Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Genel Sağlık > İlaç Prospektüsleri
facebook bağlan


EMTHEXATE® 2.5 mg TABLET

İlaç Prospektüsleri kategorisinde açılmış olan EMTHEXATE® 2.5 mg TABLET konusu , EMTHEXATE® 2.5 mg TABLET METOTREKSAT DİSODYUM FORMÜLÜ Her bir tablet 25 mg metotreksata eşdeğer miktarda metotreksat disodyum içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Farmakodinamik özellikleri Metotreksat antimetabolitler grubuna dahildir. Bir folik asit antagonistidir ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20.07.2013, 15:56   #1 (permalink)
Isınan Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart EMTHEXATE® 2.5 mg TABLET



EMTHEXATE® 2.5 mg TABLET

METOTREKSAT DİSODYUM


FORMÜLÜ


Her bir tablet 25 mg metotreksata eşdeğer miktarda metotreksat
disodyum içerir.


FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ


Farmakodinamik özellikleri


Metotreksat antimetabolitler grubuna dahildir. Bir folik asit
antagonistidir dihidrofolat redüktaz enzimine bağlanır bu enzim dihidrofolik asidi
tetrahidrofolik aside redükler. Bu bağlanma sonucu timin ve pürin biyosentezleri
inhibe edilir. Ayrıca yüksek konsantrasyonlarda metokreksat folatın hücreye geçişini
engeller. Hücre membranlarından metokreksatın geçişinin azalmasına ve dihidrofolat
redüktaz enziminin metotreksata afinitesinin değişmesine bağlı olarak metotreksata
karşı direnç oluşabilir.


Çok yüksek konsantrasyonlarda (>20 umol/l) metokreksat yalnız
aktif transport mekanizmasıyla değil difüzyonla da hücrelere nüfuz edebilir. Bu
kavram yüksek doz metotreksat tedavisi için geçerlidir.


Farmakokinetik özellikleri


Emilim: Erişkinlerde oral emilim doza bağlıdır. En yüksek
serum yoğunluğu 1-2 saat sonra sağlanır. 30 mg/m2 dozlarda veya bunun altında çok
iyi emilir ve ortalama biyoyararlılığı %60'dır. 80 mg/m2'nin üzerindeki dozların
emilimi anlamlı olarak daha azdır bunun muhtemel nedeni doygunluk etkisidir. Lösemili
çocuklarda ileri derecede değişken oral emilim bildirilmiştir (%23 - 95). En yüksek
ve en düşük serum yoğunlukları arasında 20 kat fark vardır (20 mg/m2 dozdan sonra
Cmax 0.11-2.3 uM'dir). En yüksek yoğunluğa erişme süresi ve emilen dozun yüzdesi
de kişiler arasında farklılık göstermiştir (15 mg/m2 dozdan sonra Tmax 0.67-4 saat).


Besinler emilimi yavaşlatırlar ve doruk konsantrasyonunu düşürürler.


Dağılım: Damar içi uygulamadan sonra başlangıç dağılım
hacmi yaklaşık 0.18 1/kg'dır (Vücut ağırlığının %18'i). Yaklaşık 0.4-0.8 1/kg'da
dengeyi bulur (vücut ağırlığının %40-80'i).


Metotreksat plevra efüzyonları ve ascites gibi üçüncü kompartmanlara
yavaş geçer. 6 saat sonra plazma konsantrasyonu dengeye ulaşır. Metotreksat aktif
hücre membranı ileti taşıyıcısı için redüklenmiş folatlarla yarışır.


lOOuM'den yüksek serum konsantrasyonlarında etkili hücrelerarası
metotreksat yoğunluğunu elde etmenin en önemli yolu pasif difüzyondur. Serumda metotreksat
proteinlerin %50'sine bağlanır.


Oral ve parenteral uygulamadan sonra terapötik konsantrasyonlarda
metotreksat kan-beyin engelini geçmez. İntratekal uygulamadan sonra serebrospinal
sıvıda yüksek konsantrasyonlara erişilebilir.


Metabolizma: Emilimden sonra metotreksat karaciğerde
ve hücre içinde poliglutamatlara metabolize olur bunlar hidrolazlar tarafından
metotreksata döndürülebilir. Bu poliglutamatlar dihidrofolat redüktaz ve timidilat
sentetaz inhibitörleri olarak hareket ederler.


Dokularda uzun süre az miktarda metotreksat poliglutamatları
bulunabilir. Bu aktif metabolitlerin uzun etkilerinin süresi çeşitli hücreler dokular
ve tümörlere göre değişir. Normal dozda az miktarda metotreksat karaciğerde 7-hidroksimetotreksata
metabolize olabilir. Etkin olmayan bu metabolitin birikmesi yüksek doz tedavide
önemli olabilir. 7- hidroksimetotreksatın suda çözünürlüğü orjinal molekülün suda
çözünürlüğünden 3-5 defa daha düşüktür. Oral uygulamadan sonra metotreksat barsak
florası tarafından kısmen inaktif şekle metabolize olur.


Metotreksatın yarı ömrü psöriyazis tedavisi gören ve düşük dozda
(30 mg/m2'den az) antineoplastik tedavi gören hastalarda yaklaşık 3-10 saattir.
Yüksek doz ile tedavi olan hastalarda metotreksatın yarı ömrü 8-15 saat arasındadır.


Atılım: Başlıca atılım yolu böbreklerdir ve atılım doza
ve uygulama şekline bağlıdır. Damar içi uygulamadan sonra uygulanan dozun %44-100'ü
24 saat içinde değişmeden idrar ile atılır.


Uygulanan dozun %10'undan azı safrayla atılır. Metotreksatın
enterohepatik dolaşımı öne sürülmüştür. Böbreklerden atılım glomerüler filtrasyon
ve aktif tübüler atılım ile olur. Lineer olmayan atılım böbreklerin tübülüsleri
tarafından geri emilimin doygunluğa erişmesine bağlıdır ve 7.5-30 mg dozlarla tedavi
gören


psöriyazis hastalarında gözlenmiştir. Böbrek fonksiyonunda azalma
ve tübülerden atılımı olan başka ilaçlarla birlikte kullanım (örneğin zayıf organik
asitler) serum metotreksat konsantrasyonunu oldukça artırır. Metotreksat klerens
ve endojen kreatinin klerens arasında iyi bir bağlantı vardır. Metotreksat klerensi
çok değişkendir ve yüksek dozlarda normal olarak azalır. Klerensin ortadan kalkması
metotreksat toksisitesinin başlıca nedeni olarak gösterilmiştir. Normal dokuda metotreksat
toksisitesi temas süresinden çok elde edilen doruk konsantrasyonuna bağlıdır.
Bozulmuş böbrek fonksiyonu veya üçüncü kompartmanın efüzyonu veya başka bir nedenle
hastada atılımın azaldığı gözlenirse uzun süre serum metotreksat yoğunluğu yüksek
olur.


Yüksek doz uygulandıktan sonra veya atılım azalması olursa toksisite
ihtimali metotreksatın plazma atılımının son fazında kalsiyum folinat verilerek
azaltılabilir. Böbreklerde metotreksatın çözünürlüğü: yüksek doz tedavisinde pH
7'nin aitında çökme olasılığı daha yüksektir. Yüksek doz metotreksat tedavisinde
böbrek toksisitesini engellemek üzere hiperhidratasyon ve idrarın alkalileştirilmesi
önerilir.


Metotreksat toksisite riski altındaki hastaları tesbit etmek
ve kalsiyum folinat dozunu ayarlayabilmek için serum metotreksat konsantrasyonunun
farmakokinetik kontrolü yararlı olabilir.


Serum metotreksat düzeylerini kontrol etme yöntemi ve metotreksat
toksisite riskini azaltmak için kalsiyum folinat dozunun ayarlanması "Dozaj
ve Kullanım Şekli" bölümünde verilmiştir.


ENDİKASYONLARI


Metotreksat koriyokarsinoma koriyoadenoma destruens ve mole
hydatidosa tedavisinde kullanılır.


• Mole hydatidosa'da başlıca tedavi uterusun çıkarılmasıdır ve
metotreksat profilaktik tedavide kullanılır.


• Düşük riskli trofoblastik tümörlerde metotreksat tek ajan olarak
kullanılır.


• Yüksek riskli trofoblastik tümörlerde metotreksat çok ilaçlı
bir tedaviye eklenir.


Metotreksat normal veya yüksek dozda tek ajan olarak veya çok
ilaçlı bir tedavi rejimi içinde akut lenfoblastik lösemi (MSS lösemi ve löseminin
idame tedavisi) osteosarkom non-Hodgkin lenfoma Burkit lenfoma ilerlemiş baş
ve boyun kanserleri idrar kesesinin invazif tümörleri ve mycosis fungoides'in ilerlemiş
evrelerinde kullanılır.


Ayrıca metotreksat erişkinlerde psöriyazisin semptomatik kontrolünde
kullanılır ancak ciddi yan etkiler göz önünde bulundurularak diğer tedavilere
dirençli vakalarda kullanılır. Teşhis mutlaka biyopsiyle ve dermatolojik muayene
ile yapılmalıdır.


Metotreksat prostaglandin sentetaz inhibitörleriyle birlikte
veya tek başına kullanılmış ikinci sıra antiromatizmal ajanlara cevap vermeyen ağır
aktif romatoid artritte kullanılabilir.


KONTRENDİKASYONLARI


Metotreksat gebelerde ve beslenme bakımından zayıf düşmüş hastalarda
kullanılmamalıdır. Metotreksat ayrıca ciddi böbrek ve karaciğer bozukluğu olanlarda
kemik iliği hipoplazisi lökopeni trombositopeni anemi alkol bağımlılığı metotreksata
aşırı duyarlık hallerinde ve metotreksata bağlı akciğer toksisitesinde kontrendikedir.


Ayrıca metotreksat tedavisi sırasında emzirme yapılmamalıdır
(Bkz. Gebelik ve laktasyonda kullanım).


UYARILAR / ÖNLEMLER


Sistostatik bir ilaç olan metotreksat sadece onkolojide deneyimli
bir hekimin yakın denetimi altında kullanılabilir. Tedavi kanser kemoterapisinde
deneyimli bir hastanede yürütülmelidir.


Psöriyazis ve romatoid artrit tedavisi sadece dermatoloji ve
romatolojide deneyimli bir hekimin yakın kontrolu altında yapılmalıdır.


Metotreksat kullanımı sırasında aşağıdaki laboratuvar testlerinin
yapılması tavsiye edilir: Hemogramlar trombosit sayımı hematokrit böbrek fonksiyon
testleri ve idrar analizi karaciğer enzimlerinin ölçülmesi toraks röntgeni. Psöriyazis
tedavisi sırasında şu testlerin düzenli olarak yapılması tavsiye edilir: Aylık hematoloji
her 1-3 ayda bir karaciğer ve böbrek foksiyon testleri. Antineoplastik tedavi sırasında
genellikle daha sık kontrol uygulanır. Tedaviye başlarken veya doz değistirilirken
veya riskin artmış olduğu dönemlerde ve metotreksat kan düzeylerinin yükseldiği
durumlarda (Örn.dehidratasyon durumunda) kontroller daha sık yapılmalıdır.


Anormal karaciğer fonksiyon testleri ve fibrozis veya karaciğer
sirozu arasında bir ilişki tespit edilememiştir. Metotreksat uygulamasından sonra
karaciğer fonksiyon testlerinde sıklıkla geçiçi sapmalar görülmüştür ancak bunlar
tedavinin değiştirilmesine genellikle neden olmaz. Tedaviden hemen önce karaciğer
fonksiyon testlerinde sabit anormallikler ve/veya serum albumin düzeyinde düşüş
ciddi karaciğer toksisitesine işaret


eder ve bir muayene gerektirir.


Metotreksata bağlı bir akciğer hastalığından kuşkulanıldığında
özellikle bazal değerler mevcutsa akciğer fonksiyon testleri yararlı olabilir.


Enfeksiyonlu peptik ülserli ülseratif kolitli hastalarda düşkünlerde
çok genç ve çok yaşlılarda çok dikkatle kullanılmalıdır. Tedavi sırasında ağır lökopeni
olursa bakteriyel enfeksiyonlar yerleşebilir. Enfeksiyon meydana gelirse metotreksat
tedavisinin durdurulması ve uygun antibakteriyel tedavinin başlatılması gerekir.
Ağır kemik iliği depresyonunda kan ve trombosit transfüzyonu gerekli olabilir.


Metotreksatın başlattığı akciğer hastalığı potansiyel olarak
tehlikeli bir durumdur.Ve haftada 7.5mg'nin üzerindeki dozlarda tedavi görenlerde
her an ortaya çıkabilir. Bu durum her zaman düzelme göstermez. Akciğer semptomları
(özellikle kuru ve verimli olmayan öksürük) tedavisinin durdurulmasını ve tam bir
muayeneyi gerektirebilir.


Metotreksata bağlı (interstisyel) pnömonide tedavi hemen durdurulduktan
sonra kortikosteroid tedavisi endikedir. Akciğer toksisitesinin tekrarı halinde
tedavinin tekrarlanması kontrendikedir.


Diyare ve ülseratif stomatit tedavinin durdurulmasını gerektirir
çünkü kanamalı enterit riski ve barsak perforasyonu riski mevcuttur.


Böbrek fonksiyonu azalmış hastaların tedavisinde tedbirli davranılmalıdır
ve metotreksat atılımı yavaşlayacağı için bu hastalara uygulanacak doz düşürülmelidir.
Bugüne kadar örneğin psöriyazis hastaları gibi uzun süre tedavi gören hastalarda
kanser riski söz konusu olmamıştır. Metotreksat kullanan romatoid artritli hastalardaki
kanser riski verileri kısıtlıdır.


Metotreksat tedavisi sırasında ve tedaviden sonra en az 3 ay
hem erkek hem kadın hastalar kontraseptif önlem almak zorundadırlar.


Antineoplastik tedaviye nazaran psöriyazis ve romatoit artritte
düşük doz kullanılmasına rağmen metotreksata bağlı intoksikasyon ve ölüm görülebilir.


Hastalar metotreksat tedavisinin risklerinden haberdar edilmeli
ve herhangi bir toksik belirtiyi derhal bildirmeleri konusunda uyarılmalıdırlar.


15 gramlık kümülatif dozdan sonra psöriyazisli ve romatoid artritli
hastalarda karaciğer biyopsisi yapılması tavsiye olunur. Siroz ve fibroz vakalarında
tedavi genellikle durdurulur. Küçük değişiklikler metotreksat tedavisini durdurmayı
gerektirmez ama uygulamada dikkatli olunmalıdır.


Metotreksat tabletleri süt ile alınmamalıdır.


Metotreksatla birlikte hepatotoksik ilaçlar ya da alkol kullanılmamalıdır.


Düşük doz metotreksat ile tedavi edilen hastalarda malin lenfomalar
gelişebilir. Metotreksat tedavisi durdurulduğunda spontan iyileşme oluşabilir bu
yüzden onkolitik tedavisi gerekli değildir. Bu yan etki oluştuğunda ilk once metotreksat
tedavisinin durdurulması gereklidir. İyileşme görülmez ise uygun tedaviye başlanmalıdır.


Gebelik ve laktasyonda kullanım


Gebelik kateaorisi: Tüm gebelik süresince D'dir.


Metotreksat insanlarda fetus üzerinde toksiktir. Gebeliğin özellikle
ilk 3 ayında metotreksat kullananlarda düşük fetüs mortalitesi ve konjenital anormallikler
bildirilmiştir. Metotreksat tedavisi gören annelerin emzirmemesi gerekir.


Araç ve makine kullanmaya etkisi


Metotreksat görme bulanıklığı parezi ve hemiparezi yapabileceğinden
araç ve makina kullanımını olumsuz etkileyebilir.


İLAÇ ETKİLESİMLERİ


Yüksek doz metotreksat tedavisi (>10mg metotreksat/hafta)
sırasında veya hemen öncesinde nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAI) kullanılmamalıdır.
Bu ilaçlarla birlikte yüksek doz metotreksat kullanıldığında metotreksatın serum
düzeylerinin yükseldiği ve ölümle sonuçlanabilen ciddi hematolojik ve gastrointestinal
toksisiteye neden olduğu bildirilmiştir.


NSAI ilaçlar salisilatlar probenesid gibi zayıf asitler metotreksatın
tübüler atılımını düşürebilir ve toksisite artışı görülebilir. Metotreksat bu ilaçlarla
birlikte sıkı denetim altında kullandırılmalıdır. NSAI ilaçlar ve diüretikler ile
beraber kullanımında metotreksatın potansiyel toksisitesi artar. Romatolojide genellikle
düşük


doz metotreksat ve NSAI kombinasyon tedavisi kullanıllır.


Serum proteinlerine bağlanan metotreksat salisilatlar NSAI
ilaçlar sülfonamidler fenitoin tetrasiklinler kloramfenikol p-amino benzoik
asit doksorubisin bleomisin siklofosfamid aminoglikozidler allopurinol vinkristin
hidrokortizon prednizon asparaginaz ve sitosin arabinosid ile yer değiştirebilir
dolayısıyla plazmada serbest metotreksat düzeyi artar.


Yüksek doz metotreksat ile potansiyel nefrotoksik tedavinin (sisplatin)
kombinasyonunda dikkatli olunmalıdır.


Oral antibiyotikler (bilhassa tetrasiklinler kloramfenikol ve
emilmeyen geniş spektrumlu antibiyotikler) bağırsak florasını etkileyebilir ve metotreksatın
geri emilimini inhibe edebilir.


Radyoterapi ile etkileşim olabilir. Diğer sitostatik ilaçlarla
farmakodinamik etkileşim olabilir. Sonuçta terapötik aktivite ve toksisite artabilir.


Metotreksat alan hastalarda canlı virüs aşısı yapılmamalıdır.
İnaktif aşılar ile kısmi veya tam korunma elde edilebilir.


Folik asit veya folik asit türevlerini içeren vitaminler sistemik
olarak uygulanan metotreksatın etkisini azaltabilir. İnsanlarda ve hayvanlarda yapılan
çalışmalar kalsiyum folinatın intravenöz uygulamasından sonra küçük bir kısmının
serobrospinal sıvıya esas olarak 5-metiltetrahidrofolat halinde geçtiğini ve bu
miktarın intratekal uygulamadan sonra gözlenen metotreksat konsantrasyonundan l'e
3 faktör daha düşük olduğunu göstermiştir. Yüksek doz kalsiyum folinat intratekal
olarak uygulanan metotreksatın etkisini azaltabilir. Folat eksiklikleri metotreksat
toksisitesini artırabilir.


Metotreksat ile trimetoprim/sülfometoksazol birlikte kullanıldığında
bazı vakalarda muhtemelen ek bir folik asit antogonizması nedeniyle kemik iliği
supresyonu rapor edilmiştir. Dolayısıyla metotreksat ile sülfonamidlerin birlikte
kullanılmaması kuvvetle tavsiye olunur.


YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER


Yan etkilerin sıklığı ve şiddeti doza ve kullanım sıklığına bağlıdır.
En çok görülen yan etkiler ülseratif stomatit lökopeni bulantı ve gastrointestinal
problemlerdir. Diğer sık rastlanan yan etkiler kendini iyi hissetmeme hali açıklanamayan
yorgunluk hali üşümeye bağlı titremeler ateş baş dönmesi hastalıklara karşı
direnç azalmasıdır.


Kombine tedavi modelleri nedeniyle bu ilaca bazı yan etkileri
bağlamak kolay olmamaktadır.


Metotreksat ile ilgili yan etkiler organ sistemlerine göre sıralanmıştır:


Gastrointestinal


Jinjivit farenjit stomatit iştah azalması bulantı kusma
diyare hematemez melena gastrointestinal ülserasyon kanama ve enterit.


Kusma diyare veya stomatit görüldüğünde iyileşme olana kadar
metotreksat tedavisi kesilmeli ve dehidratasyon uygulanmalıdır. Ülseratif kolit
ve mide ülserlerinde metotreksat çok dikkatli kullanılmalıdır.


Hematolojik


Metotreksat hematopoiezi baskı altına alarak anemi lökopeni
ve/veya trombositopeniye neden olabilir. Hematopoietik yetersizlikleri olan hastalarda
bu ilaç ya çok dikkatli kullanılmalı ya da hiç kullanılmamalıdır.


Psöriyazis tedavisinde eğer kan sayınmında önemli bir düşüş
olursa tedavi derhal durdurulmalıdır. Neoplazi tedavisinde ciddi miyelosupresyon
riskine rağmen kullanım gerekliyse metotreksat tedavisine devam edilebilir. Ciddi
granülositopeni ve ateş görülen hastalar hemen muayene edilmelidir genellikle parenteral
yoldan geniş spektrumlu antibiyotik verilir.


Hepatik


Metotreksat akut (transaminazlarda artış) veya kronik (fibroz
ve siroz) hepatotoksisiteye neden olabilir. Kronik toksisite potansiyel olarak ölüme
neden olur. Genellikle kronik kullanımdan sonra (çoğunlukla 2 yıl veya daha uzun
süre) ve toplam doz en az l5g ise görülür. Psöriyazis hastalarında yapılan çalışmalarda
hepatotoksiste kümülatif doza bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu etki alkolizm
şişmanlık diyabet ve ileri yaşla birlikte artmaktadır.


Lezyonların ilerlemesi ve geriye dönmesi hakkında bilgi mevcut
değildir. Karaciğer fonksiyonu azaldığında veya karaciğer hasarı mevcudiyetinde
dikkatli olunmalıdır.


Karaciğer fonksiyon testleri uygulamaya geçmeden önce yapılmalıdır
buna serum albumin tayini de dahildir.


Test sonuçları fibroz ve siroz vakalarında genellikle normaldir.
Bu vakalar sadece biyopsi ile teşhis edilebilir.


Psöriyazis ve romatoid artritte 15 g'lık kümülatif dozdan sonra
karaciğer biyopsisi yapılması tavsiye olunur. Arada oluşan fibroz ve herhangi bir
siroz durumu genellikle tedaviyi durdurma nedenidir. Ufak değişiklikler metotreksat
tedavisini durdurmayı gerektirmez ama ilaç dikkatle kullanılmalıdır.


İmmünoloji


Aktif enfeksiyon halinde metotreksat son derece dikkatle uygulanmalıdır
ve immün yetmezlik sendromu olan hastalarda kontrendikedir. Metotreksat tedavisi
sırasında aşılama etkili olmayabilir. Canlı aşı genellikle tavsiye edilemez. Metotreksatla
tedavi edilen hastalarda su çiçeği aşısından sonra disemine su çiçeği enfeksiyonları
bildirilmiştir. Hipogamaglobulinemi nadiren gözlenmiştir.


Nörolojik


Metotreksat uygulamasından sonra başağrısı uyku hali görme
bulanıklığı afazi hemiparezi parezi konvülsiyon bildirilmiştir.


Kraniyospinal radyasyon uygulanan hastalarda intravenöz metotreksat
uygulamasından sonra lökoansefalopati raporları bulunmaktadır.


Kraniyal radyasyon uygulanmamiş ancak yüksek doz metotreksat
ve kalsiyum folinat verilmiş osteosarkomlu hastalarda da kronik lökoansefalopati
görülmüştür. Tedavinin durdurulması sonucunda her zaman iyileşme görülmeyebilir.


Yüksek doz metotreksat tedavisi gören hastalarda geçici akut
nörolojik sendrom bildirilmiştir. Klinik belirtiler anormal davranışlar fokal duyumotor
fenomeni ve anormal reflekslerdir nedeni bilinmemektedir.


Metotreksatın intratekal uygulamasından sonra merkezi sinir sistemi
üzerindeki muhtemel toksikyan etkileri aşağıda verilmiştir:


• Baş ağrısı sırt ağrısı boyunda sertlik ve ateş belirtileri
ile birlikte görülen kimyasal araknoidit


• Bir veya birkaç omurilik sinir kökünde parapleji ile birlikte
görülen ve genellikle geçici olan parezi


• Konfüzyon ajitasyon somnolans ataksi demans ve bazen ciddi
konvülsiyonlarla birlikte görülen lökoansefalopati.


Pulmoner


İnterstisyel pnömoniye bağlı ölüm bildirilmiştir bazen kronik
interstisyel obstrüktif akciğer hastalığı görülmüştür. Pulmoner semptomlar (bilhassa
kuru ve verimsiz öksürük) veya spesifik olmayan pnömoni potansiyel bir lezyona işaret
edebilir ve metotreksat tedavisinin durdurulmasını ve hastanın iyice muayenesini
gerektirir. Semptomlar değişmekle beraber metotreksatın başlattığı akciğer hastalığı
olanlarda ateş öksürük dispne hipoksemi ve akciğer radyografisinde infiltrasyon
tipik belirtilerdir. Enfeksiyon ihtimali elimine edilmelidir. Bu durum her doz düzeyinde
görülebilir. Metotreksata bağlı akciğer hastalığının başlangıcında metotreksat tekrar
uygulanması kontrendikedir.


Ürogenital


Ciddi nefropati veya renal yetersizlik azotemi sistik hematüri
defektif oogenez veya spermatojenez geçici oligospermi menstrüel disfonksiyon
ve ******l salgı infertilite düşük fetüs sapmaları spermatojenezin bastırılması
libido kaybı impotans olabilir.


Yüksek doz metotreksat akut böbrek yetersizliği ile birlikte
böbrek toksisitesine neden olabilir. Nefrotoksisite nedeni genellikle metotreksatın
ve 7-hidroksimetotreksatın böbrek tübülüsünde birikmesi sonucu ortaya çıkar.


Deri


Eritem kaşıntı ürtiker ışığa duyarlık renksizleşme alopesi
ekimoz talenjiyektazi akne füronküloz görülebilir. Lezyonlar UV- ışığına maruz
kalındığında kötüleşebilir. Radyasyon dermatiti ve güneş yanığı metotreksat uygulamasıyla
alevlenebilir.


Diğer ender görülen yan etkiler artralji/miyalji diyabet osteoporoz
lenfoma vaskülit ve ani ölümdür. Anaflaktik reaksiyonlar da çok ender bildirilmistir.


Ayrıca pansitopeni ve romatoid nodüllerde ani artış romatoid
artritli hastalarda bildirilmiştir. Birkaç toksik epidermal nekroliz vakası rapor
edilmiştir.


BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.


KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU


Metotreksat dozu doz aralıkları toplam doz diğer sitostatik
ilaçlarla ve folinik asitle kombinasyon bilgimizin gelişmesine parelel olarak sık
sık değişime uğramaktadır. Metotreksat bu alanda deneyimli ve son gelişmelerden
haberdar hekimlerce uygulanmalıdır.


Baş ve boyun kanserleri


Metotreksat gelişme görülene kadar haftalık aralarla 40 mg/m2
vücut alanı dozunda verilir. Bu doz folinik asit tedavisi yapılmadan uygulanır.


Trofoblastik tümörler


Trofoblastik tümörlerin tedavisi uzman kişilerden oluşan bir
heyet tarafından yürütülmelidir.


Metastatik olmayan ve riski az olan trofoblastik tümörlerde 5
gün süreyle oral veya intramüsküler yoldan günlük 15-30mg metotreksat dozu uygulanır.
Bir veya iki hafta sonra ikinci bir kür yapılabilir. Genellikle 3-5 küryapılır.
Yüksek risk trofoblastik tümörleri bulunan hastalara çoğunlukla kombinasyon tedavisi
yapılır 300 mg metotreksat/m2 vücut yüzeyi ve bunu takiben folinik asit tedavisi
buna dahildir.


Tedavi HCG (insan koriyogonadotropini) plazma yoğunlukları baz
alınarak değerlendirilmelidir.


MSS Lösemisi


Metotreksat meningeal lösemilerde profilaktik ve tedavi amaçlı
kullanılır. İntratekal kullanılan metotreksat koruyucu içermemelidir. İntratekal
uygulama için maksimum doz lmg/ml'dir. %0.9 sodyum klorür ile seyreltilebilir. İntratekal
metotreksat dozu hastanın yaşına göre değişir:


1 yaşın altı 6mg; 1 yaş 8mg; 2 yaş lOmg; 3 yaş ve daha büyükler
12mg.


Erişkinlerde intratekal metotreksat dozu 15mg'ı geçmemelidir.
Tedavi serebrospinal sıvı sitolojisine göre değerlendirilir. Metotreksat intratekal
uygulandığında plazma düzeyleri genel toksisiteye neden olabilir.


Meningeal löseminin tedavisinde intratekal metotreksat verilebilir.
1 haftadan daha az aralıklarla verilirse subakut toksisitede artış olabilir. Serebrospinal
sıvı sitolojisi normale dönene kadar metotreksat tedavisine devam edilir. Bu evrede
bir doz daha verilmesi tavsiye edilir.


Meningeal löseminin proflaksisinde tedavi dozu aynıdır sadece
uygulama sıklığı için hekim tıbbi literatüre başvurmalıdır.


Lösemi


Metotreksat akut lenfoblastik löseminin idame tedavisinin bir
parçası olarak haftada bir intravenöz intramüsküler oral yollardan 15-30 mg/m2
dozunda verilir.


Osteosarkom


Osteosarkom tedavisinde metotreksat yüksek dozda diğer antineoplastik
ajanlarla birlikte kullanılır (8 g/m2-12 g/m2) kurtarma tedavisi olarak daha sonra
folinik asit verilir.


Osteosarkom tedavisinde folinik asitle kombine yüksek doz metotreksat
sadece bu alanda deneyimli hekimlerce uygulanmalıdır.


Mycosis fungoides


Metotreksat tedavisi vakaların yarısında klinik iyileşme sağlar.
Oral doz haftalar ve aylarca günde 2.5-10 mg'dır. Hastanın durumuna ve kan tablosuna
göre dozun miktarı ve tedavinin kesilmesi kararlaştırılır.


Psöriyazis


Kadınlarda psöriyazis tedavisine hemen menstrüel kanamayı takiben
başlanmalıdır. Metotreksat tedavisine başlamadan 1 hafta önce parenteral olarak
5-10 mg test dozu verilip hastanın idiyosinkratik reaksiyonlarına bakılır.


Erişkinlerde haftada bir 10-25 mg oral intramüsküler veya intravenöz
olarak uygulanabilir. Çoğu hastada iyileşme 4 haftada görülür en iyi sonuca 2-3
ayda ulaşılır. Metotreksat tedavisinin durdurulmasıyla 2 haftayla 6 ay arasında
nüks belirtileri görülür. Optimum klinik sonuç elde edildikten sonra mümkün olan
en uzun zaman süresi içinde doz en düşük düzeye indirilmelidir. En kısa zamanda
konvansiyonel topik tedavi başlatılmalıdır.


Romatoid artrit


Erişkinlerde başlangıç oral dozu haftada bir defa her 12 saatte
bir 3 doz 2.5-5mg'dır. Gerekirse bu doz haftada maksimum 20 mg'a kadar 2.5 mg'lık
doz artışlarıyla yükseltilebilir. Ayrıca oral yoldan başlangıç dozu olarak haftada
bir tek doz şeklinde 10 mg verilebilir. Yine gerekirse dozu 2.5 mg'lık artışlarla
haftada bir defa olmak üzere en çok 25 mg'a çıkarmak mümkündür.


Çoğu hastada klinik düzelme 4-6 hafta sonra görülür. Yaklaşık
6 ay sonra alınan cevap plato yapar. Bundan sonra bu optimum klinik cevabı devam
ettirmek için dozun değiştirilmesi gerekebilir.


Tedavinin kesilmesinden sonra romatoid artritte alevlenme olabilir.


Doz düzenlemeleri


Lökosit sayımı veya trombosit sayımı tedavinin ilk günü azalırsa
metotreksat dozu (40mg/m2 standart doz) aşağıdaki şemaya göre ayarlanır en düşük
değer azalmayı belirler:


Eğer lökositlerin sayısı 2500-3500/mm3 ve/veya trombosit sayısı
75000-125000 ise bir hafta için tedavinin durdurulması tercih edilmelidir. Eğer
kan sayımı düzelirse tedaviye devam edilebilir. Düzelmezse doz azaltılabilir.


Kreatinin klerensi


60 ml/dakika'dan az olan hastalara metotreksat verilmemelidir.
Yüksek doz metotreksat tedavisi karaciğer toksisitesi halinde ertelenmelidir.


DOZ AŞIMI


Doz aşımı belirtileri bir veya birkaç yan etkinin ciddi biçimde
ortaya çıkması şeklindedir. Uzun tedavide toksik etkiler daha da belirginleşir.
Doz aşımı halinde folinik asit mümkün olduğu kadar çabuk uygulanmalıdır: İntravenöz
yoldan her 3 saatte bir en az 15 mg. Folinik asit doz miktarı ve sıklığı verilen
metotreksat dozuna ve metotreksat plazma konsantrasyonuna göre düzenlenir. Gerekiyorsa
genel destekleyici önlemler alınmalı ve kan transfüzyonları yapılmalıdır.


TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI


Emthexate® 25 mg tablet 100 tabletlik ambalajlardadır.


SAKLAMA KOŞULLARI


25°C'nin altındaki oda sıcaklığında ve ışıktan korunarak saklanmalıdır.


Çocukların erişemeyeceği yerde ve ambalajında saklayınız.


PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ


Emthexate® - S 25 mg/ml enjektabl solüsyon


Emthexate® - S 25 mg/ml enjektabl solüsyon (2 ml - 20 ml)


RUHSAT SAHİBİ


MED-İLAÇ San. ve Tic. A.Ş. Bankalar Cad. Bozkurt Han 19/4 34420
Karaköy/İstanbul Tel: (0212) 393 14 00 Fax: (0212) 249 61 68


RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI


13.12.2004 tarih ve 116/90 no.lu ruhsat


ÜRETİM YERİ


PHARMACHEMIE B.V. Haarlem - Hollanda Reçete ile satılır.


Furkanbsd isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 3
CentilmeN, Furkanbsd, Narsinha
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 04:21