Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Duygu eğitimi ve beyin

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Duygu eğitimi ve beyin konusu , Duygu eğitimi ve beyin Şu ana kadar filozoflar ve eğitimciler, insanı akıllı ve düşünen bir varlık olarak tanımladılar ve insanı genellikle mantıksal ve rasyonel ifadelerle tanımlamayı tercih ettiler. Ancak son ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 07.08.2015, 23:08   #1 (permalink)
Üyeliği Durduruldu

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Duygu eğitimi ve beyin



Duygu eğitimi ve beyin



Şu ana kadar filozoflar ve eğitimciler, insanı akıllı ve düşünen bir varlık olarak tanımladılar ve insanı genellikle mantıksal ve rasyonel ifadelerle tanımlamayı tercih ettiler.
Ancak son yıllarda yapılan bütün araştırmalar göstermektedir ki, insan kararlar alırken öğrenirken veya düşünürken büyük ölçüde duygularından ve içinde bulunduğu haleti ruhiyeden etkilenmektedir. Çoğu zamanda akıldan ziyade duygularına göre tercihlerini ve kararlarını oluşturmaktadır. Çünkü insanın hissiyatı veya duyguları, algılamayla doğrudan bağlantılı olan dikkati toplamakta veya dağıtmaktadır. Dikkatin toplanması veya dağılması ise doğrudan öğrenme, hafıza ve davranışlar üzerine belirleyici etki yapmaktadır. Bu noktadan duygular (hissiyat), yaptığımız her türlü faaliyeti başlatan veya tetikleyen mekanizmadır.
Beynin anatomik yapısı incelendiğinde, rasyonel ve mantıksal korteks, duygusal merkeze nazaran daha büyük olmasına rağmen, her iki merkezden çıkan nöral ağların sayısı karşılaştırıldığında, duygusal merkezden çok fazla sayıda nöral ağ çevreye yayılmaktadır. Demek ki beynin işleyişi üzerine duyguların etkisi daha fazladır. Bütün bunlar analitik zeka kadar duygusal zekanın da önemli olduğunu göstermektedir. Bu biyolojik bulgular ışığında eğitim sistemimize bakarsak, okullarda öğrencilerin duygusal sağlıklarını kontrol edip düzenleyecek ve değerlendirecek hiçbir araca sahip olmadığımız görülecektir. Bir başka deyişle çocukların öğrenme sürecini doğrudan etkileyen duygusal zekalarını göz ardı ediyoruz.
Dolayısıyla okullarda ağırlık, öğrencilerin kavramlar, gerçekler ve beceriler üzerinde uzmanlaşması teşvik edilirken, duygularını kontrol etme ve olumlu yönde düzenleme becerileri ihmal edilmektedir. Her insanın duygusal banka hesabı dolu ise yani borçlu değilse, kendini öğrenmeye, düşünmeye, anlamaya konsantre edebilir. Aksi takdirde duygusal banka hesabı açık veren kişi, açığını kapatmakla meşgul olacağından, bedenen sınıfta olsa bile öğrenme ve anlama olayına kendini veremeyecektir.
Ayrıca bu duygusal banka hesabı boş olan öğrenciler, anlaşılmadığı takdirde, kötü davranışlar sergileyerek kendilerini farklı kılmaya çalışacaklardır. Ayrıca duyguları ona rahat ve emin güvenilir bir ortamda bulunmadığını ve konuşursa soru sorarsa ayıplanacağı ve gülüneceği mesajını öğrenciye yolluyorsa veya öğrenme ortamları gizli veya açık bilinçli veya bilinçsiz olarak buna benzer mesajlar üretiyorsa, öğrenci öğrenme ve anlama olayına aktif olarak katılmaktan vazgeçecek durumu kurtaracak ölçüde öğrenecektir. Çünkü zihni öğrenme ve anlama pencerelerini büyük ölçüde kapatmıştır. Açarsak hocanın yazdırdığı ders notlarını ezberlemesi ve hocanın soru stillerine aşinalık kazanması, öğrenmenin anlamı haline gelecektir.
Bu noktadan duyguları ve bütün bedeni, öğrenme olayının içine katma tekniklerinden biri olan Total Fiziksel Cevap (Total Physical Response-TPR) yöntemi olan öğrenme tekniğinde insanlar, tekrar etmeden bir kerede istedikleri şeyi öğrenebilmektedirler. Bu teknikte önemli olan şey, kişinin bütün duyularıyla ve hissiyatıyla anlamlı bulduğuna inandığı şeyi öğrenmeye konsantre olmasıdır.
Yeni beyin teorisinde duygular, insanın algılama işleminde merkezi bir öneme sahip olacaktır. Geliştirilecek olan yeni beyin teorisinin bugünkü okul sisteminde yeri yoktur. Çünkü şu andaki okul sistemleri, sistematik yönetime, düzen ve disipline ve kavramsal ölçme ve değerlendirmeye aşırı önem verirlerken, öğrencilerin çoklu zeka sistemine (dil, matematik, kendisiyle ve insanlarla iletişim, sosyal-pratiklik, müzik, estetik, soyut düşünme, mekanik, duygusallık gibi zeka çeşitleri ) göre zekalarının farklılaştığı ve her zeka tipinin korunup geliştirilmesi gerektiğine, duygusal rahatlığın ve duygusal banka hesaplarının doluluk derecesine ve esnekliğe çok az önem ve değer vermektedirler.
Yararlanılan Kaynaklar
1- SYLWESTER R. (1996). Recent Cognitive Science Developments Pose Major Educational Challenges.
2- GOLEMAN D. (1998). Duygusal Zeka. Varlık/Bilim. 7.Baskı. İstanbul
3- ASHER J.j.(1997). 21. Yüzyılın Süper Okulu. İnkilap Kitapevi. Beyaz Nokta Vakfı. İstanbul.

Ravza isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Ravza
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 03:52