Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Huy değişir mi?

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Huy değişir mi? konusu , Huy değişir mi? Huy değişir mi? Sual: Kendimizde bulunan kötü huyları tespit için nasıl hareket etmeliyiz? CEVAP Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Mümin müminin aynasıdır.) [Taberani] İnsan kendi kusurlarını zor anlar. ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20.02.2014, 14:03   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Huy değişir mi?



Huy değişir mi?

Huy değişir mi?
Sual: Kendimizde bulunan kötü huyları tespit için nasıl hareket etmeliyiz?
CEVAP
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin müminin aynasıdır.) [Taberani]

İnsan kendi kusurlarını zor anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da kusurunu öğrenir. Sadık olan dost onu tehlikelerdenkorkulardan muhafaza eden kimsedir. Böyle bir arkadaş bulmak çok zordur. Bunun içindir ki İmam-ı Şafii hazretleri buyurdu ki:
Sadık dost ve halis kimya
Az bulunur hiç arama!

Hazret-i Ömer de buyurdu ki:
Arkadaşım aybıma uyardı beni
Kardeşlik sünnetinin budur temeli!

Düşmanlarının kendisine karşı kullandıkları kelimeler de insana ayıplarını tanıtmaya yarar. Çünkü düşman insanın ayıplarını arayıp yüzüne çarpar. İyi arkadaşlar ise insanın ayıplarını pek görmezler. Birisi İbrahim Ethem hazretlerine aybınıkusurunu bildirmesi için yalvarınca (Seni dost edindim. Her halin hareketlerin bana güzel görünüyor. Aybını başkalarına sor) dedi.

Başkasında bir ayıp görünce bunu kendinde aramak kendinde bulursa bundan kurtulmaya çalışmak da kötü huyların ilaçlarındandır. (Mümin müminin aynasıdır) hadis-i şerifinin manası budur. Yani başkasının ayıplarında kendi ayıplarını görür. Hazret-i İsa’ya güzel ahlakını kimden öğrendin dediklerinde; (Birinden öğrenmedim. İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen huylarından kaçınıp beğendiklerimi ben de yaptım) buyurdu.

Hazret-i Lokman’a da (Edebi kimden öğrendin) dediklerinde (Edepsizlerden) dedi.
Eshab-ı kiramın velilerin hayat hikayelerini okumak da iyi huylu olmaya sebep olur.

Sual: Kendimizde bulunan kötü bir huydan kurtulmak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
Kendinde kötü huy bulunan kimse buna yakalanmanın sebebini araştırmalı bu sebebi yok etmeye bunun zıddını yapmaya çalışmalıdır. Kötü huydan kurtulmak bunun zıddını yapmak için çok uğraşmak gerekir. Çünkü insanın alıştığı şeyden kurtulması zordur. Kötü şeyler nefse tatlı gelir. İnsanın kötü şey yapınca arkasından riyazet çekmeyi nefse güç gelen şey yapmayı âdet edinmesi de faydalı ilaçtır. Mesela bir kötülük yaparsam şu kadar sadaka vereceğim veya oruç tutacağımgece namazları kılacağım diye yemin etmelidir. Nefs bu güç şeyleri yapmamak için onlara sebep olan kötü âdetini yapmaz. Kötü ahlakın zararlarını okumak işitmek de faydalı ilaçtır. Bu zararları bildiren hadis-i şerifler çoktur. İslam Ahlakı kitabındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:

(Allah katında kötü huydan büyük günah yoktur.) Çünkü bunun günah olduğunu bilmez. Tevbe etmez. İşledikçe günahı kat kat artar.

(İnsanların hiç çekinmeden sıkılmadan yaptıkları günah kötü huylu olmaktır.)

(Her günahın tevbesi vardır. Kötü ahlakın tevbesi olmaz. İnsan kötü huyunun tevbesini yapmayıp daha kötüsünü yapar.)

(Sıcak su buzu erittiği gibi iyi ahlak da hataları eritir. Sirke balı bozduğu gibi kötü ahlak da hayratı hasenatı mahveder.)

Sual: Huy değişir mi? Kötü alışkanlıklarda çevrenin rolü nedir?
CEVAP
Alışkanlık bir şeyi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilme melekesidir. Huy kalb ile ruhun melekesi alışkanlığıdır. Yerleşmiş olan huya meleke denir. Geçici olan huya hâl denir. Mesela gülmek utanmak birer hâldir. Cömertlik cesaret birer melekedir. Huy meleke demektir. Ara sıra hayır işlemek huy değildir. Her zaman hayır işlerse cömert huylu olur. Fakat kendini zorlayarak yaparsa yine cömert huylu olmaz. Kolaylıkla seve seve yaparsa huy denir. Huy iyi veya kötü iş yapmaya veyaiyi ve kötü olmayan şeye sebep olur. Bunlar üçe ayrılır. İlkine fazilet veya güzel huy denir. Cömertlik yiğitlik böyledir. İkincisine rezalet veya kötü huy denir. Cimrilik böyledir. Üçüncüsüne sanat denilir. Terzilik çiftçilik gibi.

Âlimler huyun değişip değişmemesi hakkında diyorlar ki:
1- Huy değişmez. Çünkü bir hadis-i şerifte (Bir dağın yerinden ayrıldığını işitirseniz tasdik edin. Ama bir kişi huyunu değiştirmiştir derlerse tasdik etmeyin. Çünkü insanın yaratılışındaki huy devam eder) buyuruluyor. Bu bakımdan portakal çekirdeğinden ceviz olmaz. Gazap şehvet gibi insanın fıtratında olan şeyler yok edilemez. Onun için can çıkar huy çıkmaz denmiştir.

2- Huyun insanla birlikte yaratılmış olanı değiştirilemez sonradan hasıl olanı değişebilir. Evet gazap ve şehvet terbiye ile yok edilemez. Fakat dinimiz de bunların yok edilmesini değil terbiye edilmesini emrediyor. Terbiye edilince de zararları önleniyor.Terbiye etmek başka yok etmek başkadır. Nasihat ile insan terbiye edilebilir. Onun için Kur'an-ı kerimde mealen(Nasihat et nasihat müminlere elbette fayda verir) buyuruluyor. (Zariyat 55)

(İnsan huyunu değiştiremez. Çünkü yaratılıştaki huy devam eder) hadis-i şerifi yaratılışta olan huyların değişmeyeceğini gösterir. Fakat (Huyunuzu güzelleştirin) (Herkes Müslümanlığa elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları sonra anaları babaları gayri müslim ve imansız yapar) hadis-i şerifleri de huyun değişebileceğini gösterir. Evet portakal çekirdeğinden ceviz olmaz. Fakat bakıp aşılanırsa çekirdeksiz tatlı iri portakal olur. Akılsız hayvanı bile ehlileştirmek ona bazı alışkanlıklar kazandırmak mümkündür. Mesela av hayvanına avını yememesi tuttuğu avı getirmesi öğretilebiliyor. Akıllı insanın terbiyesi huyunun değiştirilmesi ise daha kolaydır.

3- Huy sonradan elde edilir ve değiştirilebilir. Âlimlerinin çoğu bu üçüncü görüşü benimsemişlerdir. Onlara göre;
(Evladınıza ikram edin onları edepli terbiyeli yetiştirin!)
(Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi siz de evinizde ve emriniz altındakileri Cehennemden korumalısınız! Onlara Müslümanlığı öğretmezseniz mesul olursunuz) hadis-i şerifleri gösteriyor ki insanlar iyiliğe elverişli olarak doğar. Sonra nefsin kötü arzuları ve güzel ahlakı öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak çevrenin etkisiyle kötü huyları meydana getirir.

Kötü alışkanlık haram işlemeye alışmak demektir. Haram olmayan şeyi kullanmaya mesela çay içmeye kötü alışkanlık denmez. İçki kumar esrar zina alışkanlığı [bağımlılığı] birer kötü alışkanlıktır. Kötü alışkanlıklara elini veren kolunu alamaz. Onun için alışmış kudurmuştan beterdir denir.

Kötü alışkanlıklara çevrenin etkisi büyüktür. Çevreyi değiştirmeli iyi insanlarla beraber olmalı her haramdan kaçmaya çalışmalı ve bilhassa namazı asla aksatmamalıdır. Çünkü cenab-ı Hak (Namaz insanı fahşa ve münkerden [yani her türlü kötülükten] alıkoyar) buyuruyor. Salih kimselerin kontrolü altında namaza devam eden kimse her türlü kötü alışkanlıktan kurtulur tertemiz insan olur.

Oruç ile insan güçlü bir irade kuvveti kazanır. Alkol uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan oruç vesilesi ile kurtulanlar çok görülmektedir. Allah’ın emri olduğu için ramazanda bir ay oruç tutan bir Müslüman Allahü teâlânın emirlerini yapmak alışkanlığını da kazanır. Böylelikle Onun başka emirlerini yapmaya da gayret ve kabiliyet elde eder.

Tembellikten kurtulmak için önce bunun kötülüğünü bilmeli ondan sonra da tedavisine bakmalıdır. (İnsan ancak çalıştığının faydasını görür) mealindeki âyet-i kerimeyi düşünmelidir. Resulullah efendimiz tembellikten Allahü teâlâya sığınmış (Ya Rabbi beni tembellikten koru!) diye dua etmiştir. Tembelliğin ilacı çalışkanlarla konuşmak tembel uyuşuk kimselerden kaçınmak Allahü teâlâdan haya etmek lazım geldiğini ve azabının şiddetli olduğunu düşünmektir. Dinini iyi bilen salih kimselerle görüşmelidir. Sabah namazına uyanmak için çalar saat gibi bir tedbir almalı. Birkaç gece kalkınca artık âdet oluruyanmak kolaylaşır. Bir insan bir işin kendisi için faydalı olacağına inanmadıkça yeni bir şeyi kabul etmez eski alışkanlığından da vazgeçemez.

İyi işleri yapmaya kendini zorlayan güzel huyları elde edebilir. Mesela hat kabiliyeti olan hiç hat ile uğraşmazsa gizli kabiliyeti meydana çıkmaz. Fakat bu sanatla uğraşmaya çalışırsa güzel yazı yazabilir. Güzel huyları itiyat hâline getirmekgüzel huylu olmayı kolaylaştırır. Cimri bir kimse hayır yapmayı tanıdıklarına ziyafet vermeyi âdet hâline getirirsecimrilikten kurtulması mümkündür. Alışkanlık hâline gelen küçük günah da büyük günah olabilir. Büyük günaha alışan da küfre düşebilir.

Sual: Ahlak değişmez mi?
CEVAP
Herkesin ahlakı değişebilir. Hiçbir kimsenin huyu yaratılıştaki gibi kalmaz sonradan değişebilir. Ahlak değişmeseydiPeygamberlerin gönderilmesi hâşâ faydasız lüzumsuz olurdu. Terbiye ve ceza usulleri abes olurdu. İlmin ve terbiyenin fayda sağladığı her zaman görülmüştür. O halde ahlakın değiştiği güneş gibi meydandadır. Ancak bazı huylar pek yerleşmişruhun özelliği gibi olmuştur. Böyle huyları değiştirmek yok etmek pek zor olur. Böyle ahlak en çok cahil kötü kimsede bulunur. Bunu değiştirmek için ağır riyazet ve çok mücahede gerekir. Nefsin isteklerini yapmamak için çalışmaya Riyazetnefsin istemediği şeyleri yapmaya Mücahede denir.

İnsanlar iyiliğe yükselmeye elverişli olarak doğar. Sonra nefsin kötü arzuları ve güzel ahlakı öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak kötü huyları meydana getirir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Her çocuk Müslümanlığa elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları sonra anaları babaları yahudi hıristiyan veya dinsiz yapar.) [Taberani]

Sual: İyi huylu olmak ve iyi ahlakı muhafaza edebilmenin çaresi nedir?
CEVAP
Kötü niyet ile olmayan hikmet adalet iffet ve şecaat iyi ahlakın kaynağıdır. İyi huylu olmak için ve iyi ahlakını muhafaza edebilmek için salih kimselerle iyi huylularla arkadaşlık etmelidir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Kurtulmanın tek çaresi vardır o da kurtulanlarla beraber olmaktır.)

İnsanın ahlakı arkadaşının huyu gibi olur. Ahlak hastalık gibi bulaşıcıdır. Kötü huylu ile arkadaşlık etmemelidir. Hadis-i şerifte (İnsanın dini arkadaşının dini gibi olur) buyuruldu. Faydasız şeylerden oyunlardan zararlı şakalaşmaktan ve münakaşa etmekten sakınmalıdır. İlim öğrenmeli ve faydalı işler yapmalıdır.

Ahlakı bozan şehveti harekete getiren **** fuhuş kitapları okumamalı böyle radyo ve televizyondan sakınmalıdır. İyi huyların faydaları ve haramların zararları ve Cehennemdeki azapları hep hatırlanmalıdır.

Mal mevki arkasında koşanlardan hiçbiri muradına kavuşamamıştır. Malı mevkii hayır için arayan ve hayır işlerde kullananrahata huzura kavuşmuştur.

Mal mevki gaye olmamalı hayra vasıta olmalıdır. Mal mevki bir deryaya benzer. Çok kimse bu denizde boğulmuştur. Allahü teâlâdan korkmak bu deryanın gemisidir. Hadis-i şerifte (Dünyada kalıcı değil yolcu gibi yaşamalı! Öleceğini hiç unutmamalı!) buyuruldu. İnsan dünyada baki değildir. Dünya zevklerine daldıkça dertler üzüntüler güçlükler artar.

Aşağıdaki hadis-i şerifleri hiç unutmamalıdır:
(Kişi az ibadet etse de güzel ahlakı ile en yüksek dereceye kavuşur.) [Taberani]

(İnsan güzel huyu ile Cennetin en üstün derecelerine kavuşur. [Nafile] İbadetlerle bu derecelere kavuşamaz. Kötü huyinsanı Cehennemin en aşağısına sürükler.) [Taberani]

(İbadetlerin en kolayı az konuşmak ve iyi huylu olmaktır.) [İbni Ebid-dünya]

Birinin gündüzleri oruç tuttuğu geceleri namaz kıldığı fakat kötü huylu olduğu dili ile komşularına arkadaşlarına eziyet ettiği söylendiğinde Peygamber efendimiz cevabında (Böyle olmak iyi değildir. Gideceği yer Cehennem ateşidir) buyurdu.

İnsan günahını ne kadar çok büyük görürse o kadar iyidir. Fakat günahı yüzünden Allahü teâlânın sonsuz rahmetinden ümit kesmek caiz değildir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ buyurdu ki: İşlediği günahı affımın yanında büyük görene gazaplanırım. Eğer acele etmek şanımdan olsaydıacele ceza verseydim rahmetimden ümit kesenlere acele ceza verirdim.) [Deylemi]
Allahü teâlâ tevbe edilen günahları affeder.

Sual: Can çıkar huy çıkmaz deniyor kötü huy değişmez mi?
CEVAP
Can çıkar huy çıkmazsözü gazap şehvet gibi insanın fıtratında olan şeylerin tamamen yok edilemeyeceğini bildirmek için söylenmiştir. Terbiye etmek başka yok etmek başkadır. Nasihat ile insan terbiye edilebilir. Onun için Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Nasihat et nasihat müminlere elbette fayda verir.) [Zariyat 55]

Huyu değiştirmek mümkün olduğu için çocuk terbiyesi hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Çocuğu güzel terbiye evladın babasındaki haklarındandır.) [Beyheki]

(Evladınıza ikram edin onları edepli terbiyeli yetiştirin!) [İbni Mace]

(Çocuğu terbiye etmek tonlarla sadakadan daha sevaptır.) [Tirmizi]

(Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi siz de evinizde ve emriniz altındakileri Cehennemden korumalısınız! Onlara Müslümanlığı öğretmezseniz mesul olursunuz.) [Müslim]

Peygamber efendimiz (Ahlakınızı güzelleştirin) buyurdu. (Din nedir) diye sual edilince de (Din güzel ahlaktır) buyurdu.

Şu halde dinin emirlerine uyup yasak ettiklerinden kaçan kimse huyunu değiştirip güzel ahlaka sahip olur. Güzel ahlakın ne olduğu sorulduğu zaman da buyurdu ki:
(Güzel ahlak gelmeyene gitmek vermeyene vermek ve zulmedeni affetmektir.) [Hakim]

Akılsız hayvanı bile ehlileştirmek bazı alışkanlıklar kazandırmak mümkündür. Mesela av hayvanına avını yememesi tuttuğu avı getirmesi öğretilebiliyor. Akıllı insanın terbiyesi ise daha kolaydır. Dinimiz de nefsimizi terbiye etmemizi nefsini terbiye edenlerin iki cihan saadetine kavuşacağını bildiriyor. Nefsimizle cihadın önemi büyüktür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Asıl mücahid Allahü teâlâya itaat uğrunda nefsi ile cihad edendir.) [Tirmizi]

Bir erik çekirdeği ne elmadır ne de eriktir. Bu çekirdek toprağa konur sulanıp gübrelenirse erik ağacı olabilir. Bu ağaçtan da erik alınabilir. Bu ağaca ne kadar bakılırsa bakılsın erik çekirdeğinden elma olmaz.

İşte bunun gibi gazap ve şehvet terbiye ile yok edilemez. Zaten dinimiz de bunların yok edilmesini değil terbiye edilmesini emrediyor. Terbiye edilince de zararları önleniyor. Mesela gazabı saldırganlık derecesinde olmak kötü olduğu gibi gazabın tamamen yok olması da zararlıdır. Tehlikelere karşı koyamaz. Terbiye ile itidal sahibi olunabilir. İsraf da cimrilik de kötüdür. İkisinin ortası cömertliktir. Terbiye ile dine uymakla insan cömert olabilir. Dinimiz aşırılıklardan uzak orta yolda olmayı emretmektedir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Sizi vasat bir ümmet kıldık.) [Bekara 143]

Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(İşlerin hayırlısı vasat olanıdır.) [Beyheki]

[Vasat ifrat ve tefritten her türlü aşırılıklardan uzak olan demektir.]

Karakterler ve burçlar
Sual: İnsan karakterleri burçlara göre midir?
CEVAP
Halk arasında zodyak (burçlar kuşağı) üzerinde yer alan 12 takımyıldıza "burçlar" adı verilir. Zodyak gökyüzünde güneş ve başlıca gezegenlerin yolu üzerinde bulunduğu tasarlanan hayali bir kuşaktır. Burçlar kuşağı olarak da söylenir. Güneşin burçlara karşı olan durumunun değişmesi yüzünden bugün burçlardan hiçbiri kendi adıyla anılan bölgede bulunmamaktadır. Bu yüzden 20. yüzyılda Güneş 1 Ocakta Oğlak burcunda olmayıp Yay burcundadır. Bu yüzden de burçlarda doğanların belli bir karakter sahibi olduğu söylenemez. Her burçta doğan aynı karaktere sahip olsa bütün dünyadaki insanlar 12 karakterli olurlar. Aynı burçta doğan iki kişiden biri âlim diğeri zalim biri sert öteki yumuşak olabilir. İnsanların karakterlerini burçlar tayin etmez.

Kusurları bilmek için
Sual: Kusurlarımı öğrenip düzeltmek istiyorum. Fakat kusurlarımı nasıl öğrenebilirim?
CEVAP
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
İnsanların bazıları hatta çoğu kendi kusurunu bilemez. Elin gözündeki çöpü görür de kendi gözündeki merteği göremez. Alışkanlık haline getirdiğimiz kusurlarımızın hata olduğunu bile düşünmeyiz. Kusuru öğrenmenin birkaç yolu:
1- Bir şey öğrenmek isteyen o hususta kendini talebe kabul etmelidir. Yaşı kendinden küçük de olsa bilmediği hususlarda bilenlere sormalıdır. Kalbin kusurlarını bilen ilmiyle amil salih birinden kusurlarını ve tedavi çarelerini öğrenmelidir.

2- Kendisine kusurlarını gösterecek salih ve basiret sahibi bir arkadaş bulmalı kusurlarını söylemesi için ona rica etmelidir. Hazret-i Ömer Eshab-ı kiramdan bazılarına kusurlarını sorardı.
Akıllı kimse daima kendini kusurlu görmelidir. Hakiki dostlarımızdan başkasına kusurumuzun ne olduğunu sormak faydasızdır. Kimi dalkavukluk eder kusurlarımızı gizleyip söylemez. Kimisi de haset eder kusur olmayan şeyi kusur gibi gösterir.

Kusurumuzu samimi olarak söyleyen çıkarsa kolay kolay kabul edemeyiz. Halbuki başkalarının ikazı ile kusurlarımızı düzeltmemiz büyük fazilettir.

Kötü huylarımız zehirli yılan ve akrep gibidir. Birisi ceketimizde bir akrep olduğunu söylese doğru söyleyip söylemediğine bakmadan hemen ceketi çıkartırız. Kötü huylar ise akrepten daha tehlikelidir. Akrep en fazlasından bizi zehirleyip öldürebilir. Fakat kötü huylar sonsuz felaketimize sebep olabilir. Kötü huylarımızı haber verene teşekkür etmiyorsak bizi ikaz ettiği için sevinmiyorsak gerçekten kusurlu olduğumuz anlaşılır.

Hele bir de (Senin de şu kusurların var. Bir de bana nasihat mi ediyorsun?) diyerek nasihati kabul etmediğimizi gösterirsekkötü olduğumuz iyice meydana çıkar.
Bu hâl günahlarımızın çokluğu sebebiyle kalbimizin karardığını gösterir. Daha açıkçası iman zayıflığından meydana gelmektedir. Kusurlarımızı söyleyene teşekkür ve dua etmeliyiz!

3- Düşmanlarımız da kusurlarımızı dillerine dolayabilir. Çünkü kin ve nefret gözlüğü ile bakan kusurları daha kolay görür. Böyle bir düşman kusurlarımızı gizleyen dalkavuktan daha iyidir. İnsan tabiatı düşmanın ikazını hoş görmez. Fakat akıllı kimse düşmanın sözlerinden istifade etmeli söylediği kusurları düzeltmeye çalışmalıdır.

4- Kusurlarımızı öğrenmenin bir başka yolu da başka müslümanlara bakmaktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin müminin aynasıdır.) [Taberani]

Başkasının kusurlarında kendi kusurlarını görür. Başkasında görüp hoşlanmadığı şeylerden kendini temizler. Birçok salih kimse kötü insanın kötülüğünü görüp kendilerini ıslah etmişlerdir. Bir ayyaş düşünün fazla içtiğinden yol kenarına yatıpkustuğunu köpekler yalamaktadır. Bu hali gören kimse ayyaşlığa özenmez. Bunun gibi kumarbazın hırsızın haline gıpta etmez. İyilerin iyiliklerine imrenir. Bildirilen bu yollarla kusurlarımızı düzeltmemiz mümkündür.

5- İnsan kendi kusurlarını zor anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da kusurunu öğrenir. Sadık dost arkadaşını tehlikelerden korkulardan koruyan kimsedir. Böyle bir arkadaş bulunursa bunu büyük nimet bilmelidir. Onun tavsiye ve nasihatlerine kızmamalı aksine çok sevinmelidir. Mesela gıybetin zinadan kötü olduğu sevapları ateşin kuru odunu yaktığı gibi yok ettiği hadis-i şeriflerle bildirilmiştir. Biz gıybet etmeye başlayınca bir arkadaşımız (Sus sevapların yanacak Cehenneme gideceksin) derse bize iyilik mi etmiş olur yoksa kötülük mü? İyilik ettiğine göre böyle arkadaşa kızmak mı yoksa minnettar kalmak mı gerekir? Yanımızda bir arkadaşın gıybeti yapılınca hemen müdahale etmemiz gerekir. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Gıybet edilen kardeşini gücü yettiği halde himaye etmeyeni Hak teâlâ dünya ve ahirette zelil eder.) [İ.Ebiddünya]

Kötü huylar kalbi ruhu hasta eder. Hastalığın artması kalbin ruhun ölümüne sebep olur. Müslümanın önce kalbini temizlemesi gerekir. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İnsanın bedeninde bir et parçası vardır. Bu iyi olursa bütün uzuvları iyi olur. Bu kötü olursa bütün organları bozuk olur. Bu kalbdir.) [Beyheki]

Kalb yürek denilen et parçasındaki gönüldür. Kötü huylar çoktur. Hepsi için müşterek ilaç hastalığı zararını sebebinizıddını ve ilacın faydasını bilmektir. Bu hastalığı kendinde teşhis etmek aramak bulmak gerekir. Bu teşhisi herkes kendi yapmalıdır. Kendi yapamazsa iyilerin salih kimselerin bildirmesi ile anlamalıdır.

Bize karşı kötülük yapan zalimleri affetmek onlara iyilik yapmak bir fazilettir. Fakat başkalarına zulmeden Allahü teâlâya isyan edenlere ihsan edilmez. Çünkü zalime ihsan edince mazluma haksızlık edilmiş olur. Zalimlere bid'at sahiplerine ve başkalarına zararı dokunan kimselerin günahlarını açığa vurmakta mahzur yoktur. Bazen gerekir.

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Derda
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 22:19