Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Felsefe - Sosyoloji
facebook bağlan


Tabiat Kanun Koyucu Olabilir mi?

Felsefe - Sosyoloji kategorisinde açılmış olan Tabiat Kanun Koyucu Olabilir mi? konusu , Tabiat Kanun Koyucu Olabilir mi? Yer: Tıp Fakültesi anfisi. Ders: Anatomi. Konu: Kalb ve damar sistemi. Hoca dersini zevkle işliyor: "Kalb, çeşitli vazifeler gören odacıklardan oluşmuş bir sistemdir. Sol kalbin ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 01.12.2013, 23:57   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Post Tabiat Kanun Koyucu Olabilir mi?



Tabiat Kanun Koyucu Olabilir mi?

Yer: Tıp Fakültesi anfisi.
Ders: Anatomi.
Konu: Kalb ve damar sistemi.
Hoca dersini zevkle işliyor:

"Kalb, çeşitli vazifeler gören odacıklardan oluşmuş bir sistemdir. Sol kalbin akciğerlerden aldığı kan, beyin ve bacaklar dâhil bütün vücuda pompalanır. Yaklaşık 5 litre olan toplam kan bütün vücudu istirahat esnasında dakikada bir defa, yoğun egzersizde ise 5-7 defa dolaşır. Bu sebeple tabiat sol kalbimizin duvarlarını güçlü kasılabilsin diye sağ kalbe kıyasla daha kalın tasarlamış ve yaratmıştır(!) Sağ kalbimiz ise, kirli kanı hemen yanındaki akciğerlere pompaladığından fazla güçlü kasılmasına gerek yoktur. Dolayısıyla tabiat sağ kalbin duvarlarını daha ince yaratmıştır(!) Embriyo anne karnında üç haftalıkken kalb çalışmaya başlar ve ölünceye kadar durmadan atar. Beyin, enerjisini sadece glikozdan elde ederken, kalb enerji kaynağı olarak kandaki yağları kullanır. Böylece vücuttaki damarların, hattâ kendi damarlarının duvarlarında yağların birikerek damar sertliği ve tıkanıklığı yapmasına, dolayısıyla kalb krizlerinin oluşmasına engel olur."

Hoca ders boyunca, bu mükemmel sistemin kendi kendine olamayacağını vurgulamak istercesine, üstüne basa basa "Tabiat böyle plânlıyor, tasarlıyor, dizayn ediyor ve yaratıyor..." diyordu.

Sınıfta en yakın arkadaşım Mehmet, anatomi hocası "tabiat" dedikçe yerinde duramıyordu. Bana teneffüste, "Hocaya tabiattan ne kastettiğini soralım." teklifinde bulundu. Ben de "Olabilir." dedim. İkinci derste, hocaya "Kalbin mükemmel işleyişini anlatırken, sürekli 'tabiat'a havale ettiniz. Tabiattan kastınız nedir? " diye sorduk. Hoca: "Arkadaşlar, tabiattan özel bir kastım yok. Sadece tabiatta cereyan eden mükemmel kanunlardan bahsediyorum." dedi. Tabiattan, aslında kâinatın başlangıcından beri câri olan kanunları kastediyor, insan vücudundaki mükemmel mekanizmaları tabiat kanunlarının çalıştırdığını ileri sürüyordu. Tabiata ve kanunlara âdeta ilâhlık veriyordu.

Fakat bu izah bizi tatmin etmekten uzaktı. Bütün bu plânlı, programlı ve ince hesaplı işleyiş, hayat denen bu mu'cize nasıl olur da, tabiat denen ve ne olduğu aslında hiç belli olmayan bir şeye havale edilebilirdi? Zîrâ tabiat denince akla taş, toprak, su, hava, güneş, bitkiler, hayvanlar gelir. Tabiat bunların hangisidir? Hangi akıl, hangi irade ve hangi kuvvetle hangi enstrümanları kullanarak insan vücuduna müdahale eder?

Meydana gelen hâdiseleri izah ederken, arka plândaki prensibe kanun diyebiliriz. Bu durumda bir kanun koyucunun da olması gerekir. İnsan vücudundaki mükemmel işleyişin fâili olarak kanunlar gösterilirse, şu sorulara nasıl cevap vereceğiz? Bu kanunlar kendiliğinden mi kondu? Atomu ve canlı-cansız varlıkları bu kanunlara tâbi kılan bir başka varlığın olması gerekmez mi? Tabiat bir kanun koyucu mudur, yoksa kanunlar mecmuası mıdır?

Bir cismi elimizden bıraktığımızda, yer nasıl ve daha da önemlisi neden, hangi mantıkla(!) cisimleri kendisine çeker? Bunun için, gözle görülmeyen ipler mi uzatır? Uzatsa bile neden? Bir aklı, bir gâyesi mi vardır? Yoksa, yerçekimi kanunu birbirine çekim kuvveti uygulayan kütleler arasında her defasında bir Mutlak İlim ve Kudret Sahibi tarafından mı yaratılmaktadır? Aynı sorular, eksi kutup ile artı kutbun birbirlerini çektiği elektrik veya manyetik kuvvetler için de geçerlidir. Yerçekimi veya elektromanyetizma kanunu, bu yaratma fiillerine verilen isim olamaz mı? Eğer işin hakikati bu sonuncusu ise, tabiat kanunları yerine Âdetullah, Sünnetullah, Âyât-ı tekvînîye, Sevk-i ilâhî, İlâhî isimlerin tecellileri gibi ifadeler kullanmak daha doğru olmaz mı?!..

Kanun konusu şöyle bir misâlle ele alınabilir: Kâbe'de imamın tekbir getirmesiyle cemaat aynı ânda namaza başlıyor, rüku ve secdeye gidiyor, imamın her hareketine uyuyor. Namazın nasıl kılındığını bilmeyen biri bu durumu görse, imamla cemaat arasında gözle görülemeyen ipler olduğunu düşünecektir. Sanki, her tekbirinde imamı milyonlarca ferde ayrı ayrı bağlayan mekanizmalar devreye girmekte ve insanları aynı anda hareket ettirmektedir. Aynen bunun gibi, yerçekimi kuvveti (ve diğerleri de) gerçekte var olmayan bizim varsayımlarımızdır. Allah'ın emriyle her zaman kütleler dünyanın merkezine doğru çekildiğinden, böyle bir çekim kanunundan bahsediyoruz. Şu hâlde, kanunlar aslında bizâtihî var değildir. İmtihan dünyasında Âdetullah umumî olarak aynı şekilde cereyan ettiğinden, bu durumu kanun olarak isimlendiriyoruz. Eğer Allah bu kanunları sürekli olarak işletmeseydi, o zaman kanunlar bir perde olarak iş göremez, imtihan sırrı bozulurdu.

İnsan vücudunda tek tek her hücrede her lâhza gerçekleşen sayısız hâdise için atom ve moleküllerin düzenli hareketinin sağlanmasını o hücrelerde var olduğu sanılan kanunlara vermek aklen ve mantıken son derecede tutarsız olur. Sayısız hareket ihtimâli varken sadece canlılığın devamı yönünde iş görmek, taneciklerin kendilerine sürekli verilen emirleri yerine getirmeleriyle, atom ve moleküllerin Kadîr-i Alîm ve Sâni-i Kerim'e tam itaatleriyle izah edilebilir.

Hocalık vasfıyla muttasıf hakiki muallim ve üstadlarımızın, her şeyin Yaratıcısı olan Rabbimiz'e karşı saygı ve vefa hisleriyle dopdolu ders anlatmaları temennisiyle...

Yazar: Prof.Dr. Ömer ARİFAĞAOĞLU

__________________


Sultan ŞAH isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Sultan ŞAH
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 02:56