Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Forum Yarışmaları
facebook bağlan


ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

Forum Yarışmaları kategorisinde açılmış olan ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket konusu , ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket Yarışmamızın oylama kısmına geçmiş bulunmaktayız Oylama bitene kadar hangi türkü hangi üyeye ait olduğu açıklanmayacaktır. Anketimiz 18.08.2014 Pazartesi günü açıklanacaktır. Anket Kuralları - Yarışmacıların kendilerine ...


Anketimiz: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket
1. Yarışmacı - Zahide 1 2.78%
2. Yarışmacı - Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar 3 8.33%
3. Yarışmacı - Kırmızı Gül Demet Demet 1 2.78%
4. Yarışmacı - Ah Bir Ataş Ver 1 2.78%
5. Yarışmacı - Cemalım 1 2.78%
6. Yarışmacı - Hastane Önünde İncir Ağacı 11 30.56%
7. Yarışmacı - Bodrum Hakimi 0 0%
8. Yarışmacı - Yemen Türküsü 1 2.78%
9. Yarışmacı - Karadır Kaşların Ferman Yazdırır 6 16.67%
10.Yarışmacı - Ağ Gelin 2 5.56%
11.Yarışmacı - Herr Mannelig 1 2.78%
12.Yarışmacı - Gesi Bağları 5 13.89%
13.Yarışmacı - Yar Demedin Türküsü 1 2.78%
14.Yarışmacı - Çarşambayı Sel Aldı 0 0%
15.Yarışmacı - Bitlis'te Beş Minare 2 5.56%
16.Yarışmacı - Senden Evvel Ölem(Gûleyşa) 0 0%
Katılımcı sayısı: 36. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Like Tree36Beğeni

Yeni Konu aç  Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 11.08.2014, 15:29   #1 (permalink)
Herkesin yolu, layığına açık olsun.

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Post ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket



ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket



Yarışmamızın oylama kısmına geçmiş bulunmaktayız
Oylama bitene kadar hangi türkü hangi üyeye ait olduğu açıklanmayacaktır.
Anketimiz 18.08.2014 Pazartesi günü açıklanacaktır.

Anket Kuralları
- Yarışmacıların kendilerine oy vermeleri yasaktır.
- Farklı üyelik alıp kendisine oy kullandığı anlaşılan katılımcı yarışmadan diskalifiye edilecektir.
- Özel İletişim yollarıyla oy istemek yasaktır.(skype,msn,facebook,twitter vb.)
- Yarışma birincisine rütbesi eklenecektir.(1 Haftalık)

Katılımda bulunan arkadaşlarımızın seçtiği Türküler ve Hikayeleri;


1.Yarışmacı



Zahide
Halk arasında “Zahidem” adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901 yılında Çiçekdağı’na bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. İlk önce bir akrabasının himayesinde, daha sonraları da onun bunun yanında büyüdü.

Arap Mustafa’nın babası düğünlerde, toplantılarda “Koca Oyunu” adı verilen oyunda “Arap” rölünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafa’ya da “Arap” lakabı takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozadeler’den Mehmet’e çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan, babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa, Ağasının yeni yetişen Zahide’ye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan bu sırrını bir türlü açığa vuramadı.

20’sinde askere giden Mustafa’nın aklı, deliler gibi sevdiği Zahide’de kalmıştı. Köydeki dostlarına mektuplar göndererek Zahide’den haber almaya çalışan Arap Mustafa, Zahide’nin başka biriyle evlendirildiğini ve düğünün’ün de bir hafta sonra olacağını duyunca üzüntüsünü aşağıda içli mısralara dökmüştür. Türküyü Neşet Ertaş plağa okuyup tanıtmıştır.



2. Yarışmacı



Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar
Bu öykü Malkara köylerinden alınmış olup belli bir kişinin dilinden yazıya geçirilmiş değildir. Çevrede herkes tarafından bilinen bir öyküdür. Söylentiye göre, çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep'i köylerindeki bir düğünde aşırı (yabancı) köylerden gelen Ali isimli bir genç görür. Ali Zeynep'i çok beğenir ve köyüne döndüğünde kızın babasına hemen görücü gönderir. Zeynep'i Ali'ye verirler. Kısa bir zaman sonra düğünleri olur. Ali, Zeynep'i alıp aşırı köyüne götürür. Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece çeker. Bu kadar uzak olduğundan dolayı Zeynep, anasını babasını ve kardeşlerini tam yedi yıl göremez. Bu özlem Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır. Köyün büyük bir tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru dönüp için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışırmış. Oysa kocası, Zeynep'in bu özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından kendini fazlaca horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve kocasının horlaması Zeynep'i yataklara düşürür. Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için, köyden gelip gidenler de anasının babasının çağrılmasını salık verirler. Başka çare kalmadığını anlayan Zeynep'in kocası da anasına babasına haber vermeye gider. Altı gün altı gecelik bir yolculuktan sonra bir akşam üstü Zeynep'in anası babası köye gelirler, Zeynep'i yatakta bulurlar. Perişan bir halde Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır. Aynı türküyü anasına babasına da söylemeye başlar. Çevresindeki bütün köy kadınları duygulanıp göz yaşı dökerler. Annesi fenalıklar geçirir ve bayılır. Zeynep hasretini giderir, giderir ama artık çok geç kalınmıştır. Bir daha onmaz, sonu ölümle biter. Herkes Zeynep için göz yaşı döker. İşte o gün bu gündür bu türkü ayrılığın türküsü olarak söylenip durur.

3. Yarışmacı


Kırmızı gül demet demet..
Ali diye bir oğlan varmış zamanında.Savaş patlak vermeden evvel gönül vermiş bir güzele, evlenmiş ve evliliğinin daha kırkı çıkmadan askere çağrılıvermiş. Ali sevdiğini anası ile bir başına bırakıvermiş ve askere gitmiş.Ali askere gitmesinden epey bir süre geçmesinden sonra savaşın bittiği haberi gelmiş köye Ali'nin anası ile sevdiği mutluluk sarhoşu olmuşlar. Ali'nin içinde bulunduğu grubun şehre dönüş tarihi belli olmuş bunun üzerine anası ve karısı başlamışlar hazırlığa.Ve o gün geldiğinde anası demiş ki:
Kızım ben gidip tren istasyonunda bekleyeyim oğlumu sende hazırlıkları tamamla evde" deyip tren istasyonun yolunu sabahın köründe tutmuş.Anası başlamış beklemeye.Bir tren gelir biri gider ve oğlan gelmezmiş.Anası hava kararıncaya kadar beklemiş ve oğlan gelmemiş.Umudunu kesen ana evin yolunu tutmuş.

Eve geldiğinde gelinin odasında sesler geldiğini duyup kapıya yanaştığında içerde bir erkek olduğunu anlar.Bizim Anadolu'nun anası namusunu kirli bırakır mı içerden tüfeği kaptığı gibi odaya dalıverir ve yorgana doğru boşaltır mermileri.Ortalık kan gölüne dönmüştür.O arada yorgan sıyrılıverir yatağın üstünden.Birde ne görsün iki yıldır askerde olan oğulcuğu ile ona gözü gibi bakan gelini yatağın içersindedir.Meğersem anası istasyonda beklerken görememiştir oğlunu, oğlanda koştura koştura eve gitmiş ve sevdiceğini yalnız bulunca dayanamamıştır.Bundan sonra ana az olan aklını da yitirip yollara düşer ağzında bir türkü.

4. Yarışmacı


Ah bir ataş ver

Uzun ve yorucu bir seferden dönen Dumlupınar denizaltısı, Nara Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabuland Şilebi ile çarpıştı. Sessiz, soğuk ve bulanıktı gece. Başından aldığı şiddetli darbe ile Dumlupınar birkaç saniye içinde sulara gömüldü.
Gemideki 81 kişilik mürettebattan sağ kalan 22 kişi, geminin arka bölümündeki torpido dairesine sığındı. Mahsur kalanların su yüzüne fırlattıkları telefon şamandırasıyla gemi ile irtibat sağlandı.

Sağ kalan 22 kişiyi kurtarmak için herkes seferber oldu. Bu arada oksijeni idareli kullanmaları için, gereksiz yere konuşmamaları, şarkı türkü söylememeleri ve sigara içmemeleri konusunda uyarılar yapıldı.

Ancak, saatler süren kurtarma çalışmalarının sonunda, umutların tükendiği anda karanlıkta bekleyen 22 kişiye, herşey yine aynı sözcüklerle anlatıldı; konuşabilirler, türkü söyleyebilirler ve hatta sigara bile içebilirler. Şamandıradaki telefon hattının öbür ucundan, tüm Türkiye, denizaltıda tevekkülle ölüme yapılan hüzünlü ama başı dik türküsünü dinledi.

5. Yarışmacı


Cemalım
Türkü, öldürülen Cemal'e, karısı Şerife tarafından yakılmıştır Şerife, 90 yıldan fazla yaşamış, 30 Kasım 1993 günü vefat etmiştir 14-15 yaşlarında Cemal'le evlenmiş, mutlu geçen birkaç yılı Cemal'in öldürülmesiyle sona ermiş,bu hadiseden sonra bir oğlu ile ortada kalmıştır Bu hadisenin oluş şekli ve ona yakılan ağıtı/türküyü bana, Şerife'nin daha sonra evlendiği Hayrullah'tan olan oğlu İsmet Aksoy göndermiştir Cemal'in öldürülme hadisesi ve türkünün tam metnişöyledir:

Ürgüp'ün Karlık köyünün eşrafından ve varlıklı bir ailesinden olan Cemal, kalleşlikle öldürülür Herkesçe sevip sayılan Cemal'in ölümüne yanmayan kalmaz Eşi Şerife acılarını yaktığı ağıtla hafifletmeye çalışır Yetim kalan oğlu Mustafa da, birkaç yıl sonra hasat zamanı bir atın tepmesi sonucu ölmüştür

Ağıt, Şerife'nin ikinci kocası Hayrullah'ın sonraki yıllar Refik Başaran'a "Herkese bir türkü okudun ama, bana okumadın" diye sitem etmesi üzerine Cemal türküsünü plağa okur Cemal Hayrullah'ın aynı zamanda amcasıdır Onun öldürülüşü Şerife kadar Hayrullah'ı da etkiler Şerife'nin türkünün her çalınışında gözünden iplik, iplik yaşlar akıtmasını, Cemal'i bir türlü unutamamasını daima anlayışla karşılamıştır
.

6. Yarışmacı



Hastane Önünde İncir Ağacı
Komşusunun kızıyla beşik kertmesi olan Yozgatlı bir genç askerde verem hastalığına tutulur. Hava değişimi alarak köyüne gelir. Kız tarafı gencin hastalığını öğrendikleri için kızlarını oğlanla görüştürmezler. Genç oğlan gün geçtikçe erimeye başlar. Ailesi çok üzgündür. Kız tarafına yalvarır yakarırlar hiç değilse uzaktan görmesi için ama fayda etmez. Kız tarafının tek şartı vardır, gencin tedavi olması.

Genç İstanbul’a, rapor aldığı hastaneye yatmak için yola çıkar. O zamanlar verem çaresiz bir hastalıktır ve gencin hastalığı gün geçtikçe ağırlaşır. Devamlı gözünün önünde nişanlısı, ailesi canlanır. Gözü hastane önündeki incir ağacına takılır ve bu türkünün ilk beyitlerini yazmaya başlar. Bir ay geçmeden gencin ölüm haberi köye gelir. Fakir aile gencin cenazesini bile getiremez. Gencin mezarı İstanbul’dadır.

7. Yarışmacı



Bodrum Hakimi
Türküye konu olan Kütahya dan bodruma atanarak 1951-1954 yılları arasında burada hakimlik görevinde bulunan mefharet Tüzün’dür.
Hakime hanım daha hukuk fakültesinde okurken bir gençle tanışmış ve onunla nişanlanmıştır. Ancak nişanlısı geçirdiği bir ameliyat sonucu ölmüştür. Kendi eliyle çok sevdiği nişanlısı hakime hanım olayın etkisinden kurtulamamıştır.
O yılarda bodrum küçük bir sahil kasabasıdır ve Mefharet hanımda üst düzeyde görev yapmakta olan bir memurdur. Konumu gereği günleri ilçenin ileri gelenleri ve mesai arkadaşları ile birlikte dostluk çerçevesinde geçmektedir. Dar çevre olmanın getirdiği anlayışsızlık hakime hanımın bu dostlarla ilişkisini farklı anlamlara çekmektedir. Bir diğer sorun ise; hakime hanımın hizmetinden sorumlu olan ve birlikte kaldıkları genç kızın sorumsuzca davranışlarıdır. Hakime hanımın bu tür sorunları yaşadığı o günlerde Bodrum’ a savcı olarak Muğlalı Ahmet Türdü atanır. Hakime hanım Savcı Ahmet Bey’i tanıdıkça onda ölen nişanlısının tüm özelliklerini
bulmaya başlar. Ancak engel savcının evli ve iki çocuk babası olmasıdır. Bir gün ilçe kadınları tarafından düzenlenen toplantıda, savcının hanımının kendisine bu konuda laf atması artık kendi eliyle hayatına son vermesi karanını kesinleştirmiş olur. Hakime hanım evinde kendisini asarak öldürür. Ertesi günü sabah duruşmaya gelmez. Beklerler, gelmeyince duruşması olan Bekir adındaki şahıs evine gider ve hakime hanımı asılı bir vaziyette ölü bulur. Bu olay üzerine, Milaslı Mutafa Bacaksız, söz ve müziği ile “Bodrum Hakimi” türküsünü yakar.

8. Yarışmacı


Yemen Türküsü
Osmanlı Yemen topraklarını ülkesine kattıktan sonra buradaki hükümranlığını sürdürmek için çok şehit vermiştir. Yemen merkezden uzak olsa da kutsal toprakları elde tutma uğruna bir çok şehit verilmiştir. Müslüman toprağı olmasına karşın Yemen İngilizlerle işbirliğine giderek Osmanlıya karşı savaş açmıştır. Beş cephe de birden çarpışan Osmanlı kuvvetleri Anadolu’dan asker sevki yapmaktadır. Çarpışmalar o kadar şiddetli olmaktadır ki aileler Yemen’e cepheye giden evlatlarının artık geri dönmeyeceğini bilmektedirler. Bir çok aile cepheye gönderdikleri çocuklarından bir daha haber alamamışlardır. Hatta bazı askerler yıllar sonra savaş bitse de bu topraklardan geriye dönememişler sağ kalabilenler orada yaşamlarını devam ettirmişlerdir. Bu acıyla Yemen Türküsü o devirlerde halkın dilinden düşmemiş etkilerini ve izlerini günümüze kadar bu türküyle taşımıştır.

9. Yarışmacı



Karadır Kaşların Ferman Yazdırır
Türkünün kahramani, sözlerinin yazari ve bestecisi tapu müdürlügünden emekli 1921 dogumlu Mustafa Tuna’dir.
Mustafa Tuna 1944 yilinda memleketi Eskisehir’in Seyitgazi Ilçesi’nde komsusunun kizi Raziye’ye tutulur. Raziye Rum dönmesidir. Mustafa Tuna’nin Babasi “kanima Rum kani karistirmam” diyerek Raziye’yi Mustafa’ya almak istemez.
Raziye’nin ertesi gün kinasi vardir. Mustafa’nin bir an önce Raziye’yi kaçirmasi lazimdir. Yoksa is isten geçecektir.
Mustafa, arkadaslari ve araci kadinlarin yardimi ile çesmeye giden Raziye’yi dar bir yolda kistirarak zorla kaçirir. Arabaci Rasit’in arabasina bindirerek hizla uzaklasirlarken kendilerini Eskisehir yolu üzerindeki Kiziltepe ormaninin içinde bulurlar.
Ormanda Mustafa’yi Jandarmalar ve Raziye’nin nisanlisinin akrabalari çevirirler ve yakalarlar.
Tutuklanir Mustafa. Ilkinde 27 gün yatar. Sorgu hakimi olan arkadasinin yardimiyla tutuksuz yargilanmak üzere serbest kalir. Türküyü de bu 27 günlük mahpuslugu sirasinda söyler. Hapishaneden tüm Eskisehir’e dalga dalga yayilir türkü.
Kiz kaçirma suçundan agircezada yargilanir. Raziye’nin Mahkemeye gelip ben kendi istegimle kaçmak istedim demesi de kurtarmaz Mustafa’yi ve 1 yila mahkum olur.
Raziye’nin babasi Mustafa hapisten çiktiktan onunla görüsmek ister. Mustafa’Nin babasi buna izin vermez. Mustafa babasina karsi gelemez ve Raziye’nin babasina gitmez. Ancak bir yandan da Raziye ile görüsmektedir. Raziye Mustafa’ya bir aracilar ile bir çevre bile göndermistir. O da Mustafa’ya asiktir artik.
Mustafa bir türlü babasina karsi gelemez ve Raziye’ye kavusamaz. Terk-i diyar ederek Ankara’ya yerlesir. Insaatlarda çalisir, memur olur. Uzun yillar Seyitgazi’ye gelmez. Ankara’nin kalecik ilçesinden Hikmet Hanim ile evlenir. Çocuklari olur. Mutlu bir hayat sürer. 22 yil sonra ailesi ile birlikte Seyitgazi’ye tekrar yerlesir.
Mustafa’nin 27 gün süren ilk hapisligi sirasinda Raziye’yi nisanlisi ile evlendirirler. Raziye mahkemede Mustafa lehine ifade verdikten sonra bir daha kocasinin evine gitmez ve bu evliligi çok kisa sürer. Sonra Kadir isimli biriyle daha evlenir. 21 Temmuz 1989’da ölür.
Türkü ile ilgili en ilginç notlardan birisi de Mustafa Tuna’nin, Raziye ve ailesi rencide olmasin diye Türküyü yasadigi bir olay üzerine kendisinin yaktigini ve bu olayin Eskisehir’in Seyitgazi ilçesinde yasandigini yillarca saklamasidir. Hatta tuttugu hatira defterini de yakar.
Bu nedenle Türkü bir süre görev yaptigi Zonguldak’a (Bartin) maleder ve TRT kayitlarinda türkü bu sekilde geçer.
Raziye’nin 1989 yilinda ölmesi üzerine Mustafa Tuna asagidaki siiri de yazar.
“Açmis kollarini kara toprak
Seni bagrina basmak için
Niçin niçin niçin?
Çektigi istiraplar için.”
Mustafa Tuna’nin Raziye için yazdigi baska siirler de vardir.



10. Yarışmacı


Ağ Gelin...
Develi’den bir Türkmen obası Erciyes’in güney eteklerinde bir yaylaya çıkarlar. Bu obada ahlaki ve fiziki güzelliğinden dolayı Ağ (Ak) Gelin adı verilen bir gelin vardır. Kocası ve iki çocuğu ile beraber mutlu yaşarlarken kocası gurbete çalışMAYA gitmiştir. Develi çevresinde yaşayan bir eşkıya güzelliği ile şöhret bulan Ak Gelin’e göz koymuştur. Sahipsizliğinide anlayınca bir gece obayı basarak kaçırmak ister.

Namus timsali Ak Gelin olayı anlar, gece karanlığında iki çocuğunu ve küçük SANDığını yanına alarak, karışıklıktan da faydalanarak gizlice Erciyes’e doğru kaçar. Erciyes’in ortalarında öyle bir yere gelir ki ilerisi uçurum gidilmez. Geriye dönse eşkıya. Gözyaşları ve çaresizlik içerisinde ellerini açar ve Allah’a yalvarır:

-AllahıM! Beni ve çocuklarımı YA taş et, ya da kuş.

Duası kabul edilir. İlk defa taş et dediği için onlar taş kesilir. Güneş doğunca oba sakinleri ve eşkıya; Ak Gelin, iki çocuğu ve çeyiz sandığının hayretle ve şaşkınlıkla taş kesildiğiNİ görürler.

Günler sonra obaya dönen kocası olayı annesinden öğrenir. Koşarak ailesinin taş kesildiğini görür. Uzaklardan bir ses duyar:

-Yiğidim namusunu bir eşkiyaya çiğnetmedim. O eşkiyadan ahtımı koma.

Bu ses Ak Gelin’in sesidir. Delikanlı taş kesilen ailesine bakarak:

-Alırım ahtını, koymam Ak Gelin diye haykırır. ”



11. Yarışmacı


Herr Mannelig
Bir dişi dağ trollü bir şövalye olan Bay Mannelig'e (İsveççe: Herr Mannelig) evlenme teklif eder. Bunun karşılığında ona hediyeler, güzel bir yaşam ve adanmışlık teklif eder. Eğer Bay Mannelig teklifi kabul ederse de troll insana dönüşecektir. Ancak Bay Mannelig, trollü Hristiyan olmadığı gerekçesiyle reddeder. Aşkı karşılıksız kalan troll yaşadığı evine kapanır ve ağlar. Onun ağlamasıyla dağlar sarsılır, ağaçlardaki kuşlar trollün yanına gelir ve onunla birlikte ağlamaya başlarlar,fakat trollün gözyaşlarını kimse dindiremez.


12. Yarışmacı



Gesi Bağları
Uzaktan bir kız Gesi`ye gelin gelir. Annesinden bir türlü haber alamaz. Haber de gönderemez. Zâten küçük bir kız iken babasını kaybeden gelin, annesinden başkasına yanamaz; çünkü bilse bilse onu ancak annesi bilir, annesi anlar. Bu hasret onu kızgın bir çölde susuz kalmış ceylana çevirir. Eğrim eğrim, katar katar, sıra sıra uçan kuşlardan anasından, yâren ve dostlarından haber bekler. Onlara sorar onlarla konuşur.

Dereden akan boz bulanık sular, bağ ve bahçeler, kırmızı mâvi güller, saç üstünde pişirilen fısır fısır kabaran bazlamalar, küçücük çocuklar, Gesi bağlarında çeşit çeşit ötüşen kuşlar, şakıyan bülbüller; yürekte dinmeyen acılar, sıla ve gurbet acıları. İşte bu hasretlik onu yanık yanık, dertli dertli söyletir. Kızın hikâyesi de böyle başlamış olur.

13. Yarışmacı


Yar Demedin Türküsü
Bu türkü asırlar öncesine Peygamber Efendimiz'in olduğu döneme rast gelir.Efendimizin amcası hz Hamza cesurluğu ile meşhur bir arslan avcısıdır oda diğer sahabe hazretleri gibi müslümanlıkla şereflenmiştir.Efendimizin adeta gölgesidir birileri zarar vermesin diye hep yanındadır.Bedir savaşında çok azılı bir düşmanı öldüren Hz.Hamza 'nın da düşmanları çoğalmıştır.öldürülen düşmanın kız kardeşi bir katil kiralır ve Hz.Hamza'nın ciğerini ister zaman Uhud savaşının olduğu zamandır.Ve kahraman hz Hamza döne döne elinde iki kılıçla savaşır.Boş bulunduğu bir an adı Vahşi diye anılan siyahi katil Hz. Hamzaya bir ok atar ve ciğerini söker.Peygamber Efendimiz çok üzülür ve ağlar.Gel zaman git zaman Efendimiz Vahşiye bir mektup yollar ve müslümanlığa davet eder nasıl olursa olur ve Vahşi müslümandır.Efendimiz onu görünce acısını hatırlar ve derki ya Vahşi sen bana fazla gözükmesen.Hz. Vahşi bu sözler üzerine Efendimizi uzaktan seyreder ve onun hep çağırmasını bekler ne yazık ki Efendimiz gel diyemeden vefat eder.Aradan zaman geçer Müseyleme adında bir kafir peygamberim diye ortalarda saçmalar ve bu yalancı peygambere savaş açılır,Hz. Vahşi Hz. Hamza'nın kalbini sökmede kullandığı paslı mızrapla bu yalancı peygamberi öldürür ve derki şimdi huzuruna geleyim mi EY ALLAHIN RESULU? işte bu türkü Efendimizle aynı dönemde yaşamış ama O'nu görmekten mahrum kalmış hz Vahşinin türküsüdür.

14.Yarışmacı


Çarşambayı Sel Aldı


Çarşamba deyince bir yabancı hemen çarşambayı sel aldıtürküsünü anımsar
çarşamba her şeyden önce bu türküyle ünlenmiştir
bu ün ardında nice acı ve gözyaşını taşıyor
tarih boyunca Yeşilırmak nice canlar almıştır
1970 lerde Suat uğurlu ve hasan uğurlu barajlarıyla doğal akışa son verilmiştir artık Yeşilırmak tan insan hayvan cesetleri evler beşikler ve birçok hayat nesnesi geçmiyor kısacası artık çarşamba yı sel almıyor yıllardır söylenen söylenecek olan bu güzel türküyü ve bu türkünün hikayesini hemşerimiz sayın Faik Okutgen derlemiştir çarşamba yı sel aldı Ahmet abdal deresinin kıysın da yerleşmişyoksul köy ailelerinden birinin oğluydu baharla birlikte yıllarca süren karasevdası karşılık bulmuş melek kalbini açmıştı kısa zamanda yüzük takıp nişanlandılar Ahmet yapraklar sararmaya durduğunda orduya yollandı Melekse gözyaşlarıyla baş başa kaldı ağa oğlu Mehmet Ali Melek e göz koydu Ahmet in arkadaşları ne kadar uyardılarsa kar etmedi Melek reddetti Mehmet Ali’yi bunun üzerine ağa oğlu adamlarıyla Melek i dağa kaldırdı kötü haberi kuşlar uçurdu Ahmet en kısa günde uça geldi aşkın delikanlısı kuşandı atını silahını arkadaşlarıyla düştü yollara dağ tepe demedi gece gündüz melek i aradı ´meleeeeekmeleeeeek´ diye çığıra çığıra sesi uçtu önce bir çakal yağmuru uç verdi sonra şimşek,şimşek içinden çıktı çatırdadı koca gökyüzü ışınlar çarşamba ovasını renkten renge soktu ne yağmur ne silinen izler aşkın atlılarını durduramadı tufan ikinci kez yaşanıyordu sanki yağmur Yeşilırmak ı boğuverdi çarşamba ovasıkaynayarak akan bir göle dönüştü Canik dağları ndan aşağılara doğru bir çığgibi önüne kattığı her şeyi sürükledi sel evler insanlar bebek beşikleri hayvanlar kağnılar ağaçlar büyük küçük kayıklar çaltı burnu na doğru sürükleniyordu sonunda duruverdi yağmur güneşle parladı yeşil Çarşamba usul usul bir gökkuşağıbelirdi sular günbegün çekildi çekildikçe hayat yeniden kurulmaya başladı yaralar sarılıyor evler onarılıyordu abdal deresi nin-yeşil ırmak a katılmak üzere-döküldüğü yamanın başında ahali toplanmaya başladı derenin eğimle indiği yamanın dibinde büyük bir kaya parçası vardı onun üstünde ise iki insan melek ve Ahmet ti onlar el ele tutuşmuş sırtüstü öylece yatıyorlardı ahali sel acısını unutmuş onlara yanıyordu hüzün gözyaşına döndü o büyük kaya parçası ahalinin üstünde toplandığı o taş yedi yerinden ayrıldı ve her birinden bir servi boyu su fışkırmaya başladı bu hazin aşka doğa gözyaşı döküyordu ahali şaşkınlığın ardından dualar okumaya başladı dualar içten mırıltılara yıllardır can alan insanların acısını dile getiren dizelere dönüştü işte rivayet o rivayet derler ve hikaye ederler ki çarşamba yı sel aldı türküsü o acı mırıltılardan doğdu yedi yerinden su fışkıran kayanın olduğu yerde bir su değirmeni kuruldu ve o yöre o gün bu gündür değirmen başı olarak anıldı(çarşamba daki değirmen başımah) çınar ağaçlarının gölgelediği ahşap değirmenin yedi taşı vardı yedi oluğuna su veren set üzerinden yedi kez yürümek sağ ve sol omuz üzerinden yedişer kez su atmak uğur sayıldı her hıdrellezde bu yaşandı 1970 ler de değirmenin yıkımına değin bu gelenek sürdü.

15. Yarışmacı



Bitlis'te Beş Minare
Rus işgali sırasında Bitlis, bir harabe şehir görüntüsü alır. Düşmanın çekilmesinden sonra savaş esnasında Bitlis’ten kaçan bir baba ve oğul, Bitlis’e dönmek üzere yola çıkarak şehre hakim konumdaki Dideban Dağı eteğine varırlar. Baba, şehirde canlı kalıp kalmadığını öğrenmek için oğlunu şehre gönderir. Bir süre sonra oğul geri döner ve uzaktan babasına şöyle seslenir:

"Şehirde yaşama dair hiçbir iz yok; sadece beş tane minare ayakta kalmış."

Bunu duyan baba yıkılır, diz çöker ve şöyle bir ağıt yakarak oğlunu yanına çağırır.

Bitlis’te beş minare, beri gel oğlan beri gel.

Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.

Bu ağıt zamanla türkü ve manilere konu olarak günümüze kadar gelir.

16. Yarışmacı



Senden Evvel Ölem(Gûleyşa)

Eski Zamanların Birinde Murat Suyu Kenarında Yaşıyan Yiğit Bir Delikanlı Su Kenarında Gezdiği Bir Gün Karşı Kıyıda Duran Güzelden Gözlerini Alamamış. Gel Zaman , Git Zaman Delikanlı Adı Güleyşa Olan Bu Güzele Gönül Vermiş..

Delikanlının Sevdası İçine Sığmaz Olmuş, Murat Suyunu Aşmalı Ve Güleyşaya Olan Aşkımı Anlatmalıyım Demiş.. Yüreği Kadar Coşkun Sulardan Aşmış Ve Güleyşaya Ulaşmış.. Güleyşa İse Karşı Kıyıda Kendine Gönül Düşüren Delikanlıya Sevdalıymış Zaten... İki Yürek Bir Olmuş, Sevdaları Hem Ekmek , Hem Su Olmuş Onlara..

Delikanlı Hergün Murat Suyunun Azgın Sularıyla Boğuşur, Canı Pahasına Karşı Kıyıya Gidermiş.. Kimi Zaman Sadece Güleyşayı Bir Anlık Görüp Tekrar Geri Dönermiş Ama Bu Coşkun Sular, Kasvetli Karanlık Yıldırmazmış Delikanlıyı... Hergün Yılmadan Gidip Güleyşayı Görür Yine Aynı Azgın Sularla Boğuşarak Geri Dönermiş.

Zaman Akıp Giderken Bir Gün Delikanlı Yine Aştığı Sulardan Güleyşaya Ulaşmış... Güleyşa Sevdiği Adama Hasretle Sarılmış.. İki Sevdalı Ellerini Birbirlerinden Ayırmadan Gözlerinin İçine Bakarak Sevda Sözleri Söylemeye Başlamış Her Gün Olduğu Gibi..Derken Çok Zaman Geçmeden Delikanlı Güleyşanın Gözündeki Kara Lekeye Baka Kalmış Ve Merakla Gözündeki Lekenin Sebebini Sormuş. Güleyşa Duraksamış Ve Ellerini Delikanlının Ellerinden Çekip Ayağa Kalkmış Ve Murat Suyunun Kenarına Gelip Şöyle Demiş...

Gözümdeki Bu Kara Leke Beni Gördüğün İlk Günde De Vardı Ve Sen Bana Olan Sevdandan Bunu Hiç Farketmedin. Demek Ki Artık Bana Olan Sevdan Eksildi Demek Ki Artık Bana Bakarken Kusurlarımı Görür Olmuş Gözlerin...

Ardından Kendini Murat Suyuna Bırakmış Ve Murat Suyu Karanlığında Alıp Götürmüş Güleyşayı...

Delikanlı Kalakalmış Sevdiğinin Ardından.. Anlamışki Güleyşa Olmadan Yapamaz , Anlamış Ki Sevdiğinin Hasreti Yakıp Kül Eder Yüreğini..

Haykırır Gönlünün Sesi

Şahin Oldum Uçtum Dağ Başına
Rüzgar Oldum Estim Dağ Taşına
Serçelere Sordum Hep Boşuna
Senden Evvel Ölem
Koyma Beni Böyle Bir Başına

Ve Delikanlı Bırakır Kendini Kahpe Murat Suyuna...

DeLi.Cocuk, Yagmur, Gece ve 5 diğer kişi beğendi
__________________



"Beklemek ateşten kuvvetlidir...
Huzur-u Kalb isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 15:38   #2 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

Site Komple Katılmış Başarılar.

Huzur-u Kalb beğendi.
__________________
BuRHaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 15:40   #3 (permalink)
-X-
Frav frivlbehz.

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

12.Yarışmacı - Gesi Bağları dedim.

Başarılar.

Huzur-u Kalb beğendi.
-X- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 15:40   #4 (permalink)
“ Kûn Fe Yekûn “

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

Herkese Başarılar dilerim, bayağı bir katılım olmuş
Hakeden kazansın...

Huzur-u Kalb beğendi.
__________________
Gel Kafamıza Göre Yürüyelim.
Ama
Sonra
" Aşık "
Olmak Yok....
Cengaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 15:43   #5 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

Katılım Çok OLmuş, Başarılar Dİlerim Herkes'e Oyumu Türküleri Dİnledikten SOnra Kullanıcam (:

Huzur-u Kalb beğendi.
DeLi.Cocuk isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 15:47   #6 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

2. Yarışmacı - Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar dedim.
Başarılar ^^

Huzur-u Kalb beğendi.
__________________
You are art.
FragiLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 15:49   #7 (permalink)

Gözlerin Aklımda Kaldı

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

Oyumu kullandım başarılar..

Huzur-u Kalb beğendi.
MineL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 15:58   #8 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

1 ile 5 arasında kaldım ama 5 dedim cemalım türküsü çok farklı bir türkü

katılan arkadaşlara başarılar dilerim.

Huzur-u Kalb beğendi.
__________________
all the best.




[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
YeşiL6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 16:19   #9 (permalink)
“ Kûn Fe Yekûn “

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

Oyumu kullandım.
Başarılar...

Huzur-u Kalb beğendi.
__________________
Gel Kafamıza Göre Yürüyelim.
Ama
Sonra
" Aşık "
Olmak Yok....
Cengaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alt 11.08.2014, 16:25   #10 (permalink)
» À Cause De Vous.

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: ForumAşkı Türkülerin Dili Yarışması Anket

Tüm hikayeleri müziğiyle birlikte hem dinledim hem hikayesini okudum. Çok da etkilendim doğrusu. Ama en çok etkilendiğim 6 nolu türkü oldu. Tüm yarışmacılara başarılar dilerim.

Huzur-u Kalb beğendi.
__________________
Hiç' im, hiç kimseyim.
- olduğumu öğreneli beri, daha fazlayım.
Jasmina isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Konu Kapatılmıştır

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 55
-X-, AdoniS, Amazonn, Amente, Anastasia, antarsia, Araz, Asi Ruh, Baykara, Behice, Bia, black rose, BuRHaN, Cehennem, Cengaver, Classic, Coffee Queen, Courage, DeLi.Cocuk, EbruLi, Elia, Elzem, ernkrbyk, Ertu, FeCr, FragiLe, Gece, Hercai, Huzur-u Kalb, inception, Invisible, Jade, Jasmina, KaRaqiZz, Kraliçe, Kutup Yıldızı, Lev, LiNa, MayıS, MineL, MisaL, Muratt, Neria, Perii, Pineapple, Siyahh, SrKn, Sultan, Vassago, VERA, Vin Diesel, Yagmur, YeşiL6, zzT, Şafak
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 13:41