Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Felsefe - Sosyoloji
facebook bağlan


Pskilojide Kavramlar

Felsefe - Sosyoloji kategorisinde açılmış olan Pskilojide Kavramlar konusu , Pozitif İzlenim Eğilimi İzlenim oluşumu konusunda ortaya atılan (Sears 1983) bir görüşe göre insanlar diğerleri hakkında pozitif yargıda bulunma eğilimi göstermektedir yani hedefe ilişkin olumlu ve olumsuz yargılar karşılaştırıldığında olumlu ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 01.02.2014, 21:34   #121 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar



Pozitif İzlenim Eğilimi


İzlenim oluşumu konusunda ortaya atılan (Sears 1983) bir görüşe göre insanlar diğerleri hakkında pozitif yargıda bulunma eğilimi göstermektedir yani hedefe ilişkin olumlu ve olumsuz yargılar karşılaştırıldığında olumlu yargıların daha çok olduğu görülmektedir.

Örneğin bir araştırmada öğrencilere diğer öğretmenlere kıyasla kendi öğretmenlerini değerlendirmeleri söylendiğinde büyük çoğunluk (%97) öğretmenlerini ortalamanın üstünde görmektedir. Bu olguya 'pozitiflik yanlılığı' da (positivity bias) denmektedir.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:34   #122 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Programlanmış Öğrenme


Bir kimse bu altbölümde gözden geçirilen ilkeleri kullanarak herhangi bir malzemeyi öğrenmek için iyi bir strateji geliştirebilir. Ancak bu ilkeler ayrı şey uygulamaları ayrı şeydir. Bizim geleneksel öğrenme araçlarımız olan öğretmenlerin ve ders kitaplarının bu ilkeleri en iyi biçimde kullandıkları enderdir. Bunlar genellikle ışın çoğunu tecrübesiz öğrenciye bırakırlar; o da çoğu zaman stratejiyi verimli şekilde uygulamayı beceremez. İdealde öğrenme durumunun öyle düzenlenmesi gerekir ki öğrenci zorunlu olarak en iyi stratejiyi uygulasın.

Son yıllarda geliştirilmiş olan bu gibi öğrenme durumlarının hepsi programlanmış öğrenme baslığı altında toplanabilir örneğin; öğretme makinaları (teaching machine) belirli bir konuyu çalışmak için düzenlenmiş birer programlanmış öğrenme aracıdır. Örneğin bir makina çeşidi aritmetik öğretiminde diğeri fizik bir diğeri de yabancı dil öğretiminde kullanılır. Ancak her konuda farklı bir makina gerekmesi bu yöntem için önemli bir sakınca yaratmış; bu sakıncayı gidermek için bilgısayar-yardımlt öğretim'e {compuîer-aided instruction) geçme yönünde bir eğilim başlamıştır. Bu öğretim biçiminde dev belleğinde birçok farklı program bulunan genel amaçlı büyük bir bilgisayardan yararlanılır

Programlanmış öğrenme malzemesi nasıl hazırlanmış olursa olsun genellikle öğrenenin cevaplaması gereken bir dizi soru ve problemden oluşur öğrenici cevaplarını herhangi bir biçimde kaydeder ve bunların doğru veya yanlış olduğu kendisine bildirilir. Problemler verimli öğrenmeyi sağlamak üzere önceden hazırlanmış bir sırada sunulur. Her bir cevabı bir önceki cevaba dayayarak yani bir sorunun cevabında hemen bir önce öğrenilen cevaptan yararlanılması sağlanarak aktarma en üst düzeye ulaştırılır.

Öğrenciyi edilgen bir biçimde okuma yerine cevap vermeye zorladıkları için programlanmış öğrenmenin edegen anlatım'ı gerektirdiği söylenebilir insanlar edilgen kaldıkları durumlara kıyasla kendilerinin de katıldıkları durumlarda çok daha ilgili olurlar. Bu nedenle edegen cevap verme durumu öğrenme için başlı başına bir güdü sağlar. Soru cevaplayan veya problem çözen öğrenciler sadece oturan okuyan ve dinleyenlere göre konuyla çok daha fazla ilgilidirler. Ne yazık ki programlanmış makina ve kitapların hepsi ilginç ve güdüleyici değildir; bazen öğrencileri özellikle parlak öğrencileri sıktıkları olur. Bununla birlikte iyi programlanmış öğrenme malzemeleri sıkıcı dersler ve ders kitaplarına kıyasla daha güdü-leyicidir.


Programlı öğrenmenin diğer bir özelliği öğrencilerin kendilerine uygun hızda ilerlemelerine olanak vermesidir. Bunun aksine genel dersler herkese aynı miktarda süre tanır. Bu tür dersler hızlı öğrenenler için çok yavaş yavaş öğrenenler için de çok hızlı gelir. Bu sınıfta anlattırma tekniği için de söz konusudur. Oysa öğrenme programları öğrencilere bireysel olarak verilir ve her öğrenci kendi yetenek ve çalışma alışkanlıklarının izin verdiği ölçüde hızlı ya da yavaş olarak program üzerindeki çalışmasını sürdürebilir.

Bunlara ek olarak programlanmış malzeme öğrenme sürecini küçük adım-lara ayırır. Söz konusu malzeme öyle küçük birimlere ayrılmıştır ki hemen hemen herkes bunları öğrenebilir. Bu sistem pek çok şeyi hemen kavrayabilen öğrenciler için biraz sıkıcı gelebilir; fakat kolay anlayamayanlar için de çok yardımcı olur. Bu yöntem kişinin öğrendiği şeyi iyi öğrenmesini böylece gelecek adıma hazır olmasını sağlar. Küçük adımlar aynı zamanda kişinin yapabileceği hata sayısını yanı sonuncul (final) ürünün şekil almasında aksatıcı rol oynayacak davranımların sayısını azaltır.

Diğer taraftan sınıfta anlatılan derslerde ve ders kitaplarında genellikle daha az hazırlıklı olan ve yavaş öğrenen öğrencilere göre fazla büyük adımlar atılır. Programlanmış öğrenmenin en son önemli özelliği dönüt konusu işlenirken belirtildiği gibi sonuçlar hakkında bilgi'yi vurgulamasıdır. Bu programlarda öğrencinin cevabı doğru cevapla hemen karşılaştırılabildiği için öğrenci çalışmasına devam ederken cevaplarının yanlış mı doğru mu olduğunu hemen öğrenebilir. Buna karşılık gerek sınıftaki derslerde gerekse ders kitaplarında bu olanaktan aynı ölçüde yararlanılamaz.

Öğrenciler sınıfta anlatılan malzemeyi ders notlarıyla kontrol ederek çalışabilirler. Ancak bu ders notlan yanlış ya da yetersiz olabilir. Gene aynı şekilde öğrenciler bir ders kitabını kendilerini kitaptan kontrol ederek çalışabilirler; ancak bunu yapacak kadar disiplinli olsalar bile neleri öğrenmeleri gerektiğini tam olarak bilemeyebilirler. Oysa programlanmış öğrenme hem neyin öğrenilmesi gerektiği hem de ne kadar iyi öğrenildiği konusunda bilgi sağlar.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:34   #123 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Proksemi


Proksemi kavramı çeşitli kültürlerde mekânsal davranışları inceleyen Hail (1960) tarafından ortaya atılmıştır. Hail proksemi kavramıyla insanın mekânı kültürel tarzda kullanımını ifade etmektedir.


Hail'in mekân antropolojisinde her kültür mekân konusunda kendine özgü bir anlayışa Örgütlenmeye ve dile sahiptir. Bu açıdan mekân kültürel bir sistem olarak görülmektedir ve bu kültürel sistem onun değerler sistemiyle ilişkisi çerçevesinde kavranabilir. Değerler sistemi sosyal örgütlenmeyi yaşam tarzlarını mekânla ilişkileri vb. büyük ölçüde belirlemektedir.

Hail mekânı insanın mekânsal davranışlarının kültürel bir kodu harekete geçirmesi anlamında 'sessiz dil' (sileni language) olarak nitelendirmektedir. Bireyin etrafında iç içe geçmiş mekânsal tabakalar ayırdederek Moles ve Goffman gibi mesafe temeline dayanan bir mekân tipolojisi ortaya koymaktadır.

Bu üç yazarı karşılaştıran Schwach'a (1993) göre her biri farklı bir projeden yola çıkan bu yazarlardan Moles psikoloji ve sosyoloji ayaklarına oturan psiko-sosyal bir analiz ortaya koyarken özünde haklar (mekân hakkı konuşma hakkı vb.) perspektifine dayanan Goffman rol teorisine bağlanabilecek ve kişiler arası etkileşim kodlarını temel alan bir yaklaşım sergilemektedir. Hall'in yaklaşımı ise bir tür sosyo-etoloji ve hatta zoo-psikoloji niteliğinde görünmektedir.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:35   #124 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Proksemik Yasa


Proksemik yasa belirli bir alandaki insan etkileşimlerinin mesafeye bağlı olarak azalıp çoğalmasını ifade etmektedir. Moles'e göre tarih boyunca iletişim dünyamızda meydana gelen değişiklikleri mesafenin iletişimdeki rolünün değişimi olarak özetlemek mümkündür. Zira iki insan veya iki grup arasında bir iletişim kanalı kurmanın pahası mesafeye bağlıdır ve bu nedenle insanlar arası ilişkilerin sosyal organizasyonu her şeyden önce yakınlık etkisine göre gerçekleşir.

İnsan toplulukları birbirine yakın olanların ilişkisini düzenleyerek gelişirler; etnolojide kültürlerin birbiriyle ilişkisindeki proksemik yasalar bunun en belirgin örnekleridir; bu yasaya göre tüm diğer faktörler sabit kalmak üzere iki kültür alanı coğrafi olarak birbirine ne kadar yakınsa o kadar çok ortak öğeler içerirler.

Modern zamanlar öncesinde iletişim büyük ölçüde doğrudan alışverişler biçiminde cereyan etmektedir. Bu dönemlerde iki insan ancak bir araya gelerek birbiriyle konuşuyorbirbirine dokunuyor veya duygularını belirtiyordu. Burada etkileşim ikisinin yanyanalığına birbirine bitişikliğine dayanmaktadır.

Karizmatik etkileşime uygun olan bu tarz içerdiği yer değiştirme çabası ve zaman pahası yüzünden yakın olanla sınırlı ve dolayısıyla yereldir. Geleneksel uygarlık iletme pahasının örneğin çeşitli varlıkları taşıma maliyetinin büyük olduğu ve bu yüzden tüm uzaktan ilişki süreçlerinin sınırlandırıldığı bir toplum modeli inşa etmiştir; burada pahamesafeyle doğrusal ve aşılmaz bir tarzda doğru orantılıdır; uzak ilişkiler yakın ilişkilere kıyasla bir tür çaba vergisine tabidir yani derin ve sık ilişkiler genellikleyaşamlarında mekân planında birbirine yakın insanlar arasında oluşur. Bu proksemik nitelikli ekolojide insan etkileşimlerinin (eş bulmak iş yapmak haber almak vs.) sayısı mesafeye bağlı olarak azalır. Bu insan etkinliklerinin temel bir yasası yani proksemik yasadır.


Moles'in proksemi analizi 'insanın kabukları' adını verdiği ikinci bir alanda daha ilerler. İnsanın mekânsal kabukları merkezinde bireyin yer aldığı ve içten dışa genişleyen bir dizi tabakayı (vücuttan geniş dünyaya doğru sıralanan sekiz tabaka) ifade etmektedir.

Tabakalar sadece 'burası' noktasına olan mesafelerine göre birbirinden ayrılmazlar; asıl önemli olan bireyin yaşantıları yani farklı tabakalara ilişkin temsilidir; zira Moles'in üzerinde durduğu asıl nokta bireyin sokağa mahalleye kente ilişkin deneyimlerinin birbirinden farklı olmasıdır.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:35   #125 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Prosedüral Adalet


Prosedüral adalet kavramı bireyin kendisine veya bir başkasına ilişkin kararların alınışında kullanılan prosedürlerin ya da izlenen yöntemlerin doğru veya yanlışlığı hakkındaki değerlendirmesini ifade etmektedir. Bu adalet anlayışında etkili olan ilkeler oldukça çeşitlidir (Leventhal 1976 1980; Cropanzano 1993; Greenberg 1996; Steiner 1999).

Bunların bir kısmı yapısal kural ya da etkenlerdir: Aynı prosedürlerin izlenmesi oy verme veya görüş belirtme imkanı olması doğru enformasyonların kullanılması tüm anlamlı kriterlerin dikkate alınması prosedürlerin toplumun güncel eliğine uygun olması önyargı ve yanlılıkların olmaması gibi. Diğer bir kısmı ise sosyal etkenlerdir: Sosyal duyarlılık (haysiyetli ve insanca muamele görme) ve enformasyon yoluyla doğrulama (kararın dayanağının açıklanması) gibi.

Bireylerin prosedüral adalete ilişkin yargıları onların kendilerini değerlendirmesinde ve öz saygılarında etkili olduğu gibi özellikle içinde bulundukları sistemi de etkilemektedir. Örneğin bir işletmede ücret veya ödeme sisteminin disiplin politikalarının ve yönetim kararlarının çalışanlar tarafından benimsenmesinde ve örgütsel bağlılıkta bu plandaki yargılar etkili görünmektedir. Prosedüral adalet personel seçimi ve yarışmaya dayalı performans değerlendirmelerinde de önem taşımaktadır.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:35   #126 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Prototip


Eleanor H. Rosch tarafından ortaya atılan prototip kavramı bir kategori veya sözcüğü tanımlamayı sağlayan örnek referansı ifade eder; bu anlamda prototip bir kategoriyi en iyi temsil eden öğedir öyle ki kategorinin diğer öğelerine en çok prototip benzer. Bir kategorinin öğelerinden söz edildiğinde akla çoğu kez en önce kategorinin en tipik öğeleri gelir.

Tipik öğeler temsil değeri olan ve bellekte en kolay ulaşılan öğelerdir. Örneğin serçe tavuk veya devekuşuna kıyasla daha çok 'kuşun prototipi' sayılır. Sağduyu çevrede yer alan öğeleri prototipe benzedikleri ölçüde tanır.

Prototipler kişi tiplerine ilişkin şemalar olarak da tanımlanabilir. Bunlar belirli bir insan tipini kişilik çizgileri ve davranış tarzlarıyla ifade ederler. Örneğin 'kavgacı bir kişi' şemasını oluşturan nitelikler ve davranışlar.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:35   #127 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Psikodrama


Psikodrama Moreno tarafından geliştirilmiş bir psikoterapi tekniğidir. Moreno parkta sokakta ve günlük yaşamın çeşitli alanlarında kişilerin bazı oyunlar çerçevesinde (örneğin çocukların evcilik oyunu) formel yaşantılarını kendiliğinden dramatik bir biçimde oynayarak bir bakıma rahatladıklarını gözlemiş ve kendiliğinden oynanan oyunun tedavi edici etkisini bir psikoterapi tekniğine taşımıştır.

Bu teknik benzeri psikolojik şikayetleri ya da rahatsızlıkları olan kişilerin belirli bir konuda doğaçlama olarak yaşantılarının bir epizodunu bir oyun halinde sahnelemeleri esasına dayanmaktadır.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:35   #128 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Psikolojik Tepkime


Brehm (1974) tarafından ortaya atılan bu kavram (psyhological reactance) bireylerin çevrelerini kontrol etme eğilimiyle ilgilidir. Brehm'e göre bireyler kendilerine özgü davranış özgürlükleri olduğunu düşünürler ve bu özgürlükler tehdit edildiğinde veya yitirildiğinde onları yeniden tesis etmek isterler. Bu özgürlükleri yeniden tesis etme motivasyonuna psikolojik tepkime denmektedir.


Bir diğer deyişle tepkime kabaca sosyal etkiye karşı psikolojik faktörlere bağlı bireysel direnmeyi; bağımsızlıkları veya özgürlükleri tehdit altına giren bireylerin davranışını ifade etmektedir.

Özetle tepkime bağımsızlığını kaybetme duygusundan kaynaklanan ve etkiye karşı direnme şeklinde kendini gösteren negatif bir motivasyon oluşumu olarak tanımlanabilir. Söz konusu motivasyonun belli başlı iki sonucu vardır; birincisi tehdit altındaki davranışı yapma yönünde bir eğilim ikincisi ise tehdit altındaki özgürlüğün ilişkin olduğu obje veya etkinliğin daha çekici hale gelmesi.

Örneğin emekli memur K. Bey cumartesi günleri öğleden sonra bazen kahveye gitmekte bazen TV. seyretmekte bazen evin önündeki bahçeyle uğraşmaktadır. Bir cumartesi sabah karısı ona öğleden sonra "gün"ü olduğunu kahveye gitmesini söylediğinde psikolojik tepkime durumu oluşacaktır.

Muhtemelen karısına "öğleden sonra TV'de kaçırmak istemediği önemli bir maç olduğunu" veya "bahçesini mutlaka sulaması gerektiğini" söyleyerek itiraz edecektir. Tepkimenin şiddeti ya da derecesi tehdit edilen ya da yitirilen özgürlüklerin önemine göre değişecektir. Çeşitli araştırmalar özellikle sansürün ve ayırdedilme eğiliminin tepkimeye yol açtığı yönünde bulgular ortaya koymaktadır.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:36   #129 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Psikolojikleştirme


Psikolojikleştirme (psychologisatiori) günlük yaşamda insanların diğerlerinin davranışlarını onların psikolojik karakteristiklerine bağlayarak açıklama eğilimlerini ifade etmektedir.

Psikolojikleştirme kişi odaklı atıf eğilimine bağlanabilir. Zira Heider'dan (1958) itibaren atıf konusunda çalışan sosyal psikologların genellikle üzerinde durdukları gibiortalama insan diğerlerinin davranışlarını açıklarken durum/ortam veya iş/uyarandan ziyade kişilere odaklı atıflar yapmaktadır.

Bazı sosyal psikologlar bu eğilimi naif psikolog olan ortalama insanın bir hatası olarak görürken diğer bazıları bunun bir hata olarak değil psiko-sosyal işlevleri olan bir eğilim hatta kolektif bir strateji olarak kavramlaştırmaktadırlar.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2014, 21:36   #130 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Pskilojide Kavramlar

Psikopatoloji


Psikopatoloji ruhsal tepkileri inceleyen bunların gövde ve hücre organı sistemlerinde ve kimyasındaki bozukluklara bağlanmağa çalışan bilim koludur. Bilimsel psikoloji ve psikiyatri gibi psikopatoloji de 19. yüzyılın ürünü olup (başlangıçta) materyalist öğreti ve doğa-bilimleri temelleri üzerine oturtulmuştur. Psişik olayların ve davranışların norma! ve patolojik görünümleri Almanya'da Wilhelm Griesinger ve Emil Kröpelin İngiltere'de Maudsley Fransa'da Philippe Pinel ve Jean Etienne Esguirol Amerika'da Benjamin Ruşu ve Rusya'da Serpej Korsakoff gibi bilim adamlarınca incelenmiş ve bu incelemeler sonucunda elde edilen yeni yöntemler psikiyatriye önemli katkılarda bulunmuşlardır. Akıl hastalıklarının çeşitli türleri biyolojik açıdan ele alınmış ve bireyselleştirilmiştir.

Evrim teorisine dayanılarak yapılan -klinik gözlemlerden laboratuar incelemelerinden biokimya ve patalojik anatomiden akıl hastalıkları tedavisinde yararlanılmıştır.

Günümüzde düne kadar beyin hücrelerinde meydana gelen ve çok kısa bir süre sonra ra yıkıma uğradığından eldeki araçlarla saptanmasına imkân olmayan bir çok maddeleri tesbit edebilecek yöntemler geliştirilmektedir. Bu psikopatoloji çalışmaları sonucunda biriken bilginlerin çeşitli cinsel sorunlara yol açan ruhsal bozuklukların giderilmesinde de yararlı olacağı kanısı yaygındır.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 4
Anastasia, Asi Ruh, Düş, Perii
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 20:52