Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Felsefe - Sosyoloji
facebook bağlan


Empirizm (Deneycilik) Konu Anlatımı

Felsefe - Sosyoloji kategorisinde açılmış olan Empirizm (Deneycilik) Konu Anlatımı konusu , Empirizm (Deneycilik) Konu Anlatımı Bilgilerin sonradan yani deney yoluyla kazanıldığını savunan akımdır. Empirist filozoşara göre bilgilerimiz doğuştan aklımızda bulunmaz. Yaşam içerisinde bu bilgilere ulaşırız. John Locke (1632 – 1704) John ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 28.11.2013, 09:35   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Empirizm (Deneycilik) Konu Anlatımı



Empirizm (Deneycilik) Konu Anlatımı


Bilgilerin sonradan yani deney yoluyla kazanıldığını savunan akımdır. Empirist filozoşara göre bilgilerimiz doğuştan aklımızda bulunmaz. Yaşam içerisinde bu bilgilere ulaşırız.
John Locke (1632 – 1704)


John Locke insan zihnini doğuştan boş bir levhaya (Tabula Rasa) benzetir. İnsan yaşadığı deneyimler sayesinde bilgi edinir. Aklımızda bulunan bütün bilgiler bu deneyimlerin sonucunda elde edilmiştir. John Locke da tüm empirik filozoşar gibi doğuştan bilgi düşüncesine karşı çıkar.

Locke’a göre iki tür deneyden söz edilebilir. Bunlar,

Dış deney: Nesnelerin soğukluk, sıcaklık, yumuşaklık gibi duyu yoluyla edinilen niteliklerini dış deneyle elde ederiz.

İç deney: Dış deneyden gelen malzeme ruhumuzda işlenirken bu etkinliği duymak ve yaşamakta meydana gelir.

Locke’a göre, fikirler de iki çeşittir. Bunlar,

Basit fikirler : Duyumlar ve ruhsal olaylar ilişkin fikirlerdir. Zihin pasiftir, sıcak, soğuk, haz, güç vb. gibi

Birleşik fikirler : Basit fikirlerin birleşmesiyle oluşur. Zihin tarafından üretilirler. Zihin aktiftir; canlılar, insanlık, kötülük vb.

David Hume (1711 – 1776)


“İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme” adlı eserinde doğa ve fikir yasalarının sadece insan alışkanlıklarından ibaret olduğunu anlatmaya çalışır.

Hume’a göre algılar iki şekilde ortaya çıkar. Bunlar:

İzlenimler
Fikirler
İzlenimler, duyum ve duygulanımlardır. Sevgi, nefret, arzu ve istek de izlenim olarak kabul edilir. Fikirler ise bu izlenimlerin canlılığını yitirmiş halidir.

Tüm bilgilerimiz, özellikle bilimsel bilgilerimiz nedensellik ilkesine dayandığından, evrendeki her oluşumun bir sebebi vardır. Aynı şartlar altında aynı sebebler aynı sonuçları doğurur.

Hume’a göre nedensellik ilkesi ile, dış dünyadaki izlenimlerle algılanamaz. Nedensellik, alışkanlıktan başka bir şey değildir. Sebeb ve sonuç arasındaki ilişki açıklanamaz, ancak düşünülebilir.

David Hume da insanın ancak izlenimler yoluyla bilgi edinebileceğini savunur. Hume’a göre izlenimler bize bilgi veren yegane araçtır.



Bir başka empirist filozof olan Berkeley için de doğru bilgiye ulaşmak mümkündür. Bilgiler doğuştan değil sonradan kazanılır. Bu bilgilerin kaynağı da dış dünyaya dair somut algılarımızdır. Dolayısıyla Berkeley’e göre biz sadece algıladığımız şeyleri bilebiliriz. Ona göre; “Var olmak, algılanmış olmaktır.”

Kritisizm (Eleştirel Felsefe)
Bilgilerimizin kaynağını yalnızca akıl ya da yalnızca deneyim olarak gören anlayışların eleştirisini yapan akımdır.

Immanuel Kant (1724 – 1801)


Kant’a göre “Her bilgi deneyle başlar, ancak deneyden çıkmaz.” Ona göre geçerli bir bilginin ortaya konması, özneden gelen öğelerle nesneden gelen öğelerin varlığını gerektirir.

Kant’a göre, bilginin meydana gelmesi için hem deney hem de akıl gerektirir. Zihin formlarının içi boştur; duyu verileri bunların içini doldurur. Böylece, zihin formları sayesinde duyu verileri düzene sokulur. Kant bu görüşünü “Görüsüz (deneysiz) kavramlar boş, kavramsız (aklın kalı pları olmaksızın) görüler kördür.” diyerek dile getirir.

Kant, bilme sürecinde aklın ve deneyin katkılarını ortaya koyabilmek için aklı “mahkemeye çıkarır.” Amacı, aklın sınırlarını, neleri bileceğini ve bilemeyeceğini belirlemektir. Ancak burada sorgulayan da sorgulayan da sorgulanan da akıldır. Yani akıl kendi belirlemektir. Ancak burada sorgulayan da sorgulanan da akıldır. Yani akıl kendi kendini eleştirmektedir.

Immanuel Kant bilgilerimizin kaynağını yalnızca akılda gören rasyonalistleri eleştirmiş, dış dünyanın bilgi edinmek için gerekli olduğunu savunmuştur.

Diğer yandan doğru bilginin biricik kaynağı olarak deneyimi gösteren, zihni boş bir levha gibi gören empirizmi de eleştirmiştir. Kant’a göre duyumlarımız yoluyla dış dünyadan birtakım algılar elde ederiz. Daha sonra bu algılar zihnimizdeki kategoriler sayesinde bilgi haline gelir. Kısaca; doğru bilgiye ulaşmak mümkündür ama bunun için zihin ve deney ikisi birlikte gereklidir.

__________________



Jade isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Jade
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 02:59