Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Din Ve Maneviyat > İslamiyet


Cenneti Tanıyalım-1

İslamiyet kategorisinde açılmış olan Cenneti Tanıyalım-1 konusu , Cenneti Tanıyalım-1 Cennet sözcüğü Arapça olup bahçe anlamındadır. Ölen için “Allah mekânını cennet eylesin”, “Cennetlik Olsun” denir. Hatta tüm ölenlerin yakınları “Cennete gittiğini ve orada buluşacaklarını” söylerler. Hiç kimse cenneti ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 13.06.2014, 20:25   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
yank Cenneti Tanıyalım-1



Cenneti Tanıyalım-1
Cennet sözcüğü Arapça olup bahçe anlamındadır. Ölen için “Allah mekânını cennet eylesin”, “Cennetlik Olsun” denir. Hatta tüm ölenlerin yakınları “Cennete gittiğini ve orada buluşacaklarını” söylerler. Hiç kimse cenneti görmediği hâlde yeryüzünde güzel bir yer gördüğünde “Cennet Gibi” der. Bir yerin güzelliği “Cennet gibi” benzetmeleri yapılır. Kız çocuklarına cennet ismi verilir. Günlük hayatımızda da otellere, lokantalara, bahçelere, sokaklara cennet ismi verilmektedir.
İlk insan cennette yaratıldığından, cennet için “Asli vatanımız” veya “Gideceğimiz yer” denir. İnsanlara “Cennet mi güzel, bu dünya mı” diye sorulduğunda hiç görmedikleri hâlde “Tabii ki cennet güzel” derler. Fakat hiç kimsenin “Cenneti Özledim” veya “Çabucak ölsem de cennete gitsem” dediği duyulmamıştır. Dünyaya gelen insan, yetişkin olduğunda ailesinden ve çevresinden aldığı eğitimle veya kendi tercihiyle cenneti veya cehennemi seçer. Tabii ki sorulduğunda inanan, inanmayan tüm insanlar cenneti tercih ettiklerini söyleyeceklerdir. İstemekle, temenni ile cennet kesinlikle kazanılmaz. Her şeyin değeri vardır, o şeye sahip olmak isteyenler değerini ödemek zorundadırlar.
Cenneti hak etmenin olmazsa olmaz ön şartları vardır, Allah’ı gerektiği gibi tanımak, inanmak, sorumluluk bilincine ulaşmak ve ilâhî mesajlarının gereğini aksatmadan yapmaktır. İnsan bunları kolaylıkla yapacak güçte ve fıtratta yaratılmıştır. Kimlerin hak ederek kazanacağını Kur’an beyanlarından öğrenelim: “Biz şüphesiz kimseye taşıyabileceği yükten fazlasını yüklemeyiz, fakat imana erişen, doğru ve yararlı işler yapan kimseler ki, ebediyen kalmak üzere cennete girecek olanlar bunlardır. “ 7/42. Rahmân, Rahîm Allah, hiçbir insanın gazaba, sapıklığa uğramasını istemez ve uğratmaz. Yardım için gönderdiği yaşayan mucize Kur’an nimet’iyle ilâhî adaletin ve ahlâkının içinde yaşamayı tercih edenlere cenneti vaat etti. İlâhî adaleti ve ahlâkı hâkim kılma şartı ile yeryüzü emrine teslim edilen insan, yeryüzünün sahibinin emirlerine, öğütlediği kurallara göre yaşıyorsa, ahiret hayatında da cennetinde oturmaya hak kazanacaktır. “Gerçek imana erişen, dürüst, erdemli davranışlar ortaya koyan, adaleti ayakta tutan ve Rabb’lerine alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler cennetlik olanlardır, orada yerleşip sonsuza kadar yaşayacak olanlar işte böyleleridir.” 11/23.
İlk yaratılışında cennette yerleşen insan birinci sınavı kaybetti, yeryüzüne ikinci sınav hakkını kazanmak için gönderildiğini de unutarak, dünya sevgisine, mal sevdasına, makam hastalığına yakalanarak, bunlara sahip olmak için tüm gücünü harcamaktadır. “Kadınlara, çocuklara, altın ve gümüş dolu hazinelere, soylu atlara, sığırlara ve arazilere yönelik dünyevî zevkler insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bu zevkler bu dünya hayatında tadılabilir, fakat hedeflerin en güzeli Allah katında olandır. Deki: Size o dünyevî zevklerden daha hayırlı olan şeyleri haber vereyim mi? Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyanlar için Rabb’leri katında mesken olarak içinden ırmaklar geçen has bahçeler, kadın ve erkekler için temiz eşler ve en önemlisi Allah’ın güzel kabulü vardır. Allah Rabb’lerine yürekten bağlı olanların, servetlerini Allah yolunda harcayanların ve bütün kalpleriyle af dileyen kullarının kalplerindeki her şeyi bilir. ‘Ey Rabb’imiz, Sana inanıyoruz bizi affet, günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından emin kıl’ diyenlerin, zorluklara sabredenlerin, sözlerini tutanların, Rabb’lerine yürekten bağlı olanların, servetlerini Allah yolunda harcayanların ve bütün kalpleriyle af dileyenlerin.” 3/14-17. Dönüş yeri cennet olacaktır. “Oraya girmeden önce onların içlerine takılıp kalmış olabilecek düşünce ya da duygu türünden uygunsuz ne varsa silip atacağız, orada önlerinde dereler, ırmaklar çağıldayacak ve onlar “Bütün övgüler bizi bu bahtiyarlığa eriştiren Allah’a yakışır, çünkü eğer Allah bize yol göstermeseydi biz asla doğru yolu bulamazdık ve Rabb’imizin elçileri bize gerçekten de doğruyu söylemişler!” Diyecekler. Şöyle bir ses: ‘İşte geçmişte edip, eylediklerimizin sayesinde kazandığımız cennet bu!’ Diye yankılanacak.” 7/43. Yeryüzünde ilâhî adaletin, ahlâkın yaşam tarzı olması için mücadelesini devam ettirirken ölenlerin veya yapılan karşılıklı mücadelelerde çarpışırken ölenlerin, yetişkinliğe erişmeden ölenlerin, doğuştan aklını kullanamayanların Kur’an cennetlik olduklarını müjdelemektedir. “Bilmelisiniz ki Allah yolunda savaşan, öldüren ve öldürülen müminlerden Allah canlarını mallarını satın almıştır. Hem de karşılığında onlara cenneti vaat ederek. Bu Allah’ın yerine getirilmesini Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da bizzat güvence altına aldığı gerçek bir vaattir.” 9/111.
Allah’a gerçekten kul olanlar, yeryüzünün neresinde olurlarsa olsunlar inananlara, mazlumlara yardım etmeye, gerekirse onları zalimlerin zulmünden kurtarmak için savaşmaya mecburdurlar. “Nasıl olur da, “Ey Rabb’imiz! Bizi halkı zalim olan bu topraklardan kurtarıp özgürlüğe kavuştur ve rahmetinle bizim için bir koruyucu ve destek olacak bir yardımcı gönder!” Diye yalvaran çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar için Allah yolunda savaşmayı reddedersiniz?” 4/75. Allah’ın düşmanı olan seküler düzenle, bu düzenin zalimleriyle yapılan mücadele baş eğmeden sabırla devam ettirilmelidir, “Allah kendi yolunda üstün çaba gösterdiğinizi ve zorluklara karşı sabırlı olduğunuzu görmedikçe cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?” 3/142. Devlet dininin ilâhiyatçılarının, diyânet memurlarının, tasavvufçuların dedikleri gibi, hayatta bir kere “La ilâhe illallah” demekle cennet girmek o kadar kolay değil. “Fakat siz, sizden önce gelip geçen müminler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?” 2/214. Evet devlet dinine biat etmiş olanlar kesinlikle cennete gireceklerini zannetmesinler bile, çünkü bunlar gerçekte iman etmeyenlerdirler.
Günümüzde, Yahudi, Hıristiyan ve Seküler düzenlerin toplumları kesinlikle tercih ettikleri cehenneme gitmektedirler. Ancak tövbe edip bunlardan yollarını ayırarak Kur’an’a sığınanlar müstesnadır. “Ancak pişman olup Allah’a yönelen, inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar bunun dışındadır. Zaten hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennet girecek olanlar da işte böyleleridir. Sınırsız bağış Sahibi’nin kullarına her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği o âsûde hasbahçeler onların olacaktır. Allah’ın sözü elbette yerini bulacaktır. Orada onlar asla boş, yararsız, huzuru ve esenlik dileğinden başka hiçbir söz işitmeyecekler. Orada sabah akşam azıklandırılacaklar. Bize karşı sorumluluk bilinci içinde olan kullarımıza bırakacağımız cennet işte budur.” 19/60-63.İnandıklarını iddia edenler, seküler düzen içindeki yaşam tarzlarını ve duruş yerlerini bir defacık gözden geçirerek, cennet yolunda olup almadıklarını karar vermelidirler. Kur’an adaletinin, ahlâkının yaşam tarzı olması için sabırla zorluklara katlanarak mücadele etmeden ve daha öncekiler gibi sıkıntı çekmeden hiç kimse cennete gireceğini zan etmesin, “Rabb’inizin affına mahzar olmak ve Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyanlar için hazırlanmış gökler ve yer kadar geniş bir cennete ulaşmak için birbirinizle yarışın.” 3/133. Gerçekten inananlar sıkıntılara, zorluklara sabırla katlanarak cennet için yarış yapmalıdırlar. Kur’an kesin olarak cennete girecekleri şöyle tarif etmektedir:
“Onlar ki, Allah’la olan bağlantılarına sadakat gösterir ve antlaşmalarını asla bozmazlar. Onlar ki, Allah’ın sıkı tutulmasını buyurduğu ilâhî sosyal hayat nizamının muhafazası için, adaleti ve kardeşlik bağlarını sıkı tutarlar, Rabb’lerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranırlar ve Allah’ın çağrısına sağır kalanları bekleyen o pek kötü hesaptan korkarlar. Onlar ki, Rabb’lerinin teveccühünü umarak güçlüklere göğüs gerip, namazda kararlılık gösterirler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli, açık başkaları için harcarlar, insanlardan gelebilecek muhtemel bir kötülüğü iyilikle savarlar. İşte, ahirette erişilebilecek olan nihaî huzur cennet böylelerine özgüdür.” 13/20-22. Rabb’imiz şöyle buyurmaktadır “Kesin olan şudur ki, şu inananlar kurtuluşa erişeceklerdir.Onlar ki, salâtlarında alçak gönüllü bir duyarlılık içindedirler. Onlar ki, boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler, arınmak için yapılması gerekeni yaparlar. Onlar ki, iffetlerini korurlar. Eşlerinin ve evlilik yoluyla meşru olarak sahip oldukları insanlar dışında, başka kimsede arzularına doyum aramazlar. Çünkü onlar eşleriyle olan ilişkilerinden dolayı kınanmazlar. Fakat bu sınırı aşmak isteyenler, işte haddi aşanlar böyleleridir.Onlar ki, kendilerini tevdi edilen adalet düzeni içinde, en güzel ahlâkî ilişkilerle hayatlarını düzenleyen vahyi emanetlere ve bu vahyi emanetleri muhafaza etmek için yaptıkları ahitlerine sadakât gösterirler. Salâtlarını tüm dünyevî kaygılardan uzak tutarlar. İşte yeryüzüne varis olacak olanlar böyleleridir. Sonra onlar cennete varis olacak ve orada sonsuza kadar kalacaklardır.” 23/1-11.“O cennet ki, orada istedikleri her şeye ulaşırlar ve orada sonsuza kadar yaşayıp giderler. Bu Rabb’inin insan için her zaman istenmeye değer bir vaadidir.” 25/16.
Batı’nın dayattığı seküler düzenin yaşam tarzını ve devlet dinini tövbe ederek terk ederek Kur’an adaletinin ve ahlâkının yaşam tarzını kabul edenler cennet yoluna girenlerdir, “Sizi Bize yaklaştıracak olan, ne zenginliğiniz ne de çocuklarınızdır. Yalnızca iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar Bize yakın olabilirler. Bu gibileri, yaptıklarından dolayı çeşit çeşit ödüller beklemektedir. Onlar, cennet köşklerinde huzur ve güven içinde yaşayacaklardır.” 34/37. “Zaten kim ki tövbe eder ve sonra da dürüstçe, erdemlice davranırsa gerçek bilinç üzerinde Allah’a yönelen işte odur. Onlar ki yalan ve asılsız olandan yana şahadet etmezler. Boş ve anlamsız şeylerle uğraşan kimselere rastladıkları zaman yanlarından vakârla geçip giderler. Onlar ki kendilerine Rabb’lerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körlerin ve sağırların yaptığı gibi düşünüp anlamadan onların üzerine üşüşmezler. Onlar ki “Ey Rabb’imiz! Bize göz nûru olacak eşler ve çocuklar bahşet, bizi Sana karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için örnek ve öncü yap!” Diye niyâz ederler. İşte bunlar, güçlüklere göğüs germelerinden ötürü cennette üstün bir makamla mükâfatlandırılıp orada dirlik ve esenlik nidâlarıyla karşılanacak olan kimselerdir. Onlar orada sonsuza kadar yaşayıp gideceklerdir. Bu ne güzel bir varış yeri, bu ne üstün bir makam.” 25/71-76.
“Her can ölümü tadacaktır.Sonunda herkes dönüp Bize gelecektir.” 29/57. Allah’a karşı sorumluluk bilincine ulaşarak Kur’an adaletinin ve ahlâkının yaşam tarzı olmasının mücadelesi içinde yaşayanların vefatları hakkında Rabb’imiz şöyle buyurmaktadır “Onlar ki bir arınmışlık hâli içindeyken canları alınırlar ve ahirette de melekler onları cennetin karşılayarak ‘Size selâm olsun, hayattayken yaptıklarınızdan ötürü girin cennete’ derler.” 16/32.
“Her can ölümü tadacaktır.” 3/185.“Sonunda herkes dönüp Bize gelecektir. İman edip doğru ve yararlı işler yapanları, mesken olarak altlarından ırmaklar akan cennette ki köşklere koyacağız. Emek sarf edenlere, sıkıntılara karşı sabırlı olanlara ve yalnız Rabb’lerine güvenenlere verilen bu ödül, ne güzel.” 29/57-59.
“Rabb’lerine karşı sorumluluk bilinci duyanlar da bölük bölük cennete gönderileceklerdir. Oraya vardıklarında kapıların ardına kadar açık olduğunu görecekler ve muhafızlar onlara: “Selâm size! Hoş geldiniz! İşte buyurun, içinde temelli kalacağınız bu cennete girin!” Diyecekler. Onlar da: “Bize verdiği sözü yerine getiren ve bu esenlik alanını yaptıklarımızın karşılığı olarak bize bağışlayan, böylece cennette dilediğimiz şekilde yerleşmemizi sağlayan Allah’a hamd olsun!” Diyeceklerdir. Allah yolunda çaba sarf edenlerin mükâfatı ne yüce, ne üstün olacaktır.” 39/73, 74.
“İster erkek ister kadın olsun, iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendisine hesapsız nimetler verilecektir.” 40/40. “Orada ateşten uzaklaştırılıp cennet sokulacak olanlar, gerçek bir zafer kazanmış olacaklardır.”3/185.
Kur’an’ı öğrenerek, öğreterek, yaşayarak, yaşatarak ve Kur’an adaletinin, ahlâkının yaşam düzeni olması için çalışanlar kesinlikle ahirette cennette girerek arzu ettikleri tüm mutluluklara kavuşacaklardır. İşte akıl gücümüzün idrak edemeyeceği kadar muhteşem güzellikteki cennete kavuşmak bu kadar kolay, şimdi soruyorum tercih ettiğiniz yaşam düzeni bu cennete kavuşmak için gerçekten uygun mu?
İnşallah ikinci bölümde buluşmak üzere, Allah’ın selâmı rahmeti, tercihlerini doğru yapanların, Kur’an adaletinin, ahlâkının yaşam tarzı olması için mücadele edenlerin üzerine olsun diyerek, makalemizi Asr Sûresi ile bitiriyoruz.
103. ASR SÛRESİ
Rahmân, Rahîm Allah Adına
Ey insanlar! Düşününüz zamanın akıp gidişini! Fakat insan Kur’an’a duyarsız, ilgisizdir. Gerçek şu ki, Kur’an’ı terk eden ve dünya sevgisine yönelen insan ziyândadır. Meğerki imana erip inançlarının gereğini ve doğru, yararlı işler yapanlardan olsun ve birbirlerine hakkı tavsiye edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden olsun, ziyânda olmayanlar işte bunlardır.
♦ ♦ ♦


__________________
Kadının gücünü
Hafife Alma.








Her Yol Sana Çıkar
Galatasaray !


EbruLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 13:43