Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > Kitap Tanıtımları
facebook bağlan


Kitap Özeti Sevgilimden Son Mektup Jojo Moyes

Kitap Tanıtımları kategorisinde açılmış olan Kitap Özeti Sevgilimden Son Mektup Jojo Moyes konusu , Sevgilimden Son Mektup Kitap Özeti Sevgilimden Son Mektup Jojo Moyes Jojo Moyes, Senden Önce Ben romanı ile herkesi kendisine hayran bırakmıştı. Hayat dolu bir hayat yaşarken tekerlekli sandalyeye mahkum olan ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 04.04.2014, 10:51   #1 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Kitap Özeti Sevgilimden Son Mektup Jojo Moyes



Sevgilimden Son Mektup Kitap Özeti
Sevgilimden Son Mektup Jojo Moyes

Jojo Moyes, Senden Önce Ben romanı ile herkesi kendisine hayran bırakmıştı. Hayat dolu bir hayat yaşarken tekerlekli sandalyeye mahkum olan bir adam ile basit bir hayat yaşarken tekerlekli sandalyedeki bir adam sayesinde hayata bakışı değişen bir kızın romantik hikayesi herkesi derinden etkilemiş ve bir çoğunu da ağlatmıştı.

Joje Moyes şimdi Sevgilimden Son Mektup kitabı ile tekrardan okurlarının karşısına romantik bir aşk romanı ile geliyor.

Bir tarafta 1960larda geçen bir hikaye. Zengin bir hayat yaşayan ve hayatta herşeye sahip olan bir kadın. Herşeyi bırakıp onunla olmasını isteyen bir adama aşık olunca büyük bir ikileme girer. Ya tüm zenginliğini ve ailesini bırakıp aşık olduğu adam ile olacak yada tüm zenginliğin içinde aşkız bir hayat yaşayacaktır.

Diğer tarafta ise 2003 yılında geçen bir hikaye. Aşk umudu ile yapılan bir evlilik. İhanete uğrayan bir kadın. Yeni bir aşka yelken açmışken bulduğu mektupların onun hayatını yeniden değiştirmesi. Bu mektuplar 1960 yılında geçen hikayeden geriye kalan mektuplardır. İki kadının yolu bir şekilde kesişir.

Romantik aşk romanlarını sevenler için kusursuz bir roman Semgilimden Son Mektup. Joje Moyes duygusal hikayelerin en iyisi olma yolunda ilerliyor ve Senden Önce Ben’den sonra Sevgilimden Son Mektup ile başarısına kaldığı yerden devam ediyor.

**********

1960 yıllarında Jennifer Stirling ve Laurence Stirling’in güzel bir evlilikleri vardır. Çok zengindirler ve konfor içinde yaşarlar. Ama Laurence, Jennifer’ı sürekli başkalarının yanında azarlar, onu rezil eder. Jennifer bu durumdan çok rahatsızdır.

Nation Gazetesi’nde çalışan Anthony O’Hare bir gün Laurence’le röportaj yapmak için onlara gelir. Evlerinde yemeğe davet edilir. Jennifer ve Anthony bu yemekte tanışırlar. Birkaç kez buluşurlar ve sonra birbirlerine aşık olurlar. Laurence olmadığı zamanlarda görüşürler. Sürekli mektuplaşırlar. Anthony, Jennifer’den kocasından ayrılmasını ister. Jennifer ailesinden ve çevresinden korktuğu için ayrılmak istemez.

Anthony’e gazetenin New York’taki bürosunda çalışması teklif edilir. Anthony bu işi kabul eder. Jennifer onunla gelirse orada birlikte yaşayacaklardır. Eğer gelmezse de Anthony ondan uzakta olmanın iyi olacağını düşünür. Jennifer’a onunla gelmesini istediği bir mektup gönderir. Jennifer mektubu okuyunca Anthony ile birlikte gitmeye karar verir.Jennifer valizini hazırlar ve çıkar. Ama dışarıda yağmur yağdığı için taksi bulamaz. Anthony’nin arkadaşı Felipe’e gider ve onu götürmesini ister. Arabaya binerler ama Felipe çok sarhoş olduğu için korkunç bir kaza yaparlar. Anthony, garda Jennifer’ı bekler ama gelmeyince Jennifer’ın gelmek istemediğini düşünür. Trene binip New York’a gider.

Kazada Felipe ölür. Jennifer haftalarca hastanede kalır. Laurence, Jennifer’ın çantasında Anthony’den gelen mektubu bulur. Jennifer kazadan sonra hafızasını kaybeder. Kocası, arkadaşları, evi ona yabancı gelir. Zamanla alışmaya başlar. Hatırlamadığı şeyleri de hatırlamadığını belli etmez. Bir gün bir kitabın arasında Anthony’den gelen bir mektubu bulur. Ama bu mektubun kimden geldiğini hatırlamaz. Evi aradıkça başka mektuplarda bulur.

Jennifer bu mektupları yazanın kim olduğunu bulmaya çalışır ama bulamaz. Kazadan önce başkasını sevdiğini bildiği için kocasından da uzaklaşır. Bir tartışma sırasında kocasının kendisinin başka birisini sevdiğini bildiğini öğrenir. Laurence, Jennifer’ın sevgilisinin öldüğünü söyler. Kazada onun da arabada olduğunu ve Jennifer yüzünden öldüğünü söyler. Jennifer bunu duyunca çok üzülür ve vicdan azabı çeker.

Dört yıl boyunca Jennifer ve Laurence’nin mutsuz evlilikleri sürer. Bir de kızları olur. 1964’te Jennifer ve Anthony bir davette karşılaşır. Önceden hatırlamadığı halde onu görünce hemen tanır. Jennifer kazadan sonra hiçbir şey hatırlamadığını, onun öldüğünü öğrendiğini söyler. Birbirlerini gördüklerinde dört yılın özlemi uçup gider. Jennifer, Anthony’yi görmek için onun kaldığı otele gider. Anthony yine kocasından ayrılıp onunla gelmesini ister. Jennifer onunla gelemeyeceğini söyler. Çünkü artık bir kızı vardır ve onu bırakamaz. Laurence’in ondan boşanmayacağını, kızını da ona vermeyeceğini biliyordur. Bu yüzden Anthony’ye onunla gelemeyeceğini söyler.

Anthony bunları unutmak için o sırada savaş olan Afrika’ya muhabir olarak gitmek ister. Önceden oraya gitmiştir ve kendisinin gitmesinin doğru olacağını söyler. Anthony içki içmemesi gerektiği halde sürekli içer ve hastalanır. Hastaneye yatar.

Laurence’nin sekreteri Moria’nın iş yerindeki konumu değişince Moria, Laurence’nin Jennifer’den sakladığı mektupları ve Laurence’nin sakladığı bazı dosyaları Jennifer’a verir. Bu dosyalarda Laurence’nin konunsuz işler yaptığını kanıtlayan belgeler vardır. Jennifer bu dosyaları koz olarak kullanıp kızını alıp evden ayrılır. Anthony ile gitmeye karar verir. Fakat Anthony’yi bulamaz. Gazetedeki Don onun Afrika’ya gittiğini söyler. Jennifer dosyaları ve bir mektubu Anthony’ye ulaştırmaları için gazeteye bırakır. Jennifer Anthony’yi bulmak için Afrika’ya gider ama savaşın olduğu bölgeye gitmesine izin verilmez. Anthony’e ulaşamaz ve onun savaşta öldüğünü düşünür.

Don, Anthony’ye Jennifer’ın onu aradığını söylemez. Anthony Afrika’ya gitmeye hazırlanırken oğlu Phlipp gelir. Anthony’nin eski eşi hastadır ve oğlu da Anthony ile kalmak ister. Anthony bunun üzerine Afrika’ya gitmekten vazgeçer. Oğluyla birlikte yaşamaya başlar. Ama yazarlık yeteneğini olanlardan sonra kaybeder ve artık eskisi gibi yazılar yazamadığını fark eder. Laurence de kanser yüzünden ölür ve Jennifer da kızıyla bir eve yerleşip yaşamaya başlar. Kırk yıl boyunca Jennifer ve Anthony birbirlerinden habersiz Londra’da yaşarlar.

2003 yılında Ellie’nin evli olan John ile bir ilişkisi vardır. John bir yazardır ve Ellie de Nation Gazetesi’nde çalışmaktadır. Ellie John ile röportaj yapmaya gider ve orada tanışırlar. Ellie John’u çok sever ve onun eşinden ayrılıp onunla evleneceğini düşünür. John’un ise böyle bir düşüncesi yoktur. Karısından ayrılmayı düşünmez.

Ellie bir yazısı için gazetenin kütüphanesinde araştırma yaparken Jennifer’ın Anthony’e bıraktığı dosyaları ve mektupları bulur. Mektuplar çok duygusaldır ve Ellie bu mektuplardan çok etkilenir. Çünkü kendisinin de evli birisiyle ilişkisi vardır. Ellie bu mektupların kime ait olduklarını bulmaya karar verir ve araştırmalara başlar.

Ellie yazması gereken yazıyı unutur ve bu mektuplarla ilgilenmeye başlar. Melissa yazıyı isteyince gazetedeki konumu tehlikede olduğundan mektuplardan bahsetmek zorunda kalır. Melissa da bu mektupların sahipleriyle konuşmasını ve bununla ilgili bir yazı yazmasını ister. Ellie posta kutusunun sahibini araştırarak Jennifer’a ulaşır ve onunla konuşmaya gider. Mektupları ona iade eder. Jennifer da ona hikayesini anlatır. Ellie onların hikayesinin özel olduğunu bunu gazeteye yazmaması gerektiğini düşünür.

Ellie’nin John’a yazdığı mesajları John’un eşi görür ve Ellie ile konuşur. Ellie de John’dan ayrılır. Zaten John’un rşinden ayrılmayacağını, kendisini sevmediğini anlamıştır. Ellie araştırmaları sonucunda Anthony’e ulaşır. Anthony Nation gazetesinin kütüphanesinde çalışmaktadır ve Ellie onunla önceden karşılaşmıştır. Ellie ona Jennifer’dan bahseder. Ellie gazete yazısını yazar ve onların mektuplarından çok küçük bir alıntı yapar. Melissa yazıyı çok beğenir. Jennifer ve Anthony birkaç kez mektuplaşırlar ve görüşmeye karar verirler. İkiside çok heyecanlıdır. Kırk yıl geçmesine rağmen ikisi de hala birbirlerini seviyordur. Buluşurlar ve birdaha ayrılmamak üzere birbirlerine sarılırlar.

__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 3
Gece, KaRaqiZz, Nina
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 19:45