Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > Kültür - Sanat - Tarih > Mitoloji
facebook bağlan


Eleusis

Mitoloji kategorisinde açılmış olan Eleusis konusu , Eleusis Tahıl tanrıçası Demeter (Ceres) ve kızı Persephone (Kore) onuruna her yıl düzenlenen Eleusis Gizemleri eski Yunanistan'daki tüm ritüel kutlamalarının en kutsalı ve en saygı duyulanıydı. Bu şenlikler Atina'nın yaklaşık ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 07.10.2013, 16:36   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Eleusis



Eleusis


Tahıl tanrıçası Demeter (Ceres) ve kızı Persephone (Kore) onuruna her yıl düzenlenen Eleusis Gizemleri eski Yunanistan'daki tüm ritüel kutlamalarının en kutsalı ve en saygı duyulanıydı. Bu şenlikler Atina'nın yaklaşık yirmi iki kilometre batısında bulunan Eleusis kentinde büyük olasılıkla Miken döneminden beri kutlanmakta olup iki bin yıllık bir geçmişe sahiptiler. Yunanistan'ın her yerinden ve sonraları tüm Roma İmparatorluğunun dört bir yanından gelerek bir araya toplanan müritler Atina ve Eleusis arasını yürüyerek hacı olurlar ve sonra da Grek dininin en yüce mertebesi kabul edilen Eleusis gizli törenlerine katılırlardı.

Ünlü mitosa göre; bereket ve tahıl tanrıçası olan Demeter Iasion adında bir ölümlü tarafından baştan çıkarılmıştı. Buna çok kızan Zeus gönderdiği bir yıldırım ile Iasion'u öldürmüş ve Demeter'le kendisi sevişmişti. Bu birleşmenin sonucunda Demeter ile Zeus'un Persephone adında bir kızları olmuştu. Yeraltı tanrısı Hades (Pluton) Zeus'tan Persephone'yi eş olarak istemiş ve Zeus bu isteği onaylamıştı. Ancak Demeter'in kızını sonsuza kadar yeraltında yitirmeyi istemeyeceğini ve bu evliliğe karşı çıkacağını düşünen Zeus Hades'in Persephone'yi toprağın derinliklerine kaçırmasına yardım etmeye karar verdi. Zeus toprak ana Gaia‘dan Persephone'nin dolaştığı kırlara pek sevimli çiçekler saçmasını istedi. Persephone ve arkadaşları bu çiçekleri toplarken arabasıyla yeraltından çıkıveren Hades zavallı kızcağızı kucaklayıp toprağın derinliklerine kaçırdı. Bir ölümlü kılığına bürünen Demeter günler ve geceler boyunca sevgili kızını boş yere aradı durdu. Uğradığı her köyde insanlara ekinlerin ve harmanın sırlarını öğretiyordu. Arayışları boşa çıkan Demeter kızı geri dönmezse tahılların büyümesini durduracağını ve kıtlık başlatacağını söyledi. Bunun üzerine Zeus Persephone'nin geri dönmesine karar verdi. Ne var ki Persephone yeraltındayken bir kaç nar tohumu yemişti ve bu nedenle yılın en az üçte birini Hades ile birlikte toprağın altında geçirmek zorundaydı. Persephone'nin yeraltında kaldığı süre boyunca Demeter ekinlerin büyümesini durdurmaktadır. Eleusis Şenlikleri de Persephone'nin yeryüzüne dönüşünü kutlamak için düzenlenmektedir.

Aslında Eleusis törenlerinin ve Demeter-Persephone mitosunun benzerlerine tarıma dayalı anaerkil yapıdaki kültürlerin dinsel inançlarında sıkça rastlanmaktadır. Eleusis'te de tıpkı Dionysos ya da Orpheus törenlerinde ya da Helenistik dönemde diğer Doğu Gizemlerinde olduğu gibi müritler kendi yaşamsal koşullarını aşarak daha yüce neredeyse insanüstü bir varlık durumuna ulaşmak amacıyla inisiyasyona katılırlardı. İnisiyasyon törenleri bir köken mitosunu yaratıcı tanrının serüvenlerini ölümünü ve yeniden canlanmasını yinelemek amacıyla uygulanırlardı. Öte yandan bu gibi inisiyasyona dayanan kültlerin hiç biri Grek zekasının bir yaratımı olarak kabul edilmemeli. Zira bu kültlerin kökeni tarihin derinliklerine dayanmaktadır. Greklerin yaptığı Asya Girit ve Trakya geleneklerini aktarıp zenginleştirmek ve yeni bir dinsel çatı altında birleştirmekti. Eleusis kentinin Pan-Helenik bir din merkezi olması da Atina sayesindedir; ancak bunun öncesinde de Demeter-Persephone gizemleri Eleusis'te yüz yıllar boyunca kutlanmıştır. Bu bakımdan Eleusis inisiyasyonu tarlaların bereketini denetleyen bir tanrısal gücün ölümünü ve yeniden canlanmasını merkez alan tarımsal bir geleneğin doğrudan mirasçısı olarak görülmelidir.

Gerçekten Eleusis'teki Demeter-Persephone kültünün İ.Ö. iki bin yıllarından kaldığı küçük bir tapınak-ev kalıntısının ortaya çıkarılmasıyla kanıtlanmıştır. Eleusis kentinin Atina'nın politik güç alanına girmesiyle kült binalarının sayısında hızlı bir artış olmuş İ.Ö. 600 yıllarında diktatör Pisistratus zamanında Eleusis Gizemleri Pan-Helenik bir kült durumuna yükselmiştir. Kırk iki adet sütunuyla “Büyük Gizemler” tapınağı bir sonraki yüzyıldan kalmadır. Roma İmparatorluğu döneminde de Eleusis'te bulunan binalar büyük ölçüde genişlemiş ve zenginleşmiştir. Eleusis törenleri tüm diğer dinsel inançları içinde eriterek ve aynı zamanda kültür Sanat ve demokrasi kavramlarını da etkileyerek döneminin uygarlığını damgalamıştır.
Eleusis

“Anthesterion” ayında (Şubat) Atina yakınlarındaki Agrai kentinde “Küçük Gizemler” kutlanırdı. Bu dar kapsamlı törenler “Boedromion” ayında (Eylül) Eleusis'te kutlanan “Büyük Gizemler” ritüelinin bir hazırlığı niteliğindeydi. Gerçekten kutsal Boedromion ayı büyük saygıyla karşılanır insanların şenliklere katılabilmesi için sürmekte olan savaşlara ara verilirdi. Ateşkes ilan edilir ve Sparta Attika Trakya ya da Pelopenesus'ta barış sağlanırdı.

Ritüel öncelikle kutsal nehirlerde oldukça eğlenceli biçimde gerçekleştirilen arınma törenleri ile başlardı. Arınma uygulamasının ardından gelen bir kaç gün süresince çevrede bulunan küçük tapınaklarda çeşitli kurbanlar sunulur dualar edilirdi. Şenliklerin asıl başlangıcı büyük kalabalıkların Atina'da Akropol'de toplanarak Eleusis'e doğru yürüyüşe çıkması ile gerçekleşirdi. Müritler beyazlar giyinmiş olurlar meşaleler ve “Hiera” adı verilen kutsal eşyalar taşıyarak yol boyu şarkı söylerler ve dans ederlerdi. Geçit Eleusis'te bulunan “Telesterion” denilen büyük tapınakta son bulurdu.


Grekçe konuşmayanlar ve kan döktükten sonra arınmamış olanlar Eleusis ritlerine asla kabul edilmezlerdi. “Mystes” adı ile çağrılan her yeni adaya çoğunlukla Eleusis'in önde gelen ailelerine mensup “Mystagogos” denilen deneyimli bir önder ilk bilgileri verir ve yol yordam öğretirdi. Ezoterik bilginin daha yüksek düzeylerine ulaşmak amacıyla ikinci kez törenlere katılanlara ise “Epoptes” adı verilirdi.

Büyük tapınakta bir araya getirilen adaylara önce kutsal bir içki sunulur ve sonra da Demeter Persephone ve Hades'i canlandıran aktörler tarafından bir drama gösterisi izlettirilirdi. Tüm şenlik tarımda bereket teması üzerinde yoğunlaşmıştı; “bolluk yeraltından kaynaklanır” düşüncesi egemendi. Oynanan dramada biçilen tahıl ölmekte ama verdiği tohumlar yeniden büyümektedir. Bu döngü insan ruhunun da serüvenini aktarmaktadır. Böylelikle adaylara ölümün aslında kötü değil iyi bir olgu olduğu düşüncesi aşılanmaya çalışılmaktadır. Sonunda adaylar gelişmeye ve daha çok bilgi almaya layık bulunurlarsa “Anaktoron” adı verilen gizli ve küçük tapınağa alınırlardı. Burada büyük bir gizlilik içinde kutsal ritüel uygulanırdı.

Eleusis'teki tapınağın merkezinde “Plutonion” adı verilen bir mağara bulunmaktaydı ve bu mağarada “Omphalos” (Göbek Deliği) taşı yer almaktaydı. Omphalos'un tüm yeraltı ve yerüstünün enerjilerini bir araya topladığı farz edilirdi. Böylece tüm Grekler için Omphalos bereket ve üretkenliğin kaynağı olarak toprağı gösteren bir simge biçimini almıştı.

Gizli törende neler olup bittiği bilinmiyor. Ancak Eleusis Gizemlerine inisiyasyonun ruhsal bir yeniden-doğum ve bireyin tüm varlığının yenilenmesi anlamını taşıdığı düşünülmektedir. Bu törenin bir diğer anlamı da bireysel varlığın kozmosun tanrısal gücü ile bütünleşmesi arayışı yani törene sürekli eşlik eden ve belki de tüm uygulamanın gerçek değerini oluşturan bir bilinçlenme süreci olmasıdır. Ne var ki tüm bunlar bir tahminden öteye gidememektedir zira edilen ölümcül yeminler sayesinde gizlilik tam olarak sağlanmıştır ve adaylara nelerin açıklandığı bugün kesinlikle bilinememektedir. Arkeologlar ve tarihçiler bu gizemler üzerine çok sayıda tahminler yürütmüşlerdir ama “Anaktoron”da neler olup bittiğini hiç kimse ortaya çıkaramamıştır.

Şenliklerin sonunda katılanlar ölüler için özel törenler uygulardı. Tütsüler yakılır toprağa kutsal sular dökülürdü. Artık güçlerinin sonuna gelmiş olan müritler küçük gruplar halinde ya da tek başlarına Atina'ya dönerlerdi. Şenliklerin bitişinde düzenlenmiş özel bir tören yoktu; artık herkesin yalnız kalıp yaşadıkları üzerinde düşünmelerinin zamanı gelmiş olurdu.

__________________
all the best.




[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
YeşiL6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 05:05