Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Eleştiriyi Buyur Etmek mi, Kabul Etmek mi?

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Eleştiriyi Buyur Etmek mi, Kabul Etmek mi? konusu , Eleştiriyi Buyur Etmek mi, Kabul Etmek mi? “Eleştirinin tadına doyum olmaz” demiştik. Biraz şakaydı biraz ciddi. Eleştiren kişi bir davranışın değiştirilmesine odaklanmalı; tanımını yapıp olumsuz etkilerini belirterek yeni ve olumlu ...


Like Tree1Beğeni
  • 1 Post By Jaqen

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 14.03.2014, 19:53   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Eleştiriyi Buyur Etmek mi, Kabul Etmek mi?



Eleştiriyi Buyur Etmek mi, Kabul Etmek mi?

“Eleştirinin tadına doyum olmaz” demiştik. Biraz şakaydı biraz ciddi. Eleştiren kişi bir davranışın değiştirilmesine odaklanmalı; tanımını yapıp olumsuz etkilerini belirterek yeni ve olumlu davranışı bildirmeliydi.




“Eleştirinin tadına doyum olmaz” demiştik. Biraz şakaydı biraz ciddi. Eleştiren kişi bir davranışın değiştirilmesine odaklanmalı; tanımını yapıp olumsuz etkilerini belirterek yeni ve olumlu davranışı bildirmeliydi.
Bir kişiyi doğru dürüst eli yüzü düzgün bir şekilde eleştirmek ne kadar zorsa eleştiriyi doğru bir biçimde almak en az o kadar zor. İşin içine öyle çok düşünce duygu ve zihinsel fırtına giriyor ki eleştirilen kişi çocukluktaki tepkilerine kolayca geri dönüyor.
Örneğin bir iş arkadaşınız size çok konuştuğunuzu yüksek sesinizden rahatsız olduğunu ve veriminin düştüğünü söylüyor. (Büyük olasılıkla sizin gönlünüzü almak için takdir sandviçi kullanmayı da bilmiyordur.) Bu sevimsiz eleştiriye sizden gelebilecek olası otomatik tepkiler şunlar olabilir:

• “Ne yani benim yüzümden mi zam alamadın?”
• “Hiçbir ses çıkarmaya hakkım yok değil mi? Hepiniz sözleştiniz bana yükleniyorsunuz”
• “Sen kendi çıkardığın seslere bak kalemini masaya vurup duruyorsun benim de kafam şişiyor!”
• “Sen kendini ne zannediyorsun? Ben susarsam seni şef mi yapacaklar?”
• “Bunu söylemeyecektin. Çok kırıldım artık hiç konuşmayacağım. Hele seninle hiç!”
• “Alttan aldık kafamıza çıktın istediğim gibi konuşurum sana ne? Haydi git sıkıysa genel müdüre şikayet et.”
• “Bir daha senin işini yaparsam buradan cesedim çıksın!”
Bu böyle uzayıp gider. Toplumumuzda çok az kişi otomatik olarak
• “Ay çok pardon. Bazen kendimi kaptırıyorum haklısın. Bir daha yaparsam beni uyar lütfen bu alışkanlığımı bozmam lazım. Uyarın için teşekkür ederim” der.
Aslında sorun otomatik tepkilerdedir. Belki bu son cevap da doğru değildir iş arkadaşlarınızın verimini düşürecek kadar konuşup konuşmadığınızı dürüstçe tartmanız gerekir.
Otomatik savunma mekanizmaları ya da saldırı stratejileri kullanmadan önce eleştiyi zihin kapılarımızdan içeriye buyur edelim bir bakalım bu arkadaşımız ne diyor? Eleştiren kişi kim olursa olsun sözleri hoşumuza gitse de gitmese de eleştiri bir geribildirimdir muhakkak dinlenmesi gerekir. Eleştiriyi sakince önyargısızca dinleyebilmek içimizdeki çocuksu tepkileri susturmak ciddi düzeyde farkındalık geliştirmeyi gerektirir. Bebekliğimizde verdiğimiz kararların en ciddilerinden biri anababalarımızın gözünde “değerli” olup olmadığımızdır biliyorsunuz. Erken yaştaykenanababamızın kendi anababalarından miras aldıkları davranışlarını olgunca ve bilgece değerlendiremeyiz. Neden-sonuç ilişkilerini iyi analiz ederek kuramayız ve “Beni seviyorlar” ya da “Beni sevmiyorlar” kararından yola çıkarız kendimizi değerli ya da değersiz hissederiz.
Aynı zamanda her eleştiri değerlendirilmeyi hak eder. Geribildirim almak aynaya bakmak gibi bir şeydir; yaşamın pek çok anında yüzümüzün aldığı ifadeyi görmeyiz ayna bize birşeyler söyler nasıl algılandığımız konusunda ipuçları verir. Eleştiri aldığımızda birisi kendimize bakmamızı kendimizi incelememizi sağlar.
Demek ki neymiş? Eleştiriyi hemen buyur edelim ama hemen kabul etmeyelim. Değerlendirme sürecini uzun sakin bir süreç haline getirmek en iyisi. Elimizi vicdanımıza koyalım ve değerlendirelim:
• Tepkilerimiz otomatik mi?
• Hangi duygularla ve hangi düşüncelerle bu tepkiyi verdik?
• Eleştirilen davranışın ne olduğunu tam olarak anladık mı?
• Eleştirildiğimiz konuya mı odaklanıyoruz yoksa eleştirinin tarzına mı? Tamam tarz sert olabilir alaycı olabilir. Sorun etmeyelim. Herkes nasıl eleştiri sunulur bilmiyor ki.

• Eleştiren kişinin niyeti olumlu mu? Yoksa size zarar vermek için uğraşıyor mu? Mobbing mi uyguluyor yoksa samimi mi?
• Eleştiriyi tam olarak anladık mı? Anlamadığımız bir nokta varsa bunu açıklamasını istedik mi? Birden fazla konu var mı?
• Eleştirilen davranışımızı değiştirmeyi göze alacak kadar açık ve özgür müyüz?
• Davranışlarımızı önerilen yönde düzeltmenin doğru bir adım olduğunu mantık ile kabul etsek de içimizden hangi duygusal dirençler geçiyor? Bizi durduran inaçlarımız var mı?
• Ortam ve zamanlama eleştiri almaya uygun mu? Bir başkasının yanında alınan eleştiri berbat birşeydir. Gürültühava koşulları vb iletişimi olumsuz etkileresela erkekler takımları maç kaybetmiş ise kadınlar adet görme öncesinde iseler iletişimde öfke kırgınlık ve benzeri duygular yaşarlar.
• Evet! Esas konuya gelelim: Bu haklı bir eleştiri mi? Gerçek payı var mı?
El vicdanda düşündük diyelim. Şimdi arkadaşınıza geri dönerken sadece üç olasılık var:
1. “Evet söylediklerini iyice düşündüm. Eleştirdiğin konuda tamamen haklısın. Hatalıyım düzeltmem gerekiyor”
2. “Evet düşündüm ve tarafsızca değerlendirmeye çalıştım. Kararımı verdim: Eleştirinin şu bölümü haklı diğer bölümü haksız. Hatalı olduğum bölümü düzeltebilirim geri kalan davranışlarım iyi onları değiştirmeme gerek yok”
3. “Bu eleştiriyi iyice düşündüm amaçlarım çerçevesinde değerlendirdim. Eleştirilerine hiç katılmıyorum. Eleştirdiğin davranışlarımın nedenlerini açıklayabilirim ve tamamını reddedebilirim.”
İşte bu kadar kolay! Bunlardan birini seçtiğinizde eleştiriyi değerlendirmiş gerekeni yapmış olursunuz. Peki bizi uyaran kendimize bakmamızı sağlayan kişiye bu “geribildirim” için teşekkür ettik mi?
Eminim bu sayfayı okuduktan sonra alışkanlıklarınız devam edecek. Kendinize zaman tanıyın. Eleştiri duyduğunuzda hemen alışkanlıkla eski tepkilerinizi tekrarlamamaya çalışın. Yeni tepkiler geliştirinceye kadar elinizden geldiğince eleştiriye açık olun.
Hem söylenenleri bir kez daha dinleyin: Belki de bu doğrudan size yöneltilmiş bir eleştiri bile olmayabilir! Arkadaşlarınız aileniz anne babanız bazen sadece yakınmak isterler değil mi?

Saygılarımla
Gülcan Arpacıoğlu

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 21:18   #2 (permalink)
Ada
Siyahı da Gökkuşağından Dışlamadılar mı?

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eleştiriyi Buyur Etmek mi, Kabul Etmek mi?

Eleştiri gerçekten amacını sapmadan elestriyse kendi doğrularınizi bir kenara bırakıp birde karsindaki gibi düşünmekten zarar gelmez kimse kimsenin düşüncesine saygi duymama opsiyonuna sahip degilim sahip olduğunu düşünenler elestrilmeye gelemeyenler zaten

__________________
.




Ey ruhumda dolaşan deli taylar!
Ey gönlümü yakan kor alevler..
Söyleyin bana!
Bu mücadelenin sonunda ne var?











.






Sevdim Seni bir Kere ...!
Ada isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.08.2015, 00:41   #3 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eleştiriyi Buyur Etmek mi, Kabul Etmek mi?

Çoğu kişi maruz kaldığı eleştiriyi dinlemeden ve anlamadan kendi yaptığını doğru bulur.
Fikirlere karşı saygı sonsuz denilir ama sonunda farkederiz ki ne söylenen bir fikrin anlamı kalır ne de eleştirinin.
Eleştiri yapmadan önce kendinize bir bakmalı sizde o eksiklik varsa susmak kafidir bence.

Aura beğendi.
__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 4
Ada, Aura, EsiLa, Papatya
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 18:22