Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > Kültür - Sanat - Tarih
facebook bağlan


Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş

Kültür - Sanat - Tarih kategorisinde açılmış olan Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş konusu , Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş Cuma gününün şu dakikalarında 27 Mayıs’tan sonra müze yapılmış olan Trabzon Ayasofya Camii yeniden ibadete açıldı. Ne diyelim, darısı İstanbul’daki Ayasofya’nın başına. Ancak İstanbul’daki ...


Like Tree2Beğeni
  • 1 Post By Friend
  • 1 Post By Friend

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 11.07.2014, 23:05   #1 (permalink)
Üyeliği Durduruldu

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş



Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş

Cuma gününün şu dakikalarında 27 Mayıs’tan sonra müze yapılmış olan Trabzon Ayasofya Camii yeniden ibadete açıldı. Ne diyelim, darısı İstanbul’daki Ayasofya’nın başına.

Ancak İstanbul’daki Ayasofya’nın açılması öbürlerinkine benzemez. Geçen yıl Ayasofya Müzesi Müdürü’yken Haluk Dursun isim vermeden Batılı devlet adamlarının (İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ve ABD Başkanı Obama da içlerinde olmalı) Ayasofya’yı ziyaretlerinde ne zaman yeniden kilise olacağını sorduklarını ifade etmişti.
Peki neden bu kadar merak ediyorlardı Ayasofya’nın kilise yapılmasını?
Birazdan vereceğim örnekler karşısında İngiltere devleti ve kamuoyunun İstanbul’un işgali başlar başlamaz Ayasofya’nın rehinden kurtarılması (the redemption of St. Sophia) kampanyaları başlattığını ve bunu 1922 yılında İstanbul yeniden Milli Güçlerin eline geçene kadar devam ettirdiklerini bilmemiz gerekir.
Mütareke yıllarında İngiltere’de Ayasofya’nın rehinden kurtarılması için hususi komiteler kurulduğunu biliyor muydunuz?
Başbakan Lloyd George’un “İstanbul’dan Sultan gidecek ve Müslüman nüfus da ardından şehri boşaltacak, böylece Ayasofya doğal olarak Hıristiyan olacak, Haç yeniden Ayasofya’nın kubbesine konulacak. Bu olunca yeni bir çağ başlayacak.” dediğini duymuş muydunuz?
Lozan’da yeniden karşımıza çıkacak olan Lord Curzon’un 1919 tarihli ünlü memorandumunda şöyle dediğini hafızamızdan hiç çıkarmayalım: “Bu şartlarda Jüstinyen’in muhteşem mabedi Ayasofya -ki 900 yıl Hıristiyanlığa hizmet etmiştir, Müslümanlığa hizmet ettiği süre ise bunun yarısından biraz fazladır- doğal olarak asli Hıristiyan mabedi haline dönecektir. Öte yandan İstanbul’un selatin camileri Müslümanlara fazlasıyla yeter de artar bile.”
Sonradan tarihçiliğe girecek olan ama o tarihte Dışişleri Bakanlığında istihdam edilen Arnold Toynbee, 6 Mart 1919’da şaşırtıcı bir teklifte bulunuyordu. Konuşan Toynbee değil de sanki Atatürk’tür. Şöyle der: “Ayasofya’da dinî statüko terk edilmeden ona arkeolojik bakış açısından ‘uluslararası abide’ statüsü vermek mümkün olamayacaktır.”

Kilise yapmak mı müze yapmak mı?

Ayasofya için iki seçenek vardır İngilizlerin kafasında:
1) Yeniden kilise yapmak,
i2) Dinî statüsünü ortadan kaldırarak uluslararası bir anıt, yani müze yapmak. Thomas Hohler yıllar sonra Atatürk’ün uygulayacağı formülü bulmuştur bile. Hohler’e göre bina mimari bir anıt olmalı ve din sorunu da ortadan kaldırılmalıdır.
Ayasofya’yı rehinden kurtarmaya yeminli komite deyince bunun ayak takımından oluştuğunu sanmak hata olur. Komitenin iki üyesi, sonraki yıllarda Dışişleri Bakanlığı yapacak, diğerleri de hatırı sayılır makamlara gelecektir.
Velhasıl Ayasofya’nın kimliği Hıristiyan dünyasının lideri olarak İngilizler için çok önemlidir ve bu, İslam dünyasının kalbini teşkil eden Osmanlı’nın tasfiyesinden sonra onun başkenti dahil, hilafeti dahil, Ayasofya’sı dahil tasfiyesi düşüncesinin bir parçasıdır.
Hedefler şunlardı:
1) Halife Bursa’ya veya Konya’ya gönderilecek,
2) Halk onun peşinden gideceği için İstanbul’da Müslüman neredeyse kalmayacak ve şehir yeniden Konstantinopolis olacak,
3) Ayasofya Camii kilise yapılarak tepesine haç dikilecektir.
Zira İngiltere, Lloyd George’un dediği gibi “Belki de dünyadaki en büyük Müslüman devletti.” Bu İngiltere’nin Halifeyi ve Halifeliği elinde bulunduran bir devleti önemsememesi düşünülemezdi.
Ancak bir sorun çıktı. Ayasofya’nın sahibi kim olacaktı? Yunanlılar bizim diyordu, Fener Patrikhanesi de öyle, Rusya’nın öteden beri -Trubetskoy bunu 1915’te söylemişti- Ayasofya’ya haç dikme idealini kovalayan bir ülke olduğu biliniyor. Dostoyevski bile bayağı buna inanmış biriydi. Öte yandan İngilizler Hind Müslümanlarının ayaklanmasından korkuyorlardı.
İstanbul Yunanistan’ın başkenti olursa Yunan mandası mı kurulacaktı bu şehirde yoksa başka bir idare tarzı mı sürdürülecekti? Hindistan Ofisi bu çözüme karşı çıkıyor, İstanbul bir Hıristiyan şehri haline gelirse ben Hint Müslümanlarını tutamam, bilesiniz diyordu.
Bir yandan da iç kamuoylarında Yunan sevdalıları ile Türklere fazla haksızlık yapıldığını savunanlar ve İstanbul’da Türkleri hesaba katmadan bir çözüm bulunabileceğine inanmayanlar ayaktaydı. Megalo İdea İstanbul’a girerse diğer Hıristiyan ve gayri Müslim unsurlar bundan hoşnut olmayacaklardı vs.
Bütün bu müzakere sürecinden sonra İstanbul’un başka bir ülkeye bırakılamayacağı sonucuna ulaşıldı ve Sevr’de Hilafet üzerinde belli bir kontrol kurularak başkent İstanbul olarak kaldı.
Müze fikri kimin?
Crowe adlı görevli 7 Aralık 1918’de Dışişlerine yazdığı bir mektupta Türklerin İstanbul’dan kovulması çözümünden bahsedebiliyordu. Diyordu ki, Ayasofya Türklerden alınmadıkça onların Hıristiyanlık karşısındaki galebesinin sembolü orada Hıristiyanların başında bir kılıç gibi sallanmaya devam edecektir.
Şubat 1919’dan itibaren bir dizi kitap çıkar İngiltere’de. Hepsi de Ayasofya’yı geri istemektedir. Bu arada ilginç bir girişimden de bahsetmek gerekir. Dışişleri Bakanlığı, Ayasofya’nın rehinden kurtarılması girişimi bizzat Türklere yaptırılsa iyi olur diye bir fikir ortaya atar Nisan 1919’da. Ne var ki İstanbul hükümetini razı edemez.
Ancak 15 Mayıs’ta İzmir’in işgali bütün hadiseye şekil değiştirtecek ve bir yandan direnişi uyandırırken öbür yandan Ayasofya’nın korunması için bir askeri birlik camiye yerleştirilecek, eğer çan takmaya gelen olursa camiyi havaya uçuracakları tehdidinde bulunacaklardır.
Bu kadarını göze alamayan İngilizler zamanla kararlarını gözden geçirdiler. Ancak bir şeyi unutmadılar: Ayasofya cami kaldıkça Hıristiyan dünyasının, bu arada kendi kamuoyunun rahatsızlığını yenemeyecektir. Bu nedenle ısrar edecek ve önce 1924’te Hilafetin kaldırılması, ancak bundan sonra Lozan’ı onaylaması, 1930’lu yıllarda Amerikalı ‘uzmanlar’ın devreye girmesiyle başlayan restorasyon çalışmaları derken Toynbee ile Hohler’in 15 yıl önce ortaya attıkları Ayasofya’yı beynelmilel (uluslararası) bir abide yapma girişimi başarıya ulaşacak ve binanın dinî statüsü ortadan kaldırılarak ne cami, ne kilise, herkes buyursun müzeye formülü uygulamaya geçirilecektir.
Ne ki, bunun ilk defa bizim aklımıza geldiğini sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Malum o yıllarda ışık Batı’dan gelirdi. Bana hayal gördüğümü söyleyenler bu bilgileri kendisinden toparladığım tarihçi Erik Goldstein”ın “Byzantine and Modern Greek Studies” dergisindeki “Ayasofya ve İngiliz Dış Politikası” başlıklı makalesine bakabilirler (1991).
Bu arada aklıma takıldı: İngilizlerin Başkenti İstanbul’dan Anadolu’ya gönderme politikaları sizde bir çağrışım yapmadı mı? Sanki bu da uygulanmış gibi geliyor ama neyse. Bu hafta bu kadar çatırtı yeter.

Mustafa Armağan

FeCr beğendi.
Friend isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.07.2014, 23:36   #2 (permalink)
Cesareti ile yaşamayan esareti ile ölür

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş

Fikir kime aittir bilmiyoruz ama uygulama bize ait.Günün siyasi konjönktürü gereği genç Cumhuriyetin kuvvetini toparlayabilmesi için bu tür bir hamle gerekliydi,Türk Devleti'de bu hamleyi yaptı.

Bu tür yazılar tarihi gerçekleri ortaya çıkarma samimiyetini kabuk olarak kullanırlar ama bu tam bir psikolojik harekattır.Zihinlerde bazı soruların doğmasını sağlamak istiyorlar.Ortaya çıkan boşluğu da yine kendilerinin dolduracaklarından da şüpheniz olmasın.Detaylarla fazla ilgilenmeye meyilli olmayan bir canlı olan insanı şüpheye düşürmek için de bundan ala fırsat olamaz.Ne var ki günün koşullarında elimizde istediğimiz güç olmasa bile yine de batının dayatmalarına baş eğilmemiş,Ayasofya kilise yapılmamıştır.Bugünlük böyle durmasında da hiçbir sakınca yoktur.

Bu bir medeniyetler çatışmasıdır.Ayasofya ilelebet müze olarak kalmayacaktır.Gerekli koşulları sağlayan hangi taraf ise Ayasofya yine o tarafın emrine hizmet edecektir..ya camiye ya da kiliseye dönüşecektir.

Biz Türk milletinin gerek Cumhuriyeti gerek Ata'sı hakkında bilmesi gereken özetle şundan ibarettir ki;o her ne yaptı ise bu milletin bekası ve muzafferiyeti için yapmıştır.Büyük adamların aldığı kararların sebeplerine nüfuz edebilmek ve hangi gayeye ulaştığını anlayabilmek de bir büyüklük gerektirir..

Gerçek bilgiye ulaşmanın zahmet gerektirdiği bu zamanda gerçeği anlayabilmemiz dileğiyle..

Teşekkürler bilgilendirme için..aydınlatıcı bir yazı olmuş

__________________
''Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek''
FeCr isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.07.2014, 23:45   #3 (permalink)
Üyeliği Durduruldu

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş

Alıntı:
FeCr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Fikir kime aittir bilmiyoruz ama uygulama bize ait.Günün siyasi konjönktürü gereği genç Cumhuriyetin kuvvetini toparlayabilmesi için bu tür bir hamle gerekliydi,Türk Devleti'de bu hamleyi yaptı.

Bu tür yazılar tarihi gerçekleri ortaya çıkarma samimiyetini kabuk olarak kullanırlar ama bu tam bir psikolojik harekattır.Zihinlerde bazı soruların doğmasını sağlamak istiyorlar.Ortaya çıkan boşluğu da yine kendilerinin dolduracaklarından da şüpheniz olmasın.Detaylarla fazla ilgilenmeye meyilli olmayan bir canlı olan insanı şüpheye düşürmek için de bundan ala fırsat olamaz.Ne var ki günün koşullarında elimizde istediğimiz güç olmasa bile yine de batının dayatmalarına baş eğilmemiş,Ayasofya kilise yapılmamıştır.Bugünlük böyle durmasında da hiçbir sakınca yoktur.

Bu bir medeniyetler çatışmasıdır.Ayasofya ilelebet müze olarak kalmayacaktır.Gerekli koşulları sağlayan hangi taraf ise Ayasofya yine o tarafın emrine hizmet edecektir..ya camiye ya da kiliseye dönüşecektir.

Biz Türk milletinin gerek Cumhuriyeti gerek Ata'sı hakkında bilmesi gereken özetle şundan ibarettir ki;o her ne yaptı ise bu milletin bekası ve muzafferiyeti için yapmıştır.Büyük adamların aldığı kararların sebeplerine nüfuz edebilmek ve hangi gayeye ulaştığını anlayabilmek de bir büyüklük gerektirir..

Gerçek bilgiye ulaşmanın zahmet gerektirdiği bu zamanda gerçeği anlayabilmemiz dileğiyle..

Teşekkürler bilgilendirme için..aydınlatıcı bir yazı olmuş


Teşekürler Yorum icin

FeCr beğendi.
Friend isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.07.2014, 23:48   #4 (permalink)
Cesareti ile yaşamayan esareti ile ölür

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ayasofya'yı Müze Yapma Fikri İngilizlerden Gelmiş

Ne demek efendim..görevimiz

__________________
''Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek''
FeCr isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 4
FeCr, FragiLe, Friend, nakah
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 09:15