Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Genel Sağlık > İlaç Prospektüsleri
facebook bağlan


Teril Cr 200 Mg 20 Tablet

İlaç Prospektüsleri kategorisinde açılmış olan Teril Cr 200 Mg 20 Tablet konusu , Teril Cr 200 Mg 20 Tablet Formülü: Her tablet 200-400 mg karbamazepin içerir. Farmakolojik özellikleri: Endikasyonları: • Epilepsi : - Parsiyel nöbetler (kompleks veya basit belirtilerle seyreden) - Birincil jeneralize ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 18.12.2013, 12:24   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Teril Cr 200 Mg 20 Tablet



Teril Cr 200 Mg 20 Tablet

Formülü:

Her tablet 200-400 mg karbamazepin içerir.
Farmakolojik özellikleri:

Endikasyonları:

• Epilepsi :
- Parsiyel nöbetler (kompleks veya basit belirtilerle seyreden)
- Birincil jeneralize epilepsi veya jeneralize tonik-klonik nöbetler.
• Tek başına lityum veya nöroleptikler ile tedaviye yanıt vermeyen veya böyle bir tedaviyi tolere edemeyen hastalarda, tek başına veya başka ilaçlarla kombine olarak bipolar bozuklukların profilaksi ve tedavisi.
• Alkolü bırakma (alkol yoksunluk) sendromu.
• İdiyopatik trigeminal nevralji ve multipl skleroza bağlı nevralji.
• İdiyopatik glossofarenjiyal nevralji.
• Diabetes Insipidus sentralis.
• Ağrılı diyabetik periferik nöropati'de kullanılır.
Kontrendikasyonları:

Teril CR tabletin kullanımı şu hastalarda kontrendikedir:
- karbamazepine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda,
- karbamazepine yapısal olarak benzerlik gösteren amitriptilin, desipramin ve benzeri trisiklik antidepresanlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda,
- mono-amin oksidaz inhibitörleri (MAOİ'ler) ile tedavi edilmekte olanlarda,
- kemik iliği baskılanması öyküsü olanlarda,
- intermitan porfiri öyküsü olanlarda,
- atriyoventriküler blok bulunanlarda.
Uyarılar/Önlemler:

Karbamazepin kullanımı ile ilişkili olarak aplastik anemi ve agranülositoz bildirilmiştir, ancak bu hastalıkların görülme sıklığının çok düşük olması nedeniyle, anlamlı risk tahminleri yapmak güçtür. Tedavi görmemiş topluluklar söz konusu olduğunda, agranülositoz risk oranı yılda yaklaşık milyonda 4,7 kişi, aplastik anemi risk oranı ise yılda yaklaşık milyonda 2 kişi olarak tahmin edilmektedir.

Bazen karbamazepin kullanımı ile ilişkili olarak trombosit veya lökosit sayısında azalma oluşur. Tedaviye başlamadan önce ve tedavi başladıktan sonra periyodik olarak trombosit, retikülosit ve serum demirini de içeren tam kan sayımı yapılmalıdır.

Hastalar ve yakınları hematolojik sorunların yanı sıra cilt ve karaciğerde toksik reaksiyonların belirtileri ve bulguları konusunda bilgilendirilmelidir. Eğer ateş, boğaz ağrısı, döküntü, ağızda ülserler, kolay çürük oluşumu, peteşi veya hemorajik purpura gibi reaksiyonlar oluşursa hemen doktora başvurmaları önerilmelidir.

Tedavi sırasında lökosit veya trombosit sayılarının düşük veya azalmakta olduğu gözlenirse, hasta ve tam kan sayısı yakından izlenmelidir. Hastada ciddi, ilerleyici ve ateş-boğaz ağrısı gibi klinik belirtileri olan lökopeni veya belirgin kemik iliği baskılanmasına ilişkin herhangi bir kanıt gözlenirse tedavi sonlandırılmalıdır.
Özellikle öyküsünde karaciğer hastalığı olanlarda ve yaşlı hastalarda tedaviye başlarken ve sonrasında periyodik olarak karaciğer işlev testleri uygulanmalıdır. Karaciğer işlev bozukluğunun veya akut karaciğer hastalığının alevlenmesi durumunda tedavi sonlandırılmalıdır.
Karbamazepin kullananlarda, olasılıkla karaciğer enzim indüksiyonuna bağlı olarak, bazı karaciğer işlev testleri (özellikle gama glutamil transferaz) anormal bulunabilir. Enzim indüksiyonu, alkalen fosfataz düzeylerinde orta düzeyde artışlara da neden olabilir. Karaciğer metabolizasyon kapasitesindeki bu artışlar karbamazepin tedavisinin sonlandırılmasını gerektirmez.

Karbamazepine karşı karaciğer reaksiyonları çok nadir oluşur. Karaciğer işlev bozukluğunun veya aktif karaciğer hastalığının belirtileri acilen değerlendirilmeli ve değerlendirmeye bağlı olarak, gerekirse tedavi sonlandırılmalıdır.
İzole maküler veya makülopapüler ekzantem gibi hafif deri reaksiyonları çoğunlukla geçici ve tehlikesizdir; genellikle tedavinin sürdürülmesi veya ilaç dozunun düşürülmesini izleyen birkaç gün veya hafta içerisinde ortadan kalkarlar. Buna rağmen, hastalar yakından izlenmeli ve döküntülerin ağırlaşması veya eşlik eden başka belirtilerin ortaya çıkması durumunda tedavi sonlandırılmalıdır.

Eğer Stevens-Johnson sendromu, Lyell sendromu (toksik epidermal nekroliz) gibi ciddi cilt reaksiyonlarını düşündürtecek belirti ve bulgular ortaya çıkarsa karbamazepin tedavisi derhal sonlandırılmalıdır.

Karbamazepin, ister tipik ister atipik olsun, yoksunluk nöbetlerini de içeren karışık nöbetleri olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Bu hastalarda, karbamazepin nöbetleri alevlendirebilir. Nöbetlerin alevlenmesi durumunda tedavi sonlandırılmalıdır.
Oral formlardan supozituvar formlarına geçiş sırasında nöbet sıklığında artış gözlenebilir.
Karbamazepin tedavisinin aniden sonlandırılması nöbetleri başlatabilir. Karbamazepin tedavisinin aniden sonlandırılması zorunlu ise, yeni antiepileptik ilaçlara geçiş (I.V. veya rektal diazepam veya I.V. fenitoin gibi) uygun bir ilaç kullanılarak yapılmalıdır.

Hastaların % 25-30'unda karbamazepin ile okskarbazepin arasında çapraz aşırı duyarlılık oluşabilir.

Karbamazepin ile fenitoin arasında çapraz aşırı duyarlılık oluşabilir.

Nedensel bir ilişki saptanmamış olmasına karşın, erkek doğurganlığının bozulduğuna ve/veya anormal sperm oluşumuna ilişkin vakalar izole olarak bildirilmiştir.

Karaciğerde enzim indüksiyonu nedeniyle, karbamazepin östrojen ve/veya progestojen içeren ilaçların tedavi edici etkilerinin ortadan kalkmasına neden olabilir. Bu durum kontrasepsiyonun yetersizliği, belirtilerin tekrarlaması veya çekilme kanamaları veya lekelenmelerle sonuçlanabilir. Karbamazepin kullanmakta olan ve oral kontrasepsiyon gereksinimi olan hastalar 50 μg'dan daha fazla östrojen içeren bir ürün kullanmalı veya hormonal olmayan başka bir kontrasepsiyon yöntemi düşünülmelidir.

Karbamazepin dozu ile plazma düzeyleri ve plazma düzeyleri ile klinik etkinlik veya tolerabilite arasındaki ilişki önemsiz olmasına karşın, şu durumlarda plazma düzeylerinin izlenmesi yararlı olabilir: Nöbet sıklığında artış/hasta uyumunun kontrolü, gebelik, çocukların ve ergenlerin tedavisi, emilim bozukluğundan şüphelenilen durumlar, birden fazla ilaç kullanıldığında zehirlenme şüphesi.

Karbamazepin ile birlikte diğer antiepileptik ilaçları kullanmakta olan annelerin bebeklerinde neonatal nöbetler ve/veya solunum baskılanması gözlenen birkaç vaka bildirilmiştir. Neonatal kusma, ishal ve/veya beslenmede azalma da bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar neonatal çekilme sendromunun bir göstergesi olabilir.
Kalp, karaciğer ve böbrek hasarı öyküsü olan kişilerde, diğer ilaçlara karşı advers hematolojik reaksiyonlar gözlenen kişilerde ve daha önce aralıklarla karbamazepin uygulanmış hastalarda karbamazepin kullanımına karar verilirken yarar-zarar oranı dikkatlice değerlendirilmeli ve bu kişiler yakından izlenmelidir.

Başlangıçta ve tedavi sırasında periyodik olarak tam idrar ve BUN tetkiklerinin yapılması önerilir.

Karbamazepinin hafif antikolinerjik etkileri gözlendiğinden, göz içi basıncı artmış olan hastalar uyarılmalı ve bu hastalara olası risklerle ilgili bilgi verilmelidir.

Latent psikozun ve yaşlı hastalarda konfüzyon veya ajitasyonun etkinleşebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Karbamazepin kullanımına bağlı olarak tiroid işlev testlerinin değerlerinde düşüş görüldüğü bildirilmiştir.

Tek başına ya da diğer ilaçlarla birlikte karbamazepin kullanımına bağlı olarak hiponatremi gelişebildiği bildirilmiştir.



Çocuklarda kullanım:

Teril CR tabletin 5 yaş altı çocuklarda kullanımı önerilmez.



Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı:

Gebelik kategorisi: D

Epileptik gebelerin özel bir dikkatle tedavi edilmeleri gerekir.

Antiepileptik ilaçlarla kombine tedavi görmekte olan gebelerin bebeklerinde gözlenen konjenital anomali sıklığı monoterapi görmekte olan gebelerin bebeklerindeki anomali sıklığından daha yüksek olduğundan, doğurganlık yaşındaki kadınlarda karbamazepin mümkünse monoterapi şeklinde uygulanmalıdır.

Karbamazepin kullanmakta olan bir kadın hamile kaldığında veya hamile bir kadında karbamazepin tedavisine başlanması gereken durumlarda, özellikle hamileliğin ilk üç ayı içerisinde, yarar ve fötus açısından zarar oranı dikkatle değerlendirilmelidir. Etkili olan minimum dozlar verilmelidir ve plazma değerlerinin izlenmesi önerilir.

Epileptik annelerin bebeklerinde,
malformasyonlar dahil, gelişim bozukluklarının ortaya çıkması olasılığı daha yüksektir. Bütün ana antiepileptik ilaçlarda olduğu gibi karbamazepinin de bu riski artırabileceği bildirilmekle birlikte, tek başına verildiğinde karbamazepinin riski artırdığına ilişkin kesin kanıt bulunmamaktadır. Ama karbamazepin kullanımı ile ilişkili olarak spina bifida gibi gelişimsel bozukluklar ve malformasyonların yanı sıra kraniyofasiyal kusurlar, kardiyovasküler malformasyonlar ve diğer vücut bölümlerini ilgilendiren konjenital anomaliler bildirilmiştir. Hastalara malformasyon riski konusunda bilgi verilmeli ve antenatal izlem olanağı sağlanmalıdır.

Gebelik sırasında folik asit eksikliğinin oluşabildiği bilinmektedir. Antiepileptik ilaçların, folik asit eksikliğini artırarak tedavi edilen epileptik annelerin bebeklerinde doğum anomalilerinin gelişmesine katkıda bulunmaları olasıdır. Gebelikten önce ve gebelik sırasında folik asit verilmesi önerilir.
Yenidoğan'da kanama bozukluklarını önlemek için, anneye gebeliğin son haftalarında ve yenidoğana K1 vitamini verilmesi önerilir.



Karbamazepin plazma derişiminin % 25 ila 60'ı oranında anne sütüne geçer. Anne sütünün yararları ile sütteki karbamazepine bağlı olarak bebekte ortaya çıkabilecek yan advers olaylar değerlendirilmelidir. Karbamazepin kullanan anneler bebeklerini -(aşırı uyku, alerjik cilt reaksiyonları gibi) olası advers reaksiyonların izlenmesi kaydıyla- emzirebilirler.



Araba ve makine kullanma yeteneğine etkisi:

Özellikle de tedavinin erken evrelerinde ve doz ayarlama dönemlerinde, karbamazepinin yol açtığı baş dönmesi ve sersemlik nedeniyle hastaların reaksiyonları zayıflayabilir. Hastalar motorlu araç ya da makine kullanmakla ilişkili olası tehlikeler konusunda uyarılmalıdır.

Yan etkiler/Advers etkiler:

Tedavinin başlangıcında veya ilk dozun çok yüksek olması durumunda veya yaşlı hastaların tedavisi sırasında belirli tipte, örneğin merkezi sinir sistemi (uyuşukluk, baş ağrısı, ataksi, sersemlik, halsizlik, çift görme), gastro-intestinal (bulantı, kusma) ve alerjik deri reaksiyonları gibi yan etkiler sık veya sık sık ortaya çıkabilir.
Dozla ilişkili yan etkiler genellikle bir kaç gün içinde kendiliğinden veya dozun geçici bir süre azaltılmasından sonra ortadan kalkar.
Merkezi sinir sistemi ile ilgili yan etkiler doz yüksekliğine veya plazma düzeylerindeki düzensizliğe bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda plazma düzeylerinin izlenmesi ve günlük dozun azaltılması ve/veya ilacın 3-4'e bölünmüş dozlar şeklinde uygulanması önerilir.
Farklı organ sistemlerinde sık sık (≥ % 10), sık (≥ % 1- < % 10), ara sıra (≥ % 0,1- < % 1), nadir (≥ % 0,01- < % 0,1), çok nadir (< % 0,01) gözlenen advers reaksiyonlar şu şekildedir:
Merkezi sinir sistemi(MSS):
Nörolojik:
Sık sık : baş dönmesi, ataksi, uyuklama, bitkinlik.
Sık : baş ağrısı, çift görme, uyum bozuklukları (örn. bulanık görme).
Ara sıra : anormal istem dışı hareketler (örn. tremor, kas seyirmesi, distoni, tikler), nistagmus.
Nadir : okülomotor bozukluklar, orofasiyal diskinezi, konuşma bozuklukları (örn. disartri ya da telaffuz bozukluğu), periferik nevrit, parestezi, kas zayıflığı ve paretik belirtiler.
Özellikle nöroleptikler ile birlikte kullanıldığında, nöroleptik malign sendrom gelişimine katkısı ve başlatıp başlatmadığı açık olmasa da, nöroleptik malign sendrom vakaları bildirilmiştir.
Psikiyatrik:
Nadir : görsel ya da işitsel halüsinasyonlar, depresyon, iştah kaybı, dinlenememe, agresif davranışlar, ajitasyon, konfüzyon.
Çok nadir : psikoz aktivasyonu.
Deri ve ekleri:
Sık sık : alerjik cilt reaksiyonları, şiddetli olabilen ürtiker.
Ara sıra : eksfoliyatif dermatit ve eritroderma.
Nadir : lupus eritematosus benzeri sendrom, pruritus.
Çok nadir : Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, ışığa duyarlılık, eritema multiforme ve nodosum, cilt pigmentasyonunda değişiklikler, purpura, akne, terleme, saç dökülmesi.
Nedensel bir ilişki bilinmemekle birlikte, çok nadir hirsutism vakaları bildirilmiştir.
Kan:
Sık sık : lökopeni.
Sık : eozinofili, trombositopeni.
Nadir : lökositoz, lenfadenopati, folik asit eksikliği.
Çok nadir: agranülositoz, aplastik anemi, saf alyuvar aplazisi, megaloblastik anemi, akut intermitan porfiri, retikülositoz, hemolitik anemi.
Karaciğer:
Sık sık : karaciğerde enzim indüksiyonu nedeniyle ortaya çıkan ve genellikle klinik açıdananlamlı olmayan gama-GT artışı.
Sık : alkalen fosfataz yüksekliği
Ara sıra : transaminazların yüksekliği.
Nadir : kolestatik, parenkimal (hepatoselüler) ya da karma tip hepatit, sarılık.
Çok nadir : granülomatöz hepatit, karaciğer yetmezliği.
Gastro-intestinal sistem:
Sık sık : bulantı, kusma.
Sık : ağız kuruluğu.
Ara sıra: diyare ya da konstipasyon.
Nadir : karın ağrısı.
Çok nadir : glosit, stomatit, pankreatit.
Aşırı duyarlılık reaksiyonları:
Nadir : ateş, cilt döküntüleri, vaskülit, lenfadenopati, lenfomayı taklit eden bozukluklar, artralji, lökopeni, eozinofili, hepato-splenomegali ve karaciğer işlev testlerindeki bozuklukların farklı birlikteliklerle gözlenebildiği bir gecikmiş aşırı duyarlılık reaksiyonu (karaciğer, akciğer, böbrekler, pankreas, miyokard ve kolon gibi başka organlar da etkilenebilir).
Çok nadir : miyoklonus ve periferik eozinofiliyle seyreden aseptik menenjit, anafilaktik reaksiyon, anjiyo-ödem.
Bu gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları meydana geldiği takdirde tedavi derhal sonlandırılmalıdır.
Kardiyovasküler sistem:
Nadir : kalpte ileti bozuklukları, hipertansiyon veya hipotansiyon.
Çok nadir : bradikardi, aritmiler, senkoplu AV blok, kollaps, konjestif kalp yetmezliği, koroner arter hastalığının alevlenmesi, tromboflebit, trombo-emboli.
Endokrin sistem ve metabolizma:
Sık : Anti diüretik hormon benzeri bir etkiye bağlı olarak ortaya çıkan ödem, sıvı retansiyonu, kilo artışı, hiponatremi, plazma osmolalitesinin azalması ve izole vakalarda letarji, kusma, baş ağrısı, mental konfüzyon ve nörolojik bozuklukların eşlik ettiği su zehirlenmesi tablosu.
Çok nadir : galaktore, jinekomasti, tiroid işlev testlerinde bozukluk ile birlikte veya bu bozukluklar olmaksızın seyreden prolaktin artışı, klinik belirti vermeyen l-tiroksin (Serbest T4, T4, T3) azalması ve TSH artışı, osteomalazi'ye yol açan (plazma kalsiyum ve 25-OH-kolekalsiferol düzeylerinde azalma gibi) kemik metabolizması bozuklukları, (HDL kolesterol ve trigliseridler dahil) kolesterol düzeyinde yükselme.
Ürogenital:
Çok nadir : interstisyel nefrit, böbrek yetmezliği, böbrek işlevlerinde (albüminüri, hematüri, oligüri ve yüksek BUN/azotemi gibi) bozukluk, sık idrara çıkma, idrar retansiyonu, cinsel bozukluklar/empotens.
Duyu organları:
Çok nadir : tat alma bozuklukları; lenste opaklaşma, konjunktivit, (kulak çınlaması, hiperakuzi, hipo-akuzi, ses yüksekliği algılamasında bozukluk gibi) işitme bozuklukları.
Kas-iskelet sistemi:
Çok nadir : artralji, kas ağrısı veya kramp.
Solunum sistemi:
Çok nadir : ateş, dispne, pnömoni veya pnömoni ile karakterize pulmoner aşırı duyarlılık.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İlaç etkileşimleri:

Karbamazepin-10,11-epoksid oluşumuna aracılık eden temel enzim sitokrom P450 3A4'tür (CYP 3A4). CYP 3A4 inhibitörleri ile karbamazepinin birlikte uygulanması plazma derişimlerinin yükselmesine ve sonuçta advers reaksiyonların artmasına yol açabilir. CYP 3A4 indükleyici maddeler ile birlikte kullanılması ise karbamazepin serum düzeylerinin düşmesi ve sonuçta terapötik etkinin azalması ile sonuçlanabilir.
Benzer şekilde, CYP 3A4 indükleyici ilaç kullanımının sonlandırılması karbamazepin metabolizma hızını azaltarak karbamazepin plazma düzeylerinin artmasına neden olabilir.

Karbamazepin plazma düzeylerini artırabilen maddeler:
İsoniyazid, verapamil, diltiazem, ritonavir, dekstropropoksifen, viloksazin, fluoksetin, fluvoksamin, olasılıkla simetidin, asetazolamid, danazol, nikotinamid (erişkinlerde, yüksek dozlarda), nefazodon, (eritromisin, klaritromisin gibi) makrolid antibiyotikler, (itrakonazol, ketokonazol, flukonazol gibi) azol grubu anti-fungaller, terfenadin, loratadin, greyfurt suyu, HIV tedavisinde kullanılan (ritonavir gibi) proteaz inhibitörleri.
Karbamazepinin plazma düzeylerinin yükselmesi baş dönmesi, sersemlik, ataksi, diplopi gibi advers reaksiyonlarla sonuçlanabileceğinden, saptanan plazma düzeyine göre karbamazepin dozu düzenlenmelidir.
Karbamazepin plazma düzeylerini azaltabilen maddeler:
Fenobarbiton, fenitoin, primidon, teofilin, rifampisin, sisplatin veya doksorubisin ve (kısmen çelişkili veriler bulunmakla birlikte, olasılıkla) klonazepam veya valproik asit, okskarbazepin.
Meflokin karbamazepinin antiepileptik etkisini antagonize edebilir.
Valproik asit ve primidon'un aktif metabolit olan karbamazepin-10,11-epoksid'in plazma düzeylerini artırdıkları bildirildiğinden, birlikte uygulandıklarında karbamazepin dozu ayarlanmalıdır.
Isotretinoin'in karbamazepin ve karbamazepin-10,11-epoksid'in biyoyararlanımını ve/veya klerensini değiştirdiği bildirildiğinden, karbamazepin plazma düzeyleri izlenmelidir.
Bitkisel bir ürün olan St John's wort (Hypericum perforatum) ile birlikte uygulanmaları karbamazepin serum düzeylerini yükseltebilir.
Karbamazepinin diğer ilaçların plazma düzeylerine etkisi:
Levotiroksin, klobazam, klonazepam, etosüksimid, primidon, valproik asit, alprazolam, (prednizolon, deksametazon gibi) kortikosteroidler, siklosporin, digoksin, doksisiklin, (felodipin ve isradipin gibi) dihidropiridin türevleri, indinavir, sakinavir, ritonavir, haloperidol, imipramin, metadon, tramadol, östrojen ve/veya progestojenler (diğer kontraseptif yöntemler düşünülmelidir), gestrinon, tibolon, toremifen, teofilin, oral antikoagülanlar (varfarin), lamotrijin, tiagabin, topiramat, (imipramin, amitriptilin, nortriptilin, klomipramin gibi) trisiklik antidepresanlar, klozapin, okskarbazepin, olanzapin, itrakonazol ve risperidon.

Karbamazepinin fenitoin plazma düzeylerini hem artırabildiği hem azaltabildiği ve mefenitoin plazma düzeylerini nadiren artırabildiği bildirilmiştir.
Karbamazepin parasetamol'ün biyoyararlanımını azaltabilir.
Birlikte uygulandıklarında, isoniyazide bağlı karaciğer toksisitesinin arttığı bildirilmiştir.
Lityum ile karbamazepin birlikte uygulandıklarında, (lityum plazma derişimleri normal terapötik sınırlar arasında olmasına karşın) nörotoksisite artabilir. Karbamazepin ile metoklopramid veya (haloperidol, tiyoridazin gibi) major trankilizanların birlikte kullanılmaları da nörolojik yan etkilerin artması ile sonuçlanabilir.
Karbamazepin yapısal olarak trisiklik antidepresanlara benzediğinden, karbamazepin ile MAOİ'nin birlikte kullanımı önerilmez. Karbamazepin tedavisinden en az 2 hafta veya -hastanın klinik durumu elverirse- daha uzun bir süre önce MAOİ tedavisi sonlandırılmış olmalıdır.
Karbamazepin ile bazı diüretiklerin (hidroklorotiyazid, furosemid) birlikte kullanımı semptomatik hiponatremi'ye yol açabilir.
Karbamazepin bazı depolarizasyon yapmayan (pankuronyum gibi) kas gevşeticilerin etkilerini antagonize edebilir; kas gevşeticinin dozu artırılmalı ve hastalar nöromüsküler blokun beklenenden daha erken sonlanması açısından yakından izlenmelidir.
Diğer psiko-aktif ilaçlarda olduğu gibi, karbamazepin de alkol toleransını azaltabilir; karbamazepin kullanan hastalara alkol kullanımından sakınmaları öğütlenmelidir.
Kullanım şekli ve dozu:

Doktora danışmadan kullanılmamalıdır.
Teril CR tabletler çiğnenmemeli; öğünler sırasında ya da öğünler arasında tabletin yarısı ya da tamamı bir bardak su ile yutulmalıdır.
Doktor tarafından başka şekilde önerilmediği taktirde aşağıdaki dozlarda kullanılır.

Epilepsi
Mümkünse, Teril CR monoterapi şeklinde uygulanmalıdır.
Kan düzeylerinin izlenmesi, antikonvülsanların etkinliğini artırır ve yan etkilerini azaltır. Doz hastaların bireysel gereksinimlerine göre ayarlanmalıdır. Tedaviye düşük dozla başlanması ve dozun, hastanın gereksinimlerine göre, aşamalı olarak artırılması önerilir. Yeterli kontrol sağlandığında, doz en düşük etkili doza kademeli olarak azaltılabilir.

Erişkinler
Tedaviye günde bir ya da iki kez 100-200 mg ile başlanması önerilir. Daha sonra optimum yanıt elde edilinceye kadar aşamalı olarak günde 800-1200 mg'a çıkılabilir. Bazı vakalarda 1600 mg'lık dozlar gerekli olabilir.
Yaşlılar
Erişkinler için olanla aynıdır, ancak tedaviye düşük dozlarla başlanması önerilir.
Çocuklar
Teril CR tabletin 5 yaş altı çocuklarda kullanımı önerilmez.
5-10 yaş : Günde 2-3 kez 200 mg'lık tablet şeklinde 400-600 mg'lık doz önerilir.
11-15 yaş : Günde 3-5 kez 200 mg'lık tablet şeklinde 600-1000 mg'lık doz önerilir.
Trigeminal nevralji
Günlük 200-400 mg başlangıç dozu ağrı kayboluncaya kadar kademeli olarak artırılır (genellikle günde 3-4 kez 200 mg), sonra doz mümkün olan en düşük idame dozuna ulaşıncaya kadar, kademeli olarak azaltılır. Yaşlılarda başlangıç dozu olarak günde iki kez 100 mg önerilir.
Alkolü bırakma (alkol yoksunluk) sendromu
Ortalama doz günde 3 kez 200 mg'dır. Ağır durumlarda bu doz ilk birkaç gün içinde artırılabilir. Alkolü bırakmaya bağlı şiddetli belirtilerin tedavisine başlarken, karbamazepin sedatif-hipnotik ilaçlarla birlikte verilmelidir. Akut evre atlatıldıktan sonra tedaviye sadece karbamazepin ile devam edilebilir.

Ağrılı diyabetik nöropati
Ortalama doz günde 2-4 kez 200 mg'dır.

Diabetes insipidus sentralis
Erişkinler için ortalama doz günde 2-3 kez 200 mg'dır. Çocuklarda doz çocuğun yaşı ve kilosu ile orantılı olarak azaltılmalıdır.

Mani ve bipolar bozuklukların profilaktik tedavisi
Olağan doz olarak günde 2-3 kez 400-600 mg kullanılır. Akut mani tedavisinde doz mümkün olduğunca kısa sürede artırılmalıdır. Buna karşılık, bipolar bozuklukların profilaksisinde ise en uygun tolerabiliteyi elde etmek için dozun kademeli olarak artırılması önerilir.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ
Doz aşımı durumunda merkezi sinir sistemi, kardiyovasküler sistem ve solunum sistemine ilişkin belirtiler ortaya çıkmaktadır.
Merkezi sinir sistemi: MSS baskılanması, disoriyantasyon, somnolans, ajitasyon, halüsinasyon, koma, bulanık görme, konuşma bozukluğu, disartri, nistagmus, ataksi, diskinezi, başlangıçta hiperrefleksi daha sonra hiporefleksi, konvülsiyonlar, psikomotor bozukluklar, miyoklonus, hipotermi, midriyaz.
Solunum sistemi: Solunumun baskılanması, pulmoner ödem.
Kardiyovasküler sistem: Taşikardi, hipotansiyon ve bazen hipertansiyon, QRS kompleksinin genişlediği ileti bozukluğu, kardiyak arest ile birlikte senkop.
Gastro-intestinal sistem: Kusma, mide boşalmasında gecikme, barsak motilitesinin azalması.
Böbrek işlevleri: İdrar retansiyonu, oligüri veya anüri, sıvı retansiyonu, karbamazepinin ADH benzeri etkisi nedeniyle su zehirlenmesi.
Laboratuvar bulguları: Hiponatremi, olasılıkla metabolik asidoz, olasılıkla hiperglisemi, kas kreatinin fosfokinazında artış.
Doz aşımı tedavisi:
Özgün bir antidotu yoktur.
Doz aşımı durumunda uygulanacak tedavi kişinin klinik durumuna göre farklılık gösterir. Kişinin hastaneye sevk edilmesi; zehirlenmenin karbamazepinden olup olmadığının doğrulanması ve doz aşımının boyutunun saptanması için plazma düzeyinin ölçülmesi; midenin boşaltılması, gastrik lavaj ve aktif kömür uygulanması; eğer gerekiyorsa bir yoğun bakım ünitesinde kardiyak açıdan izlenmesi ve elektrolit dengesizliğine yönelik destekleyici tedavi uygulanması yapılabilecek girişimler arasında yer almaktadır.
Özel öneriler:
Hipotansiyon: I.V. dobutamin ya da dopamin uygulayın.
Kalp ritm bozuklukları: Kişiye özel şekilde ele alınır.
Konvülsiyonlar: Bir benzodiyazepin (örneğin diazepam) ya da fenobarbiton gibi başka bir antikonvülsan (solunumu baskılaması nedeniyle dikkatle uygulanmalıdır) ya da paraldehid uygulayın.
Hiponatremi (su zehirlenmesi): Sıvı alımını kısıtlayın ve dikkatle I.V. yolla % 0,9'luk NaCl infüzyonu uygulayın. Bu önlemler beyin hasarının önlenmesinde yararlı olabilir.
Kömür hemoperfüzyonu önerilmiştir. Zorlu diürez, hemodiyaliz ve peritoneal diyalizin etkili olmadığı bildirilmiştir.
Gecikmiş absorbsiyon nedeniyle, aşırı dozun alınmasından sonraki 2'nci ve 3'üncü günlerde, belirtilerin yeniden ortaya çıkabileceği ve ağırlaşabileceği unutulmamalıdır.

__________________
all the best.




[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
YeşiL6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 4
aShk, CentilmeN, EySan, YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 06:10