Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Hayvanlar Alemi
facebook bağlan


Büyükbaş hayvan ırkları

Hayvanlar Alemi kategorisinde açılmış olan Büyükbaş hayvan ırkları konusu , Büyükbaş hayvan ırkları TÜRKİYEDE BÜYÜK BAŞ HAYVAN IRKI SIĞIRLAR VE ÖZELLİKLERİ ŞÖYLE. A) SÜTÇÜ SIĞIR IRKLARI: I) SİYAH – BEYAZ ALACA (HOLSTEİN FRİESTAN ): Dünyada en fazla yayılma alanına sahip ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 14.03.2014, 13:24   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
soris Büyükbaş hayvan ırkları



Büyükbaş hayvan ırkları
TÜRKİYEDE BÜYÜK BAŞ HAYVAN IRKI SIĞIRLAR VE ÖZELLİKLERİ ŞÖYLE.
A) SÜTÇÜ SIĞIR IRKLARI:
I) SİYAH – BEYAZ ALACA (HOLSTEİN FRİESTAN ):
Dünyada en fazla yayılma alanına sahip kültür ırkı Siyah-Alacadır. Anavatanı Hollanda’nın Frizya bölgesi olan bu ırkın yer yüzündeki mevcudu 100 milyondan fazladır. Sütçü ırkların en iri örnekleri iki verim yönlüdür. Bu örneklerin erkekleri hızlı gelişir ve oldukça kaliteli karkas verirler. Bu nedenle ırkın et üretiminde de önemli bir yeri vardır.
Siyah-Alacalarda renk siyah beyazdır. Siyah ve beyaz kısımların oranı hayvandan hayvana büyük değişiklik gösterir. Süt verimi ülkelere göre farklılıklar göstermekle birlikte 10 tonun üzerinde verime sahip ineklerin sayısı oldukça yüksektir. Siyah-Alaca’dan ülkemizde de yılda 5000-7000 kg süt elde eden işletmeler mevcuttur. Süt verimi oldukça yüksek olan bu ırkın yağ oranı %3-3.5 civarındadır. Beside günlük canlı ağırlık artışı 1000-1400 g arasında değişen bu ırkın erkeklerini 12-15 aylık yaşta kesim ağırlığına ulaştırmak olasıdır. Ayrıca özellikle Avrupa ülkelerinde Siyah-Alaca erkek buzağılar, hızlı gelişmeleri nedeniyle buzağı eti üretiminde kullanılırlar. Bu amaçla bir araya getirilen ve beslenen buzağılar, yaklaşık 14-16 haftalık yaşta 120-180 kg ağırlığa ulaştıklarında kasaba sevk edilirler
II) JERSEY:
Adını, İngiltere ile Fransa arasında yer alan kanal adalarından biri olan Jersey adasından almıştır. Dünyanın birçok ülkesine buradan yayılan Jersey ırkı, sütte yağ oranı en yüksek sütçü ırk olarak bilinir. Bunun yanında küçük cüsseli bu ırkın erkeklerinin besi yeteneği son derece geridir. Entansif beside günlük canlı ağırlık artışı 600-700 g civarındadır. Bu nedenle yetiştiriciler erkek buzağıları en kısa zamanda ve masrafsız bir şekilde elden çıkarma yoluna giderler. Hatta Türkiye’de bazı bölgelerde Jersey erkek buzağılarının doğumu takiben öldürülmesi dahi söz konusudur.
Jersey ırkının ortalama süt verimi 3000 kg, sütte yağ oranı %5 civarındadır ve sütünün rengi diğer ırkların sütüne göre daha sarıdır. Rengi açık kirli sarıdan koyu kahveye kadar değişen Jerseylerin önemli bir özelliği de diğer ırklara göre dış etkenlere hızlı ve aşırı reaksiyon göstermeleridir.
B) KOMBİNE VERİMLİ KÜLTÜR IRKLARI:
I) ESMER IRK (MONTAFON – BROWN SWİSS):
Anavatanı İsviçre’dir. Siyah-Alaca kadar olmasa da oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Türkiye’ye getirilen ilk kültür ırkıdır.
Esmer ırkın rengi gümüşi griden siyaha yakın koyu kahve ve koyu kül rengine kadar değişir. Burun ucu açık renkte olan bu ırkta, sırt boyunca uzanan ve ester çizgisi olarak tanımlanan açık renkli bir bölge vardır. Geç gelişen bu ırk en yüksek süt verimine de geç ulaşır. Sığır eti ve süt danası olarak Siyah-Alaca ırkına yakın bir değer gösterir. Ortalama yeteneği oldukça iyidir. Kombine verimi bir ırktır.
II) SARI ALACA ( SİMENTAL – FLECKVİEH ):
Esmer ırk gibi kombine verimli-iki verim yönlü ırk olan Sarı-Alaca’da İsviçre kökenlidir. Renk sarı-beyaz veya kırmızı-beyaz alacadır. Baş genellikle beyazdır. Oldukça sağlam yapılı ve iri cüsseli bir ırk olan Sarı-Alaca ineklerin canlı ağırlığı 650-800 kg’yi bulur. Süt verimi 4000-5000 kg civarındadır. Erkeklerin besi yeteneği yüksektir. Sütçü ırkların dişileri Sarı Alaca boğalarla çiftleştirildiklerinde besiye oldukça uygun kasaplık materyal elde edilebilmektedir
C) ETÇİ SIĞIR IRKLARI:
I) HEREFORD:
İngiltere’de geliştirilmiş bir ırk olan Hereford, günümüzde ABD’de yaygın olarak yetiştirilmektedir. Hereford ırkında renk kırmızı beyazdır. Fakat beyaz rengin dağılımı oldukça tipiktir. Baş tamamen beyazdır ve bu özellik dominanttır. Başa ek olarak bacakların uç kısımları, karın altı, kuyruk ve sırt çizgisi de beyaz renklidir. Boynuzlar uzundur. Fakat günümüzde boynuzsuz Hereford yetiştiriciliği de yapılmaktadır.
Yürüme ve adaptasyon yeteneği ile dişlerinin analık özelliği oldukça iyi olan Hereford ırkı 1958 yılında Türkiye’ye getirilmiş, Doğu Anadolu’daki devlet işletmelerine götürülen bu ırk oralarda hem saf olarak yetiştirilmiş hem de melezleme çalışmalarında kullanılmıştır. Ne var ki, ekonomik açıdan yeterli bulunmadığı için yetiştiriciliği sürdürülmemiştir.

II) ABERDEN ANGUS:
Angus başlıca etçi sığır ırklarından biridir. İskoçya’dan köken almış olup, ilk resmi tescili 1835 yılında yapılmıştır. ABD’de ise 1873 yılında tescil edilmiştir. Şu anda ABD’de etçi ırkların % 60’ını Angus ırkı oluşturmaktadır. Halen sayısal olarak birinci sıradaki tescilli etçi ırk yine Angus’ tur.
Karkas kalitesi ve mermerleşme yönünden tercih edilen bir ırk olduğu gibi, ticari melezlemeler için de idealdir. Ticari melezlemelerde anne olarak özellikle Angus ineklerinin seçilmesi kolay doğum açısından önem taşır. Yardımsız doğumda kendini ispatlamış, yüksek randıman veren, genetik olarak boynuzsuz, kötü koşullara dayanıklı, kolay uyum sağlayan, erken gelişen bir ırktır. Bakımı kolaydır. Sert iklimlerden kötü yönde etkilenmez. Angus ırkı gelişmesi ve diğer özellikleri kadar lezzetli etiyle de ünlüdür. Son yıllarda “ Angus Eti” olarak özel damgayla satılan etleri, özellikle ABD et endüstrisinin gözde ürünlerinin başında gelmektedir. Angus ırkında ortalama doğum ağırlığı 39 kg, erkek danaların 205 günlük canlı ağırlıkları 315 kg, bir yaşına geldiklerinde canlı ağırlıkları 545 kg olmaktadır.
Angus ırkı tipik siyah bir ırktır. Tamamen siyah olması bu ırkın en önemli özelliğidir. Ancak bazı soylarda bulunan resessive (çekinik) kırmızı geni kullanılarak sonraki yıllarda Kırmızı Angus ( Red Angus ) ırkı elde edilmiş ve ilk defa 1954 yılında tescillenmiştir.
Red Angus ırkı yetiştiricileri Siyah Angus’tan ayrı bir ırk olarak örgütlenmiş olup, “Red Angus” sıcak bölgelerde “ sıcağa dayanıklı ırk” olarak değerlendirilmektedir. Red Angus (Kırmızı Angus) ve Siyah Angus aynı kökenden ırklar olup, Kırmızı Angus’ un doğum ağırlığı, 205 ve 365 günlük ağırlıkları da Angus’a yakındır.

III) GALLOWAY:
Engebeli yüksek alanlarda yetiştirilen sağlam yapılı bir ırktır. Boynuzsuz ve siyah renkli bir ırk olan Galloway kaba görünüşlüdür. Güney Batı İskoçya’da geliştirilmiş olan bu ırk, hayvanlara fazla özen gösterilmeyecek alanlarda et sığırı sürüleri kurmak için önerilebilir.
IV) ŞAROLE ( CHAROLAİS):
Fransa’da geliştirilmiş beyaz renkli, boynuzlu ve görece küçük kafalı bir ırktır. Ergin boğaları 1000-1300 kg gelen bu ırk sütçü sürülerden kasaplık buzağılar elde etmeye yönelik melezleme çalışmalarında geniş ölçüde kullanılmaktadır.
V) LİMOUSİN:
Fransa kökenli bir ırktır. Adını Fransa’daki Limousin bölgesinden almıştır. Limousin sığır ırkının tarihinin Avrupa kıtası kadar eski olduğu söylenmektedir. Irkın ilk resmi kabul tarihi 1854 yılıdır.
Limousin ırkında baş küçük, boyun kısa, ancak vücut uzundur. Kalçalar özellikle kaslıdır. Renk altın sarısından, kırmızıya kadar değişir. Merme ve göz çevresi daha açık renktedir. Orijinal olarak boynuzlu bir ırktır. İnce uzun vücut yapısı buzağılarda çok belirgin olup, genellikle güç doğum meydana gelmez. Et/ kemik oranı mükemmeldir. Besi sonu randımanı gayet yüksektir. Her türlü melezlemeye uygun bir ırktır. Adaptasyonu kolay, dış koşullara dayanıklıdır. Limousin ırkı inekler, boğalara göre biraz daha açık renkli olurlar, boynuzları ve tırnakları açık renklidir. Uyum sağlamak için soğuk iklimlerdekiler uzun tüylü, ılıman iklimlerdekiler kısa tüylüdürler. Doğum ağırlığı erkek buzağılarda 39 kg, dişi buzağılarda 35 kg civarındadır. Limousin ineklerinin canlı ağırlığı 550 kg civarında olup, günde 9-10 kg süt verirler. İneklerin cidago yüksekliği 137 cm, boğaların cidago yüksekliği 145 cm kadardır. Erkek buzağıların 210 günlük canlı ağırlıkları 310 kg’a, 1 yaşındaki canlı ağırlıkları 530 kg’a ulaşır. Limousin ırkı Veal (beyaz et) üretimine uygundur. Fransa’da özellikle Veal üretimi için tercih edilir.
Besi yerlerinde yemden yararlanma açısından ünlü olmuş ırktır. Eti yumuşak, ince liflidir. Limousin ırkının en önemli özelliklerinden biri yumuşak başlı bir ırk olmasıdır. Uysallık, sakinlik anlamına gelen (DOC) veya Docility olarak adlandırılan bu özellik bir çok ticari besicilik yapanların melezlemede kullandığı bir özelliktir. Sevk ve idareyi kolaylaştıran DOC özelliğinin kalıtım katsayısı yüksektir. Böylece melezlere de geçen bu uysallık geni diğer yandan etlerin yumuşak ve yeme kalitesinin yüksek olmasını sağlar. Tüketici panellerinde DOC özelliğiyle, yeme kalitesi ve yumuşaklık arasında bir pozitif ilişki olduğu saptanmıştır.
Kırmızı renk ve boynuz Limousin için baskın karakterler olduğu halde, resessif (çekinik) genlerle siyah ve boynuzsuz Limousin elde etmek ve geliştirmek mümkün olmuştur
VI) PİEDMENTOSA:
Piedmentosa (piedmontese) etçi sığır ırklarından biridir. Ana vatanı kuzey İtalya’da Alp dağlarıdır. Ancak ataları Pakistan kökenli sığırlardır. Diğer etçi sığır ırklarına göre inekleri daha sütlüdür. Yılda 2-2,5 ton civarında süt verirler. Hatta İtalya’nın bazı bölgelerinde sadece piedmentosa ineklerinin sütleriyle yapılan spesiyal peynirler üretilir. Daha önceleri çift amaçlı, yani et ve süt yönünden yetiştirilen piedmentosa’lar daha sonra et yönünden ıslah edilmişlerdir. Çünkü etlerinin çok önemli bir özelliği keşfedilmiş olup, dünyada sağlıklı et ile “piedmentosa” ırkı birlikte anılmaya başlanmıştır.
Piedmentosa sığırları beyaz ve gri-beyaz renklerde olur. ABD’de 1976 yılından beri etçi sığır ırkları tablosunda yer alan Piedmentosa ırkının en büyük özelliği “ çift kas” lı olmasıdır. Çift Kas kalçalarda oluşur. Bu ırkın etinin “ sağlıklı et” olmasını sağlayan taşıdığı bir gendir. Yağsız, düşük kolesterollü, düşük kalorili etin ve çift kasın özel bir gene bağlı olduğu keşfedilmiştir. Bu gen “myostatin” genidir. Myostatin geniyle piedmentosa ırkı tamamen doğal bir farklılığa sahip olmuştur. Eti protein içeriği açısından diğer, normal etlerden yüksek, kolesterol, toplam yağ, kalori ve yağdan gelen kalori açısından ise çok düşüktür. Kolesterol ve yağ oranında sadece bilinen sığır etlerinden değil, hindi etinden, derisi alınmış tavuk etinden, solomon ve kılıç balığından da düşüktür. Protein değeri olarak normal etlerden ve balık etlerinden yüksek, hindi etiyle kalori, protein, toplam yağ yönünden eşit değerlerdedir. Ancak; kolesterol değerinin hindi etine göre yarı yarıya olması yine de bir üstünlük sağlamaktadır.
Etlerde yumuşaklık, lezzet ve usare ile marbling yani mermerleşme arasındaki ilişki bilinmekle beraber, ilginç bir şekilde tamamen yağsız olan piedmentosa eti yumuşak, lezzetli ve usarelidir. Piedmentosa eti üçte bir oranında daha çabuk pişer. Değerleri ABD Kalp Derneği tarafından onaylanmış olup, “ Kalp Sağlığına Dost” yiyecek olarak anılmaktadır.
Piedmentosa ırkının F1 ve F2 melezlerinin bile etteki kolesterol oranları geleneksel etlerin yarısı değerindedir. Diğer yandan ineklerin sütündeki b-laktoglobulin ve K-kazein içeriklerinden dolayı peynir elde etme oranı yüksek, peynirleri mükemmel kalitededir.
Myostatin geniyle bu ilginç özellikleri bünyesinde bulunduran Piedmentosa ırkı kolesterol ve yağ içeriğinden dolayı doktorların “tüketimini azaltın” dediği kırmızı etten kaçışı önleyebilecek bir ırktır. Kalp dostu kırmızı et olarak pazara sunulabilecek bu ırk, aynı zamanda çift kas özelliğiyle hızlı canlı ağırlık artışı sağlayan, ekonomik beslemeye uygun bir ırktır. Erkek buzağıları 41-43 kg, dişi buzağıları 39 kg civarında doğan bu ırkta, güç doğum söz konusu değildir. Çünkü ince, uzun yapılı doğan buzağılar güç doğuma sebep olmadıkları gibi, hızlı büyüme özelliğine sahiptirler. Piedmentosa ırkının boğaları 1198 kg’a, inekleri ise 600 kg’a ulaşabilirler. Piedmentosa her türlü iklime kolay uyum sağlar. Sevk ve idaresi kolay, annelik özellikleri yüksek bir ırktır. Etin kemiğe oranı ve randımanı yüksektir. İyi annelik özellikleri, uzun ömürlülük, yüksek fertilite gibi iyi özelliklere de sahip olan bu ırktan ülkemizi sığır yetiştiricilerinin ve et sanayimizin yararlanması gerekir.

Anadoluda genel olarak bulunan büyük baş hayvan ırkları ve genel özellikleri şöyle:

A) YERLİ KARA:
Orta Anadolu bölgesinin hakim yerli ırkıdır. Türkiye yerli sığırları arasında yayılma alanı en geniş ve sayısı en fazla olanıdır. Yayılma alanı içinde toprak ve iklim bakımından farklı çeşitli alt bölgeler vardır. Bunun doğal sonucu olarak da Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilen Yerli Karaların tümü aynı özelliklere sahip değildir. Söz gelimi Ankara ve Çankırı’da yetiştirilen Yerli Karalar İç batı Anadolu da kiler’den daha küçük cüsselidirler.
Yerli Karaların en belirleyici özelliği küçük yapılı ve tırnak dahil tamamen siyah olmalarıdır. Dar ve uzun bir başa sahip olan bu ırkta boynuzlar kısa, ince ve öne yöneliktir. Uzun yıllar yetersiz koşullarda yaşayan bu ırk oldukça dayanıklıdır. Irkta cidago yüksekliği 100-110 cm civarındadır. Besleme koşullarına bağlı olarak canlı ağırlık 200-300 kg arasında değişir.
Bu ırkın süt verimi ortaya koyma amacına yönelik çalışmalar oldukça eskidir. Bu çalışmalarda elde edilen değerler köy koşullarında 400-500 kg kadardır. Fakat bakım ve besleme koşullarının iyileştirilmesi ve damızlık seçimiyle bir Laktasyon daki süt verimleri ortalama 800-900 kg’ye çıkarılabilmiş, hatta bazı küçük gruplardan bir Laktasyon da 1800 kg süt elde edilebilmiştir.
Günümüz koşullarında ortalama 750 kg civarında süt verimi olduğu kabul edilen bu ırkın beside günlük canlı ağırlık artışı da, 600-700 gr dır.
B) DOĞU ANADOLU KIRMIZISI (DAK):
Yayılma alanının genişliği ve sayısal varlığı bakımından ikinci sırada yer alan Doğu Anadolu Kırmızısı ırkında renk genelde kırmızı olmakla birlikte açık kırmızıdan koyu kestaneye kadar değişir. Bazı hayvanlarda genellikle arka bacakların iç kısımları olmak üzere vücudun değişik bölgelerinde beyaza kadar değişen açık renkler görülebilir. Boğalarda boyun göğüs ve ön bacaklar daha koyu renklidir. Doğu Anadolu Kırmızısı ırkında cidago yüksekliği 115-125 cm, canlı ağırlık 250-350 kg arasındadır. Süt verimi halk elinde 1000-1200 kg kadar olup, iyi koşullarda 2000 kg’ye kadar yükselebilmektedir. Beside günlük canlı ağırlık artışı Yerli Karadan oldukça iyidir ve uygun şartlarda 800-900 grama ulaşılabilmektedir.
C) GÜNEY ANADOLU KIRMIZISI (GAK):
Torosların güneyinde kalan bölge ile Güney Doğu Anadolu bölgesinde yayılan bu ırkın farklı varyeteleri vardır. Bu varyetelerin sayısı sınıflamayı yapanlara göre farklılıklar gösterir. Buna rağmen bu gruptaki hayvanları birbirinden oldukça farklı niteliklere sahip iki alt gruba ayırmak mümkündür ve önemli bir hata getirmez.
I) Güney Anadolu Kırmızısı ( Kilis Irkı )
Rengi sarıdan kahverengine kadar değişen bu ırk Türkiye’nin en iri ve en sütlü ırkıdır. Kilis ırkında en çok rastlanan renk sarımsı kırmızıdır. Vücudunun ön kısmı arkaya göre daha koyu olan bu ırkta cidago yüksekliği 130-135 cm kadardır. Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’nin sıcak iklimine uyan ve sıcak iklimlere özgü olan parazitlerin meydana getirdiği hastalıklara dayanıklı olan bu ırkın süt verimi 2000 kg’nin üzerinde, beside günlük canlı ağırlık artışı da 1 kg civarındadır. Daha da önemlisi bu ırka dahil inekler içerisinde 5 tondan daha yukarı süt veren bireylere rastlanabiliyor olmasıdır. Ayrıca bu ırkın Siyah-Alacalar ile verdiği melezlerin üstün verimi olmaları, Türkiye sığırcılığı ve özellikle de GAP bölgesi için önemli bir potansiyel olarak değerlendirilmelidir.
II) Yerli Güney Sarısı
Kirli sarıdan tarçın rengine kadar değişen bir renk dağılımı gösteren bu alt grup Kilis’e göre oldukça küçük cüsselidir. Vücut ağırlığı ve verimleri bakımından Yerli Kararları andırır.
D) BOZ IRK:
Tipik bir bozkır sığırı olan bu ırk Balkan ülkelerinin ortak yerli ırkıdır. Türkiye’de bir zamanlar Trakya’dan Sivrihisar’ a kadar yayılan bu ırk şimdi Marmara Denizi’nin güneyi ve Trakya’nın dağlık kesimlerinde küçük sürürler halinde yetişmektedir.
Rengi, açık güneşten koyu kül rengine kadar değişen Boz ırkın erkekleri dişilere göre, daha koyu renklidir. Canlı ağırlığı 250-400 kg arasında değişen bu ırkın süt verimi 1000-1500 kg civarındadır. Beside günlük canlı ağırlık artışı da 700-800 g kadardır.
Tarımda hayvan işgücüne talebin fazla olduğu dönemlerde öküz olarak kullanımda önceliği olan bu ırk yok olmak üzeredir. Boz ırkın verimleri diğer yerli ırkların çoğundan geri değildir. Fakat yetiştirdiği bölgenin ekonomik yapısının diğer bölgelerden ileri olması, bu ırkın elden çıkarılmasının hızını diğer yerli ırklarınkinden daha yüksek kalmıştır. Çünkü yetiştirildiği bölge için verimleri yetersiz kalmıştır. Ayrıca tarımda makine kullanımının yaygınlaşması sonucu Boz ırkın öküz olarak kullanım olanağı da tümüyle ortadan kalkmıştır.
Kısaca özellikleri belirtilen bu ırkların dışında kalanlar genellikle melezleme üründürler ve bunlar ülkenin her yerinde rastlamak olasıdır.
E) KIRIM SIĞIRI:
Kırım Bölgesinden geldiler. Kırmızının tonlarını taşırlar. İri yapılıdırlar. İyi bakım ve beslenme ile 1500 kg süt verebilirler.
F) ZAVOT SIĞIRI:
Kars yöresine Kafkasya’dan geldiler, Simental ve İsviçre Esmeri ile melezleşme ile elde edildiler. Süt verimi 1500 kg. kadardır. Be
A) YERLİ KARA:
Orta Anadolu bölgesinin hakim yerli ırkıdır. Türkiye yerli sığırları arasında yayılma alanı en geniş ve sayısı en fazla olanıdır. Yayılma alanı içinde toprak ve iklim bakımından farklı çeşitli alt bölgeler vardır. Bunun doğal sonucu olarak da Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilen Yerli Karaların tümü aynı özelliklere sahip değildir. Söz gelimi Ankara ve Çankırı’da yetiştirilen Yerli Karalar İç batı Anadolu da kiler’den daha küçük cüsselidirler.
Yerli Karaların en belirleyici özelliği küçük yapılı ve tırnak dahil tamamen siyah olmalarıdır. Dar ve uzun bir başa sahip olan bu ırkta boynuzlar kısa, ince ve öne yöneliktir. Uzun yıllar yetersiz koşullarda yaşayan bu ırk oldukça dayanıklıdır. Irkta cidago yüksekliği 100-110 cm civarındadır. Besleme koşullarına bağlı olarak canlı ağırlık 200-300 kg arasında değişir.
Bu ırkın süt verimi ortaya koyma amacına yönelik çalışmalar oldukça eskidir. Bu çalışmalarda elde edilen değerler köy koşullarında 400-500 kg kadardır. Fakat bakım ve besleme koşullarının iyileştirilmesi ve damızlık seçimiyle bir Laktasyon daki süt verimleri ortalama 800-900 kg’ye çıkarılabilmiş, hatta bazı küçük gruplardan bir Laktasyon da 1800 kg süt elde edilebilmiştir.
Günümüz koşullarında ortalama 750 kg civarında süt verimi olduğu kabul edilen bu ırkın beside günlük canlı ağırlık artışı da, 600-700 gr dır.
B) DOĞU ANADOLU KIRMIZISI (DAK):
Yayılma alanının genişliği ve sayısal varlığı bakımından ikinci sırada yer alan Doğu Anadolu Kırmızısı ırkında renk genelde kırmızı olmakla birlikte açık kırmızıdan koyu kestaneye kadar değişir. Bazı hayvanlarda genellikle arka bacakların iç kısımları olmak üzere vücudun değişik bölgelerinde beyaza kadar değişen açık renkler görülebilir. Boğalarda boyun göğüs ve ön bacaklar daha koyu renklidir. Doğu Anadolu Kırmızısı ırkında cidago yüksekliği 115-125 cm, canlı ağırlık 250-350 kg arasındadır. Süt verimi halk elinde 1000-1200 kg kadar olup, iyi koşullarda 2000 kg’ye kadar yükselebilmektedir. Beside günlük canlı ağırlık artışı Yerli Karadan oldukça iyidir ve uygun şartlarda 800-900 grama ulaşılabilmektedir.
C) GÜNEY ANADOLU KIRMIZISI (GAK):
Torosların güneyinde kalan bölge ile Güney Doğu Anadolu bölgesinde yayılan bu ırkın farklı varyeteleri vardır. Bu varyetelerin sayısı sınıflamayı yapanlara göre farklılıklar gösterir. Buna rağmen bu gruptaki hayvanları birbirinden oldukça farklı niteliklere sahip iki alt gruba ayırmak mümkündür ve önemli bir hata getirmez.
I) Güney Anadolu Kırmızısı ( Kilis Irkı )
Rengi sarıdan kahverengine kadar değişen bu ırk Türkiye’nin en iri ve en sütlü ırkıdır. Kilis ırkında en çok rastlanan renk sarımsı kırmızıdır. Vücudunun ön kısmı arkaya göre daha koyu olan bu ırkta cidago yüksekliği 130-135 cm kadardır. Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’nin sıcak iklimine uyan ve sıcak iklimlere özgü olan parazitlerin meydana getirdiği hastalıklara dayanıklı olan bu ırkın süt verimi 2000 kg’nin üzerinde, beside günlük canlı ağırlık artışı da 1 kg civarındadır. Daha da önemlisi bu ırka dahil inekler içerisinde 5 tondan daha yukarı süt veren bireylere rastlanabiliyor olmasıdır. Ayrıca bu ırkın Siyah-Alacalar ile verdiği melezlerin üstün verimi olmaları, Türkiye sığırcılığı ve özellikle de GAP bölgesi için önemli bir potansiyel olarak değerlendirilmelidir.
II) Yerli Güney Sarısı
Kirli sarıdan tarçın rengine kadar değişen bir renk dağılımı gösteren bu alt grup Kilis’e göre oldukça küçük cüsselidir. Vücut ağırlığı ve verimleri bakımından Yerli Kararları andırır.
D) BOZ IRK:
Tipik bir bozkır sığırı olan bu ırk Balkan ülkelerinin ortak yerli ırkıdır. Türkiye’de bir zamanlar Trakya’dan Sivrihisar’ a kadar yayılan bu ırk şimdi Marmara Denizi’nin güneyi ve Trakya’nın dağlık kesimlerinde küçük sürürler halinde yetişmektedir.
Rengi, açık güneşten koyu kül rengine kadar değişen Boz ırkın erkekleri dişilere göre, daha koyu renklidir. Canlı ağırlığı 250-400 kg arasında değişen bu ırkın süt verimi 1000-1500 kg civarındadır. Beside günlük canlı ağırlık artışı da 700-800 g kadardır.
Tarımda hayvan işgücüne talebin fazla olduğu dönemlerde öküz olarak kullanımda önceliği olan bu ırk yok olmak üzeredir. Boz ırkın verimleri diğer yerli ırkların çoğundan geri değildir. Fakat yetiştirdiği bölgenin ekonomik yapısının diğer bölgelerden ileri olması, bu ırkın elden çıkarılmasının hızını diğer yerli ırklarınkinden daha yüksek kalmıştır. Çünkü yetiştirildiği bölge için verimleri yetersiz kalmıştır. Ayrıca tarımda makine kullanımının yaygınlaşması sonucu Boz ırkın öküz olarak kullanım olanağı da tümüyle ortadan kalkmıştır.
Kısaca özellikleri belirtilen bu ırkların dışında kalanlar genellikle melezleme üründürler ve bunlar ülkenin her yerinde rastlamak olasıdır.
E) KIRIM SIĞIRI:
Kırım Bölgesinden geldiler. Kırmızının tonlarını taşırlar. İri yapılıdırlar. İyi bakım ve beslenme ile 1500 kg süt verebilirler.
F) ZAVOT SIĞIRI:
Kars yöresine Kafkasya’dan geldiler, Simental ve İsviçre Esmeri ile melezleşme ile elde edildiler. Süt verimi 1500 kg. kadardır. Besi tutma özelliği Doğu Anadolu Kırmızısından daha iyidir.
G) MARAŞ SIĞIRI:
Maraş bölgesinin ufak yapılı, kırmızı renkli sığırıdır. Yerli Kara ırkının Güney Anadolu Kırmızısı ile veya Doğu Anadolu Kırmızısı ırkı ile melezleşmesiyle elde edilmiştir. Süt verimi Yerli Karadan daha yüksektir
si tutma özelliği Doğu Anadolu Kırmızısından daha iyidir.
G) MARAŞ SIĞIRI:
Maraş bölgesinin ufak yapılı, kırmızı renkli sığırıdır. Yerli Kara ırkının Güney Anadolu Kırmızısı ile veya Doğu Anadolu Kırmızısı ırkı ile melezleşmesiyle elde edilmiştir. Süt verimi Yerli Karadan daha yüksektir

__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 14:24