Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Genel Sağlık > İlaç Prospektüsleri
facebook bağlan


DAUNOMICINA LİYOFİLİZE ENJEKTABL FLAKON 20 mg

İlaç Prospektüsleri kategorisinde açılmış olan DAUNOMICINA LİYOFİLİZE ENJEKTABL FLAKON 20 mg konusu , DAUNOMICINA LİYOFİLİZE ENJEKTABL FLAKON 20 mg FORMÜLÜ Her flakon: 20 mg Daunorubisin hidroklorür Diğerleri: Mannitol 100 mg ihtiva eder. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Farmakodinamik Özellikler Daunorubisin hedef hücrelerdeki bir dizi biyokimyasal ve ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20.07.2013, 16:01   #1 (permalink)
Isınan Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart DAUNOMICINA LİYOFİLİZE ENJEKTABL FLAKON 20 mg



DAUNOMICINA LİYOFİLİZE ENJEKTABL FLAKON 20 mg

FORMÜLÜ


Her flakon: 20 mg Daunorubisin hidroklorür


Diğerleri: Mannitol 100 mg ihtiva eder.


FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ


Farmakodinamik Özellikler


Daunorubisin hedef hücrelerdeki bir dizi biyokimyasal ve biyolojik
fonksiyonla etkileşime girerek sitotoksik/antiproliferatif etkilerini gösteren antineoplastik
bir ilaçtır. Daunomicina güçlü bir antilösemik ajandır. Kesin etki mekanizması (mekanizmaları)
henüz belirlenmiş olmamasına rağmen ilacın esas olarak baz çiftleri arasına girip
çift sarmalı açarak DNA ile bir kompleks yaptığı böylece DNA ve DNA-bağımlı RNA
sentezini inhibe ettiği görülmektedir. Daunorubisin polimeraz ve topoizomeraz II
aktivitelerine gen aktivitesinin regülasyonuna ve oksidasyon/redüksiyon reaksiyonlarına
(yüksek düzeyde reaktif/toksik serbest radikaller oluşturarak) müdahale de edebilmektedir.
Daunorubisin ve hücresel membran arasında hücre yüzeyindeki çifte katmanda değişikliklere
yol açacak şekilde doğrudan bir etkileşimin olduğu da ileri sürülmüştür. Daunorubisin
S fazı sırasında maksimum düzeyde sitotoksiktir ancak ilaç siklüs- ya da faza özgü
değildir. Daunomicina ayrıca hafif bir antibakteriyel ve immünosupresif aktivite
de gösterir.


Farmakokinetik Özellikler


Absorpsiyon: Daunorubisin gastrointestinal kanaldan absorbe
edilmez. İlaç dokular için çok irrite edici olduğundan İ.V. yolla uygulanmalıdır:
bu koşullarda tamamen absorpsiyon söz konusudur (örneğin eğer damar dışına kaçış
olmazsa).


Radyoaktif hale getirilen atomlarla işaretlenmiş Daunomicina
kullanılarak yapılan farmakokinetik araştırmalarda intravenöz uygulamayı takiben
süratli bir plazma klerensi saptanmıştır. Bu süratli düşüşten sonra uzun bir süre
plazma konsantrasyonları sabit kalmaktadır.


Dağılım: Daunorubisin en yüksek düzeye dalakta böbreklerde
akciğerlerde ve kalpte erişerek vücut dokularına yaygın biçimde dağılmaktadır. İlaç
hücrelerin içine girmekte ve hücre elemanlarına özellikle de nükleik asitlere bağlanmaktadır.
Daunorubisinin kan-beyin engelini geçebildiğine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmamaktadır
ancak ilacın plasentayı geçtiği görülmektedir. İlacın anne sütüne geçip geçmediği
bilinmemektedir.


Metabolizma: İlaç esas olarak sitoplazmik aldo-keto
redüktaz tarafından karaciğerde ve diğer dokularda hızla ve yaygın bir şekilde metabolize
edilmektedir. İlacın uygulanmasından bir saat sonra plazmada baskın olarak bulunan
parçası aktif metabolit daunorubisinol'dür (13-OH daunorubicin). Metabolizmanın
glikosidik bağların ortadan kalkarak artmasıyla antiproliferatif etkinliği düşük
olan ya da olmayan ve mikrozomal enzimler tarafından sülfat ve glükoronid aracılığıyla
demetilasyona uğrayıp bağlanan aglikonlar ortaya çıkmaktadır.


İtrah: Hızlı İ.V. uygulamasından sonra daunorubisin ve
metabolitlerinin toplam plazma konsantrasyonları üç fazlı bir şekilde düşerken
değişmemiş daunorubisinin plazma konsantrasyonu da iki fazlı bir azalma göstermektedir.
Florometrik metodlarla yapılan tayinlere göre 7 günlük bir sürede verilen dozun
yaklaşık %15'i idrarla itrah edilir. Eliminasyon büyük ölçüde safra ile olur. Yarılanma
ömrü başlangıç fazında ortalama 45 dakika ve terminal fazda da 18.5 saattir. Daunorubisinolün
yarılanma ömrü 24 saati aşmaktadır. Daunorubisin ve metabolitleri idrar ve safrayla
atılırlar (uygulanan dozun yaklaşık %40'ı). İlaç ve metabolitlerinin idrarda atılan
miktarının verilen dozun %14-23'üne tekabül ettiği bildirilmektedir idrarda en
fazla atılım da 3 gün içinde ortaya çıkmaktadır. İlk 24 saatten sonra ilaç idrarda
esas olarak daunorubisinol şeklinde atılmaktadır.


Karaciğer fonksiyonunun bozuk olması itrahın yavaşlamasına ve
sonuç olarak ilacın plazma ve dokularda birikmesine yol açar. Daunomicina kan beyin
bariyerini geçmez.


ENDİKASYONLARI


Daunorubisin löseminin farklı tedavi rejimlerinde standart bileşen
olarak kullanılan antrasiklin antineoplastik bir üründür.


Akut lösemi - Daunorubisin


• Akut Miyelojenöz (non-lenfositik) Lösemide (AML)


• Akut Lenfositik Lösemilerde (ALL) remisyon sağlamak amacıyla
kullanılır.


• İlaç bütün AML hastalannda tam remisyonun oluşturulmasından
sonra uygulanan pekiştirici ve/veya idame tedavisi programlarında diğer antineoplastik
ilaçlarla birlikte de kullanılabilir.


• İdame tedavisi sırasında hastalığı nüks eden ALL hastalarında
tam remisyon daunorubisini de içeren kombinasyon tedavileriyle yeniden sağlanabilir.


• Daunorubisin eritrolösemi tedavisinde diğer antineoplastik
ilaçlarla kombine şekilde de kullanılabilir.


Kronik lösemiler: Daunorubisin tek ilaçla yapılan tedavinin
artık etkili olmadığı Kronik Miyelojenöz Lösemi'li (KML) hastaların blastik fazının
tedavisinde kombine şekilde kullanılabilir.


KONTRENDİKASYONLARI


Daunorubisin tedavisi aşağıdaki durumlarda kontrendikedir:


• İnatçı kemik iliği aplazisi


• Şiddetli/genel enfeksiyonun varlığı


• Belirgin karaciğer ya da böbrek yetmezliği


• Mevcut ya da eskiden varolan şiddetli aritmi ve miyokard yetmezliği
eskiden varolan miyokard enfarktüsü


• Maksimum kümülatif dozlarında antrasiklinlerle önceden tedavi
görmüş olmak


• Daunorubisin ya da diğer antrasiklinlere karşı varolduğu bilinen
aşırı duyarlılık


• Gebe hastalar


UYARILAR / ÖNLEMLER


DOKTOR NEZARETİNDE KULLANILMALIDIR. YALNIZCA DOKTOR REÇETESİ
İLE VERİLİR.


İmmünosupresif tedavi gören hastaların enfeksiyonlara karşı direnci
azalacağından tedavi süresince aseptik bir ortamda yaşamalarını sürdürmeleri gerekir.
Daunomicina ile akut lösemide remisyon sağlanırken hasta gözetim altında tutulmalı
ve hastaneye yatırılmalıdır.


İmmünosupresif tedavi gören hastaların enfeksiyonlara karşı direnci
azalacağından tedavi süresince aseptik bir ortamda yaşamalarını sürdürmeleri gerekir.
Daunomicina ile akut lösemide remisyon sağlanırken hasta gözetim altında tutulmalı
ve hastaneye yatırılmalıdır.


Özel uyarılarve önlemler aşağıdaki alanlarda geçerlidir.


Kemik İliği Fonksiyonu: Daunorubisin tedavisinin yönlendirilmesi
için kemik iliğinin durumunun (tepkisinin) değerlendirilmesi gerekir. İlacın terapötik
dozunun verildiği bütün hastalarda kemik iliği süpresyonu oluşacaktır. Daunorubisin
tedavisinden önce ve sırasında hemoglobin ölçümünün yanı sıra lökosit granülosit
platelet ve eritrosit değerleri de belirlenmelidir: belirgin bir sitopeni beklenen
bir durumdur ve dikkatli izlemeyi gerektirir. Kalıcı yaygın miyelosüpresyon şiddetli
enfeksiyonlara ve/veya kanamalara yol açabilir: ciddi hematolojik toksisitenin tedavisinde
yoğun destekleyici tedavi kullanılacaktır (koloni uyarıcı faktörler agresif intravenöz
antibiyotikler kan ürünü transfüzyonları vb.)


Kardiyak Fonksiyon: Antrasiklinler potansiyel olarak kardiyotoksik
ilaçlardır: oluşmakta olan ciddi kardiyak rahatsızlık riskini azaltmak için daunorubisin
tedavisine başlamadan önce hastanın kardiyak fonksiyonu kontrol edilmeli ve tedavi
süresince de dikkatlice izlenmelidir. Antrasiklinden kaynaklanan kardiyomiyopatiyi
saptamak için en uygun tanı aracı olarak miyokardiyal biyopsi gösterilmesine rağmen
rutin olarak uygulanamayacak invazif bir tetkiktir. Daunorubisin tedavisi sırasında
kardiyak fonksiyonun rutin tetkiki genellikle EKG tetkini ve sol ventriküler ejeksiyon
fraksiyonunun (LVEF) incelenmesini içermektedir. EKG değişiklikleri genellikle geçici
("akut tip") toksisitenin göstergesidir; ancak QRS voltajında azalma ya
da sistolik süre aralığının normal sınırların ötesi uzaması - LVEF'nin azalması
için olduğu gibi- tipik ("gecikmiş tip") antrasikline bağlı kardiyomiyopatinin
göstergesi olabilir. Gecikmiş tip kardiyak toksisite uygulanan antrasiklinin kümülatif
dozuna bağlı görünmektedir: daunorubisin için toplam kümülatif doz yetişkinlerde
500-600 mg/m2'ı 2 yaşından büyük çocuklarda 300 mg/m2'ı ya da 2 yaşından küçük
çocuklarda 10 mg/kg'ı aştığında konjestif kalp yetmezliği (CHF) gelişme riski diğer
kardiyak risk faktörlerinin yokluğunda artmaktadır. Önceden varolan kalp hastalığı
göğüs bölgesinde yapılan radyasyon ya da potansiyel olarak kardiyotoksik olan diğer
ilaçlar olasılıkla daunorubisinden kaynaklanan kardiyotoksisiteyi artıracaktır;
bu koşullarda yetişkinlerde 400 mg/m2 toplam kümülatif doz çok dikkatlice aşılmalıdır.
Bebeklerde ve çocuklarda antrasiklinden kaynaklanan kardiyotoksisiteye daha fazla
duyarlılığın söz konusu olduğu görülmektedir ve kardiyak fonksiyonun uzun dönem
periyodik tetkiki gerçekleştirilmelidir. Bozuk kardiyak fonksiyon durumunda sürdürülen
daunorubisin tedavisinin risk/yararı dikkatlice değerlendirilmelidir.


Karaciğer ve böbrek fonksiyonları: Daunorubisinin ana
atılım yolu hepatobiliyer sistem olduğundan karaciğer fonksiyonunun azalması durumunda
ilacın atılımında gecikme oluşabilir ve genel toksisitede bir artış ortaya çıkabilir.
O nedenle daunorubisin tedavisine başlamadan önce karaciğer fonksiyonu değerlendirilmeli
ve ilacın dozu karaciğer fonksiyonu bozuk hastalarda azaltılmalıdır. Karaciğer bozukluğunda
doz azaltılmasına ilişkin mevcut kılavuzlar aşağıda gösterildiği gibi serum bilirubin
düzeylerinden kaynaklanmaktadır:


Böbrek bozukluğu da daunorubisinin önerilen dozlarının toksisitesini
artırabilir ve böbrek fonksiyonu daunorubisin tedavisine başlamadan önce kontrol
edilmelidir. Eğer serum kreatinin 3.0 mg/100 ml'nin üzerindeyse daunorubisin dozu
%50 azaltılmalıdır.


Hiperürisemi: Diğer sitotoksik ilaçlar gibi daunorubisin
neoplastik hücrelerin ilaca bağlı hızlı lizisine eşlik eden yaygın purin katabolizmasının
bir sonucu olarak hiperürisemiye yol açabilir. Kan ürik asit düzeyleri tedavi süresince
izlenmelidir ve hiperürisemi geliştiğinde uygun tedavi (örneğin yeterli hidrasyon
idrarın alkalinizasyonu ve/veya allopurinol uygulanması) başlatılmalıdır. Önlem
olarak daunorubisin tedavisine başlanılmadan allopurinol verilebilir.


Damar dışına çıkma: İV enjeksiyonu sırasında daunorubisinin damar
dışına çıkması ciddi doku hasarına yol açabilir. İlacın damar dışına çıkma riskini
en aza indirmek ve ilacın uygulanmasından sonra venin düzgün akışını garanti altına
almak için iğnenin ven içine doğru bir şekilde yerleştirildiğine emin olduktan sonra
serbestçe akan serum infüzyonunun tüpü aracılığıyla ilacın verilmesi önerilir. Daunorubisin
kaynaklı doku hasarının önlenmesinde ya da azaltılmasında spesifik herhangi bir
tedavinin yararlı olduğu kanıtlanmış değilse de damar dışına çıkan ilaçlar mümkün
olduğu kadar çok aspire edilmelidir ve lokal reaksiyon da bölgeyi hidrokortizon
sodyum süksinat (50-100 mg hidrokortizon) ve/veya sodyum bikarbonat (5 ml %8.4'lük
enjeksiyondan) enjeksiyonu ve soğuk kompres uygulayarak uygun bir şekilde azaltılabilir.
Damar dışına çıkma ciddi boyutta olduğunda bir çok kez cerrahi temizleme ve deri
grefi gerekebilir.


İdrar rengi: Daunorubisin uygulamadan sonra bir-iki gün
idrarda kırmızılaşmaya neden olabilir. Hastalara bu tür bir olay karşısında paniklememeleri
söylenmelidir.


Daunomicina'nın bir miktar antibakteriyel aktivitesi olmasına
rağmen ilaç antimikrobik ajan olarak kullanılmamalıdır.


Gebelik ve laktasyonda kullanımı


Gebelik kategorisi D'dir. Gebe kadınlarda yeterli sayıda
ve iyi kontrollü çalışma yapılmamıştır. Ancak deneysel verilere göre daunorubisin
fetüse zarar verebilir. Genel kural olarak daunorubisinin gebe hastalara ya da
emziren annelere verilmemesi önerilmektedir ve daunorubisin tedavisi görmek zorunda
olan doğurganlık dönemindeki kadınlarda fetüse zarar gelebileceği göz önüne alınmalı
ve tedavi sırasında hamile kalmamaları öğütlenmelidir. Diğer bir çok antikanser
ilaçları gibi daunorubisin de hayvanlarda teratojenik mutajenik ve karsinojenik
potansiyel göstermiştir.


Daunorubisinin mutajenik potansiyeli nedeniyle ilaç insan spermatozoasında
kromozal hasara yol açabilir; o nedenle daunorubisin tedavisi gören erkeklerde doğum
kontrol yöntemleri uygulanmalıdır.


Araç ve makine kullanımına etkisi


Daunorubisin tedavisinin taşıt ya da makine kullanma becerisine
etkileriyle doğrudan ilişkili herhangi bir veri bulunmamaktadır.


YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER


Çeşitli organ sistemlerinde bildirilen yan etkiler aşağıda görülmektedir.


Kemik iliği/Hematolojik Toksisite: Terapötik dozlarda
lökopeni granülositopeni (nötropeni) ve trombositopeni görülebilir anemi de ortaya
çıkabilir. Lökositlerin ve plateletlerin en düşük düzeyleri genellikle ilacın uygulanmasından
10-14 gün sonra oluşmaktadır ancak üçüncü haftada hücre sayıları genellikle yeniden
tedavi öncesi düzeylerine dönmektedir. Daunorubisinin kemik iliği/hematolojik toksisitesinin
klinik sonuçları ateş enfeksiyonlar sepsis/septisemi septik şok hemoraji doku
hipoksisi ölüm olabilir. Tedavi sırasında şiddetli nötropeni ve ateş (ateşli nötropeni)
görülen hastalara özellikle dikkat etmelidir ki bu durumu olasılıkla septisemi
ve ölüm izleyecektir.


Kardiyak toksisite: Daunorubisin ile tedavi gören hastalarda
iki tür kardiyak toksisite ortaya çıkabilir. "Akut tip" kardiyak toksisite
özellikle supraventriküler taşiaritmiler (sinüs taşikardisi prematür ventriküler
kasılmalar kalp bloğu gibi) ve/veya EKG anormallikleriyle (non-spesifik ST-T dalga
değişiklikleri düşük voltajlı QRS kompleksi T dalgaları gibi) kendini göstermektedir.
Bu akut etkiler genellikle daha sonra gelişecek gecikmiş kardiyotoksisitenin habercisi
değildir ve nadiren klinik açıdan önem taşırlar. Miyokardiyal


iskemi (angina) ve enfarktüs endomiyokardiyal fibrozis perikardit-miyokardit
de gözlenmiştir. "Gecikmiş tip" kardiyak toksisite ilacın kümülatif olarak
yüksek dozları verilen hastalarda daha sık ortaya çıkan karakteristik kardiyomiyopati
ile kendini göstermektedir. Bu toksisite sadece daunorubisin tedavisinde değil
ilacın son dozundan aylar-yıllar sonra da ortaya çıkabilmektedir. Konjestif kardiyomiyopati
klinik olarak dispne siyanoz hastalığa bağlı ödem (periferik kardiyak) hepatomegali
asitis plöral efüzyon belirgin konjestif kalp yetmezliği (KKY) ile kendini gösterir.
Tedavi sırasında kardiyak fonksiyonun düzenli kontrolü ile ciddi kardiyak hasar
önlenebilir.


Gastrointestinal toksisite: Mukosit (özellikle stomatit
daha az sıklıkta da özofajit) daunorubisin tedavisi gören hastalarda ortaya çıkabilmektedir.
Mukositin klinik belirtileri ağrı ya da yanma hissini eritemi erozyonları-ülserasyonları
kanamayı enfeksiyonları içermektedir. Stomatit genellikle ilaç uygulandıktan sonra
erken dönemde ortaya çıkmaktadır ve eğer şiddetliyse de bir kaç gün içinde mukoza
ülserasyonları gelişebilmektedir; ancak tedavinin üçüncü haftasında hastaların çoğu
bu yan etkiden kurtulmaktadır. Genellikle ilacın uygulandığı gün bulantı ve kusma
ve ara sıra karın ağrısı ve diyare de oluşabilmektedir. Şiddetli kusma ve diyare
dehidrasyona yol açabilir. Uygun antiemetik tedavi ile bulantı ve kusma önlenebilir
ya da geçirilebilir.


Derisel ve aşırı duyarlılık reaksiyonları: Daunorubisinin
tam dozu uygulandığında hemen hemen daima sakal ve saçı koltukaltı ve pubik bölge
kıllarını kapsayan tam biralopesi oluşmaktadır. Bu yan etki hastalar için sıkıntı
yaratabilir ancak genellikle geri dönüşen bir yan etkidir tedavinin bitiminden
itibaren iki-üç ay içinde genellikle kıllanma yeniden görülmektedir. Al basmalar
deri ve tırnakta hiperpigmentasyon temas dermatiti ve radyasyon uygulanmış deriye
aşırı duyarlılık da ("radyasyonu anıştırıcı reaksiyon") görülebilmektedir.
Eritem ürtiker anafilaksi ve anafilaktik reaksiyonlar da gözlenmiştir; bu reaksiyonların
belirtileri/semptomları deri döküntüsü ve kaşıntıdan ateş üşüme hissi ve şoka kadar
uzanmaktadır. Nadiren ani ateş yükselmesi görülmüştür.


Enfeksiyon bölgesindekietkiler: Ven çevresine ilacın
damar dışına kaçması durumunda ani lokal ağrı (yanma hissi) şiddetli selülit ağrılı
ülserasyon ve doku nekrozu ortaya çıkacaktır. Lokal flebit tromboflebit ve/veya
fleboskleroz da görülebilir ve venöz skleroz ilacın küçük damara enjekte edilmesinden
ya da aynı vene tekrar tekrar enjeksiyon yapılmasından kaynaklanabilmektedir. Flebit/tromboflebit
riski Uyarılar/Önlemler bölümünde önerilen işlemler izlenerek azaltılabilmektedir.


Diğer yan etkiler: Serum bilirubin AST ve alkali fosfataz
konsantrasyonlarında görülen geçici yükselmeler daunorubisin kullanımıyla bağlantılı
diğer reaksiyonlardır. Özellikle tedavi öncesi yükselmiş beyaz kan hücresi sayısı
söz konusu olduğunda böbrek fonksiyonunun olası bozulmasıyla birlikte akut hiperürisemi
ortaya çıkabilir. Amenore ve azospermi de görülebilir.


BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.


İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER

Daunorubisin genellikle diğer sitotoksik ilaçlarla kombine biçimde
kullanılmaktadır. Benzer farmakolojik etkilere sahip ilaçların bir arada kullanıldığı
kemoterapi uygulamalarının bir özelliği olarak toksisite artışı söz konusu olabilir
ve özellikle kemik iliği depresyonu açısından dikkate alınmalıdır. Daunorubisin
ile kardiyotoksik/kardiyoaktif ilaçların birlikte kullanımı tedavi süresince kardiyak
fonksiyon konusunda özellikle dikkatli olunmasını gerektirmektedir. Karaciğer ya
da böbrek fonksiyonunu etkileyebilen birlikte kullanılan bir ilaç daunorubisinin
toksisitesini ve/veya etkinliğini de etkileyebilir.

GEÇİMSİZLİKLERİ

Daunorubisinin ilacın solüsyonda çökelmesine neden olabilecek
heparin sodyumla ve alüminyumla geçimsiz olduğu bildirilmiştir. Daunorubisin hidroklorid
solüsyonu deksametazon sodyum fosfat aztreonam allopurinol sodyum fludarabine
piperasilin/tazobaktam ve aminofilin ile karıştırıldığında geçimsizlik oluştuğu
da bildirilmiştir. Daunorubisin diğer antitümör ilaçlarla birlikte kullanılabilir
ancak diğer ilaçlarla aynı şırıngada karıştırılması önerilmemektedir.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Daunorubisin kanser hastalarına sadece intravenöz (İ.V.) yoldan
verilmesi gereken sitotoksik bir ilaçtır. İlacın damar dışına çıkması durumunda
şiddetli lokal doku nekrozu riski oluştuğu göz önüne alındığında daunorubisinin
%0.9'luk sodyum klorür ya da %5'lik glikoz solüsyonun İ.V. infüzyon tüpüne enjekte
edilmesi önerilmektedir. İnfüzyonun süresi 2-3 dakikadan 30-45 dakikaya kadar değişebilmektedir.

Daunorubisinin pozolojisi genellikle hastanın vücut yüzey alanına
(m2) bağlıdır ancak 2 yaşından küçük çocuklarda (ya da vücut yüzey alanı 0.5 m2'den
az olduğunda) pozolojinin vücut yüzey alanından çok kiloya (kg) göre hesaplanması
önerilmektedir.

Daunorubisinin her siklüste verilecek dozu;

• terapötik amaca (örneğin remisyonun sağlanması ya da idame)

• tek ilaç olarak ya da diğer sitotoksik ilaçlarla ya da radyoterapi
ile kombine şekilde kullanmak

• tedavi edilecek hastanın yaşı (çocuklar yetişkinler ya da
yaşlılar)

• hastanın toleransı

dahil bir dizi değişkene göre farklılık gösterebilmektedir.

Yetişkin AML/ALL hastalarında remisyonun sağlanması: Daunorubisinin
yetişkin AML hastalarında remisyonun sağlanması için uygulanan ilk kürde tek ilaç
olarak kullanılmasında önerilen günlük dozu ardışık üç gün verilecek 60 mg/m2'dir.
Birbiri ardı sıra uygulanan endüksiyon kürlerinde (kemik iliğinin durumuna ve kan
sayımına göre her 3-4 haftada bir uygulanacak) daunorubisinin aynı dozda ancak
sadece ardışık iki gün boyunca verilmesi önerilmektedir. Standart kombine tedavilerde
daunorubisinin önerilen günlük dozu yukarıda özetlenen programa göre verilecek 45
mg/m2'dir. Yaşlı hastalarda (65 yaş üstü) daunorubisinin pozolojisinin tek başına
verildiğinde 45 mg/m2'ye kombinasyon tedavisinde de 30 mg/m2'ye azaltılması gerekebilir.

AML/ALL'li çocuklarda remisyonun sağlanması: Uygulanan
tedaviye bağlı olarak uygulanma sıklığı belirlenen daunorubisin kombinasyon tedavilerinde
0.5-1.5 mg/kg/gün (25-45 mg/kg/gün) sınırları arasındaki dozlarda kullanılmaktadır.

Diğer kullanım alanları: Akut lösemide pekiştirme ve/veya
idame tedavisi ya da KML'nin blastik fazı sırasında remisyonun sağlanması için uygun
dozlar uygulanan spesifik programa bağlı olacaktır. Pekiştirme ve/veya idame tedavilerinde
kullanılan daunorubisin dozu olasılıkla remisyon sağlanmasında kullanılan dozlardan
daha düşüktür.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ

Daunorubisinin bir kez verilen çok yüksek dozunun akut miyokardiyal
dejenerasyona (24 saat içinde) ve şiddetli miyelosüpresyona (10-14 gün içinde) neden
olması söz konusu olabilir. Bu dönemde tedavi hastaya destek olmayı amaçlamalıdır.
Aşırı dozdan 6 ay sonraya kadar antrasiklinlerin etkisiyle gecikmeli kalp yetmezliği
gözlenmiştir. Hastalar yakından gözlenmelidir. Kalp yetmezliği belirtileri görülürse
klasik yöntemlerle tedavi edilmelidir.

SAKLAMA KOŞULLARI

30°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Sulandırıldıktan
sonra bekletilmeden kullanılmalıdır.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

20 mg liyofilize Daunorubisin hidroklorür içeren flakon + 10
ml steril serum fizyolojik içeren çözücü ampul.

ÇOCUKLARIN GÖREMEYECEĞİ ERİŞEMEYECEĞİ YERLERDE VE AMBALAJINDA
SAKLAYINIZ.
RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI


08.04.1988 - 144/58


RUHSAT SAHİBİ


Pharmacia & Upjohn Milano/İtalya lisansı altında


DEVA HOLDİNG A.Ş Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad.


No:l 34303 Küçükçekmece - İSTANBUL


İMALATÇI


Deva İlaç San. ve Tic. A.Ş Cebe Ali Bey Sokak No: 12 Topkapı/İstanbul


CÖZÜCÜ ÜRETİM YERİ


Deva İlaç San. ve Tic. A.Ş Ulus Mah. Ankara Cad. No: 2 Kartepe-KOCAELİ


ONAYTARİHİ: 12.12.2006


Reçete ile satılır.


Furkanbsd isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 5
CentilmeN, Furkanbsd, Narsinha, Venüs, YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 00:13