Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Felsefe - Sosyoloji
facebook bağlan


EKONOMIK FAALIYETLER

Felsefe - Sosyoloji kategorisinde açılmış olan EKONOMIK FAALIYETLER konusu , EKONOMIK FAALIYETLER ÜRETIM B**ÜSÜM DEGISIM TÜKETIM Dogal Kaynaklar Rant Emek Ücret Girisim Kar Sermaye Faiz Teknoloji Teknik Bilgi Ücreti (Know-how) Üretim : Mal ve hizmetlerin fayda saglamak amaci ile biçiminin, ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 30.10.2012, 16:58   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart EKONOMIK FAALIYETLER



EKONOMIK FAALIYETLER



ÜRETIM
B**ÜSÜM
DEGISIM
TÜKETIM

Dogal Kaynaklar
Rant

Emek
Ücret

Girisim
Kar

Sermaye
Faiz

Teknoloji
Teknik Bilgi Ücreti (Know-how)


Üretim : Mal ve hizmetlerin fayda saglamak amaci ile biçiminin, yerinin ve adedinin degistirilmesine üretim denir. Örnegin, fayda saglamak amaci ile bugday tohumunu ekip büyüterek çok sayida bugday elde etmek, bugdayin biçimini degistirip un ve ekmek haline dönüstürmek, ekmegi firindan alip satmak amaci ile pazara (bakkala, markete) tasimak birer üretim faaliyetidir.

Bölüsüm : Üretim sonucu elde edilen gelirin üretime katilan unsurlar arasinda paylasilmasidir. Üretimde : Dogal kaynaklarin mülkiyetine sahip oldugu için katilan unsur üretim sonucu rant (kira) elde eder, emegiyle katilan ücret alir, girisim gücüyle katilan kar ya da zarar eder, sermaye ve teknoloji ile katilan unsur ise faiz alir.

Degisim : Mal ve hizmetlerin, mal ve hizmetlerle ya da parayla degistirilmesidir. Mal ve hizmetlerin, mal ve hizmetle degistirilmesine ise trampa (takas) denir.

Tüketim : Mal ve hizmetlerin ihtiyaçlarini gidermek amaciyla kullanilmasidir. Tüketim, bireylerin gelir düzeyi ile dogru orantili fiyatlarla ters orantilidir. Gelir düzeyi arttikça tüketim artar; fiyatlar arttikça tüketim azalir. Gelirin tüketilmeyen bölümüne ise tasarruf denir.

Dogal Kaynaklar : Ova, irmak, orman, maden rezervleri, denizler olmadan üretim olmaz.

Emek : Dogal kaynaklari isleyen, biçimini ve yerini degistiren, adedini çogaltan kas gücü yani is gücüdür.

Girisim : Üretim faaliyetlerini planlayan, düzenleyen ve örgütleyen beyin gücüdür.

Sermaye : Üretimin adedini ve kalitesini artiran üretim araçlari ve hammaddelerdir.

Teknoloji : Üretim araçlarinin gücünü ve etkinligini artirmak için bilimsel buluslarin araç ve gereçlere uygulanmasidir.

• Is Bölümü : Farkli islerin farkli insanlar tarafindan ya da ayni isin farkli kisimlarinin farkli insanlar tarafindan yapilmasina is bölümü denir. Tarihsel gelisim sürecinde toplumlarda agirlikli olarak üç temel is bölümü görülür.

• Dogal Is Bölümü : Yasa ve cinsiyete bagli olarak görülen is bölümüdür. Kadin ve erkek, çocuk, yetiskin ve genç kendi beden ve güç yapilarina göre farkli isler yaparlar. Agirlikli olarak ilkel toplumlarda görülür.

• Mesleki Is Bölümü : Farkli islerin farkli insanlar tarafindan yapilmasidir. Toplumlarin topraga yerlesmesi ile görülür.

• Teknik Is Bölümü : Ayni isin farkli kisimlarinin farkli kisiler tarafindan yapilmasidir. Sanayi devrimi ile önem kazanmistir.

Is bölümünün Yararlari
Is Bölümünün Sakincalari

Yetenek, beceri ve zekasini kullanacagi bir iste sürekli çalisan insan o alanda yenilikler yapar, yaptigi isi gelistirir. Isine kendinden bir seyler katan insan yaraticiligini gelistirerek mutluluk duyar.
Birey, yetenek, zeka ve becerilerini kullanamadigi bir iste sürekli çalisirsa otomatlasir, isine, kendine ve topluma yabancilasir, toplumsal ve psikolojik bunalimlar yasar.

Kisa sürede daha çok üretim yapilir.
Özellikle teknik is bölümüne yönelik egitim uzun zaman alir ve masrafli olur.

Üretim kalitesi ve verimi artar.


Din

Sosyoloji dinlerin ayin, ibadet ve inanç biçimlerini içeriklerinden çok, onlarin toplumsal yasama etkilerini ve tarihsel gelisim sürecinde karsilasilan farkli dinsel anlayislarin biçimlenisini etkileyen faktörleri inceler.

Tüm dinler, inanç, ayin ve ibadet kurallarinin yani sira toplumda düzeni saglayan kurallar sistemi olarak da islevlere sahiptirler.

Tarihsel gelisim sürecinde görülen baslica din anlayislari sunlardir :

• Totemizm : Kutsal sayilan bitki ve hayvanlara tapilan din anlayisidir. Agirlikli olarak ilkel toplumlarda görülür.

• Manizm : Dogaüstü ve gizli güçlerin bazi insanlarda bulunduguna inanilan din anlayisidir.

• Naturizm : Dogal varliklarin ve olaylarin kutsallastigi din anlayisidir. Tarimin insan yasaminda önem kazanmasi ile tarimsal üretimi yöneten dogal olaylar kutsallasmistir.

• Politeizm (Çok tanricilik) : Farkli dinlere inanan gruplarin bir arada yasamasi sonucu olusan tüm toplumsal gruplarda site devletlerinde agirlikli olarak görülür.

• Monoteizm (Tek tanricilik) : Tek ve soyut bir tanriya inanilan din anlayisidir. Müslümanlik ve Hiristiyanlik gibi dinler Orta Çag feodal toplumlarinda dogup yayginlasmistir.

Din ve Sosyal Düzen

Sosyal gruplar tarafindan benimsenen din, diger sosyal kurumlardan etkilenir ve onlari etkiler. Örnegin tarimin insan yasaminda önem kazanmasi ile ekonomi kurumu din anlayisini etkilemis ve naturist dinlere geçilmistir. Ayni biçimde dinsel kurallar, aile, hukuk, ahlak gibi pek çok kurumu etkilemis ve biçimlendirmistir.

Din ve Laiklik

Toplumsal kurumlarin isleyis ve düzenlemelerinin dinsel kurallara dayanmadan yapilmasina laiklik denir.

Ülkemizde laiklik Cumhuriyet'le birlikte uygulamaya konulmus, hilafet kaldirilmis ve devletin resmi dininin olmamasi ilkesi anayasaya girmistir.

Toplumlarin Evrimi - Kültür ve Toplumsal Degisme

Toplumlarin Evrimi

Temel Toplum Biçimleri ve Özellikleri

Bilinebilen ilk insan toplumlarindan bugünkü toplumlara gelene dek insanlik çesitli asamalardan geçmistir. Her bir asama toplumsal kurumlarin etkilesimine göre biçimlenerek kendine özgü toplumsal yapilar olusturdu. Emile Durkheim ayrintili bir toplumsal Genetik Evrim Siniflandirmasi yapmistir. Durheim'in bu ayrintili siniflandirmasini biraz toparlayacak olursak, söyle bir siniflandirma yapabiliriz.

• Ilkel toplumlar (klan, boy)

• Ilk topraga yerlesik toplumlar (asiret, kent)

• Feodal toplumlar (imparatorluklar, derebeylikler)

• Ilerlemis toplumlar (milli devletler)

Toplum Biçimi
Din Anlayisi
Aile ve Akrabalik Iliskileri
Toplumsal Düzen
Ekonomik Yasam

Ilkel Toplumlar (Klan, Boy)
Totemizm
Anaerkil
Tabular
Üretim bilinmiyor Göçebe

Asiret
Manizm - Naturalizm
Bölünmez Soy (Asabe)
Erkegin Sefligi
Yari Göçebe Kapali Köy Ekonomisi

Kent
Politeizm
Ataerkil
Ilk Yazili Hukuk Ilk Devlet Ilk Mahkeme
Ilk Para Ilk Tüccar Zümresi

Feodal Toplum (Imparatorluk, Derebeylik)
Monoteizm
Babalik (Germen)
Teokratik Monarsi
Örgütlü Tarim Örgütlü Ticaret

Ilerlemis Toplum (Milli Devlet)
Laiklik
Çekirdek
Demokrasi
Kapitalizm


Ilkel Toplumlar (Klan, Boy) : Üretmesini bilmeyen, dogada hazir bulduklarini tüketen göçebe toplumlar klan, klanlarin birlesmesinden olusan boylar (fratri) ilkel toplumlari olusturur. Ilkel toplumlarin özellikleri :

• Dinsel Yasam : Ilkel toplumlarin din anlayislari totemizm adini alir. Totemist din anlayisi üç ana unsura dayanir.

• Totem : Kutsal sayilip tapinilan bitki ya da hayvandir. Doga karsisinda son derece güçsüz olan ilkel insan, yasadigi sorunlar karsisinda bir bitki ya da hayvana siginmak zorunda kalmis ve onlari kurtarici olarak görmüstür.

• Mana : Totemin sahip olduguna inandiklari gizli güçtür. Totem bu güç sayesinde dogadaki olaylari yönetmekte ve insanlarin iyi ve kötü günlerini biçimlendirmektedir.

• Tabu : Totemin koydugu emir ve yasaklardir. Yasadiklari olumlu ya da olumsuz olaylarla totem arasinda baglar kuran ilkel insanlar toplumsal düzeni saglamak üzere kurallar olusturmuslardir.

• Aile ve Akrabalik Iliskileri : Ilkel toplumlarda genelde anaerkil aile düzeni egemendir. Ailenin sorumlulugu öncelikle kadinin üzerindedir. Klan ailesi de denilen bu ailede soy (akrabalik) ana tarafindan geçer. Kandasliga dayali akrabalik iliskileri yerine totemdasliga dayali akrabalik iliskileri egemendir. Evlilik biçimi olarak ekzogami egemendir. Ilkel toplumlarda daha çok monogami egemendir.

• Toplumsal Düzen : Toplumsal düzeni totemist din inancina bagli olarak tabular saglardi. Bu yüzden toplumdaki bireylerin tümü egemen sayilirdi; toplumu yöneten kisi ya da zümre egemenligi yoktu. Ilkel toplumlarda henüz yöneten-yönetilen ayrimina rastlanmaz. Ancak yasli kadinlarin prestiji biraz fazladir. Klanlar genelde baris içinde yasarlardi. Klanlar arasi savasa neden olan tek olay cinayettir. Cinayet kolektif bir suçtur ve kolektif cezalandirmanin konusudur.

• Ekonomik Yasam : Ilkel toplumlar üretmesini bilmeyen, dogada hazir olani tüketen, bun sonucu da göçebe yasam süren insan topluluklaridir. Ilkel toplumlarda yasa ve cinsiyete dayali dogal isbölümü egemendir. Kadinlar toplayicilik, erkeklerse avcilikla ugrasirlardi. Klan yasaminda kolektif tüketim vardi. Dogadan ihtiyaçlarini karsilayan ilkel toplumlarda mülkiyet duygusu yoktu.

Ilk Topraga Yerlesik Toplumlar (Asiretler ve Kentler)

• Topraga Yerlesmenin Nedenleri :

• Ekonomik Neden : Tarim devrimi adi verilen üretimin ögrenilmesi bitki ve hayvanlarin çogaltilmasinin denetim altina alinmasi topraga yerlesmenin temel nedenidir. Bitkileri üreterek çiftçiligi, hayvanlari evcillestirerek çobanligi ögrenen insan göçebe yasamin zorluklarindan ve belirsizliklerinden kurtulmustur.

• Dinsel Neden : Totemin resim ve heykellerinin yapildigi magaralar ayin ve ibadet yerlerine dönüsmüs, bunun sonucu da o yerler kutsallasmistir. Böylece kutsal yerler insanligin çekim merkezleri olmustur.

• Demografik (Nüfus) Neden : Üye sayilari çogalan klan ve boylarin hem göç etmeleri zorlasmis hem de dogada hazir olan yiyecekler yetmemeye baslamistir. Bunun sonucunda insanlar yerlesik yasama geçmenin çarelerini aramaya baslamislardir.

• Topraga Yerlesmenin Sonuçlari :

• Topraga yerlesme sonucu uygarlik hizli gelisme olanagi bulmustur.

• Üretimin ögrenilmesi sonucu dogal is bölümü yerini mesleki is bölümüne birakmistir.

• Totem inanci yikilmistir.

• Totem inancinin yikilmasi ile yöneten – yönetilen ayrimi dogmustur.

• Totem inancinin yikilmasi sonucu totem akrabaligi, yerini kandasliga dayali akrabalik iliskilerine birakmistir.

• Bitkilerin ve hayvanlarin üretilmesinde emek veren insan bunlari sahiplenmeye baslamis ve mülkiyet duygusu dogmustur.

• Topraga yerlesme sonucu kölecilik dogmus, siniflar ortaya çikmistir.

• Asiretler (Özler) : Toplumlarin evriminde ilk yerlesik toplum sayilan asiretler yari-göçebe köy yasami süren toplumlardir.

• Dinsel Yasam : Asiretlerin ilk dönemlerinde atanin ve ata ruhunun kutsallastigi, ata ruhunun canli ve ölümsüz inancini içeren animist bir din anlayisinin bir biçimi olan manizm egemendir. Ancak daha sonra asiretlerde dogal olay ve varliklara tapma biçiminde görülen naturalist din anlayisi görülür.

UYARI : Naturist din anlayisinin dogmasinda toplumlarin yasaminda tarimin önem kazanmasi etkili olmustur. Tarimi yöneten günes, dag, irmak gibi dogal olay ve varliklar kutsallasmistir.

• Aile ve Akrabalik Iliskileri : Asiretlerde bölünmez soy ailesi egemendir. Totem inancinin yikilmasi ile kandasliga dayali akrabalik egemen olmustur. Erkegin nisbi üstünlügüne karsilik kadinin da klanlardan gelen prestiji devam etmektedir. Akrabalik hem ana hem baba tarafindan geçer.

• Toplumsal Düzen : Asiretlerle birlikte toplumu yöneten liderler dogmustur. Lider, genelde ailenin en yasli ya da güçlü erkegidir. Endogami hala yasaktir. Asiretlerde baslangiçta kolektif suç ve ceza egemendir ve kan gütme vardir. Ancak asiretlerin son dönemlerinde bireysel ceza anlayisi olusmaya baslamis ve suçu isleyen kisi sorumlu tutulmustur.

• Ekonomik Yasam : Asiretlerde egemen geçim kaynagi tarim ve hayvanciliktir. Ancak, mevsime, iklime ve doga kosullarina bagli olarak yari-göçebelik görülmektedir. Üretimin yapisi asiretin ihtiyacina yönelik kapali köy (aile) ekonomisidir. Ancak, tarihte ilk kez, ihtiyaç fazlalarini Pazar yerlerinde degistirmeye dayali ticaret asiretlerle birlikte görülmüstür. Asiretlerle birlikte ulasim, tasima ve üretimde hayvan enerjisinin yani sira köle emegi de kullanilmaya baslanmis ve toplumda siniflar dogmustur.

• Kentler (Siteler): Asiretlerin birlesmesi sonucu kentler olusur.

Dinsel Yasam : Kentlerin din anlayisi genelde politeism (çok tanricilik) dir. Farkli naturist din anlayisina sahip olan asiretler kentlerde bir arada yasamaya baslayinca, birbirlerinden etkilenmisler, asiretlerin farkli tanrilari süreç içinde kentin ortak tanrilari olarak kabul edilmistir.

• Aile ve Akrabalik Iliskileri : Kentlerde ataerkil aile iliskileri egemendir. Tarimda erkegin kol gücüne dayali üretim, ticaretin yayginlasmasi sonucu erkegin bu alandaki faaliyetlerde etkili rol almasi, savaslarda erkek gücünün kullanilmasi ve devlet yönetiminde erkek egemenligi ailede de erkegin tek egemen olmasi sonucunu dogurdu. Böylece kadinin söz, miras ve akrabalik hakki ortadan kalkti.

• Toplumsal Düzen : Özellikleri birbirlerinden farkli olan asiretlerin bir arada yasamalari, asiretler arasi sorunlarin çikmasi, kentin gücünü içten zedelemeye baslayinca, asiretler arasi uzlasmayi saglayacak hukuk sistemine gereksinim dogmus ve ilk yazili hukuk sistemi ortaya çikmistir. Kalabaliklasan ve karmasiklasan toplumu denetlemek üzere de devlet aygitinin kurulmasi zorunlu hale gelmistir. Kentlerde görülen ilk devlet biçimi genelde asiretler federasyonu biçimindedir. Yani her asiretin lideri kendi asiretinden sorumludur. Ancak asiret liderlerinin olusturdugu kurul asiretler arasi sorunlari çözmek, savas kararlarindan, ticari iliskileri düzenlemekten, baska kent devletleri ile olan iliskilerden sorumludur. Öte yandan kentlerde ilk kez, suç isleyenleri yargilayan mahkemeler kurulmus, yargiçlar kurulu görevini ise genelde devleti de yöneten asiret liderlerinin olusturdugu kurul üstlenmistir.

UYARI : Görüldügü gibi kentlerde tipik bir devlet birligi ilkesi uygulanmaktadir. Yasalari yapan, uygulayan ve uymayanlari cezalandiran hep ayni kuruldur. Kentlerle birlikte köle emegi kullanmak, köle alip satmak yasal hak haline gelmistir.

• Ekonomik Yasam : Tarim ve hayvanciligin egemen geçim kaynagi özelligini sürdürmesinin yani sira esnaf ve zanaatkarlik gelisti, ticaret yayginlasti. Ticaretin yayginlasmasi takasin yetersiz kalmasina yol açti ve tarihte ilk kez kentlerle birlikte alisveriste para kullanilmaya basladi. Mal takasinin zorlasmasi, mallarin alisverisini saglayan tüccar zümresini dogurdu. Böylece, kendisi üretmedigi halde üretenlerin mallarinin degismesinde aracilik eden tüccarlar, ticari yasamda etkili bir güç oldular.

Asiretlerden kentlere geçisin nedenleri :

• Ekonomik Neden : Kentler genelde asiretlerin pazar yeri olarak kullandiklari yerlerde kurulmustur. Ticaretin yayginlasmasi, zanaatkarligin gelismesi pazar yerlerini ekonomik merkezler haline getirmis ve asiretler zamanla buralara yerlesmeye baslamislardir.

• Dinsel Neden : Pazar yerlerine alisveris için gelen asiretler, islerin iyi gitmesi için kendi din anlayislarini simgeleyen heykeller (putlar) yapmislar, süreç içinde pazar yerleri insanlari çeken dinsel merkezler haline dönüsmüstür.

• Savas ve Savunma : Saldirgan ve güçlü asiretlere karsi kendilerini korumak ve savunmak zorunda kalan asiretler bir araya gelerek kentleri olusturmuslardir.

Feodal Toplumlar

Feodal toplumlar kentlerin birlesmesinden olusan imparatorluklar dil, din, irk olarak birbirlerinden farkli toplumlari içlerinde barindirdiklarindan, bu farkli toplumlari denetim altinda tutabilmek için güçlü merkezi otoriteye sahip olmak zorundaydilar. Merkezi otoritenin zayiflamasi sonucu ise imparatorluklar çözülmüs ve derebeyler kendi egemenliklerini ilan etmislerdir.

• Dinsel Yasam : Feodal toplumlarda monoteist (tek tanrili) din anlayisi egemendir. Müslümanlik, Hiristiyanlik gibi tek tanrili dinler bu dönemde görülür.

• Aile ve Akrabalik Iliskileri : Feodal toplumlarla birlikte ataerkil ailede görülen babanin mutlak üstünlügü nisbi üstünlüge dönüsür. Güçlü merkezi siyasi otoriteler ve toplumlari derinden etkileyen tek tanrili dinler babanin elindeki güçlerin etkisini azaltmistir. Yani baba yetkilerinin bir kismini devlete ve dine devretmek zorunda kalmistir. Babalik (Germen) ailesi adini alan bu ailede yine de babanin gücü agirlikli olarak etkilidir.

• Toplumsal Düzen : Feodal toplumlarla birlikte devlet toplumda düzeni saglamada etkili bir güç haline gelmistir. Tek tanrili dinlerden de güç alan devlet yönetimi, teokratik bir sistem halini almistir. Devlet, gücünü dinsel kurallardan almaktadir. Öte yandan, feodal toplumlarda yasama, yürütme, yargi güçleri tek kisinin elinde toplandigindan monarsik devlet özelligi tasir. Imparator ya da kral ülkesindeki etkisini, bulundurdugu güçlü ordu ile sagladigindan feodal yönetimler militaristtirler. Feodal toplumlarin son döneminde yargilama, krala ve dine bagli olmak kosulu ile uzman yargiçlar tarafindan yapilmistir. Bu durum demokrasilerde görülen güçler ayriligi ilkesinin ilk isaretidir.

• Ekonomik Yasam : Feodal toplumlarin ekonomik yasaminda egemen olan tarim, siyasi otorite ile iç içe geçmistir. Siniflarin yapisi ve iliskisi degismistir. Köleligin yerine serflik dogmus ve serfler toprak sahibi beyler (vassal) adina üretim yapmaya baslamistir. Vassal gelirin bir kismini kendini korumasi için derebey ya da imparatora haraç olarak vermistir. Feodal toplumlarda, tarimdan elde edilen gelir genelde yatirima dönüstürülmezdi. Gelir lüks tüketimde, halk için yapilan eserlerde ve ordu harcamalarinda kullanilirdi. Öte yandan feodal toplumlarda ticari yasam örgütlü güçler araciligi ile düzenlenmistir. Batida loncalar, doguda ahilik, ticaret, esnaflik ve zanaatkarlik islerini organize edip yöneten etkili güçlerdir.

Feodal toplumlarda devlet de militarist yapisi geregi bulundurmak zorunda oldugu ordunun beslenme, barinma ve savas araç gereç ihtiyaçlarini karsilamak için ekonomik faaliyetlerde bulunmaya zorlanmistir.

• Ilerlemis Toplumlar (Milli Devletler) : Sanayi devrimi ile topyekün bir degisim yasamak zorunda kalan toplumlar, imparatorluklardan, derebeyliklerden milli devletlere geçmislerdir.

• Milli Devletlere Geçis : Milli devletlere geçis dünyada üç biçimde gerçeklesmistir.

• Ekonomik gelisme : Sanayi devrimi sonucu ekonomik gücü eline geçirip zenginlesen burjuvazi feodal yönetimleri yikmak için toplumsal destege muhtaçti. Burjuvazi toplumsal destegi saglamak için millet ve milliyetçilik ideolojisini ortaya atip kitleleri ayaklandirdi ve yikilan imparatorluklar ve derebeyliklerin yerine yavas yavas milli devletler kurulmaya baslandi. Sanayi devrimi sonucu Avrupa'da pek çok milli devlet bu sekilde kurulmustur.

• Siyasal parçalanma : Sanayi devrimini gerçeklestiremeyen, bu yüzden burjuva sinifina sahip olmayan imparatorluklarda milli devletlere dis etkenlerle geçilmistir. Farkli özelliklere sahip toplumlar Avrupa'daki milliyetçilik hareketlerinden etkilenerek milli devlet kurmak için isyanlar çikartmislardir. Böylece, imparatorluklar parçalanmis ve yerlerini çok sayida milli devlete birakmistir. Osmanli imparatorlugu'nun içinde yer alan farkli toplumlarin baslattiklari iç ayaklanmalar, imparatorluk üzerinde çok sayida milli devletin kurulmasina yol açmistir.

• Ekonomik parçalanma : Yeniçagla baslayan cografi kesiflerle Avrupa, denizasiri ülkelerde sömürgeler olusturmus ve sömürge imparatorluklari kurmustur. Sömürge toplumlarda bir süre sonra anti-sömürgeci duygular gelismis ve milliyetçilik anlayisi egemen olmustur. Anti-sömürgeci temelde verilen ulusal kurtulus savaslari sonucu milli devletler kurulmustur. Amerika kitasinda, Afrika'da ve Uzakdogu'da pek çok milli devlet böyle kurulmustur.

• Ilerlemis Toplumlarda Yasam Biçimleri :

• Ilerlemis toplumlarda dinsel yasam : Sanayilesme ile birlikte din ve devlet islerinin birbirinden ayrildigi laiklik anlayisi dinde egemen olmustur.

• Aile ve akrabalik iliskileri : Sanayilesme sonucu anne, baba ve evlenmemis çocuklardan olusan, kadin ve erkegin hukuksal esitligine dayanan çekirdek aileye geçilmistir.

• Toplumsal düzen : Sanayilesme ile birlikte kisi hak ve özgürlüklerini, hukukun üstünlügünü temel alan, egemenligi halkin belirli süreler için seçtigi kisilerin kullandigi demokratik devletlere geçilmistir.

• Ekonomik yasam : Sanayilesme sonucu üretim araçlarinin mülkiyetinin kisi ya da kisilerde toplandigi, kar için üretim yapan, serbest rekabete dayali kapitalist ekonomik sisteme geçilmistir.

• Millet : Belli bir toprak üzerinde yasayan, ortak tarih ve ülküleri benimseyen insanlarin olusturdugu topluma millet denir.

Milleti Olusturan Manevi Unsurlar :

• Tarih Birligi : Milleti olusturan insanlarin ortak bir tarihi benimsemeleri zorunludur.

Ülkü Birligi : Milletin olusmasi için, milleti olusturan insanlarin ortak duygu ve düsünceleri paylasmasi zorunludur. Kederde ve kivançta ortak duygular yasamayan insanlar millet olusturamaz.

• Devlet Birligi : Milletin bir milli devlet çatisi altinda yasamasi ve egemenlik hakkini kullanmasi gerekir.

• Din Birligi : Milletin olusmasinda ayni dinsel inanca sahip insanlarin bulunmasi tercih edilir, ancak din birligi olmadan da millet olusur.

• Dil Birligi : Milleti olusturan insanlarin ayni dili kullanmalari tercih edilir, ancak zorunlu degildir.

Milleti Olusturan Maddi Unsurlar :

• Toprak Birligi : Bir toplumun millet olabilmesi için yasadigi topraga vatan olarak sahip çikmasi gerekir.

• Ekonomik Yasam Birligi : Milleti olusturan insanlar ekonomik yasamda ortak çikarlar etrafinda birlesip, milli çikarlarini korumak zorundadir.

• Irk Birligi : Milleti olusturan insanlarin ayni irktan gelmeleri milli baglari güçlendirir. Ancak dünyanin yüzyillardir yasadigi savaslar, istilalar ve göçler yüzünden saf bir irktan söz etmek pek mümkün degildir. Irk birligi milletin olusmasi için zorunlu degildir.

Kültür ve Kültürel Süreçler

Kültürün Tanimi

Insanligin maddi ve manevi anlamda yapip ettigi her seye kültür denir. O halde, insan yapisi olan, insanlar arasindaki iliskilerden dogan her sey kültürdür. Kültür insanligin ürünüdür. Dogada hazir buldugumuz nesne ve olaylar kültürün disinda kalir.

• Kültür Türleri : Kültür ikiye ayrilir.

• Maddi Kültür : Insanlarin maddi anlamda yaptiklari her sey maddi kültürü olusturur. Maddi kültür, insanligin yapip gelistirdigi araç ve gereçlerdir, kisaca teknolojidir. Irmaktan su getirmek için agaç kütüklerinin için oyup kova yapan insan maddi kültür olusturmustur. Maddi kültür sayesinde insanin yasami kolaylasir.

• Manevi Kültür : Insanlarin manevi alanda olusturdugu her seydir. Manevi kültür insanlar arasi iliskilerden dogmustur. Ahlak, din, hukuk, gelenek gibi normlar ve degerler, bunlarin bagli oldugu kurumlar manevi kültür unsurlaridir. Manevi kültür insanlar arasi iletisimi kolaylastirir ve toplumsal denetimi saglar.

• Kültürün Özellikleri :

• Kültürsüz toplum olmaz. Kültür toplumsal yasamin zorunlu sonucudur.

• Kültür, ögrenmeyle kazanilir. Birey, kültürü toplumda hazir bulur ve bunu basta aile olmak üzere içinde yer aldigi gruplardan ögrenir.

• Kültür, kusaktan kusaga aktarilir ve süreklidir.

• Kültürün tasiyicisi dildir. Dil, kültürün sürekliligini ve gelismesini saglar.

• Kültür, insan türüne özgü bir özelliktir. Hayvanlarin kültür yaratma yetenekleri yoktur.

• Kültür toplumun gereksinimlerinden dogar.

• Kültür toplumlara ve zaman göre degisen dinamik bir yapidir.

• Kültür, manevi kültür araciligi ile toplumsal denetimi saglar.

• Kültür, manevi kültür araciligi ile toplumda ortak ülkü ve düsünceler olusturup toplumun bütünlügünü saglar.

• Kültür, toplumlari birbirinden ayiran temel özelliktir.

• Kültürel Süreçler

• Kültürleme : Kültürün toplum içindeki grup ve bireyleri etkileme sürecidir.

• Kültürlenme : Bireyin, toplumun kültürünü benimseme sürecidir. Kültürlenme, genis anlamda toplumsallasma süreci ile es anlamlidir. Kültürleme kültürün bireyi etkilemesi, kültürlenme bireyin kültürden etkilenmesidir.

• Kültürlesme : Farkli kültürlerin etkilesimi sonucu bir kültürün baska kültürlerden unsurlar almasi ona benzemesidir. Kültürlesme, kültürel yayilma sonucu olusur. Kültürlesme üç biçimde gerçeklesir.

• Iki kültür yan yana geldiginde bir kültür diger kültürü yok eder.

• Iki kültür birlikte yasadiginda kaynasip senteze gidebilir.

• Iki kültür, etkilesim sürecinde direnmelerine karsin az da olsa birbirlerinden etkilenerek kültürlesme yasayabilir.

• Kültürel Yayilma : Bir toplumun kültürünün baska toplumlari etkilemesi (içten disa) ya da baska kültürlerden etkilenmesidir (distan içe).

• Kültürel Gecikme : Maddi kültürün gelismesinin manevi kültür tarafindan önlenmesidir.

• Kültürel Sok : Bireyin veya grubun farkli kültürel bir çevreye girdiginde yeni kültüre uyum saglamada zorlanmasidir. Kültür soku en çok köyden kente göçte ve dis göçlerde yasanir.

• Kültürel Çözülme : Maddi ve manevi kültür ögeleri arasindaki uyumsuzlugun dogurdugu sorunlardir.

• Kültürel Çatisma : Disardan giren kültür unsurlarinin toplumun bir bölümü tarafindan benimsenip bir bölümü tarafindan reddedilmesi sonucu dogan çatismadir.

• Kültürel Yozlasma : Bir toplumun kültürünün baska toplumlarin kültürlerine tümüyle açik olmasi sonucu yasanan kültür bozulmasidir.

• Kültürel Kapalilik : Bir toplumun baska toplumlarin kültürlerine tümüyle kapilarini kapatmasidir. Kültürel kapalilik kültürün gelismesini önleyerek bir baska biçimde kültürel yozlasmaya yol açar.

• Kültür Biçimleri

• Evrensel Kültür : Tüm insanligin mali sayilan ve tüm toplumlarca kullanilabilen kültür unsurlaridir. Örnegin, maddi kültür alaninda teknoloji, manevi kültür alaninda bilim, insan haklari, Müslümanlik, Hiristiyanlik gibi dinler, demokrasi evrensel kültür unsurlaridir.

• Ulusal Kültür : Bir ulusa özgü olan kültür unsurlaridir.Örnegin, Ispanyollarin boga güresi, Japonlarin ulusal giysileri, Türklerin halk oyunlari ulusal kültür unsurlaridir.

• Alt Kültür : Bir ulusal kültür içinde yer alan ve yerlesim birimlerine, bölgelere, toplumsal sinif ve tabakalara göre farklilasan kültürdür. Türkiye'de Karadeniz, Ege ve Dogu kültürü, köy, kent, gecekondu kültürleri alt kültürlerdir.

Toplumsal Degisme

• Toplumsal Degismenin Tanimi : Toplumsal yapinin bir kisim unsurlarinin ya da tümünün zaman sürecinde bir durumdan bir baska duruma geçisine toplumsal degisme denir. Sanayi devrimi sonucu baba otoritesinin egemen oldugu geleneksel aileden çekirdek aileye geçis ailede bir toplumsal degisme örnegidir.

• Toplumsal Degismenin Özellikleri

• Toplumsal degisme tüm toplumlarin zorunlu olarak yasadiklari kaçinilmaz bir süreçtir.

• Toplumlarin degismesinin yönü ileri dogru da olabilir geriye dogru da. Ancak, toplumlar zaman zaman geriye dogru degisseler de toplumsal degismenin yönü ileriye dogrudur.

UYARI : Toplumlarin yasadiklari sikinti ve sorun yaratan ihtilal, darbe, isyan, savas, istila gibi olumsuzluklar da birer toplumsal degismedir.

• Toplumsal degismeler topluma rahatlik, mutluluk, istikrar getirebildigi gibi kargasa da getirebilir.

• Toplumsal degismenin yönü ve hizli toplumlara göre ve ayni toplumda zamana göre degisir.

• Degisime hazir olmayan toplumlar degisime zorlanirsa sorunlar yasar.

• Toplumsal yapinin her hangi bir unsurunda yapilan degisme diger unsurlarini da etkiler.

• Toplumsal Degismeyi Etkileyen Etmenler

• Bilimsel buluslar, teknolojik gelismeler : Bilim alaninda elde edilen bulgular teknolojik araç ve gereçleri etkileyerek degistirir. Gelisen teknoloji onun kullanimi ile ilgili kural ve degerler dogurur. Örnegin, bilimsel buluslarin yansimasi sonucu yapilan otomobiller trafik kurallarini dogurmus, toplumlar otomobillerle ilgili yeni düzenlemeler yapmak zorunda kalmistir.

• Ekonomik gelismeler : Üretim araçlarinin gelismesi üretici güçlerin konumunu ve üretim iliskilerini degistirmistir. Örnegin, sanayi devrimi sonucu gelisen üretim araçlari isçi sinifi ve burjuvazinin, kapitalist ekonomi sisteminin dogmasina neden olmustur. Yeni üretim iliskileri toplumlari hukuk sistemlerinden devlet yapilarina, din anlayislarindan aile yapilarina uzanan bir dizi degisime zorlamistir.

• Cografya (fiziki) dogal çevre kosullari : Yüzey sekilleri, iklim kosullari gibi cografi çevre etmenlerindeki degismeler toplumsal degismeye yol açar. Köyden kente göç toplumsal degismesi yer yer deprem, kuraklik, sel erozyon gibi cografi çevrede yasanan olumsuzluklardan kaynaklanmistir.

• Ideoloji : Ideolojiler toplumlarin inanç ve düsüncelerinin bileskesi olarak dünyaya bakis açilaridir. Yeni ideolojilerin dogmasi da toplumsal degismeye yol açar. Örnegin, Rönesans'la birlikte bireyi temel alan hümanizm ideolojisi insan haklari, özgürlükler, demokrasi gibi toplumlarin yasaminda yeni düsüncelerin yayginlasmasina yol açmistir.

• Nüfus bilesimi (Demografi) : Toplumun nüfus yapisindaki degismeler toplumsal degisime neden olur. Örnegin, toplumda kadin erkek nüfus dengesinin degismesi evlilik biçimlerinde degismelere, kir agirlikli nüfustan kent agirlikli nüfusa geçis demokrasi anlayisinin yayginlasmasinda etkili olmustur.

• Toplumsal Degisme ile Ilgili Temel Kavramlar

• Evrim : Toplumlarin dogal gelisme sürecinde ve iç dinamikleriyle uzun bir zaman diliminde yasadiklari kendiliginden ve ileri dogru yasadiklari degisimlerdir.

• Ilerleme : Toplumsal yapinin bir unsurunda yasanan ileri dogru toplumsal degismelerdir.

• Gelisme : Toplumsal yapinin bir çok unsurunda ya da tümünde birbiriyle baglantili olarak yasanan ileri dogru degismelerdir.

• Modernlesme : Gelismemis ya da az gelismis toplumlarin gelismis toplumlari yakalamak için verdigi ugrasin sonucu yasanan degismelerdir.

• Inkilap : Toplumun istegi sonucu toplumsal yapinin kimi unsurlarinda gerçeklestirilen barisçil yenilesmelerdir.

• Ihtilal : Toplumda yöneticilerin degisemeye direnmesi sonucu halk ayaklanmasi ile gerçeklesen ve yönetim biçiminin degismesi ile sonuçlanan zora dayali degismelerdir.

• Isyan (Ayaklanma) : Basariya ulasmayan ihtilal girisimleridir.

• Toplumsal Degisme Tipleri

• Serbest Toplumsal Degisme : Kültürel etkilesim sonucu, planlanmayan ve toplumun farkina varmadan yasadigi degismelerdir. Örnegin, bugün Türkiye'de insanlarin kot pantolon giymeleri, hamburger yemeleri, kola içmeleri baska toplumlarla kitle iletisim araçlarinin olusturdugu etkilesim sonucu ögrenilen aliskanliklardir.

• Müdahale Yoluyla Toplumsal Degisme : Degisimin amacinin ve yönünün bilinçli olarak planlanarak degistirildigi toplumsal degismelerdir. Müdahale yoluyla toplumsal degisme iki biçimde gerçeklesir.

• Demokratik Degisme : Degisme, halkin istek ve gereksinimlerine göre ikna yoluyla gerçeklesir.

• Baski Yoluyla Degisme : Degisim, direnenlere karsi zor kullanilarak, yukaridan asagiya gerçeklesir.

• Toplumsal Bütünlesme : Toplumda yer alan kurum, grup ve siniflar arasinda uyum bulunmasina ve toplumda düzeni saglayan norm ve degerlere toplumun benimseyerek uymasina toplumsal bütünlesme denir. Örnegin, toplumdaki kurumlar, gruplar ve bireyler arasinda dayanisma, uzlasma, normlari benimseme egilimleri varsa toplumsal bütünlesme gerçeklesir. Toplumsal bütünlesme yasayan toplumlarda saglikli toplumsal gelisme yasanir.

• Toplumsal Çözülme : Toplumda düzeni saglayan norm ve degerlerin denetim gücünü yitirmesine toplumsal çözülme denir. Toplumsal çözülme yasayan toplumlarda hukuk, ahlak, din gibi normlar kisi ve gruplar üzerinde etkisini yitirir, bir anlamda toplumda doga yasalari egemen olur. Durkheim toplumsal çözülmeyi anomi (kuralsizlik) kavrami ile ifade eder. Toplumlar ihtilal öncesi durumlarda genelde anomi yasarlar.

• Kentlesme ve Nüfus : Bir bölgede yasayan, aralarinda nisbeten sürekli sosyal, kültürel ve ekonomik iliskiler bulunan insanlarin sayisina nüfus denir. Nüfusun sayisi, bilesimi ve hareketliligini inceleyen bilime demografi (nüfus bilimi) denir.

UYARI : Bir bölgede bulunan tüm insanlar o bölgenin nüfusunu olusturmaz. Nüfusun olusmasi için insanlar arasinda sosyal, kültürel ve ekonomik iliskilerin bulunmasi gerekir. Sosyoloji nüfusun toplumsal yasami etkileyen yönü üzerinde durur. Çünkü nüfus sayisi, bilesimi ve hareketliligi toplumsal yasamin biçimlenmesinde ve degismesinde etkili olur.

• Demografinin Konusuna Giren Baslica Kavramlar :

• Nüfus Sayisi : Nüfusu olusturan insanlarin niceliksel ifadesi nüfusun sayisini olusturur. Toplumda nüfus sayisinin az ya da çok olmasi toplumsal yasami etkiler. Örnegin, nüfus sayisinin az oldugu toplumlarda toplumsal degisme genelde yavas olurken nüfus sayisinin çok olmasi toplumsal degismeyi hizlandirir.

• Nüfus Artisi : Bir toplumda nüfusun, belli bir zaman sürecinde oransal artisina nüfus artisi denir. Köylerde, dogurganligin nedenleri :

• Üretimde geri teknoloji kullanilmasi nedeni ile isgücüne duyulan gereksinim.

• Tarimda sigortanin olmamasi, çocuklarin yaslilik güvencesi olarak görülmesi.

• Devletin can güvenligi saglayamamasi nedeniyle kalabalik aile olma dürtüsü.

• Kirsal kesimde dogum kontrol yöntemlerinin bilinmemesi.

• Ataerkil yani agir basan geleneksel ailelerde erkek çocuk sahibi olma istegi.

• Nüfus Sayisi ve Nüfus Artisinin Yarattigi Sorunlar :

• Nüfus Patlamasi : Bir toplumda beslenme, barinma ve saglik sorunlarinin çözülmesi sonucu çocuk ölüm oranlarinin düsmesi ve ortalama ömrün uzamasi nedeniyle nüfusun beklenenden fazla artmasina nüfus patlamasi denir.

• Nüfus Baskisi : Geçim kaynaklarinin insanca yasatacagi nüfusun üzerinde nüfus sayisina sahip olan ülkelerde nüfus baskisi yasanir. Nüfus baskisi genelde nüfus patlamasi sonucu yasanir.

• Nüfus Yetersizligi : Ülkede var olan ekonomik ve dogal kaynaklari isletecek kadar nüfus bulunmamasi nüfus yetersizligine yol açar. Nüfus yetersizligi yasayan ülkeler dogurganligi tesvik ederek ve baska ülkelerden nüfus ithal ederek bu olumsuzluga çözüm ararlar.

• Nüfus Bilesimi : Nüfusun yasa, cinsiyete, egitim durumuna, sinifsal konumuna göre oransal dagilimina nüfus bilesimi denir. Nüfus bilesimi toplumsal yasamin anlasilmasinda önemli bir veri olarak degerlendirilir.

• Nüfus Hareketliligi :Bir toplumda nüfusun tümünün ya da bir kisminin ekonomik, siyasal, kültürel ve cografi nedenlerle bir yerden bir yere göç etmesidir. Nüfus hareketliligi sosyolojik olarak iç göçler ve dis göçler biçiminde yasanir.

• Iç Göçler : Bir ülkede nüfusun bir yerden bir baska yere göç etmesidir. Iç göçlerin en yaygin örnegi köyden kente göçtür. Köyden kente göç olgusunu inceleyebilmek için öncelikle köyü ve kenti tanimamiz gerekir.

• Köy : Agirlikli olarak tarim ve hayvancilikla geçinen, birincil iliskilerin yaygin oldugu nüfusu az yerlesim birimleridir. Baslica köy biçimleri :

• Toplu Köy : Evlerin birbirine yakin oldugu yerlesim birimleridir. Bu tür köylerde aileler küçük toprak sahibidir, kapali köy ekonomisi egemendir ve tarlalar köyün uzagindadir. Bu nedenlerle genelde üretimde verim düsüktür. Ancak toplu köylere elektrik, su, yol, egitim, iletisim, saglik gibi alt yapi tesislerini götürmek ucuza mal olur.

Daginik Köy : Evlerin birbirinden uzakta oldugu köylerdir. Alt yapi tesisleri açisindan dezavantajli olan bu köylerde, üretimde verim yüksek olur. Çünkü daginik köyler büyük çiftlikler biçiminde olusan yerlesim birimleridir. Bu tür köylerde üretim pazar için yapilir ve en gelismis tarim araç, gereç ve teknikleri uygulanir. Daginik köyler bazen cografya kosullarinin zorlamasi sonucu da olusabilir. Genelde daglik kesimlerde görülen bu köyler arazi yapisi nedeniyle evlerin birbirinden uzakta kurulmasini zorunlu kilar.

• Hat Köyü : Eskiden irmak kiyilarinda ve vadilerde günümüzde ise daha çok anayol kenarlarina siralanan evlerden olusan yerlesim birimleridir.

• Kent : Agirlikli olarak ticaret ve sanayi faaliyetlerinin görüldügü, ikincil iliskilerin yaygin oldugu nüfusu yogun yerlesim birimleridir. Kentler ekonomik, siyasal, kültürel, egitsel, sanatsal ve bilimsel merkezlerdir.

• Köy ve Kent Yerlesimlerinin Karsilastirilmasi :

• Köyde nüfus yogunlugu az, kentte çoktur.

• Nüfus köyde dogurganligin çok olmasi nedeniyle, kentlerde ise köyden kente göç sonucu artar.

• Köylerde birincil iliskiler, kentlerde ikincil iliskiler yaygindir.

• Köyler kültürel anlamda tutucu, kentler yenilikçidir.

• Köylerde egemen geçim kaynagi tarim ve hayvancilik, kentlerde ticaret ve sanayidir.

• Köylerde dogal is bölümü, kentlerde mesleki ve teknik isbölümü agirlikli olarak görülür.

• Köyler üretimin dogal kosullara bagli olmasi nedeniyle kentlere göre dogal afetlerden daha çok etkilenir.

• Köyden Kente Göç : Sanayi devrimi sonucu köy agirlikli nüfus, kent agirlikli nüfus haline dönüsmüs, bu durum toplumsal yasamin her alaninda ciddi degismelere yol açmistir.

• Köyden kente göçün nedenleri :

• Makineli tarima geçisle birlikte emek yogun isgücüne talebin azalmasi.

• Kentlerin sanayilesmesi sonucu açilan isletmelerin isgücüne gereksinim duymasi.

• Köylerde dogurganligin yüksek olmasinin yasattigi nüfus artisi.

• Kentsel yasamin sagladigi kolayliklar, iletisim ve ulasim olanaklarinin artmasi.

• Topragin bölünmesini engelleyen eski geleneklerin yerine hukukun etkinlesmesiyle topraklarin miras yoluyla bölünmesi.

• Cografya kosullarindaki kötülesmeler, kuraklik, sel, çig, erozyon, deprem gibi dogal afetler.

• Kirsal kesimdeki siyasal istikrarsizliklarin kan davalarinin yarattigi can güvenligi sorunu.

• Köyden kente göçün sonuçlari :

• Kentlerin sanayilesmesi ve tarimin makinelesmesinin birlikte yasanmasi sonucu görülen köyden kente göç olayi ulusal gelirin artmasina neden olmustur.

• Tarimda makinelesme ve diger etkenlerle köyden kente göç yasanirken kentler yeterince sanayilesmemisse issizlik kentlerde daha yogun sorunlar olusturmustur.

• Issizlige bagli olarak suç oranlarinda artis yasanmistir.

• Kentlerin göç olayina hazirliksiz olmasi durumunda altyapi sorunlarinin yasanmasi gecekondulasma gibi çarpik kentlesme sonuçlarini dogurmustur.

• Köy – kent kültür farklilasmasi yüzünden kültürel çatisma, kültür soku, kültürel yozlasma gibi sorunlar yasanmistir.

• Dis Göçler : Bir ülkeden baska bir ülkeye dogru yasanan nüfus hareketliligine dis göç denir. Dis göçlerin nedenleri :

• Issizlik : Nüfus baskisi yasayan ülkelerde yasanan issizlik sonucu nüfus yetersizligi yasayan ülkelere dogru dis göç yasanir.

• Siyasal Nedenler : Savaslar, iç siyasal istikrarsizliklar ve azinliklar üzerindeki siyasal baskilar yüzünden dis göçler yasanir.

• Beyin Göçü : Bir ülkedeki yetismis uzman elemanlarin baska ülkelere göçüne beyin göçü denir. Uzman elemana ülkesi yeterince ekonomik olanak saglayamiyorsa, uzmanlik alani ile ilgili altyapi yoksa ve ülkede iç siyasal istikrarsizlik yasaniyorsa beyin göçü görülür.

• Nüfusun Toplumsal Yasam Üzerindeki Etkileri :

• Çocuk ve genç nüfusun genel nüfus içerisinde oraninin yüksek olmasi genelde toplumsal gelismeyi olumsuz etkiler.

• Dogum oraninin yüksek olmasi sonucu nüfus artis hizinin yüksek olmasi toplumsal gelismeyi olumsuz etkiler.

• Kentlesme hizi nüfus artis hizinin gerisinde kalirsa gecekondulasma gibi çarpik kentlesme sorunlari yasanir.

__________________




Herkes kendi içine baksın.

Alaz'mm ♡
Mavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 02:29