Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Hukuk
facebook bağlan


Boşanma Davasında Tedbir Nafakası

Hukuk kategorisinde açılmış olan Boşanma Davasında Tedbir Nafakası konusu , Boşanma Davasında Tedbir Nafakası BOŞANMA DAVASI AÇILMASI HALİNDE TEDBİR NAFAKASI TMK 169. Maddesine göre hâkim boşanma veya ayrılık davası süresince özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 16.12.2015, 13:54   #1 (permalink)
Ada
Siyahı da Gökkuşağından Dışlamadılar mı?

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
soru Boşanma Davasında Tedbir Nafakası



Boşanma Davasında Tedbir Nafakası

BOŞANMA DAVASI AÇILMASI HALİNDE TEDBİR NAFAKASI
TMK 169. Maddesine göre hâkim boşanma veya ayrılık davası süresince özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri görevinden ötürü (resen) alır. Önceki Medeni Kanun uygulamasında genel olarak eş ve çocukların barınması için özel bir önlem alınmaz ve barınma gereksinmesi nafaka kapsamı içinde düşünülürdü. Yürürlükteki medeni yasamız da eşlerin ve çocukların barınmasına, geçimine ilişkin geçici önlemlerin alınacağını vurgularken 194. Maddesinde tanımlanan aile konutu da eşyalarıyla birlikte eşlerden birine ve çocukların yararlandırılmasına sunulmaktadır.
alışmasına engel fiziksel bir hastalığı yoksa yararına tedbir nafakası verilemez denilmektedir.
2002 yılından önce yürürlükte olan Medeni Kanunumuzda koca aile birliğinin reisi sayıldığı için eşinin ve çocuklarının geçiminden sorumluydu. Yürürlükteki Medeni Kanunumuza göre eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar. Yargıtay 2. HD’nin 24.10.2005 tarihli 12100 esas/14640 karar sayılı hükmüne göre kadının çalıştığı, düzenli ve yeterli gelirinin bulunduğu gelirinin eşinin gelirine yakın olduğu hallerde kadın içinde tedbir nafakasına hükmedilemez. Bu İçtihattın karşıtı olan içtihatlar da vardır. Örneğin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 13.9.2005 tarihli 2005/8309 e,2005/8494 karar sayılı hükmünde: “ davacı eşin ekonomik durumunun davalı ( kocadan ) daha iyi olması davalıyı tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece “ hakkaniyet “ ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK mad.4 ) “ denilmekte olduğu gibi Yargıtay 3. HD 10.11.2008 günlü 2008/17986 esas, 2008/19075 karar sayılı hükmündü de : “ TMK 186/son maddesine göre; eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir. Ayrı yaşama hakkı bulunan eşin çalışıyor olması, maaşının ve malvarlığının bulunması tedbir nafakası verilmesine engel değildir. Halen evlilik birliği devam ettiğine göre, ayrı yaşamaya haksız olarak sebebiyet veren eş tedbiren nafaka vermekle yükümlüdür “ denilmektedir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.05.2005 günlü 2005/2-305 esas, 2005/338 karar sayılı hükmünde yürürlükteki Medeni Kanunumuzda; eşlerin evlilik birliğinin giderlerine katılma konusunda eşitlik ilkesinin öngörüldüğünü anımsatarak “ somut olayda davacı kadının hemşire davalı ise pratisyen hekimdir. Tarafların evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılması gerektiğine, davacı kadın ile oturan müşterek çocuk için tedbir nafakası hükmedilmiş olmasına ve davacının düzenli geliri bulunmasına göre davacı lehine tedbir nafakası hükmedilmesi yasanın açık hükmüne aykırılık teşkil eder “ denilmektedir.
III- AYRILIK DAVA VE KARARLARINA GÖRE TEDBİR NAFAKASI
I. Boşanma veya ayrılık
MADDE 170.- Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir.
Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez.
Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.
Ayrılık süresi
MADDE 171.- Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.
III. Ayrılık süresinin bitimi
MADDE 172.- Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.
Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur.
İşte yukarıdaki düzenlemeye göre; hâkimin eşler arasında ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu kanısına vararak ayrılık kararı verdiği hallerde; davanın devamı ve ayrılık süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri görevinden ötürü (resen) alır. Ayrılık davalarında da tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren karar verilir. Ancak nafaka alacaklısı başka bir tarih belirleyerek nafaka istemişse istemle bağlı kalınır. Ayrılık kararı sonunda ise hükmedilen tedbir nafakası kendiliğinden sona erer.
TEDBİR NAFAKASININ MİKTARI
Tedbir nafakasının miktarını saptamak hâkimin takdir yetkisi içindedir. MK ’anın 4. Maddesi; HÂKİMİN TAKDİR YETKİSİ başlığını taşımaktadır. Bu madde hâkimin HUKUKA VE HAKKANİYETE GÖRE karar vereceği emredilmiştir. Hukuku hepimiz bilmek ve ona uymak zorundayız. Hukuk, yasayı aşan ve tüm insanlığın paylaştığı vazgeçilemez ortak değerlerden oluşur.
HAKKANİYET (hakseverlik) ise Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 7.3.2006 günlü, 2006/189 esas ve 2066/1831 karar sayılı hükmünde bir özdeyiş gibi(veciz bir şekilde) tanımlanmıştır: HAKKANİYET BİR BAKIMA ADALETİ DEYİMLER. Fakat sevgi, anlayış ve hoşgörü duygularıyla PAYLAŞTIRICI VE DENKLEŞTİRİCİ davranmak ADALETLİ davranmaktan daha başka ve daha ileri bir anlam taşır… Aksi düşünce GÜVEN ilkesine ters düşer.
Hakseverlik kurallarına uygun karar vermek ADALETLİ davranmaktan da öte hukuka uygunluğu-hukuka güveni sağlar.
ANAYASA’MIZ DA; hâkime, karar verirken öncelikle kanuna uygun hüküm kurmasını, kanunda HUKUKA aykırılık bulunması halinde geçerli olan hukuka UYGUN KARAR vermesini öngörmektedir.
Yasaya ve hukuka uygunluk denetiminde VİCDANİ kanıya göre karar verileceği belirtilmiştir. Yasalar hem toplumun sosyal, ekonomik durumuna ve hem de kişinin sosyal ve ekonomik durumuna uygun olarak uygulanmalıdır. Yasal kuralın uygulanması toplum düzenine aykırı düşüyorsa Hâkime HUKUKA UYGUNLUK araştırması yapma görevini Anayasamız ve yasalarımız emretmektedir. Her uygulama ve yorumun Anayasa ve yasaların ÖZÜNE VE SÖZÜNE uygun olarak yorumlanması gerektiği evrensel bir hukuk kuralıdır
TEDBİR NAFAKASINDA KUSUR
Boşanma veya ayrılık davalarında tedbir nafakası verilirken kusur durumu göz önünde tutulmamalıdır. Yani tedbir nafakası isteyen tam kusurlu olsa bile lehine tedbir nafakasına hükmetmek gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2.11.2011 günlü 2011/2-533 esas, 2011/670 karar sayılı hükmünde; “ hâkimin davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri, bu konuda talebin varlığı aranmaksızın, resen alması gerekir. Bu geçici önlemlerden biriside tedbir nafakasına hükmedilmesidir. Tedbir nafakası, talebe bağlı olmaksızın ( resen) takdir edilir ve geçici bir önlem olarak davanın başından itibaren, karar kesinleşinceye kadar hüküm altına alınır. Dolayısıyla, tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi gerekir. Bu aşamada tarafların kusur durumu belirlenmediğine göre verilecek kararda kusur bir ölçüt olarak alınamayacağı gibi, sonuçta nihai karar verilirken kusur durumunun belirlenmiş olması da tedbir nafakasının kaldırılmasını ya da ödenenlerin geri alınmasını gerektirmez. Zira tarafların “ kusur durumu “ hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili unsur değildir. Dahası kanunda, hâkimin geçici bir önlem olarak tedbir nafakasına hükmedebilmesi için, tarafların kusurlu olup olmamaları bir unsur olarak yer almamakta; hangisinin daha az ya da çok kusurlu olduğunun belirlenmesi yönünde bir koşulda öngörülmemektedir .” denilmektedir.
Ancak Yargıtay’ımızın karşı yönde görüşleri de vardır. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 07.04.2005 günlü, 3611-5595 esas ve karar sayılı hükmünde ; “ boşanmaya neden olan olaylarda başka erkeklerle ilişki kuran kadın daha ziyade kusurludur. Davalı lehine tedbir ve yoksulluk nafakası verilmesi doğru değildir “ denilmektedir. Yargıtay’ımız sadakat kuralına karşı çok duyarlıdır. Genel olarak tüm davalarda “ her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir “ ilkesi uygulanırken Yargıtay’ımız dava dilekçesinde somut olaylar içinde bildirilmeyen ve boşanma davası devam ederken ve hatta bazen Yargıtay aşamasında bildirilen sadakat kuralına aykırı eylemin görülmekte olan davada değerlendirilmesi gerektiği kanısındadır. Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki usul düzenlemelerinin Yargıtay’ımızın yorumunu etkileyeceği kanısındayım.
Tedbir nafakasını boşanma ya da ayrılık davası açıldığı tarihten itibaren ara kararıyla vermek gerekir. Yani istek tarihi önemli değildir. Boşanma davasına karşı dava açılmışsa ya da sonradan açılan dava ilk açılan dava ile birleştirilmişse, tedbir nafakasına ilk açılan dava itibariyle hükmetmek gerekir. Tedbir nafakası her an doğup işleyen bir alacak niteliğindedir. Bu nedenle önce tedbir nafakası istemeyen taraf, istediğini bildirirse ve koşulları varsa istek tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilir. Boşanma veya ayrılık davasında verilen tedbir nafakası bu davalara ilişkin kararların kesinleştiği tarihten itibaren sona erer. Tedbir nafakasının bağımsız bir dava olarak açılması da mümkündür.
Tutuklu, hükümlü, işsiz veya akıl hastası olan eşin başka bir geliri, paraya çevrilecek malvarlığı varsa tedbir nafakası vermekle yükümlüdür.
AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNEDE NAFAKA
6284 Sayılı Ailenin Korunmasına ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine İlişkin Kanun’un 18. Maddesine göre de şiddet mağduruna koruma amaçlı bir nafaka bağlanmaktadır. Bu Kanun’a göre verilen nafaka kararı alacaklısının ve borçlusunun yerleşim yeri icra müdürlüğüne resen gönderilmektedir. Ayrıca nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin Sosyal Güvenlik Kurumu ile bağlantısı durumunda, korunan kişinin başvurusu aranmaksızın nafaka, ilgilinin aylık maaş ya da ücretinden icra müdürlüğü tarafından tahsil edilir. İcra müdürlüklerinin nafakanın tahsiline ilişkin posta giderleri C. Başsavcılığı’nın suçüstü ödeneği ile ödenir.
6284 sayılı Kanun’la getirilen bu düzenlemenin, diğer nafaka kararları için uygulanmasında yarar olduğu kanısındayım. Çünkü uygulamada İcra yoluyla nafaka tahsilinde zor bir süreç izlenmektedir.
Tedbir nafakasının miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre saptanır. Türkiye’de ekonomi gerektiği gibi kayıt altına alınamadığından ya da alınmadığından özellikle serbest olarak çalışanların gelirleri sağlıklı olarak saptanamamaktadır. Tedbir nafakasının miktarı tarafların evlilikleri devam ettiği için, nafaka yükümlüsünün geliri ile orantılı olmak kaydıyla, evlilik içinde birlikte yaşadıkları zamanda ki, yaşam düzeyini sürdürecek oranda olmalıdır. Bu bakımdan tedbir nafakası yoksulluk nafakasında hükmedilecek nafaka miktarından farklılık göstermektedir.
VII- TEDBİR NAFAKASININ ARTIRILMASI VE AZATILMASI AZALTILMASI
Tedbir nafakasına Türk parası olarak hükmedilir. Ancak taraflar arasında anlaşma varsa yabancı para olarak da ödenmesine karar verilir. Tarafların anlaşmalı olarak Kanada doları üzerinden belirlenen nafakalarının nafaka alacaklısı olan kadının Amerika’ya yerleşmesi nedeniyle Amerikan doları olarak belirlenmesi için açılan davanın reddedilmesi gerektiği Yargıtay’ca oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Tarafların durumlarının değişmesi halinde TMK. 200. maddesi gereğince ve eşlerden birinin talebi üzerine hâkim tedbir nafakasının arttırılıp, azaltılmasına veya tamamen ortadan kaldırılmasına karar verebilecektir. Tedbir veya iştirak nafakası alan küçük çocukların 18 yaşını doldurup ergin hale gelmeleri halinde nafaka borcu sona erer. 18 yaşında olan çocuk koşulları varsa yardım nafakasına hak kazanır. Nafaka borçlusu veya alacaklısının ölümü halinde de nafaka yine sona erer.

__________________
.




Ey ruhumda dolaşan deli taylar!
Ey gönlümü yakan kor alevler..
Söyleyin bana!
Bu mücadelenin sonunda ne var?











.






Sevdim Seni bir Kere ...!
Ada isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Ada
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 09:42