Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Takdirinizi, kanaatinizi biraz yükseltin

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Takdirinizi, kanaatinizi biraz yükseltin konusu , Takdirinizi, kanaatinizi biraz yükseltin Tanrı dedi ki: Başkalarına karşı biraz anlayışlı olun, biraz rahat olun. Onlara karşı bu kadar da katı durmayın. Evet, onların hatalarını çok kolay görüyorsunuz. Kendi hatalarını ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 16.07.2014, 16:32   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Takdirinizi, kanaatinizi biraz yükseltin



Takdirinizi, kanaatinizi biraz yükseltin



Tanrı dedi ki:

Başkalarına karşı biraz anlayışlı olun, biraz rahat olun. Onlara karşı bu kadar da katı durmayın. Evet, onların hatalarını çok kolay görüyorsunuz. Kendi hatalarını görmüyor onlar, bu da doğru. Sizin hatalarınızı görüyorlar.
Hatalarınızdan biri de kendiniz ya da dünya için önemsiz bularak başkalarını gözden çıkarmanız. Size uymuyor onlar. Sizi sinir ediyorlar ve siz de onları çekemiyorsunuz, aklınızdaki bu olabilir.
Bu sizin hatanız, onlarınki değil. Sinir olan sizsiniz. Rahatsızlık duyan sizsiniz.
Sinirlenmemek için bildiğiniz her şeyi deniyor olabilirsiniz ama yine de bunu yeterince iyi yapmıyorsunuz.
Sinirleniş, gıcık olmuş canım sana bir sorum var Benim. Yani boş veremeyeceğin, serbest bırakamayacağın ne var acaba?
Eğer sinirlilik halini, o gıcık olma halini sürdürüyorsanız düşkünlük duyduğunuz, değer verdiğiniz bir şeyler vardır. Bu şey, “haklı olmanız” mıdır acaba? Gelin bunu baştan kabul edelim. Siz haklısınız. Algınız, idrakınız doğru. Yargınızın, değerlendirmenizin doğruluğunu başkalarının aleyhine kullanmak zorunda mısınız peki? Tamam onlar kusurlu insanlar ama siz de öylesiniz.
Bağışlayıcı bir insan olduğunuzu düşünebilirsiniz ama tolere etmekte güçlük çektiğiniz bir insanla ilgili durumunuz, konumuz sizin için hayati hale gelebiliyor. Sevgili çocuğum haklıysan n’olmuş yani? Burada kıt bir huzur, kıt bir rahatlık vardır. Öleceğiniz güne kadar hep haklı olabilirsiniz.
Siz kendiniz kendi standartlarınıza bağlı kalın canlarım.
Başkası başkasıdır, sizse sizsiniz. Tam şimdiyi konuşuyorum sizinle ve sizin için neyin en iyisi olduğunu anlatıyorum. Ben sizi temsil ediyorum bir başkasını değil. Bu diğer kişi sizin olmasını dilediğiniz kişi değildir. Siz de kendinize ve güya başkası olarak görünen o kişiye huzur verecek şey olamamışsınızdır ki. Tamam, şu diğer kişi sağduyudan yoksundur. Aklınıza, mantığınıza aykırı geliyordur. Pek rahat tolere edemeyeceğiniz tüm her şeydir o kişi, bunların hepsidir. Hayatı sizden farklı gözlerle gördüğü için suçludur. Sadece bu da değil, her şeyin cevabını bildiğini sanıyordur? N’olmuş peki?
Ama egonuz öyle ya da böyle “Tez başı vurula,” diye düşünmektedir.
Peki ceza suçla orantılı mıdır? Katılaşmış bir yürek; yargılamaya, suçlamaya boş vermekten daha mı çok anlam ifade eder size?
Şimdi kendinizi suçlu hissetmeye başlamıyor musunuz?
Gelin meselenin özüne inelim. Bu insana karşı hissettiğiniz şeylerle nasıl baş edeceğinizi bilemiyorsunuz. Numara yapmak istemiyorsunuz ama bu insana karşı nasıl dürüst olacağınızı da bilmiyorsunuz.
Bazen hayat karşınıza tam da bu insanları çıkarır ki -en nihayetinde kendi önyargınız olan- düşüncelerin üstesinden gelebilesiniz.
Canım benim, senin kadar akıllı olmayan insanlar da insandır! Senin kadar akıllı olmadıklarını bilmiyordur onlar. Onlar da –en az senin kendinden emin olduğun denli- senden daha parlak, daha zeki olduklarından emindir işte!
Ama bu kişi yine de senin gözüne girmenin arayışında olabilir pek ala ve sen de ona rıza gösterir görünmüyorsundur.
Yapabileceğin şey şu “kesin emin olma” halini bırakmaktır. Tamam o kişiyi bağrına basmak zorunda değilsin ama şu yıkıcı eleştirilerini, itirazlarını da bir kenara bırakabilirsin. Lütfen unutma bu eleştiri ve itirazlar senindir. Sana aittir, bir başkasına değil.
Hayat komplolar kurmaktadır değil mi?
Bir an için olsun daha farklı düşünün. Hapishanedeki hücre arkadaşları değilsiniz sonuçta? Bu insanla gece gündüz tecrit halde değilsiniz ki.
Bu insanla zaman zaman aynı odada bulunuyor olmanız hala o kadar büyük bir mesele olarak mı görünüyor peki!
Hanginiz diğerinden daha bir karartıcı acaba? Ondan hoşlanmanızı, onu beğenmenizi isteyen mi, yoksa için için köpürüp kaynayan siz mi?
Kendinize ve şu kendinizi beğenmişliğinize gülemez misiniz? Haydi, o yüksek koltuğunuzdan bir inin aşağı. Hoşunuza gitmeyen bir şeyden hoşlanmak zorunda değilsiniz ama takdirinizi, kanaatinizi de biraz yükseltemez misiniz?
Çeviren: Engin Zeyno Vural

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 02:23