdirilmiş kraft kağıdı tabakaları ile, üstten melamin tabakasından meydana gelen kaplama folyosu.

Lata: Yapıda kullanılan dar, uzun kereste. Lataların enine kesit ölçüleri Türk standartlarına göre 18/48,24/48,28/48 ve 38/58 mm’ dır.

Lavabo: El ve yüz yıkamak için su akıtma düzeni bulunan tekne.

Lento: Kapı ve pencere boşlukları üzerindeki duvar yüklerini taşımak için bu boşlukların üstüne, yandaki duvarlara oturacak şekilde yerleştirilen küçük açıklı taş, beton ayda ahşap kiriş.

Lığ: 1. Suların taşıdığı veya çekilirken bıraktığı kil ve kumlu çamur.2. Kumdan daha ince, kilden daha taneli, tane boyutları 0,002-0,06 mm arsında değişen mineral tanecikler.

Limon kiriş: Bir merdiven kolunun iki yanında uzanan kirişlerden her biri.

Limonluk: Merdivenlerde, balkonlarda havada kalan kenarlara çekilen 20-30 cm yüksekliğinde.

Lojman: Personelin oturması için kimi kuruluşların yaptıkları düşük kiralı yada kira karşılığı olmayan konut.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 22:01   #15 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

O



Oda: Bir binanın, özellikle bir evin oturmak,çalışmak,yatmak gibi eylemlere yarayan gözlerinden her biri.

Oluk: Çatıda derelerde toplanan yağmur yada kar suyunu toplayıp yağmur iniş borularına götüren üst yanı açık,çinko,galvanizli sac veya plastik kanal.

Asma oluk: Saçak kenarına çıkıntılı olarak,oluk bağası adı verilen özel lamalarla asılan oluk,asma dere.

Gizli oluk: Cephede görülmemesi için çatıda bir korkuluk duvarı arkasına gizlenmiş oluk,gizli dere.

Oturtma oluk: Bir betonarme saçak ucuna veya döşeme üstüne oturtulan oluk. Oturtma oluklar gizli veya açık şekilde yapılabilirler.

Omuzlamak: Bir duvarın itme kuvvetini başka bir duvar kütlesi ile karşılamak.

Otoklavlama: Yeni dökülmüş beton,gaz beton, elyaflı-çimento gereçleri yada kireç-kum tuğlalarını belirli bir süre buhar basıncı( 190 0C) altında otoklavda tutma. Otoklavlama, dayanımı attırma bakımından çok etkin bir yöntemdir. Betonun açık havada 28 günde kazanabileceği dayanım, otoklavlama yolu ile 24 saatte kazandırılabilmektedir.

Oturma: Bir yapının, altındaki zeminin hareketi veya sıkışması dolası ile aşağı doğru hareketi. Yapının çeşitli bölümlerindeki oturmalar çok farklı olmadıkça bu tehlikeli olmaz.büyük yapılardaki genleşme derzleri,oturmadan meydana gelebilecek tehlikeyi ortadan kaldırmakta da yararlı olurlar.

Ozalit: Aydınger kağıdı gibi saydam kağıtlara çizilmiş resimleri ışıklı kopya yoluyla duyarlı kağıtlara aktararak çoğaltma işi.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 22:02   #16 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

Ö



Ölçek çizgisi: bir cismin veya haritanın ölçeğini göstermek üzere, kenarına çizilen ve her birimin gerçekte kaç metre yada km. karşılık olduğunu gösteren doğru.

Ölçme latası: Üzerine cm. bölmeleri bulunan ve cetvel olarak kullanılan lata.

Ölçme nişanı: Çatlak duvarların daha çok açılıp açılmadıklarını anlamak için çatlağın iki yanına tutturulan cam vb. parça. Cam kırılırsa çatlağın genişlediği anlaşılır.

Ölçü çizgisi: Bir projede çeşitli bölümlerin ve öğelerin uzunluklarını göstermek üzere çizilen ve üzerine ölçüler yazılan çizgi.

Ön cephe: Yapının yola bakan yüzü.

Ön gerilme: Bir betonarme öğede sürekli iç gerilmeler sağlanması yoluyla,betonu basınç gerilmelerine, çelik halatları da çekme gerilmelerine karşı çok yüksek dayanım gösterecek şekilde çalıştırma tekniği.

Örtü: Binanın üstünü örten çatı; çatının üstünü örten kiremit, eternit vb. kaplama.

Örtü altı kaplaması: Çeşitli levhalar yada kiremit gibi örtü gereçlerinin altına, tahtadan geçmeli veya geçmesiz yapılan kaplama.

Özgül ağırlık: Bir çimsin boşlukları çıkarıldıktan sonra, birim hacimdeki parçasının ağırlığı.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 22:06   #17 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

P



Pabuç: Bir sütunun,bir dikmenin taban bölümü.

Pabuçluk: Eski Türk evlerinde odaların girişinde kapı ile odanın yüksekçe döşemesi arasında kalan, ayakkabı çıkarılan yer.

Pafta: 1.Üzerine proje çizilen levha,çizim levhası.2. Büyük haritaları meydana getiren ayrı parçalardan her biri.

Pah: Eğik olarak kesilmiş kenar,şataf.

Pandül ayak: Her iki ucu da mafsallı olan, yani moment almayan düşey çubuk.

Panel duvar: Taşıyıcı niteliği olmaksızın bölme olarak kullanılmak üzere yapılmış ince duvar.

Panjur: Bir çerçeve içine yerleştirilmiş hareketli yada sabit yatay şeritlerden oluşan ve pencere dışına takılan kanat. Panjur gereğine göre güneşi ve rüzgarı önlemeye, ışığı düzenlemeye yaradığı gibi güvenlik amaçlıda kullanışlıdır.

Pano: Hazır bölme yada cephe elamanı.

Parapet: Teras,balkon,köprü gibi yerlerde yapılan yaklaşık olarak 90cm yüksekliğinde korkuluk duvarı.

Paravana: Odalarda kapıların önüne konan yada bölme olarak kullanılan,katlanır,taşınır,çerçeveli perde.

Parke: Meşe,gürgen ve kayın kerestelerinin makinelerde işlenmesi ile elde edilen dar,uzun ve zıvana lambalı döşeme kaplama gereci.

Parsel: Belli bir amaç için ayrılıp sınırlanmış arazi parçası; bir adanın parçalarından her biri.

Parsel derinliği: Bir parselin arka çizgisi ile cephe doğrultusu arsındaki ortalama dikey uzaklık.

Parsel genişliği: Bir parselin, üzerinde bulunduğu yoldaki cephe genişliği. Köşe başına rastlayan parsellerde dar yüz parsel genişliği olarak benimsenir.

Pas payı: Kolon,kiriş,döşeme gibi bir betonarme ve de çelik donatının dışında kalan beton bölüm. Pas payının yararlı kesite katılmadığı,ancak, hava ile yada su ile ilişkilerini keserek demirleri pasa karşı koruduğu kabul edilir.

Pavyon: Bir arsa içinde ayrı ayrı birkaç binası olan bir kuruluşun bu binalarından her biri yada asıl binadan ayrı küçük bina.

Payanda: Düşey bir taşıyıcı,örneğin bir duvarı güçlendirmek için eğik olarak verilen destek.

Pencere: Dışarısını görmek,hava ve ışık almak için duvarlarda yapılan ve doğrama ile camdan meydana gelen açma.

Pencere bandı: Hava sızmalarını önlemek üzere, pencere ve kapı aralıklarına konulan keçe,kauçuk yada plastik şerit.

Pencere eteği: Pencerelerin altında bulunan denizlikten döşemeye kadar olan sağır bölüm.

Perçin: İki yada daha çok maden levhayı birbirine bağlamak için kullanılan bir çeşit sabit bağlayıcı.

Perdah: Maden,ahşap,taş yada sıvalı bir yüzeyi pürüzsüz hale getirme işi; parlatma,açkı.

Perde: İskeletli yapıda düşey ve yatay yükleri taşıyan betonarme duvar, betonarme perde.

Perde duvar: Çelik,betonarme gibi taşıyıcı öğeler arsında kalın taşıyıcı olmayan,ince duvar,bölme.

Pervaz: Bir şeyin çevresine veya kenarına uzunluğuna eklenen dar kenarlık; kapı ve pencerelerde kasanın sıva ile birleştiği çizgiyi örten silmeli ve düz kenarlık.

Peyzaj mimarlığı: Bahçe mimarlığının günümüzdeki daha geniş kapsamlı tanımı; bir toprak parçasını bitki,su,taş gibi doğa öğeleri ile düzenleme sanatı.

Pilastr: Bir bölümü duvara gömülmüş ayak, gömme ayak. Pilastların çoğunda çıkıntı, görünen yüzün genişliğinin 1/3’ ünü geçmez. Pilastr zamanla taşıyıcı olmaktan uzaklaşarak bir süsleme öğesi durumuna gelmiştir.

Piliye: Ayrık bir destek gibi çalışan kagir, ahşap veya demir dikme;ayak.

Pirinç: Sıva ve dökme mozaik işlerinde kullanılan küçük taş kırıntılarına verilen ad.

Pissu: Hela,banyo,mutfak gibi atılan kullanılmış suların ve katı cisimlerin karışımı,evsel atık su. Yapıda pissu tesisatı sıhhi tesisatsın bir bölümüdür.

Pisuar: Genel binalarda erkek helalarına tek olarak yada grup halinde yerleştirilen sidiklik.

Piştak: Asıl eve girmeden önceki oda veya koridor.

Plak: Kirişler yada taşıyıcı duvarlarla kuşatılan ve bunlarca taşınan, bir veya iki yönde asal donatılı betonarme döşeme parçası.

Plan: Bir cismin yatay bir düzlemde kesildiği varsayılarak çizilen ölçekli arakesit resmi, yatay kesit.

Plankote: Kotlu plan.

Pliye: Kesme kuvvetini karşılamak üzere betonarme kiriş ve döşemelere yerleştirilen, özel şekilde bükülmüş betonarme demiri.

Polikarbonat: Işığa karşı çok dengeli ve çok saydam bir sert plastik. Özellikle tepe ışığı almak üzere, çekme yoluyla elde edilmiş içi boşluklu saydam levhalar halinde cam yerine kullanılır.

Polistiren: Strienden polimerleşen, 60-80°C yumuşayan, 145°C kaynayan bir plastik. Genel olarak asitlere, alkalilere ve suya karşı çok dayanıklı olan polistirenlerin özellikleri, molekül ağırlıklarına göre çok değişir. Kaynar su ve tiner, polistiren üzerinde iz bırakır. Bu sakıncasına karşın dış ülkelerde özellikle saydam bölme yapımında cam tuğla gibi kullanılmaktadır. Polistiren, soğuk su borusu yapımında da kullanılmıştır.polistiren, mor ötesi ışınlarının etkisi ile sararır.
Polistiren köpüğü, genleşmiş polistiren Isı iletkenlik katsayısı 0,03 olan, blok yada levhalar halinde satılan ve çoğunlukla sandviç bölmelerde kullanılan gereç.

Polyester: Cila işlerinde, cam elyafı ile donatılmış olarak mobilya ve çeşitli yapı öğeleri yapmakta kullanılan sentetik reçinelerin genel adı. Polyesterler bir yada daha çok poliasidin bir polialkolle birleşmesinden oluşurlar.

Porozite: Boşluklu gereçlerde birim hacme düşen boşluk miktarı.
Portofo: Döşeme, kiriş gibi taşıyıcı yapı öğelerinin, duvarların veya ayakların üzerinden boşluğa doğru uzanan bölümünün durumunu anlatmakta kullanılan terim.

Prekast: Hazır parça halinde yerine konulmak üzere bir fabrikada yada yapıyerinde önceden dökülerek kalıplanmış beton öğe.

Priz: Bağlayıcı madde hamurunun katılaşması.
Priz bitme süresi Bağlayıcı maddelerle yapılan bir hamurun plastikliğini yitirdiği ana kadar geçen zaman.
Priz geciktirici Betonun döküm sırasında işlenebilme süresini uzatmak için kullanılan katkı maddesi.
Priz hızlandırıcı Düşük hava sıcaklıklarında yada ivedi harç ve beton işlerinde katılaşmayı hızlandırmak üzere kullanılan katkı.
Priz ısısı Çimentonun katılaşması sırasında yayılan ısı.

Profil: Yapıda kullanılmak üzere biçimlendirilmiş maden çubuk.

Proje: Bir yapının gerçekleştirilebilmesi için gerekli plan, kesit, görünüş gibi çizimlerin tümü.

Fikir projesi, fikir tasarımı:
Avan projeden önce, mimarın verilen konu üzerinde ilk düşüncelerini ortaya koyduğu tasar.

Avan proje: Gerçekleştirilecek bir yapı konusundaki ilk düşünceleri plan, kesit ve görünüşlerle belirtildiği öneri projesi; önproje. Avan proje aynı konunun ayrı birkaç çözümünü göstermek üzere birden çok proje halinde de düzenlenebilir.

Kesin proje, kat’i proje: Avan proje üzerindeki inceleme ve kararlara göre düzenlenen proje. Bu projenin ölçeği genellikle 1:100 olup bu ölçek çok büyük veya çok küçük yapılarda değiştirilebilir.

Uygulama projesi, tatbikat projesi: Bir yapının inşaatını yürütebilmek üzere düzenlenen proje.

Puantör: İşçilerin çalıştığı saatleri, yaptıkları işi ve yapıyerine gelen gereçleri hesaplayıp kaydeden görevli.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 22:09   #18 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

R


Radye: Bir yapıyı yer sularının çalışmasına karşı koruyan kaplama.

Rampa: Eğik yol veya geçit. Yaya rampalarında eğim açısı en çok 20° (%36) olur; çizimlerde eğim okul merdivendekinin aksine iniş doğrultusunu gösterir. Otomobillerin %30’a kadar eğimli rampalara tırmanma gücü olduğu kabul edilirse de karayollarında rampa eğimleri çokluk %15’e kadar yapılır. Bu eğim yolun dönen bölümlerinde %8,5 i geçmez.

Rayiç: Sürüm değeri, piyasa fiyatı.

Rayiç cetveli: malzeme birim fiyatlarını göstermek üzere ilgili kuruluşça düzenlenmiş çizelge

Reaksiyon: Duvar yada kolon gibi bir dayanağın, bir kiriş gibi yüklü bir öğeden aşağı doğru gelen basıncı karşılayan yukarı doğru direnişi, tepki.

Rehabilitasyon: Harap yada terk edilmiş eski yapıların, tarihi çevrelerin, değişen gereksinimleri karşılayacak biçimde onarılarak yeni bir işlevle çağdaş yaşama katılmasının sağlanması.

Reks bloğu: Reks döşeme yapmakta kullanılan, taşıyıcı, pişmiş toprak blok. Bu blokların üst ve altlarında betonarme demirleri için özel kanallar vardır. Reks kirişleri hazırlanırken, harman suyunu emmemeleri için reks blokları ıslatılır.

Reks döşeme: Reks bloklarını beton çeliği ve betonla donatarak hazırlanan kirişlerin yan yana dizilmesiyle yapılan bir çeşit dişli döşeme. Reks blokları istenilen açıklığa göre dizilerek yerde kiriş haline getirilir; sonra bu kirişler genellikle kalıpsız olarak, uçları mesnetler üzerine gelecek şekilde yan yana dizilirler.

Resterasyon: Aslını bozmadan onarma.

Rıht: Basamak aynası.

Rıht yüksekliği: Bir merdivenle birbirini izleyen iki basamak arasındaki düşey uzaklık.

Rijit: Oynak ya da esnek olmayan.

Rögar: Kanalizasyonda, yer altındaki temizleme parçalarını kontrol etmek ve çeşitli doğrultulardan gelen boruları başka bir doğrultuya yöneltmek için yapılan baca, lağım bacası.

Rölöve: Var olan bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plan, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarma.

Röper: Bir doğrultucuyu, bir düzeyi bir yüksekliği belirlemek veya yeniden bulmak üzere bir duvar, bir kazık yada arazi vb. üzerine konulan işaret.

Röper kazığı: Bir röper noktasını belirlemek üzere çakılan kazık.
Röper noktası: Belli bir yeri, bir noktayı yeniden bulmak için konulan sabit işaret.

Röperli kroki: belli röperlere göre bir arsanın konumunu ve ölçülerini gösteren kroki.

Rötre çatlağı: Betonda büzülme nedeniyle oluşan çatlak, büzülme çatlağı.

Ruhsat projesi: Yapıya başlama izni alabilmek üzere belediyeye verilen kesin proje ve uygulama projesi.

Ruhsat şubesi: Belediyelerde ruhsat projesi ile, gerekli belgeleri inceleyerek yapıya başlama izni veren bölüm.

Rüstik: Duvarları, yarı yontulmuş veya taşın ilkel halini anımsatır biçimde yontulmuş taşlarla örülmüş.

Rüzgar bağlaması: Bir strüktürde yalnızca rüzgar yükünü karşılamak üzere yapılan kiriş.

Rüzgar basıncı: Rüzgara bağlı olarak bir duvar yada çatı yüzeyinde oluşan ve kg/m2 şeklinde belirtilen basınç. Bayındırlık Bakanlığı’nın Genel Teknik Şartnamesine göre özel durumlar dışında dik etki alan yüzeyler için rüzgar basıncı 150 kg/m2 olarak kabul edilir.

Rüzgarlık: Soğuk ve rüzgarın içeriye girmesini önlemek üzere bina girişlerinde yapılan çifte kapı yada döner kapı düzeni.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 22:12   #19 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

S



Saçak: Çatının binadan dışarı taşan bölümü.Çatı sularını yapı bedenden ve temellerinden uzağa akıtmak ve gerektiğinde gölge sağlamak için yapılır.

Saçak düzeyi, saçak seviyesi: Saçağı olmasa da ir binanın son kat döşemesinin üst kotu.

Saçak silmesi: Bir yapının saçak altı bölümlerini sulardan korumak için dış duvarların üst bölümlerine yapılan yatay silme.

Sağrı: Çatılarda mahyalarla dereler arasında kalan üçgen ya da yamuk, eğik düzeylere verilen ad.

Sahanlık: Binalarda kapı önünde, merdiven başlarında yada ortasında veya asansör önlerinde genişçe düzlük.

Ara sahanlık: Bir merdivenin iki kolu arasında yer alan sahanlık.

Kat sahanlığı: Kat düzeyindeki sahanlık.

Köşe sahanlık: İki kolu birbirine dik merdivenlerdeki sahanlık.

Tama sahanlık: iki kolu birbirine paralel merdivenlerdeki ara sahanlık.

Saka deliği: Eskiden evlerin ön cephe duvarında bulunan ve sakaların getirdikleri suyu eve girmeksizin boşalttıkları teknecik.

Sakal: Asma tavan yapmak için yada başka bir erekle betonarme tavandan sarkıtılan ince demirlere verilen ad.

Sandık: Yapılarda kum, çakıl ölçmek için kullanılan üstü ve altı açık, dikdörtgenler prizması biçiminde ahşa ölçü.

Sarnıç: Yağmur suyu biriktirmeye yarayan kagir yer altı deposu.
Sehim, sehm: Eğilme etkisi altındaki bir yapı parçasının,örneğin bir kirişin belvermesi.

Seki: Ahşap dikmeleri nemden korumak için altlarına konulan taş altlık.

Sergen: Kimi eski evlerde, duvarlarda yada kapı üstlerinde bulunan raf.

Sığınak: Savaş sırasında halkın yada askerin sığınması için yapılan özel yer altı yapısı.

Sıhhi tesisat: Bir yapıda temiz ve pis su döşemi. Sıhhi tesisat, makine mühendisliği konusudur.

Sıva: Duvar veya tavanlarda kagir yada hımış yüzeyleri düzgünleştirmek için ve korumak için kullanılan bir çeşit harç. Plastik kıvamda iken duvarlara ve tavana uygulanan ve daha sonra sertleşen sıvalar genellikle çimento, kireç, alçı ile kum ve su karışımından meydana gelir.

Akustik sıva: Ses emicilik özelliği yüksek olan sıva. Bu çeşit sıvalar genellikle su ile temasta hacimlerini arttıran alüminyum tozu ile yapılırlar.

Rabiç sıva: Metal depluvaye kaplanmış yüzey üzerine üç kat halinde vurulan sıva.

Silme: Duvar, tavan, kapı, pencere, yazıtlık, gibi öğeleri çevrelemek için düz yada eğri profilde kabartmalı olarak yapılan, çubuk biçiminde sürekli bezeme örgesi.

Silo: Tahıl, çimento, agrega ve benzeri maddeleri depolamakta kullanılan çoğu silindirik yüksek kule.

Sirkülasyon alanı: Koridor, merdiven, rampa gibi çeşitli hcimleri birbirine bağlayan öğelerin kapladığı alan.

Sirkülasyon çekirdeği: Bir binada düşey sirkülasyon araçlarının yani merdiven ve asansörlerin katlarda ve düşeyde bir araya getirilmeleriyle oluşturulan çekirdek.

Sistem detayı: Bir yapıda yinelenen bir sistemin anahtar(ana) detayı. Çok zaman bu terim, yanlış olarak bir yapının cephesinden geçen düşey kesiti anlatmakta kullanılmaktadır.

Site: Bir bütünlük içinde gerçekleştirilmiş ortak yönetimi olan konut yerleşmesi birimi.

Sofa: Evlerde oda kapılarını açıldığı genişçe mekan.

Soğuk cephe: Yapı içinde oluşan ve difüzyon yoluyla gelen su buharını dışarıya atmak üzere tabakaları arasında bir havalandırma boşluğu bırakılmış cephe türü.

Sonda: Suyun derinliğini ölçmek veya su dibindeki zeminin cinsini öğrenmek için kullanılan alet. Zeminde delik açmak veya zemin katmanlarının durumunu öğrenmek için kullanılan büyük burgu.

Sondalama: Sonda ile suyun derinliğini ölçme veya su dibinin cinsini saptama.

Sömel: Temel pabucu.

Stabilizasyon: Toprağın ve agreganın mühendislikle ilgili özelliklerinin ıslah etmek için, stabilitesini arttırmak veya korumak amacıyla kimyasal yada mekanik işlemler uygulama.

Stabilize yol: Yüzeyine kum, çakal, az miktarda kil karışım serilip sıkıştırılarak yapılan yol.

Sundurma: Yağmurdan yada güneşten korunmak için bir kapı üstüne yada duvar önüne yapılan saçak.

Sundurma çatı: Tek akıntı yüzeyi olan çatı.

Süpürgelik: Yapılan duvarların döşeme ile birleştiği yerlere boydan boya yerleştirilen 5-8 cm yüksekliğinde ahşap, taş, maden veya plastik şerit; sıva dibi. Süpürgelik birleşme çizgisini örttüğü gibi, duvarın alt bölümlerinde boya yada badananın kirlenmesini önler.

Sürveyan: Yapılarda işçiye ve özellikle gereçlere nezaret eden kimse.

Sütun: Taştan yapılmış taşıyıcı dikme.

Sütun altlığı: Bir sütunun üzerine oturduğu kare prizma yada silindirik biçimli taban.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.12.2013, 22:13   #20 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mimari Terimler Sözlüğü

Ş



Şahmerdan: Ağır çekiç. Toprağa iri kazık çakmaya yarayan çok ağır bir çeşit tokmak.

Şantiye: Yapım yeri.

Şantiye binası: İşlerin yürütülebilmesi için yapı yerinde kurulan geçici bina.

Şantiye şefi: Bir yapı yerinin ve yapımının yönetiminden sorumlu mühendis yada mimar.

Şap: Henüz prizini bitirmemiş ve yüzeyi yaş olan düzleme betonu üzerine genellikle 2,5 cm kalınlığında dökülüp mala ile perdahlanan çimento harcından yapılmış ham döşeme kaplaması.

Şapka: Boru, baca gibi yukarıya doğru uzanmış şeylerin tepesine, içlerine yabancı maddelerin girmesini önlemek üzere takılan başlık. Duvarların üzerine gelen beşikörtüsü şeklindeki harp uşta.

Şev: İnişli yer, bayır. Eğik, meyilli.

Şirvan: Eskiden çatı arasında yada dükkanların üstünde bulunan basık oda.

Şofben: Sıcak su sağlamakta kullanılan doğalgaz yada bütan gazı otomatı.

Şömine: Salonda yada bir terasta yapılan alafranga odun ocağı, ocak. Şömineler duvar kenarında yapılabilecekleri gibi, bir mekanın ortasında olabilirler.

Şönt Baca: Çok katlı yapılarda her katın bir kat yüksekliğince giden bacasının ana bacaya birleşmesi ile meydana gelen bacalar grubu.

Şafak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 4
Asrevya, Crescendo, SrKn, Şafak
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 08:09