Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Hayvanlar Alemi
facebook bağlan


Hayvanlarda destek ve hareket sistemi

Hayvanlar Alemi kategorisinde açılmış olan Hayvanlarda destek ve hareket sistemi konusu , Hayvanlarda destek ve hareket sistemi Canlılarda kas ve iskelet sistemi desteklik görevinin yanı sıra hareketi de sağlar.Canlıların hareketini sinir sistemi ve endokrin sistemi düzenler ve denetler. I.Bir Hücrelilerde Destek ve ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 31.03.2014, 23:40   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Hayvanlarda destek ve hareket sistemi



Hayvanlarda destek ve hareket sistemi

Canlılarda kas ve iskelet sistemi desteklik görevinin yanı sıra hareketi de sağlar.Canlıların hareketini sinir sistemi ve endokrin sistemi düzenler ve denetler.
I.Bir Hücrelilerde Destek ve Hareket
Bazı bir hücrelilerde pelikula denen hücre zarını örten bir yapı vardır.Bazen pelikula yapısına kalsiyum ve silisyum minerallerinin girmesi ile bir kabuk oluşur.Bir hücreliler iki şekilde hareket ederler.
a.Pasif hareket:Bazı bir hücreliler içinde bulunduğu ortamın hareketi ile yer değiştirir ise pasif hareket yapmış olur.Bu hareket için enerji kullanmaz.
b.Aktif hareket:Bazı bir hücrelilerde hareket etmek yalancı ayaklar , siller ve kamçılar gelişmiştir.Canlı bunları kullanırken enerji harcar.
Bir hücrelilerde uyaranın yönüne bağlı olarak yapılan hareketlere taksi (göçüm) denir.Eğer hareket uyartıya doğru ise pozitif(+), uyartıya ters ise negatif(-) taksi şeklinde ifade edilir.
Kamçı hareketi:Öglena ve diğer kamçılılarda görülür.Öglena ışığa doğru hareket ederse pozitif fototaksi,ışık kaynağına zıt hareket ederse negatif fototaksi olarak adlandırılır.
Amipsi hareket:Amiplerde sitoplazmada bulunan kaslıma ve gevşeme yapabilen protein iplikçikler sayesinde yalancı ayaklar meydana gelir.
Sil hareketi:Terliksi hayvan gibi silli bir hücrelilerde görülür.Hücreyi örten pelikuladan çıkan siler titreşerek canlının hareketini sağlar.Sillerin uyarılması ve aynı yöne hareket etmesi silleri birbirine bağlayan sinir telcikleri ile olur.

II.Bitkilerde Destek ve hareket
Bütün bitkilerin hücrelerinde selüloz çeper, bitkiye şekil kazandırma ve desteklik görevini yapar.Basit yapılı bitkilerde sertliği ve dikliği turgor basıncı sağlar.Ayrıca çok yıllık bitkilerde desteklik görevini yapan pek doku (kollenkima) ve sert doku (sklerankima) bulunur.
Bitkilerde bir uyarı olduğu zaman durum değiştirme hareketi yaparlar.Buna irkilme denir.Bitkiler, tropizma ve nasti şeklinde durum değiştirme yaparlar.
a.Tropizma hareketleri:Bitkinin uyarının yönüne bağlı olarak gösterdiği hareketlerdir.Uyarının çeşidine göre başlıca tropizma hareketleri şunlardır.
1.Fototropizma:Bitkilerin ışığa yönelmesidir.Oksin hormonunun eşit dağılmaması fototropizmaya neden olur.Oksin hormonu ışık alan tarafta az , almayan tarafta çok bulunur.Oksin hormonun ışık almayan tarafta çok olması hücre bölünmesini ve büyümesini hızlandırır ve kıvrılarak güneşe dönmesine neden olur.
2.Geotropizma:Bitkinin yerçekimi etkisine karşı gösterdiği tropizm hareketidir.Bitki köklerinde pozitif geotropizma, gövdesinde ise negatif geotropizma görülür.
3.Kemotropizma:Bitkinin kimyasal maddelere doğru veya kimyasal maddelerden uzaklaşması şeklinde yönelme hareketidir.Ör; bitki köklerinin aşırı tuz bulunan ortamdan uzaklaşması.
4.Haptotropizma:Bitkilerin dokunmaya karşı verdiği tepkilerdir.Gövde uzarken bir desteğe rastlayacak olursa desteğe dayanan yerinin diğer taraftan daha az büyümesi sonucu desteği sarmaya başlar. Ör; asma, sarmaşık, fasulye gibi bitkilerin bulundukları dala sarılması.
5.Travmatropizma:Bitkilerde yaralanmalara bağlı olarak bir tepki görülür.Bitkinin kökü yaralanır ise o bölgeden bir çeşit hormon salgılanır.Kökte yara yönünün tersine doğru yönelme olur.Yara yıkanırsa hormon kaybolduğundan böyle bir tropizm görülmez.
6.Hidrotropizma:Bitkinin köklerinin suya yönelmesidir.Su yerçekimi yönünden başka bir yönde olursa bitki kökleri yer çekimine doğru değilde suya doğru yönelir.
b.Nasti hareketleri:Uyarının yönüne bağlı olmayan irkilme hareketleridir. Başlıca nasti hareketleri şunlardır.
1.Fotonasti:Işık etkisi ile görülen hareketlerdir.Ör; fasulyenin yaprakları gündüz kalkık, gece eğik durumdadır.Akşam sefası bitkisinin çiçekleri aydınlıkta kapanır,karanlıkta açılır.
2.Termonasti:Sıcaklık etkisi ile görülen hareketlerdir.Ör; lalenin 5-10 derecede kapalı iken, 15-20 derecede açık olması gibi.
3.Sismonasti:Bitkilerde dokunma ve sarsıntı etkisi ile görülen hareketlerdir Dokununca yapraklarını aşağıya sarkıtması gibi.
4.Kemonasti:Böcek kapan bitkilerin böcekleri yakalaması.


III.Omurgasız hayvanlarda Destek ve Hareket
İlkel omurgasızlarda vücut sıvıları ve kas sistemi destek ve hareket görevini görür.Gelişmiş omurgasızlarda destek ve hareketi iskelet sistemi sağlar.Bir çok omurgasız hayvan grubunda vücut sıvısı ve kan desteklik görevini görür.Buna hidrostatik iskelet denir.
Hayvanlar aleminde iki çeşit iskelet gelişmiştir.
1. Dış iskelet: Vücudun en dış kısmında bulunur. Embriyonun ektoderm tabakasından oluşur. Dış iske*let çeşitli inorganik ve organik maddelerin karışımıdır, örtü epiteline ait bir grup hücrenin salgısından oluşur.
• Üzerinde vücut örtüsü bulunmaz.
• Kaslar iskelete içten bağlıdır,hareketi sınırlandı*rır.
• Büyümeyi sınırlar. Bu nedenle bazı canlılar tara*fından zaman zaman değiştirilir. Salyangoz, midye ve
istiridye gibi kabuklular ise kabuklarına ekler yaparak büyümelerini sürdürürler.
Omurgalı hayvanlarda dış iskelet bulunmaz.
Eklem bacaklıların dış iskeleti kitinden oluşmuştur. Kitinin yapısında karbonhidrat, protein, yağ ve maden*sel tuzlar bulunur.
Midye, salyangoz gibi hayvanların dış iskeleti Ca-CO3 ve organik maddeden yapılan kabuktur.
b.İç iskelet:Vücudun içinde bulunan iskelettir.Omurgasızlardan süngerler de , dersi dikenlilerde ve omurgalıların tümünde bulunur.
* Süngerlerde omurgasızların en ilkel hayvanıdır.Hücreleri içinde kalsiyum, karbonat ,silis veya spongin gibi organik bir maddeden oluşan küçük yapıda iğneler spikül bulunur.
* Derisidikenlilerde iç iskelet birbirine eklemle bağlanan plakalardan oluşmuştur.Plakaların üzerinde dikenler ve kabartılar vardır.
* Yumuşakçalardan olan mürekkep balıklarının bazı gruplarında da kalsiyum karbonattan oluşmuş bir iç iskelet bulunur.

4.Omurgalı Hayvanlarda Destek ve Hareket
İç iskelet omurgalılar da çok iyi gelişmiştir.Bu iskelet embriyonun mezoderm tabakasından farklılaşarak meydana gelir.iç iskeletin en ilkel tipi, ilkel kordalılardan amfiyoksüsler de görülür.Bu canlılarda iskelet vücudun sırt tarafında uzanan bir iplik (notokord) şeklindedir.Köpek balıklarında iç iskelet kıkırdak dokudan oluşur.
5.İnsanda Destek ve Hareket
Hareketler kas, kemik ve eklemin birlikte çalışması ile gerçekleşir.İnsanda , destek ve hareket elemanı olan kemik doku iskelet adını alır.
A.İnsanda İskelet
İnsanda iskelet sistemi
Vücudun çatısını oluşturur.
Kas sistemi ile birlikte vücudun hareketini sağlar.
Kalp, beyin ve akciğer gibi iç organları korur.
Kaslara ve iç organlara tutunma yüzeyi oluşturur.
Vücudun ihtiyacı olan bazı temel mineralleri depo eder.
Kan hücreleri yapımında görev alır.
Kemik Oluşumu
Kemikler bağ dokusundan ve kıkırdak dokusundan olmak üzere iki farklı şekilde gelişirler.
a.Bağ dokunun kemikleşmesiyle:Mezenşimal bağ dokudaki fibroblast ların sayısı artar ve osteoblast (Kemik yapan hücreler) haline geçer.Örtü kemiği dediğimiz, kafa tasının yassı kemikleri, yüz kemikleri, köprücük kemiğinin bir kısmı ve bıngıldak kemiği bu yola oluşur.
b.Kıkırdak dokunun kemikleşmesiyle:İskelet kemiklerinde çoğu hiyalin kıkırdağın yıkılıp yerine kemik dokunun geçmesiyle olur.Omurgalılarda üye kemikleri ve leğen kemiği bu şekilde meydana gelir.İskelet , anne karnında sekizinci haftaya kadar kıkırdaktır.Daha sonra kemikleşme başlar.
Kemik Yapısı
Kemiğin yapısında su, inorganik maddeler (kalsi*yum karbonat, kalsiyum fosfat, magnezyum fosfat), or*ganik maddeler ve kemik hücreleri (osteosit) bulunur.
Kemikler yapısına göre süngerimsi ve sert (sı*kı) olmak üzere ikiye ayrılır. Süngerimsi kemik, uzun kemiklerin uç kısımlarında, yassı, kısa, oval ve düzen*siz şekilli kemiklerin ortasında bulunur. Süngerimsi ke*mik gözeneklidir ve bu gözenekler içinde kırmızı kemik iliği vardır. Sıkı kemik ise düz ve sert yapılıdır. Boşluk*ları yoktur. Sarı ilik sadece uzun kemiklerin gövde*sini oluşturan sıkı kemik dokuda bulunur. Yapısın*da kılcal damarları ve sinirleri taşıyan havers kanalla*rı vardır. Havers kanallarını birbirine bağlayan yan ka*nallara ise wolkman kanalları adı verilir.
1.Kemik Çeşitleri
İskeleti meydana getiren kemikler şekillerine göre uzun, yassı, kısa ve düzensiz şekilli kemikler olmak üzere dört grupta incelenir.
a.Uzun kemikler:Boyu eninden daha uzun kemiklerdir.İki uçtaki şişkin kısma baş, iki baş arasında kalan kısma gövde adı verilir.Uzun kemikten boyuna alınan kesitten en dışta periost denilen canlı kemik zarı bulunur.Bu zar kemiğin enine büyümesini ve onarılmasını sağlar.Uzun kemiğin baş kısmında, dışta ince bir tabaka şeklinde ve gövdenin tamamını meydana getiren sıkı kemik bulunur.Yine baş kısmında süngerimsi kemik dokusu da bulunur.Süngerimsi kemik dokusunun arasındaki boşlukları kırmızı kemik iliği doldurur.Kırmızı kemik iliğinde alyuvar ve akyuvar hücreleri üretilir.Uzun kemiğin en iç kısmında sarı ilik yer alır.Burada akyuvar hücreleri üretilir.Uzun kemiğin baş ile gövdesi arasında kemiğin boyca uzamasını sağlayan kıkırdak dokudan yapılmış bir tabaka bulunur.Bu tabaka bir süre kemiğin boyca uzamasını sağlar ve daha sonra kemikleşir.Bundan sonra kemiğin uzaması eklem kıkırdağı tarafından devam ettirilir.
b.Yassı kemikler:Genişliği fazla olan kemiklerdir. Göğüs, kafatası, kürek, kalça ve kaburga kemiklerinde görülür.Yassı kemikleri en dıştan periost örter. Periostun altında sıkı kemik ve bunun ortasında da süngerimsi kemik dokusu yer alır.Yassı kemiklerde sarı kemik iliği yoktur.
c.Kısa kemikler:El ve ayak bileklerinde görülür.Bunların eni,boyu ve kalınlıkları hemen hemen birbirine eşittir.Bunlar yapı bakımından yassı kemiklere benzerler.
d.Düzensiz şekilli kemiklereğişik şekillerde olan ve genellikle diğer birkaç kemikle bağlantı kuran kemiklerdir.Omurlar ve bazı yüz kemiklerinde görülür.
İnsan iskeleti yaklaşık 207 kemikten oluşmuştur.İskelet baş, gövde ve üyeler iskeleti olmak üzere üç kısımda incelenir.
Vücudumuzda iskelet
Baş (22) Gövde (65) Üyeler (120)
Kafatası (8) Omurga (33) Kollar (60)
Yüz (14) Göğüs kemiği (1) Bacaklar (60)
Kaburga (24)
Omuz kemeri (4)
Kalça kemiği (3)
1.Baş iskeleti
Baş iskeleti kafatası ve yüz iskeletinden oluşur.Kafatası , beyni çevreleyen yassı kafatası kemiklerden oluşmuştur.Kafatası iskeleti alın (1),yan kafa (2), şakak (2),art kafa (1),temel (1), kalbur kemiği (1) olmak üzere sekiz kemikten oluşmuştur.
Yüz iskeleti tırnaksı (2), elmacık (2), burun (2), sapan (1), boynuzcuk (2), üst çene (2), damak (2) ve alt çene (1) olmak üzere 14 kemikten oluşmuştur

2.Gövde iskeleti
Omurga (33), kaburga kemikleri (24), göğüs kemiği (1), omuz kemeri (4) ve kalça kemiği (3) olmak üzere 65 kemikten oluşur.
Omurga,boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan 33 omurun üst üste gelerek,hafif S şeklinde oluşturduğu bir yapıdır.
Her omur genel olarak iki yan çıkıntı, bir dikensi çıkıntı, omur gövdesi, omur deliği, omur yayları ve eklem çıkıntılarından oluşur.Omurga omuriliği korur ve vücudun dik durmasına sağlar, kaburga ve iç organların bağlanma yerlerini oluşturur.
Omurga; boyun,sırt, bel,sağrı ve kuyruk sokumu olmak üzere beş bölüme ayrılır.
Boyun bölgesi; yedi omurdan meydana gelmiştir.Birinci omura atlas kemiği denir.Kafatası bu kemiğin üzerine oturur.İkinci omura eksen kemiği denir.Eksendeki bir çıkıntı atlas içine girmiştir.
Sırt bölgesi; 12 omurdan oluşmuştur.Bel bölgesi; 5 omurdan oluşur.Sağrı beş, kuyruk sokumu dört omurdan oluşmuştur.Bu omurlar birleşerek tek kemik halini almıştır.
Göğüs kemiği,göğüs bölgesinde 16-18 santimetre uzunlukta üstü geniş alt ucu sivri bir kemiktir.Omurga ve kaburgalar göğüs kemiği ile birleşerek göğüs kafesini meydana getirmiştir.
Kaburga kemikleri, on iki çifttir.İlk yedi çifti kıkırdak uçları ile göğüs kemiğine doğrudan bağlanır.8,9 ve 10 uncu kaburga kemikleri birbirleriyle birleşerek kıkırdak uçları ile yedinci kaburgaya bağlanır.Son iki kaburga kemiğinin ön uçları serbesttir.Bunlara yüzücü kaburgalar denir.
Omuz kemerleri, önde iki köprücük, arkada iki kürek kemiğinden meydana gelir.
Kalça kemeri ,kalça, oturga ve çatı kemiği olmak üzere üç kemikten oluşur.

3.Üyeler İskeleti
Üyeler iskeleti kol ve bacak kemiklerinden oluşur.Kol kemiklerinin gövde ile bağlandığı yere omuz kemeri , bacakların bağlandığı yere kalça kemeri denir.
Kollar;pazu kemiği (1), ön kol (1),dirsek (1), el bilek (8), el tarak (5) ve el parmak (14) olmak üzere her biri 30 kemikten oluşur.
Bacak kemikleri; uyluk (1), diz kapağı (1), baldır (1), kaval (1), ayak bilek (7), ayak tarak (5) ve ayak parmak (14) olmak üzere 30 kemikten oluşur.
4.Eklem Yapısı ve Çeşitleri
İki kemiğin birbirine bağlandığı yere eklem denir.İnsan iskeletinde eklemler; oynamaz, az oynar ve oynar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Oynamaz (Hareketsiz) eklemler:Kafatası kemiklerinde görülür.Kemikler birbirine testere dişi gibi dişlere iyice birleşmiş olduğundan hareket etmezler.Eklem sıvısı yoktur.
Az oynar (az hareketli) eklemler:Hareketleri sınırlı olan eklemlerdir.Eklem sıvısı azdır.Omurların eklemleri , kaburgaların göğüs kemiği ile yaptığı eklemler bu tiptir.Omurların arasında elastik, kıkırdaktan yapılmış yastıklar (diskler) vardır.Disklerin kaynamasıyla bel fıtığı denen omurga rahatsızlıkları meydana gelir.
Oynar (Hareketli) eklemler:Tam hareketli eklemlerdir.Omuzda ,kalçada dizde, el ve ayak bileklerinde görülür.
İki kemiğin arasında sinovial boşluk vardır.Bu boşluğun iç yüzeyini sinovial zar sarar.Sinoviyal zar, kan ve lenf damarlarından sinovial sıvıyı (eklem sıvısı) süzmeye yarar.Bu sıvı eklemlerin kaygan olmasını sağlar.

B.İnsanda Kas
İnsanda iskelet kası,düz kas ve kalp kası olmak üzere üç çeşit kas bulunur. Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır.En önemli özelliği uzayıp kısalma ve kasılı kalabilme özelliğidir.Kas tabakası embriyonun mezoderm tabakasından gelişir.Kaslar beyin ve omurilikten gelen sinir uyarıları ile uyarılarak kasılma durumuna geçerler.Sonlanma noktalarına Motor uç plakası denir.
Vücudun en uzun motor siniri olan siyatik sinir 650 tane bacak kas hücresini uyarabilir.Kasın uyarılabilmesi için belirli bir şiddet düzeyinde uyartı olmalıdır.Kasın kasılmasını sağlayan en küçük uyarı şiddetine eşik şiddeti denir.Kas , eşik şiddetinden daha düşük değerdeki uyarılara tepki göstermezken, eşik şiddetinden daha yüksek değerlerdeki uyarılara da aynı şiddetle tepki gösterir.Bu olaya ‘Ya hep ya hiç yasası’ denir.
İnsanda üç çeşit kas vardır.
1. Düz Kaslar
Hücreleri mekik şeklindedir ve çekirdek hücrenin ortasmdadır. Sitoplazmalarma sarkoplazma, zarları*na ise sarkolemma denir. Sarkoplazmalarmda miyofibril denilen boyuna iplikçikler bulundururlar, bu iplik*çikler kasılmayı sağlar. Düz kasın çalışması kontrol edilemez, yani otonom sinir sisteminin denetimindedir, iç organların tamamında düz kas bulunur.
2. Çizgili Kaslar
iskelet sistemine bağlıdır, isteğe bağlı yani beyin kontrolünde çalışırlar, hızlı kasılabilirler. Hücreleri uzun, silindirik lifler biçimindedir. Her lifte çok sayıda çekirdek bulunur. Sarkoplazmaları içinde yoğun bir endoplazmik retikulum ağı (sarkoplazmik retikulum) vardır. Miyofibriller açık ve koyu bantlar şeklinde özel bir diziliş gösterir.
3. Kalp Kası
Çizgili kas yapısındadır ve her lifte çok sayıda çe*kirdek bulunur. Çekirdekler hücrenin ortasında yer alır. Kalp kaslarının çalışması düz kaslar gibi istemsizdir, yani otonom sinir sisteminin kontrolündedir. Kalp sü*rekli çalıştığı için aralıksız glikoz ve oksijene ihtiyaç duyar. Bu kasları besleyen damarlar tıkanınca enfark*tüs denilen kalp hastalığı ortaya çıkar.
Kalp kası ileri derecede farklılaşmış bir doku olduğu için yenilenme yeteneği yoktur. Ölen kı*sımların yerini bağ dokusu alır.
Kas kasılmasında görülen evreler:
Gizli Faz (Latent Evre) (a - b): Kasın uyarılma*
ya başladığı an ile kasılmaya başladığı an arasındaki
süredir.
Kasılma Fazı (b - c): Kasılmanın başladığı ar
ile gevşemenin başladığı an arasındaki süredir.
Gevşeme Fazı (c - d): Kasın gevşeyerek din
lenme haline geçmesidir.



Kaslar dinlenme halindeyken bile tam olarak gevşemezler. Birey bilinçli olduğu sürece (uykuda bile) hafifçe kasılı durumdadırlar. Buna tonus hali denir. Bu durum; organizmanın uyartılara daha çabuk tepki vermesini ve dik duruşu sağlar.
Sık uyartı alan kasların en fazla kasılmasına Fizyolojik tetanoz denir.Canlı baygın olmadığı sürece kaslar tamamen gevşemiş değildir.Kasları böyle hafifçe kaslı haline tonus denir.Bu da beyinciğin denetimiyle sağlanır.
Genel olarak ölümden altı saat sonra kaslar katılaşır.Buna ölü katılığı denir.Kasların katılaşması ölüm esnasında kas iplikleri arasında kalan asitlerin , kasların birleşiminde bulunan miyozini pıhtılaştırmasından ileri gelir.
Tetani,kasların gevşemesini sağlayan kalsiyum tuzlarının eksikliğinden ileri gelen , ellerde, parmaklarda devamlı ve ağrılı kasılmalara yol açan bir hastalıktır.
Vücudumuzdaki iskelet kasları somatik sinir sistemi, düz kaslar ve kalp kasları otonom sinir sistemi tarafından uyarılır.
Çizgili kasın yapısında kas demeti,kas telleri, telcikler ve iplikler (aktin ve miyozin) bulunur.
Mikroskopta bantlı bir yapı gösterirler.Işığı az kıran kısımları açık renkli görülür.Bu bölgelere izotrop bölge ya da I bantı;ışığı çift kıran kısımlarına da Anizotrop bölge ya da A bantı denir.I bantı, daima ortada Z şeridi denen bir proteinle iki eşit kısma ayrılmıştır.İki Z şeridi arasına sarkomer denir ve kasılma birimi olarak kabul edilir.
Kas liflerine kasılma yeteneği veren ve onların büyük bir kısmını oluşturan en küçük birimlerine telcikler(miyofibriller) denir.Bunlardan kalın ve kısa olanlarına miyozin, ince ve uzun olanlarına aktin iplikleri denir.Her ikiside protein yapısındadır.Bu ikisinin oluşturduğu birlikteliğe de aktomiyozin denir.A bandının ortasında açık renkli bir bant daha görülür.Z bandından daha geniş olan bu banda H bandı denir.Telciklerdeki miyozin ipliklerinin oluşturduğu kısım koyu renkli olan A bandını oluşturur.Miyozin iplikleri komşu I bandına geçemezler.Aktin iplikleri I bantlarını meydana getirir ve kısmen iki taraftaki A bantlarının içerisine girerler.A bantlarının uç kısımlarında miyozin ve aktin iplikleri bulunurken, H bandını sadece miyozin iplikler oluşturur.Aktin ipliklerin I bandının ortasındaki birleştikleri yere Z çizgisi denir.Aktin ve miyozin ipliklerin bir telcik içerisinde düzenli sıralanması kas hücrelerine çizgili bir görünüş verir.
Kayan iplikler hipotezi; kasılmayı açıklayan bir hipotezdir.Bu hipoteze göre kasılma ,aktin ipliklerinin miyozin içerisine kaymasıyla gerçekleşir.Bu olay iki elin parmaklarının birbiri içine girme hareketine benzetilebilir.Kasılma sırasında A bandının boyu değişmez.I bandı kısalır.H bandı görünmez olur.Böylece miyozin ipliklerinin uçlarının I bandına veya iki Z çizgisinin birbirine yaklaşması ile ipliklerin boyları kısalır.Kasın gevşemesi ise bu olayların tersidir.Karşılıklı aktin iplikleri birbirinden ayırır.Z çizgileri uzaklaşır.I bandı uzar.H bandı ortaya çıkar.Bol miktarda ATP harcanır.
Çizgili Kasların Kasılmasının Kimyasal Açıklaması Şöyledir:
Motor nörondan kasa uyarı gelirken, motor nö*ronla kasın yaptığı sinaptik aralığa motor nöron tarafından asetilkolin salgılanır.
Asetilkolin kas hücresinin zarını uyarır ve bu uyarı kanallarla sarkoplazmik retikulum içindeto Ca++ iyonlarının sitoplazmaya yani miyofibriller arasına salınmasını sağlar.
Ca++ iyonları aktine bağlanır. Böylece miyozin üzerinde bulunan ATP az enzimi aktifleşir ve ATP hidrolizlenerek enerji oluşur.
Aktin iplikleri miyozin arasına kayar. Aktomiyozir kompleksinin oluşumuyla kasılma gerçekleşir.
Kas gevşemesi ise Ca++ iyonlarının sarkoplazmk retikuluma dönüşü ile başlar ve yeniden ATP harcanır

• Tek bir kas teli, eşik değerdeki bir uyartıya mak*simum tepki gösterir. Uyartının şiddeti arttırılsa dahi verilen tepkinin derecesi değişmez. Yani bir kas teli ya hep ya hiç prensibine göre kasılıp gevşer.


• Bir kas demetinde eşik değerden itibaren verilen uyartının şiddeti arttırılırsa kasın tepkisi giderek artar ve bir süre sonra bütün kas telleri uyarıla*cağı için tepki maksimum düzeyde sabit kalır.
Fizyolojik Tetanoz
Kasa gelen uyartının şiddeti arttırılırsa kasılma boyu değişmez, sadece kasılıp gevşeme süresi kısalır (a).
Uyartı şiddeti ile birlikte frekansı da arttırılırsa kas gevşemeye fırsat bulamadan 2. ve 3.
kez tekrar kasılır. Bu duruma yarı fizyolojik tetanos (b) denir.







• Kasa aralıksız olarak uyartı gönderilirse kas gevşemeye fırsat bulamaz ve kasılı halde kalır. Buna tam tetanos hali (c) denir. Bu durum kramp olarakta bilinir. Bu durumun geçmesi ka*sın, krampa neden olan uyartı şiddetinden daha yüksek bir şiddetle uyarılması ile olur.
Kas Hücresinin Enerji Kaynakları
Kasların kasılıp gevşemesi sırasında gerekli enerji ATP nin hidrolizi ile karşılanır.
Bu enerjinin karşılanması sırasıyla;
Hücrede bulunan ATP
Kreatinfosfat
Glikoz
Glikojenden karşılanır.

Normal kasılmalarda gerekli enerji glikozun oksidasyonu ile karşılanırken, ağır egzersiz gibi uzun kas faaliyetlerinde kasa yeterli oksijen ulaşamaz, gerekli enerji laktik asit fermantasyonu ile karşılanır.
Hücrelerde oluşan laktik asidin bir kısmı kana ge*çerek beyindeki uyku merkezini uyarır ve yorgunluk hissi ortaya çıkar. Dinlenme anında yeterli oksijenin laktik asit biriken kaslara ulaşmasıyla, laktik asidin bir kısmı pürivik aside dönüşür ve enerji temini için oksit*lenir, geriye kalan kısmı ise glikoza dönüşür ve karaci*ğerde glikojen halinde depo edilir.Enerjinin küçük bir bölümü ise kalsiyum iyonlarının eski yerine geri dönmesinde kullanılır.
Kasların hızlı çalışması sırasında kasta depolanmış ATP,gerekli enerji ancak yarım saniye kadar süre ile karşılayabilir.Bu durumda ATP’yi yeniden yapmak için kullanılabilecek birinci enerji kaynağı kreatin fosfat denilen moleküldür.Bunda da ATP’de olduğu gibi bir yüksek enerjili fosfat bağı bulunur.Bu bağ koparılarak açığa çıkan enerji sayesinde ADP’ye bir fosfat eklenir ve böylece ATP yeniden yapılmış olur.

Kreatin fosfat + ADP Kreatın+ATP
Hem kreatin fosfatı,Hem de ATP’yi yeniden yapmak için kullanılabilecek diğer bir enerji kaynağı besin maddeleridir.
Enerji kaynağı olan başlıca besin maddeleri karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerdir.Oksijenli solunumda parçalanmasıyla enerjinin büyük bir kısmı açığa çıkar.Yeni ATP’ler yapılır.Çok hızlı çalışan kasta , oksijen yetersizliği meydana gelir.Bu durumda kaslar oksijensiz solunum yaparak enerji elde etme yolunu kullanırlar.Kastaki glikojen glikoza , glikoz da glikoliz ile ATP’ye dönüştürülür.
Kaslarda laktik asit birikmesi ile kas yoğunluğu olur.Laktik asidin bir kısmı pirüvik aside dönüştürülür ve mitokondrilere girer.Geri kalan laktik asit ise tekrar glikoza kadar sentezlenerek karaciğerde depolanır.
Kasların kasılması sırasında glikojen,oksijen,kreatin fosfat ve ATP azalırBuna karşılık aynı anda Karbondioksit,laktik asit,ADP ve inorganik fosfat artar.

C.Kas-İskelet ilişkisi
İskelet kasları kemiklere sıkı bir bağ dokusu ile bağlanırlar.Bunlara kas kirişi veya tendon denir.İki kemik birbirine ligament denilen bağlarla bağlanır. İskelet kasları çoğunlukla çiftler halinde çalışırlar.Yani kaslardan birinin kasılması diğerinin gevşemesine sebep olabilir.Böyle kaslara antagonist kaslar denir.Karın ve sırt kasları ise aynı anda kasılıp gevşeyerek çalışır.Bu kaslara sinerjit kaslar denir.

D vitamini, kemiklerde kalsiyum ve fosfatın birikimini sağlar.Eksikliğinde çocuklarda raşitizm yetişkinlerde ise osteomalazi denen kemik hastalığını yapar.Bu durumda kemik yumuşak kalır.
Mineral eksikliği olarak bilinen osteoproz, kemik kütlesinde kayba neden olur.
Kramp kasılan kasın gevşemeden kasılı kalmasıdır.Romatizma, özellikle kol ve bacak eklemlerinde görülen iltihaplanmadır.

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 09:26