Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Hukuk
facebook bağlan


Hukukta Nişanlılık

Hukuk kategorisinde açılmış olan Hukukta Nişanlılık konusu , Hukukta Nişanlılık Değişik âdet ve biçimlerde de olsa, her toplumda nişanlanma, sosyal bir olay olarak önem taşır. Nişanlanma, gerçek anlamıyla bir aile hukuku sözleşmesidir. Bu sözleşme herhangi bir şekle bağlı ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 13.04.2015, 13:53   #1 (permalink)
"Yalnızlığı bastırmanın adını aşk koymuşlar."
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Hukukta Nişanlılık



Hukukta Nişanlılık

Değişik âdet ve biçimlerde de olsa, her toplumda nişanlanma, sosyal bir olay olarak önem taşır. Nişanlanma, gerçek anlamıyla bir aile hukuku sözleşmesidir. Bu sözleşme herhangi bir şekle bağlı değildir.
Değişik âdet ve biçimlerde de olsa, her toplumda nişanlanma, sosyal bir olay olarak önem taşır. Nişanlanma, gerçek anlamıyla bir aile hukuku sözleşmesidir. Bu sözleşme herhangi bir şekle bağlı değildir. Nişanlanma, kişiye bağlı bir hak olduğu için temsilci vasıtasıyla yapılmaz. Ancak nişanlanma iradesinin karşı tarafa bir aracıyla bildirilmesi mümkündür. Nişanlanacak kimsenin mümeyyiz ve reşit olması gerekir. Mahdut ehliyetsizler ise ancak kanunî temsilcilerinin izin veya icazetiyle nişanlanabilirler. Gayri mümeyyizler ise tam ehliyetsiz oldukları için hiç bir zaman nişanlanamazlar.Nişanlanmanın hükümsüzlük sebepleri: tam ehliyetsiz olan kimselerin yapmış oldukları nişanlanmalar mutlak butlan ile bâtıldır.
Nişanlanmanın bir yanılma veya hile sonucu yahut ikrah altında yapılması, irade beyanında sakatlık olan kimsenin nişanlanmayı haklı sebeple bozmasına imkân verir.
Nişanlanma, nişanlanan kimselere evlenme ö de vi ni yükler. Ancak taraflardan biri bundan kaçınırsa, evlenmeye zorlanamaz. Nişanlanma, evlenmeden kaçınan kimseyi zorlamak için dava hakkı vermez ye evlenmeden kaçınma halinde tazminat verileceğine ilişkin bir anlaşma yapılamaz (Med. kn. md. 84). Nişanlanma, nesebin düzeltilmesine ve babalık davası açılmasına esas olabilir. (nesep.) Nişanlanmanın başka bir sonucu da nişanlı olan kimselerin birbirleri aleyhine davada tanıklık yapmaktan kaçınabilmeleridir.
Nişanlanma şu durumlarda sona erer: 1. nişanlılardan birinin ölümü; 2. nişanlılardan birinin evlenme ehliyetini kaybetmesi; 3. evlenmeyi kesin olarak engelleyen bir evlenmenin araya girmesi; 4. kanunî mümessilin icazet vermemesi; 5. nişanlılardan birinin nişandan vaz geçmesi. Nişanlanma evlenme ile de sona erer. Nişanlanmanın sona ermesi iki önemli sonuç doğurur: a) hediyelerin geri verilmesi; b) maddî ve manevi tazminat istenmesi. Nişanlılık ancak ölüm ve evlenmeden başka bir sebeple sona ermişse hediyelerin iadesi söz konusu olur, önce, nişanlı olan kimseler, birbirlerine vermiş oldukları hediyelerin iadesini isteyebilirler. Hediyeler duruyorsa, aynen geri verilir; aynen durmuyorsa, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iade edilir.
Nişanlıların birbirlerine değil de, üçüncü kişilerin nişanlananlara verdikleri hediyelerin geri istenmesi de, ancak sebepsiz zenginleşme kurallarına göre olabilir. Maddî tazminat isteme hakkı ise, nişandan vaz geçilmesi halinde söz konusu olabilir. Ancak, nişanlılardan birinin tazminat isteyebilmesi için, ya nişandan vaz geçen tarafın bu fiilinde hiç bir haklı sebebe dayanmaması veya diğer nişanlının kusurlu bir tutumunun nişandan dönmeye sebep olması gerekir. Burada ödenecek olan tazminat, kusurlu olmayan tarafın, evlenmenin yapılacağı inancıyla ve iyiniyetle yapmış olduğu masrafları karşılayacaktır. Maddî tazminat isteme hakkı devredilebilir, mirasçılara geçebilir ve bundan feragat edilebilir. Nişanın bozulmasına kendi kusuruyla sebep olmayan taraf, maddî tazminat yanında, manevî tazminat da isteyebilir. Ancak, manevî tazminat istenebilmesi için, kusursuzluk yanında, öteki tarafın kişilik hakkına da ağır bir zarar verilmiş olması gerekir. Manevî tazminat hakkı, maddî tazminat hakkından farklı olarak mirasçılara geçmez. Ancak, bu kuralın iki istisnası vardır: 1. manevî tazminat davasının, nişanlının sağlığında açılmış olması; 2. dava açılmamış olmakla birlikte, tazminat borçlusunun karşı tarafın manevî tazminat alacağını ikrar etmiş bulunması.

__________________
PENGUEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
Courage, PENGUEN
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 06:36