Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Eğitim ve Beynimizdeki Yol Haritaları

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Eğitim ve Beynimizdeki Yol Haritaları konusu , Eğitim ve Beynimizdeki Yol Haritaları Eğitim sürecimizi ve sonuçlarımızı şekillendiren başlıca düşünme ve inanma biçimleri... Dünyaya geldiğimizde iki temel algı alanı beraberimizde getirdik. Birisi dış dünyadan içerik okuyan beş temel ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 19.02.2014, 19:42   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Eğitim ve Beynimizdeki Yol Haritaları



Eğitim ve Beynimizdeki Yol Haritaları


Eğitim sürecimizi ve sonuçlarımızı şekillendiren başlıca düşünme ve inanma biçimleri...

Dünyaya geldiğimizde iki temel algı alanı beraberimizde getirdik. Birisi dış dünyadan içerik okuyan beş temel duyu diğeri iç ve dış dünyadan gelenleri algılayıp yoğuran sayısı belirsiz iç duyular latifelerdir.

Her insan içe-dışa dönük algılarından gelen mesajların yoğrulmasından oluşmuş bir iç evren inşa eder ve herkesin hayat düzeyikaranlıklar okyanusunda kurulu bir iç evren haritasında yaşanır. Dışarıda ne olursa olsun içimizde ve bilincimizde yaşadığımız dünyazihnimizde inşa ettiğimiz dünyadır.

Sözkonusu dünya görüp duyduklarımızı duygu yükleyip ilişkilendirdiklerimizi içeren bir harita bütünlüğü içerisinde karanlıklara kurulu aydınlık adacıkları ve adalar arasındaki bağlantıları sağlayan geçiş kapıları barındırır. Zekânın biyolojik karşılığı beynimizde örüntülediğimiz bu duyu-duygu algı-anlam sisteminin yoğunluğu ve karmaşıklığıdır. Bilinçli algıladıkça ve düşünceyle ilişkilendirdikçebeyin hücreleri arasındaki bağlantılar çoğalır. Kartopunun çığa dönüşmesi gibi bilgi-bağlantı sistemi büyüdükçe büyüme hızı artar.

Beynimizin ve dolaysıyla ilgi ve eylemlerimizin hangi adacıklar yönünde gelişeceğini belirleyen inançlarımızla örgülediğimiz kabullerimizolabileceklere ilişkin varsayımlarımız ilgilerimizden doğan yönelimlerimizdir. Gelecekte ne tür çabalar sergileyeceğimizi çabalarımızın bizi ne yönde geliştireceğini bu inançlar ve eğilimler şekillendirecek. İnanmadığımız ilgilenmediğimiz bir yola ulaştıran herhangi bir zihinsel kapımız olmayacak.

Dolaysıyla eğitim sistemi içerisinden geçerken başarılı olmamız hayata etkili tutunmamız inançlarımızı olabildiğince geliştirici ve ufkumuzu açıcı biçimde yapılandırmamıza bağlıdır. Bunu bilinçli yapmalıyız; aksi takdirde ortamımızda üretilen ve herkesi aynı kalıpların modelleri gibi üreten inançlara mahkûm oluruz. Sıra dışı hayat sıra dışı inançların ürünüdür.

Belli inançların bireysel girişimde ne tür sonuçlar ürettiğine dikkat edelim: ”Zekâ genetiktir” kabulü zekânın geliştirilmesi yönündeki çabaları önler. ”Başarın siyasi desteğe bağlı olduğu” kabulü kişisel girişim yolları kapatır. ”Tek başarı yolu üniversitedir” inancı başka kapılara merakı ve ilgiyi söndürür. ”Başarı yüksek nottur” düşüncesi başka başarı arayışları engeller. Birçok öğrencinin başarısızlık sebebi inançlarından gelen durdurucu kalıplardır. Çalışkandır zehir gibi zekâsı vardır yeteneklidir; ama inanmadığı yollardan gitmeyi akıl edemez cesaret edemez veya düşünemez.

Öğrenci eğitim-öğrenim sürecinden hayata başarılı sıçrayabilmek için öncelikle şu temel inançları sağlıklı yapılandırmalıdır:

-Zeka-başarı ilişkisi: Zekanın genetikten etkilendiği doğrudur; ama zekada genetik faktör nedeniyle bireyler arasındaki farklılıklarortalama bireylerde göz ardı edilebilecek ölçüde küçüktür. Ayrıca zekâ duyularıyla daha fazla içerik almakla içeriği düşünce yoluyla ilişkilendirmekle gelişir. Kontrolsüz hayal kurmayan TV karşısında hipnotize olmayan ve düşünen her beyinde zekâyı örgüleyen bağlantılanma süreci işlem halindedir. Dahası sıra dışı başarılara bakıldığında üstün zekânın belirleyici olmadığı ortalama hatta ortalama altı her zekânın şaşırtıcı başarılara ulaşabildiği defalarca gösterilmiştir. Örneklerden birisi fizikçi Einstein diğeri dünya hafıza şampiyonu Dominic O’brain’dir. Dahası süper zekâlar birçok kere psikiyatrik rahatsızlıkları da tetiklemiştir.

-Eğitim-öğrenim başarı ilişkisi: Öğrenim bilgi içeriğini eğitim de yetenekleri alışkanlıkları becerileri ifade eder. Bilgi durağan beceriyse hayata üretime uygulamaya dönüktür. Eğitimsiz öğrenim anlamsız öğrenimsiz eğitim de verimsizdir. Eğitim öğrenciye değişen şartlar karşısında kendi kararları doğru verme girişimde bulunma eylem üretme becerisi kazandırır. Hayat hiçbir zaman masa üzerinde test çözerek yaşanmaz. Aile meslek iş ve insan ilişkileri ancak eğitim temeliyle anlam kazanır.


-Fırsatlar-başarı ilişkisi: Başarı söz konusu olduğunda öğrenciler genellikle teknik imkanların ve fırsatların yetersizliğinden yakırlar. Öğretmenlerini eğitim araçları uygulama imkânları yetersiz bulurlar üniversite okuyamamaktan kimi dersleri görememekten şikayetlenirler. Elbette fırsatların çokluğu öğrenciye seçim alternatifleri kazandıracaktır. Ama sıra dışı başarılara ulaşanların büyük bir bölümü yüksek eğitim alamadıkları halde fırsatları kendileri üretmişlerdir. Özellikle internet çağında fırsat eşitsizliğinden doğan engeller iyice azalmış durumdadır. Koç Tatlıses Sheakespeare ve benzeri tanıyacağız pek çok bilim sanat edebiyat hatta siyaset öncüsüresmi yüksek eğitim alamamıştır.

-Okul başarısı-hayat başarısı ilişkisi: Öğrencilerin pek azı okul başarısın araç hayat başarısın amaç olduğunu zamanında fark edebiliyor. Binlerce lise birincisinin üniversite kazanamadığı biliyorsunuz. En yüksek işsizlik oranı eğitimliler arasındadır. Okul yüksek nothayatsa yüksek yetenek bekler. Hayat başarısı bilgi birikimine değil bilgilerin nasıl organize edilebildiğine eylemlere nasıl yansıtıldığınanelerin üretiminde kullanıldığına bakar.

-Çalışma-başarı ilişkisi: İlginç biçimde resmi eğitim alamayanlar usta-çırak ilişkisi yoluyla birkaç yılda dahi derecesinde uzmanlık kazanırken yüksek eğitim yolculuğunda 15 yıl ilerleyenlerin bir kısmı omlet yapması bile öğrenemiyor. Bir çok üniversite mezunudiploması aldıktan sonra sıfırdan başlamışçasına yeniden öğrenmek zorunda kalıyor. Eğitim süreci boyunca notlardan başka amacı olmayan geriye kalan zamanları arkadaşlık eğlencelerinde havaya uçuran öğrencilerin kaçılmaz sonu genellikle aynıdır. Eğer devlet sınavlarından memurluğa girebilirlerse hayata tutunabilecekler kendi girişimlerini gerçekleştirmekte zorlanacaklardır. Hayatta ne yapmak istiyorsunuz? Bunu için hangi yeteneklerinizin gelişmesi gerekiyor? Bunları hangi süreçte ve ne şekilde geliştirebilirsiniz?

Yukarıdaki temel inanç değişikliğini yapan öğrenci davranış ve tercihlerinde hızlı değişimler yaşayacaktır. Ancak bu değişimlerden cesaret verici sonuçlar alınması için aşağıdaki ilkelerin de benimsenmesi gerekir:

-Amacız not değil öğrenmek olmalıdır: Her eylemin sonuçları belirleyen dayandığı gerekçedir. Yüksek not için çalışanın derin bilincibilgiyi sadece sınavlara yönelik kullanır; sınavlar geçince unutur veya kullanılamaz bir depoda kilitler. Öğrenmek amacıyla öğrenen zihinse öğrenciyi daha yüksek zevkle çalıştırır; bilgileri hayatla ve birbirleriyle ilişkilendirir; hem sınavda hem de hayatta yüksek performansa sürükler.

-Sistemli çalışmalısız: Dimmet ”Sistemli olmayan öğrenimin bir değeri yoktur” der. Sistemin temelleri şunlardır: Kaç dakikada kaç sayfalık bilgiyi hangi amaçlarla ve ne umarak öğreneceğinizi belirlemelisiniz. Birer saati aşmayan bloklar içerisinde önce incelemesorgulama yapmalı okuduktan sonra da tekrarlamalısız. 24 saat bir hafta bir ay ve 6 haftalık süreçlerde yapacağız tekrarlar bilgiyi kalıcılaştıracaktır.

-Sürekli aktif öğrenme arayışında olmalısız: Size öğretilmesi pasif sizin öğrenmeniz aktiftir. Öğrenen sürücü veya lokomotif gibi; öğretense yolcu veya vagon gibidir. Başkalarından dinlediklerinizi bir de kendinize ifade etmeniz kendi cümlelerinizle yazmanız hayatla ve birbirleriyle ilişkilendirmeniz sorgulamanız sıflandırmanız hatırlamanız ve tekrarlamanız zihninizi aktif öğrenme moduna taşır.

-Öğrenmeyi baltalayan en büyük sorun isteksizliktir isteksizlik de değersizlikten kaynaklanır. Bilgiye aç insanın öğrenmesi susamış insanın suya kanması gibidir. Bilginin değersizliğine inanıyorsanız derin bilinciniz öğrenme zahmetine değmediğini düşünecek; sizi not için hileli yollara çalışmaktan kaçmaya yönlendirecek; direnirseniz de dikkatinizi dağıtacaktır. Bilgiye değer yüklemek seçiminize bağlıdır. Hayattaki en yüksek hedeflerinizle arzularızla yan yana düşünerek bilgiye istek yükleyebilirsiniz. Her dersi ve her konuyuzekânızın insan ilişkilerinizin gelecekteki statünüzün saygınlığızın parçası gibi görmeniz için ille de bilgi yarışmalarında dereceye girmeniz hocalarızın sizi takdir etmesi veya birinci olmanız gerekmemelidir. Az öğrenci bu türden fırsatlara sahip olabilir. Geri kalan bu bağlantıyı kendi zihniyle kurmak durumunda kalacak.

-Sürekli keşifler arayın: Zihninizin toplumun yüzde onluk diliminde yer alan yönlendiriciler ve yenilikçiler arasına sizi taşıması yenilik arayışızla gelişir. Sorular ve sorular… Sürekli zihninde sorular üreten bilgilere farklı açılardan bakan analiz ederek yeni anlamlar çıkaran öğrenci kendisini başarmış bilmelidir. Hayatın her alanı baştan sona taklitlerin üzerine oturtulmuş keşiflere dayanır. Tüm sektörler öncelikle yeni ve farklı bir şey düşünen çığır açıcıları ararlar.

-Seçtiğiniz yetenek alanları hobilerinize dönüştürün: Hayata tutunmamızı sağlayan temel yetenek alanları çoğunlukla her okulda öğretilmez. Sosyal zekâ davranış-protokol etkili iletişim becerisi organizasyon yönetim ve liderlik girişimcilik etkili yazılı ve sözlü ifade imaj yabancı dil bilgisayar araştırmacılık analiz becerileri hepsinin başında gelir. ”Hangi maaşlı işte çalışabileceğinizi” değil ”Ne yapıp üretebileceğinizi” sormalısız.

Dr. Muhammed Bozdağ

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
Asi Ruh, Toprak
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 03:15