Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Felsefe - Sosyoloji
facebook bağlan


Sokrates'in İkilemi

Felsefe - Sosyoloji kategorisinde açılmış olan Sokrates'in İkilemi konusu , Sokrates'in İkilemi Sokrates ile diyalogunda Euthyphron ilkin soruyu anlamaz, Sokrates soruyu biraz daha açar. Euthyphron önce birinci seçeneği kabul eder, girdiği çıkmazları Sokrates’in soruları sayesinde farkedince, diğer seçeneği benimser, orda ...


Like Tree43Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 31.01.2014, 02:30   #1 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Sokrates'in İkilemi



Sokrates'in İkilemi



Sokrates ile diyalogunda Euthyphron ilkin soruyu anlamaz, Sokrates soruyu biraz daha açar.


Euthyphron önce birinci seçeneği kabul eder, girdiği çıkmazları Sokrates’in soruları sayesinde farkedince, diğer seçeneği benimser, orda da çıkmazlara girip, Sokrates’in sıkıştırması üzerine acil işleri olduğunu söyleyip tartışmadan kaçar.




Sokrates Euthyphron ile pious'un (İng. pious, Alm. fromm) doğası üzerine tartışır. Sözcük Türkçede "iyi"den daha çok dindar, kutsal, erdemli, zahit anlamlarına geliyor. Bu tartışmada Euthypro "tanrıları memnun eden şeyin kutsal olduğunu" söyler. Ona göre bir eylemin kutsal olmasının kriteri onun tanrılar tarafından istenmesidir. Sokrates bu argümanı yeterli bulmaz çünkü tanrılar bir şeyin kutsal olması konusunda aralarında anlaşamayabilirler. Bunun üzerine Euthyphron argümanını revize eder. Kutsal olanın tanrıların ittifakla anlaştıkları şey olduğunu ileri sürer.




Bu noktada bir ikilem ile karşılaşılır. Sokrates, bir şeyin bizatihi kutsal olduğu için mi tanrılar tarafından sevildiğini, yoksa tanrılar tarafından sevilen birşey olduğu için mi kutsal sayıldığını sorar. Sokrates ve Euthyphron önce birlikte birinci seçeneği kabul ederler. Birinci seçeneği seçmek, Sokrates'e göre, bizi ikinci seçeneği reddetmeye zorlamaktadır ve bu durumda birşeyin neden kutsal olduğunu açıklanamaz.


Her iki argüman da doğru olsa, bizi şöyle bir çıkmaz döngüye sokar:


Bir şey kutsal olduğu için tanrılar onu sever, tanrılar onu sevdiği için kutsal olur. Bu durumda gerçekte kutsalın doğası üzerine bir sonuca ulaşamayız.




Alıntıdır

Bahar, FeCr, Muratt ve 1 diğer kişi beğendi
__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 08:50   #2 (permalink)
XxX
Özel Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Yani bu sokratesin de işi gücü yok bunlarla uğraşmış gerçi o kadının elinden evliya da olabilirdi bu adam iyi sabretmiş.

Asrevya ve Muratt beğendi
XxX isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 09:34   #3 (permalink)
Ne sana yar,
Ne sensiz bahtiyar oldum.

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Sanırım ben Sokrates'in ikilemini çözdüm gibi

Benim düşünceme göre kainatın bir yaratıcı vardır. Bu yaratıcı neyin kutsal olduğunu da kendi tercihine göre kendisi ortaya koymuştur. Yaratıcıya eksiklik izafe edilemeyeceğine göre onun kutsadığı şeyler üzerine düşününce neden kutsal olduğunu da zaten anlayabiliyorsunuz.

Demem o ki tanrılar demeyip de tanrı deselerdi sanırım sorunu çözeceklerdi

Asrevya ve FeCr beğendi
__________________
"SEN, AKLIM VE KALBİM ARASINDA KALAN, EN GÜZEL ÇARESİZLİĞİMSİN"

Sevmek, bazen vazgeçmeyi bilmektir.

Canımı canan dilerse, bil ki minnet canıma,
Can nedir ki, onu vermeyem cananıma

Bir destan yazar gibi durmadan gündüz gece,
Ben hep seni yazmışım yüreğime gizlice.

Muratt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 12:19   #4 (permalink)
XxX
Özel Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

O zaman şu mantığa göre peygambelerin kutsal olması Allah'ın onları kutsal yaratması yani bizi de kutsal yaratsa biz de peygamber olabilirdik öylemi anlamalıyım Muratcım keten helvam

FeCr ve Muratt beğendi
XxX isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 13:07   #5 (permalink)
Cesareti ile yaşamayan esareti ile ölür

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Güzelmiş..tartışma konusunda açılsaydı da biraz daha tatlansaydı

İkisi de Tanrı'ya takılıp kalmışlar,halbuki kutsalı da Tanrı'yı da konuşturan ve savunan kendileri.Yani merkezinde insan olan bir problem.Tanrı şunu şöyle ister derken Tanrı adına hüküm veriyorlar ki kendilerinde bu hakkı görmelerine şaşmamak lazım.Söz konusu felsefe olunca Tanrı'da insanlaşıyor.(Bu arada Tanrı'dan kastım Tanrı'dır,Allah değil).
Biz felsefe yapmayalım..tefekkür edelim ve felsefenin bin yıllardır ikilemde kaldığı bir konuyu çözüme kavuşturalım.Bir farkımız olmalı..soruların labirentinde kaybolmak yerine en kısa ve etkili yoldan önümüze bakmalı..

'Bir şey kutsal olduğu için tanrılar onu sever, tanrılar onu sevdiği için kutsal olur. Bu durumda gerçekte kutsalın doğası üzerine bir sonuca ulaşamayız.'

İki önermede de kutsal olan değil,kutsal olanı seçen vurgulanmıştır.Birinci cümledeki çelişki;birşey kutsal olduğu için Tanrı'lar onu sever ise o şeyi Tanrı'ların seveceği algısını ona yükleyen kimdir?Burada şeye(eşyaya) kim tarafından kutsallık namzedilmiştir ve ona o değeri veren Tanrı'ların onu seveceği bilgisini nereden edinmiştir?Bu sorular bizi kendi iradesi ile kutsalı seçme hakkı olan ve seçilenin mutlak kanun hükmünde olduğundan şüphe duyulmayan bir 'herşeyi en iyi bilen,seçimleri ve seçilenin doğasını tasarlayan ve uygulayagelişi gereği bunun kendisinden olduğu bilinebilecek bir yüce güç' fikrine götürür.Söz konusu beğeni hakkı Tanrı'da değil ancak yorum sahibinin idrak derecesine bırakılmıştır.Diğer önermeyi görmezsek bu cümledeki doğrulamanın aksini kim hangi delil ile ispat edecektir.Yanlışlamayı yine kim neye dayandıracaktır.İki durumda da ortaya çıkan sonuç:kesin yargı fikrini kendinde gören ve kendi zihninde kutsal ve Tanrı diye kavramlar oluşturup bunlara somutluk veren bir 'insan üstü insan' çıkmaz mı?Bu cümlenin,kutsala dair konuda takip edilmesi gereken tek yol olarak gösterilmesi,kutsalı ve Tanrı'yı söz sahibine esir etmek anlamına gelmez mi?Ben bu düşünce akışının neden tek doğru metod olduğuna inanmalıyım?Bu metodun temeli nedir?Aksini ispat etmek istersem tutacağım dal ne olmalıdır?O dal fikir sahiplerini ne denli tatmin edecektir?Tatmin ölçüsü nedir...?gibi sorular dönüp dolaşır ve bizi kendi aklımızı ilahlaştırmaya götürür.Eğer böyle olmalı ise bunun delili nedir?..soru üstüne soru sorulabilir.Konuyla ilgili verilecek tüm cevaplar,muhatapların akıllarının süzgecinden geçmekle bir anlam kazanır..akli derecelerinin çok üzerinde bir söz söylendiği zaman,akıl,tartamadığı bu ağırlık karşısında ne yapmalıdır?Kendisinden yüce bir aklın önünde eğilmeli ise bu eğilme öncelikle o akıl tarafından tasdik edilmeli değil midir?Hayır ise saniyede çıkıp inme yeteneği olan bir aklın tek danışman merci olarak görülebilmesinin delili nedir?

...........

Tanrılar onu sevdiği için kutsal olur cümlesinde de;kutsallık atfedicinin Tanrı olduğu fikri birincisinden daha mantıklı gelir.Bir şey kutsal olacaksa,öncelikle 'kut' u elinde bulunduranın onayını almalıdır.Lakin bu durumda söz hakkını Tanrı'ya vermiş olduğu sanılmakla beraber diğer cümle egale edilmeyip yine insan aklının sınırlarına terkedilmemiş midir?Son söz sahibi kimdir?Onun o olduğunun delili nedir?Ona o yetkiyi veren kimdir?Kimse değilse bunun delili nedir?
Tüm bu yazılanları sadece aklın onayına bırakmak ne derece akıllıcadır?Akıl,akıl sahibi midir?Öyle ise delili nedir?ve yine öyle ise bunu nereden almıştır?Veren neden vermiştir?Bir yerden verildiğinin delili nedir?Aklın tabiatı nedir?Bu tabiatın delili nedir...?

Eğer aklı putlaştıracak olursak yukarıdaki soruların(acizane aklıma gelenler) delilleri ile karşılıkları ortaya konulmadan bu ikilemlere cevap veremeyiz.Felsefe insanı,felsefi düşünce sisteminin kaldıramayacağı bir soru yağmurunda bırakır..sadece sor,aldığın cevapla tekrar soru üret der.Nereye kadar?malum doğru bilginin kaynağına kadar mı?Eğer hayat bu doğru olanı aramak ve bulamamaktan ibaretse yaşamın kendisinin doğruları ve yanlışları eldeki doğrularla mı ölçülecektir?Ya bu bulgular,sonraki bulguların yanlışları olarak karşımıza çıkarsa geçmişte yaşananlar yalandan ibaret mi sayılacaktır?..İşte yine sorular..sorular.

Tefekkür buna şu cevabı verir;akıl,kendisinden daha üstün olanı anlamak için insana verilmiştir.İşte bu üstün olan vahiydir.Akıl,vahyin öncülüğünde hareket ederse felsefenin amansız girdaplarından kurtulur ve akvaryumun içindeki balık gibi cam duvara çarpmamak üzere yüzmeye devam eder.Bu,aklın sahibi tarafından çizilen limittir.Bunu zelil bir düşünce olarak görenlere ve insanın küçültüldüğünü iddia edenlere Friedrich Niche örneğini vermem yeterlidir..aklına fazlasıyla güvenip ömrünün son 11 yılını akıldan mahrum bir şekilde yaşamıştır.
Bu vahiy,aklın hem en büyük yardımcısı,hem yol göstericisidir.Onu ne şekilde ve ne kadar kullanılması gerektiğini insana bildirir.İstenen ve akıl tarafından bulunması gereken 'iyi'ler,'doğru'lar ve 'kutsal'lar bu şekilde değerlendirilir ve çıkan sonuçlar yine vahyin kararına bırakılır..bu şekilde sorun(lar) nihai çözüme kavuşturulur..

Aklı ameliyat masasına yatıran felsefe bile Tanrı kelimesinin etrafında dönüyorsa ve yanlış tanıdığı Tanrı'ları yüzünden kendi akıllarını Tanrı ilan edip bunun da farkında olamıyorlarsa bu...
Allah'ın hakkının yendiğini gösterir.
İşte soru hakkında kesin hüküm verecek olan ve o her şeyin üzerinde olduğu,kendi hükmüne aykırı olmasına rağmen dönüp dolaşıp kendisine bağlanan,sizin de Rabbiniz ve benim de Rabbim olan Allah O'dur.

O'na emanet ediyorum sizi




Teşekkürler paylaşım için

Asrevya, Muratt ve XxX beğendi
__________________
''Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek''
FeCr isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 13:59   #6 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Yorumlarınızla konuya renk kattığınız için şükranlar.

Rica ederim @[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL],ben teşekkür ederim.
Allah Malik ve Halik olarak kafi Siz de en yüceye emanetsiniz.

***

Felsefede mantık eksenli bir çıkarsama inanç kabullü açıklamanın yerini aldığı için bu ikilem 2400 yıldır çözümsüz kalmış,hala çözülememiş.Zaten paradokslar doğaları gereği döngüdür.

Leibniz'e kulak verelim:

Sokrates'in meşhur ikilemi bir miktar değişiklikle tek tanrılı dinlerde de tartışılan bir konu olmaya devam etmiştir.

Musevi, Hıristiyan ve İslam teolojilerinde bu tartışma hala sürmektedir.

Leibniz ikilemin bir versiyonunu şu şekilde ifade etmiştir:

"Genellikle Tanrının emrettiği şeylerin iyi ve adil olduğu kabul edilir. Fakat geriye şu soru kalır:

Birşey Tanrı emrettiği için mi iyi ve adildir, yoksa iyi ve adil olduğu için mi Tanrı tarafından emredilmiştir, başka bir ifade ile iyilik ve adalet Tanrının keyfi bir seçimi midir, yoksa iyilik ve adalet şeylerin doğasına ait zorunlu ve ebedi gerçekler midir?"?

FeCr ve Muratt beğendi
__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."

Konu Asrevya tarafından (31.01.2014 Saat 14:12 ) değiştirilmiştir.
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 15:18   #7 (permalink)
XxX
Özel Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Tartışalım bu konuyu bence

XxX isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 15:33   #8 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Alıntı:
XxX Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tartışalım bu konuyu bence
Öneriniz için teşekkürler XxX.

Lakin tartışma türlü türlüdür:
Hangisiyle?

-Yapıcı:Farklı fikirler sunulur,irdelenir sentezlenir.
-Yıkıcı:Kişi daha çok düşüncesini kabul ettirmek için görüş sunar.

Tartışmanın özünde önce bir analiz,sonra bir sentez olabilirse mümkün.


Yalnız tartışma her aklına geleni söylemek şeklinde ise bu bir tartışma olur,ama felsefi bir tartışma olmaz.
Felsefi tartışma için bilgi ile de destek şart.


Aristo der ki:
''Her düşündüğünü söyleme,ama her söylediğini düşün.''


Hazırlıklarınızı ,araştırmalarınızı yaptığınızda ve mantık eksenli ,sonuç odaklı ,çoklu bakış açısı ile sunmaya hazır olduğunuzda neden olmasın?

Vakit kaybı olmayacaksa ve laf söz oyununa dönüşmeyecekse:
Amaç fikir çatışması değil,fikir üretmek ise güzel bir deneyim olur.

Muratt beğendi.
__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."

Konu Asrevya tarafından (31.01.2014 Saat 15:36 ) değiştirilmiştir.
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 15:39   #9 (permalink)
XxX
Özel Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Alıntı:
Asrevya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Öneriniz için teşekkürler XxX.

Lakin tartışma türlü türlüdür:
Hangisiyle?

-Yapıcı:Farklı fikirler sunulur,irdelenir sentezlenir.
-Yıkıcı:Kişi daha çok düşüncesini kabul ettirmek için görüş sunar.

Tartışmanın özünde önce bir analiz,sonra bir sentez olabilirse mümkün.

Yalnız tartışma her aklına geleni söylemek şeklinde ise bu bir tartışma olur,ama felsefi bir tartışma olmaz.
Felsefi tartışma için bilgi ile de destek şart.


Aristo der ki:
''Her düşündüğünü söyleme,ama her söylediğini düşün.''


Hazırlıklarınızı ,araştırmalarınızı yaptığınızda ve mantık eksenli ,sonuç odaklı ,çoklu bakış açısı ile sunmaya hazır olduğunuzda neden olmasın?

Vakit kaybı olmayacaksa ve laf söz oyununa dönüşmeyecekse:
Amaç fikir çatışması değil,fikir üretmek ise güzel bir deneyim olur.
Normal tartışma ya bildiğin kırıcı olmadan sakince

Derda beğendi.
XxX isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 31.01.2014, 15:47   #10 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sokrates'in İkilemi

Alıntı:
XxX Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Normal tartışma ya bildiğin kırıcı olmadan sakince
Güzel kardeşim,onu anladım)


Ama şunu belirtmek istedim:


Bu bir felsefi konu ise ,2400 yıllık bir problematik ise tartışmanın anlam taşıması ve bilginin sentezlenmesi için ,kısa ve öz


''Felsefi Tartışma''


olabilmesi için yukarıda belirttiğim gibi bilgi ile desteklense anlamı olur.


Çünkü tavuk mu yumurtadan çıktı,yumurta mı tavuktan paradoksunu aşan ve Din Felsefesine kayan bir konu bu.Yani günlük hayatta her şeyi tartışabiliriz,ki bu düşünce egzersizidir,ama akademik bir konuda analiz gerekir.


Şükranlarla

__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 20
-X-, AKARSU, Amazonn, Anastasia, Asi Ruh, Asrevya, Bahar, cosmos, Derda, FeCr, Fee, ibadeath, inception, Irmak Duru, Lothlorien, Muratt, Narsinha, Nerrantsoula, Serafina, XxX
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 09:56