Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > Kültür - Sanat - Tarih > Genel Kültür
facebook bağlan


Capoeira dansı, Capoeira dansı Nedir? Capoeira dansı Tarihi, Capoeira dansı Hakkında

Genel Kültür kategorisinde açılmış olan Capoeira dansı, Capoeira dansı Nedir? Capoeira dansı Tarihi, Capoeira dansı Hakkında konusu , Capoeira dansı, Capoeira dansı Nedir? Capoeira dansı Tarihi, Capoeira dansı Hakkında Capoeira Brezilya asıllı bir savunma sanatıdır. Brezilya' da yaşayan Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri bu saldırı kökenli ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 13.11.2014, 22:39   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Capoeira dansı, Capoeira dansı Nedir? Capoeira dansı Tarihi, Capoeira dansı Hakkında



Capoeira dansı, Capoeira dansı Nedir? Capoeira dansı Tarihi, Capoeira dansı Hakkında



Capoeira Brezilya asıllı bir savunma sanatıdır. Brezilya' da yaşayan Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri bu saldırı kökenli spor bugün Brezilya başta olmak üzere Dünyanın 48 ülkesinde resmi olarak yapılmaktadır. Estetik görünümü ve katı formlara sahip olmayışı Capoeira' yı diğer savunma sanatlarından ayırır. Bir çok insana göre Capoeira bir savaş sanatı, savunma sanatı ya da sadece bir dans olabilir. Brezilya'daki Capoeira'nın kökenlerini yaratan köleler için Capoeira 'Özgürlüğe giden yol' olarak kabul görmüş. Eğer siz Capoeira ile ilgileniyorsanız ya da yapıyorsanız, cevabını çok rahatlıkla verebilirsiniz.

Capoeira, RODA adı verilen insanlardan oluşan bir çember yada yuvarlak daire yada yarım daire içerisinde 2 kişi ile belli stillerde ve ritimlerde oynanan bir oyundur. Bu oyunun adı JOGO' dur.

RODA çemberinin ve JOGO ( jogu ) oyununun belli töresel kuralları vardır. RODA, orkestra'yı da içinde barındırır.Oyun müzik eşliğinde,saldırı ve savunma kavramları temel alınarak oynanır.Bu oyunda rakipler birbirlerine ağırlıklı olarak zihinsel ve bunun yanında fiziksel üstünlük sağlamaya çalışır.

Fakat saldırılar ve üstünlük kurma,yıkma anlamında deil aksine birliği ve uyumu sağlamak içindir.
Capoeira 2 temel stil halinde oynanan bir oyundur.ANGOLA ve REGIONAL.Her iki stildede kurallar,oyunun anlamı ve amacının bilinmesi ,uygulamaktan çok daha önemlidir.Capoeira'yı özel yapan şey budur.

Capoeira Angola Tarihi

Portekizliler, 16. yy'ın 30'lu yıllarında, şeker pancarı üretimi için çalıştıklarından birçok işçiye ihtiyaç duymuşlardı. Bu yüzden, kendi yerlileri olan "Tupi" kızılderililerini köleleştirmeye çalıştılar. Kızılderililer işçi değil, avcı olduklarından, o kadar yoğun bir tempoya ayak uyduramıyorlardı, ama buna karşın yine de köleleştirildiler. Portekizliler, köle kullanımında uzman olmalarına rağmen, kısa bir süre içinde yüzbinlerce kızılderili çeşitli nedenlerle ölmüş ve bu nedenle kilise kızılderililerin köleleştirilmesini yasaklamıştır. Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir. Bu düşünceyle hareket eden Portekizliler, kısa bir süre sonra, 1538 yılından sonra Afrika'dan Brezilya'ya 2-3 ile 18 milyon arasında bir sayıda köle getirtmeyi başarmıştır. Kölelerin çoğu, çok kötü şartlar altında kuzeydoğu Brezilya'daki şeker pancarı üretim sahalarında çalıştırılımıştır.

Bu dönemde, birçok köle kaçmaya çalışmış, kaçarken veya kaçtıktan sonra "Capitães do mato" (ormanın kaptanları) tarafından yakalanıp çok büyük cezalara çarptırılmışladır. Capitães de mato'ya yakalanmadan kaçabilen köleler (o dönemde sayıları pek fazla değildi) yaşamlarını tehlikeli ormanlarda sürdürmek üzere kurdukları "quilombos" adı taşıyan köylere (topluluk) yönelmişlerdir. Kısa bir zaman sonra, Brezilya'nın ormanlarında birçok quilombos kurulmuştur. Bunların başlangıcı 16. yy'ın 90'lı yıllarında, Palmares'in ormanlarında (bugünkü Alagoas) görülmüş ve sayıları sürekli artmıştır. Buna rağmen, quilombos sayısı Portekiz askerlerine karşı koyabilecek ölçüde gelişmemiştir. Bu durum, 14 Şubat 1630 yılında Hollandalılar'ın üçbine yakın askerle Portekiz ordusuna saldırmasıyla değişmiş ve köleler ayaklanarak kaçma imkanı bulabilmişlerdir. Palmarino'lulara katılan çok sayıda köle, Palmarino'luların kendilerine olan güvenlerini arttırmıştır.

1635 yılında, quilombo'ların başına Gunga-Zumba (anlamı: büyük öncü) geçmiştir. Gunga-Zumba önderliği ele aldıktan sonra, Hollanda ve Portekiz askerleri birçok kez Palmarino'ya saldırı düzenlemiş, ama her seferinde başarısız olmuşlardır.

1667'den 1670'e kadar Pernambuco'nun güneyi Palmarino'luların egemenliğinde kalmıştır. 1676'da Pernambuco'nun o dönemki generali olan Pedro de Almedia, acımasızlığı ile ünlenen komutan, Fernão Carrilho'yu Palmarino'yu yerlebir etmesi için görevlendirmiştir. 1667'de Palmarino'ya saldırılmış ve kuşatma sonucunda Gunga-Zumba'nın Amaro'da bulunduğu ortaya çıkmıştır. Komutan Fernão C. Gunga-Zumba'yı ele geçirebilme amacıyla Amaro'ya saldırmış, ama ayağından ağır bir yara almasına rağmen Gunga-Zumba kaçmayı başarmıştır.

1678'de Porto Calvo'ya geri dönen komutan, büyük ölçüde asker kaybetmesine rağmen, Portekiz halkı tarafından bir şampiyon gibi karşılanmıştır. Generalin elinde 200'den fazla Palmarino esiri bulunmasından dolayı, Gunga-Zumba'yla bir antlaşmaya varmaya çalışmış ve savaşlardan yorgun düşen Gunga-Zumba antlaşmayı kabul etmiştir. Bunun ardından, Gunga-Zumba yanına birçok Palmarino'luyu alarak Serinhaém'den 32 kilometre uzaklıkta bulunan Lucaû'daki bir rezerveye yerleşmiştir. Herkes Palmarino'luların yenildiğini düşünürken, kısa bir süre sonra halk yeniden ayaklanmış ve yeni kral, öncekilerden daha acımasız ve kararlı olan Zumbi başa geçmiştir.

İlk quilombo'lar kurulmadan önce, tutsak dönemlerinde geliştirilen Capoeira, Gunga-Zumba'nın döneminde de kullanılmasına rağmen, en yoğun Zumbi'nin döneminde kullanılmıştır. Zumbi'yi yok etmek için birçok girişimde bulunulmuş ve sonra Pernambuco'nun generali, "yabani" lakabı takılmış Domingos Jorge Velho'yu Bandeirantes'in başına geçirerek, Zumbi'yi ve Palmarino'luları yakalamak üzere görevlendirmiştir. Birçok kez savaşa girilmesine rağmen, Velho her seferinde başarısız olmuş, ama pes etmemiştir. Pernambuco'nun zengin tabakası, Palmarino'lular yüzünden birçok köle kaybetmiş ve bunun sonucunda generale baskı yapmaya başlamışlardır. General, bunun üzerine 1694 yılında Velho'ya, Palmarino'ya karşı 9000 asker vermiştir. Bu savaş Palmarino tarihinde ikinci en büyük savaş olmuştur. Velho başarısız olmak üzereyken, Macaco (Palmarino'da bir quilombo)'nun önüne altı tane top getirtmiş ve Palmarino'luları geri çekilmeye zorlamıştır. Bu sistemi bir raya oturtarak, Velho tüm köyleri birer birer yıkmaya başlamıştır. Savaş bittikten sonra, Palmarino'luların çok azı hayatta kalmıştır ve bunlardan birisi de Zumbi'dir.

Kitaplarda anlatılana göre, Zumbi çok yakın bir arkadaşı olan Antônio Soares'in ihbarı üzerine öldürülmüştür, çünkü Soares Portekizlilerin tutsağı konumunda olduğundan, işkencelere daha fazla dayanamayarak Zumbi'yi ele vermiştir.

20 Kasım 1695'de Gongoro'da Zumbi Soares'le karşılaşmış ve sarıldıkları sırada, Soares Zumbi'nin karnına bir hançer saplamıştır. Aniden meydana çıkan Portekiz askerlerinden kaçmaya çalışırken, Zumbi bir kişiyi öldürmüş ve birçok kişiyi yaralamıştır.

Zumbi'nin ölümü ile Palmarino direnişi sona ermiştir. Palmarino'nun tarihi Capoeira'nın da tarihi olmuştur, çünkü siyah kölelerin ateşli silahlara karşı kullandıkları en büyük silahları Capoeira'ydı. Bundan dolayı, 13 Mayıs 1888 Brezilya'daki "abalição" (köleliğin kalkması)'dan sonra isyancıların vazgeçilmez silahı Capoeira da yasaklanmıştır. Bu engellere rağmen, siyah kültürün bir öğesi olan Capoeira hayatta kalmayı başarabilmiştir.


" Vücutları silahlarıydı.Dansları ise kamufle. Bu gizlilik aynı zamanda da onların hayat felsefesi ve kültürü oldu."

Uzatılan Zincirler
Brezilya'da 1888'de köleliğin kalkması, yani aboliçâo'dan sonra zenciler sosyal ve ekonomik hayat için büyük bir problem oldular. Bu beklenmeyen yüksek sayıdaki işçi gücü nereye yerleştirilebilirdi? Bunların tümünü kim ödeyecekti?

Önceden olduğu gibi zencilerin çoğu alt seviyelerde yaşıyordu; işsiz evsiz ve geleceksiz. Tüm işler kabul edilmeliydi, çünkü en azından bir süre de olsa hayatlarını garanti altına almalılardı. Yine de bu kadar zor koşullar altında yaşamak kötü sonuçlar doğruacaktı ve bu yüzden zencilerin çoğu birer suçlu oldu. Zencilerin vazgeçilmez silahı olan Capoeira, bu dönemlerde bir suç aracı olarak kullanıldığından aynı zamanda bir suç unsuru olarak da görülüyordu. Capoeira'nın çalışılması kesinlikle yasaktı, ama yine de kölelik dönemlerinde şeker pancarı üretim bölgelerinde yaptıkları gibi gizli gizli çalışmalar devam etti. Beyaz insanların gözlerinden uzak, arka sokaklarda...

Capoeira çalışırken veya yaparken yakalanan bir kişi 11 Ekim 1890'dan beri kanun kitaplarında yer alan 487 numaralı maddeye göre, 2 ila 6 ay arası bir süreyi tamamlamak için Fernando de Noronha adasına'daki hapishaneye cezasını çekmek üzere gönderildi.

Bu zor şartlara rağmen Capoeira çalışılmaya devam etti. Polisler bu spora iltimas göstermiyorlardı. Oysa ki sadece birkaç Capoeira'cı korkulan insanlardı (Burada Capoeira'cı denmesinin ve Capoeirista denmemesinin sebebi, Capoeirista olmak için sadece Capoeira yapmanın yetmeyeceğidir). Polis ve Capoeira'cıların çatışmaları sürmekteydi ve her çatışmada iki taraftan da ölenler ve yaralananlar oluyordu. Capoeira'nın bu derece yasak olmasına rağmen, gücü de yadsınamıyordu. Bu yüzden polis kuvvetleri Capoeira bilenler arasından seçiliyordu.

19. yy. başlarında sarayın koruması olan Major Nunes Vidigal mükemmel bir Capoeira'cıydı ve görevlerini yerine getirirken halkın önünde Capoeira kullanmaktan çekinmiyordu. Bu yüzyılın 20'li yıllarında en çok dikkat çekense Bahia'daki polis şefi Pedro de Azevedo Gordilho'ydu. Capoeirista'lara, condomblé'ye ve ofoxé'ye yaptıklarından dolayı ünü pek iyi sayılmazdı. Gordilho o dönemlerde Capoeirista'ların düşmanı olarak görülüyordu ve genelde onların şarkılarında ismi Pedrito olarak geçerdi.

Tüm bunların genelinde aslında beyazların Capoeira ile araları iyiydi, çünkü üst seviye insanların ve politikacıların korumaları Capoeira okullarında eğitim görmüştü. Bunun yanı sıra, seçim günlerinde Capoeira önemli bir unsur olarak görülüyordu, çünkü halkın çoğunluğunu zenciler oluşturuyordu. Söylenenlere rağmen seçim sonrasında herkes sözlerini unutuyordu ve hatırlamak da istemiyordu. Yıllar geçtikçe göz önüne çıkmamak şartıyla Capoeira okullarına, yani "Academia"lara izin verildi. Tabii Capoeira'cılara da. Bunların arasında büyük bir ihtimalle dünyanın en ünlü mestre'si olan, Mestre Bimba da bulunuyordu...

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 18:55