Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Bayanların Dünyası > Güzellik - Moda > Kadınca Genel
facebook bağlan


Tarihte Erkeğini Fetheden Kadınlar

Kadınca Genel kategorisinde açılmış olan Tarihte Erkeğini Fetheden Kadınlar konusu , Tarihte Erkeğini Fetheden Kadınlar İşte bu kadınlardan bazıları... Kraliçe Amytis (Uğuruna Babil’in Asma Bahçeleri'nin yapıldığı kadın - İmparator 2. Nebukadnezar’ın karısı) Kraliçe Amytis çok güzel ve çok zeki bir kadın ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 31.08.2014, 08:50   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
angel Tarihte Erkeğini Fetheden Kadınlar



Tarihte Erkeğini Fetheden Kadınlar






İşte bu kadınlardan bazıları...

Kraliçe Amytis (Uğuruna Babil’in Asma Bahçeleri'nin yapıldığı kadın - İmparator 2. Nebukadnezar’ın karısı)

Kraliçe Amytis çok güzel ve çok zeki bir kadın olmasa da içindeki insanlara, hayvanlara, tabiata ve özelliklede biriciği İmparator 2. Nebukadnezar’a olan saf sevgisi ile İmparator 2. Nebukadnezar’ın kalbini fethetmeyi başarmıştır. Yüzünden hiç düşmeyen gülümsemesi, şefkat dolu yüreği ve çocuksu yürüyüşü ile 2. Nebukadnezar’ın hayatına neşe katan Amytis, büyük bir sıla hasreti çekmekteydi. Sevdiği kadının bu üzüntüsüne katlanamayan 2. Nebukadnezar, dünyanın 7 harikasından biri olarak bilinen uğuruna Babil’in Asma Bahçeleri'ni yaptırmıştır.

Nefertiti ( Mısır Kraliçesi - Güzelliği asırlara meydan okumuş kadın - Mısır Firavunu IV. Amenhotep'in karısı)

Adının kelime anlamı 'güzellik geliyor' ya da 'güzelden gelen' anlamındadır ve o bu adın hakkını vermiştir. Siyah saçları, koyu renk gözleri, ufak tefek ve bronz teni, elmacık kemikleri avuç içine alınabilecek kadar belirgin olması onun güzelliğinin yüzyıllar ötesine taşınmasını sağlamıştır.

Kraliçelerin bile kıskandığı bir kadındır. İyi bir eğitim almış, kendini son derece geliştirmiştir. Bakanların hem korku, hem de kıskançlık duyduğu bir kadındı. İnsanları büyüleyen, büyüleyemediklerini de zekâsıyla kolayca alt edebilen birisidir. Bu özellikler onu Mısır Firavunu IV. Amenhotep'in karısı yapmaya ve devlette onun kadar söz sahibi olmaya yetmiştir. IV. Amenhotep'e karısı yüzünden kurulan baskılara rağmen Nefertiti, Amenhotep'in her şeyi olmayı başarmıştır.

Truvalı Helen (Truva savaşının yapılma nedeni olan kadın - Menelaos'un karısı)

Truvalı Helen (Helene), Yunan Mitolojisi'nin temel taşları sayılan eserlerin yazılmasını sağlayan kadındır. Menelaos'la evli olan Helen, altın rengi saçları, kirazdan daha kırmızı dudakları, ince beli ve bakışları ile dünyanın en güzel kadınlarından biri olarak kabul edilmektedir. Çalkantılı hayatına ve evlendikten 17 yıl sonra Truvalı Paris'e kaçmasına rağmen Helen kendini Menelaos' a o kadar sevdirmiştir ki, Menelaos onu geri alabilmek için Truva Savaşı'nı yapmıştır. Helen'in Menelaos'u şarkıları ve 'dokunuşları' ile büyülediği söylenir.

Kleopatra (Son Mısır Kraliçesi – Sezar’ın karısı)

Kleopatra tarihte anlatıldığı kadar destansı bir güzelliğe sahip olmasa da, günümüzde dahi hayran bırakacak akla sahipti. Entrikaların, zekiliğin ve en tehlikeli planların kadını olarak bilinir. Ülkesini korumak adına yaptığı planlar ile Roma İmparatoru Sezar’ın kalbini fethetmiştir. Birçok imparatorluğun ele geçirmek istediği Mısır’ı korumakla kalmamış, aynı zamanda ülkede barış ve refahın kurulmasını sağlamıştır. Ünlü tarihçi Plutarkhos Kleopatra için ‘’Sesi, istediği her tonu çıkartıp her müzik aletine aşık atabilirdi’’ demiştir. Jül Sezar’ın ona saatlerce şarkı söylettiği bilinmektedir.

Anna Boleyn (İngiltere İmparatoru'nun kalbini kırmayı başarmış kadın - VIII. Henry Tudor'un karısı)

Anna Boleyn aslında pek masum bir kadın olmasa da yazılı kaynaklardan bilindiği üzere boncukvari ela gözleri ile VIII. Henry Tudor'un karısı ve 'meleği' olmayı başarmıştır. VIII. Henry Tudor Anna Boleyn'in en çok tenini ve gözlerini sevmiştir. Bununla ilgili olarak Anna Boleyn'in ölümünden 20 yıl sonra hakkında araştırma yapan bir kişiyle konuşan eski hizmetkarı, Anna Boleyn'in günde 1 saat ayna karşısında bakış çalıştığını, teninin rengini korumak için ayda bir kere kireç ile, haftada 1 kez de killi ve sütlü küvette banyo yaptığını söylemiştir. Anne Boleyn sadece çok güzel bir kadın değildir. Aynı zamanda çok zeki bir kadındır. VIII. Henry'yi satrançta yenen ilk kişiydi. İlk oynadıkları zaman bilerek neredeyse yenilecek duruma gelmiş fakat son derece akıllıca hamleler ile onu yenmiştir. Hamle yaptığı sıralarda kendisinin ürettiği bir savaş taktiğini anlatmış ve kendisini kanıtlamıştır. Ne yazıktır ki kendisine atılan zina iftirası yüzünden bizzat VIII. Henry tarafından idama mahkûm edilmiştir. İdamı için yeterli delil olmasa bile bu iftira VIII. Henry’yi yerle bir etmiş ve Anna Boleyn’den sonra kimseyi onun kadar sevememiştir.

Hürrem Sultan (Osmanlı siyasetinde sözünü geçiren ilk kadın Alexandra Anastasia Lisowska/Kanuni Sultan Süleyman'ın karısı)

Hürrem Sultan'ın saraya gelişi ve hayatı ile ilgili birçok rivayet olsa da, tarihçilerin birleştiği ortak bir nokta vardır. Alexandra Anastasia Lisowska olarak saraya girmiş, Hürrem Sultan olarak çıkmıştır. Cariyelikten Osmanlı'da bir padişaha nikah kıydırarak Haseki Sultan (esas kadın, esas gözde) olmayı başarmak için çok uğraşmıştır. Hürrem Sultan yalnızca Kanuni Sultan Süleyman'ın kalbini fethetmekle kalmamış, ülkeyi geri plandan yönetmiştir. Osmanlı siyasetinde (dolaylı yoldan da olsa) sözünü geçirmiş ilk kadındır. Kanuni Sultan Süleyman'ın kalbini kazanmak için birçok harem kuralını çiğnemiş, herkesin içinde bir padişahın gözlerine direk bakan ilk kişi olmuştur. Sessizliğin esas olduğu haremde geceleri padişahın odasının yakınlarında şarkı söylemiştir. Başka cariyelerin hünkârla halvete girmesini engellemek için yapmadığı şey kalmamıştır, gözdeler, sultanlar sürdürtmüştür. Sultan Süleyman'a harem hakkında 'Senin cariyelerin ve haremin olursa benimde olur' diyebilecek kadar cesur bir kadındır. Hürrem Sultan'ın en etkileyici özelliklerinden biri de yürürken uçar gibi yürümesidir. Onu tanıyan herkes hiçbir zaman yürürken ayaklarını görmediğini söyler. Sultan Süleyman'a aşk mektupları yazmış ve bu mektupları ona yollamadan önce en az bir gün teninin kokusu sinmesi için koynunda saklamıştır.

Kösem Sultan (Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan – İktidar uğruna padişahları tahtan indirmiş kadın -Sultan 1. Ahmed'in karısı)

Kösem Sultan dünya tarihindeki en zeki ve tehlikeli kadınlardan biri olarak bilinir. Osmanlı siyaset tarihinde Hürrem Sultan'dan daha çok yer almış, aldığı kararlar ve verdiği tavsiyeler Osmanlı'nın gücüne güç katmayı başarmıştır. Erkeklere söz geçirebilme özelliği herkesi hayran bırakmıştır. Çocuklarına ve gelinlerine özel hitabet dersi vermiş, sadece haremde durmayıp tedbiri kıyafet ile halkın arasına karışan ilk kadın sultan olmuştur. Onunla iyi geçinen herkes onu melek diye tanımlarken, kötü geçinenler ise şeytandan daha tehlikeli bir mahlûkat olarak tanımlamıştır. Sultan 1. Ahmed'in kalbini 'büyüleyebilme' özelliği ile ve halvet için özel olarak tülden diktirdiği raks elbiseleriyle fethettiği söylenir.

Grace Kelly (Monako Prensesi - Bir ülkeyi, bütün dünyaya duyuran kadın - Prens Rainier’ın eşi)

Prenses Grace Kelly mesleği oyunculuk olan bir kadındı. Tabiatında güzellik, saflık ve enerji vardı. Hollywood sinemasında birçok filmi olan Grace Kelly Cannes Film Festivali’nde hayatının erkeği Prens Rainier ile tanıştı. Prens Rainier özel hayatı ile ilgili verdiği bir röportajda Prenses Grace’nin deli dolu hallerine, muzip tavırlarına aşık olduğunu söylemiştir. Mutlulukları ve aşkları her hallerinden belli olan çift tanıştıkları yılın sonunda evlendiler. Prenses Grace oyunculuk kariyeri yüzünden büyük bir hayran kitlesine sahip olması küçük ve pek bilinmeyen Monako’yu dünyaya duyurmuştur.

Kate Middleton (Otoriteye rağmen, aşkını savunabilen kadın – Prens William’ın eşi)

Kate, Kraliçe Elizabeth’in onu istememesine rağmen Prens William’ın kalbindeki yeri sayesinde prenses oldu. Üniversitede tanışıp uzun süreli bir arkadaşlık ile süren birlikteliklerinde Kate Middleton’un, Prens William’ın kalbini fethetmesi için kendisi olması yeterli olmuştur. Prens William eşine olan aşkını anlatırken onun ‘duru güzelliğini’ övmektedir.

Mümtaz Mahal (Uğruna Taç Mahal yapılan kadın - Şah Cihan'ın karısı)

Mümtaz Mahal Şah Cihan'ın eşi, kızı, annesi, akıl hocası, en büyük destekçisi ve 14 çocuğunun anası olmuştur. Şah Cihan'ın her savaşında yanında olmuş, her kararında bir pay sahinbi olmuştur. Şah Cihan onu o kadar sevmiştir ki, ölümünden sonra 2 yıl yas tutmuş, devlet işleri ile bağını koparmış, onun anısını ve zerafetini yaşatmak için Taç Mahal'i yaptırmıştır.


KADIN VE KADIN

__________________



Jade isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
Asena, Jade
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 20:28