Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz
facebook bağlan


Mustafa Kemal’in Mc. Arthur’a Verdiği Mülâkat

M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz kategorisinde açılmış olan Mustafa Kemal’in Mc. Arthur’a Verdiği Mülâkat konusu , Mustafa Kemal’in Mc. Arthur’a Verdiği Mülâkat Washington 7 Kasım 1951 Yarın neşredilecek olan ”The Caucasus” mecmuası Atatürk’le Mc. Arthur arasında bundan 20 sene evvel yapılan görüşmenin aşağıdaki şayan-ı dikkat tafsilâtını ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 30.06.2013, 09:46   #1 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Mustafa Kemal’in Mc. Arthur’a Verdiği Mülâkat




Mustafa Kemal’in Mc. Arthur’a Verdiği Mülâkat



Washington 7 Kasım 1951

Yarın neşredilecek olan ”The Caucasus” mecmuası Atatürk’le Mc. Arthur arasında bundan 20 sene evvel yapılan görüşmenin aşağıdaki şayan-ı dikkat tafsilâtını açıklayacaktır.

Avrupa’nın vaziyeti hakkında ne düşündüğünü kendisine soran Mac Arthur’e Atatürk şu cevabı vermişti: -”Versailles muahedesi Birinci Dünya Harbi’ne sebebiyet vermiş olan âmillerden hiçbirini bertaraf edemediği gibi bilâkis dünün başlıca rakipleri arasındaki uçurumu büsbütün derinleştirmiştir. Zira galip devletler mağlûplara sulh şartlarını zorla kabul ettirirlerken bu memleketlerin etnik geo-politik ve iktisadî hususiyetlerini aslâ nazarı itibara almamışlar ve sadece husumet (düşmanlık) hislerinden mülhem (esin) bulunmuşlardır. Böylelikle bugün içinde yaşadığımız sulh devresi sadece mütarekeden ibaret kalmıştır. Eğer siz AmerikalılarAvrupa işleriyle alâkadar olmaktan vazgeçmeyerek Wilson’un programını tatbikte ısrar etseydiniz bu mütareke devresi uzar ve bir gün devamlı bir sulha müncer olabilirdi (varabilirdi). Bence dün olduğu gibi yarın da Avrupa’nın mukadderatı Almanya’nın alacağı vaziyete bağlı bulunacaktır. Fevkalâde mukadderatı Almanya’nın alacağı vaziyete bağlı bulunacaktır. Fevkalâde bir dinamizme malik olan bu 70 milyonluk çalışkan ve disiplinli millet üstelik millî ihtiraslarını kamçılayabilecek siyasî bir cereyana kendisini kaptırdı mı ergeç Vesailles muahedesinin tasfiyesine tevessül edecektir (girişecektir.)”


Atatürk Almanya’nın İngiltere ve Rusya hariç olmak üzere bütün Avrupa kıtasını işgal edebilecek bir orduyu kısa bir zamanda teşkil edebileceğini binaenaleyh harbin 1940-45 seneleri arasında başlıyacağını Fransa’nın kuvvetli bir ordu yaratmak için lâzım gelen hassaları artık kaybettiğini ve İngiltere’nin adalarını müdafaa etmek için bundan sonra Fransa’ya güvenemeyeceğini söylemiş İtalya hakkında da şöyle demişti:

-”İtalya Mussolini’nin idaresi altında şüphesiz büyük bir kalkınmaya ve inkişafa mazhar olmuştur. Eğer Mussolini müstakbel bir harbde İtalya’nın zahirî (yüzeyde görünen) heybet ve azametini harp haricinde kalmak suretiyle lâyıkı veçhile istismar edebilirse (gerektiği gibi kullanabilirse) sulh masasında başlıca rollerden birini oynayabilir. Fakat korkarım kiİtalya’nın bugünkü şefi Sezar rolünü oynamak hevesinden kendisini kurtaramayacak ve İtalya’nın askerî bir kuvvet yaratmaktan henüz çok uzak olduğunu derhal gösterecektir.”

Atatürk Amerika’nın geçen harbde olduğu gibi bu harbde de tarafsız kalamayacağını ve Almanya’nın ancak bu Amerikan müdahalesi dolayısıyla mağlûb olacağını da ilâve etmiş ve âdeta kehanet mesabesinde (derecesinde) olan şu şayan-ı hayret sözleri söylemiştir:

-”Avrupa devlet adamları başlıca ihtilâf mevzuu olan mühim siyasî meseleleri her türlü millî egoizmlerden uzak ve yalnız umumun nef’ine (yararına) olarak son bir gayret ve tanı bir hüsnüniyetle ele almazlarsa korkarım ki felâketin önü alınamayacaktır. Zira Avrupa meselesi İngiltere Fransa ve Almanya arasındaki ihtilâflar meselesi olmaktan artık çıkmıştır. Bugün Avrupa’nın şarkında bütün medeniyeti ve hattâ bütün beşeriyeti tehdit eden yeni bir kuvvet belirmiştir. Bütün maddî ve mânevî imkânlarını topyekûn bir şekilde cihan ihtilâli gayesi uğruna seferber eden bu korkunç kuvvet üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malûm olmayan yepyeni siyasî metotlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa’da vuku bulacak bir harbin başlıca galibi ne İngiltere ne Fransa ne de Almanya’dır. Sadece Bolşevizmdir. Rusya’nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok harp etmiş bir millet olarak biz Türkler orada cereyan eden hâdiseleri yakından takibediyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan şark milletlerinin zihniyetlerini mükemmelen istismar eden onların millî ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilben Bolşevikler yalnız Avrupa’yı değil Asya’yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır.”

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi 8 Kasım 1951

__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Asrevya
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 01:55