Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Beylerin Dünyası > Erkekçe Genel


Erkeklerin mutlaka öğrenmesi gereken dil,Bükçe

Erkekçe Genel kategorisinde açılmış olan Erkeklerin mutlaka öğrenmesi gereken dil,Bükçe konusu , ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 09.03.2019, 14:23   #1 (permalink)
Ne mutlu eğri zamanda,
Doğru yerde durabilene.

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Erkeklerin mutlaka öğrenmesi gereken dil,Bükçe



Erkeklerin mutlaka öğrenmesi gereken dil,Bükçe

Oğlum bir hafta sonra evleniyor.Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor.Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez,sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder.İş yerimden oğluma telefon açtım, “Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.” dedim.Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum.Geliyor aslan parçası,kısa bir hoş beşten sonra konuya giriyorum.

-Oğlum haftaya düğünün var,bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor.
-Baba ben yirmi altı yaşındayım bazı şeyleri biliyorum artık.
-Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama ben o konulardan bahsetmeyeceğim.Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.

Rahat bir nefes aldı.Bu arada yemeklerimiz de geldi.Oğlumla şöyle keyif yaparak muhabbet edelim bakalım.

-Kaç dil biliyorsun oğlum sen?
-İngilizce,Fransızca,bir de Türkçe’yle üç dil oluyor.
-Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim.Dilin adı Bükçe.Kadınlar tarafından kullanılır.

Güldü.Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var o ortaya çıkıyor.

-Kadınların ayrı bir dili mi var?
-Tabii ki.Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla yaşamak dünyanın en büyük zevkidir ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir.O yüzden bir kadınla mutlu olmak isteyen her erkek Bükçe’yi öğrenmeli.
– İyi de niye Bükçe?
-Çünkü kadınlar konuşurken genellikle söyleyecekleri sözü net söylemezler.Eğip bükerler onun için dilin adını “Bükçe” koydum.
-Bükçe zor bir dil mi baba? diye sordu gülerek.
-Bana bak çok önemli bir konu ama eğleniyor gibisin,biraz ciddiye al.Bir kadınla mutlu olmak istiyorsan bu dili bilmen çok önemli.Çünkü kadınlar sözü bükerek bükçe konuşurlar sonra da senin sözün doğrusunu anlamanı beklerler.Felsefesini anlarsan kolay,anlamazsan zor.
-Tamam baba haklısın ciddiyetle dinliyorum.Peki sence kadınlar neden bizimle aynı dili konuşmuyorlar, söyleyeceklerini direkt söylemiyorlar ?
-Bence iki sebebi var.Birincisi duygusal oldukları için,hayır cevabı alıp kırılmaktan korktuklarından sözlerini de dolaylı söylüyorlar.İkincisi, kadınlar dünyaya annelikle donanımlı olarak gönderildikleri için onların iletişim yetenekleri çok güçlü.
-Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani?
-Ne bir sıfırı oğlum en az on sıfır öndeler.Düşünsene henüz konuşmayan küçük bir çocuğun bile yüz ifadesinden ne demek istediğini hemen anlıyorlar.İşin kötüsü kendileri leb demeden leblebiyi anladıkları için biz erkekleri de kendileri gibi zannediyorlar.
-Biz de bazen Canan’la böyle sorunlar yaşıyoruz. “Niye düşünmedin?” diye kızıyor bana.
-Kızarlar oğlum,kızarlar.Kadınlar ince düşüncelidirler,detaycıdırlar,küçük şeyler gözlerinden hiç kaçmaz.Bizim de kendileri gibi düşünceli olmamızı beklerler,fakat erkekler onlar gibi değil.Biz bütüne odaklıyız,onlar detaya.Beyinlerimiz böyle çalışıyor.
-Ne olacak baba o zaman yok mu bu işin çaresi?
-Var dedik ya oğlum,Bükçe’yi öğreneceksin bunun için buradayız.Hazır mısın?
-Hazırım baba.
-Bükçe bol kelime kullanılan bir dildir.Biz erkeklerin on kelime ile anlattığı bir konu,Bükçe’de en az yüz kelime ile anlatılır.Dinlerken sabırlı olacaksın.Mesela karın o gün kendine elbise aldı diyelim.Bunu sana “Bugün bir elbise aldım.” diye söylemez.Elbise almak için dışarı çıktığından başlar,kaç mağazaya gittiğinden,almak için kaç elbise denediğinden,indirimlerden,yolda gördüğü tanıdıklarından,alırken yaptığı pazarlıktan devam eder ve sana kocaman bir hikaye anlatır.
-Hikaye dili yani?
-Aynen öyle.Sen akıllı bir erkek olarak ona asla, “Hikaye anlatma ana fikre gel,kısa kes.”demeyeceksin. Böyle bir şey dediğinde bittin demektir.İster öyle de,istersen “seni sevmiyorum.” de.İki durumda da “seni sevmiyorum” demiş olacaksın.
-Ne alakası var baba “seni sevmiyorum” demekle “kısa anlat” demenin?
-Çok alakası var.Kadınlar dinlenmedikleri zaman sevilmediklerini düşünürler.
-Bu önemli. Bükçe’de dinlemek sevmektir diyorsun.
-Aynen öyle.Devam edelim.Bükçe ima dolu bir dildir.Kadınlar konuşurken bir şeyler ima etmeyi severler. Biz erkekler de imalı konuşuyoruz diye düşünürler oysa erkeklerin ima yeteneği pek gelişmemiştir.Bizim kastımız söylediğimiz şeydir.
-Geçen hafta Canan bana “Bir kaç kilo daha versem gelinliğin içinde daha iyi duracağım.” dedi.Ben de “Böyle de iyisin.”dedim.Canı sıkıldı,bir kaç saat surat astı. “Neyin var?” diye sordum. “Hiçbir şeyim yok.” dedi.Sence nerede hata yaptım?
-“Böyle de iyisin” derken o “de” ekini orda kullanmamalıydın.Canan bunu şöyle anlamıştır. “Böyle de fena sayılmazsın,eh işte,idare edersin ama tabi daha da iyi,daha da güzel olabilirsin.”
-Peki ne demem gerekiyordu?
-Şunu hiç unutma.Kadınlar kendileri ile ilgili,giysileri ile ilgili ya da aileleri ile ilgili bir soru soruyorlarsa, kesinlikle iltifat bekliyorlardır.Es kaza eleştirmeye kalkarsan yandın.Bunu hiç unutmazlar.O gün “Hayatım sen zaten çok güzelsin,kilo vermeye falan bence ihtiyacın yok.” deseydin, günün zehir olmazdı.Mesela bir gün kucağına oturup “Ağır mıyım?” derse sakın Evet,biraz” falan deme “Hayır” de. Yoksa bir daha kucağına oturmaz.
-Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir,her giydiği yakışır ve her kadının annesi bir hanımefendi, babası da beyefendidir.Bana ne yaparlarsa yapsınlar.
-Aferin oğlum,çok hızlı anlıyorsun bana çekmişsin.Kadının kendi anne babasıyla sorunu olsa,kendi eleştirir ama asla senin eleştirmeni kabul etmez.Bunu kendine hakaret olarak alır.
-Ve asla unutmazlar değil mi?
-Aynen öyle.Yıllar önce annene annesi için “Biraz cimri.” demiştim.Hala “Sen benim annemi sevmezsin.” der ve annesi bize bir şey aldığında gözüme sokar,en çok göreceğim yere koyar.
-Hadi o konularda dilimi tutarım da şu ima işini çözmek zor geldi.
-Zor gibi ama biraz gayret edersen çözersin.En önemlisi imaları anlayacaksın ama “Sen şunu mu demek istiyorsun?” diye asla yüzüne vurmayacaksın.
-Anladım.Anlayacaksın ama anladığını belli etmeyeceksin.Buna şöyle de diyebiliriz.O beni iğnelediğinde “Niye bana iğne batırıyorsun?” diye sormayacağım o iğneyi ben kendi kendime batırmışım gibi yapacağım.
-Güzel ifade ettin oğlum.
-Bu Bükçe’de kısa konuşma yok mu baba?
-Var ama yerinde olsam hiç tercih etmezdim.Kadın konuşmuyorsa ya da kısa konuşuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir.Mesela baktın canı sıkkın soruyorsun, “Neyin var?” diye.“Hiçbir şeyim yok.” diyorsa aman bir şeyi yokmuş diye bırakma.Yoksa az sonra çok ilgisiz olduğundan yakınarak ağlamaya başlar.
-Bükçe’de “Hiçbir şey yok.” demek “Çok şey var,benimle ilgilen.” demek oluyor o zaman.
-Evet.Biz erkekler “Bir şey yok.” diyorsak ya gerçekten bir şey yoktur sadece başımızı dinlemek istiyoruzdur ya da bir şey vardır ama “Şu anda konuşacak bir şey yok.” diyoruzdur.Her ikisinde de konuşmak istemiyoruzdur.Ama kadınlar ilgiyi sevgi olarak gördükleri için “Bana değer veriyorsan, ilgilen ki anlatayım.” demek istiyordur.Çok nadiren gerçekten anlatmak istemiyor olabilir o zaman da fazla üstüne varıp bunaltmayacaksın tabi.
-Bir arkadaşım da “Kadınların ‘Peki.’ demesi tehlikelidir” demişti.
-Doğru.Bir kadının ağzından çıkan kuru bir ‘peki’, ‘olur’, ‘tamam’ her zaman tehlikelidir.Bu Bükçe’de “Şimdi tamam diyorum ama acısını daha sonra çıkaracağım.” demektir.Sana en kısa zamanda kesin bir ceza keser.Fakat pekinin yanında “Peki canım,olur hayatım” gibi bir hoşluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.
-Zor bir dil baba.
-Yok yok gözün korkmasın her yabancı dil gibi.İlk başlarda biraz çalışacaksın,pratik yapacaksın,bazen hatalar yapacaksın,dikkat edeceksin sonra otomatiğe bağlanırsın.Kolay yanı şu,senin bükçe konuşman gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.
-Anlamak da pek kolay değil ama.
-Korkma,o kadar zor değil.En önemli kuralları ben sana öğretiyorum zaten.Devam edelim.Kadınlar istediklerini söylemek zorunda kalınca düşünemediğimiz için biz erkeklere kızarlar ve konuşurken suçlayarak konuşurlar fakat suçladıklarının farkında olmazlar.Sitem ediyoruz zannederler.
-Nasıl yani?
-Mesela karın sana “Ne zamandır dışarı çıkmadık.” derse bunu suçlama olarak üstüne alma,canı seninle gezmek istiyordur,bunu sen düşünüp teklif etmediğin için kalbi kırılmıştır.Maksadı seni suçlamak değildir. “Daha geçenlerde gezmeye gittik.” gibi bir savunmaya girme. “Tamam canım haklısın,ben de istiyorum en kısa zamanda gideriz.” de,konu kapanır.Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi olur.
-Küçük ama önemli detaylar.
-Aynen öyle.Mesela karın “Üşüdüm.” diyorsa,“Üstünü kalın giy.” demeni ya da kombiyi açmanı değil, ona sarılmanı istiyordur.
-Keşke okullarda öğretselerdi biz erkeklere Bükçe’yi.Ne kadar erken başlasak o kadar çabuk kavrayabilirdik belki.
-Haklısın,aslında ben de sana öğretmek için geç kaldım.Neyse zararın neresinden dönülse kardır.
-Not mu alsaydım epeyce detayı varmış dilin.
-Sen bilirsin oğlum,unutacaksan al.Keşke ben de not alıp gelseydim.Umarım sana eksik öğretmem. Şimdi aklıma geldi.Kadınların en nefret ettiği sözcük “Fark etmez.”dir. “Fark etmez”i kadınlar “Hiç umurumda değil,ne yaparsan yap.” diye anlarlar.
-En değerli sözcük nedir?
-Sen bil bakalım.
-“Seni seviyorum.” herhalde.
-Evet,kadınlar “Seni seviyorum.” sözünü sık sık duymak isterler.Biz erkekler “Söylemiştim zaten biliyor.” diye bu konuda gaflete düşmemeliyiz.
-Bükçe sadece konuşma dili midir baba? Bunun bir de davranış dili var gibi geliyor bana.
-Davranışlar da çok önemli tabii.Kadınlar küçük şeylere önem verirler.Akşam ona sarıl,televizyon izliyorsan sarılarak izle.Gündüz onu düşündüğünü ifade etmek için kısacık da olsa bir mesaj gönder,küçük sürprizler yap.O yemek hazırlarken ona yardım et,salata yap,çay demle.
-Akşam gelip sırt üstü yatmak yok yani.
-Gözünde büyütme.Sayınca çok şey gibi görünüyor ama aslında bunlar zaman alacak,zor ve masraflı şeyler değil.Sen bu küçük şeylere dikkat et,zaten karın sana paşa gibi davranır,seni yormaz.Kadınlar çok vericidir ama eğer sen hep alıp hiç vermezsen bir gün birden patlarlar.Küçük küçük alırlarsa büyük büyük verirler.
-Tamam baba bunlara dikkat edeceğim.
– Garson yemek tabaklarını kaldırırken oğlumun telefonu çalmaya başladı.Belli ki nişanlısı arıyor, konuşmak için deniz kenarına doğru adımlamaya başladı.Az sonra geldi.
-Baba çok teşekkür ederim.Bükçe’yi anlamaya başladım.Canan aradı. “Salonun perdeleri ne renk olsun karar veremedim yarın birlikte mi baksak?” dedi.Tam “Fark etmez,sen seç.” diyecektim ki bunu senin söylediğin gibi “Ev de perde de umurumda değil.” gibi anlayacağı aklıma geldi. “Tabii canım istersen birlikte bakabiliriz ama ben senin zevkine güveniyorum sen seç istersen.” dedim çok mutlu oldu kendi seçecek.
-O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar illa yaptıklarını onaylatmak isterler.Birlikte de gitsen o seçtiği perdeyi almak isteyecektir.Biz erkekler onların ne demek istediklerini anlarsak işlerden kolay sıyırırız.
-Baba tekrar teşekkür ederim.Bu iyiliğini hiç unutmayacağım.Bana Bükçe’yi öğretmeseydin halimi düşünmek bile istemiyorum.
-Şanslısın oğlum.Benim seninki gibi bir babam yoktu.Bunları deneye yanıla öğrenmem yıllarımı aldı.Sen yine iyisin,hazıra kondun.Güle güle kullan,isteyene de öğret,herkes de güle güle kullansın.Kullansınlar ki yüzleri gülsün.

__________________
semragül isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.01.2021, 13:00   #2 (permalink)
Yeni Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart astgele Walking Theory

astgele Yürüyüş Teorisi
"Rastgele yürüyüş" ile Malkiel, menkul kıymetlerdeki fiyat hareketlerinin tahmin edilemez olduğunu iddia ediyor. Bu rastgele yürüyüş nedeniyle, yatırımcılar tutarlı bir şekilde bir bütün olarak piyasayı geride bırakamıyor. Pazarda zamana temel analiz veya teknik analiz uygulamak, yalnızca düşük performansa yol açacak bir zaman kaybıdır. Yatırımcıların bir endeks fonu alıp elinde tutmaları daha iyi olacaktır.
Malkiel, temel analiz ve teknik analize karşılık gelen iki popüler yatırım teorisi sunar. Temel tarafta, "Firma-Kuruluş Teorisi", hisse senetlerinin gelecekteki nakit akışlarını (kazançları) iskonto ederek belirlenebilecek içsel bir değere sahip olduğunu savunur. Yatırımcılar, bir menkul kıymetin veya piyasanın gerçek değerini belirlemek için değerleme tekniklerini de kullanabilir. Yatırımcılar bu değerlemelere göre ne zaman alıp satacaklarına karar verirler.
Teknik açıdan, "Havadaki Kale Teorisi" başarılı bir yatırımın davranışsal finansa bağlı olduğunu varsayar. Yatırımcılar piyasanın ruh halini belirlemelidir - boğa veya ayı. Değerlemeler önemli değildir çünkü bir menkul kıymet, yalnızca birinin ödemeye razı olduğu miktara değerdir.
Rastgele yürüyüş teorisi, tutarlı bir temelde piyasadan daha iyi performans göstermenin imkansız olduğu iddiasındaki yarı güçlü verimli hipotezle uyumludur. Bu teori, hisse senedi fiyatlarının verimli olduğunu, çünkü bilinen tüm bilgileri (kazançlar, beklentiler, temettüler) yansıttığını savunur. Fiyatlar yeni bilgilere hızla uyum sağlar ve bu bilgilere göre hareket etmek neredeyse imkansızdır. Dahası, fiyat yalnızca yeni bilgilerin ortaya çıkmasıyla hareket eder ve bu bilgi rastgele ve öngörülemez.
Rastgele Yürüyüş ve Rastgele Olmayan Yürüyüş
Kısacası, Malkiel herhangi bir üstün performans başarısını bayan şansına bağlar. Yeterince insan denerse, bazıları pazardan daha iyi performans göstermeye mahkumdur, ancak çoğu yine de düşük performans gösterir.
Rastgele Olmayan Yürüyüş Teorisi
Rastgele Olmayan Bir Yürüyüş gold trading signals Wall Street, değerli bilgilerin güvenlik fiyatlarından elde edilebileceğine dair ampirik kanıtlar sunan bir makale koleksiyonudur. Lo ve MacKinlay, güvenlik fiyatlarının rastlantısallığını test etmek için güçlü bilgisayarlar ve gelişmiş ekonometrik analiz kullandı. Bu kitap çok okunmuş olmasına rağmen, bulgular teknik analistlerin ve grafikçilerin ilgisini çekmelidir. Kısacası bu kitap, hisse senedi fiyatlarında öngörülebilir bileşenlerin varlığını belgeliyor.

Bu kitabın hemen öncesinde Andrew Lo, 2000 gold signals yılında Journal of Finance için bir makale yazdı: Teknik Analizin Temelleri: Hesaplamalı Algoritmalar, İstatistiksel Çıkarım ve Ampirik Uygulama. Harry Mamaysky ve Jiang Wang da katkıda bulundu. Gazetenin açılış konuşmaları her şeyi söylüyor:
“Grafik oluşturma olarak da bilinen teknik analiz, onlarca yıldır finansal uygulamanın bir parçası olmuştur, ancak bu disiplin, temel analiz gibi daha geleneksel yaklaşımlarla aynı düzeyde akademik inceleme ve kabul görmemiştir. Temel engellerden biri, teknik analizin oldukça öznel doğasıdır. Tarihsel fiyat çizelgelerinde geometrik şekillerin varlığı genellikle bakanın gözündedir. Bu makalede, parametrik olmayan çekirdek regresyonunu kullanarak teknik örüntü tanımaya sistematik ve otomatik bir yaklaşım öneriyoruz ve bu yöntemi teknik analizin etkinliğini değerlendirmek için 1962'den 1996'ya kadar çok sayıda ABD hisse senedine uyguluyoruz. Günlük hisse senedi getirilerinin koşulsuz ampirik dağılımını baş-omuzlar veya çift dipler gibi belirli teknik göstergelere göre koşullu koşullu dağılımla karşılaştırarak, 31 yıllık örnekleme dönemi boyunca, birkaç teknik göstergenin artımlı bilgi sağladığını gördük. ve bazı pratik değerleri olabilir. " Bu makale [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL] adresinde bulunabilir.
Rastgele Yürüyüş ve Rastgele Olmayan Yürüyüş
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

Dow Teorisi
Ayrıca, etraftaki en eski sistemlerden birinin piyasadan daha iyi performans gösterebileceğine ve riski azaltabileceğine dair kanıtlar var. Dow Teorisi, hem Dow Transports hem de Dow Industrials yeni reaksiyon yükseklikleri kaydettiğinde satın almayı ve her ikisi de yeni reaksiyon düşük olduğunda satış yapıp hazinelere girmeyi amaçlar. Hisse senetlerinin dışına ve hazine tahvillerine geçiş riski büyük ölçüde azaltır çünkü riskli hisse senetlerine maruz kalmazsınız. Yıllar boyunca birkaç büyük kötü ayı piyasası olmuştur ve sermayeyi korumak, yatırım başarısının anahtarlarından biridir.
Rastgele Yürüyüş ve Rastgele Olmayan Yürüyüş
New Yorkfree gold signals Üniversitesi'nden Stephen Brown, Yale'den William Goetzmann ve Notre Dame Üniversitesi'nden Alok Kumar, Journal of Finance'de Dow Teorisi üzerine bir çalışma yayınladılar. Dow teori sistemi, 1929'dan 1998'e kadar olan dönem için al-ve-tut'a karşı test edildi. 70 yıllık dönemde Dow teori sistemi, bir satın al ve tut stratejisinden yılda yaklaşık% 2 oranında daha iyi performans gösterdi. Ek olarak, portföy önemli ölçüde daha az risk taşıyordu. Riske göre ayarlanmış getiriler kullanılarak karşılaştırılırsa, performans marjı daha da büyük olacaktır. Dow teori sistemi, 1980'den 1998'e kadar geçen 18 yıl boyunca, piyasayı yılda yaklaşık% 2,6 oranında düşük performans gösterdi. Bununla birlikte, riske göre ayarlandığında, Dow teori sistemi,

market2020 isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 15.01.2021, 22:51   #3 (permalink)
Yeni Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Security Analysis - Is It Important?

Güvenlik Analizi - Önemli mi?
Wall Street'te tek bir şey yapmak için tutulan çok sayıda analist, strateji uzmanı ve portföy yöneticisi var: piyasayı yenmek. Düşük değerli hisse senetleri bulmak için analistler işe alınır. Pazarın ve çeşitli sektörlerin yönünü tahmin etmek için stratejistler işe alınır. Portföy yöneticileri, hepsini bir araya getirmek ve genellikle S&P 500 olarak ölçülen kıyaslamalarını geride bırakmak için işe alınır. Öz sermaye yatırım fonlarının performansıyla ilgili birçok çalışma ve anlaşmazlık olduğu kabul edilir, ancak öz sermayenin yaklaşık% 75'inin olduğunu varsaymak güvenlidir. yatırım fonları S&P 500'den daha düşük performans gösteriyor. Bu tür istatistiklerle, bireysel yatırımcılar piyasayı yenmeye çalışmak yerine sadece bir endeks fonuna yatırım yapmaları kesinlikle daha iyi olacak, değil mi?
Analizin katma değeri, bakanın gözündedir:
Temel bir analist, strateji, yönetim, ürün, mali istatistikler ve diğer pek çok hazır ve çok kolay ölçülebilir olmayan rakamları analiz etmenin piyasayı geride bırakacak hisse senetlerini seçmeye yardımcı olacağına inanıyor. Ayrıca, geçmiş fiyatları analiz etmenin çok az veya hiç değeri olmadığına ve teknik analistlerin yıldızlara bakmaktan daha iyi olacağına inanmaları muhtemeldir.
Teknik analist, grafiğin, hacmin, momentumun ve bir dizi matematiksel göstergenin üstün performansın anahtarlarını taşıdığına inanıyor. Teknisyenlerin, temel verilerin eksiksiz bir hogwash olduğuna inanma olasılığı da aynı derecede yüksektir.
Ve bir de, piyasayı alt etme girişiminin boşuna olduğuna inanan gold signals Random Walkers var.
Öyleyse kime inanıyoruz? Temel analiz zaman ve çabaya değer mi? Teknisyenler bir avuç şarlatan mı? Yoksa bunların hepsi rastgele boşuna bir ders mi? Bu soruları, verimli piyasa hipotezine bakarak ve köktendincilerin, teknisyenlerin ve rastgele yürüyüşçülerin piyasa verimliliği sorusu üzerinde nerede durduklarını görerek yanıtlamaya başlayabiliriz. Bu alanı keşfettikten sonra, rastgele yürüyüş teorisine, temel analize ve teknik analize daha yakından bakacağız.
Piyasalar Verimli mi?
Analizin değeri ile ilgili tartışma, piyasa etkinliği sorusuyla başlar. Bir menkul kıymetin mevcut fiyatı tam olarak neyi temsil eder? Bir menkul kıymetin cari fiyatı, gerçeğe uygun değerinin doğru bir yansıması mı? Ya da tüccarlara ve yatırımcılara, değeri düşük veya aşırı değerli menkul kıymetler bularak piyasayı yenme fırsatı veren anormallikler var mı?
"Fiyatlarda bilgi var mı?"
New York [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Üniversitesi'ndeki Stern İşletme Okulu'ndan Aswath Damodaran, verimli bir pazarı, piyasa fiyatının yatırımın gerçek değerinin tarafsız bir tahmini olduğu bir pazar olarak tanımlıyor. Bu doğru ama aynı zamanda aşırı basitleştirme. Etkin bir piyasada, bir menkul kıymetin cari fiyatı, mevcut tüm bilgileri tam olarak yansıtır ve gerçeğe uygun değerdir. Bu ideal senaryoda, fiyat, piyasa katılımcıları tarafından tutulan tüm görüşlerin (yükseliş, düşüş veya başka türlü) toplam değeridir. Yeni bilgiler ortaya çıktıkça, piyasa, menkul kıymetin fiyatını yukarı (alış) ve aşağı (satış) ayarlayarak bilgiyi özümser. Dolayısıyla, piyasa menkul kıymeti alıp satmak için bir fiyat üzerinde anlaştığı için fiyat gerçeğe uygun değerdir. Etkin bir piyasada, gerçeğe uygun değerin üstünde ve altında sapmalar mümkündür, ancak bu sapmalar rastgele kabul edilir. Uzun vadede, fiyat doğru değeri yansıtmalıdır.

Hipotez ayrıca, eğer piyasalar verimli ise, o zaman piyasayı sürdürülebilir bir şekilde geride bırakmanın neredeyse imkansız olması gerektiğini ileri sürer. Sapmalar meydana gelse ve menkul kıymetlerin aşırı değerlendiği veya değerinin düşük olduğu dönemler olsa da, bu anormallikler ortaya çıktıkları anda ortadan kalkacak ve böylece onlardan kar elde etmek neredeyse imkansız hale gelecektir.
Deneyimlerimize göre çoğumuz, piyasanın tam anlamıyla verimli olmadığı konusunda hemfikiriz: anormallikler var ve piyasadan daha iyi performans gösteren yatırımcılar ve tüccarlar var. Bu nedenle, üç seviyeye ayrılmış değişen piyasa verimliliği seviyeleri vardır. Bu üç seviye aynı zamanda köktendincilerin, teknisyenlerin ve rastgele yürüyenlerin inançlarına da karşılık geliyor.
Güçlü Form: Teknisyenler
Güçlü Piyasa verimliliği biçimi, mevcut fiyatın mevcut tüm bilgileri yansıttığını varsayar. Bu bilginin kamuya açık olması veya üst yönetime özel olması önemli değildir; eğer varsa, cari fiyata yansıtılır. Olası tüm bilgiler zaten fiyata yansıdığından, yatırımcılar ve tüccarlar, temel bilgilere dayanarak verimsizlikleri bulamayacak veya bunlardan yararlanamayacaktır. Genel olarak, saf teknik analistler piyasaların Güçlü Biçimli etkin olduğuna ve tüm bilgilerin fiyata yansıtıldığına inanırlar.
Yarı Güçlü Biçim: Rastgele Yürüteçler
Piyasa verimliliğinin Yarı Güçlü biçimi, mevcut fiyatın hazır bulunan tüm bilgileri yansıttığını varsayar. Bu bilgiler muhtemelen yıllık raporları, gold trading signals SEC dosyalamalarını, kazanç raporlarını, duyuruları ve kolayca yapılabilecek diğer ilgili bilgileri içerecektir.

market2020 isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 18.01.2021, 19:48   #4 (permalink)
Yeni Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Erkeklerin mutlaka öğrenmesi gereken dil,Bükçe

Varlık Tahsisi
Varlık tahsisi stratejilerini bir risk yönetimi biçimi olarak kullanmak yeni bir kavram değildir. “Tüm yumurtalarınızı tek sepete koymama” fikri, çocukken öğrendiğimiz ve binlerce yıldır var olan bir şey. Yine de, yatırım topluluğu içinde varlık tahsisi terimi yakın zamana kadar mevcut değildi. Modern finans piyasalarının ortaya çıkmasından önce bile insanlar, kişinin varlıklarının arazisi, bir işletmenin mülkiyeti ve rezervler (nakit) gibi farklı sınıflara bölünmesi gerektiğini anlamıştı. Hayatın bir gerçeği olarak varlık tahsisi kavramı, 20. yüzyılın ortalarına kadar nispeten değişmeden kaldı.
Peki, bugün aşina olduğumuz varlık tahsis modellerini oluşturmak için ne değişti? 1952'de Harry Markowitz adlı Amerikalı bir ekonomist, Journal of Finance'de, yatırımları farklı getiri modelleriyle birleştirerek bir portföydeki oynaklığın azaltılmasını vurgulayan ilk matematiksel modeli geliştirdiği “Portföy Seçimi” başlıklı bir makale yazdı. Bu makale, "Modern Portföy Teorisi" olarak bilinen portföy yönetiminde bir standart haline gelecek olan şeyin temelini oluşturdu.
Markowitz'in portföylerin varlık dağılımına katkısından önce çeşitlendirme, getirilerin birbiriyle nasıl ilişkili olduğuna bakılmaksızın münferit menkul kıymetlerin getiri ve risk özelliklerine odaklanan bir süreçti. Markowitz, portföy oluşturma için matematiksel modellerini oluşturduktan sonra, fikirleri hızla akademik çevrelerde kabul gördü. Varlık dağılımının faydalarını doğrulayan çok sayıda araştırma yayınlandı ve finansal profesyoneller arasında da hızla popüler hale geldi.
1974 yılında, Emekli Emeklilik Gelir Güvenliği Yasası [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
(ERISA), emeklilik planlarında yatırım tahsisleri için asgari standartları belirleyen federal bir yasa olarak yürürlüğe girdi. ERISA'nın yasalaşmasının ardından, portföy yöneticileri için emeklilik planlarına yatırımcı sermayesi tahsis ederken Kanun'a uymak zorunda olan portföy yöneticileri için varlık tahsisi ve modern portföy teorisi standart uygulamalar haline geldi.
Modern Portföy Teorisi (MPT) Kavramları ve Varsayımları
Modern Portföy Teorisi (MPT), portföy yöneticilerinin yatırım portföylerini oluşturma şekli üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. MPT kavramı oldukça basittir. Ancak, yatırımcının finansal piyasalar hakkında birkaç varsayımda bulunmasını gerektirir; ek olarak, korelasyonu ve riski hesaplamak için kullanılan matematiksel denklemler biraz karmaşık olabilir.
MPT'nin temel önermesi basittir: Farklı varlık sınıflarından yüksek korelasyonlu olmayan menkul kıymetleri bir araya getirerek portföyün oynaklığını azaltabilir ve riske uyarlanmış performansı artırabilir. Başka bir deyişle, ilişkilendirilmemiş varlıkları birleştirmek, en verimli portföyü - belirli bir risk miktarı için en yüksek getiriyi sağlayan portföyü - üretecektir.
Çeşitlendirmenin faydalarını sağlamak için varlık getirilerinin gerçekte negatif olarak ilişkilendirilmesi veya hatta ilişkisiz olması gerekmez, sadece mükemmel bir şekilde ilişkilendirilemezler. Örneğin, aşağıdaki grafikte, uluslararası hisse senetleri ( gold trading signals EAFE endeksi ile temsil edildiği şekilde), ABD yerel hisse senetleri (S&P 500 endeksi ile temsil edildiği şekilde) ile karşılaştırılmıştır. Korelasyon Katsayısı göstergesini kullanarak, beş yıllık dönemin çoğu için korelasyonun pozitif olduğunu görebilirsiniz. Bununla birlikte, mükemmel bir şekilde ilişkilendirilmemiştir (yani, 1.0'lık bir korelasyon katsayısı).

Bu zaman periyodu içinde düşük korelasyon dönemleri ve hatta negatif korelasyon vardır. Hem ABD yerel hisse senetlerine hem de uluslararası hisse senetlerine yatırım yaparak, iki varlık sınıfı arasında anlamlı bir çeşitlilik sağlamak için korelasyon yeterince değiştiğinden genel oynaklık azaltılabilir. MPT kavramı, bir portföye değişken bir varlık eklemenin, getirilerin korelasyonda farklılıklara sahip olması durumunda genel oynaklığı azaltabileceğini göstermektedir. Bu ilgi çekici bir kavramdır - genel portföy oynaklığının, kendi başlarına daha yüksek oynaklığa sahip getirileri olan varlık sınıflarını bir araya getirerek azaltılabileceği.
Varsayım, bir varlık değer kaybettiğinde mükemmel bir şekilde ilişkilendirilemeyen varlık sınıflarını birleştirerek, portföydeki başka bir varlığın aynı süre içinde değerinin artmasıdır. Dolayısıyla, tüm varlık sınıfları kendi başlarına oldukça değişken olsa bile, tek bir portföyde birleştirildiğinde oynaklık azalır.
Aşağıdaki grafikte ABD Doları'nın son beş yıldaki Altın fiyatına kıyasla aşırı bir negatif korelasyon örneği gösterilmektedir. Bir yatırımcı bu iki değişken varlığa birlikte yatırım yapmış olsaydı, portföyün genel oynaklığı, negatif korelasyon nedeniyle önemli ölçüde azalmış olurdu.
Daha önce de belirtildiği gibi, gold signals MPT, teorinin potansiyel faydalarını hesaplamak için yatırımcının finansal piyasalar hakkında belirli varsayımlar yapmasını gerektirir. Ana varsayımlar şudur:

market2020 isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 23:20


sohbet mariobet giriş mariobet mariobet mariobet giriş sohbet odaları