Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Din Ve Maneviyat > Dini Şiirler - Yazılar


OKYANUSTA BUHAR OLMAK

Dini Şiirler - Yazılar kategorisinde açılmış olan OKYANUSTA BUHAR OLMAK konusu , OKYANUSTA BUHAR OLMAK Değerli kardeşlerim, iki üç gün evvel bir bacım sultanımızın bir sorusu oldu bu fakire. Biz de buna istinaden kendisine cevaben bu naçizane değersiz yazımızı yazmayı uygun gördük. ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 26.04.2018, 02:28   #1 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
yeni OKYANUSTA BUHAR OLMAK



OKYANUSTA BUHAR OLMAK



Değerli kardeşlerim, iki üç gün evvel bir bacım sultanımızın bir sorusu oldu bu fakire. Biz de buna istinaden kendisine cevaben bu naçizane değersiz yazımızı yazmayı uygun gördük. Bu büyüğümüzün sorusu "Okyanusta buhar olmak." Evet değerli kardeşlerim. Okyanusta buhar olmak konusunu bu fakir kardeşiniz İlm-i Tevhid öğretisi içerisinde cepalamaya gayret edeceğiz. Okyanus deyince ilk aklımıza gelen, ucu bucağı gözükmeyen sonsuz bir su parçası olduğu düşüncesidir ve bu doğrudur. Bizler, yani ilm-i Ledünni okuyan fakirler Okyanus denilince aklımıza o büyük su kütlesi gelmez. Bizlerin düşüncesinde Okyanus. Tevhid ilmidir ve ucu bucağı olmayan sonsuz bir ummandır. Biz Allah'ın kulları da bu sonsuz Tevhid Okyanusunda birer su katreleriyiz, ister bunun farkında olalım ister olmayalım. Bakınız kardeşlerim hemen hemen herkes gibi bizlere de her yaz olmasa da zaman zaman denize gitmişizdir. Bu fakir kardeşiniz de geçen sene denize gitmiştim ailemle. Deniz kenarında kumsal da otururken suyun üzerinde oluşan buhar dikkatimi çekti ve şunu düşündüm. Acaba bu sudan çıkan buharla birlikte tuzu da göğe yükseliyor mu diye ve bunun mümkün olmadığını, suyun buharlaşıp gökyüzüne çıkarken tuzunu yani ağırlığını denizde bıraktığını haklı olarak düşündüm.
Tabii ki su buharlaşınca varlığını suda bırakmak zorundadır yoksa varlığıyla gök yüzüne çıkması mümkün değildir. Diyeceğim şu ki Tevhid okyanusunda birer katre olan bizler kendi benliklerimiz yani ağırlıklarımız dururken nasıl olur da Tevhid deryasında buhar olup özümüze dönebiliriz?. Dönmemiz mümkün değil. Su bile su olması itibarıyla tuzunu terk ederek buhar olup özüne dönerken, bizler nasıl olur da kendi benliklerimizle Hakk'a ulaşmayı amaçlayabiliyoruz şaşırmamak mümkün değil.

Bakın sevgili kardeşlerim biz insanoğlunun amacı Hakk'a vasıl olmaksa, o zaman kendimize ait olduğunu zannettiğimiz üç fenamızı İfna (Yok) etmedikçe Tevhid deryasında buhar olup Hakk'a vuslat olmamızı unutalım. İnsan kendisine nisbet ettiği Hakk'ın malı olan Efli, Sıfatı, Zatı, Hakk'a iade etmediği müddetçe, Tevhid deryasında buhar olup özüne dönemez. Ancak her kim ki Kendine nisbet ettiği fenai efalini, fenai sıfatını, fenai zatını terk eder de bunların Hakk'a ait olduğunu kabul ve tefekkür ederse ancak o zaman buhar olup özüne döner. İnsanoğlu özünün su olduğunu unutup kendisine vücut nisbet etmekle su olduğunun farkında değil. Peki, bu neden böyle?. Çünkü insanoğlu özünü bilmediği için, gökyüzünde soğuk bir tabakada buz katmanına dönüşen buz kütlesi gibi kendine varlık isnad etmektedir ve bu yüzdendir ki sıcakla temas etmesi onun eriyip aslına dönmesi demek olduğu için daima sıcakla temastan kaçınması hep işine gelmiştir. Yani insanoğlu kendisine özünü bildirecek, onu büründüğü buz kütlesinden aslına döndürecek bir Kâmil-i Mürşid'e intisabı olmadığından, yani güneşe dönmeden eriyip buhar olması olanaksızdır. O her zaman, kendine biçtiği varlık zannıyla, vücut sahibi olduğunu düşünür ve zanlarıyla Hakk'a kulluk yaptığını sanar durur ve bir gün bu Tevhid deryasında buhar olup aslına döneceğini düşünür durur çaresizce.
Hakikat'de, bedenin özü topraktır toprağa dönecektir ve o toprakta kendisini yaradan Hakk'ı göremeyecektir. Çünkü su misali buhar olacak olan beden değil zanlardır, cüzi anlayaşıştır, nefstir ve dünya işlerini belirleyen ilimlerdir buhar olup gitmesi gerekenler. Sevgili kardeşlerim, yazımın başında da söylediğim gibi kim ki Hakk'a ait olan Ef'ali, Sıtatı, Zat-ı Hakk'a teslim ederse işe o dur Tevhid deryasında buhar olup özüne dönmeye aday olan su katresi. Ama bunu tek başına gerçekleştirmesi mümkün değldir, çünkü onun buhar olup gökyüzüne çıkabilmesi için güneşe yani bir Kâmil-i Müride ihtiyacı vardır ki o mürşidi onu buhara çevirip Hakk'a vasıl etsin. Sevgili gönül dostlarım; Niyazi Mısri Hazretleri bir beyitinde şöyle buyuruyor.

Mürşid gerektir bildire,
Hakk'ı sana Hakk'el yakiyn.
Mürşidi olmayanların,
Bildikleri güman imiş.

Demek ki aslımız su olduğu halde buz kütlesi gibi kendimize vücud nisbet eden bizlere bir Güneş (Kâmil-i Mürşid) lazım gerekir ki bizleri eritip buhar haline getirip özümüze yani Hakk'a ulaştırabilsin. Yoksa sevgili kardeşlerim, benliklerimiz yerindeyken ve benliklerimizi bir güneşin karşısına geçip eritmeden, Hakk'a varmak kolay olmaz. Şimdi birçoklarınızın şöyle dediğini duyabiliyorum. Yahu efendi, nasıl olsa bir gün ölüp toprağa girdiğimizde buhar olmayacak mıyız?. Hayır kardeşlerim böyle bir şey hiç bir zaman da ve dönemde olmamıştır olmayacaktır. Hazreti Resulullah efendimizin buyurduğu ölümü hayattayken gerçekleştiremediğimiz sürece asla Hakk'a vultat olmamız mümkün değil. Ne diyor Peygamber efendimiz (s.a.v) Ölmeden evvel ölün ki özünüze şimdi dönün. Özümüz olana dönmek çok zordur. Bizler her anımızı kara kış olarak yaşarsak yaz gelmez, güneşi göremez ve buza dönüşmüş kütlemizi eritemez ve özümüz olan su haline gelip buhar olamayız ve Hakk'a vuslatı da gerçekleştiremeyiz. Hakk'a vuslat olabilmemiz için varımızı terk etmemiz gerekmektedir ki yârmizi bulup ona kavuşabilmek için. Bakınız gönül dostlarım, Allah erenlerinden bir hanım evliya olan Zeynep Arıcan hanımefendi annemiz şöyle buyuruyor.

Terkeyle varı,
Bulasın yârı,
Nâmusu,ârı
Perde eylersin.

Bil birliğini,
Bul dirliğini,
Şairliğini
Zeyneb nidersin?

Evet değerli kardeşlerim, biz insanlar kendimize biçtiğimiz vücud varlığımızı Hakka teslim etmemiz gerekir, bunu başara bilenlere ne mutlu. Efal, Sıfat ve Zât'ı gerçek sahibi olan Allah'a ait olduğunu bilmemiz, kabul etmemiz ve yaşamamız için bir Kâmil-i Mürşid huzurunda erimemiz gereklidir. Müşrid Güneş gibidir tüm buzları eritir ve Tevhid deryasında su katresi edip buhara dönüştürür biz ihvanları. Evliyanın büyüklerinden ve melâmi ulularından Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri, bir ilahisinde bizlere şöyle buyuruyor.


BİLDİRDİ BENİ BANA

Mürşidim Ali Rahmi Bildirdi beni bana
Ol irşad-ı manevî Bildirdi beni bana

Aşktır bana bidâyet Yokluk oldu nihâyet
Erdi Hak'tan inâyet Bildirdi beni bana

Sermâyemdir yokluğum Hak varlığıdır kârım
Gönlümdeki mihmânım Bildirdi beni bana

Terk edince varlığım Gitti gönül darlığım
Zevk ile irfânlığım Bildirdi beni bana

Oldum Tevhîd'e dâvet Hemen ettim icabet
Ol sıdk ile şehâdet Bildirdi beni bana

Neylem ben bu dünyâyı Hem istemem ukbâyı
Buldu gönül Mevlâyı Bildirdi beni bana

FEHMİ buldu vahdeti Ol dost ile halveti
Nûr Muhammed himmeti Bildirdi beni bana


Değerli kardeşlerim, demek ki bizi bize bildirecek, özümüzü özümüzden olduğunu bildirecek, buz kütlesine benzeyen vücud varlığımızı eritip Okyanusta yani Tevhid deryasında bizleri buhar'a döndürecek bir Kâmil-i Mürşid gereklidir cümle canlara. Yoksa kardeşlerim her birimiz zanlarımıza kulluk etmeye devam ederiz. Allah'ü Teala (c.c.) hazretleri cümle canlara okyanusta buhar olmayı nasip etsin ama evvela Güneşi bulmayı nasip etsin inşallah. Amin. Cümle canlara Aşk-ı niyaz eder, saygılar sunarım. Hepiniz Allah'a emanet olunuz Amin. Huuu...

Fakîrullâhmelâmî
21/01/2011/Cuma


Emekli isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Emekli
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 09:41