Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Kendin Olmak Veya Kaybolmak

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Kendin Olmak Veya Kaybolmak konusu , Kendin Olmak Veya Kaybolmak Sokrates’i yargılayan mahkeme sordu: “Bildiklerini inkar et ve yaptıklarından vazgeç.Yoksa bunu hayatınla ödemek zorunda kalırsın.” Filozofun cevabı şöyle oldu: “Sizler yaşamaya gidiyor olabilirsiniz bense ölüme… Oysa ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 19.02.2014, 17:44   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Kendin Olmak Veya Kaybolmak



Kendin Olmak Veya Kaybolmak


Sokrates’i yargılayan mahkeme sordu:

“Bildiklerini inkar et ve yaptıklarından vazgeç.Yoksa bunu hayatınla ödemek zorunda kalırsın.”

Filozofun cevabı şöyle oldu:

“Sizler yaşamaya gidiyor olabilirsiniz bense ölüme… Oysa hangimizin gittiği yerin daha iyi bir yer olduğu bilinmez…”Hepimizin hayatında dönüm noktası olarak tabir ettiği dönemler vardır. Yaşamın bizden sorularına ısrarla cevap beklediği anlar… Karar vermekte zorlandığımızı hissettiğimiz ama cesaretin eteğini de sımsıkı tutmak gereğini duyduğumuz zamanlar... İşte aslında her koşulda iki duraktan birine doğrudur yolculuğumuz:

“Ya kendimiz olmaya yürüyoruzdur ya da kaybolmaya…” Sokrates’in tanımıyla “kendin olmak” varoluşumuzun temel dinamiklerini sonuna dek ne pahasına olursa olsun sahiplenmek gereğidir. Bu durumda da son diye bir tanımın olmadığı sonun ebedi yok oluş demek olan yaşam haklarımızdan vazgeçmenin karşılığı olduğunu söyleyebiliriz. Özetle; biri merakı sorgulamayı gayreti gerektirirken diğeri köşeye çekilip yaşamı olduğu yerden seyrederek eylemsizliği ve silikleşmeyi gerektiriyor. Tercihlerimizse hayatımızı aynı oranda kaliteleştiriyor.

İşte yüzyıllardır filozofların “Kendin Olmak” diye işaret ettiği zirve nasıl bir yerdir ve bu mesafe nasıl kat edilir sorusuna cevap olan ilk basamaklar:

Kendini Sevme ve Kabullenme

Her birimiz değerimizin ne kadar farkındayız? Kendini sevip değer vermekle kendini beğenmek arasında fark olduğunu bilmeyenleryaşadıkları her an aciz bir varlık olduğunda ısrarcı olanlar bu ilk basamağı atlamakta bir hayli zorlanabilirler. Düşünelim…

Kararlarımızı alırken çoğunlukla ‘başkaları’ mı öncelikli olur yoksa kendi istediklerimiz doğrultusunda mı kararlar almaktayız?

Etrafımızdaki insanların sorunlarını üstlenmeyi doğal bir sonuç ve zorunluluk olarak nitelendirebilir miyiz?

Sorunlarla karşılaştığımızda sık sık bütün sorumluluğu üzerimize alıp suçluluk duymayı mı seçeriz?Kendimizi kolaylıkla yargılar eleştirir ve başarısız yeteneksiz bulup hemen geri adım atarak kendinizden şüpheye başlar mıyız?

Toplum içinde bazen olduğumuzdan farklı görünme gibi bir çaba içine girdiğimiz olur mu?

Kendimizle kalmaktan hoşlanıyor muyuz?

Cevaplar kendimizi sevmek yolunda kat ettiğimiz mesafeyi gün ışığına çıkaracaktır.

Kendini Tanıma Serüveni

Kendimizi sevme basamağı bizi bir üst basmağa ‘kendini tanıma’ ve keşfetmeye götürecektir.

Bu durumu yine sorularla belirginleştirelim: Kendimizi içinde bulunduğunuz bugün “yeterli” buluyor muyuz?( Zeka yetenek beceri gibi yönlerden) Kendi hayallerimizi gerçekleştirerek yeteneklerimizi açığa çıkarma umudunuz ne ölçüde? Cesaret kelimesi bize daha çok neyi çağrıştırıyor? Korkuyu mu heyecanı mı?

Kendine ve İnsanlığa Faydalı Olabilme

Varlığını kabullenme ve sevebilme bundan sonra bizi üretkenliğe götürecektir. Kendine emek ve değer verebilme gayretinin insanlığa hizmete dönüştüğünü seyretmek kişi için gerçek bir ödül olduğunda insanlara faydalı olanın insanların en hayırlısı olduğunun müjdesi de tam olarak anlam bulacaktır. İşte son soru:Bugün yaşamımız son bulsa geride bıraktıklarımızdan niyet veya eylem olarak hoşnut olabildiğimizi söyleyebilir miyiz?

Bilge adam sordu Hızlı adımlarla yürüyen delikanlıya: “Nereye gidiyorsun böyle acele?” “Sevgiyi aramaya” diye cevapladı genç. Onu nasıl bulacağını sorduğunda bilge “İnsanların çehrelerine baktıkça Yüreklerini tanıdıkça…” dedi delikanlı da. Bilge bu defa tebessümle sordu: “Kendini yeterince tanıyabildin mi?” Ve elindekini gence uzatarak Usulca gözden kayboldu. Delikanlı uzun uzun Avucuna bırakılan aynadan Kendi suretini seyretti. Sonra da suretin ardındaki sireti… “Kendin Olma” ve “Kendin Kalabilme” yolunda başarıyla ve sevgiyle…


Aslı Hatice Arusan

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Toprak
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 08:05