Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz
facebook bağlan


Atatürk'ün En Güzel anıları

M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz kategorisinde açılmış olan Atatürk'ün En Güzel anıları konusu , Atatürk'ün En Güzel anıları BAYRAĞA SAYGI(EN SEVDİĞİM) 30 Ağustos sabahı Mustafa Kemal muharebe sahasında dolaşıyordu. Etraf binlerce düşman cesetleri ve birbiri üzerine yığılmış yüzlerce topçu hayvanı terk edilmiş silah top ...


Like Tree1Beğeni
  • 1 Post By Jaqen

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 18.11.2013, 02:19   #1 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Atatürk'ün En Güzel anıları



Atatürk'ün En Güzel anıları


BAYRAĞA SAYGI(EN SEVDİĞİM)

30 Ağustos sabahı Mustafa Kemal muharebe sahasında dolaşıyordu. Etraf binlerce düşman cesetleri ve birbiri üzerine yığılmış yüzlerce topçu hayvanı terk edilmiş silah top ve cephane dolu idi...
Atatürk şöyle söylendi:
"Bu manzara insanlığı utandırabilir! Fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler."
Ganimetlerin arasında yırtılmış ve terk edilmiş bir de Yunan bayrağı gören başkumandan eli ile kaldırılmasını işaret ederek;
"Bir milletin istiklal alametidir düşman da olsa hürmet etmek lazımdır kaldırıp topun üzerine koyunuz."

Atatürk`ün Yargıç Kararına Saygısı

Ölümünden iki yıl önce Atatürk'ün canına kıymak için kurulan bir tuzak meydana çıkarılmıştı. Hem de bu düzeni kurmakla suçlanan kimse "Milli Mücadele"den beri Ata'nın yolunda çalışmış sevgi ve güvenini kazanmış birçok iyiliklerini de görmüş biri idi.
Haber yurtta şaşkınlık ve tiksinme oluşturdu. Herkes bunu konuşuyor "nasıl olur" diyor bir türlü herhangi bir nedene bağlanamıyordu.
Sanık yakalandı adalete teslim edildi. Fakat Atatürk olaydan haberi yokmuş gibi bu konuda ne düşündüğünü açıklamak için ağzını açmadıadalet son sözünü söyleyinceye dek sustu. Atatürk'ün bu suskunluğu çeşitli yorumlara uğramıştı; kimi "bu üzüntülü olayı anmak istemiyor" dedikimi de "bunun doğru olduğuna inanmıyor" diye düşündü.
Sanığa yükletilen suç yargı yerinde ispat edilemediği için adam aklandı.
İşte yargıç kararını bu yolda verdikten sonradır ki Atatürk bu konuda ağzını ilk ve son kez olarak açtı ve yalnız şunu dedi:
"Suça yeltenilmiştir ancak yargıç buna kanacak ölçüde kanıt bulmuş değildir.



Asla Bolşevik Olmayacağız


Ankara'nın Şubat ayına gelen oldukça soğuk ve karlı bir gecesi idi. Ankara kulübünde bir balo tertip edilmişti. O zamanın bütün mümtaz simaları orada idiler. Saat henüz 12'ye gelmemişti. Herkesin kalbinde ani bir heyecan uyandıran bir haber baloya yayıldı:
"Gazi Paşa baloya geliyorlar!"
Rus Sefarethanesi'nde imişler oradan baloya geliyorlar. O zamanki Rus Sefiri de baloya gelmişti.
Bir aralık Sefir salonunun ortasına doğru ilerlemekte olan Gazi'ye yaklaşarak Fransızca:
"Ekselans" dedi "Sizi çok seviyorum hürmetim sonsuzdur; çünkü müşterek bir gaye uğrunda varlığını kurtarmağa çalışan milletleriz. Türkiye'nin en büyük halaskarı ve banisi olan sizi müsaade ederseniz bir kere öpmek şerefini kazanabilir miyim..."
Atatürk evvela gülerek elini uzattı sonra o da elçiyi öptü. Büyük ve kıymetli Ata'mız bu çeşit eğlence yerlerinde dahi memleketin menfaat ve siyasetini göz önünden bir an uzak tutmazdı. Onun için bütün yabancı gazete muhabirlerinin huzurunda şu cümlelerle Sefirin sözlerini cevaplandırdı:
"Ekselans gösterdiğiniz sevgi hareketinden ve sözlerinizden çok mütehassis oldum. Teşekkür ederim. Bu iki millet ilelebet dost kalmalıdır. Yalnız şuna dikkat ediniz her zaman dost olmak arzumuza rağmen asla bolşevik olmayacağız!"


Atatürk'ün Eşitlik Anlayışı

Atatürk bir gün Dolmabahçe'den gizlice çıkar Topkapı Sarayı Müzesi'ne gelir. Müzeyi gezmek ister. Kendisini kapıcıya tanıtır fakat kapıcı "Henüz saat 9 olmadı memurlar da gelmedi. Atatürk değil kim olursan ol bekleyeceksin" der.
Hiç şüphe yok ki kapıcı Atatürk'ü tanımamış ve birden fazla bu sözlere muhatap bulunduğu için gelenin Atatürk olabileceğine inanmamıştır. Fakat bu olayda mühim olan nokta Atatürk'ün kapıcının sert cevabı karşısında ısrar etmeyerek bir kenara çekilip saatin 9 olmasını ve memurların gelmesini beklemesidir.


Satı kadın


Ankara'da yakıcı bir yaz günü idi. Atatürk beraberinde arkadaşları ve yaverleri olduğu halde Kızılcahamam'a giderken Kazan Köyü yakınlarında durmuş ve otomobilinden inmişti. Köyün kadını genci yaşlısı ihtiyarı köylerin içinden geçen köşede duran bu yabancı konukları görünce hep beraber koşuştular. Kimi su getirdi kimi ayran bunlardan biri güğümünden aktardığı soğuk ayranı Ata'ya uzattı:
"Bir soğuk ayran içer misiniz?" dedi.
Bu çorak iklimin kavurduğu yüzünde bronzlaşmış Türk kadının en bariz ifadelerini taşıyan bir Türk anası idi. Böğrüne sıkıştırdığı kundağı biraz daha bastırdıktan sonra sağ elindeki ayran bardağını uzattı bekledi. Ata'sı ayranı kana kana içmiş ve bir an durakladıktan sonra ona;
"Senin kocan kim?" diye sormuştu.
Köylü kadını yüzü tunçlaşmış elleri nasırlı bir Türk anası idi; Ankara'nın kendine has şivesi ile kocasının Sakarya harbinde boğazından yaralanmış bir cengaver olduğunu söyledi. Ata bir soru daha sordu :
"Ne zaman doğdun?"
"1919'da Atatürk Samsun'a çıktığı zaman doğdum."
Ata bir an düşündü. Yıl 1934 idi. Kadının bu ifadesine göre 15 yaşında olması lazım gelirdi. Halbuki karşısındaki kadın 25 yaşlarında görünüyordu; tekrar sordu:
"Nasıl olur?"
Evet nasıl olurdu. Bu Satı kadın hiç tereddütsüz o her zamanki nüktedan haliyle ve memleketin işgal altında geçirdiği acı yılları ima ederek:
"Evet Paşam ondan evvel yaşamıyordum ki!"
Bu espiri Ata'yı bir hayli düşündürdü. Ayrılırken yaverine kadının ismini ve adresini not ettirdi. Daha sonra biz Satı kadını Büyük Millet Meclisi'ne giren ilk kadın milletvekili olarak görmekteyiz

insan sevgisi


Devlet Bürokrasisi Cumhuriyet'in ilanından sonra idi. Karadeniz'de bir gezintiye çıkmıştı. Kendisine eşlik edenler arasında bulunuyordum. Rize'ye geldik. Yolların düzgünlüğü ilgisini çekmişti. Vali'ye :
"Yollarınızı nasıl bu hale getirebildiniz?" diye sordu.
Vali de anlattı; yakın köylüleri jandarmalarla toplattırmış ve yol onarımında çalıştırmış.
Ata'nın kaşları çatıldı. Oldukça sert bir dille :
"Vali Bey" dedi. " 'Corvee' nedir bilir misin? Öyle ise ben söyleyeyim: Angarya demektir. Ve şu anda bilmeniz lazım ki kanunsuz hiçbir vatandaşı işten alıkoyamaz onu çalışmaya zorlayamazsınız. Cumhuriyet'te angarya diye bir şey yoktur."


ileri görüşlülük

21.06.1935'deki görüşmelerinde:
"Savaş çıktığı takdirde Amerika tarafsızlık siyasetini koruyabilecek mi?"
"İmkan yok"dedi "İmkan yok. Eğer savaş çıkarsa Amerika'nın milliyetler topluluğunda işgal ettiği yüksek durumu herhalde etkili olacaktır. Coğrafi durumları ne olursa olsun milletler birbirlerine birçok bağlarla bağlıdır.
Atatürk dünyadaki milletleri bir apartmanda oturanlar gibi görüyordu.
Birleşik Amerika Cumhuriyetleri bu apartmanın en lüks dairesinde oturmaktadır.
Eğer apartman oturanlarının bazıları tarafından ateşe verilirse diğerlerinin etkisinden kurtulması olanak yoktur. Savaş için de aynı şey olabilir. Birleşik Amerika Cumhuriyeti'nin bundan uzak kalması imkansızdır."
Atatürk şu sözleri ilave etti:
"Bundan başka Amerika büyük ve kuvvetli ve dünyanın her yerinde ilişiği olan bir devlet olduğundan kendisinin siyaset ve ekonomi yönünden ikinci basamaktaki bir duruma düşmesine hiçbir zaman izin veremez."




Halka Değer Verme

Acı işgal günlerinde önemli devlet adamlarının da hazır bulundukları toplantıda herkes Türkiye'nin düştüğü acıklı duruma bir çare arıyor. Amerikan İngiliz koruyuculuğundan söz ediliyor. Bir ara Mustafa Kemal Paşa'ya da ne düşündüğünü sordular. Atatürk şu kısa cevabı verdi:
"Efendiler hepiniz konuştunuz isteklerinizi beyan ettiniz ve birbirinize sordunuz hepinizi dinledik. Fakat... Anadolu'ya bir şey sordunuz muAnadolu'yu dinlediniz mi?
Ona da soralım bir de onu dinleyelim efendiler!


Bu Millet O Kadar Zengin Değil

Bir tarihte Atatürk Ege vapuru ile Mersin'e gitmiş. Dönüşte vapur Fethiye'de durmuş. Kasabada halk şenlik yaparken gemilerden de havai fişekler atılıyormuş. Kendisine refakat eden Zafer Torpidosu'nda bulunan Atatürk donanmanın şenliklerini seyrederken zafer torpidosu komutanına kumandanlardan biri bir torpil atmasını söylemiş. Torpido kumandanı:
"Hayhay efendim yanlız bir torpilin kıymeti elli bin liradır" demiş.
Bunun üzerine Atatürk:
"Vazgeçin torpil atmaktan bu millet o kadar zengin değildir."
Ve torpido kumandanına dönerek:
"Sizi tebrik ederim" diye iltifatta bulunmuş.

Atatürk'ün Bir Hediyesi

Bir gün Konya'da Behiç Bey'in evinde Mustafa Kemal General Tawsend şerefine büyük bir ziyafet verdi. Ziyafette Behiç Bey Muhtar Bey Salih Bozok bulunuyorlardı. Yemek çok güzel bir hava içinde geçti. Yemeğin sonunda Mustafa Kemal misafirine dedi ki:
"Biz Türklerde bir adet vardır. Misafirimize mutlaka bir hediye veririz. Ben asil bir milletin mütevazi bir başkumandanıyım. Size ancak bu tesbihi verebiliyorum" diyerek elindeki kırmızı mercan tesbihi hediye etti ve sofradan kalkılacağı sırada kolundaki saati çıkararak General'e dedi ki;
"Bu saati bana Anafartalar'da bir Türk askeri ölen bir İngiliz zabitinin kolundan çıkardığını söyleyerek verdi. Saatin arkasında subayın künyesi yazılıdır. Bu subayın ailesini arattımsa da bulamadım. İngiltere'ye döndüğünüzde ailesini bulur ve saati verirseniz çok memnun olurum" diyerek General'e teslim etti.


Vatanımın Toprağı Temizdir(EN İLGİNÇLERİNDEN)

Kral Edward İstanbul'a geldiği zaman yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı'na yanaştı. Atatürk de rıhtımda onu bekliyordu. Deniz dalgalı idi ve Kral'ın bindiği motor inip çıkıyordu. Kral rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk de Kral'ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği bir anda Atatürk:

"Vatanımın toprağı temizdir o elinizi kirletmez!" diyerek Kral'ı elinden tutup rıhtıma çıkarıverdi.


"EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR".

M.KEMAL ATATÜRK

Thor beğendi.
__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
SrKn, Thor
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 16:00