Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Çok fazla düşünmek ekmek hamurunu aşırı derecede yoğurmak gibidir.

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Çok fazla düşünmek ekmek hamurunu aşırı derecede yoğurmak gibidir. konusu , Çok fazla düşünmek ekmek hamurunu aşırı derecede yoğurmak gibidir. Tanrı dedi ki: Bazen tabii ki çok fazla düşünebiliyorsunuz ve bazen de hiç düşünmüyorsunuz! Benim DNA’mın çocukları nasıl da pek çok ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 16.07.2014, 16:25   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Çok fazla düşünmek ekmek hamurunu aşırı derecede yoğurmak gibidir.



Çok fazla düşünmek ekmek hamurunu aşırı derecede yoğurmak gibidir.



Tanrı dedi ki:
Bazen tabii ki çok fazla düşünebiliyorsunuz ve bazen de hiç düşünmüyorsunuz! Benim DNA’mın çocukları nasıl da pek çok tutum/davranış kalıbının kombinasyonu oluyorlar böyle.
Çok fazla düşünmek ekmek hamurunu aşırı derecede yoğurmak gibidir. Burada geri dönülemez bir nokta vardır; hamuru çok fazla yoğurmak üretken bir iş olmadığı gibi üretkenliğe terstir de. Çok fazla, ‘eksi’ye dönüşebilir.
Şunun ya da bunun üzerinde ne kadar süreyle düşüneceğinizi önceden bilip kestirebilirsiniz demek değildir bu. Düşünmek ya da düşünmekle uğraşmak zorunda hiç olmayabilirsiniz de pek ala, çünkü içinizde, sizin düşünmenize gereksinim duymayan bir Kaynak vardır. Bu kaynak sizin müdahaleniz olmaksızın gayet güzel geçinip gider. Sizin bilinçli olarak gerçekleştirdiğiniz düşünme eylemine öyle sandığınız kadar gereksinim yoktur. Size ‘düşüncesiz’ olmanız yönünde bir tavsiye değildir bu; bilhassa da diğerleriyle ilgili rolünüz düşünüldüğünde.
Sahip olduğunuz bu özel güce pek çok isim verilir. İç-görü, içgüdü, sezgi, doğa, altıncı his gibi isimler olabilir bunlar. Sizin bir mektubun gelmesini ya da bir oyunun başlamasını beklediğiniz şekilde de size gelmek için bir tepki, bir işaret bekliyor olabilir o. Buna burnunuzun aldığı kokuyu takip etmek ya da sezgilerinizi izlemek denebilir. Buna tesadüf denebilir; ışığın yanması, işaret verilmesi ya da sadece kader denebilir. Bir yerlerden bir işaret gelir ve sizin de tüm yapmanız gereken batonu elinize almaktır.
Sizi uyandırıp harekete geçirecek bir şeylere kulak vermek, gözlemlemek ve idrak etmek çok değerlidir. Bir şeyler duyar ya da görürsünüz ve bu da sizin içinizde bir şeyleri harekete geçirir. Yanıt her zaman için tamamiyle sizin içinizdedir. Onu araştırmak, aramak zorunda kalmayabilirsiniz. İşin ruhu, çözümün ya da istikametin kendi kendini ifade etmesine izin vermekte olabilir daha ziyade.
Bunu, bir altın madenin aramakla mukayese edebiliriz. Madeni bulmak için her yeri kazabilirsiniz ya da ona rast gelebilirsiniz. Ancak ona rast geldiğinizin farkında olmanız gerekir; çünkü bir başkası ilgili işaretleri atlamıştır. Belki siz de bir başka seferinde o işaretleri atlamışsınızdır.
Tabii ki yatakta yatıp da hayatın meydana gelmesini, akmasını beklemek demek değildir bu. Kalkar ve yataktan çıkarsınız. Edilgen değilsiniz. Evinizi bir başkasının inşa etmesini beklemezsiniz. Aynı zamanda bir saldırgan olmanız, Roma’yı bir günde inşa etmeniz, zorbalık yapmanız da gerekmiyor. Arzu ettiğiniz şeylerin de size gelmek istediğini önceden bilebilirsiniz pek ala. Sıklıkla da en az didindiğiniz, mücadele ettiğiniz zamanlarda cevaplar size kendiliğinden gelirler.
Büyük icatlar genellikle zorla ortaya çıkmazlar. Bazı rastlantılarla bulunur onlar. İnsanlar pek çok altın madeni bulmuştur. Hatta onları aramamışlardır bile. İyi şeyler çalışılarak elde edilir ama zorlamak, çırpınıp kavga vermek keşfetmekten daha iyi değildir. Bir çözüm size gelebilir. Hayat kolay olabilir. Arayışında olduğunuz şeyi zorla, didinerek elde etmek zorunda değilsiniz.
Asıl cevher yüreğinizdedir. Kalbiniz çok şey bilir ve tüm bunları pek çok seviyelerde bilir. Kalbinizi unutmayın. Kalbiniz, aradığınız ya da aradığınızı henüz bilmediğiniz şey konusunda sizden çok daha önce bir şeyler biliyor olabilir; bunu unutmayın.
Kainattaki yapılanış, arzularınızı birer tohum gibi düşüncelerinizden toplar, sonrasında da bir liste oluşturur. Daha sonra da Kainat dahilindeki bu yapılanış listeye göre sizin için alışverişe çıkar.
Bazen bu hediyeler size acayip görünümlü paketlerle ulaşır ve sizin de bunları gözden çıkarmak, reddetmek için bu kadar acele etmemeniz gerekir. Yüreğinizin ve gözlerinizin açık olması murad edilir. Aklınıza, beklenmedik fırsatlar için kapıları açık tutmasını söyleyin. Pek yolu açık tutun siz. Arzu ettiğiniz her şey arka kapıda bekliyor ya da sizin gözünüzden uzağa saklanıyor olabilir; saklıdır bunlar çünkü gözünüzün önünde bile olsalar siz bunların belirli bir şekilde size ulaşmasını beklersiniz. Benim DNA’mın çocukları, uyanın!
Çeviren: Engin Zeyno Vural

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Bia
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 12:10